|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın adli ve arşiv kaydının silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, geçmişte işlediği suç nedeniyle oluşturulan kaydın, belirli bir süre sonra silinmesini istemekte ve bu durumun kendisi ile benzer durumda olan bireyler için de geçerli olmasını talep etmektedir. Ancak, İçişleri Bakanlığı’nın Bilgi Toplama Yönergesi uyarınca, başvuranın kaydının silinmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı belirtilmiştir.
Kararda, genel bilgi toplama sisteminde yer alan bilgilerin, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında değerlendirildiği ve kişisel verilerin korunmasına yönelik yasal güvencelerin sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın kaydının silinmesi talebi reddedilmiş, ancak İçişleri Bakanlığı’na, kayıtların tutulmasıyla ilgili mevzuat çalışması yapması tavsiye edilmiştir. Bu durum, kişisel verilerin korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması açısından önem taşımaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/987-S.20.1559
BAŞVURU NO : 2019/12900
KARAR TARİHİ : 17/01/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, GBT kaydının silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23/07/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan ( T.C. Kimlik
No: ) özetle; İçişleri Bakanlığı Kihbi Dairesi Başkanlığınca 80 sene geçmesi veya gaiplik kararı ile silinebilen kayıtlar, 9\b kapsamına giren suçlar için Türkiye Cumhuriyeti
Devleti mahkemelerince memnu hakların geri verilmesi ile belli şartları oluştuğunda adli sicil ve arşiv kaydı silinirken Kihbi Dairesi Başkanlığınca söz konusu kayıtların tutulmaya devam edildiğini, en temel haliyle ortalama ömrün üzerinde tutulan bu kayıtların kolluk kuvvetlerinin
GBT kayıtlarında gözüktüğünü, yapılan güvenlik kontrollerinde kişinin iyi halli devam ettirdiği hayatının göz ardı edildiğini, arşiv kaydının silinmesi ve memnu hakların geri alınması ile temiz sayılan bir vatandaşın, kolluk kuvvetlerince potansiyel suçlu veya suça meyilli olarak gösterildiğini, devamında yapılan suçlu muamelesi ile hayatı iyi halli seyir eden bir insan için suçlanmak küçük düşmek suçluluk gibi psikolojik sorunları beraberinde getirdiğini, kişilerin bu duygular içinde yaşamaya mecbur bırakıldığını belirterek; adli ve arşiv kaydı silinerek hayatı iyi halli devam eden kendisi ve emsal teşkil eden vatandaşlar adına bir kaydı bulunan tekerrür bulunmayan suçlarda 80 sene veya gaiplik kararının belirli makul bir süreye bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 04/09/2019 tarih ve S sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve
Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İçişleri
Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen 01/10/2019 tarih ve E. sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Yapılan araştırmada, başvurana ait Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünce işlem yapılmış
“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti TCK 188 ” suçundan 1 (bir) adet kaydın bulunduğu,
2.2 Söz konusu kayıtların KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesine göre tutulduğu,
2.3 Kaydın silinebilmesi için kaydı açmış olan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne adlî
makamlarla irtibat kurularak yargı kararına ulaşılmasını ve yargı kararı sonucuna göre KİHBİ
Bilgi Toplama Yönergesi doğrultusunda gereğinin yapılmasını, 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının
Kullanılmasına Dair Kanununun 7’nci maddesindeki süre göz önünde bulundurularak sonucun ilgilinin dilekçe adresine tebliğ edilmesini ve neticeden Kurumunuza bilgi verilmesini içeren bir yazı yazıldığı,
2.4 Şikayet konusunun İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden gelecek olan cevabi yazıdan sonra
bir görüşe kavuşacağı belirtilmiştir.
3. Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen 11/12/2019 tarihinde
Kurumumuza gönderilen e-posta ve eklerinde özetle;
3.1 Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Esas ve Karar sayılı dava
dosyalarının sanığı olarak kayıtlara işlendiği,
3.2 18/12/2007 tarihinde mahkumiyetine hükmedilip 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000YTL adli para
cezası almış olduğu ve cezanın 14/10/2008 yılında kesinleştiğinin tespit edildiği,
3.3 Yönerge kapsamında tutulan kaydın silinme koşullarını taşımadığı ve silinemeyeceği
belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
4.1 “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak
ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz”
4.2 “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinde; “Herkes, özel hayatına ve aile
hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. … Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir.
Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”
4.3 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin “Özel ve aile hayatına saygı hakkı” başlıklı 8 inci maddesinde; “1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. 2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
6. 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Kaçakçılık
İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı” başlıklı 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi
Başkanlığının görevleri şunlardır: c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak.”;
6.1. “Bakanlığın düzenleme görev ve yetkisi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bakanlık, kanunla yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkilidir.”;
[Yukarıda bahse konu Kanun maddeleri 02/07/2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’ nın 18.
maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup, 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesi’nin 262. maddesinin c bendinde; “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi
Toplama Dairesi Başkanlığı” “Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi
Başkanlığının görev ve yetkileri şunlardır:…c) Suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların, kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak güvenlik kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak”; denmek şeklinde düzenlenmiştir.]
7. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salȃhiyet Kanununun Ek 7 nci maddesinde; “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.”
8. 3/11/1983 tarihli ve 83/7362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan
Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde; “Jandarma; emniyet ve asayişi sağlamak, kamu düzenini korumakla yükümlü olup, bu görevlerini iki şekilde yürütür.
Eski hükümlülerin, sabıkalı ya da şüpheli ve serserilerin, iş ve ilişkilerini araştırır. Belirli zaman aralıklarıyla çevrelerinde gizlice soruşturur ve elde ettiği bilgileri kayıtlara geçirerek; toplumun emniyet ve asayişi yönünden, gerekli önlemleri alır. Bu gibilerin suç işlemesini önler.
Jandarmanın bu konuya ilişkin görevleri bir yönergede gösterilir.
Suç faili olarak aranan kişilerin, izlenmesi ve ele geçirilmesi amacıyla gerekli teşkilatı kurar, kayıtlarını tutar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği sağlar. Bu konuyla ilgili ayrıntılar, bir yönergeyle düzenlenir. ”
[Yukarıda bahse konu Yönetmelik 21/1/2017 tarihli ve 29995 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmış olup, yeni Yönetmeliğin “Mülki görevlerin esasları” başlıklı 11 inci maddesinin (ğ) bendi “Emniyet ve asayişin sağlanması, suçların ortaya çıkarılması, işlenmiş suçlarda faillerin tespiti ve yakalanması maksadıyla istihbarat toplar, diğer istihbarat ve kolluk birimleri ile işbirliği yapar, bilgi paylaşır.” denmek şeklinde düzenlenmiştir.]
9. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık, İstihbarat, Harekât ve Bilgi Toplama Daire Başkanlığı
Bilgi Toplama Yönergesinin,
9.1 “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Form İptali”;
“…9/b maddesine giren suçlar için açılan bilgi formlarının ise iptal koşulları oluştuğunda tasniften çıkarılarak iptal evrakı ekinde arşive alınması işlemidir…. ”
9.2 “Şahıslar, hakkında bilgi formu düzenlenmesi halleri ve yapılacak işlemler” başlıklı 7
nci maddesinde; “ … 2) Bu Yönergenin 9/b maddesinde sayılan suçları işleyenler, yakalanmış olsalar da haklarında bilgi formu düzenlenir…”
9.3 “Sanıkların yakalanması halinde dahi bilgi formu düzenlenecek suç türleri ve bunlar
hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 9 uncu maddesinde; “a) Bu maddenin (b) fıkrasında belirtilen suçları işlemiş ve yakalanmış olan sanıklar için suç türüne uygun bilgi formu doldurulur. Bilgi Toplama Programına veri girişi yapıldığında “YAKALANDI” seçeneği işaretlenir ve bilgi formunun ortasına “YAKALANDI” kaşesi basılır. Bilgi Toplama
Programının “SUÇ DETAY BİLGİLERİ” sayfasındaki bölüme ve ilçe güvenlik kuvvetinde ve emniyet şube müdürlüklerinde kalan bilgi formuna soruşturma evrakının Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderiliş tarih ve numarası yazılır.
b) Sanığı yakalanmış olsa dahi hakkında bilgi formu açılacak suç türleri.
25-TCK Madde 188,190,191-Uyuşturucu maddelerle ilgili suçlar….”
9.4 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı
maddenin b bendinde; “Yönerge’nin 9/b maddesi kapsamına giren suçlara ait bilgi formlarının iptali;
1) Bu Yönerge’nin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli
makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde bilgi formları iptal edilir. ”
4) Bu Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya
mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formları iptal edilir.
Her yıl sonu itibariyle, KİHBİ Daire Başkanlığı tarafından veri tabanında kaydı olan şahısların bilgileri Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bilgileri ile karşılaştırılarak; kaydı olup da ölmüş olanların tespiti yapılıp, ilgili güvenlik kuvvetlerine bildirilerek, kayıtların silinmesi sağlanır…”
9.5 “Şahıslar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesi” başlıklı 16 ncı
maddenin c) bendinde; “İptal ve düşümlerde genel prensipler; 9/b maddesi kapsamına giren suçların iptalinde; af, şartlı tahliye, adli sicil kaydının silinmesi, cezanın paraya çevrilmesi, tecil edilmesi ve ceza zaman aşımı dikkate alınmaz.
Geçmiş dönemlerde kanunlarla suç sayılan fiillerden haklarında bilgi formu düzenlenen kişilerin kayıtları, kanunda yapılan değişiklik ile suç olmaktan çıkarılmış ise iptal edilir…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11. Başvurucu, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; adli ve arşiv kaydı silinerek hayatı iyi halli devam eden kendisi ve emsal teşkil eden vatandaşlar adına bir kaydı bulunan tekerrür bulunmayan suçlarda 80 sene veya gaiplik kararının belirli makul bir süreye bağlanması için gereğinin yapılmasını talep etmektedir.
12. “GBT (Genel Bilgi Toplama) kaydı” olarak bilinen Kaçakçılık İstihbarat, Harekât ve
Bilgi Toplama (KİHBİ) Şahıs Programı; Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak üzere; suç işlemesi sebebiyle aranmasına karar verilen, kaybolan, yakalansalar dahi bazı suçları işlemiş olan, kamu haklarından yararlanmaları konusunda sınırlama getirilen kişiler ile çalınan, kaybolan, gasp edilen veya bir olaya karışmaktan dolayı aranan ve müsaderesine karar verilip de ele geçirilemeyen motorlu taşıtların, ateşli silahların ve kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin, güvenlik kuvvetleri ile görevli kuruluşlar arasında koordinasyon sağlamak suretiyle kayıtlarının tutulması ve bu kuruluşlar arasında iletişimin sağlanması amacıyla oluşturulmuş bir programdır.
13. Söz konusu programın hangi esas-usuller dâhilinde hüküm ve sonuç doğuracağı, İçişleri
Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesinde düzenlenmiştir.
14. Yönergenin kanuni dayanağını; 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 262.
maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesi oluşturmaktadır.
14.1 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun Ek 7 nci maddesinde; kolluğun
önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerine ilişkin genel nitelikte yetki ve görev verildiği, kanunda belirtilen amaç çerçevesinde kaydı tutulacak unsurların, bu amaçla toplanacak bilginin, toplanan bilgilerin kayıt altına alınması ve hangi durumlarda iptal edileceğine ilişkin ayrıntılı hükümlerin Yönerge ile düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak; bahse konu
Yönergenin maddelerinin incelenmesinden, başvurana ait bilgi formunun iptalinin ancak
“ölüm” ya da “Mahkemece gaiplik kararı verilmesi” durumunda söz konusu olabileceği, bunun dışında bilgi formlarının tutulacağı süreye ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.
14.2 04/12/2008 tarihli S.ve Marper-Birleşik Krallık davasında AİHM, “özel hayata saygı
hakkı kapsamında kişisel verilerin korunması için iç hukukta yeterli güvencelerin sağlanması gerektiğini, bu tür güvencelere olan ihtiyacın otomatik olarak işlenen kişisel verilerin korunmasının söz konusu olduğu durumlarda, özellikle de bu verilerin polis tarafından kullanılması halinde, daha da önem kazandığını, verilerin saklanma amaçlarına uygun ve aşırı olmamalarını ve verilerin saklanma amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulmamalarına olanak tanıyan ve ilgili kişinin tespitini sağlayan bir biçimde muhafaza edilmelerinin temininin gerektiğini” vurgulamıştır.
14.3 Kişisel verilerin Polis tarafından kullanılması nedeniyle AİHM’ e yapılan başvurularda;
Mahkeme, söz konusu verilerin saklanma amaçlarına uygun olarak ve kaydedilme amacının gerektirdiğinden daha uzun süre tutulup tutulmadığı, verilerin gizlilik koşullarına uygun olarak muhafaza edilip edilmediği ve verilerin silinmesine ilişkin usul güvencelerinin bulunup bulunmadığı hususlarını dikkate almaktadır.
14.4 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi
kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kişisel veri niteliğinde bilgi olduğunda şüphe bulunmaması karşısında; kolluğun önleyici ve koruyucu işlevini gerçekleştirmeye yönelik alması gereken tedbirler kapsamında yürüteceği istihbarat faaliyetlerinin muhtevasının tespit ve tayininin özel yetkilerle saptanmasının her zaman mümkün olmadığı dolayısı ile kişisel verilerin kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir. (Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumunun 29/01/2018 tarihli ve 2017/9518 başvuru numaralı Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)
15. Somut olayda idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde, Başvuran hakkında,
15.1 Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin Esas, Karar sayılı
dosyasında yargılanarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 1.000YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, cezasının Yargıtay tarafından 14/10/2008 tarihinde onandığı,
15.2 Söz konusu dosya hakkında Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığı
Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama Yönergesinin 9. maddesinin b fıkrası gereğince işlem yapılarak 1 adet
“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti TCK188” suçundan kaydın oluşturulduğu anlaşılmıştır.
16. Yönergenin 9/b maddesi kapsamına giren suçlar hakkında açılmış olan bilgi formlarının iptal edilmesine ilişkin hususlar ise Yönergenin 16. maddesinin b fıkrasında düzenlenmiştir.
16.1 Yönergenin 16. maddesinin b fıkrası; Yönergenin 9/b maddesinin bentlerinde yazılı suç
sayılan fiilleri işleyenler hakkında adli makamlarca, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşmesi veya dava zaman aşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve kararın kesinleşmiş olması halinde kaydın iptal edileceğini, Yönergenin 9/b maddesinde yazılı suçlardan, hüküm giymiş olanların ölümleri veya mahkemelerce gaiplik kararı verilmesi halinde açılmış olan bilgi formlarının iptal edileceğini ve 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçlar nedeniyle haklarında, 4616 sayılı Kanun gereği kamu davasının ertelenmesi kararı verilenlerin, ertelenmiş kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi halinde tutulmakta olan kayıtları iptal edileceğini, suç kaydı silindikten sonra Yönergenin 9/b maddesindeki suçlardan birini işlediği tespit edilenlerin, işlemiş olduğu silinen suç kaydının tekrar programa girileceğini hüküm altına almıştır.
17. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve bu verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları ortaya koyan 24/03/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması
Kanunu kapsamında yapılan incelemede;
17.1 Başvuruya konu mahkeme kaydının özel nitelikli kişisel veri niteliğinde olduğu,
Ancak 6698 sayılı Kanunun uygulanmayacağı hususlara değinen “İstisnalar” başlıklı 28 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendinde; kişisel verilerin, millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbarı faaliyetler kapsamında işlenmesinin Kanunun kapsamında yer almadığı açıkça belirtildiğinden KİHBİ Şahıs Programı aracılığıyla suç kayıtlarının tutulması işleminin de, kamu güvenliği ve kamu düzenini koruyucu niteliği gözetildiğinde, başvuruya konu kaydın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını düzenleyen 6698 sayılı Kanun kapsamında bir ihlale yol açmadığı anlaşılmaktadır. ( Bkz: Kamu Denetçiliği Kurumu 29/06/2017 tarihli ve 2017/39 Başvuru numaralı Tavsiye Kararı)
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
18.1 Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık İstihbarat, Harekat
ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığının 04/06/2007 tarihli ve 3 sayılı Bilgi Toplama
Yönergesinin 9. Maddesinin b fıkrası gereğince oluşturulan kaydın, hali hazırda
Yönergenin 16. maddesinin b fıkrasında düzenlenen kaydın silinmesi koşullarını sağlamadığı,
18.2 Genel Bilgi Toplama Sisteminde yer alan bilgilerin AİHM ve Anayasa Mahkemesi
kararları çerçevesinde özel hayata saygı hakkı kapsamında kayıt muhafaza ve kullanımını içeren tedbirlerin, tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin hususların, bu konularda izlenecek yöntemin yasal güvenceye bağlanmasının öngörülebilirliğin sağlanması ve uygulayıcıların keyfi davranışlarının önüne geçilmesi açısından önemli olduğu ve hukuki güvenliği sağlayacağı değerlendirilmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)
durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa)
durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile;
Başvuranın hakkındaki mahkûmiyet kaydının, İçişleri Bakanlığı nezdinde KİHBİ bünyesinde tutulan genel bilgi toplama sisteminden silinmesi talebinin REDDİNE,
Genel bilgi toplama sisteminde tutulacak kayıtlarla ilgili süre, stoklama, kullanım, üçüncü kişilerin erişimi ve verilerin gizliliğinin korunmasına yönelik izlenecek usule ilişkin hususların yasal güvenceye bağlanması konusunda mevzuat çalışması yapılması hususunda İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASI,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, İçişleri Bakanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Tavsiye Kararının BAŞVURANA VE İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi