ÖZET: Bu karar, Antalya Özel Hastanesi’nde bir hastanın vefatıyla ilgili olarak yapılan incelemenin yetersizliğini ele almaktadır. Başvuranlar, hastanın ölümünde sağlık kurumunun ihmalinin olduğunu iddia etmişlerdir. Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan incelemede, hekimlerin kusuru olmadığına dair rapor düzenlenmiş, ancak acil servis kayıtlarında bazı eksiklikler tespit edilmiştir. Özellikle, hastanın ikinci başvurusunda vital bulguların kaydedilmemesi ve acil serviste amilaz lipaz testlerinin yapılmaması, şok tablosunun değerlendirilmesini engellemiştir.

Sonuç olarak, incelemenin yeterli olmadığı ve gerekli araştırmaların yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, Sağlık Bakanlığı’na tekrar inceleme yapılması için tavsiyede bulunmuştur. Bu durum, sağlık hizmetlerinin denetimi ve hasta güvenliği açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. İlgili mevzuat çerçevesinde, sağlık hizmetlerinin denetimi ve hekimlerin sorumluluğu konularında daha titiz bir yaklaşım gerektiği vurgulanmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/64854-S.20.70259

BAŞVURU NO : 2020/2044

KARAR TARİHİ : 14/07/2020

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Antalya Özel Hastanesinde . vefatının

BAŞVURUNUN KONUSU :

Sağlık Bakanlığınca gerektiği gibi incelenmediği iddası.

BAŞVURU TARİHİ : 30/01/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. yeğeni ve kardeşi tarafından Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında özetle; 25/09/2019 tarihinde komşusu refakatinde Antalya Özel Hastanesine başvurup ağrı kesici serum bağlanarak eve gönderildik sonra kalbinin durması neticesinde aynı hastaneye ambulansla götürülüp vefat etmesi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca gerektiği gibi inceleme yapılmadığı ve adı geçenin ölümünde ihmal olduğu iddia edilerek, konunun araştırılması talep edilmiştir.

2. Başvuruya ekli hitaplı Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 28/01/2020 tarih ve E. sayılı cevabi yazısında; “Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığının 11.11.2019 tarih ve E. sayılı yazısında; Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonunun 30.10.2019 tarihli ve

Dn sayılı yazısı ile ekinde yer alan 22.10.2019 tarihli dilekçeniz ve

Cumhurbaşkanlığı iletişim Merkezine yaptığınız 21.10.2019 tarih ve sayılı başvurunuz Müdürlüğümüzce muhakkik marifetiyle incelenmiş olup; Muhakkik tarafından düzenlenen raporda; Antalya Özel Hastanesinde görev yapan Dr. Dr. Dr.

ait hekim kusuruna rastlanmadığı görüş ve kanaatine varılmış olup, inceleme dosyası 23.01.2020 tarih ve E. sayılı Müdürlüğümüz Oluru ile işlemden kaldırılmıştır.

Bilgilerinize sunulur.”

Yazdığı görülmüştür.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kurumumuzun 11/03/2020 tarih ve S. sayılı yazısı ile Antalya Valiliğinden bilgi ve belge talep edilmiş, Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 23/03/2020 tarih ve E.

sayılı cevabi yazısında şikayete konu iddiaların muhakkik marifetiyle incelendiği ve inceleme dosyası ve eklerinin yazı ekinde sunulduğu belirtilmiş olup, 21/01/2020 tarihli

İnceleme Raporu ve eklerinden özetle; 3.1. Antalya Özel Hastanesinin acil servisine başvurması ve daha sonra durumunun kötüleşip vefat etmesinde hastane hekimlerinin ihmal ve kurusu olup olmadığı konusunun incelendiği, 3.2. İlgili hastaneden ilgili hekimlerin isimleri ile tıbbi arşiv kayıtlarının istendiği, 3.3. takip ve tedavisini üstlenen hekimlerin ifadelerine başvurulduğu, 3.4. Acil Hekimi Pratisyen Dr. Acil Uzmanı Dr.

ve Anesteji Uzmanı Dr. kusurlu olup olmadığının tespiti için Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma

Hastanesi Başhekimliğinden bir adet acil uzmanının, bir adet yoğun bakım sorumlusu anestezi uzmanının ve bir adet genel cerrahi uzmanının bilirkişi olarak görevlendirilmesinin talep edildiği, 3.5. Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bilirkişi Raporunda; “ isimli, 51 yaşındaki erkek hastanın özel bir hastanenin acil servisine başvurmasından, yoğun bakıma kabulü ve burada vefatına kadar olan sürecin tıbbi yönden değerlendirmesi, inceleme dosyasındaki belgeler ve ifadeler üzerinden yapılmıştır.

Hasta ilk olarak 23/09/2019 günü saat 13.19’da sternum ve sol göğsünde ağrı sebebiyle acil servise ayaktan gelmiş. Şikâyetlerine yönelik olarak değerlendirilmesi, muayene bulguları ve tetkikleri usule ve tıbba uygun olarak gerçekleştirilmiş.

Laboratuvar testleri gerektiği şekilde yapılmış. Şüphelenilen olası patolojiler yönünden incelendikten sonra, uygulanan tedavilerle şikayetlerinin geçmesi, gözetim altında tutulmasını gerektiren sürenin sonunda, 16.10’da sonuçlanan kontrol Troponin testinin normal çıkması üzerine, taburcu edilmiş. Dosyadaki belge ve ifadelerin ışığında tarafımdan yapılan değerlendirmede; bu aşamada durumu yöneten Acil Uzmanı Dr.

her hangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.

Hasta 23/09/2019 günü saat 18:00’da bu defa bel ağrısı şikayeti ile yine aynı hastanenin acil servisine ayaktan başvurmuş. Yapılan değerlendirmede, akut batın olmadığı kanaatine varılmış. Ayrıca nörolojik muayenesi normal denilmiş. Olası kardiyak durum yönünden kontrol EKG çekilmiş ve normal değerlendirilmiş. Hastanın şikayeti ve muayene bulguları ilave bir tetkik gerektirmemiş. Medikal tedavi ( analjezik, kas gevşetici ve devamında intravenöz mayi içerisinde contramal) sonrası şikayetlerinin gerilemesi üzerine 19:20’de şikayeti devam ederse tekrar gelmesi önerilerek taburcu edilmiş. Dosyadaki belge ve ifadelerin ışığında tarafımdan yapılan değerlendirmede; bu aşamada durumu yöneten Dr. her hangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.

Hasta 24/09/2019 günü saat 10:45’da 112 ambulansı ile solunum arresti resusitasyonu yapılarak aynı hastanenin acil servisine getirilmiş. Anamnezinde yakınları; gece bulantı ve kusmasının olduğunu, sırt ve göğüs ağrısının olduğunu, karın ağrısının olmadığını, çok az kasık ağrısı olduğunu ifade etmişler. Hasta entübe bir durumda şok tablosunda yoğun bakıma alınıp mekanik ventilasyona bağlanmış. Bu gelişinde yapılan tetkiklerinde öncekilerde normal olan karaciğer, pankreas ve böbrek fonksiyonlarma ait değerlerin yükseldiği görülmüş ve bunun üzerine yapılan tomografi incelemesinde akut nekrotizan pankreatit tanısı konulmuş. Buna yönelik olarak yoğun bir şekilde tedavisine başlanmış. Klinik ve laboratuvar olarak tedaviye cevap alınamayan hastada bradikardiyi takiben asistoli gelişmiş. Uygulanan CPR’a cevap vermeyen hasta 25/09/2019 tarihinde saat 08:10’da exitus kabul edilmiş. Dosyadaki belge ve ifadelerin ışığında tarafımdan yapılan değerlendirmede; bu aşamada durumu yöneten Anestezi Uzmanı Dr. her hangi bir kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.

Nekrotizan pankreatit çok ciddi bir klinik tablodur. Eğer hastalığa diğer organ yetmezlikleri de eklenmişse mortalite tüm tedavilere rağmen %40-70’in üzerinde seyreder. Akut pankreatitte, hastalığa yönelik primer tedavi yoktur. Destek tedavisi prokolleri uygulanır. Akut dönemde cerrahi tedavinin hastanın sağ kalımına etkisi olmamaktadır. Ancak akut dönem geçtikten sonra gerekirse cerrahi uygulanabilir.

Bu hastada, klinik tablo, belirtiler ve laboratuvar olarak çok atipik seyretmiştir.

Progresyon oldukça hızlı gelişmiştir. Yapılan tıbbi tedaviye her hangi bir yanıt alınamamış, hastanın pankreatit kliniğinin, akut böbrek yetmezliğinin ve asidozunun önüne geçilememiş, maalesef hasta kaybedilmiştir.”

Yönünde kanaat bildirildiği, 3.6. Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Doç. Dr. Bilirkişi Raporunda; “Tarafımdan istenen bilirkişi görüşüne istinaden; isimli hasta

24.09.2019 tarihinde iki kez acil servise başvuru ve tedavisi sonrası üçüncü kez acil

servise başvurmuş. Üçüncü başvurusunda genel durumu kötü, yoğun bakım endikasyonu olması sebebiyle nekrotizan pankreatit ön tanısı ile yoğun bakıma alınmış. Yoğun bakımda gerekli destek tedavilerinin uygulandığı ve gereken tetkiklerin yapıldığı dosyasından anlaşılmaktadır. Yoğun bakımda uygulanan sıvı tedavisi, antibiyoterapi, inotrop destek tedavilerinin yerinde ve uygun şekilde verildiği hasta kayıtlarından anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan alt abdomen BT raporunda ‘solda inguinal bölgede iliak bölgeye uzanan katater dikkati çekmektedir’ ifadesi yer alıyor, bu ifadede kataterin arteriyel ya da venöz yapıların içinde olup olmadığı ile ilgili bir tanımlama yapılmadığı için kataterin yerleşimi ile ilgili bir yorum yapılamamaktadır, bu konuda BT görüntülerinin incelenmesi için bir radyoloji uzmanından görüş alınabileceği kanaatindeyim. Hastanın acil servise yaptığı başvurularda uygulanan tedavilerin yeterliliği konusunda acil servis uzmanının görüşünün alınması uygundur.

Hastanın yoğun bakımda tedavisini sürdüren anestezi uzmanı Dr.

ve ekibinin her hangi bir ihmal ya da eksikliğinin olmadığı kanaatindeyim.”

Denildiği, 3.7. Acil Tıp Uzmanı Dr. Bilirkişi Raporunda; “Bilirkişi görüşü talebiyle, şikayetine istinaden isimli hastanın dosyası incelendi. Hastanın ilk başvuru nedeninin göğüs ağrısı olduğu belirtilmiştir. Hasta muayene kağıdında vital bulgularının stabil olduğu, karın ağrısının olmadığı belirtilmiş. Göğüs ağrıma yönelik uygun tetkikler yapıldığı ve tetkik sonuçlarında patolojik bir bulgu saptanmadığı gözlenmiştir. Hastanenin acil servisinin rutin biyokimya parametrelerinde amilaz lipaz değerlendirmesi olmadığı görülmüştür. Bu yüzden hasta pankreatit açısından başlangıç tanısında gecikme olması mümkündür, ikinci başvurusu karın ve bel ağrısı nedeniyle olmuş değerlendiren hekim müşahede kağıdında vital bulguları görülmemiştir. İkinci başvuruda değerlendirme yapan acil hekimi akut batın bulguları olmadığı daha önce 4 saat takip edilen ve tetkiklerinde patolojik bulgu saptanmayan hastayı semptomatik tedaviyle taburcu ettiğini belirtmiştir. Hastanın vital bulguları olmadığı için şok tablosu açısından değerlendirmesi yapılmamıştır. Bununla birlikte 2 saat önce taburculuğu yapılan hastadan fizik muayene bulguları normal olduğu için ek tetkik istenmemesi, vital bulguları da normal olması durumuyla uygundur.

24 saat sonra 112 ile yapılan başvuruda hastanın solunum arresti nedeniyle

getirildiği belirtilmiş, hipotansif şok tablosunda olduğu gözlenmiştir. Yapılan tetkikleriyle hastada pankreatite sekonder çoklu organ yetmezliği geliştiği görülmüştür.

Acil servise ilk başvurusunda yapılan tetkiklerinde patolojik bulgusu olmayan hastanın

24 saat içerisinde çoklu organ yetmezliği gelişmesi pankreatit kliniğinin mortalitesi

yüksek bir sonucudur. Bu nedenle acil servis hekimlerince öngörülmemesi olağandır.

Anestezi takiplerinde de hastanın kliniğinin kötüye gittiği ve erken dönemde mortalite geliştiği görülmüştür. Herhangi bir nedene bağlı gelişen çoklu organ yetmezliği tabloları mortalitesi yüksek kliniklerdir bu nedenle hekimin semptomatik tedavi dışında yapabileceği ek müdahele yoktur. Anestezi takiplerinde de uygun tedavi ve müdahele yapıldığı izlenmekle birlikte bilirkişi olarak atanan anestezi uzmanının da görüşüne bakılması önerilir.”

Yönünde kanaat bildirildiği, 3.8. Muhakkik tarafından bilirkişi raporları dikkate alınarak 21/01/2020 tarihli İnceleme

Raporunda; “İNCELEMENİN TAHLİLİ: Antalya Sağlık Müdürlüğü’nün 26.11.2019 tarih sayılı muhakkik görevlendirme yazısı tarafıma ulaştırılmasından sonra yaptığım incelemede konu hakkında bilgi sahibi olan Bilirkişi raporu dikkate alınmış ve buna göre; Hasta ilk olarak 23/09/2019 günü saat 13.19’da sternum ve sol göğsünde ağrı sebebiyle acil servise ayaktan gelmiş. Şikâyetlerine yönelik olarak değerlendirilmesi, muayene bulguları ve tetkikleri usule ve tıbba uygun olarak gerçekleştirilmiş.

Laboratuvar testleri gerektiği şekilde yapılmış. Şüphelenilen olası patolojiler yönünden incelendikten sonra, uygulanan tedavilerle şikayetlerinin geçmesi, gözetim altında tutulmasını gerektiren sürenin sonunda, 16.10’da sonuçlanan kontrol Troponin testinin normal çıkması üzerine, taburcu edilmiş. Hasta 23/09/2019 günü saat 18:00’da bu defa bel ağrısı şikayeti ile yine aynı hastanenin acil servisine ayaktan başvurmuş. Yapılan değerlendirmede, akut batın olmadığı kanaatine varılmış. Ayrıca nörolojik muayenesi normal denilmiş. Olası kardiyak durum yönünden kontrol EKG çekilmiş ve normal değerlendirilmiş. Hastanın şikayeti ve muayene bulguları ilave bir tetkik gerektirmemiş.

Medikal tedavi ( analjezik, kas gevşetici ve devamında intravenöz mayi içerisinde contramal) sonrası şikayetlerinin gerilemesi üzerine 19:20’de şikayeti devam ederse tekrar gelmesi önerilerek taburcu edilmiş.

Hasta 24/09/2019 günü saat 10:45’da 112 ambulansı ile solumun arresti resusitasyonu yapılarak aynı hastanenin acil servisine getirilmiş. Anamnezinde yakınları; gece bulantı ve kusmasının olduğunu, sırt ve göğüs ağrısının olduğunu, karın ağrısının olmadığını, çok az kasık ağrısı olduğunu ifade etmişler. Hasta entübe bir durumda şok tablosunda yoğun bakıma alınıp mekanik ventilasyona bağlamış. Bu gelişinde yapılan tetkiklerinde öncekilerde normal olan karaciğer, pankreas ve böbrek fonksiyonlarına ait değerlerin yükseldiği görülmüş ve bunun üzerine yapılan tomografı incelemesinde akut nekrotizan pankreatit tanısı konulmuş. Buna yönelik olarak yoğun bir şekilde tedavisine başlanmış. Klinik ve laboratuvar olarak tedaviye cevap alınamayan hastada bradikardiyi takiben asistoli gelişmiş. Uygulanan CPR’a cevap vermeyen hasta 25/09/2019 tarihinde saat 08:10’da exitus kabul edilmiş.

Sonuç olarak; son başvurusunda hastanın solunum arresti nedeniyle getirildiği belirtilmiş hipotansif şok tablosunda olduğu gözlenmiştir. Yapılan tetkikleriyle hastada pankreatite sekonder çoklu organ yetmezliği geliştiği görülmüştür. Acil servise ilk başvurusunda yapılan tetkiklerinde patolojik bulgusu olmayan hastanın 24 saat içerisinde çoklu organ yetmezliği gelişmesi pankreatit kliniğinin mortalitesi yüksek bir sonucudur. Bu nedenle acil servis hekimlerince öngörülmemesi olağandır. Anestezi takiplerinde de hastanın kliniğinin kötüye gittiği ve erken dönemde mortalite geliştiği görülmüştür. Herhangi bir nedene bağlı gelişen çoklu organ yetmezliği tabloları mortalitesi yüksek kliniklerdir bu nedenle hekimin semptomatik tedavi dışında yapabileceği ek müdahele yoktur. Bu konuda ihtisas sahibi olan bilirkişi sonucuna göre yapılan müdahaleler yerindedir.

NETİCE VE KANAAT :

Sonuç olarak; tarafından yapılan şikayetle ilgili olarak, Dr. Dr. Dr. ye ait hekim kusuruna rastlanmadığı, Görüş ve kanaatine varılmış olup iş bu inceleme raporu ekleri ile birlikte İl Sağlık Müdürlüğünün takdirlerine sunulmuştur.”

Yazdığı görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz…” 4.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin/ hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3’üncü ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun:

5.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununun 6.1. 69’uncu maddesinde; “Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler bu kanunda tasrih edilmiyen ve sair kavanin ve nizamat ile kendilerine tevdi edilmiş olan bilcümle vezaifin ifasiyle mükelleftirler.

6.2. Ek Madde 12’de; “ (Ek: 21/1/2010-5947/8 md.)

…Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında çalışan veya mesleklerini serbest olarak icra eden tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, tıbbi kötü uygulama sebebi ile kişilere verebilecekleri zararlar ile bu sebeple kendilerine yapılacak rücuları karşılamak üzere mesleki malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.”

7. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin:

7.1. 2’nci maddesinde; “Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir. Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlâki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ve siyasi kanaatı ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda âzami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir. ” 7.2. 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ” 7.3. 13’üncü maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez. ” 8. Hasta Hakları Yönetmeliğinin 8.1. “Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11’inci maddesinde; “ Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir.

Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.” 8.2. “Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı” başlıklı 42’inci maddesinde; “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.” 9. 6023 sayılı Kanunun 59/g maddesine dayanılarak çıkarılan ve Türk Tabipleri Birliği 47.

Büyük Kongresinde kabul edilen Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının; 9.1. “Etik İlkeler” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Görevlerini yerine getirirken, hekimin uyması gereken evrensel tıbbi etik ilkeleri yararlılık, zarar vermeme, adalet ve özerklik ilkeleridir.” 9.2. “Vicdani ve Mesleki Kanı” başlıklı 8’inci maddesinde; “Hekim, mesleğini uygularken vicdani ve mesleki bilimsel kanaatine göre hareket eder.” 9.3. “Hekimliğin Kötü Uygulanması (Malpractice)” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi

“hekimliğin kötü uygulaması” anlamına gelir.

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Antalya Özel Hastanesinin acil servisine başvurması ve daha sonra durumunun kötüleşip vefat etmesinde hastanenin ve hekimlerin sorumluluğu olup olmadığı konusunda gerektiği gibi inceleme ve araştırma yapılmadığı değerlendirildiğinden tekrar inceleme yapılması için Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiğine dair hazırlanan öneri

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Şikayet başvurularında özetle; 25/09/2019 tarihinde komşusu refakatinde Antalya Özel Hastanesine başvurup ağrı kesici serum bağlanarak eve gönderildik sonra kalbinin durması neticesinde aynı hastaneye ambulansla götürülüp vefat etmesi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca gerektiği gibi inceleme yapılmadığı ve adı geçenin ölümünde ihmal olduğu iddia edilerek, konunun araştırılması talep edilmiştir.

12. Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ise şikâyete konu iddiaların muhakkik marifetiyle incelendiği belirtilmiş olup; muhakkik tarafından düzenlenen raporda, Antalya

Özel Hastanesinde görev yapan Dr. Dr.

Dr. ait hekim kusuruna rastlanmadığı görüş ve kanaatine varıldığından inceleme dosyasının İl Sağlık Müdürlüğünün Oluru ile işlemden kaldırıldığı ifade edilmiştir.

13. Anayasanın 56’ıncı maddesine göre kamu hizmeti olan sağlık hizmetinin Devletin gözetim ve denetimi altında üçüncü kişiler aracılığıyla yürütülmesi mümkündür. Şikâyete konu

Antalya Özel Hastanesi de Devletin gözetim ve denetimi altında sağlık hizmeti sunulan bir sağlık kuruluşudur. Başvuranlar tarafından, Antalya Özel Hastanesinin ihmali nedeniyle vefat ettiği ve Sağlık Bakanlığınca bu konunun gerektiği gibi incelenmediği iddia edilmektedir.

14. 1219 sayılı Kanunda “tıbbi kötü uygulama”, Hekimlik Mesleği Etik Kurallarında ise

“hekimliğin kötü uygulaması” olarak ifadesini bulan malpraktis; 1992 yılında yapılan 44.

Dünya Tabipler Birliğinin Genel Kurulunda kabul edilen, Tıpta Yanlış Uygulama (Malpraktis) Konulu Marbella Bildirgesi’nin 2’nci maddesinin (a) fıkrasında; hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan “zarardır” şeklinde tanımlanmıştır. Geniş anlamda ele alındığında; ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik, beceri eksikliği ve hasta bakımında yetersizlik neticesinde malpraktis ortaya çıkmakta ve hekimin sorumluluğuna gidilebilmektedir. Hasta veya hasta yakınlarının hekimin tıbbi kötü uygulama (malpraktis) ya da tıbbi hatası olduğunu düşünmesi halinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava hakları mevcuttur.

15. Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 13’üncü maddesine göre hekimin modern tıp bilimine uygun olarak koyduğu teşhis ve uyguladığı tedavinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı deontoloji bakımından eleştirilemeyeceği düzenlenmişse de bunun kişiye doğru teşhis ve tedavinin uygulanıp uygulanmadığı hususunu içermediğinin; kişinin tedavinin tamamlanmasından sonra şifa bulamaması ve hastalığının maddi ve manevi varlığını tehdit etmesi durumlarında kendisine uygulanan teşhis ve tedaviyi sorgulayarak doğru, uygun ve gerektiği gibi bir tedavi uygulanıp uygulanmadığına ilişkin oluşan şüpheyi bertaraf etmek istemesinin son derece doğal ve zaruri olduğunun kabulü gerekir.

16. Dolayısıyla, somut olayımızda takip ve tedavisini üstlenen hekimlerin sorumluluğu olup olmadığının tespiti için Yargıtay Kararında da (örn: Yargıtay 13. Hukuk

Dairesi 18/09/2008 tarih ve E. 2008/4519 K. 2008/10750 sayılı kararında) belirtildiği gibi konusunda uzman kişilerin görüşüne başvurulup başvurulmadığı hususu önem arz etmektedir.

17. Şikayet konusuyla ilgili olarak, Kurumumuza başvuru yapılmadan önce Türkiye Büyük

Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna yapılan başvuru üzerine muhakkik görevlendirildiği, başvuran tarafından CİMER aracılığıyla yapılan sonraki başvurunun da ilgili muhakkike iletilerek birleştirildiği, muhakkik tarafından teşhis ve tedavilerle ilgili bilgi ve belgelerin toplandığı, ilgili hekimlerin ifadelerinin alındığı, alanında uzman (bir adet acil uzmanı, bir adet yoğun bakım sorumlusu anestezi uzmanı ve bir adet genel cerrahi uzmanı) kişilerin görüşlerine başvurularak inceleme raporunun düzenlendiği anlaşılmıştır.

18. Dosya kapsamında elde edilen tüm bilgi ve belgeler ışığında özetle; 18.1. 23/09/2019 tarihinde saat 13:19’de “sternum ve sol göğüs ağrısı” şikâyetiyle ve aynı gün saat 18:00’da “bel ağrısı” şikayetiyle hastaneye ayaktan başvurduğu, mevcut şikayetleri doğrultusunda yapılan değerlendirmeyle tedavilerin uygulandığı, 18.2. 24/09/2019 tarihinde saat 10:45’da 112 ambulansı ile solunum arresti resusitasyonu yapılarak aynı hastanenin acil servisine getirildiği, yapılan tetkikler neticesinde “akut nekrotizan pankreatit” tanısıyla yoğun bakıma alındığı, tanıya yönelik tedavisine başlandığı, hastalığın çok hızlı ilerlediği, pankreatite bağlı çoklu organ yetmezliğinin geliştiği, tedaviye cevap vermeyen hastanın 25/09/2019 tarihinde saat 08:10’da exitus kabul edildiği, 18.3. “Nekrotizan pankreatit” hastalığının diğer organ yetmezlikleri de eklendiğinde ölüm oranı yüksek seyreden çok ciddi bir klinik tablo olduğu, hastalığa yönelik semptomatik tedavi (hastalığı tam olarak tedavi etmeden hastalık belirtilerini ve bulgularını ortadan kaldırmaya yönelik her türlü tıbbi tedavi) dışında primer tedavinin olmadığı, akut dönemde cerrahi tedavinin de hastanın sağ kalımına etkisi olmadığı, 18.4. Genel cerrahi uzmanının bilirkişi raporunda (3.. paragrafa bkz.); hastanın takip ve tedavisini üstlenen hekimlerin kusuru olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, 18.5. Anestezi ve reanimasyon uzmanının bilirkişi raporunda (3.6. paragrafa bkz.); hastanın yoğun bakımda tedavisini sürdüren anestezi uzmanı ve ekibinin her hangi bir ihmal ya da eksikliğinin olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, 18.6. Acil tıp uzmanının bilirkişi raporunda (3.7. paragrafa bkz.) ise; – Hastanın ilk başvurusunda muayene kağıdında vital bulgularının stabil olduğu, karın ağrısının olmadığı, göğüs ağrısına yönelik uygun tetkikler yapıldığı ve tetkik sonuçlarında patolojik bir bulgu saptanmadığı, – Hastanenin acil servisinin rutin biyokimya parametrelerinde amilaz lipaz değerlendirmesi olmadığı ve bu nedenle hastanın pankreatit açısından başlangıç tanısında gecikme olmasının mümkün olduğu, – Hastanın ikinci başvurusunda hekim müşahede kâğıdında vital bulgular yazmadığından şok tablosu açısından değerlendirmesinin yapılamadığı, iki saat önce taburculuğu yapılan hastadan fiziki muayene bulguları normal olduğu için ek tetkik istenmemesinin, vital bulguları da normal olması durumuyla uygun olduğu, – 24 saat sonra 112 ile yapılan başvuruda hastanın solunum arresti nedeniyle getirildiği, hipotansif şok tablosunda olduğunun gözlendiği, yapılan tetkikler sonucunda hastada pankreatite sekonder çoklu organ yetmezliği geliştiğinin görüldüğü, acil servise ilk başvurusunda yapılan tetkiklerinde patolojik bulgusu olmayan hastada 24 saat içerisinde çoklu organ yetmezliği gelişmesinin pankreatit kliniğinin mortalitesi yüksek bir sonucu olduğu, bu nedenle acil servis hekimlerince öngörülmemesinin olağan olduğu, Yönünde kanaat bildirildiği, 18.7. Muhakkik tarafından hekim kusuru olmadığı kanaatiyle inceleme raporu hazırlandığı, Görülmüştür.

19. Sonuç olarak; Şikayet konusuyla ilgili olarak Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce görevlendirilen muhakkik tarafından konuyla ilgili bilgi ve belgelerin toplandığı, hekimlerin ifadelerinin alındığı, hekimlerin sorumluluğunun tespiti için alanında uzman kişilerden görüş alındığı, ancak acil tıp uzmanının bilirkişi raporunda belirttiği, – Antalya Özel Hastanesinin acil servisinin rutin biyokimya parametrelerinde amilaz lipaz testlerinin olmadığı, – 23/09/2019 tarihinde saat 18:00’da tedavisini üstlenen hekimin müşahede kâğıdına vital bulguları yazmadığından şok tablosu açısından değerlendirilemediği hususları dikkate alınmadan incelemenin sonlandırıldığı anlaşıldığından, şikayet konusuyla ilgili olarak gerektiği gibi inceleme ve araştırma yapılmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir.

21. Başvuranın yapmış olduğu başvurular neticesinde muhakkik görevlendirmiş, hazırlanan

İnceleme Raporu 21/01/2020 tarihinde Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne sunulmuş ve ilgili Müdürlük tarafından da Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına, Türkiye

Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürlüğüne ve başvurana bilgi verildiği görülmüştür. Başvurana hitaben yazılan yazıda sadece “hekim kusuruna rastlanmadığı” yönündeki inceleme raporunun sonucuna yer verilerek dosyanın işlemden kaldırıldığının bildirildiği, ancak bu kararın dayanaklarına ve gerekçesine değinilmediği anlaşılmıştır. Bundan böyle ilgili idarelerden vatandaşların hak ve menfaatlerini etkileyen hususlarda işlem tesis ederken, iyi yönetim ilkelerine uygun davranması ve vatandaşlara tatmin edici cevaplar vermesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜYLE; Antalya Özel Hastanesinin acil servisine başvurması ve daha sonra durumunun kötüleşip vefat etmesinde hastanenin ve hekimlerin sorumluluğu olup olmadığı konusunda gerektiği gibi inceleme ve araştırma yapılmadığı değerlendirildiğinden tekrar inceleme yapılması için SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi