|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın eşinin %100 ağır engelli raporuna sahip olmasına rağmen, evde bakım hizmetinden yararlanma talebinin reddedilmesi üzerine yapılan değerlendirmeler ele alınmıştır. Başvuran, eşinin sağlık durumu nedeniyle evde bakım hizmeti alması gerektiğini savunmuş, ancak bakım hizmetleri değerlendirme heyeti, eşinin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada başkasına tam bağımlı olmadığı sonucuna varmıştır. Bu karar, başvuranın eşinin günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilme yeteneği ve bağımsızlık durumu göz önünde bulundurularak verilmiştir.
İdare, başvuranın eşinin bakım hizmetlerinden yararlanabilmesi için sadece ağır engelli olmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda günlük hayatın gerekliliklerini yerine getirememe durumunun da dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, yapılan değerlendirmeler sonucunda başvuranın talebinin reddedilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın itirazı üzerine yapılan ikinci değerlendirme de aynı sonuca ulaşmış ve kararın nihai olduğu ifade edilmiştir. Bu durum, bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin kararlarının bağlayıcılığını ve hukuki geçerliliğini ortaya koymaktadır. |
engelli günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini yerine getiremiyor olarak kabul edilecektir .” denilmekte olduğu, 2.9. Başvuruya konu şahsa ait Engelli Sağlık Kurulu Raporunun Sürekli olduğu, mevzuat kapsamında aynı rapor üzerinden itiraz kapsamında yapılan iki farklı inceleme sonucunda aynı nedenle ikinci kez tam bağımlı olma şartını taşımadığı yönünde nihai karar verildiği ve ilgililere 02/ 02/ 2017 tarih ve 1985 sayılı tebligat ile bilgi verildiği, 2.10. Başvuru talebinin reddedilmesi akabinde bir sonraki başvuruda farklı bir komisyon oluşturulduğu, dosya kapsamında yapılan araştırmada; incelemelerin farklı komisyonlarca ve farklı meslek gruplarından oluşan personellerden oluşturulmuş komisyon üyelerince gerçekleştirildiğinin görüldüğü, anlaşılmaktadır .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1.“Cumhuriyetin Nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .” 3.2. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır .” 3.3. “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir …. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz .” 3.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. 14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 5. 30 Temmuz 2006 tarih ve 26244 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakıma Muhtaç
Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin;
3 / 95.1. 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında;
c) (Değişik : RG- 23/ 10/ 2007- 26679) Bakıma Muhtaç Özürlü : Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/ 3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri, ç) Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti : Müracaatı yapılan bakıma muhtaç özürlünün ikametgâhında veya bakım merkezlerinde bakım raporu hazırlayan, bakıma muhtaç özürlünün bakım hizmetlerinin hangi türünden yararlanacağına karar veren, uygun ortama yerleştirmeyi öneren, bakım hizmetlerine yönelik gözlem, inceleme, kontrol yapan ve sonucunda bakım hizmetleri değerlendirme raporu hazırlamakla görevli heyeti, d) (Değişik : RG- 23/ 10/ 2007- 26679) Bakım Raporu : Bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin; özürlüye ait veya bakmakla yükümlü olunan kişi sayısına göre özürlüye düşen ortalama aylık geliri belirlediği; özürlünün ve ailesinin sağlık ve psiko-sosyal durumunu tahlil ettiği; özürlünün bakıma muhtaçlığını, ihtiyaç duyduğu bakım hizmetlerini ve özürlüye verilecek bakım hizmet modellerini tespit ettiği ve genel çerçevesi Genel Müdürlükçe belirlenen raporu, e) (Değişik : RG- 23/ 10/ 2007- 26679) Bireysel Bakım Planı : Bakıma muhtaç özürlünün bakımına ilişkin fiziksel, psiko-sosyal ve benzeri alanlarda yaşanan sorunları, bu sorunların sebepleri ve tespit edilen veriler dikkate alınarak hangi alanlarda ve süreçte bakıma ihtiyaçlarının olduğunun belirlenmesi, belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda yapılabilecek çalışmaları içeren ve genel çerçevesi
Genel Müdürlükçe belirlenen planı, … ifade eder .
5.2. 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; (Değişik : RG- 23/ 10/ 2007- 26679) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti il ve ilçe müdürlüklerinde aşağıdaki şekilde oluşturulur; a) (Değişik : RG- 21/ 10/ 2010- 27736) Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti; il müdürlüğü onayıyla sosyal çalışmacı, psikolog, çocuk gelişimci, tabip, fizyoterapist, hemşire, sağlık memuru, ebe, sağlık teknisyeni unvanına sahip kişiler arasından farklı mesleki unvanlara sahip en az üç kişiden oluşturulur . Personelin farklı kurum ve kuruluşlardan heyette görevlendirilmesi durumunda valilikten onay alınır .
d) Bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin il müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarının kadrolarından oluşturulamaması hâlinde, ilde bulunan diğer resmî kurum ve kuruluşlarca sunulan hizmetlerin aksatılmaması kaydıyla, bu kurum ve kuruluşların kadrolarından yararlanılır .
e) İlde bulunan diğer resmî kurum ve kuruluşların imkânları çerçevesinde de üç farklı meslekten kişilerin bulunamaması durumunda, bakıma muhtaç özürlülerin mağdur edilmemesi ve gerekli işlemlerin yapılması için tercihen özürlülük alanında kurumda çalışan lisans eğitimi almış en az üç personel ile bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tamamlanır .
4 / 9f) İhtiyaç duyulması halinde, il müdürü haricindeki il müdür yardımcıları, ilçe müdürleri, şube
müdürleri, kuruluş müdürleri ve kuruluş müdür yardımcıları ile iki veya üç yıllık yüksek öğretim programlarından mezun olarak öğretmen unvanına sahip personel de bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde görevlendirilebilir…
6. 16 Mart 2009 tarih ve 27171 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakıma Muhtaç Özürlülerin
Tesbiti Ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2inci maddesinde “Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir .“(c) İtiraz talebi il müdürlüğünce değerlendirilir, gerek görülmesi hâlinde yeniden bakım raporu hazırlanması için farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirilerek işlem yapılır . Yapılacak itirazlarda ikinci Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyetinin verdiği karar nihai karardır . İtiraz konusu sağlık kurulu raporu kaynaklı ise il müdürlüğü durumu il sağlık müdürlüğüne bildirerek 16/ 7/ 2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan özürlülük ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere
Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre işlem yapılmasını ister . İl müdürlüğü yeni sağlık kurulu raporu doğrultusunda gerekli işlemi yapar .” 7. Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün 17/ 04/ 2007 tarihli 2007/ 06 sayılı Genelgesinde; “…Bakıma muhtaç özürlünün tespiti için öncelikle
“Sağlık Bakanlığı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu
Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümleri dâhilinde özürlü sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneden alınacak özürlü sağlık kurulu raporu ile özürlünün “ağır özürlü” olduğunun belgelendirilmesi gerekmektedir .
Ancak “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin
Yönetmeliği”nin 4. maddesinin (c) bendindeki bakıma muhtaç özürlü tanımında da belirtildiği şekilde; her ağır özürlünün bakıma muhtaç özürlü olarak kabul edilmeyeceği, durumu günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olarak değerlendirilenlerin bakıma muhtaç özürlü olarak kabul edileceği açıktır . Burada belirtilen değerlendirme, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından yapılacaktır . Bakım hizmetleri değerlendirme heyetinin haricindeki kişi veya raporlar ile özürlünün “bakıma muhtaç özürlü” kapsamında olup olmadığına dair değerlendirme yapılmayacaktır .
Bakım hizmetleri değerlendirme heyeti de değerlendirmesini yaparken, bakıma muhtaç özürlü tanımında yer alan aşağıdaki kavramları açıklandığı şekilde tahlil ederek değerlendirmesini yapması gerekmektedir .
“Günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gerekleri” ifadesi :
a) Öz bakım ihtiyaçlarını giderebilmeyi (beden temizliğini yapabilmeyi, tuvalet ve beslenme ihtiyacını giderebilmeyi, tuvalet sonrası temizliğini yapabilmeyi)
b) Güvenlikte olmayı (kendisine ve çevresine zarar verme riskinin olmamasını, tehlike anında tehlikede olduğunu algılayabilmesini, tehlikeden kurtulmak için çaba sarf edebilmeyi)
c) Hareket edebilir olmayı (yürüyebilmek, giyinip-soyunabilmek, merdiven inip Ev işlerini ve
5 / 9idaresini yapabilmeyi (bir evde kendi başına yalnız ve başkasının yardımı olmadan yaşayabilmeyi,
alışveriş yapabilmeyi, yemek pişirebilmeyi, evi temizleyebilmeyi, bulaşık ve çamaşır yıkayabilmeyi, sobasını yakarak ısınabilmeyi)
hususlarını kapsar …
“Önemli ölçüde yerine getirememesi” ifadesi; günlük hayatın alışılmış tekrar eden gerekleri kapsamında belirtilen aktivitelerden en az birisinde başkasına tam bağımlı olmayı veya söz konusu aktivitelerden en az ikisinde başkasına kısmen bağımlı olunmayı kapsar .
“Başkasının yardımı ve bakımı” ifadesi ise özürlünün hayatını devam ettirebilmesi için günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini yapmada veya sağlamada başka kişiye ihtiyaç duymasını kapsar .”” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ .CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İdarenin başvuruya konu işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi gerektiği hususundaki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran; eşi %100 ağır özürlü olduğunu, 01/ 03/ 2013 tarihinde evde bakım parası ödenmeye başlandığını, ancak ödemenin 15/ 07/ 2016 tarihinde kesildiğini, Bursa Valiliği
Osmangazi Sosyal Hizmet Merkezi’ne sorduğunda evde olmadıkları için ödemenin kesildiğini öğrendiklerini, hastanede olabileceklerini söylediklerini ancak dikkate alınmadığını, daha sonra tekrar müracaat ettiklerini, komisyonun evden içeri girmeden birkaç soru sorup ayrıldığını ve eşinin başkasının yardımına muhtaç olmadığına karar verildiğini, tekrar müracaat ettiğini ve 02/ 02/ 2017 tarihinde eşinin başkasına bağımlı olma şartını taşımaması nedeniyle evde bakım aylığının ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysa ki aylığın 01/ 03/ 2013- 15/ 07/ 2016 tarihleri arasında ödendiğini, eşinin hastalığının tıbben iyileşmesinin mümkün olmadığını ve evde yalnız kalamadığını, kişisel bakımını ve ihtiyaçlarını yalnız karşılayamadığını, doktorun yapmasını söylediği günlük 5- 10 dakika yürüyüşü yalnız yapamadığını belirtmekte ve kesilen evde bakım aylığının 29/ 05/ 2017 tarihini kapsayacak şekilde tekrar bağlanmasını talep etmektedir .
10. Başvuranın eşi Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi’nden 19/ 06/ 2012 tarihinde “Koroner Arter Hastalığı” ve “Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)” teşhisleri ile %100 ağır engelli sürekli raporu almıştır . Söz konusu rapor Gelir İdaresi Başkanlığı
Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmiş ve anılanın %100 çalışma kaybına sahip olduğu kanaatine varılmıştır .
11. Başvuranın eşinin evde bakım hizmetinden yararlanması 01/ 03/ 2013 tarihinde uygun görülmüş ve başvurana 01/ 04/ 2013 tarihi itibarıyla her ay net bir asgari ücret tutarında ödeme yapılmasına
6 / 9karar verilmiştir . Bu çerçevede anılan 01/ 03/ 2013 tarihinde “Evde Bakım Taahhüt Sözleşmesi”
imzalamıştır .
12. Yapılan denetim sırasında bakıcı olan başvuranın yurtdışında olduğu tespit edilerek evde bakım sözleşmesinin 24/ 03/ 2014 tarihinde iptaline karar verilmiştir . Ancak başvuran konuya ilişkin 21/ 03/ 2014 tarihinde kısa süreli yurtdışına gideceğine dair dilekçe vermiş olduğundan ötürü iptalin sehven yapıldığı ifade edilerek 01/ 03/ 2014 tarihinden itibaren tekrar aylık bağlanmıştır .
13. Yapılan denetim sırasında anılanların belirtilen adreste yaşamadıkları tespit edilerek 05/ 08/ 2016 tarihinde sözleşme iptal edilmiştir . Başvuran 20/ 09/ 2016 tarihinde verdiği dilekçe ile “yakın akrabasının cenazesi nedeniyle memlekete gitmek zorunda kaldığını, eşinin rahatsızlığı nedeniyle beraber gittiklerini, ancak eşi memlekette rahatsızlanınca doktorun seyahat yasağı getirdiğini, aylığının 2 aydır yatmadığını, mağdur olduklarını” ifade etmiştir .
14. Oluşturulan komisyon (bakım hizmetleri değerlendirme heyeti) tarafından 25/ 11/ 2016 tarihinde
“Bakıma Muhtaç Engelli Tespiti Bakım Raporu Formu” doldurulmuş ve başvuranın eşinin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada başkasına tam bağımlı olmadığı kanaati oluştuğundan, yardım yapılması uygun görülmemiştir . Raporda Öz Bakım İhtiyaçlarını Giderme Durumu, Hareket Fiziksel Durumu ve Sosyal Beceri ve Güvenlikte Olma Durumu değerlendirmelerinde kişinin bağımsız olduğu, sadece
Ev İşlerini ve İdaresini Yapabilme Durumu başlığı altında asgari düzeyde yemek pişirebilme ve ev temizliği, bulaşık, çamaşır yıkama işleri açısından kısmen bağımlı olduğu belirtilmiştir .
Değerlendirme sonucu 30/ 11/ 2016 tarihli yazı ile başvurana bildirilmiştir .
15. Başvuran, değerlendirme sonucuna 06/ 12/ 2016 tarihinde itiraz etmiş ve oluşturulan yeni komisyon, 27/ 01/ 2017 tarihinde “Bakıma Muhtaç Engelli Tespiti Bakım Raporu Formu” doldurmuştur . Söz konusu yeni komisyon da kişinin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada bir başkasına tam bağımlı olmadığı, inceleme esnasında anılanın giyinmekte olduğu, ilaçlarını kendinin koşar vaziyette getirip götürdüğünün gözlemlendiği, bu nedenle de evde bakım yardımı yapılmasının uygun görülmediği hususlarını belirtilmiştir . Mezkur raporda anılan, “banyo ihtiyacını giderme durumu” dışındaki tüm kriterler açısından bağımsız olarak değerlendirilmiştir . Bu nedenle de
“engellinin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada başkasına tam bağımlı olma şartını taşımaması nedeniyle ikinci kez evde bakım hizmeti almasının uygun görülmediği” hususu 02/ 02/ 2017 tarihinde başvurana bildirilmiştir .
16. Başvuranın eşi Koroner Arter ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıklarına sahiptir . KOAH, nedeniyle oluşan bozuklukların tedavisi ve tamiri mümkün olmayıp, sigaranın bırakılması ile hastalığın ilerlemesi yavaşlamaktadır . Çok ağır KOAH’lı hastalar sürekli olarak günde en az 15 saat oksijen kullanma zorundadırlar . Kanda oksijen seviyesi tehlike sınırının altına inmiş olan hastaların uzun süreli oksijen tedavileri hem şikâyetlerini azaltacaktır hem de yaşam kalitelerini artıracaktır .
(http : //ailehekimligi .gov.tr/kronik-hastalklar/ 312-kronik-obstruektif-akcier-hastal .html)
17. Diğer taraftan KOAH’lı hastalarda tedavinin amacı, semptomların azaltılması, atakların ve solunum fonksiyonlarındaki kaybın önlenmesi, yaşam kalitesinin arttırılmasıdır . Birey, kendisi ve ailesinin bakımı içindeki performansıyla doğal olarak yaşam kalitesini arttırabilmektedir . Yaşam kalitesi, “kişinin kendi durumunu kültürü ve değerler sistemi içinde algılayış biçimi” olarak tanımlamıştır . Kişinin yaşadığı yeri, amaçlarını, beklentilerini ve ilgilerini kapsar . Yaşam kalitesi
7 / 9kavramı içinde, fiziksel sağlık, ruh sağlığı, bağımsızlık düzeyi, sosyal ilişkiler, çevresel etkenler,
aktiviteler, kişisel inançlar, yaşama ve sağlığa bakış açısı, beklentiler, alışkanlıklar yer almaktadır .
(http : //dergipark .gov.tr/download/article-file/ 29303)
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın eşinin %100 ağır engelli sürekli rapora sahip olduğu, evde bakım hizmetinden faydalanabilmek için Başbakanlık Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün 17/ 04/ 2007 tarihli 2007/ 06 sayılı
Genelgesi çerçevesinde sadece ağır engelli olmanın yeterli olmadığı, zira her ağır özürlünün bakıma muhtaç özürlü olarak kabul edilmediği, durumu günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olarak değerlendirilenlerin bakıma muhtaç özürlü olarak kabul edildiği, bu değerlendirmenin, bakım hizmetleri değerlendirme heyeti tarafından yapıldığı, söz konusu hususlar çerçevesinde başvurularına istinaden başvuranın eşinin 2013 yılında “bakıma muhtaç engelli” olarak değerlendirildiği ve bu çerçevede şahsın evde bakım hizmeti almasının uygun görülerek başvurana evde bakım aylığı bağlandığı, ancak başvuranın evde bakım sözleşmesine aykırı bir şekilde ikametgâh adresinde bulunamadığı için 2016 yılında aylığının kesildiği, tekrar başvurması üzerine yeni bir değerlendirme yapıldığı ve eşinin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada tam bağımlı olma şartını taşımaması nedeniyle bakıma muhtaç olmadığına karar verildiği, kararın ve itiraz etmek istemesi halinde 30 gün içinde müracaat edebileceği hususunun başvurana bildirildiği, başvuranın itirazı üzerine Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti Ve Bakım Hizmeti Esaslarının
Belirlenmesine İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2inci maddesine uygun olarak farklı personelden oluşan bakım hizmetleri değerlendirme heyeti görevlendirildiği, söz konusu heyetin de bir önceki heyetle aynı kanaate vardığı ve yönetmeliğin aynı maddesi gereğince söz konusu kararın nihai karar olduğu, aynı sağlık kurulu raporu ile yeni bir değerlendirme yapılamayacağı, KOAH sahiplerinin bakım neticesinde yaşam kalitelerinin artabileceği, dolayısıyla ilk heyet raporu ile diğer raporların bu anlamda farklılık göstermiş olabileceği görülmüş olup, İdarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .
20. Diğer taraftan yapılan inceleme ve araştırma sürecinde “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tesbiti Ve
Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin” yürürlükten kaldırılmış olduğu, ancak yeni bir yönetmelik bulunmadığından halen ilgili yönetmelik maddelerinin dikkate alındığı, ayrıca başvuruya konu hizmetlerin Genelge çerçevesinde yürütüldüğü, “Bakıma Muhtaç Engelli
Tespiti Raporu Formu”nda komisyonun neye göre değerlendirme yaptığına dair detay bölümlerin bulunmadığı görülmüştür . Bu kapsamda, bahse konu formun geliştirilerek her bir değerlendirme için standart ve objektif kriterler çerçevesinde önceden belirlenmiş gözlem sürelerinin ve gözlemlenmesi gereken faaliyetlerin raporda yer verilmesinin, özellikle “engellinin hareket (fiziksel) durumu”na
8 / 9ilişkin değerlendirme yapılırken önceden belirlenmiş standart sürelerde yürüyüş yaptırılması,
merdiven inip çıkartılması gibi hususlara yer verilmesinin ve raporda engelli kişi tarafından gösterilen performansın sonucunun daha detaylı belirtilmesinin komisyon değerlendirmesine kolaylık sağlayacağı ve bu hususların idarenin nesnellik ve hesap verebilirlik kriterleri açısından önemli olduğu değerlendirilmiştir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Bursa İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve AİLE ve SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi