ÖZET: Bu karar, başvuranın, adli sicil arşiv kaydında yer alan mahkûmiyet kaydının KİHBİ sisteminden silinmesi talebinin reddedilmesine ilişkindir. Başvuran, geçmişteki cezalarının infaz edildiğini ve GBT kaydının silinmesinin kişisel verilerin korunması hakkını ihlal ettiğini öne sürmüştür. Ancak, İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği belgeler doğrultusunda, başvuranın kaydının silinmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı belirlenmiştir.

Kararda, KİHBİ sisteminde tutulan kayıtların, belirli suçlar için yalnızca mahkeme kararlarıyla iptal edilebileceği ve mevcut durumda başvuranın bu şartları taşımadığı vurgulanmıştır. Ayrıca, genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama ve gizlilik konularının yasal güvenceye bağlanması gerektiği yönünde İçişleri Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu durum, kişisel verilerin korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7406-S.11317

BAŞVURU NO : 2019/4234

KARAR TARİHİ : 23/08/2019

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

KAÇAKÇILIK İSTİHBARAT, HAREKAT VE BİLGİ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

TOPLAMA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hakkında tutulan GBT kaydının silinmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan … … ( T.C. Kimlik No: …) özetle; adli sicil arşiv kaydında görüleceği üzere aldığı tüm cezaların infaz edilmiş olduğunu, KİHBİ (GBT)

sisteminde halen bu cezalara dair bilgilerin göründüğünü, KİHBİ ‘de bu bilgilerin olmasının hem iş hayatını hem de sosyal hayatını olumsuz etkilediğini, anayasal hak olan kişisel verilerin gizliliği esasına uymadığını, yapılan polis denetimlerinde toplum içerisinde potansiyel suçlu muamelesine maruz kaldığını, suç tarihi üzerinden 20 seneye yakın zaman geçmiş olmasına rağmen halen söz konusu kayıtların tutulduğunu belirterek; KİHBİ (GBT) sisteminde bulunan kayıtların silinmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 01/03/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi

Toplama Dairesi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İçişleri

Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 03/04/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Yapılan araştırmada, başvurana ait İstanbul Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğünce işlem

yapılmış “Hırsızlık” suçundan üç adet kaydın bulunduğu,

2.2 Söz konusu kayıtların KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesine göre tutulduğu,

2.3 Kaydın silinebilmesi için kaydı açmış olan İstanbul Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğüne

14/03/2019 tarihinde yazı yazıldığı, adı geçenin mahkeme kararına ulaşıldığı, mahkeme kararlarına göre beş adet hırsızlık suçundan ayrı ayrı hapis ve para cezası almış olduğunun bildirildiği,

2.4 KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesi kapsamında şahısla ilgili tutulan kaydının koşulları

sağlamadığı gerekçesi ile iptal edilemediği belirtilmiştir.

3. Kurumumuzun 01/03/2019 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen 26/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

3.1 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 2, 4/A, 13, Ek 6, 5682 sayılı Pasaport

Kanununun 22, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğinin 16, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 11. maddeleri kapsamında, mevzuat gereğince, yargılaması devam eden ceza dava dosyalarının kapak bilgileri ile mahkumiyet kararı verilen dosyaların (memnu hakların iadesine karar verilenler ile kesinleşmesi itirazın kabulü üzerine ortadan kaldırılanlar hariç) kapak bilgileri kolluk birimlerinin ile paylaşıldığı,

3.2 05/03/2019 tarihi itibariyle, ilgilinin kimlik bilgileri esas alınarak UYAP Bilişim Sisteminde

(ceza mahkemeleri için), tüm rollerde yapılan sorgulamada başvuran hakkında İstanbul

Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin … Esas, … Karar sayılı mahkûmiyet karar kaydının kolluk birimleri ile paylaşıldığının anlaşıldığı, diğer yandan, UYAP Bilişim Sistemi’nin yaygınlaştırılmasının 01/01/2009 tarihinde tamamlanması nedeniyle, yapılan sorgulamanın, bu tarihten önceki tüm kayıtları kapsamadığı ifade edilmiştir.

4. Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 16/03/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

4.1 İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesi … Esas sayılı, İstanbul Anadolu 24. Asliye

Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas sayılı dava dosyalarının sanığı olarak kayıtlara işlendiği,

4.2 Beş adet “Hırsızlık” suçundan ayrı ayrı hapis ve para cezaları almış olduğunun tespit

edildiği,

4.3 Yönergenin 16. maddesinin b bendine göre; 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi

formlarının iptalinin, Yönergenin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde ancak iptal edilmesinin mümkün olduğu, başvuranın bu şartları taşımaması nedeniyle kayıtların silinemeyeceği belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

5.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak

ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”

5.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile

hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.

Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

5.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

6. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”

7. 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kaçakçılık

İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığının görevleri şunlardır: c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak.”;

7.1. “Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.”;

[Yukarıda bahse konu Kanun maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’ nın 18.

maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesi’nin 262. maddesinin c bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi

Toplama Dairesi Başkanlığı” “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi

Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:…c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak”; denmek şeklinde düzenlenmiştir.]

8. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun Ek 7 nci maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.”

9. 3/11/1983 tarihli ve 83/7362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan

Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde; “Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu görevlerini iki şekilde yürütür.

Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler.

Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.

Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve ele geçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir. ”

[Yukarıda bahse konu Yönetmelik 21/1/2017 tarihli ve 29995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olup, yeni Yönetmeliğin “Mülki görevlerin esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (ğ) bendi “Emniyet ve asayişin sağlanması, suçların ortaya çıkarılması, işlenmiş suçlarda faillerin tespiti ve yakalanması maksadıyla istihbarat toplar, diğer istihbarat ve kolluk birimleri ile işbirliği yapar, bilgi paylaşır.” denmek şeklinde düzenlenmiştir.]

10. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı

Bilgi Toplama Yönergesinin,

10.1 “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Form İptali”;

“…9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir…. ”

10.2 “Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı

7 nci maddesinde; “ … 2) Bu Yönergenin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler,

yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir…”

10.3 “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar

hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur. Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında “YAKALANDI” seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına “YAKALANDI” kaşesi basılır. Bilgi Toplama

Programının “SUÇ DETAY BİLGİLERİ” sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının Cumhuriyet

Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır.

b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri.

33- TCK 491,492,493,494 Hırsızlık Suçu….”

10.4 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı

maddenin b bendinde; “Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;

1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli

makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir. ”

4) Bu Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya

mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir.

Her yıl sonu itibariyle, KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından veri tabanında kaydı olan şahısların bilgileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bilgileri ile karşılaştırılarak; kaydı olup da ölmüş olanların tespiti yapılıp, ilgili güvenlik kuvvetlerine bildirilerek, kayıtların silinmesi sağlanır…”

10.5 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı

maddenin c) bendinde; “İptal ve düşümlerde genel prensipler; 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz.

Geçmiş dönemlerde kanunlarla suç sayılan fiillerden haklarında bilgi formu düzenlenen kişilerin kayıtları, kanunda yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarılmış ise iptal edilir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

11. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12. Başvurucu, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; GBT kaydının silinmesini ve 3. Kişiler ile kolluk birimleri tarafından bu verilere erişimin engellenmesini talep etmektedir.

13. “GBT (Genel Bilgi Toplama) kaydı” olarak bilinen Kaçakçılık İstihbarat, Harekât ve

Bilgi Toplama (KİHBİ) Şahıs Programı; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir programdır.

14. Söz konusu programın hangi esas-usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğuracağı, İçişleri

Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesinde düzenlenmiştir.

15. Yönergenin kanuni dayanağını; 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 262.

maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesi oluşturmaktadır.

15.1 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesinde; kolluğun

önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, kanunda belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak; bahse konu

Yönergenin maddelerinin incelenmesinden, başvurana ait bilgi formunun iptalinin ancak

“ölüm” ya da “Mahkemece gaiplik kararı verilmesi” durumunda söz konusu olabileceği, bunun dışında bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.

15.2 04/12/2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM, “özel hayata saygı

hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır.

15.3 Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’ e yapılan başvurularda;

Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı hususlarını dikkate almaktadır.

15.4 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi

kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel veri niteliğinde bilgi olduğunda şüphe bulunmaması karşısında; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerinin muhtevasının tespit ve tayininin özel yetkilerle saptanmasının her zaman mümkün olmadığı dolayısı ile kişisel verilerin kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/01/2018 tarihli ve 2017/9518 başvuru numaralı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

16. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde, Başvuran hakkında,

16.1 İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Üsküdar 1. Asliye Ceza

Mahkemesi) … Esas, … Karar sayılı dosyasında yargılanarak ayrı ayrı sırasıyla 6 Ay 20

Gün Hapis Cezası, 3 Ay 10 Gün Hapis Cezası, 10 Ay Hapis Cezası, 6 Ay 20 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sırasıyla il üç hapis cezasının Yargıtay tarafından onandığı ancak sonuncu 6 Ay 20 Gün olan hapis cezasının bozulduğu ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği,

16.2 İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Üsküdar 1. Ağır Ceza

Mahkemesi) … Esas, … Karar sayılı dosyasında yargılanarak sahtecilik suçundan beraatine ancak hırsızlık suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hapis cezasının ağır para cezasına çevrildiği ve mülga 647 sayılı yasanın 6. maddesine göre

Ertelenmesine karar verildiği,

16.3 İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesinin (Kapatılan Üsküdar 4. Asliye Ceza

Mahkemesi) … Esas, … Karar sayılı dosyasında yargılanarak 3 ay 11 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hapis cezasının ağır para cezasına çevrildiği,

16.4 Söz konusu dosyalar hakkında Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığı

Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesinin 9. Maddesinin b fıkrası gereğince işlem yapılarak 3 adet

“Hırsızlık” suçundan kaydın oluşturulduğu anlaşılmıştır.

17. Yönergenin 9/b maddesi kapsamına giren suçlar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesine ilişkin hususlar ise Yönergenin 16. maddesinin b fıkrasında düzenlenmiştir.

17.1 Yönergenin 16. maddesinin b fıkrası; Yönergenin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç

sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde kaydın iptal edileceğini, Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formlarının iptal edileceğini ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlar nedeniyle haklarında, 4616 sayılı Kanun gereği kamu davasının ertelenmesi kararı verilenlerin, ertelenmiş kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi halinde tutulmakta olan kayıtları iptal edileceğini, suç kaydı silindikten sonra Yönergenin 9/b maddesindeki suçlardan birini işlediği tespit edilenlerin, işlemiş olduğu silinen suç kaydının tekrar programa girileceğini hüküm altına almıştır.

18. Kurumumuza 2018/3408 Başvuru Numaralı dosya kapsamında, İçişleri Bakanlığı

Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 18/04/2018 tarih ve E.1144 sayılı cevabi yazı da özetle; 09/03/2018 tarihinde 81

İl Valiliğine gönderilen yazıda; 765 sayılı Ceza Kanunu’nun 95. Maddesinin; “ 1- Kabahat ile mahkum olan bir kimse hüküm tarihinden itibaren bir sene İçinde bir cürümden veya evvelki hükmün verildiği mahaldeki Asliye mahkemesinin kazası dairesinde diğer bir kabahatten dolayı aynı cinsten veya daha ağır bir cezaya, 2- Cürüm ile mahkum olan bir kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her İki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur.”

Hükmü, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun “Cezaların Ertelenmesi” başlıklı 6.

maddesinin; “Adliye mahkemelerince para cezasından başka bir ceza ile mahkum olmayan kimse, işlediği bir suçtan dolayı ağır veya hafif para veya bir yıla kadar (bir yıl dahil) hapis veya hafif hapis cezalarından biriyle mahkum olur ve geçmişteki hali ve suç işleme hususunda eğilimine göre cezanın ertelenmesi ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında mahkemece kanaat edilirse, bu cezanın ertelenmesine hükmolunabilir. Bu halde ertelemenin sebebi hükümde yazılır.” Hükmü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 51 inci maddesi (erteleme)

ile 765 sayılı ceza kanunun 9512 (tecil) hükümleri karşılaştırıldığında; doğurduğu sonuç açısından bu iki müessese arasındaki en önemli farkın; 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereği, ertelemede belirlenen denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirilmesi durumunda “cezanın infaz edilmiş sayılması” 765 Sayılı Kanun ve 647 sayılı

Cezaların İnfazı Kanununun 6. maddesi gereği; tecilde ise hüküm tarihinden itibaren beş yıl içinde evvelce verilen ceza cinsinden veya hapis cezasını gerektiren yeni bir suç işlenmediği takdirde tecil edilen “mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılması” şeklinde hüküm bildirildiği, dolayısı ile yukarıda açıklanan şekilde hüküm ile mahkumiyet alan şahısların suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda; hakkında hüküm verilen ve cezası ertelenen şahısların 765 sayılı Kanun ile düzenlenen tecilde, hüküm tarihinden itibaren beş yıl içerisinde evvelce verilen ceza cinsinden veya hapis cezasını gerektiren yeni bir suç işlemediği takdirde tecil edilen cezanın esasen vaki olmamış sayılacağı anlaşılması gerektiğinin hükme bağlandığı, bu nedenle; Yeni TCK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce eski 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre yargılanıp, 647 sayılı Kanunun 6. maddesi gereği erteleme kararı verildiği anlaşılan şahısların, müracaatı olması halinde, beş yıl içinde başkaca bir suç işlemediğinin adli sicil arşiv kaydı ile tespitinin yapılarak iptal işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğinin bildirildiği ifade edilmişti.

18.1 Başvuran hakkında İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (Kapatılan

Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi) 1998/140 Esas, 1999/453 Karar sayılı dosyasında yargılanarak sahtecilik suçundan beraatine ancak hırsızlık suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu hapis cezasının ağır para cezasına çevrildiği ve mülga 647 sayılı yasanın 6. maddesine göre Ertelenmesine karar verildiği ve söz konusu mahkeme kaydının GBT kaydında göründüğü, bu kapsamda İçişleri Bakanlığı

Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 03/04/2018 tarih ve 851 sayılı cevabi yazı da; “… ilgili mahkemeye başvurarak işlenen suçlarla alakalı “esasen vaki olmamış sayılması” kararı alabilmesi halinde şahıs hakkındaki kayıtların iptalinin yapılmasının mümkün olabilecektir…” hususunun da ayrıca belirtildiği anlaşılmıştır.

19. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu kapsamında yapılan incelemede;

19.1 Başvuruya konu mahkeme kaydının özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu,

Ancak 6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususlara değinen “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbarı faaliyetler kapsamında işlenmesinin Kanunun kapsamında yer almadığı açıkça belirtildiğinden KİHBİ Şahıs Programı aracılığıyla suç kayıtlarının tutulması işleminin de, kamu güvenliği ve kamu düzenini koruyucu niteliği gözetildiğinde, başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır. ( Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu 29/06/2017 tarihli ve 2017/39 Başvuru numaralı Tavsiye Kararı)

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

20.1 Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat

ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama

Yönergesinin 9. Maddesinin b fıkrası gereğince oluşturulan kayıtların, hali hazırda

Yönergenin 16. maddesinin b fıkrasında düzenlenen kaydın silinmesi koşullarını sağlamadığı,

20.2 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi

kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği

Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiş; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da Kurumun inceleme ve araştırmasını, şikâyet başvuru tarihinden itibaren, altı ay içinde sonuçlandıramaması halinde durumun gerekçesiyle birlikte şikâyetçiye tebliğ edileceği ve durmuş olan dava açma süresinin tebliğden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu şikayetçiye 09/08/2019 tarihli ve S.10872 sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;

Başvuranın hakkındaki mahkûmiyet kaydının, İçişleri Bakanlığı nezdinde KİHBİ bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE,

Genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Tavsiye Kararının BAŞVURANA VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi