|
ÖZET: Başvuru, İstanbul 2 No’lu Barosu’na kayıtlı bir avukat tarafından, adli yardım görevlendirmesi kapsamında ödenmesi gereken avukatlık ücretinin geç ödenmesi nedeniyle yaşanan zararların giderilmesi talebiyle yapılmıştır. Başvuran, 22.03.2022 tarihinde görevlendirildiğini, ancak avukatlık ücretinin ödenebilmesi için duruşma tutanağının teslim edilmesi şartının getirildiğini belirtmiştir. Duruşma tarihi, dava açıldıktan 8 ay sonra belirlenmiş ve bu süreçte enflasyon nedeniyle alacak değeri düşmüştür. Başvuran, talebinin karşılanmaması durumunda hak kaybına uğradığını ifade ederek, ödemelerin güncel tarifeye göre yapılmasını istemiştir.
İlgili idare, adli yardım ücretinin ödenmesinin, görevlendirme tarihindeki asgari ücret tarifesine göre yapıldığını savunmuştur. Adli yardım bütçesinin yetersizliği ve avukatların alacaklarını geç tahsil etmeleri gibi sorunların varlığına dikkat çekilmiştir. Başvuranın talebi, mevzuata uygun bulunmamış; ancak, geç ödemeden kaynaklanan zarar için faiz talep etme hakkı olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar alınmıştır. Sonuç olarak, başvuranın alacaklarının geç ödenmesi nedeniyle faiz talep etme hakkı olduğu vurgulanmış ve Türkiye Barolar Birliği’ne, adli yardım ücret ödemelerinin düzenlenmesi konusunda önerilerde bulunulmuştur. Bu karar, ilgili taraflara tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/654-S.24.1056
BAŞVURU NO : 2023/10868
KARAR TARİHİ : 19.01.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL 2 NOLU BAROSU BAŞKANLIĞI
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
Avukatlık Kanunu’na dayalı adli yardım görevlendirmesinden doğan
BAŞVURUNUN KONUSU :
avukatlık ücretinin geç ödenmesine dayalı zararının, ödeme gününde yürürlükte olan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesine göre ödeme yapılması suretiyle giderilmesi istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 21.07.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. İstanbul 2 No’lu Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık yapmakta olan başvuran özetle; üyesi olduğu Baro
Adli Yardım Merkezi’nce 22.03.2022 tarihinde görevlendirildiğini, mevzuatta peşinen ödeneceği belirlenmiş olmasına karşın, idarece, görevlendirme neticesinde hak kazanılan avukatlık ücretinin ödenebilmesinin, avukat tarafından görevlendirme konusu davanın ilk duruşmasına katılım sağlandığını belgeler duruşma zaptının Adli Yardım Bürosu’na teslimi şartına bağlandığını, kendisine tevdi edilen işin
Aile Hukuku’na ilişkin olduğunu ve iş yükünün fazla olduğu İstanbul ilinde görülen işe ilişkin yargılamanın ilk duruşma gününün, dava açıldıktan 8 ay sonrası, 29.11.2022 tarihi olarak tayin edildiğini, duruşmanın yapıldığı gün, zabıt ve iletilmesi istenilen diğer belgeler ile birlikte ücret talep dilekçesini Baro Adli Yardım
Bürosu’na sunarak; aradan geçen zamanda alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğradığı, nitekim henüz kendisine ödeme yapılmamışken, 01.09.2022 tarihi itibariyle, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık
Asgari Tarifesine (AAÜT) göre iş için takdir edilen vekalet ücretinin 5.100 TL’ den 9200 TL’ye yükseldiği, zararının telafisi için adli yardım görevlendirmesi nedeniyle hak kazandığı ücretin, görevlendirme yerine ödemenin yapıldığı tarihteki AAÜT’ye göre yapılması talebini ilettiğini, buna karşın Baro’nun, kendisine, görevlendirme tarihinde yürürlükte olan AAÜT belirlenen 5100 TL tutarda ödeme yaptığını; sonuç itibariyle görevlendirmenin gereklerini zamanında ve gereğince yerine getirmiş olmasına karşın, Baro
tarafından işin yapıldığını gösterir duruşma tutanağını iletmesi halinde değerlendirmeye alınması ve ödenek eksikliği sebebiyle, hak kazanmış olduğu avukatlık ücretine, görevlendirme tarihinden neredeyse 1 sene sonrasında kavuşabildiğini ifade ederek Avukatlık Kanunu’na dayalı adli yardım görevlendirmelerinde hak kazanılan avukatlık ücretinin görevlendirme tarihine göre ödenmesinden doğan hak kaybının giderilmesi için görevlendirme tarihi yerine ödeme tarihinin esas alınarak ödeme yapılması ile kendisine tevdii edilen iş için görevlendirme tarihi esas alınarak gerçekleştirilen ödemeden bakiye 4100 TL’nin ilgili Baro’dan alınarak kendisine ödenmesi talebinde bulunmaktadır.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’na, 02/08/2023 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Başkanlığın 01/09/2023 tarihli cevabi yazısında; 2.1. Baro tarafından yapılacak adli yardım görevlendirmelerinde, görevlendirilen avukatın ücrete ne zaman hak kazandığına ilişkin hukuki değerlendirmenin temelini Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım
Yönetmeliği’nin “Ödenecek Ücret” başlıklı 7. Maddesinin oluşturduğu, Alıntılanan Yönetmelik maddesi uyarınca adli yardımla görevlendirilen avukatın, ücrete esasen baro tarafından yapılan görevlendirme ile hak kazanrnakta olduğu, 2.2. Adli yardım hizmeti sunan meslektaşların temel sorununun, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 180.
maddesinde hükme bağlanan adli yardım bütçesinin yetersizliği dolayısıyla verdikleri hizmet karşılığında
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden hak ettikleri alacaklarını çok geç tahsil edebiliyor olmaları olduğu, 2.3. Adli yardım bütçesinin, yükselen nüfus, ekonomik zorluklar, adli yardımın bilinirliğinde artış ve geçici koruma kapsamındaki kişilerin bütçeye eklediği ağır yükü ve son olarak depremden etkilenen bölgelerde yapılan/yapılacak hukuki başvuruları da kapsayacak şekilde artırılmadığı sürece, ne avukat meslektaşların alacağına faiz uygulanması ne de hak edecekleri avukatlık ücretinin ödeme tarihindeki Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesinden hesaplanmasının sorunun çözümüne katkı sunacağı, aksine, bu durumda hem daha az sayıda adli yardım görevlendirilmesi yapılacağı hem de daha az sayıda avukatın verdiği hizmet karşılığında asgari ücret tarifesi üzerinden tahsilat gerçekleştireceği, 2.4. Adli yardım sistemine dair yaşanan sorunların çözümüne katkı sunmak üzere önerilerinin; Birikmiş adli yardım ücretlerinin ödenmesi için bir defaya mahsus olarak ek ödenek çıkarılması, kamu hizmeti unsuru dikkate alınarak adli yardım kapsamında verilen avukatlık hizmetlerinde KDV’nin kaldırılması (%1
‘e düşürülmesi), Adli yardım bütçesinin -Fonu’nun- artırılması olduğu, 2.5. Sözü edilen Fon kaynaklarının yetersizliği sorununun çözümü için Kanun Koyucunun, 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, anılan yasa hükmünde “a) İki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam miktarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde üçü ile idari nitelikteki para cezalan hariç olmak üzere para cezalarının” oranını düzenleyen bentte yer alan “ikisi” ibaresini “üçü” olarak değiştirdiği, anılan yasal değişikliğin 5 Nisan 2023 tarihli 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı ve 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu’nun adli yardım bürosunun gelir ve giderlerini düzenleyen 180. maddesinde değişikliğe gidilerek gelirlerin artırımının sağlandığı, adli yardım gelirlerinin artışına olanak veren 7445 sayılı Kanunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’oda 28 Mart 2023 tarihinde kabul edildiği, kanun değişikliğinin o tarih itibarıyla henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadığından T.C. Hazine ve Maliye
Bakanlığının, 2023 yılına ait Adli Yardım Ödeneği olarak hesaplanan tutarı, avukatlık yasasının anılan 180.
maddesi hükmü uyarınca 31.03.2023 tarihinde Türkiye Barolar Birliğinin adli yardım hesabına aktardığı, gelirde artış öngören 7445 sayılı Kanun ile getirilen yasal değişikliğin, 5 Nisan 2023 tarihinde Resmı
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 2.6. Sonuç olarak; sorunun çözümüne katkı olacak Kurumunuz tavsiye kararlarına konu Türkiye Barolar
Birliği Adli Yardım Yönetmeliği değişikliğinin, hukuken ve hakkaniyet gereği yerinde bir öneri olmakla birlikte; bu aşamada yaşama geçirilmesinin başkaca sorunlara yol açabileceği endişesi ile T.C.
Cumhurbaşkanlığı, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile adli yardım sistemi sorunlarının çözümüne yönelik yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilecek olumlu gelişmelerin varlığı halinde bütçenin ihtiyaca cevap verir nitelikte, gerçeğe uygun şekilde oluşturulmasını takiben gerçekleştirileceğinin, değerlendirildiği görülmüştür.
3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğü’nden, 02/08/2023 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Genel Müdürlüğün 31/08/2023 tarihli cevabi yazısında; 3.1. Mevzuat hükümleri uyarınca, adli yardım hizmeti ile ilgili olarak görevlendirme yapma yetkisinin ilgili baroda olduğu, adli yardım talebinin kabulü halinde baronun adli yardım ile ilgili olarak avukat görevlendirmesi yapması gerektiği, görevlendirilen avukatın, görevlendirme yazısı kendisine ulaşmasıyla avukatlık hizmetlerini yerine getirmekle yükümlü hale geleceği, anılan yükümlülüğün ilgilinin belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınmasıyla sona ereceği, adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için görevlendirme tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesinde gösterilen maktu ücretin baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödenmesi gerektiği, dolayısıyla adli yardım ile görevlendirilen avukatın adli yardım ücretine görevlendirme ile hak kazanacağının, değerlendirildiği görülmüştür.
4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanlığı’ndan, 28/09/2023 tarih, sayılı sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Başkanlığın 09/10/2023 tarihli cevabi yazısında; 4.1. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliğinin md 10/6 “Barolara tahsis edilen ödenek, dört taksit halinde ödenir.” hükmünden hareketle baroya ödeneğin yıl içerisinde 4 taksit halinde gelmekte olduğu, bu nedenle gelen ödenek doğrultusunda her yıl en az 3 en fazla 4 defa adli yardım dosyaları için ödeme gerçekleştirmekte olunduğu ve baro üyelerinin hak ettiği ücretleri alması amacıyla yılda 2 dönem olacak şekilde tarife belirleme yolunun kullanıldığını, 4.2. Avukatlık Kanunu md 171/1 “Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.” Denildiği, maddeden açıkça anlaşılacağı üzere avukatın her işinde sonuna kadar takip yükümlülüğü bulunduğu, adli yardım merkezinin görevin gereği gibi yapıldığını denetlemekle yükümlü olduğu, bu nedenle işin yapıldığını gösteren dava dilekçesi, tensip zaptı, ön inceleme tutanağı ve duruşma tutanağı evraklarının teslimi halinde ödeme yapmakta olduğu, 4.3. İstanbul 2 Nolu Barosu Adli Yardım Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönerge’si “Ücret Ödeme
Esasları” başlıklı md 21 “Büro tarafından görevlendirilen Avukat, yönerge gereği ücret talep etmeye, yönerge kapsamında işe başlamakla hak kazanır. Ücret talebi avukat tarafından, yönerge de belirtilen ve işe başladığını gösterir belge örneklerinin eklendiği dilekçe ile Büro’ya yapılır. Ücret ödenmesine merkez karar verir. Merkez kararı ile Baro’ya gönderilen ücret talepleri hesabın müsait olması halinde üç iş günü içerisinde ödenir. Ödeme yöntemi baro tarafından belirlenir.” ve yine İstanbul 2 Nolu Barosu Adli Yardım
Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönerge’si “Ücret Talep Eden Avukat Tarafından Verilecek Belgeler” başlıklı md 22 “Avukat tarafından; istem sahibi ile yaptıı görüşme tutanağı, dava dilekçesi/esasa ilişkin beyan dilekçesi, tevzi makbuzu, harç makbuzu, derdest dosyalarda, işe başladığını gösterir havaleli dilekçe örneği/duruşma tutanağı, icra dosyalarında onaylı ödeme emri, işşin kapsamı gereği gerekli belgeler, ücret talebini içeren bir dilekçe ekinde veya adli yardım bürosundaki ücret talep formlarını doldurmak suretiyle büro’ya teslim edilir.” hükümlerinden de anlaşılacağı üzere adli yardım merkezinden istenen evrakların tahdidi olarak belirtilmiş ve evrakların teslim edilmesi halinde ödeme talep edileceği yönergede düzenlenmiş olduğu, Yönergede duruşma zaptı isteneceğinin belirtilmiş olduğu, adli yardım görevi alan avukatların da bunu en başından beri bildiği, Baronun, adli yardım ücretlerini en hızlı şekilde ödeyen barolardan olduğu ve birikmiş adli yardım borcu bulunmadığı, 4.4. Baronun da diğer bütün baroların yaptığı şekilde görevlendirme tarihindeki ücreti tahakkuk ettirmekte olduğu, aksi takdirde karar tarihine kadar makbuz kesilemeyeceğinden üyeler arasında aynı zamanda verilen aynı işlere farklı ödeme yapılması durumu söz konusu olacağı neticesinde de adaletsiz bir durumun ortaya çıkacağı, adli yardım görevinin gönüllülük esaslarına göre yapılmakta olduğu, hiç bir avukatın adli yardım görevi yapmaya zorlanmadığı, adli yardım merkezinin adli yardım isteminin kendisine ulaşmasından sonra avukat atanmasına uygun gördüğü dosya için sistem açılışını yaptırmış olan aktif avukatlar arasından eşitlik ilkesini gözeterek görevlendirmeyi gerçekleştdiği, avukatın işi kabul etme veya reddetme ihtiyarı olduğu, bu açıklanan nedenlerle talebin adli yardım merkezi tarafından kabulünün mümkün olmadığının, değerlendirildiği görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35’inci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” 5.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesi; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesi; “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” düzenlemesini içerir.
7. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu nun “İfa zamanı” başlıklı 90’ıncı maddesinin birinci fıkrası; “
İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur.” 7.1. “Borçlunun temerrüdü” başlıklı 117’nci maddesi; “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” 8. 19/03/1969 tarih ve 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun “Adlî yardım bürosu” kenar başlıklı 177’nci maddesi;”(Değişik : 2/5/2001 – 4667/85 md.) Adlî yardım hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim
kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan adlî yardım bürosu tarafından yürütülür. Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi dışında avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde de bir avukatı adlî yardım bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir. Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun gözetimi altında çalışırlar. (Ek fıkra:11/7/2020-7249/20 md.) Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulur. Büroda görevlendirme, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılır. Adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Adalet Bakanlığınca onaylanan yönetmelikte gösterilir.” 8.1. “Adlî yardımın yapılışı” kenar başlıklı 179’uncu maddesi;”(Değişik : 2/5/2001 – 4667/87 md.) Adlî yardım isteminin kabulü halinde; büro gerekli işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç avukatı görevlendirir.
Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendine ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer. Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekâletname vermekten kaçınmasıyla sona erer. Ayrıca görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan çekinmek isterse görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödemek zorundadır. Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler.
18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlardaki adlî yardıma ilişkin hükümler saklıdır.” 8.2. “Büronun gelir ve giderleri” kenar başlıklı 180’inci maddesi; “(Değişik : 2/5/2001 – 4667/88 md.)
Adli yardım bürosunun gelirleri şunlardır:
…
d) Adlî yardım görevinden çekilen avukatların yatıracağı ücret, e) Adlî yardımla görevlendirilen avukatın aldığı ücretin yüzde onu ile davadan haklı çıkan adlî yardımdan yararlanan kişinin avukat ücretinden başka, yararlandığı kısmın yüzde beşi.
Büronun giderleri şunlardır:
a) Adlî yardımla görevlendirilen avukatlara gerektiğinde ödenecek ücretler, b) Büroda görevlendirileceklere ödenecek ücretler, c) Büro giderleri ve diğer giderler.
Adlî yardım bürolarının gelir ve giderleri büro bütçesinin ayrı bölümlerinde gösterilir. Bu bölümde kalan gelir fazlasının bir sonraki yıla aynen aktarılması zorunludur.
Birinci fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak ödenek, Maliye Bakanlığınca her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılır. Bu paralar, münhasıran adlî yardım için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki dağıtımı ve kullanılmasına ilişkin hususlar, Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
(Ek fıkra: 28/3/2007-5615/26 md.) Maliye Bakanlığınca iki yıl öncesine ait kesin hesap sonuçlarına göre tespit edilen toplam tutarlar esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (1), (2) ve (3) sayılı tarifelere göre alınan harçların yüzde biri ile idarî nitelikteki para cezaları hariç olmak üzere para cezalarının yüzde biri; her yıl Mart ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği adına açılan hesaba aktarılır ve zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler bu hesaptan ödenir.
Bu hesap, münhasıran zorunlu müdafi ve vekil görevlendirme ile ilgili carî giderler için kullanılır ve yılı içinde harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki dağıtımı, harcanması ve bu hizmet için çalıştırılacak personele ilişkin hususlar, Maliye Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle
Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği tarafından birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 9. 30/03/2004 tarihli ve 25418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli
Yardım Yönetmeliğinin “Adli Yardımın Yapılışı” başlıklı 6’ncı maddesi e ve f bendi; ” e)
Görevlendirilen avukat, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür. Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra takipleri veya benzeri hukuksal işlemler, görev konusu iş kapsamında kabul edilmez. f) Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izler. Avukat, işin hangi aşamasında olursa olsun, kendisinden istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Hizmetin sonunda da, bu konudaki raporunu ve hizmetin sona erdiğini gösterir belgeleri adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine iletir.” 9.1. “Ödenecek Ücret” başlıklı 7’nci maddesi; “Değişik:RG-7/11/2020-31297) Adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücret baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödenir. Ancak yargılama sırasında avukatın, harcayacağı emek ve mesai ile davanın önem ve özelliğini açıklayan talebi üzerine, davanın niteliği de göz önünde bulundurularak, asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücretin bir katına kadarının ödenmesine baro yönetim kurulunca karar verilebilir.
(Ek:RG-7/11/2020-31297)(2) Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücret levhasına kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödenir. Ancak yargılama sırasında avukatın, harcayacağı emek ve mesai ile davanın önem ve özelliğini açıklayan talebi ve adli yardım bürosunun teklifi üzerine asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücretin bir katına kadarının ödenmesine avukatın levhasına kayıtlı olduğu baro yönetim kurulunca karar verilebilir.
(Ek:RG-7/11/2020-31297)(2) Aynı işe birden fazla avukat görevlendirilemez. Ancak görevden çekilen avukatın yerine görevlendirilen yeni avukata ayrıca ücret ödenir. (Mülga fıkra:RG-28/12/2011-28156 (Değişik fıkra:RG-14/4/2017-30038) Yargıtayda, Bölge Adliye Mahkemelerinde veya Bölge İdare
Mahkemelerinde görülecek duruşmalı işlerde ayrıca, Ankara’ya veya Bölge Mahkemesinin bulunduğu ile gidiş-geliş ücreti ödenir. Adli yardımdan yararlananın veya vekilinin talebi halinde Ankara veya Bölge
Mahkemesinin bulunduğu il barosundan görevlendirilecek avukat aracılığı ile duruşma takip edilebilir.
Ödenecek yol ücreti, 400 kilometreden daha yakın (400 kilometre dâhil) mesafeler için otobüs veya birinci sınıf tren bileti; 400 kilometreden daha uzun mesafeler için ekonomi sınıfı uçak, otobüs veya birinci sınıf tren bileti ile kullanılan ulaşım aracının kalkış ve varış istasyonları ile ev, işyeri veya hizmetin verileceği kurum arasındaki transfer için yapılan mutat giderlerini kapsar. Avukatın özel aracı ile seyahat etmesi gibi durumlarda ödenecek ücret mutat ulaşım araçlarına göre belirlenir. Tüm masraflar belgeye dayandırılır.
Belgesiz ödeme yapılamaz.
(Mülga fıkra:RG-20/10/2007-26676) (Değişik:RG-7/11/2020-31297) Adli yardım görevini haklı nedenler dışında tamamlamayan avukat, aldığı ücretin iki katını levhasına kayıtlı olduğu baroya ödemekle yükümlüdür.” 9.2. “Adli Yardım Parasının Barolara Dağıtımı” başlıklı 10’uncu maddesi; “Türkiye Barolar Birliği, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 180 inci maddesi uyarınca tahsil edilen parayı
bütçesinin adli yardım faslına aktararak, bankada açacağı ayrı bir hesapta toplar. Bu hesapta toplanan paranın % 10 u Türkiye Barolar Birliğinin adli yardım giderleri ve adli yardım dengeleme fonu için ayrılır, kalanı barolara gönderilir.
(Değişik fıkra:RG-28/12/2011-28156) Her baroya (5) temel puan verilir. Verilen (5) temel puana; a) Her (50) üye avukat için (1) puan, b) (Değişik:RG-8/10/2022-31977) Her (5.000) nüfus için (1) puan eklenerek adli yardım ödenek puanı saptanır. Birden fazla baronun bulunduğu illerde, her beş bin nüfus için tespit edilecek toplam puanın yüzde kırkı o ilde bulunan barolar arasında eşit olarak, kalanı ise o ilde levhaya kayıtlı toplam avukat sayısına bölündükten sonra elde edilen rakamın her baronun üye sayısına çarpımı sonucu elde edilecek puana göre dağıtılır.
Puanlamada 0.5’in altındaki küsuratlar dikkate alınmaz, bunu aşan küsuratlar ise (1) puana tamamlanır.
Barolara gönderilecek adli yardım payı aşağıdaki şekilde hesaplanır:
TBB toplam adli yardım parası X 0.90 X baro adli yardım ödenek puanı
Baro adli yardım ödeneği = ————————————————— Tüm baroların adli yardım puanları toplamı
Yıl içinde barolara gönderilmiş olan ödenekler, yıl sonunda barolara ayrı ayrı bildirilir.
Barolar, kendi paylarına düşen adli yardım ödeneğinin yıl içinde bitmesi halinde, adli yardım bürosunun gerçekleşen harcamalarını, ödeneğin gerekçesini ve bekleyen işleri içeren rapor ile Türkiye Barolar Birliği adli yardım dengeleme fonundan ek ödenek isteyebilirler. Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulu tarafından, istemin uygun bulunması halinde ek ödenek gönderilir. Barolara gönderilen ödenek yıl içinde kullanılmaz ise bir sonraki yıla aktarılır.
Barolar her yılın sonunda adli yardım yıl sonu raporu düzenleyerek Türkiye Barolar Birliğine gönderirler.
Türkiye Barolar Birliğindeki kayıtlar ile bu raporlar esas alınarak hesap mutabakatları sağlanır.
Barolara tahsis edilen ödenek, dört taksit halinde ödenir. Barolar kendilerine tahsis edilen ilk ödemeden sonra üçer aylık rapor düzenler ve Türkiye Barolar Birliğine gönderir.
Raporların Yönetmeliğe uygunluğu tespit edildikten sonra bir sonraki ödeme yapılır. Takip eden diğer ödemelerde de aynı usul uygulanır.” 10. İstanbul 2 Nolu Barosu Adli Yardım Hizmetlerinin Düzenlenmesine Dair Yönerge’nin “Ücret
Ödeme Esasları” başlıklı 21’inci maddesi; “Büro tarafından görevlendirilen Avukat, yönerge gereği ücret talep etmeye, yönerge kapsamında işe başlamakla hak kazanır. Ücret talebi avukat tarafından, yönerge de belirtilen ve işe başladığını gösterir belge örneklerinin eklendiği dilekçe ile Büro’ya yapılır. Ücret ödenmesine merkez karar verir. Merkez kararı ile Baro’ya gönderilen ücret talepleri hesabın müsait olması halinde üç iş günü içerisinde ödenir. Ödeme yöntemi baro tarafından belirlenir.” , 10.1. Yönerge’nin “Ücret Talep Eden Avukat Tarafından Verilecek Belgeler” başlıklı 22’nci maddesi; “Avukat tarafından; istem sahibi ile yaptıı görüşme tutanağı, dava dilekçesi/esasa ilişkin beyan dilekçesi, tevzi makbuzu, harç makbuzu, derdest dosyalarda, işe başladığını gösterir havaleli dilekçe örneği/duruşma tutanağı, icra dosyalarında onaylı ödeme emri, işşin kapsamı gereği gerekli belgeler, ücret talebini içeren
bir dilekçe ekinde veya adli yardım bürosundaki ücret talep formlarını doldurmak suretiyle büro’ya teslim edilir.” düzenlemelerini içermektedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. İstanbul 2 No’lu Barosu avukatlarından Başvuran, Avukatlık Kanunu kapsamındaki adli yardım görevlendirmesi nedeniyle peşinen hak kazandığı avukatlık ücret ödemesinin, idareden kaynaklı nedenlerle yaklaşık 12 ay gecikmeli ve görevlendirme tarihinde yürürlükte olan AAÜT esas alınarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle hak kaybına uğradığını ifade ederek zararının telafisi için hak kazandığı avukatlık ücret ödemesinin, görevlendirme yerine ödeme tarihinde yürürlükte olan AAÜT esas alınarak yapılması ile bakiye 4100 TL’nin tarafına ödenmesini talep etmektedir.
13. Somut başvuruya konu olayda başvuran, İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanlığı Adli Yardım Kurulu’nun
22.03.2022 tarihli ve sayılı kararıyla Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım
Yönetmeliği hükümleri uyarınca avukat olarak görevlendirilmiş, aile hukuku kaynaklı uyuşmazlık konusu talebe ilişkin 31.03.2022 tarihinde dava açmış, yetkili ve görevli İstanbul Aile Mahkemesi tarafından duruşma günü 29.11.2022 tarihine tayin edilmiş, başvuran aynı tarihte Adli Yardım Bürosu’na, işe başlandığını gösterir ilk duruşma zaptı örneği ekli dilekçesi ile müracaat ederek, mahkemelerin iş yükü nedeniyle duruşma tarihinin ortalama 7–8 ay sonraya belirlendiği, aradan geçen zamanda enflasyon karşısında paranın değer kaybettiği dikkate alınarak, kendisine görevlendirme tarihi yerine ödeme tarihinde yürürlükte olan AAÜT’de belirlenen 9200 TL tutarda ücret ödenmesi talebinde bulunmuştur.
Talep, idarece sözlü olarak reddedilmiş, 10.04.2023 tarihinde, görevlendirme tarihinde yürürlükte olan
AAÜT’de o iş için belirlenen avukatlık ücret tutarı olan 5.100 TL başvurana ödenmiş, başvuran bunun üzerine Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
14. Şikayet olunan idarece, mevzuat doğrultusunda, adli yardım için görevlendirilen avukata görevlendirme tarihi esas alınarak ücret tahakkuk ettirildiği, avukatın işi sonuna kadar takip yükümlülüğü ve adli yardım bürolarının denetim yükümlülüğü gereği, işin yapıldığını gösteren dava dilekçesi, tensip zaptı, ön inceleme tutanağı ve duruşma tutanağı evraklarının avukat tarafından teslimi halinde ödeme yapıldığı, baroya yıl içerisinde 4 taksit halinde gelmekte olan ödenek doğrultusunda her yıl en az 3 en fazla 4 defa adli yardım dosyaları için ödeme gerçekleştirmekte olunduğu ve baro üyelerinin hak ettiği ücretleri alması amacıyla yılda 2 dönem olacak şekilde tarife belirleme yolunun kullanıldığı, bu nedenlerle başvuranın talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
15. Hukuk davalarında adli yardımın kapsamı temel olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.
1136 Sayılı Avukatlık Kanunu gereğince sağlanan adli yardım hizmeti, avukatlık ücretlerini ve yargılama
giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara, avukatlık hizmetlerinin sağlanması amacına hizmet etmektedir. Kanunun 176’ncı maddesinde adli yardımın kapsamına, 177’nci maddesinde baro merkezlerinde baro yönetim kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan ve adli yardım hizmetlerini yürüten adlî yardım bürolarına, 178’nci maddesinde adli yardım isteminin iletilmesinde izlenecek usule, 179’uncu maddesinde adli yardımın yapılışına, 180’inci maddesinde adli yardım bürolarının gelir ve
giderleri ile 181’inci maddesinde adli yardım bürolarının yıllık çalışma raporlarına yer verilmiş ve bu büroların kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi konularının
Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterileceğine yer verilmiştir.
16. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca sağlanan adli yardıma ilişkin usul ve esasları düzenler, her yıl Maliye Bakanlığı tarafından Türkiye Barolar Birliği hesabına aktarılan paraların barolar arasında dağıtımı ve kullanılması ile adli yardım bürolarının kuruluş, görev ve yetkilerini, görevlendirilecek avukatların ve yine bu avukatların ücretlerin belirlenmesini kapsar ve son olarak adli yardımın denetlenmesini tanımlar. Yönetmelik 7’nci maddesi uyarınca baro tarafından gerçekleştirilen adli yardım görevlendirmesine ilişkin avukatlık hizmetleri için yapılacak ödeme, görevlendirmeye konu iş için yıllık olarak yayımlanan Avukatlık Asgari Tarifesinde gösterilen tutarda ve peşin olarak gerçekleştirilir. Ücretin belirlenmesinde baro, avukatın özenini, çabasını, davanın özelliklerini ve dava süresini de göz önünde bulundurabilir.
17. İstanbul 2 No’lu Barosu Adli Yardım Hizmetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönerge ile, Adli Yardım
Kurulunun yapısı, toplantı yapma şekli, başvuruların alınması ve değerlendirilmesi sırasında gözetilecek kurallar, görevlendirmeye ilişkin esaslar, görevlendirilen avukat ve adli yardım talebi kabul edilen başvurucuların yerine getirmesi gereken usul ve esaslar düzenlenmiştir. Buna göre; şikayete konu
Yönergenin 2’nci maddesinde, Yönergenin Avukatlık Kanunu’nun 176-181’inci maddeleri uyarınca adli yardım hizmetinden yararlanmak isteyenlere sağlanacak avukatlık hizmetlerinin veriliş usulleri ile avukatlık hizmetlerini sağlayacak avukatların belirlenmesini, verilen hizmetlerin ücretlendirilmesini, denetlenmesini ve işleyişini kapsadığı, 21’inci maddesinde, görevlendirilen avukatın, yönerge gereği ücret talep etmeye, yönerge kapsamında işe başlamakla hak kazananacağı, ücret talebinin avukat tarafından, yönerge de belirtilen ve işe başladığını gösterir belge örneklerinin eklendiği dilekçe ile büroya yapılacağı, ücret ödenmesine Merkezin karar verdiği, Merkez kararı ile Baro’ya gönderilen ücret taleplerinin hesabın müsait olması halinde üç iş günü içerisinde ödeneceği, ödeme yönteminin baro tarafından belirleneceğinin düzenlendiği, Yönerge’nin 22’nci maddesinde, avukatın ücret talebini içerir dilekçesi ekinde Büro’ya sunmakla sorumlu tutulduğu, işe başladığını gösterir belge örneklerine ilişkin ayrıntılı kurallara yer verildiği, bu belgelerin; istem sahibi ile yaptığı görüşme tutanağı, dava dilekçesi/esasa ilişkin beyan dilekçesi, tevzi makbuzu, harç makbuzu, derdest dosyalarda, işe başladığını gösterir havaleli dilekçe örneği/duruşma tutanağı, icra dosyalarında onaylı ödeme emri olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
18. Şikayet konusuna ilişkin Kanun, Yönetmelik ve Yönerge maddeleri birlikte incelendiğinde, Avukatlık
Kanunu’nun 177’nci maddesi uyarınca, adli yardım bürosunun oluşturulması ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasların Yönetmelik ile düzenlenmesi öngörülmüş, Yönetmelik hükmünde, ödemenin, görevlendirmeye konu iş için yıllık olarak yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen tutarda ve peşin olarak gerçekleştirileceği belirtilmiş, başkaca bir düzenlemeye yer verilmemiş, İstanbul 2 No’lu Barosu Adli Yardım Hizmetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönerge’nin ilgili maddelerinde ise, adli yardım kapsamında görevlendirilen avukatın, ücret talebinin avukat tarafından yönergede belirtilen ve işe başladığını gösterir belge örneklerinin eklendiği dilekçe ile yapılacağı belirlenmiş, başka bir anlatımla, Yönergenin şikayet konusuna ilişkin maddelerinde, adli yardım kapsamında görevlendirilen avukatın ücret talebinde bulunulabilmesi, işe başladığını gösterir, tahdidi olarak sayılan belgelerin sunulması şartına bağlanmıştır.
19. Adli yardımın tahsisine ilişkin farklı kanunlara bakıldığında; Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında soruşturma ve kovuşturma mercilerinin talebi üzerine görevlendirmesi yapılan avukatların ücret
ödemelerinin, Kanun kapsamında çıkarılan Yönetmelik 11’inci maddesi ile; avukatın faturasına göre, sürecin başında ya da sonunda yapılacağının ve avukatın faturasına ilave olarak iletmekle yükümlü olduğu belgelerin ayrı ayrı belirlenmiş olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 340’ıncı maddesi uyarınca; mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücretinin, yargılama gideri olarak Hazineden ödeneceği dolayısıyla hâkimin hüküm vermesi ile avukatın ödeme için Hazineye başvurabileceğinin öngörüldüğü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31’inci maddesinde de, adli yardımda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağının belirlendiği; özetle müdafi veya vekillerin görevlendirilmeleri ile bu kişilere yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların, boşluğa mahal vermeyecek şekilde açıkça Kanun ve Kanun’da öngörüldüğü üzere Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş olduğu görülmektedir.
20. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusudur ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa’nın 124’üncü maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi; yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan yönergeler ile de; yönetmelik hükümleri ile getirilen herhangi bir kuralın nasıl ve ne şekilde uygulanacağına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amaçlanmaktadır ( Danıştay 6. Dairesi, T.06.04.2022 E.2018/7225, K. 2022/4349).
21. Uyuşmazlık konusu olay yukarıda belirtilenlerle birlikte ve normlar hiyerarşisine göre değerlendirildiğinde, Avukatlık Kanunu kapsamında sağlanan adli yardım hizmetine ilişkin avukatlık ücretinin ödenme usulü ve ödemeye ilişkin esaslarının Yönetmelik ile düzenlenmesi gereken konulardan olduğu, İlgili Yönetmelik maddelerine bakıldığında avukatın ücret talebine ilave olarak iletmekle yükümlü olduğu belgelere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, avukatın, görevlendirmeye konu dava ve işi özen ve ihtimamla takip ettiğini denetleme yükümlülüğü gereği üstlendiği işi yerine getirdiğine dair bir takım belgeleri büroya iletmekle mükellef kılınması olağan ise de buna ilişkin düzenlemenin, adli yardımın tahsisine ilişkin diğer mevzuatta olduğu gibi (20 numaralı paragraf) açık, net, anlaşılır ve uygulamada farklı yorumlara sebep vermeyecek şekilde Kanun ya da Yönetmelik ile yapılması gerektiği, somut olayda anılan düzenlemeye Yönetmelikte yer verilmemiş olması nedeniyle, Yönergede üst hukuk normuna uygunluk bulunmadığı, bu yönüyle de Yönerge ile Kanun ve anılan Kanun’un uygulanmasına ilişkin
Yönetmelik kurallarını aşar nitelikte kriterler belirlenmiş olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anılan Yönerge düzenlemesinin diğer Barolar arasında da yerleşik uygulama olduğu görüldüğünden, şikayet konusunun çözümü için, avukatın ücret talep dilekçesi ile birlikte büroya iletmesi istenilen belgeler başta olmak üzere ücretin ödenme usulünün Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği ile belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
21.1. Başvuranın adli yardım görevlendirmesi ile kendisine tevdii edilen işe ilişkin avukatlık ücret ödemesinin görevlendirme tarihi yerine ödeme tarihi esas alınarak yapılması talebine ilişkin olarak; 1136
Sayılı Avukatlık Kanununun 179 uncu maddesi gereğince, görevlendirilen avukat, görev yazısının kendine
ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girdiği, Türkiye Barolar Birliği
Adli Yardım Yönetmeliği “Ödenecek Ücret” başlıklı 7’nci maddesinde adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücretin baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödeneceği hükümleri birlikte dikkate alındığında; başvuranın görevlendirme tarihi yerine ödeme tarihinde yürürlükte olan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak kendisine ödeme yapılması ile bakiye 4100 TL’nin tarafına ödenmesi talebinin mevzuata uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
21.2. Diğer yandan başvuranın, görevlendirme konusu davanın görüldüğü mahkeme tarafından duruşma gününün dava tarihinden 6 ay sonrasına bırakılması ve idareden kaynaklı ödenek yetersizliği nedenleriyle, alacağını yaklaşık 1 sene gecikmeli olarak elde edebildiği ve başvuranın üstlendiği işi yerine getirdiğine dair belgelerin temininde yaşanılan bu gecikmede başvuranın kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim bir avukatın, adli yardım ücretinin geç ödenmesinden dolayı faiz istemiyle yaptığı başvurunun ilgili baro tarafından reddedilmesi üzerine dava konusu olan bir olayda, mahkemece, idarenin adli yardım ücretine ilişkin ödemelerin yapılmamasından dolayı kusurlu olduğu, bu nedenle de söz konusu tutardan mahrum kalınan süre için davacının zararının giderilmesi amacıyla, yasal faiz ödemesi gerektiği değerlendirilerek, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlem hukuka aykırı bulunmuştur. (Ankara 2. İdare
Mahkemesi, E. 2022/176, K. 2022/1483, T. 30.06.2023)
21.3. Kurumumuza ulaşan benzer nitelikte bir başvuru hakkında verilen “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret” kararı ile; başvurana geç ödenen adli yardım görevlendirmesinden kaynaklı avukatlık ücreti alacak faizinin şikayet olunan idarece başvurana ödenmesi tavsiyesinde bulunulmuştur (KDK, B.No. 2020/94469 , K.
2021/2475-S.21.3987, 11/02/2021).
21.4. Anayasa Mahkemesi’ne göre, mülkiyet hakkı kapsamında alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanma imkânın da bulunmadığı, bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM, E.2008/58,
K.2011/37, 10/2/2011).
21.5. Bu yönüyle; paranın enflasyon karşısında yitirilen değerini telafi eden araçlardan birinin de faiz olduğu, talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan başvuranın, mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olduğu, bu kaybın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunmasına dahi gerek bulunmadığı, başvuranın talebi olması halinde avukatlık ücreti için gecikilen süreye göre kendisine faiz ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca
başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Ankara İdare Mahkemesi nezdinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE,
Avukatlık Kanunu ve Kanun uyarınca çıkarılan Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği
“Ödenecek Ücret” başlıklı 7’nci maddesinde adli yardımla görevlendirilen avukata, görevlendirmeye konu iş için asgari ücret tarifesinde gösterilen maktu ücretin baro yönetim kurulu kararı ile peşin ödeneceği belirlendiğinden başvuranın, görevlendirme yerine ödeme tarihinde yürürlükte olan Türkiye Barolar Birliği
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak yapılması ile bakiye 4100 TL’nin tarafına ödenmesi talebinin
REDDİNE,
Başvuran alacağından mahrum kaldığı süre için faiz talep etmeye hak kazandığından, talebi halinde başvurana avukatlık ücret ödemesi için gecikilen süreye göre faiz ödenmesi hususunda İstanbul 2 No’lu
Barosu Başkanlığı’na TAVSİYEDE BULUNULMASINA , Avukatlık Kanunu kapsamında sağlanan adli yardım hizmetine ilişkin ücret ödenmesine dair esasların ve avukatın ücret talep dilekçesine ilave olarak iletmekle yükümlü olduğu belgelerin normlar hiyerarşisi ilkesine aykırı olarak Yönerge ile düzenlendiği görüldüğünden, ücretin ödenme usulü ve ödemeye ilişkin esasların Yönetmelik ile düzenlemesi hususunda Türkiye Barolar Birliği ‘ne TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, İstanbul 2 No’lu Barosu Başkanlığı’na ve Türkiye Barolar Birliği’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi