ÖZET: Başvuran, sağlık sorunları nedeniyle İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu’na başvurarak avukat talep etmiş, ancak talebi “hukuki yarar” koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Baro, başvuranın talebinin itirazın iptali davasına ilişkin olduğunu ve bu davanın özel vekâlet ilişkisi kurduğu avukatın vekâlet ücretine dair olduğunu belirterek hukuki yarar eksikliği nedeniyle talebi geri çevirmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın sağlık ve ekonomik durumunu dikkate alarak, adli yardım talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Adli yardımın amacı, ekonomik durumu yetersiz olan bireylerin hak arama özgürlüğünü sağlamak ve eşit şartlarda yargı sürecine katılmalarını temin etmektir. Bu bağlamda, başvuranın sağlık durumu ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, adli yardım talebinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12708-S.21.20385 –

BAŞVURU NO : 2021/9578

KARAR TARİHİ : 06/09/2021

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : İstanbul Barosu Başkanlığı

Başvuranın görülmekte olan davası için baro tarafından avukat

BAŞVURUNUN KONUSU :

görevlendirilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/05/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, tanılanmış ve radyoterapi tedavisi almış kötü huylu beyin kanseri hastası olması nedeniyle kişisel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda olduğunu, halihazırda devam eden davaları bulunduğunu, ancak kendisinin sağlık sorunları nedeniyle davasını takip edebilecek durumda olmadığını, bu nedenle İstanbul Barosu Başkanlığı’ndan adli yardım talebinde bulunduğunu ve avukat talep ettiğini, ancak talebinin “hukuki yarar koşullarının bulunmadığı” gerekçesiyle reddedildiğini ifade ederek, hem talepte bulunduğu davası hem de diğer davaları için baro tarafından avukat görevlendirilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İstanbul Barosu Başkanlığı’ndan 24/05/2021 tarih, sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili Başkanlığın 27/05/2021 tarihli cevabi yazısında özetle; 2.1. “Başvuranın 28.12.2020 tarihinde davalı olduğu itirazın iptali davasına ilişkin İstanbul Barosu Adli

Yardım Bürosu’na başvurduğu, 2.2. İtirazın iptali davasına konu edilen olayın başvuranın özel vekâlet ilişkisi kurduğu avukatının vekâlet ücretini icra takibine konu etmesi üzerine başvuranın itirazı ve avukatının da itirazın iptali davası açması sürecine ilişkin olduğu,

2.3. Başvuranın anılan davaya ilişkin avukat talebinin değerlendirildiği, Türkiye Barolar Birliği Adli

Yardım Yönetmeliği’nin 1. ve 5. maddeleri uyarınca hukuki yarar koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği ve ret kararının başvurana bildirildiği, 2.4. Başvuranın ret kararına karşı 08.02.2021 tarihinde itiraz ettiği ve itirazının da 11.02.2021 tarihinde reddedildiği, 2.5. Talep konusunun “avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağı” olması sebebiyle, hukuki yarar olmadığından başvurucunun talebinin reddine karar verildiği 2.6. Adli Yardım Bürosu’na yapılan başvuruların yeniden değerlendirilmesi, TBB Adli Yardım

Yönetmeliği hükümlerine bağlı olarak mümkün olduğu, kaldı ki; başvurucunun başvurusunun reddinden sonra itiraz hakkını kullandığı ve talebinin “avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücreti alacağı” olması sebebiyle itirazı da aynı şekilde hukuki yarar koşullarının bulunmaması nedeniyle reddedildiği, 2.7. Başvurucuların her zaman Adli Yardım Bürosu’na müracaat hakkı olduğundan, yeni bir başvuru yapılması halinde talep konusunun “hukuki yarar taşıması” ve “ekonomik durum kriterleri” dikkate alınarak, başvurucunun kendilerine sunacağı somut bilgi ve belgelerle hukuki mesnetten yoksun olmayan talepler için atama yapılmasının her zaman mümkün olduğu, 2.8.Adli Yardım Bürosunun incelemelerini ve hukuki sürecini TBB Adli Yardım Yönetmeliği hükümlerine göre yaptığı, 2.9. Başvurularda, öncellikle “hukuki yarar” olması ve “ekonomik durum” değerlendirmesi kriterlerinin dikkate alındığı,”

Bilgileri edinilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.

fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334. maddesinin ilk fıkrasında; “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun

olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” 6. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Adlî yardımın kapsamı” başlıklı 176. maddesinde; “Adlî yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu

Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.” 6.1. “Adlî yardım bürosu” başlıklı 177. maddesinin 2. fıkrasında; “(…) Adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliği

Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Adalet Bakanlığınca onaylanan yönetmelikte gösterilir.”; 6.2. “Adlî yardım istemi” başlıklı 178. maddenin 1. fıkrasında; “ Adlî yardım istemi, adlî yardım bürosuna veya temsilcilerine yapılır. İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.

7. 30/03/2004 tarih ve 25418 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Adli

Yardım Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1. maddesinin 2. fıkrasında; “Adli yardımın amacı, bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak üzere, avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanların avukatlık hizmetlerinden yararlandırılmasıdır.”; 7.1. “Adli Yardım İstemi ve Görevlendirme” başlıklı 5. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; “Adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır. Başvurularda, adli yardım başvuru formu doldurulur ve adli yardım esas defterine kaydedilir.

Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, istem sahibinden gerekli bilgi ve belgeleri ister, istemin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar, gerektiğinde karar verir. Bu araştırmada, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yardımcı olurlar.”;

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 9. Başvuran sağlık sorunları nedeniyle görülmekte olan bir davası ile ilgili olarak İstanbul Barosu Adli

Yardım Bürosu’na başvurduğunu, ancak talebinin ‘hukuki yarar’ koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek, hem talepte bulunduğu davası hem de diğer davaları için baro tarafından avukat görevlendirilmesini talep etmiştir.

10. İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosu ise, başvuranın talepte bulunduğu davanın, itirazın iptali davası olduğu, davaya konu edilen olayın başvuranın özel vekâlet ilişkisi kurduğu avukatının vekâlet ücretini icra takibine konu etmesi üzerine başvuranın itirazı ve avukatının da itirazın iptali davası açması sürecine

/

ilişkin olduğu bu nedenle hukuki yararı olmadığından başvuranın talebinin reddine karar verdiğini ifade etmiştir.

11. Öncelikle belirtmek gerekir ki, başvuran somut olarak ifade ettiği dava dosyası haricinde diğer dosyalarında da adli yardımdan yararlanmak istediğini ifade etmişse de, dosya bilgilerine yer vermediğinden bunlar inceleme konusu yapılmamıştır.

12. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu diğer başvurularda aşağıdaki bilgiler edinilmiştir:

12.1. 2021/5012 numaralı başvuruda başvuran, işbu başvurusunda bahsi geçen adli yardım talebi ile ilgili adli yardım bürosuna teslim ettiği evraklar ile görüşme yaptığı görevli avukat tarafından doldurulan başvuru formunu talep etmiştir. Konuyla ilgili olarak Gönderme Kararı verilmiştir. Baro tarafından gönderilen cevabi yazıda, bahsi geçen formların nöbetçi avukatlar tarafından doldurulduğunu, başvuranla ya da üçüncü kişilerle paylaşılmadığını, ancak kurumumuzun resmi talebi nedeniyle hem Kurumumuza hem de başvurana evrakların gönderildiğini ifade etmiştir.

12.1.1. Ekte gönderilen nöbetçi avukat tarafından doldurulduğu ifade edilen 28/12/2020 tarihli formda; “Başvuranın annesinin evinde ikamet ettiği, çalışmadığı, herhangi bir geliri olmadığı, annesinin emekli maaşıyla geçindiği” bilgilerine;

12.1.2. “Başvuruyu Alan Avukatın Kanaatini Bildirir Notlar” kısmında ise, “Hukuksal Değerlendirmeniz:

İtirazın iptali davası için hukuki destek gerekmektedir. Karşı tarafın alacak talebi haksızdır.

Başvurucunun Ekonomik Durumuna İlişkin Değerlendirmeniz: Başvurucunun ekonomik durumu çok yetersizdir ve sağlık durumu kötüdür. Adli yardım hizmeti verilmesi uygundur.” Bilgilerinin yazıldığı görülmüştür.

12.2. / numaralı başvuruda başvuran, sosyal yardım talebinde bulunmuştur. Konuyla ilgili

Kurumumuz tarafından bilgi ve belge talep edilmiş olup, İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl

Müdürlüğü’nden gelen 07/04/2021 tarihli cevabi yazıda “adı geçen hakkında yapılan sosyal inceleme sonucunda ailenin geçici sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalandırılmasının uygun görüldüğü” bilgilerine yer verilmiştir.

13. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği’nin ilk maddesinde, bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağlamak üzere, avukatlık ücretini ve yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanların avukatlık hizmetlerinden yararlandırılmasının amaçlandığı ifade edilmiştir.

14. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli yardımdan yararlanacak kişiler” başlıklı 334 maddesinde de

“kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan” kişilerin adli yardımdan faydalanabileceği düzenlenmiştir.

15. İstanbul Barosu Başkanlığı’ndan gelen cevabi yazıda da, adli yardım hususunda “hukuki yarar taşıması” ve “ekonomik durum” kriterlerinin dikkate alındığı ifade edilmiştir.

16. Bu noktada, adli yardımın amacının ekonomik durumu yetersiz olan kişilerin hak arama özgürlüğünü kullanırken, karşı tarafla eşit olarak yarışabilmesinin sağlanması olduğunu söylemek mümkündür. Adli yardım hususunda, uyuşmazlığa, uyuşmazlığın karşı tarafıyla eşit olarak katılmak isteyen kişinin ekonomik durumu yanında ayrıca sağlık durumunun da ele alınması gerekmektedir. Hem sağlık durumu

hem de ekonomik durumu yetersiz olan bir kişinin herhangi bir uyuşmazlıkta eşit şartlarda yarıştığını söylemek pek mümkün değildir.

17. Yapılan değerlendirmede; İstanbul Barosuna kayıtlı nöbetçi avukat tarafından doldurulan formda, başvuranın hukuki desteğe ihtiyaç duyduğu, sağlık durumunun kötü olduğunun ifade edildiği, 17.1. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu bir başka başvurusunda İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler İl Müdürlüğü’nden gelen 07/04/2021 tarihli cevabi yazıda “adı geçen hakkında yapılan sosyal inceleme sonucunda ailenin geçici sosyal ve ekonomik destek hizmetinden faydalandırılmasının uygun görüldüğü” bilgilerine yer verildiği, 17.2. Başvuranın Kurumumuza yaptığı başvurusuna ek olarak eklediği, somut olarak talepte bulunduğu

İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi’nin Esas numaralı dosyasında dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi edildiğine dair duruşma zaptının görüldüğü, 17.3. Başvuranın adli yardım talebinde bulunduğu dava türünün, tek başına ‘hukuki yarar’ eksikliği teşkil etmeyeceği değerlendirilmiş olup, başvuranın sağlık durumu, ekonomik durumu ve talepte bulunduğu dosya içeriği dikkate alınarak, başvuranın adli yardım talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinde “İyi yönetim ilkelerine” yer verilmiştir. Yapılan değerlendirmede; idarenin Kurumumuzdan istenen bilgi ve belge talebine süresinde cevap verdiği görülmüş olup, “makul sürede karar verme” ilkesine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye

Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare

Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın sağlık durumu, ekonomik durumu ve talepte bulunduğu dosya içeriği dikkate alınarak, başvuranın adli yardım talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususunda İSTANBUL BAROSU

BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İstanbul Barosu Başkanlığınca karar

üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve İstanbul Barosu Başkanlığı’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

/

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/