|
ÖZET: Bu karar, başvuranın maddi durumu nedeniyle Samsun Barosu’ndan adli yardım talep etmesi ve atanan avukatın dava açmadığı iddialarını incelemektedir. Başvuran, avukatın yavaş davrandığını ve sürelere uymadığı için hak kaybına uğradığını belirterek Baro’nun sorumluluğunu talep etmiştir. İnceleme sonucunda, avukatın vekaletnameyi talep etmemesi ve dosyayı 6,5 ay sonra iade etmesi, Adli Yardım Yönetmeliği’ndeki “gecikmeksizin” ibaresine aykırı bulunmuştur. Ayrıca, Baro’nun adli yardım sürecini takip etme yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, Baro’nun hatalı davrandığı kabul edilerek, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve adli yardım hizmetlerinin daha dikkatli bir şekilde takip edilmesi için tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu durum, adli yardım süreçlerinin etkinliğini artırmak amacıyla önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 16786-16786 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2017/8566 2017/ 8566
KARAR TARİHİ : 29/12/2017 |tarih|
TAVSİYE KARARI , TCKN :
Adres :
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Samsun Barosu Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Samsun Barosu Adli Yardım Bürosu tarafından atanan avukatın hatalı eyleminin tespiti hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 05/07/2017 5.7.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan 05/ 07/ 2017 tarihli başvurusunda, maddi durumu yeterli olmadığı için Samsun Barosundan adli yardım talebinde bulunduğunu, Baro tarafından kendisine avukat atandığını, ancak avukatın dava açmakta yavaş davrandığını, belli sürelere uymaması nedeniyle hak kaybına uğradığını belirterek sorumluların tespit edilmesini, cezalandırılmalarını, oluşan sonuçların tazminini ve düzeltilmesini talep ettiği; 20/ 11/ 2017 tarihli ek başvurusunda, 06/ 07/ 2015 tarihinde Baro tarafından atanan avukat bilgilerinin tarafına verildiğini, aynı gün Samsun 2. Noterliğinden vekaletname çıkardığını ve avukata vekaletname ile birlikte dava için gerekli olan diğer belgeleri de teslim ettiğini, bu süreçte hastalığına rağmen avukatla defalarca yüz yüze görüştüğünü, tedavi sürecinde İstanbul’da ve Bursa’da olduğu dönemlerde ulaşarak talebini yinelediğini, Şubat 2016 tarihinde davanın sürüncemede kaldığını anladığında İstanbul’dan
Samsun’a annesini vekaletnameyi alması için gönderdiğini ancak avukatın vekaletnameyi teslim etmediğini belirterek Baronun avukatın hatalı eylemini tespit etmesi gerektiğinden bahisle konunun araştırılmasını talep ettiği; 24/ 11/ 2017 tarihli ek başvurusunda, ihtiyaç duyduğu hukuki desteğin ve söz konusu hukuki sürecin hak kaybı yaşanmadan yönlendirilmesinin sağlanması amacıyla
Samsun Barosundan adli yardım talebinde bulunduğunu, ancak Baro’nun sağladığı adli yardımın sonuç ve takibini izleme görevini ihmal ettiğini belirttiği görülmüştür .
1 / 10II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Samsun Barosu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur .
3. Kurumumuzun 22/ 09/ 2017 tarihli bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Samsun Barosu
Başkanlığının 12/ 10/ 2017 tarihli ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Baro Yönetim Kurulunun 22/ 05/ 2017 tarihli ve / no.lu kararı ile başvuru dosyasının incelenmesi ve rapor sunulması adına Adli Yardım Komisyonuna havale edildiği, Adli Yardım
Komisyonunun görevlendirdiği komisyon üyesi Av. konuya ilişkin 27/ 09/ 2017 tarihli raporunu Baro’ya sunduğu, 3.2. İlgili raporda, “dilekçe sahibinin Samsun Barosu Adli Yardım Kuruluna 01/ 07/ 2015 tarihinde başvurduğu, Adli Yardım Kurulunca 03/ 07/ 2015 tarihli ve / sayılı karar ile talebinin kabul edildiği, karar içeriğinde kendisine görevlendirilen avukat ile en geç 15 gün içerisinde irtibata geçmesinin ihtar edildiği ve kararın tebliğ edildiği, bunun üzerine adı geçen başvuranın Samsun 2.
Noterliğinden 06/ 07/ 2015 tarihli ve yevmiye numarası ile vekaletname çıkardığı ancak adli yardım hizmeti verecek olan Av. ’a vermediği, Av. ’ın Adli
Yardım Kuruluna 30/ 12/ 2015 tarihinde sunduğu dilekçesinde başvuranın o tarihe kadar vekaletnamesini tarafına sunmaması nedeniyle görevin iadesi için talepte bulunduğu” hususlarının belirtildiği, 3.3. Başvuru sahibi her ne kadar Av. hakkında söz konusu davayı açmaması nedeni ile Baro’ya dilekçe vermiş olsa da Av. r ’un Av. ’ın yanında sigortalı avukat olarak çalıştığı, bu kapsamda Baro Adli Yardım Kurulunca görevlendirilen avukatın olduğu, 3.4. Av. ’ın Samsun Barosu Adli Yardım Kuruluna 30/ 12/ 2015 tarihinde sunduğu dilekçesinde, başvuranın o tarihe kadar vekaletnameyi tarafına sunmaması nedeniyle görevin iadesi talebinde bulunduğu anlaşılmış olsa da, görevlendirilen avukatın kendisi olması nedeni ile başvuran ile görüşmeyi kendisinin gerçekleştirmesinin gerekli olduğu, konuya ilişkin olarak ifade ve beyanlarına başvurulması ve varsa elindeki belgelerin istenmesi için kendisine 10 günlük süre verilerek beyanının alınması üzerine, hakkında disiplin soruşturması açılıp açılmaması konusunda değerlendirme yapılmasının ardından karar verileceği, ifade edilmiştir .
4. Kurumumuz 21/ 11/ 2017 tarihli bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Samsun Barosu
Başkanlığının 13/ 12/ 2017 tarihli ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. Av. ’ın Adli Yardım Kurulu kararı ile başvurana atanan avukat olması sebebiyle, başvuran ile görüşmeyi kendisinin gerçekleştirmesi gerekli olduğundan konuya ilişkin olarak ifade ve beyanlarını Baro’ya bildirmesi için yazı yazıldığı, adı geçenin 08/ 12/ 2017 tarihinde konuya ilişkin beyanda bulunduğu, 4.2. Av. ’ın, konu hakkında Baro’ya herhangi bir belge sunmadığı, avukatlık hizmetlerinde, adli yardım hizmetleri dahil olmak üzere, teamül olarak vekil-müvekkil görüşmesine
2 / 10ait görüşme tutanağı tanzim edildiği, böyle bir görüşmenin yapılması halinde düzenlenen bu
tutanağın örneğinin müvekkile teslim edildiği, diğer örneğinin ise vekilde saklanıldığı, yine teamül gereği vekaletname avukata teslim edildiğinde bir teslim-tesellüm tutanağı düzenlenmediği, çünkü avukatlık mesleğinin her şeyden önce karşılıklı güven ilişkisine dayandığı, dosya kapsamında görevlendirilen avukat dosyayı iade ettikten sonra başvurana herhangi bir bildirim yapılmadığı, 4.3. Adli Yardım Yönetmeliğinin 6 ncı maddesine göre, Adli Yardım Bürosunun, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izleyeceği, görevlendirilen avukatın Adli
Yardım Kuruluna davayı açıp açmadığına ilişkin bilgi ve belgeleri, takip eden duruşma zabıtlarının örneğini ve dava sonunda gerekçeli kararı ekleyerek söz konusu süreci raporlaması gerektiği, 4.4. Medeni Kanunun 161 inci maddesinde, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve herhalde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkının düşeceği hükme bağlanmışsa da özel boşanma sebebi olan zinanın net delillerle kanıtlanması gerekmekte olduğu, halk arasında güven sarsıcı davranış ile zinanın çoğu zaman karıştırıldığı, dolayısıyla eylemin zina kapsamında olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu, bu nedenle Kanunda belirtilen 6 aylık sürenin netlik kazandığının söylenemeyeceği, başvuranın iddia ettiği olguların devam etmesi halinde aynı sebeplerle bugün de dava açılabileceği, ayrıca başvuranın sunacağı olgular, kanıtlar çerçevesinde bir başka sebebe (güven sarsıcı hareket, şiddetli geçimsizlik, psikolojik şiddet ve sair sebepler) dayalı olarak da boşanma davası açılabileceği, 4.5. Avukatın, dosyayı yaklaşık yedi ay sonra Adli Yardım Kuruluna iade etmesinin makul bir süre olup olmadığı hususunda, Adli Yardım Bürosuna başvuranlara okutulup imzalatılan ve bir örneği kendisine teslim edilen taahhütname ve karar örneğinde; Kurul kararının tebliğinden itibaren görevli avukatla 15 gün içerisinde irtibata geçilmesi gerektiğinin, aksi halde talepten vazgeçmiş sayılacağının ihtar edildiği, ancak görevlendirilen avukatın sözü edilen süre içerisinde kendisine vekaletname ve davaya ilişkin dökümanlar ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderleri kendisine teslim edilmediği takdirde görevlendirmeye konu dosyayı ne kadar süre içerisinde Adli
Yardım Bürosuna iade etmesi gerektiğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığı, kaldı ki görevli avukatın bu şartlarda dosyasını iade etmesi ne kadar gecikirse bu süreçte kendisine yeni bir görevlendirme yapılamadığı, bu durumunda görevli avukat açısından maddi kazancın gecikmesine sebebiyet verdiği, dolayısıyla sürenin belirlenmesinde görevli avukatın takdirinin önem kazandığı, 4.5. Ayrıca, e-devlet sisteminde vatandaşın dava ve icra takiplerini kontrol edebildiği, hakkında lehe veya aleyhe açılmış bir davanın/takibin mevcudiyetini görebildiği koşullar altında; vekaletnameyi, gerekli belge ve bilgileri, zorunlu yargılama giderlerini teslim ettiği varsayılsa dahi, 7 aylık sürede dava açılıp açılmadığını kontrol edebileceği, gerekli müracaatı avukatına, Adli Yardım Bürosuna, Samsun Barosuna yapabileceği, ayrıca e-devlet sisteminden takip imkanı olmayan bir şahsın her zaman vekili olan avukat ile görüşerek davasının mahkemesi, dosya numarası ve sair bilgileri ile akıbetini takip edebileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiği, başvuranın şikayetinde buna ilişkin ayrıntılar bulunmadığı ya da taraflarına ulaştırılmadığı, 4.6. Avukatlık hizmetinin karşılıklı güven ilişkisine dayalı olduğundan kazuistik bir yöntemle her
3 / 10aşamayı bir kurala tabi tutmak yerine teamülün gereği olan uygulamaların tercih edildiği, ancak
somut olayın adli yardım hizmetlerinde de sıkı şekil koşulları uygulamanın ve takip etmenin zorunlu olduğunu gösterdiği, bu kapsamda Samsun Barosu Yönetim Kurulunun kararı ile 01/ 01/ 2018 tarihinden itibaren adli yardım hizmetinin Adli Yardım Atama Sistemi (AYAS)
isimli elektronik bir sistem üzerinden yürütülmesine karar verildiği, sistem devreye girdikten sonra adli yardım hizmetinin kalitesinin artacağı ve sorunların en asgariye ineceği kanaatinde oldukları, 4.7. Görevlendirilen avukat ve başvuranın dilekçesinde sözü edilen görevlendirilen avukat ile birlikte çalışan diğer avukatın konuya ilişkin bilgi, beyan ve varsa ellerindeki tüm belgelerin toplanması ile ilgili sürecin devam etmekte olduğu, sürecin sonunda disiplin soruşturması açılıp açılmayacağına dair değerlendirmenin Samsun Barosu Yönetim Kurulu tarafından yapılacağı, 4.8. Başvuranın aynı konuda adli yardım talebinde bulunmasını engelleyici herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı, davasına ilişkin iddiaları ve maddi açıdan adli yardımı hak etme koşulları halen devam etmekte ise kendisinin de talep etmesi halinde yeniden bir başka avukata görevlendirme yapılabileceği, konu hakkında başvurana da bilgilendirme yapılacağı, açıklamalarında bulunulmuştur .
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” , 6. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 7. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Zina” başlıklı 161 inci maddesinde; “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir .
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer . …”, 8. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Adli yardımın kapsamı” başlıklı 176 ncı maddesinde;
“Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır .”, 8.1. “Adli yardımın yapılışı” başlıklı 179 uncu maddesinde; “Adlî yardım isteminin kabulü halinde; büro gerekli işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç avukatı görevlendirir . Görevlendirilen avukat, görev yazısının kendine ulaşmasıyla, avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer .
4 / 10Bu yükümlülük, ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe rağmen vermemesi veya vekâletname
vermekten kaçınmasıyla sona erer .
Ayrıca görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan çekinmek isterse görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren on beş gün içinde o işin tarifede belirlenen ücretini baroya ödemek zorundadır .
Büro, görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle ilgili aşamaları izler . …”, 9. 30/ 04/ 2004 tarihli ve 25418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adli Yardım Yönetmeliğinin
“Adli yardımın yapılışı” başlıklı 6 ncı maddesinde; “… Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürütmek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir . Görev yazısının bir örneği de istem sahibine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekaletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvurması istenir . Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge ve vekaletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer .
Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü, istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması ile sona erer . Görevlendirilen avukat, bu durumu gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir .
…
Görevlendirilen avukat, 19/ 3/ 1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür . Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra takipleri veya benzeri hukuksal işlemler, görev konusu iş kapsamında kabul edilmez .
Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izler . Avukat, işin hangi aşamasında olursa olsun, kendisinden istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır . Hizmetin sonunda da, bu konudaki raporunu ve hizmetin sona erdiğini gösterir belgeleri adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine iletir .” hükümleri düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere, maddi durumu yeterli olmadığı için Samsun
Barosundan adli yardım talebinde bulunduğunu, Baro tarafından kendisine avukat atandığını, ancak avukatın dava açmakta yavaş davrandığını ve belli sürelere uymaması nedeniyle hak kaybına uğradığını, Baro’nun sağladığı adli yardımın sonuç ve takibini izleme görevini ihmal ettiğini belirterek sorumluların tespit edilmesini, cezalandırılmalarını, oluşan sonuçların tazminini ve
5 / 10düzeltilmesini, ayrıca Baro’nun avukatın hatalı eylemini tespit etmesi gerektiğinden bahisle konunun
araştırılmasını talep etmektedir .
12. Samsun Barosu Adli Yardım Bürosuna adli yardım kapsamında avukat atanması talebiyle başvuranın 01/ 07/ 2015 tarihinde dilekçe verdiği, 03/ 07/ 2015 tarihli ve E . / K. / sayılı
Adli Yardım Kurulu Toplantısında başvuranın talebinin kabul edildiği ve Samsun Barosu avukatlarından konu hakkında görevlendirildiği, adı geçen Adli Yardım Kurulu
Toplantısı kararının 03/ 07/ 2015 tarihinde Av. , yine aynı tarihte başvuran tebliğ edildiği anlaşılmıştır .
13. Başvuranın, Samsun 2. Noterliğinden 06/ 07/ 2015 tarihinde Av. ’ı, Av.
r ’u ve Av. ’u vekil tayin ettiğini gösterir vekaletname çıkardığı, ancak Av.
’ın Samsun Barosuna hitaben 30/ 12/ 2015 tarihinde yazdığı ve 07/ 01/ 2016 tarihinde kayda geçirildiği anlaşılan dilekçesinde, başvuranın “iş bu tarihe kadar dava açılmasına esas bilgi ve belgeler ile vekaletname tarafına ibraz etmemiş olması nedeniyle görevin iadesi için gereğinin yapılmasını” beyan ettiği görülmüştür .
14. Kurumumuzun 15/ 03/ 2017 tarihli “Gönderme Kararı” üzerine, 24/ 03/ 2017 tarihli Yönetim
Kurulunda, başvurana yazı yazılarak hangi avukatın hangi eylemlerinden şikayetçi olduğunun sorulmasına karar verilmiş ve 07/ 04/ 2017 tarihli yazı ile ilgili belgeler talep edilmiştir . Başvuran ilgili yazıya cevaben; Adli Yardım Bürosunun yönlendirmesi ile avukata vekaleti, yazılı ve sesli dökümanları, telefon dökümlerini teslim ettiğini, “aldatma, hakaret, hastalığı süresince bakımını ve ilgisini esirgeme, zina” sebepleri ile boşanma davası açılmasını talep etiğini, ancak davanın Av. tarafından açılmadığını belirtmiştir .
15. 22/ 05/ 2017 tarihli Baro Yönetim Kurulu kararınca, Adli Yardım Komisyonu tarafından konunun araştırılmasına karar verilmesi üzerine, 27/ 09/ 2017 tarihli rapor düzenlenmiştir . İlgili raporda; başvuranın Baro Başkanlığına yapmış olduğu 22/ 05/ 2017 tarihli şikayet dilekçesi dikkate alındığında, Av. ile aynı büroda çalışan Av. ile görüştüğünün gözlemlendiği, başvuran ile yapılan görüşmede şikayetli avukat adına vekaletname düzenlendiği belirtilmiş olsa da yapılan araştırma neticesinde, başvuranın dosya için görevlendirilen Av.
ve Av. adına 06/ 07/ 2015 tarihli ve 20106 yevmiye numarasıyla Samsun 2. Noterliğinden vekaletname çıkarıldığının tespit edildiği, ancak vekaletnamenin görevlendirilen avukata ibraz edilip edilmediğinin dosya kapsamında belirlenemediği, başvuranın şikayetli avukat lehine noterden vekaletname çıkarmış olmasının ilgili avukata vekaletnamenin ibraz edildiği anlamına gelmediği, buna karşın şikayetli avukatlarca 6,5 ay beklenildikten sonra dosyanın iade edildiği hususları açıklanmıştır .
16. Dosya kapsamında, başvuranın Adli Yardım Kurulunca kendisine avukat atanmasının 3 gün sonrasında yani 06/ 07/ 2015 tarihinde vekaletname çıkardığı, her ne kadar atanan avukat olsa da vekaletnamede aynı büroda çalışan Av. ve Av.
’un isimlerinin de yer aldığı, bu süreçte başvuranın Av. ile görüştüğü ve dava için gerekli evrakları kendisine teslim ettiğini ifade ettiği, Şubat 2016 tarihi itibariyle davanın sürüncemede kaldığını anladığında ise İstanbul’dan Samsun’a annesini vekaletnameyi alması için gönderdiği ancak avukatın vekaletnameyi iade etmediğini belirttiği görülmüştür . Diğer taraftan,
6 / 10Samsun Barosunun, görevlendirilen avukat beyanına başvurduğu, ilgili
avukatın 08/ 12/ 2017 tarihli dilekçesinde; başvuran tarafından ileri sürülen tüm iddiaların asılsız olduğunu, taraflarına vekaletname ve davaya esas olacak herhangi bir belge teslim edilmediğini ifade etmiştir . Baro tarafından adı geçen avukatlar hakkında soruşturma açılıp açılamayacağı hususunda
Av. da beyanına başvurulmasının ardından sonuca varılmasına karar verilmiştir .
Bu bağlamda, somut olay hakkında Baro tarafından incelemelerin devam ettiği Yönetim Kurulu kararınca belirlenmiştir . Ancak, Kurumumuz tarafından yapılan yazışmalar sürecinde Baro’nun adı geçen avukatlar hakkında disiplin soruşturması açılıp açılmayacağı hususunda herhangi bir sonuca ulaşamadığı, bu nedenle başvuru konusunun ivedilikle karara bağlanması gerektiği değerlendirilmiştir .
17. Adli Yardım Bürosu tarafından, avukat atanması öncesinde imzalatılan taahhütname incelendiğinde; başvuranın atama tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde görevlendirilen avukata ulaşılması gerektiği, gerek dava ve hukuki yardım öncesinde gerekse dava ve hukuki yardımın tüm aşamalarında adli yardım hizmetinin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgileri, vekaletnameyi ve avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vereceği, aksi takdirde sorumluluğun tarafına ait olduğu ve herhangi bir yazışma, ihbar veya ihtara mahal bırakmaksızın atamanın iptal edilmesini/adli yardım hizmetinin sona erdirilmesinin kabul edildiği hükmü düzenlenmiştir . Bu kapsamda, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Adli Yardım Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca görevlendirilen avukatın yükümlülüğünün, talep sahibinin hizmetin görülebilmesi için gerekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi veya vekaletname vermekten kaçınması halinde sona ereceği hükmünden hareketle; taahhütnamede başvuranın en geç 15 gün içerisinde görevlendirilen avukata ulaşması ve dava dosyasına ilişkin belgeleri teslim etmesi gerektiği, edilmemesi halinde bildirime gerek kalmadan adli yardım hizmetinin sonlandırılacağı belirlenmiştir .
18. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Adli Yardım Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde, görevlendirilen avukatın yükümlülüğünün başvuranın vekaletnameyi ibraz etmemesi halinde sona ereceği ancak bu durumun gecikmeden adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirilmesi gerektiğinin hüküm altına alındığı açıktır . Böylelikle, taahhütnamede talep sahibinin en geç 15 gün içerisinde avukata ulaşması gerektiği dikkate alındığında, görevlendirilen avukatın dosyayı yaklaşık 6,5 ay sonra iade etmesinin Adli Yardım Yönetmeliğinde düzenlenen
“gecikmeksizin” ibaresi kapsamında makul bir süre olmadığı değerlendirilmektedir . Ayrıca, başvuranın, dava konusunun zina nedeniyle boşanma davası olduğu, zinanın Medeni Kanunda özel bir boşanma sebebi olarak düzenlendiği ve dava hakkının 6 aylık süreye bağlandığı, bu bağlamda ilgili avukatın meslek kuralları gereği kişilerin hak kaybına sebep olabileceğini de dikkate alma zorunluluğu bulunmaktadır .
19. Somut olayda, her ne kadar başvuran tarafından gönderilen belgelerde 22/ 09 / 2015 tarihinde Av.
mail gönderildiğine ilişkin evrak bulunsa da mail içeriğinin tam olarak anlaşılamadığı, dolayısıyla vekaletnamenin başvuran tarafından avukata ibraz edilip edilmediği tespit edilememiştir . Ancak, başvuranın adli yardım talebiyle tarafına avukat atanması için Baro’ya başvurduğu ve talebinin kabul edildiği, dava konusunun zina nedeniyle boşanma ve velayet davası olduğu , avukat atanması işleminin tebliğinden 3 gün sonrasında vekaletnamenin çıkarılmış olması
7 / 10hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın vekaletnameyi avukata ibraz etmemiş
olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır . Kaldı ki, başvuranın Av.
ile görüştüğünün Adli Yardım Komisyonu tarafından hazırlanan ilgili raporda belirtildiği ve yine başvuran tarafından adı geçen avukata mail gönderildiği dikkate alındığında, müvekkili ile irtibat halinde olması gereken avukatın yaklaşık 6,5 aylık süre içerisinde başvurandan vekaletname talep etmemiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla bahsi geçen süre içerisinde görevlendirilen avukat ile birlikte Av. da mesleğin gereği olan dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit edilmiştir .
20. Yine, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile Adli Yardım Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinde Adli
Yardım Bürosu ve temsilciliklerinin, görevlendirilen avukatın hizmeti yerine getirmesi ile ilgili aşamaları izleyeceğinin düzenlendiği, ancak somut olayda avukatın görevlendirilmesinin ardından davanın açılıp açılmadığına ilişkin sürece Baro’nun müdahil olmadığı, ayrıca dosyanın Baro’ya iade edilmesinin sonunda başvurana herhangi bir bilgilendirme işleminin yapılmadığı, dolayısıyla
Baro’nun görevlendirdiği avukatı takip etme yükümlülüğünü yerine getirmediği görülmüştür . Bu kapsamda, Baro Yönetim Kurulunca Kurumumuza yapılan söz konusu şikayet başvurusu sonrasında, 01/ 01/ 2018 tarihinden itibaren adli yardım hizmetinin Adli Yardım Atama Sistemi (AYAS) isimli elektronik bir sistem üzerinden yürütülmesine karar verildiği, sistem devreye girdikten sonra adli yardım hizmetinin kalitesinin artacağı ve sorunların en asgariye ineceği ifade edilmiştir . Dolayısıyla, AYAS sistemi ile yürütülecek olan adli yardım hizmetlerinde, Baro’nun benzer mağduriyetlerin oluşmaması adına süreci daha yakından takip etmesi gerektiği değerlendirilmektedir .
21. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 03/ 07/ 2015 tarihinde Samsun Barosu Adli Yardım Bürosu tarafından Av.
boşanma davasına ilişkin görevlendirildiği, 06/ 07/ 2015 tarihinde başvuranın görevlendirilen avukat adına vekaletname çıkardığı ancak Av. 07/ 01/ 2016 tarihinde, görevlendirilme tarihinden yaklaşık 6,5 ay sonra, başvuran tarafından vekaletnamenin ibraz edilmemiş olması nedeniyle dosyayı Adli Yardım Bürosuna iade ettiği anlaşılmış olup görevlendirilen avukatın dosyayı iade etmesinde geçen yaklaşık 6,5 aylık sürenin Adli Yardım
Yönetmeliğinde düzenlenen “gecikmeksizin” ibaresi kapsamında makul bir süre olmadığı, ayrıca başvuranın tarafına avukat atanmasının 3 gün sonrasında vekaletname çıkardığı dikkate alındığında söz konusu vekaletnamenin avukata ibraz edilmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine müvekkili ile irtibat halinde olması gereken adı geçen avukatların yaklaşık 6,5 aylık süre içerisinde başvurandan vekaletname talep etmemiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu kapsamda Baro tarafından adı geçen avukatlara ilişkin incelemelerin devam ettiği ancak geçen süre içerisinde herhangi bir sonuca bağlanamadığı, Baro’nun avukat atanması işleminden sonraki süreçlere müdahil olmadığı, bu nedenle mevzuat gereğince görevlendirmeye ilişkin takip yükümlülüğünü de yerine getirmediği değerlendirilerek Baro tarafından hatalı davranıldığının kabul edilmesi ve hak kayıplarının oluşmaması adına adli yardım hizmetlerinin yakından takip edilmesi, ayrıca başvuranın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla başvuranın Baro’ya yapmış olduğu şikayetin geçen süre içerisinde sonuca bağlanılmamış olması karşısında ilgili işlemlerin ivedilikle başlatılması hususlarında İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
8 / 1022. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Samsun İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun KABULÜNE , Görevlendirilen avukatı takip etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle hatalı davranıldığının kabul edilmesi ve başvuranın mağduriyetinin giderilmesi, Başvuranın Baro’ya yapmış olduğu şikayetin geçen süre süre içerisinde sonuca bağlanılmaması karşısında, adı geçen avukatlar hakkında ilgili işlemlerin ivedilikle başlatılması, Adli Yardım Atama Sistemi (AYAS) kapsamında gerçekleştirilecek olan avukat atamalarında, ilgili mevzuat hükümlerinde ifade edilen gerekli takip ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmesi hususlarında,
SAMSUN BAROSU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Samsun Barosu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SAMSUN BAROSU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
9 / 10Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi