ÖZET: Başvuran, adli sicil arşiv kaydının silinmesini talep etmekte, aksi takdirde yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kaydın görünmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemektedir. Ancak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na göre, adli sicil ve arşiv bilgileri gizli olup, bu bilgilerin açıklanması yasaktır. Yabancı devletler tarafından istenilen adli sicil bilgileri mütekabiliyet esasına göre verilmektedir. Başvuranın arşiv kaydında bulunan bilgilerin silinmesi, ancak belirli yasal şartların oluşması durumunda mümkündür. Somut olayda, başvuranın mahkumiyet kaydı, yasal süreler dolmadan silinemez.

İdarenin işlemi, başvuranın talebine uygun olarak hukuka ve hakkaniyete aykırı bulunmamıştır. Başvuranın, yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde kaydın gözükmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi talebi de hukuka uygunluk taşımamaktadır. Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde karar verilmiştir. Bu durum, kişisel verilerin korunması ve adli sicil bilgileri üzerindeki yasal düzenlemelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5359-S.8025

BAŞVURU NO : 2019/492

KARAR TARİHİ : 09/07/2019

RET KARARI

ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran, arşiv kaydının silinmesini, silinmesinin mümkün olmaması durumunda en azından yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılmasını talep etmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 14/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan … … ( T.C. Kimlik No: …) özetle; Makedonya Cumhuriyeti ile ticari faaliyetler yapmak istediğini bu kapsamda bahse konu ülkeden oturum izni alması gerektiğini, oturum izni için kendisinden sabıka kaydını gösteren belge istendiğini, bu sabıka kaydında hem adli sicil hem de arşiv kaydının bulunması gerektiğini, arşiv kaydında adli para cezası nedeniyle suç kaydı mevcut olduğunu, Makedonya

Cumhuriyetinde arşiv kaydının ancak adam öldürme ve yüz kızartıcı ağır suçlar için tutulduğunu, kendisinde bu durum olmadığını ancak arşiv kaydının bulunmasının yanlış anlaşıldığını, kişinin çalışma süresini kapsayan 30 yıl süre ile kişisel verilerin arşivde veya kayıtta bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirterek; sistemde tutulan kayıtların istismar edilmesini ve kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulmasını, verilere erişim konusunda yetki kullanacak kamu görevlilerinin sunulacak kamu hizmetiyle sınırlı olacak şekilde düzenlenmesini yine bu kapsamda arşiv kaydının silinmesini, silinmesinin mümkün olmaması durumunda en azından yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 19/03/2019 tarih ve E…. sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/03/2019 tarih ve E…. sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 İlgilinin adlî sicil arşiv kaydına ilişkin olarak; 05/01/2017 tarihinde işlemiş olduğu suçu

nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86/2. maddesi gereğince 2240 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına dair Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarihli ve …

E. – … K. sayılı, 27/12/2017 tarihinde kesinleşmiş ilâmına istinaden oluşturulduğu,

2.2 Adı geçenin adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebini içeren 16/11/2018 tarihli Cimer

başvurusu ile ilginin vekili Av. … …’ın aynı tarihli dilekçelerine istinaden, 06/12/2018 tarih ve

… sayılı, 27/12/2018 tarih ve … sayılı yazılar ile söz konusu kaydın, yasal şartlarının oluşması nedeniyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesi uyarınca adli sicil kaydından çıkartılarak, anılan Kanunun 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen yasal sürenin hitamında gereğine tevessül edileceği yönünde cevaplar verildiği,

2.3 Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu Başkanlığının 28/01/2019 tarihli

“… …’nin Dilekçesi” konulu yazısına, 06/02/2019 tarihli yazı ile cevap verildiği,

2.4 Öte yandan, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Hukuk

Mütalâa ve Görüş Bürosunun 07/02/2019 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde … …’nin dilekçesinin gönderildiği, adı geçene 25/03/2019 tarihli ve … sayılı yazı söz konusu kaydınızın, yasal şartlarının oluşması nedeniyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesi uyarınca adlî sicil kaydından çıkartılarak, anılan Kanunun 10. maddesi gereğince istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının (c)

bendinde belirtilen yasal sürenin hitamında talebin yeniden değerlendirileceği yönünde cevap verildiği,

2.5 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun “Adli sicil bilgileri verilebilecek olanlar” başlıklı 7.

maddesi, “Arşiv bilgilerinin istenmesi” başlıklı 10 uncu maddesinin 1. fıkrası, “Adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinin 1inci fıkrası gereğince işlem yapıldığı,

2.6 İlgilinin adlî sicil arşiv kaydına konu mahkûmiyet hükmünün, suçun niteliği ve alınan ceza

itibariyle Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler kapsamında bulunmadığı, bu nedenle dilekçesinde belirttiği 30 yıl süre ile arşivde bekletilmesinin söz konusu olmadığı, verilen cevabi yazılarda da belirtildiği üzere bahsi geçen Kanunun 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan mahkûmiyetler kapsamında olup, arşive alınma koşulunun oluştuğu, infaz tarihi olan 13/03/2018 tarihinden itibaren geçmesi gereken 5 yıllık yasal sürenin sonunda ilgili kaydın tamamen silineceği, dolayısıyla 13/03/2023 tarihine kadar arşiv kaydında tutulması gerektiği, bu aşamada anılan kaydın arşivden silinmesine yasal olarak imkân bulunmaması nedeniyle konuyla ilgili olarak yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu,

2.7 Başvuran, arşiv kaydının silinmemesi durumunda yabancı ülke makamlarına verilecek

belgelerde kaydın görünmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini talep etmiş ise de, 5352 sayılı

Kanunun 7. maddesi uyarınca yabancı devletler tarafından istenilen adlî sicil bilgisinin mütekabiliyet esasına göre verildiği, adlî sicil arşiv bilgisinin ise, anılan Kanunun 10. maddesi uyarınca kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili, tarafından istenebileceği, ilgi yazınızda da belirtildiği üzere, arşiv bilgisinin bizzat başvurucu tarafından yabancı devlete ibraz edildiği, buna göre yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğu,

2.8 Sistemde tutulan kayıtların, istismar edilmesini ve kötüye kullanılmasını engellemek

amacıyla öncelikle yazılım, donanım tedbirleri alındığı, ayrıca fiziken gerekli bütün güvenlik tedbirlerinin de alındığı, bununla beraber erişim ve kullanım yetkilendirmelerinin ve sorgulama kriterlerinin seviyelendirilmesi, tüm veri kullanım loglarının detaylandırılması ve izlenmesi ile yanlış kullanımları önleyerek etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulduğu,

2.9 Adlî sicil verilerine sorgulama amaçlı kurumsal erişimlerde, kurumların, sadece kendi iş ve

işlemlerinde yine sadece ihtiyaç duyulan iş ve işleme münhasır olmak üzere sorgulama yapabilecekleri,

2.10 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu ve bu Kanuna bağlı Adli Sicil Yönetmeliği hükümleri

doğrultusunda, kurumlarla yapılan, adlî sicil verilerinin paylaşımının; kurum kullanıcılarının sorgulama sonuçlarını, sundukları kurum hizmeti ile ilişkilendirmeleri ve kişisel verilerin korunması kurallarına uygun çalışacakları kurallarını içeren protokoller çerçevesinde, imzaladıkları taahhütnamelerle kayıt altına alındığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;

3.1 “Cumhuriyetin Nitelikleri” kenar başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti,

toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı İçinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2 “Özel Hayatın Gizliliği” kenar başlıklı 20. maddesinin üçüncü fıkrasında; “…Herkes,

kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir…”,

3.3 “Dilekçe, Bilgi Edinme Ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74. maddesi;

“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ”, 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;

5.1 “Kişisel verilerin kaydedilmesi” kenar başlıklı 135. maddesinde; “…Hukuka aykırı

olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır…”,

5.2 “Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” kenar başlıklı 136.

maddesinde; “…Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun;

6.1 “Kişisel Verilerin İşlenme Şartları” başlıklı 5. Maddesinde; “Kişisel veriler ilgili kişinin

açık rızası olmaksızın işlenemez.

Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel

verilerinin işlenmesi mümkündür:

a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi.

b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması.

c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması.

ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması.

d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması.

e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması.

f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması.”,

6.2 “Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenme Şartları” başlıklı 6. maddesinde; “Kişilerin

ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir…”, 7. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun;

7.1 “Adli Sicile Kaydedilecek Bilgiler” kenar başlıklı 4. maddesinde; “Türk mahkemeleri

tarafından vatandaş veya yabancı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri adlî sicile kaydedilir.”,

7.2 “Adlî sicil bilgileri verilebilecek olanlar” başlıklı 7. maddesinde; “Adlî sicil bilgileri,

kullanılış amacı belirtilmek suretiyle; a) İlgili kişiye veya vekâletnamede açıkça belirtilmek koşuluyla vekiline, b) Kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, Verilebilir.

Yabancı devletler tarafından istenilen adlî sicil bilgileri mütekabiliyet esasına göre verilir.”,

7.3 “Adlî sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesinde; “Adlî sicildeki bilgiler;

a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.”,

7.4 “Arşiv bilgilerinin istenmesi” başlıklı 10. maddesinde; “Arşiv bilgileri;

a) Kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili, b) Bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemeler, c) Yetkili seçim kurulları, d) Özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları, Tarafından istenebilir.

Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.

On sekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir.”,

7.5 “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin gizliliği” başlıklı 11. maddesinde; “Adlî sicil ve arşiv

bilgileri gizlidir. Bu bilgiler, görevlilerce açıklanamaz ve bu Kanun hükümlerine göre verilen kişi, kurum ve kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamaz.”,

7.6 “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde; “…Arşiv bilgileri;

a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.

Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir.” düzenlemeleri mevcuttur.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; arşiv kaydının silinmesini, silinmesinin mümkün olmaması durumunda en azından yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılmasını talep etmektedir.

10. Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine, mahkûmiyete ilişkin bilgilerin otomatik işleme tâbi bir sistem kullanılarak toplanmasına, sınıflandırılmasına, değerlendirilmesine, muhafaza edilmesine ve gerektiğinde en seri ve sağlıklı biçimde ilgililere bildirilmesine dair usul ve esasları düzenleyen 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda da adlî sicil ve arşiv bilgilerinin gizli olduğu, bu bilgilerin, görevlilerce açıklanamayacağı ve bu Kanun hükümlerine göre verilen kişi, kurum ve kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamayacağı, bir suça ilişkin soruşturma ve kovuşturma kapsamında adlî sicil ve arşiv kayıtlarında; mahkeme, hâkim, Cumhuriyet Başsavcılığı, doğrudan doğruya, kolluk ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ise Adalet Bakanının onayı ile sorgulama yapabileceği, yabancı devletler tarafından istenilen adlî sicil bilgilerinin mütekabiliyet esasına göre verileceği, gerçek kişilerin de kendileriyle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarını, Adalet Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde ve güvenli kimlik doğrulama araçlarını kullanarak sorgulayabilecekleri ve sonucu fiziki veya elektronik ortamda merciine verebilecekleri, kamu kurum ve kuruluşlarının ise, mevzuatın adli sicil ve arşiv kaydı alınmasını öngördüğü hallerde, Adalet Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde ilgili kişiler hakkında adli sicil ve arşiv kayıtlarında sorgulama yapabileceği düzenlenmiştir.

11. Adlî sicil ve arşivde yer alan bilgilerin silinmesinde izlenen usul 5352 sayılı Kanunun 12. maddesinde belirtilmiş olup, söz konusu maddeye göre arşiv bilgilerinin, ilgilinin ölümü üzerine, Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesiyle, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silineceği, yine akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtların, infazının tamamlanmasıyla tamamen silineceği ve son olarak kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin kayıtların da tamamen silineceği düzenlenmiştir.

12. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde;

12.1 Başvuran hakkında 05/01/2017 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2.

maddesi gereğince işlemiş olduğu suç nedeniyle, Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarihli ve …/… Esas – …/… Karar sayılı Kararı ile 2240 TL adlî para cezasıyla cezalandırıldığına dair 27/12/2017 tarihinde kesinleşmiş ilâmına istinaden oluşturulmuş olan arşiv kaydının bulunduğu,

12.2 Söz konusu kaydın, yasal şartlarının oluşması nedeniyle 5352 sayılı Adli Sicil

Kanununun 9. maddesi uyarınca adli sicil kaydından çıkartılarak, anılan Kanunun 10.

maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı,

12.3 Adli Sicil Kanununun 12. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan

mahkûmiyetler kapsamında olduğu, arşive alınma koşulunun oluştuğu, infaz tarihi olan 13/03/2018 tarihinden itibaren geçmesi gereken 5 yıllık yasal sürenin sonunda tamamen silinebileceği, dolayısıyla 13/03/2023 tarihine kadar arşiv kaydında tutulması gerektiği anlaşılmıştır.

13. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu kapsamında yapılan incelemede;

13.1 Başvuruya konu mahkeme kararlarının, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması

Kanunu kapsamında özel nitelikli kişisel veri olduğu ancak kanunlarda öngörülen hallerde kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği düzenlenmiştir.

13.2 Başvuran hakkında arşiv kaydında bulunan söz konusu özel nitelikli verinin de

kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkelere aykırı bir işlem yapılmadan işlendiği, amaçla sınırlı ve ölçülü olduğu, arşiv bilgilerinin, kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olması koşuluyla vekili, bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemeler, yetkili seçim kurulları, özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından istenebileceği, kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtlarının istenemeyeceği ve bu bilgilerin, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamayacağı, yetkisiz kişilerin söz konusu karar bilgisine ulaşamadığı, sistemde tutulan kayıtların istismar edilmesini ve kötüye kullanılmasını engellemek amacıyla öncelikle yazılım, donanım ve fiziken gerekli bütün güvenlik tedbirlerinin alındığı, bununla beraber erişim ve kullanım yetkilendirmelerinin ve sorgulama kriterlerinin seviyelendirilmesi, tüm veri kullanım loglarının detaylandırılması ve izlenmesi ile yanlış kullanımları önleyerek etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulduğu birlikte değerlendirildiğinde; kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı kapsamında da bir ihlal tespit edilmemiştir. (Bkz: Kamu

Denetçiliği Kurumu’nun 27/07/2017 tarihli ve 2017/1249 başvuru Numaralı Ret Kararı, 06/12/2017 tarihli ve 2017/9023 Başvuru Numaralı Ret Kararı)

14. Başvuranın “…en azından yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılması…” talebine ilişkin olarak;

14.1 Adli sicil ve arşiv sistemi, kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine, mahkûmiyete ilişkin

bilgilerin otomatik işleme tâbi bir sistem kullanılarak toplanması, sınıflandırılması, değerlendirilmesi, muhafaza edilmesi ve gerektiğinde en seri ve sağlıklı biçimde ilgililere bildirilmesi amacıyla oluşturulmuştur. Aynı zamanda kişisel veri olan bu kayıtların tutulmasında kayıtların istismar edilmesini, kötüye kullanılmasını, bir takım hak ihlallerinin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla her bir durum için ayrı ayrıntılı düzenleme içeren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu çıkarılmıştır.

14.2 5352 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca yabancı devletler tarafından istenilen adlî sicil

bilgisinin mütekabiliyet esasına göre verildiği, arşiv bilgisinin ise yine anılan Kanunun 10.

maddesi uyarınca kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, ancak kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili, tarafından istenebileceği dikkate alındığında Kanun gereğince burada kayıtlı bilgilerin hali hazırda yabancı devletlerle zaten paylaşılmadığı, somut olayda da arşiv bilgisinin bizzat başvurucu tarafından yabancı devlete ibraz edildiği görüldüğünde, başvuranın, yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılması talebinde hukuka uygunluk görülmemektedir.

15. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Bursa 6.

Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2017 tarihli ve …/… Esas – …/… Karar sayılı Kararı ile

2240 TL adlî para cezasıyla cezalandırıldığına dair 27/12/2017 tarihinde kesinleşmiş

ilâmına istinaden oluşturulmuş olan kaydın 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 9. maddesi uyarınca adli sicil kaydından çıkartılarak, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, yetkisiz kişilerin söz konusu karar bilgisine ulaşamadığı, 5352 sayılı Kanunun 7.

maddesi uyarınca yabancı devletler tarafından istenilen adlî sicil bilgisinin mütekabiliyet esasına göre verildiği, arşiv bilgisinin ise yine anılan Kanunun 10. maddesi uyarınca burada kayıtlı bilgilerin hali hazırda yabancı devletlerle zaten paylaşılmadığı anlaşılmış olup; başvuranın, yabancı ülke makamlarına verilecek belgelerde bu kayıtların gözükmeyecek şekilde yeniden düzenleme yapılması talebinde hukuka uygunluk bulunmadığı, idarenin yasal şartlar oluşmadığı gerekçesi ile arşiv kaydında bulunan kayıtların silinemeyeceğine yönelik işleminde ise hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel

Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, bu bakımdan kanunlara uygunluk ilkesine uygun davranıldığı, ancak idarenin, başvurana yönelik cevabi yazılarında karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, bu ilkeye uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara

İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞI ADLİ SİCİL ve İSTATİSTİK

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi