ÖZET: Danıştay kararı, başvuranın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na yaptığı bilgi edinme talebinin reddedilmesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Başvuran, AFAD uzmanlık tezlerinin sayısal formatta verilmesini ve tez dönemindeki uzmanların lisans bölümlerinin paylaşılmasını talep etmiştir. Ancak, idare, bu bilgilerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 8. maddesi ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde kişisel veri olarak değerlendirildiğini belirterek talebi reddetmiştir.

Kararda, bilgi edinme hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, ancak bu hakkın mutlak olmadığı ve belirli kısıtlamalara tabi olabileceği vurgulanmıştır. İdarenin, başvuranın talep ettiği bilgilerin kamuya açık kaynaklarda mevcut olduğunu ve kişisel verilerin paylaşımının ilgili kişinin rızasına bağlı olduğunu belirtmesi, başvurunun reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, başvuranın bilgi edinme talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/15653-S.21.25021

BAŞVURU NO : 2021/10898

KARAR TARİHİ : 01/11/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : AFAD uzmanlık tezlerine ilişkin bilgi edinme talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran özetle, 5902 sayılı Kanun ile Afet ve Acil

Durum Yönetimi Başkanlığı kurulduğunu, Kanunun geçici maddesi kapsamında bir defaya mahsus olmak üzere diğer kapatılan kurumlardan sınavla uzman kadrosuna geçen AFAD uzmanı ve KPSS ile uzman yardımcısı alındığını, böylelikle tez dönemleri tamamlandıktan sonra atanan AFAD uzmanları istihdam edildiğini, 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile AFAD’ın İçişleri Bakanlığına bağlandığını, günümüze kadar tez döneminde olan ve tamamlayan AFAD uzmanları bulunduğunu, https://www.afad.gov.tr/tabb-turkiye-afetbilgi-bankasi sitesinde merkezi bilgi sistemi kurulmuş olsa da yapılan tarama sonucu tezlerin sayısal formatına ulaşılamadığını, kurum uzmanlık tezlerinin diğer başka kurumlardaki gibi web sitesinde de yayınlanmadığını belirterek bilgi edinme kapsamında uzmanlık tezlerinin sayısal formatının bir nüshasının, ayrıca tez döneminde ve tamamlamış olan uzmanların tez konuları ve lisans bölümlerinin CİMER başvurusuna esas tablo formatında tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 25/06/2021 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden iletilen

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında görev yaparak tez hazırlayan AFAD uzman yardımcılarının tezleri onaylandıktan sonra kitapçık haline getirildiği, Kurum bünyesinde bulunan çalışanlar ile kamuoyunun kullanımına açık olan AFAD Kütüphanesinde bulundurulduğu, /

2.2. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 8 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. …” hükmünün, 24 üncü maddesinde ise, “Fikir ve sanat eserlerine ilişkin olarak yapılacak bilgi edinme başvuruları hakkında ilgili kanun hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığı, 2.3. Başvuranın CİMER başvurusu ile talep ettiği tezlerin sayısal formatları bulunmadığı, özet sayfaları, tez konuları ve tezlerde yer alan özgeçmişlerde hazırlayanın mezun olduğu fakülte bilgileri herkesin erişimine açık olarak AFAD Kütüphanesinde yer aldığı, 2.4. Başvuranın dilekçesinde bahsettiği üzere, Türkiye Afet Bilgi Bankası projesinin tamamlanmasına müteakiben tezlerin hazırlayan personel tarafından sisteme yükleneceği, bahsedilen nedenlerle ilgilinin tezlerin sayısal formatta verilmesi talebinin olumlu karşılanamadığı, 2.5. Ayrıca, söz konusu personelin diğer talebi olan tez dönemindeki AFAD uzman yardımcılarının ve tezleri kabul edilen AFAD uzmanlarının mezun olduğu fakültelerin listesinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin

Korunması Kanunu kapsamında değerlendirildiğinden paylaşılmasının uygun olmayacağı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20. maddesinde; “… Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”,

3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinde; “…

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.

…”,

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun,

5.1. “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Kanunda geçen; … c) Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, d) Belge: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları bu Kanun kapsamındaki yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcılarını, … ifade eder.”, 5.2. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4. maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. …”, 5.3. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.4. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7. maddesinde; “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.

Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. …”, 5.5. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 8. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya yayın, broşür, ilân ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.”, 5.6. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.

Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”, 5.7. “İtiraz usulü” başlıklı 13. maddesinde; “Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir. …”, 5.8. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21. maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 5.9. “Fikir ve sanat eserleri” başlıklı 24. maddesinde; “Fikir ve sanat eserlerine ilişkin olarak yapılacak bilgi edinme başvuruları hakkında ilgili kanun hükümleri uygulanır.”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında; … Kişisel veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, Kişisel verilerin işlenmesi: Kişisel

verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi … ifade eder.”, 6.2. “Kişisel verilerin aktarılması” başlıklı 8. maddesinde; “Kişisel veriler, ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamaz.

Kişisel veriler; a) 5 inci maddenin ikinci fıkrasında, b) Yeterli önlemler alınmak kaydıyla, 6 ncı maddenin üçüncü fıkrasında, belirtilen şartlardan birinin bulunması hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın aktarılabilir.

Kişisel verilerin aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.” 7. 27/04/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun

Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 7.1. “Yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler” başlıklı 13. maddesinde; “Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya kitap, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurusuna konu olamaz.

Ancak birinci fıkrada belirtilen yollarla kamuoyuna açıklanmış veya kurum ve kuruluşlarca elektronik ortamda yayımlanmış kamunun erişimine açık bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.” 7.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32. maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere,

5902 sayılı Kanun ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurulduğunu, Kanunun geçici maddesi

kapsamında bir defaya mahsus olmak üzere diğer kapatılan kurumlardan sınavla uzman kadrosuna geçen

AFAD uzmanı ve KPSS ile uzman yardımcısı alındığını, böylelikle tez dönemleri tamamlandıktan sonra atanan AFAD uzmanları istihdam edildiğini, 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile AFAD’ın İçişleri

Bakanlığına bağlandığını, günümüze kadar tez döneminde olan ve tamamlayan AFAD uzmanları bulunduğunu, https://www.afad.gov.tr/tabb-turkiye-afetbilgi-bankasi sitesinde merkezi bilgi sistemi kurulmuş olsa da yapılan tarama sonucu tezlerin sayısal formatına ulaşılamadığını, kurum uzmanlık tezlerinin diğer başka kurumlardaki gibi web sitesinde de yayınlanmadığını belirterek bilgi edinme kapsamında uzmanlık tezlerinin sayısal formatının bir nüshasının, ayrıca tez döneminde ve tamamlamış olan uzmanların tez konuları ve lisans bölümlerinin CİMER başvurusuna esas tablo formatında tarafına verilmesini talep etmektedir.

10. Başvuranın 19/02/2021 tarihli CİMER başvurusunda, AFAD’ın 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kapsamından yeniden yapılandırılmasını analiz etmek için atanmış AFAD uzmanlarının adı ve soyadının (5902 sayılı Kanun’da istisna kapsamında bir defaya mahsus sınavla uzmanlığa geçen halihazırda çalışmaya devam eden emekli olmayan personel dahil), uzmanlık tezlerinin özet sayfalarının birer nüshasının, tez konusu atanmış uzman yardımcılarının tez konularının ve tez teklif formlarının birer nüshasının, alınan uzman ve uzman yardımcılarının bitirdiği fakülte bilgilerini içeren excel formatının tarafına verilmesini talep ettiği görülmüştür.

11. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının cevabi yazısında, tez hazırlayan AFAD uzman yardımcılarının tezlerinin onaylandıktan sonra kitapçık haline getirildiği, tezlerin Kurum bünyesinde bulunan çalışanlar ile kamuoyunun kullanımına açık olan AFAD Kütüphanesinde bulundurulduğu, başvuranın talep ettiği tezlerin sayısal formatlarının bulunmadığı, özet sayfaları, tez konuları ve tezlerde yer alan özgeçmişlerde hazırlayanın mezun olduğu fakülte bilgilerinin herkesin erişimine açık olarak

AFAD Kütüphanesinde yer aldığı, bu nedenle tezlerin sayısal formatta verilmesi talebinin olumlu karşılanamadığı, Türkiye Afet Bilgi Bankası projesinin tamamlanmasına müteakiben tezlerin hazırlayan personel tarafından sisteme yükleneceği, ayrıca tez dönemindeki AFAD uzman yardımcılarının ve tezleri kabul edilen AFAD uzmanlarının mezun olduğu fakültelerin listesinin 6698 sayılı Kişisel Verilerin

Korunması Kanunu kapsamında değerlendirildiğinden paylaşılmasının uygun görülmediği belirtilmiştir.

12. Bilindiği üzere, Anayasanın 74. maddesinde; herkesin, bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına almıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak değildir. Dolayısı ile hakkın Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında belli bazı kısıtlamalara tabi tutulması hayatın olağan akışına aykırı olmayacaktır. Nitekim yasa koyucu da demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek amacıyla 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı

Kanununu çıkarmıştır.

13. 4982 sayılı Kanun Bilgi’yi Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan her türlü veri olarak; Belge’yi ise Kurum ve kuruluşların sahip oldukları yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak ve diğer olarak tanımlamaktadır. Ayrıca, Kanunun 4. ve 5. maddelerinde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu, kurum ve kuruluşların, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

14. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanununun 8. maddesinde; kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya kitap, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin, bilgi edinme başvurusuna konu olamayacağı, ancak birinci fıkrada belirtilen yollarla kamuoyuna açıklanmış veya kurum ve kuruluşlarca

elektronik ortamda yayımlanmış kamunun erişimine açık bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığının veya açıklandığının başvurana bildirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

15. 4982 sayılı Kanunun 15. ve 28. maddeleri arasında ise bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiştir.

Bu bağlamda, Kanunun 21. maddesinde; kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgelerin, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde ise, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabileceği düzenlenmiştir.

16. Öte yandan, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 3. maddesinde; kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi, kişisel verilerin işlenmesi ise, kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade etmektedir. Ayrıca, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası olmaksızın aktarılamayacağı

6698 sayılı Kanunun 8. maddesinde düzenlenmiştir.

17. Anayasa Mahkemesinin 1986/24 Esas, 1987/8 Karar sayılı ve 21/03/1987 tarihli Kararında; “…

Özel hayatın korunması her şeyden önce bu hayatın gizliliğinin korunması, başkalarının gözleri önüne serilmemesi demektir. Orada cereyan edenlerin yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini istemek hakkı, kişinin temel haklarından biridir. Bu niteliği sebebiyledir ki, özel hayatın gizliliğine dokunulmaması, insan haklarına ilişkin beyanname ve sözleşmelerde korunması istenilmiş, ayrıca tüm demokratik ülke mevzuatında açıkça belirlenen istisnalar dışında bu hak devlet organlarına, topluma ve diğer kişilere karşı korunmuştur. İnsanın mutluluğu için büyük önemi olan özel hayata saygı gösterilmesi hakkı onun kişiliği için temel bir hak olup yeteri kadar korunmadığı takdirde kişilerin ve dolayısıyla toplumun kendini huzurlu hissedip güven içinde yaşaması mümkün değildir. Bu nedenlerle söz konusu gizliliği çeşitli biçimde ihlal eylemleri suç sayılarak ceza yaptırımlarına bağlanmıştır. …” hususları belirtilmiştir.

18. Dosya kapsamında, Kurumumuz 2021/10901 sayılı dosyasından, başvuranın Afet ve Acil

Durum Yönetimi Başkanlığında görev yaptığı anlaşılmaktadır. Başvuranın 19/02/2021 tarihli CİMER başvurusu ile Kurumumuza yapmış olduğu tarihli başvurusu incelendiğinde, AFAD uzmanlık tezlerinin sayısal formatının bir nüshası ile tez döneminde ve tamamlamış olan uzmanların lisans bölümlerini talep ettiği görülmüştür. Bu bağlamda, tez hazırlayan AFAD uzman yardımcılarının tezlerinin onaylandıktan sonra kitapçık haline getirildiği, tezlerin Kurum bünyesinde bulunan çalışanlar ile kamuoyunun kullanımına açık olan AFAD Kütüphanesinde bulundurulduğu, ayrıca AFAD uzmanlarının adı ve soyadının, tez konularının ve özet sayfalarının tez kitapçıklarında yer aldığı, kişilerin mezun olduğu lisans bölümlerinin de tezlerin özgeçmiş kısmında bulunduğu dikkate alındığında başvuranın talep ettiği bilgi ve belgelere erişiminin mümkün olduğu, bu nedenle 4982 sayılı Kanunun 8.

maddesi gereğince başvuranın talebinin bilgi edinme başvurusuna konu olamayacağı, öte yandan başvuranın tez döneminde ve tezlerini tamamlamış olan uzmanların adı soyadı ile lisans bölümleri bilgilerinin verilmesi talebinin, Anayasa ile güvence altına alınmış ve 4982 sayılı Kanunun 21.

maddesinde düzenlenen bilgi edinme hakkının sınırları içerisinde sayılı özel hayatın gizliliği hükmü ile

6698 sayılı Kanun hükmü gereğince üçüncü kişilerle paylaşılmasının açık rızaya bağlı olduğu

anlaşılmıştır.

/

19. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek somut olaya bakıldığında; başvuranın bilgi edinme talebinin 4982 sayılı Bilgi

Edinme Kanunu ve 6698 sayılı Verilerin Korunması Kanunu ilgili hükümleri kapsamında reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi