|
ÖZET: Başvuran, Elazığ’da meydana gelen depremler sonucu ağır hasar gören konutunun hak sahipliği başvurusunun reddedilmesine itiraz etmiştir. Başvurusunun reddedilme gerekçesi, eşine ait hasarsız bir konutun bulunmasıdır. Başvuran, bu durumun değerlendirilmesinde konutun ipotekli olmasının göz önünde bulundurulmadığını belirtmektedir. Elazığ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, başvurunun ilgili yönetmelik ve kanun hükümlerine uygun olarak değerlendirildiğini, başvuranın eşinin hasarsız konutunun mevcut olması nedeniyle hak sahibi sayılmadığını ifade etmiştir.
İlgili mevzuat, afetzedelerin hak sahipliğini belirlerken, kendisine veya eşine ait hasarsız bir konutun varlığını dikkate almaktadır. Bu bağlamda, başvuranın iddiası, ipotekli konutun mülkiyetinin bankaya ait olduğu yönündeki savunmasıyla desteklenmemiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddini önererek, başvuranın durumunun yasal çerçevede değerlendirildiğini ve idarenin işlemlerinin kanunilik ilkesine uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş, bu kararın ilgili taraflara tebliğ edilmesi sağlanmıştır. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/11994-S.21.19282
BAŞVURU NO : 2021/4943
KARAR TARİHİ : 17/08/2021
RET KARARI ,TCKN:5027
Adres: .
BAŞVURUYA KONU İDARE : ELAZIĞ VALİLİĞİ
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliğinin kabul edilmesi
BAŞVURUNUN KONUSU :
istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Elazığ ili, Merkez ilçesi, Mahallesi, Sokak, Apartmanı / numaralı evin kat maliki olduğunu, 24.01.2020 tarihinde ve sonrasında meydana gelen depremler neticesinde evinin ağır hasar gördüğünü, idarece yıktırıldığını, hâlihazırda ada, numaralı imarlı parsel pozisyonunda olduğunu, bu süreçte yaptığı hak sahipliği başvurusunun da Mahallesi ada, parselde eşine ait hasarsız konut olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ancak başvurusunun değerlendirilmesinde evin mevcut borç/ipotek durumunun dikkate alınmadığını, İpotek Teminatlı Menkul
Kıymetlere ilişkin Esaslar Hakkında Tebliğ hükümleri kapsamında evin ilk malikinin banka, sonraki malikinin eşi olduğunu belirterek, tarafına hak sahipliğinin verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının 09.04.2021 tarihli ve
sayılı cevabi yazısında özetle:
2.1. Afetzede ailelerin hak sahipliği işlemlerinin 7269 sayılı Kanun’un 29. maddesine ve Afet Sebebiyle
Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre yapılmakta olduğu, başvuru konusu iddia ve talebe ilişkin açıklama ve değerlendirmelere Elazığ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün ekli yazısında yer verildiği belirtilmiştir.
3. Elazığ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün (Eğitim Şube Müdürlüğü) 07.04.2021 tarihli ve
sayılı cevabi yazısında özetle:
3.1. 24 Ocak 2020 tarihinde Elazığ’da meydana gelen deprem nedeniyle afetzede olan vatandaşların hak sahibi olabilmesi için yaptıkların başvuruların, Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında
Yönetmelik’in 20. maddesi gereğince kurulan inceleme komisyonu tarafınca değerlendirildiği; 3.2. Başvuranın iddia ve talepleri doğrulusunda dosyasının tekrar incelendiği, verilen kararın Yönetmeliğin 9. maddesi “Başka konutu olanları durumu”, 2. fıkrası “Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin inceleme tarihi esas alınır” gereğince uygun olduğunun anlaşıldığı; 3.3. Ayrıca 7269 sayılı Kanun’un 29. maddesinin 4. fıkrasınca “Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilmez.” gereğince her ne kadar banka kredisi ile alınmış olsa dahi eşi adına barınmasını sağlayan hasarsız konutu mevcut olduğundan verilen kararın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun anlaşıldığı; 3.4. Başvuranın eşine ait hasarsız konut ile ilgili olarak evin birinci sahibinin banka olduğu iddiasına ilişkin olarak ise, 4 Ağustos 2007 tarih ve 26603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İpotek Teminatlı Menkul
Kıymetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin 13. maddesinde “TMK itfa edilinceye kadar teminat varlıklar, teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflas masasına dâhil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez” hükmü bulunduğundan, konutun malikin tasarrufundan çıkmamasının garanti altına alındığı, konutun başvuranın eşine ait olduğu yönünde hiçbir şüphe bulunmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının, 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”, 4.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5. maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 4.3. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.”,
4.4. “Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65. maddesinde (Değişik: 3/10/20014709/22 md.); “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”, 4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 5.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un, 6.1. 1. maddesinde (Değişik: 2/7/1968-1051/1 md.); “(Değişik birinci fıkra: 27/12/1993-3956/1 md.)
Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.”, 6.2. 29. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında (Değişik: 31/8/1999-KHK-574/2 Md.); “Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. Kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemez.”, 7. 28.08.1968 tarihli ve 12988 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların
Tespiti Hakkındaki Yönetmelik’in, 7.1. 1.maddesinde; “Bu Yönetmelik 7269 sayılı Afetler Kanununun 1051 sayılı Kanunla değiştirilen 29 uncu maddesi gereğince hazırlanmıştır.”, 7.2. 2. maddesinde; “Afet sebebiyle, kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek malik ve hissedarlarla, ebeveyni ile birlikte oturan evli kişilerin hak sahipliği yönünden tayin ve tespitleri bu
Yönetmelik esaslarına göre yapılır.”, 7.3. 3. maddesinde; “Bu Yönetmelikte yer alan “Hak sahibi” deyimi, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade eder.”,
7.4. “Kendilerine ait konutları zarar görenlerin durumu:” başlıklı 4. maddesinin a) bendinde; “Afet sebebiyle, kendilerine ait bulunan konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede aileler, …Hak sahibi sayılırlar ve bu ailelere yeniden konut yapılır veya konut kredisi verilir.”, 7.5. “Başka konutu olanların durumu:” başlıklı 9. maddesinde, “Yukarıdaki maddelere göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanlar hak sahibi sayılmazlar ve bu gibilere yeniden konut yapılmaz ve konut kredisi verilmez. Bu tespitin yapılmasında, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihi esas alınır. Birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar, sadece bir konut için hak sahibi olabilirler.”, 8. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, 8.1. “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde; “(1) İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”, 9. 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren III-59.1 sayılı
“Teminatlı Menkul Kıymetler Tebliği”nin, 9.1. “Teminat varlıkların korunması” başlıklı 13. maddesinin ikinci fıkrasında, “TMK itfa edilinceye kadar teminat varlıklar, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi halinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflas masasına dâhil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, şikâyetin yerinde olmadığını tespit etmekle, reddini önermiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, 24.01.2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle ağır hasar gören konutu için 7269 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik kapsamında yaptığı hak sahipliği başvurusunun, eşine ait 2. hasarsız bir konutları olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ret işleminde hasarsız konutun bankaca ipotekli olduğu hususunun dikkate alınmadığını belirterek, hak sahipliğinin kabulü hususunda gereğini talep etmektedir.
12. 7269 sayılı Kanun, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel
olan yerlerde alınacak tedbirlerle, yapılacak yardımları düzenlemektedir. Kanun’un 29. maddesinin birinci fıkrasında; yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceği hükme bağlanmakta, dördüncü fıkrasında ise; kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olan ailelere bina ve inşaat kredisi verilemeyeceği düzenlenmektedir.
13. 7269 sayılı Kanun kapsamındaki hak sahibi kavramından ne anlaşılması gerektiğine Afet Sebebiyle
Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinde yer verilmektedir. Yönetmeliğin 3.
maddesine göre hak sahipliği, afetzedelerin, yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkilerini ve yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumlarını ifade etmektedir. Yönetmeliğin 4. maddesinde, afet sebebiyle kendilerine ait konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelerin hak sahibi sayılacağı, bu ailelere yeniden konut yapılacağı veya konut kredisi verileceği düzenlenmiştir. Başka konutu olanları durumu Yönetmeliğin 9.
maddesinde düzenleme altına alınmış olup buna göre, afetten doğrudan doğruya veya dolaylı olarak zarar gördükleri tespit edilen veya zarar görmeleri muhtemel bulunan kimselerden, kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka konutu veya dairesi bulunanların hak sahibi sayılmayacağı, bu gibilere yeniden konut yapılmayacağı ve konut kredisi verilmeyeceği; bu tespitin yapılmasında ise, talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihinin esas alınacağı, birden fazla konutu zarar görenler veya görmesi muhtemel olanlar için de sadece bir konut için hak sahibi olunabileceği; hüküm altına alınmıştır.
14. Bütün bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 7269 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde, deprem, yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde konutları yıkılan, yanan veya oturulamayacak derecede ağır hasar gören afetzede ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılacağı veya kredi verileceğinin genel bir kural olarak düzenlendiği, kimlerin hak sahibi sayılacağı hususunda da bazı ölçütlerin belirlendiği görülmüştür. Bunlardan biri ise, kişinin kendisine veya eşine ait o yerde müstakil başka bir konutu veya dairesi olmaması koşuludur.
15. Anayasanın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyetinin milli dayanışma içinde bir sosyal hukuk devleti olduğu belirtilmiş, devamında 5. maddesinde; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak ve insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, 65. maddesinde ise; devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği sınırlamasına yer verilmiştir.
16. Anayasanın yukarıda yer verilen hükümleri, ilgili Yasa ve Yönetmeliğin düzenlenme amacı ile birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; burada öncelikli olarak hedeflenenin deprem gibi afetlere maruz kalan vatandaşların en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyaçlarını en kısa sürede karşılamasını ve böylece afet sebebiyle konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan kişilerin, bir an önce normal hayat düzenine kavuşturulmasını sağlamak olduğu görülmekle, öngörülen yardım ile afetzedelerin zararlarının tamamının karşılanmasının amaçlanmadığı anlaşılmaktadır. Yasa ve Yönetmelikte, afetzedelerden kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins müstakil hasarsız başka bir binası veya dairesi olanlara bina ve
inşaat kredisi verilmeyeceğinin hükme bağlanmış olması da, söz konusu düzenlemeler ile ulaşılmak istenen hedefe uygundur (Danıştay Ondördüncü Daire, E:2011/8485, K:2011/1330, 10.10.2011, Kaynak: Corpus
Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim Tarihi:26/7/2021).
17. Başvuran, her ne kadar eşinin üzerine kayıtlı ikinci bir konutları olduğunu kabul etmekte ise de, söz konusu konutun ipotekli olduğundan bahisle İpotek Teminatlı Menkul Kıymetlere ilişkin Esaslar Hakkında
Tebliğ hükümleri gereği taşınmazın malikinin eşi değil Banka olduğunu iddia etmektedir. Bu husus ilgili idaresinden sorulmuş, idaresince konuya ilişkin olarak ilgili Tebliğin 13. maddesine atıfta bulunularak söz konusu Tebliğ hükmü ile konutun malikin tasarrufundan çıkmamasının garanti altına alındığı, malikin başvuranın eşi olduğunda şüphe bulunmadığı belirtilmiştir. Tebliğin “Teminat varlığın korunması” başlıklı 13. maddesi incelendiğinde ise, TMK itfa edilinceye kadar teminat varlıkların, teminat amacı dışında tasarruf edilemeyeceği, rehnedilemeyeceği, teminat gösterilemeyeceği, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemeyeceği, iflas masasına dâhil edilemeyeceği, ayrıca bunlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin kural altına alındığı görülmekle, başvuranın iddiasının bu bağlamda kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmiş, şikâyetin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, ilgili Yasa ve Yönetmeliğin bu derece geniş yoruma imkân sağlaması düzenlenme amaçlarına aykırı olacağı gibi, “milli dayanışma” ve “sosyal devlet” ilkelerinin gereği olarak yapılan kamusal yardımın eşitliğe aykırı şekilde bir zenginleşme aracına dönüşmesi sonucunu da doğurabileceği değerlendirilmiştir (bkz. Danıştay
Ondördüncü Daire Kararı, par.16).
B. İyi Yönetim İlkelerine Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık”, “bilgi edinme hakkı”, “makul sürede karar verme”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, öte yandan başvurana yönelik tesis edilen işlemin “kanunilik” ilkesine de uygun olduğu tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Elazığ İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, başvurana, İçişleri Bakanlığına ve Elazığ Valiliğine tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi