ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, cinsel taciz suçundan mahkûmiyetinin ardından memnu hakların iadesi kararını almasına rağmen, adli sicil kaydının silinmesini istemektedir. Ancak, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesi gereğince, adli sicil kaydının silinmesi için belirli sürelerin geçmesi gerekmektedir. Somut olayda, başvuranın kaydının silinmesi için on beş yıl geçmesi gerektiği, bu sürenin henüz dolmadığı belirtilmiştir.

İdarenin, başvuranın kaydını silmemesi yönündeki işlemi hukuka uygun bulunmuştur. Başvuranın talebi, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 10. maddesi uyarınca da hak yoksunluğu doğurduğundan, adli sicil kaydının silinmesi için gerekli koşulların oluşmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, adli sicil kayıtlarının silinmesi için gerekli yasal çerçevenin ve sürelerin önemini vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/132-S.23.208

BAŞVURU NO : 2022/17617

KARAR TARİHİ : 04/01/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADLİ SİCİL VE İSTATİSTİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan ( T.C. Kimlik No:

özetle; adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi için talepte bulunduğunu ancak yasal koşulları oluştuğu halde kaydın silinmediğini belirterek; mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun sayılı dosyası kapsamında 08/11/2022 tarih ve sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adli Sicil ve İstatistik Genel

Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Kurum tarafından gönderilen 15/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin 15/09/2014 tarihinde işlemiş olduğu “Cinsel Taciz” suçu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun 105/1. maddesi gereğince 5.400 adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Ankara 30. Asliye

Ceza Mahkemesinin 10.04.2017 tarihli ve Esas – Karar sayılı, 29.09.2017 tarihinde kesinleşmiş ve 04.07.2018 tarihinde infaz olunan ilâma istinaden oluşturulan adli sicil arşiv kaydının bulunduğu, 2.2. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 2. ve 3. maddeleri gereğince, adlî sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin düzenlenen bildirme fişlerine istinaden oluşturulduğu, bunun dışındaki bilgilerin adlî sicil kaydına intikal eden bilgilerden olmadığı, /

2.3. İlgilinin adli sicil arşiv kaydında bulunan ve Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2017 tarihli ve Esas – Karar sayılı ilâmına istinaden oluşturulan kaydının, 5188 sayılı Özel

Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle hak yoksunluğu doğurduğu, bu nedenle 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun 9. maddesi uyarınca adlî sicil kaydından çıkartılarak, anılan

Kanunun 10. maddesine istinaden istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı; aynı Kanunun 12.

maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesi, bu koşul aranmaksızın otuz yıl geçmesi hâlinde tamamen silinebileceği, bu kayıtların sadece yukarıda bahsedilen Kanunun 7. ve 11. madde hükümleri çerçevesinde ilgilinin kendisine veya vekâletnamede açıkça belirtilmek koşuluyla vekiline verilebilecek olduğu bilgilerine yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasını;

3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî

dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”

3.2 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler,

özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”

3.3 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı

gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”

3.4 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,

3.5 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve

hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.6 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü

ve dördüncü fıkralarında; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…” 6. 5352 sayılı Adlî Sicil Kanununun;

6.1 “Adlî sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesinde; “(1) Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya

güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır. (2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. (3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve

İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.”

6.2 “Arşiv bilgilerinin istenmesi” başlıklı 10. maddesinde; “ (1) Arşiv bilgileri; a) Kullanılış amacı

belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili, b) Bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemeler, c)

Yetkili seçim kurulları, d) Özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları, Tarafından istenebilir. (2) Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz. (3) Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere

Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir.”

6.3 “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde; “ (1) (Değişik: 5/4/2012-6290/2

md.) Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir. (2) Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir. (3) Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil

ve arşiv kaydı tamamen silinir. (4) (Ek: 24/11/2016-6763/40 md.) Akıl hastalığı nedeniyle hükmedilen güvenlik tedbirlerine ilişkin kayıtlar, infazının tamamlanmasıyla tamamen silinir”

6.4 “Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi” başlıklı 13/A maddesinde; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu

dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla, a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması, b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir. Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz. Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir. Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak

Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir. Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.” 7. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinde; “Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: a) Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşı olmak. b) (Değişik: 21/4/2005 – 5335/23 md.) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul

mezunu olmak. c) 18 yaşını doldurmuş olmak. d) (Değişik: 2/1/2017 – KHK-680/69 md.; Aynen kabul:

1/2/2018-7072/67 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1)

Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. 3) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde

suçlarından dolayı hakkında devam etmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmamak. e) (Mülga:

23/1/2008 – 5728/578 md.) f) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile engelli bulunmamak.3 g) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak.

h) (Ek: 2/1/2017 – KHK-680/69 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/67 md.) Güvenlik soruşturması olumlu olmak” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvurucu 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; arşiv kaydının silinerek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbirlerine mahkûmiyete ilişkin bilgilerin otomatik işleme tâbi bir sistem kullanılarak toplanmasına, sınıflandırılmasına, değerlendirilmesine, muhafaza edilmesine ve gerektiğinde en seri ve sağlıklı biçimde ilgililere bildirilmesine dair usul ve esasları belirleyen 5352 sayılı Adli Sicil

Kanununun, hakkında Türk mahkemeleri veya yabancı ülke mahkemeleri tarafından kesinleşmiş ve Türk

Hukukuna göre tanınan mahkûmiyet kararı bulunan Türk vatandaşları ile Türkiye’de suç işlemiş olan yabancıların kayıtları da dahil tüm adlî sicil bilgileri; mahallinde bilgisayar ortamına aktarılmasını takiben, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğündeki Merkezî Adlî Sicilde tutulacağını belirtmiştir.

11. 5352 sayılı Kanun, Türk mahkemeleri tarafından vatandaş hakkında verilmiş ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin adlî sicile kaydedileceğini, bu bağlamda; adlî para cezası ile ilgili olarak; adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün ve adlî para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususunun yine belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ile ilgili olarak mahkûmiyet hükmüyle bağlantılı olarak verilen, belli bir hak ve yetkinin kullanılmasının veya belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ilişkin kararın adli sicile kaydedileceğini düzenleme altına almıştır.

12. Somut olayda, idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden;

12.1 Başvuran hakkında 15/09/2014 tarihinde işlemiş olduğu “Cinsel Taciz” suçu nedeniyle 5237 sayılı

Türk Ceza Kanununun 105/1. maddesi gereğince 5.400 adli para cezasıyla cezalandırılmasına dair Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve Esas – Karar sayılı, 29/09/2017 tarihinde kesinleşmiş ve 04/07/2018 tarihinde infaz olunan ilâma istinaden oluşturulan adli sicil arşiv kaydının bulunduğu,

12.2 Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2022 tarihli kararı ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun

13/A maddesindeki yasal şartları taşıdığından bahisle memnu haklarının iadesine karar verildiği anlaşılmıştır.

13. Başvuranın, “memnu hakların iadesi kararı aldığı, hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyeti bulunmadığı bu nedenle adli sicil arşiv kaydının silinmesi” talebi hakkında;

13.1 5352 sayılı Kanun, adlî sicil bilgilerinin silinmesi başlıklı 9. maddesinde; adlî sicildeki bilgilerin,

cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel

Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınacağını hüküm altına almıştır. Somut olayda da; başvuran hakkında Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve Esas – Karar sayılı ilâmına istinaden oluşturulan kaydının infazının tamamlanmasına müteakip arşiv kaydına alındığı,

13.2 5352 sayılı Kanun “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde ise; Anayasanın

76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan

mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesiyle, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın ise otuz yıl geçmesiyle tamamen silineceği düzenlendiği, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun “Özel güvenlik görevlilerinde

aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinde; affa uğramış olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olmamanın belirtildiğini, somut olayda; başvuranın arşiv kaydında bulunan kaydın 5188 sayılı

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle hak yoksunluğu doğurduğu, Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından başvuran hakkında 16/11/2022 tarihi itibariyle memnu haklarının iadesine karar verildiği, bu kapsamda; 5352 sayılı Kanun “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. Maddesinin “kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesiyle tamamen silineceği” hükmü uyarınca kaydın silinme koşullarını taşımadığı anlaşılmıştır.

14. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 5352 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca arşiv bilgilerinin, Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtlarının da istenemeyeceği ve bu bilgilerin, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamayacağı da dikkate alındığında başvuran hakkında Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2017 tarihli ve Esas – Karar sayılı ilâmına istinaden oluşturulan kaydın silinme koşullarını taşımadığı anlaşılmış olup; idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi