|
ÖZET: Bu karar, mülkiyeti şikayetçiye ait taşınmaza tanımadığı kişilerin sahte adres kaydı yapıldığı iddiası üzerine alınmıştır. Şikayetçi, idarenin verdiği cevabın yetersiz olduğunu belirterek, olayın incelenmesini ve eksik işlemlerin açıklığa kavuşturulmasını talep etmiştir. İdare, yapılan incelemelerde adres kaydının hatalı beyan nedeniyle oluştuğunu, ilgili kişilerin kasten gerçeğe aykırı beyan yapmadığını ve hatanın sokak ile cadde isimlerinin karıştırılmasından kaynaklandığını belirtmiştir.
İdarenin, adres beyanında bulunan kişilerle iletişime geçerek durumu düzeltmesi ve şikayetçinin mağduriyetinin bulunmadığını tespit etmesi üzerine, şikayetçinin talepleri reddedilmiştir. Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği uyarınca, adres bildiriminde beyan esas kabul edildiği ve şüphe durumunda belgelerin istenebileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve şikayetçinin iddialarının sübuta ermediği gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8303-S.22.12708
BAŞVURU NO : 2022/4426
KARAR TARİHİ : 28/06/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇORUM İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Şikâyetçinin, maliki olduğu taşınmaza sahte adres kaydı yapıldığı
BAŞVURUNUN KONUSU :
iddiası hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde başvuruda bulunan şikâyetçi, özetle, “şahsına ait olan daireye, daire boş durumda iken hiç tanımadığı kişilerce bilgisi dışında sahte ikamet kaydı yaptırıldığı, olayla ilgili şikayetçi olmasına rağmen verilen cevabın kendisini ikna etmediğini, olayla ilgili şikayetçi olduğu kişilerin bir yanlışlık olmuş denilerek korunup korunmadığını ve ilgili mevzuat doğrultusunda gereken işlemlerin yapılıp yapılmadığını öğrenmek istediğini, şikayet dilekçesine verilen cevabın şikayet dilekçesinin içeriğine cevap oluşturmadığını” iddia ve ifade ederek “olayın incelenerek yapılmayan, eksik yapılan resmi iş ve işlemlerin olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasını” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanun’un “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca 01/04/2022 tarih ve sayılı yazı ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Çorum Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünden alınan 26/04/2022 tarih ve E– – sayılı cevabi yazıda özetle;
3.1. Yapılan incelemede belirtilen adrese … T.C. kimlik numaralı . . ( .) ile kızı … T.C. kimlik numaralı . . .’nin 28/04/2021 tarihinde adres beyanında bulunduğu, konutun boş olması nedeniyle belge ibraz etmediği ve yürürlükteki mevzuata göre beyan esas olduğundan belge istenmediğinin anlaşıldığı,
3.2. ‘nin şikayeti üzerine adres beyanında bulunan . . ( .)’nun sistemde kayıtlı olan telefondan aranarak konunun kendisinden sorulduğu, yapılan görüşmede adres beyanı sırasında “2. Cadde” yerine “2. Sokak” olarak beyanda bulunduğunu, şikayet konusu olayın bu şekilde meydana geldiğinin tespit edilmesi üzerine . . ( .)’nun 17/11/2021 tarihinde doğru adresi olan “…” adresine beyanı alınarak sehven yapılan adres beyanı hakkında başvuru sahibi ‘ye 02/12/2021 tarih ve sayılı yazı ile bilgi verildiği,
3.3. Şikayetçinin Çorum Valiliğine şikayet tarihi olan 09/11/2021 tarihinde aynı şekilde Çorum
Cumhuriyet Başsavcılığına . . ( .) hakkında şikayetçi olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığının olayla ilgili belgeleri istediği, istenen belgelerin 25/11/2021 tarih ve sayılı yazı ile İl Emniyet Müdürlüğü (Bahçelievler Polis Merkezi Amirliği) kanalı ile Çorum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, Çorum
Cumhuriyet Başsavcılığının şikayet hakkında 28/12/2021 tarih ve / Soruşturma, / sayılı Kararı ile “Şüphelinin Üzerine Atılı Suçun Yasal Unsurlarının Oluşmadığı” gerekçesi ile “Kamu
Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verdiği,
3.4. Şikayetçinin taleplerinin yerine getirildiği, şikayete konu olan olayın yanlışlıkla meydana geldiği tespit edilerek şikayet edilenden yeniden adres beyanı alınmasının sağlandığı, yürürlükteki Adres Kayıt
Sistemi’ne göre boş konutlarda beyanın esas olduğu, beyan edilen adresin sistemde dolu olması durumunda beyanı doğrulayan belge ibraz edilmesi (elektrik, su, telefon aboneliği veya faturası vs. gibi) gerektiği, beyan edilen adresin sistemde boş konut olması durumunda beyanı teyit edici belge istenilmediği,
3.5. İdarece yapılan araştırmada . ( .)’nun gerçeğe aykırı adres beyanı yapma niyetinin olmadığı, sehven “2. Sokak” beyanının bulunduğu kanısına varıldığı, sonraki yapılan beyanın “…” adresine olmasının beyan sahibinin kastının olmadığının kanıtı olarak değerlendirildiği, yargı kararının da bu yönde olduğu, sonuç olarak şikayetçinin şikayetine konu olan ve beyanda bulunan . . ( .)’nun hatalı adres beyanında bulunması sebebi ile ilgili kişiden tekrar adres beyanı alınarak şikayetçiye ait konuttaki kaydın boşaltıldığı, konu hakkında Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği kararda şikayet konusu olayda suç unsuru görmeyerek “Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına” karar verildiği, açıklanan nedenlerle şikayetçinin şikayetinde ileri sürdüğü iddiaların sübuta ermediği, olayda şikayetçinin mağduriyetinin söz konusu olmadığı,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
5.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” ,
5.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun;
6.1. “Adres bilgilerinin tutulması ve adres standardı” başlıklı 48’inci maddesinde; “(1) Yerleşim yeri adresi ve diğer adreslere ait bilgilerin tutulmasına ilişkin politikanın oluşturulması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, idarî birimlere göre genel uygulamaya geçiş tarihlerinin tespit edilmesi, ulusal adres veri tabanı ile MERNİS veri tabanının ilişkilendirilmesi ve adres bilgilerinin paylaşılmasına ilişkin işlemler
Bakanlıkça yürütülür. Bakanlığın nüfus kütüklerindeki adres kayıtlarını tamamlamak maksadıyla işbirliği talebi kurumlarca karşılanır. (2) Adres standardı, Mahallî İdareler Genel Müdürlüğünün takip ve sorumluluğunda; Genel Müdürlük, Türkiye İstatistik Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü ve ilgili diğer kuruluşlarca ortaklaşa belirlenir. Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü tespit edilen standardın yetkili idareye bildirilmesinden sorumludur. Kurumlar ile gerçek ve tüzel kişiler adres ile ilgili iş ve işlemlerinde adres standardına uymak zorundadır…”,
6.2. “Bildirim yükümlülüğü ve süresi” başlıklı 50’nci maddesinde; “1) Adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanı esas alınır. Bildirim şahsen veya güvenli elektronik imza ile yapılır. (2) Adres bildirimi, nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılır. Hizmet alımı ile ilgili başvuru sırasında, Bakanlıkça belirlenen adrese dayalı hizmet sunan kuruluşlara da adres değişikliğine ilişkin beyanda bulunulabilir. (3) Adres bildiriminin, yirmi işgünü içinde yapılması zorunludur. (4) Yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertleri birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilirler.
Vekâletname ibraz edenler de kişilerin adresleri ile ilgili bildirimde bulunabilirler. (5) Çocukların ve kısıtlıların adresleri veli, vasi, kayyım, bunların bulunmaması hâlinde, çocuğun büyük ana, büyük baba, ergin olan kardeşleri veya çocuğu yanında bulunduranlar tarafından bildirilir. (6) Huzurevi, yetiştirme yurdu, cezaevi, öğrenci yurdu gibi yerlerde kalanların adres bildirimleri ilgili kurum yetkililerince, bildirim yapamayacak durumda olan kimsesizlerin ise muhtarlar tarafından yapılır. (7) Beyanda şüphe duyulması hâlinde kişinin beyanını teyit eden bilgi ve belgeler istenebilir. (8) Yetkili idareler adres oluşumuna dayanak teşkil eden yapı belgelerini, belgelerin oluşturulması ile eş zamanlı olarak ulusal adres veri tabanına işlemekle yükümlüdür”,
6.3. “Beyanda şüphe” başlıklı 60’ıncı maddesinde; “(1) Nüfus olayları ve adres ile ilgili beyanlarda şüpheye düşülmesi halinde mülkî idare amirinin emri ile kolluk makamları tarafından gerekli soruşturma ve incelemeler yapılarak nüfus müdürlüğüne bildirilir.”,
6.4. “Gerçek dışı beyan” başlıklı 67’nci maddesinde; “(1) Gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Adrese ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen ve yasaklara aykırı hareket eden kamu görevlileri 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine karşı suçlara ilişkin hükümlerine göre cezalandırılır”,
6.5. “İdarî para cezaları” başlıklı 68’inci maddesinde; “(1) Bu Kanuna göre; a) Nüfus olaylarını bildirmekle görevli olup, bu görevlerini bu Kanunda belirtilen süreler içinde yerine getirmeyen kamu görevlilerine, fiil başka bir suç oluştursa bile, nüfus memurunun teklifi üzerine o yerin ilçe nüfus
müdürünün kararı ile 25 YTL idarî para cezası verilir. b) (Mülga: 19/10/2017-7039/24 md.) c) (Değişik:
14/1/2016-6661/14 md.) Adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyenlere
50 Türk lirası, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara 1000 Türk lirası idarî para cezası, yurt içinde mülkî
idare amirlerince, yurt dışında ise dış temsilciliklerce verilir…”,
7. 15/12/2006 tarihli ve 26377 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adres Kayıt Sistemi
Yönetmeliği’nin;
7.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Türk vatandaşlarının ve
Türkiye’de herhangi bir amaçla en az altı ay süreli yabancılara mahsus ikamet tezkeresi alan yabancıların yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin tutulmasına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir”,
7.2. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Bu Yönetmelikte geçen; … b) Adres beyan formu:
Yerleşim yeri ve diğer adreslerin bildiriminde kullanılan, şekli ve kapsamı Bakanlıkça belirlenmiş olan formu, … o) Yerleşim yeri adresi: Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri, ö) Yerleşim yeri ve diğer adres belgesi: Kişinin yerleşim yerini veya diğer adreslerini gösteren belgeyi, ifade eder”,
7.3. “Sorumluluk” başlıklı 7’nci maddesinde; “(1) Bakanlık Kanunun 7 nci maddesi uyarınca aile kütüklerinde bulunması gereken yerleşim yeri ve diğer adreslere ilişkin bilgileri elektronik ortamda tutar.
(2) Adres beyan formlarının nüfus müdürlüklerine veya Genel Müdürlüğe gönderilmesinden kurumlar, dış temsilcilikler ve muhtarlar sorumludur. (3) Adres beyan formlarının tescilinden nüfus müdürlükleri veya
Genel Müdürlük, adres bileşenlerindeki değişikliklerin ulusal adres veri tabanına işlenmesinden belediyeler, belediye sınırları dışında kalan yerlerde il özel idareleri sorumludur”,
7.4. “Yerleşim yeri ve diğer adres” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Kişinin aynı anda birden çok yerleşim yeri adresi olamaz. (2) Yerleşim yeri dışında kalan ve geçici süre ile oturulan yazlık, kışlık, ikinci veya üçüncü gibi konutlar da kişinin talebi halinde diğer adres olarak tutulur”,
7.5. “Adres kayıtlarının tutulması” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Türk vatandaşları ve yabancıların yerleşim yeri adresi ve diğer adresleri elektronik ortamda tutulur”,
7.6. “Adres bildirim yükümlülüğü ve şekli” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Yerleşim yeri ve diğer adreslerin tutulmasında kişilerin adres beyan formundaki yazılı beyanı esas alınır. Bildirim nüfus müdürlüklerine, kurumlara ve dış temsilciliklere şahsen yapılır. Adres beyan formundaki bildirimler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. (2) Yerleşim yeri adresi aynı konut olan ailenin ergin fertleri birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabilirler…”,
7.7. “Bildirim süresi” başlıklı 14’üncü maddesinde; “(1) Adrese ilişkin değişiklikleri; adres beyanı ile yükümlü kişiler ve kurumlar yirmi iş günü içinde, yerleşim yeri adresine dayalı hizmet almak üzere herhangi bir resmi kuruma yapılan müracaatlarda kurumlar, ilgili kuruma teslim edilen adres değişikliğine ilişkin beyan formu ile on iş günü içinde nüfus müdürlüklerine veya Genel Müdürlüğe bildirmekle yükümlüdür. (2) Yöneticiler ve müstakil konut sahipleri sorumluluk alanlarında bulunan yerlerdeki adres
değişikliklerini, adres beyan yükümlülüğü olanlar ile birlikte takip ederek, yirmi iş günü içinde muhtarlara bildirmekten sorumludurlar”,
7.8. “Elektronik ortamda veya posta ile yapılacak bildirimler” başlıklı 15’inci maddesinde; “(1)
Adrese ilişkin bildirim, kişinin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kimliğine ilişkin bilgiler ve sayısal imzasının bulunması kaydıyla elektronik ortamda; bunun mümkün olmaması halinde posta ile yapılabilir.
Genel Müdürlüğe elektronik ortamda yapılacak bildirimler de adres beyan formu doldurulmak suretiyle yapılır. (2) Yurt dışında yaşayan vatandaşlar tarafından adrese ilişkin bildirimler dış temsilciliklere, dış temsilcilik bulunmaması halinde kayıtlı oldukları yerin nüfus müdürlüğüne posta ile yapılır. (3) Posta ile yapılan bildirimlerde yerleşim yerine ilişkin standart adres beyan formunun kullanılması zorunludur. Beyan formundaki tarih ile postaya veriliş tarihi arasında fark olması halinde postaya veriliş tarihi, ancak zarf üzerindeki tarihin tespit edilememesi durumunda nüfus müdürlüğü veya Genel Müdürlük tarafından teslim alındığı tarih esas alınır”,
7.9. “Düzeltme” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Veri girişi sırasında adres bilgilerinde yapılan maddi hatalar ilgililerin müracaatı üzerine, yeniden düzenlenecek adres beyan formuna göre, nüfus müdürlüklerince düzeltilir. (2) Gerçeğe aykırı adres bileşeninin ulusal adres veri tabanına veya gerçeğe aykırı yerleşim yeri ile diğer adres bilgilerinin MERNİS veri tabanına işlenmesinin tespiti halinde; adres bileşenleri, yerleşim yeri ve diğer adres bilgileri Genel Müdürlükçe silinir. Sorumlular hakkında Kanunun
67 nci maddesine göre işlem yapılır”,
7.10. “Beyanda şüphe” başlıklı 29’uncu maddesinde; “(1) Beyan edilen adres değişiklikleri hakkında şüpheye düşülmesi veya aynı yerleşim yerinin farklı hane halkından olanların beyanlarının tespiti halinde, mülki idari amirinin yazılı emri ile kolluk makamları tarafından gerekli soruşturma ve inceleme yapılarak sonucu nüfus müdürlüğüne bildirilir”,
7.11. “Gizlilik” başlıklı 31’inci maddesinde; “(1) Sistemin işletilmesinde ve sistemden yararlanmada kanunlarda ve uluslararası sözleşmelerde yer alan özel hayatın gizliliğine ilişkin hükümler esas alınır”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Şikayetçi, işbu kararın 1 No.lu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere özetle; mülkiyeti kendisine ait olan taşınmaza hiç tanımadığı iki kişinin adres kaydının sahte olarak yaptırıldığını, şikayetçi olmasına rağmen verilen cevabın kendisini ikna etmediğini iddia ederek olayın incelenerek yapılmayan, eksik yapılan resmi iş ve işlemlerin olup olmadığının açıklığa kavuşturulmasını talep etmektedir.
10. Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan birtakım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için birtakım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı olarak, kamu kudretinden yararlanarak birtakım idari işlemler yapmaktadır. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.
11. Başvuran daha önce idareye müracaat etmiş olup Çorum Valiliği Çorum Merkez İlçe Nüfus
Müdürlüğünün 02/12/2021 tarihli, – – 7 sayılı yazısında sadece;
“İlgi dilekçenizde adı geçen . . ile . ‘un 17.11.2021 tarihinde başka bir adrese beyanda bulundukları görülmüştür” ifadeleri yer almaktadır.
12. Başvuru alındığında; Kurumumuzca, şikayet konusu uyuşmazlığın çözümü için idareden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. İdareden Adres Kayıt Sistemine yapılan kayıtların hukuki dayanağı ve usulü hakkında bilgi ile beyan üzerine yapılan adres kayıtlarında beyanda bulunan kişilerden ilgili adreste oturulduğuna dair fatura, kira sözleşmesi vb. tevsik edici nitelikte belge istenip istenmediği, yapılan inceleme ve araştırma kapsamında ilgili kişilerin gerçeğe aykırı adres bildiriminde bulunduğunun tespit edilip edilmediği ve idari para cezası uygulanıp uygulanmadığı bilgisi talep edilmiştir.
13. Çorum Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü tarafından Kurumumuza verilen cevapta, .
( .)’nun beyanına göre adres yazıldığını, bu esnada konut boş olduğu için henüz bir fatura düzenlenmediğini, beyanı üzerine adına kayıt yapılan kişinin gerçeğe aykırı adres beyanı yapma niyetinin olmadığı, “2. Cadde” yerine sehven “2. Sokak” beyanının bulunduğu kanısına varıldığı, sonraki yapılan beyanın (sadece sokak ve caddenin yer değiştiği) “…” adresi olmasının beyan sahibinin kastının olmadığının kanıtı olarak değerlendirildiği, yargı kararının da bu yönde olduğu, ilgili kişiden tekrar adres beyanı alınarak şikayetçiye ait konuttaki kaydın boşaltıldığından olayda şikayetçinin mağduriyetinin söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
14. Konuya ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun
“Bildirim yükümlülüğü ve süresi” başlıklı 50’nci maddesinde, adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanının esas alınacağı, bildirimin şahsen veya güvenli elektronik imza ile nüfus müdürlüklerine veya dış temsilciliklere yapılacağı, bildirimin yirmi iş günü içinde yapılmasının zorunlu olduğu ve yerleşim yeri ve diğer adresi aynı olan ailenin ergin fertlerinin birbirlerinin yerine adres beyanında bulunabileceği, beyanda şüphe duyulması hâlinde kişinin beyanını teyit eden bilgi ve belgelerin istenebileceği kuralına yer verildiği; ilgili Kanun’un “Beyanda şüphe” başlıklı 60’ıncı maddesinde, nüfus olayları ve adres ile ilgili beyanlarda şüpheye düşülmesi halinde mülkî idare amirinin emri ile kolluk makamları tarafından gerekli soruşturma ve incelemeler yapılarak nüfus müdürlüğüne bildirileceği hükmüne yer verildiği; mevzuatta gerçeğe aykırı beyanda bulunma durumu için ayrı bir yaptırıma yer verildiği, buna göre, Kanun’un “Gerçek dışı beyan” başlıklı 67’nci maddesinde, herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar, bunlara tanıklık edenler ile adrese ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen ve yasaklara aykırı hareket eden kamu görevlileri için hapis cezası ve ayrıca “İdarî para cezaları” başlıklı 68’inci maddesi uyarınca, gerçeğe aykırı beyanda bulunanlara idarî para cezası yaptırımı öngörüldüğü; Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nin
“Düzeltme” başlıklı 27’nci maddesinde, veri girişi sırasında adres bilgilerinde yapılan maddi hataların
ilgililerin müracaatı üzerine, yeniden düzenlenecek adres beyan formuna göre nüfus müdürlüklerince düzeltileceği, gerçeğe aykırı adres bileşeninin ulusal adres veri tabanına veya gerçeğe aykırı yerleşim yeri ile diğer adres bilgilerinin MERNİS veri tabanına işlenmesinin tespiti halinde; adres bileşenleri, yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin Genel Müdürlükçe silineceği, sorumlular hakkında
Kanun’un 67’nci maddesine göre işlem yapılacağı düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, “5490 sayılı Kanunun 68 inci maddesi uyarınca 2022 yılı için; Adres bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen kişilere 128,00 TL, Gerçeğe aykırı adres beyanında bulunan kişilere ise 2673,00 TL idari para cezası uygulanmaktadır. … 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 512 sıra no’lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğinde 2019 yılı için ‘yeniden değerleme oranı’ %22,58 olarak belirlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince idari para cezaları her takvim yılı başında geçerli olmak üzere o yıl için 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanır.
Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk Lirasının küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü nispi nitelikteki idari para cezaları açısından uygulanmaz” ifadelerine yer verilmiştir (https://www.nvi.gov.tr/adreshizmetleri#:~:text=Adres%20Beyan%C4%B1nda%20Bulunmama%20Cezas%C4%B1,ki%C5%9Filere% 20ise%202673%2C00%20TL, Erişim Tarihi: 06/06/2022).
15. Somut olay bağlamında, idarenin kendisinin adres kaydı yapmadığı, anne . . ( .)’nun 28/04/2021 tarihinde Çorum Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek kendisi ile kızı . . . adına adres beyanında bulunduğu, adres beyanını ıslak imza ile imzaladığı, daha sonra taşınmaz maliki olan şikayetçinin idareye başvurusu üzerine bilgilerin doğruluğunun tahkiki amacıyla adres beyanında bulunan kişilerle idarece iletişime geçildiği, şikayete konu adres beyanının hatadan kaynaklandığı fark edilerek anne
. . ( .)’nun yeniden beyanda bulunmak üzere çağrıldığı, anne . . ( .)’nun 17/11/2021 tarihinde Çorum
Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek kendisi ile kızı . . . adına farklı bir adres beyanında bulunduğu ve beyanını ıslak imza ile imzaladığı, yeni adres beyanında mahalle, bina numarası ve daire numarası bilgisinin aynı olduğu, sadece “2. Sokak” beyanının “2. Cadde” olarak değiştirildiği, şikayetçi anne ile kızının mülkiyeti şikayetçiye ait taşınmazda hiç ikamet etmedikleri, nitekim ilgi durum tespit edildiğinde sadece cadde ve sokağın değiştiği bir başka deyişle birebir aynı adreste “2. Sokak” yerine
“2. Cadde” olarak değişiklik yapıldığı, bu nedenle bir kastın mevcut olmadığı, hatalı beyan üzerine işlem yapıldığının anlaşıldığı, “Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Etme” suçu işlendiği iddiasıyla yapılan başvuru üzerine yürütülen / no.lu soruşturma neticesinde, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca
/ karar no. ile şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği tespit edilmiştir.
16. Konu ile ilgili yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Adres
Kayıt Sistemi Yönetmeliği uyarınca adres bildiriminde beyan esas kabul edildiğinden beyanı teyit eden kira sözleşmesi, su, elektrik, doğalgaz faturası gibi bilgi ve belgelerin istenmesinin ancak beyanda şüphe duyulması halinde geçerli olduğu, Çorum Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğüne yapılan adres bildiriminde şüphe unsuruna rastlanmadığından beyanın yeterli görüldüğü, ıslak imzalı adres beyanında “2.
Cadde” yerine “2. Sokak” yazıldığı, bu nedenle beyan hatasının adres beyanının kaydında hataya düşülmesine yol açtığı, adres beyanında bulunan kişilerin hata tespit edildiğinde “2. Sokak” yerine “2.
Cadde” şeklinde adresi düzelttirmesi karşısında kasten gerçeğe aykırı adres beyanında bulunduğu yönünde bir tespite ulaşılamadığı, bu nedenle başvuru dilekçesinde ifade edildiği üzere “yanlışlık olmuş denilerek kimsenin korunduğuna” ilişkin bir verinin mevcut olmadığı, idarenin işlemlerinin Nüfus
Hizmetleri Kanunu ve Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliği’nde yer verilen hükümler dikkate alınarak tesis edildiği, yazılı beyan alınırken sokak ve cadde adı karışmasında maddi hata bulunduğu
kanaatine varılarak adres düzeltme yoluna gidildiği, şikayetçinin yukarıda zikredilen iddialarının bahse konu hükümlere aykırı bir yönünün bulunmadığı ve idarece gerçek durumun araştırılarak sonuca bağlandığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetçinin talebinin reddedildiği anlaşılmıştır.
17. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi neticesinde; idare tarafından tesis edilen işlemlerin mevzuat hükümleri bağlamında tesis edildiği ve şikâyetçinin iddia ettiği şekilde hukuka aykırılık içermediği ve bu gerekçe dahilinde şikâyetçinin talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup İdarece Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
19. Başvuru konusu, ilgi adreste bulunan kişinin hatalı beyanı ile kayıt gerçekleştirdiği, sokak ve cadde isimlerinde karışıklık olduğu, bu durumda ilgi kişinin ve idarenin kasti bir davranışının bulunmadığı, ilgi kişinin hata tespit edildiğinde birebir aynı numaraların yer aldığı adreste sadece “2. Sokak” yerine “2.
Cadde” yazılarak adres kaydının yapılması ile de anlaşılmaktadır.
20. Buna karşın şikayetçi, tanımadığı kişilerin evinde kayıtlı olduğuna dair şikayette bulunduğunda, Çorum
Valiliği Çorum Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü 02/12/2021 tarihli yazısında sadece; “İlgi dilekçenizde adı geçen . . ile . ‘un 17.11.2021 tarihinde başka bir adrese beyanda bulundukları görülmüştür” ifadelerine yer verilmiştir.
21. Halbuki gerekçeli karar ilkesi, idarenin tüm işlemlerinde hukuka ve mevzuata uygun hareket etmesini değil, idari işlemin niçin, hangi sebeplere dayalı olarak yapıldığının işlem metninde gösterilmesini ifade etmektedir. Diğer bir ifadeyle, idarenin, işlemlerinde faaliyetlerinin keyfi olmadığını, hukuki ve maddi birtakım sebeplere dayandığını belirtmesi anlamına gelmektedir.
22. Bu ilke, hakkında işlem tesis edilen ilgilinin, bu kararın neden alındığını açık bir şekilde anlamasının sağlanmasını, bireylerin hak ve özgürlükleri ile menfaatlerini ilgilendiren işlemlerin sebeplerinin anlaşılır bir şekilde açıklanmasını, aslında var olmayan sebeplere gerekçede yer verilmemesini, karar metninde işlemin dayanağı olan kanun hükmü başta olmak üzere maddi olayların da gösterilerek, işlemin keyfiyete dayalı olmadığının muhataba açıklanmasını ihtiva eder (İyi Yönetim İlkeleri Rehberi, https://www.ombudsman.gov.tr/document/raporlar/iyi_yonetim_ilkeleri_rehberi/iyi-yonrtim-ilkeleriturkce/mobile/index.html, s. 119).
23. İdarenin, ilk aşamada şikayetçi tanımadığı kişilerinin evinde adres kaydının olduğunu şikayet ettiğinde, söz konusu durumun araştırıldığını, tarafların beyanının alındığını, bu durumun ıslak imza ile beyanda bulunan tarafından “cadde” ve “sokak” ibarelerinin karıştırılmasından kaynaklandığını
açıklanması ve ilgi kişinin daha sonraki adresinde sadece cadde ve sokağın yer değiştirmesinin bu durumda bir kastın var olmadığını ispat ettiğini belirtmesi durumunda, şikayetçide “şikayet ettiği kişilerin korunup korunmadığı” “eksik bırakılan bir işlemin bulunup bulunmadığı” noktasında tereddüt oluşmayacağı aşikardır.
24. Bu noktada idareye bundan böyle “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı Çorum İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile ÇORUM İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi