|
ÖZET: Başvuran, Diyarbakır’dan Kocaeli’ne nakledilmesinin ardından diş tedavisinin yarıda kaldığını ve tedavi için ödediği ücretin boşa gittiğini iddia ederek, ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talep etmiştir. Başvuranın nakil talebi, 5275 sayılı Kanun’un 56. maddesi çerçevesinde zorunlu nedenlerle gerçekleştirilmiş olup, başvuranın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle tek kişilik odada barındırılması gerektiği ve talep ettiği ceza infaz kurumlarının dolu olması nedeniyle reddedilmiştir. Ayrıca, başvuranın iyi halli olmaması ve güvenlik riski oluşturabileceği gerekçeleriyle talebi olumsuz değerlendirilmiştir.
Hukuki değerlendirmede, başvuranın sağlık hizmetlerine erişiminin sağlandığı, ancak implant tedavisinin tamamlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın tedavi ücretinin bulunduğu ilde tamamlanması için ilgili idarelere tavsiyede bulunulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın nakil talebi reddedilmiş, ancak tedavi sürecinin tamamlanması için gerekli adımların atılması gerektiği vurgulanmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/5138-S.7673
BAŞVURU NO : 2019/266
KARAR TARİHİ : 04/07/2019
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Başvuranın ailesine yakın bir ceza infaz kurumuna nakli
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/01/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan … …, 09/03/2016 tarihinde Diyarbakır
…Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan isteği dışında Kocaeli … No’lu
…Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, Diyarbakır’da bulunduğu dönemde diş tedavisinin devam etmekte olduğunu, dişlerinin çekilerek implant tedavisine başlandığını, tedavi için gerekli ücretin hastaneye yatırılmış olduğunu, bu durumda iken
Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesinin tedavisinin yarıda kalmasına ve çeşitli sağlık sorunları ile karşılaşmasına neden olduğunu, ayrıca tedavi ücretinin hastaneye yatırılmış olmasına rağmen tedavisinin tamamlanmamasının maddi bakımdan mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiğini, hali hazırda nakledildiği Kocaeli 2
No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumundan tedavi için hastaneye götürüldüğünü, hastanede kalan tedavisi ve implant yapılması için tekrar ücret talep edildiğini, daha önce Diyarbakır’da iken ödemiş olduğu ücretin boşa gittiğini ve şu an daha önce ödediği ücretin 2-3 katının talep edildiğini, söz konusu ücreti ödeyecek maddi imkanının olmadığını, ailesinin Diyarbakır’da yaşadığını, hem ekonomik zorluklar hem de annesinin hastalığı nedeniyle ailesinin ziyaretine gelemediğini belirterek tüm bu nedenlerden dolayı Diyarbakır’da veya Diyarbakır’ın yakınında bulunan bir cezaevine naklinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 23/01/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 31/05/2019 tarihli ve …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 10/03/2016 tarihinde Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumundan Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildiği, Kurumda ilk muayenesi sonrasında 18/03/2016 tarihinde Kocaeli Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesine sevk edilerek muayenesinin sağlandığı, 16/12/2016 tarihinde anılan hastaneye yeniden sevk edilerek yapılan muayenesi sonrasında diş çekimleri ve tedavisinin kurum revirinde yapılmasının kararlaştırıldığı ve implant üzeri protez tedavisi için Protez
Anabilim Dalına yönlendirildiği, 09/05/2018 tarihinde Diş Hekimliği Protez Anabilim Dalında yaptırılan muayenesi sonrasında başvurana implant üstü protezin ücretli olduğunun, ücretinin başvuran tarafından karşılanması halinde ilgili tedavinin tamamlanabileceğinin anlatıldığı, bu tarihten sonra adı geçenin tedavisinin yapılması yönünde herhangi bir başvuru ve talebinin olmadığı, talebinin olması halinde tedavi işlemlerine devam edilebileceği, 2.2. 5275 sayılı Kanun’un 56 ıncı maddesinde, “Kurumların elverişsiz ve yersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilir” hükmü ile 05/06/2015 tarih ve 167 No.lu Genelgenin “İkinci
Bölüm” 17 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurumların elverişsiz ve yersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlü ve tutuklular, yargı çevresi dışında Bakanlıkça belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilecektir” hükmünün düzenlendiği, bu çerçevede zorunlu nedenlerle nakil yetkisinin Bakanlığa tanınmış olduğu ve başvuranın naklinin de bu kapsamda gerçekleştirildiği, 2.3. Başvurana ait son altı aylık ziyaret ve telefon görüşme kayıtlarına bakıldığında başvuranın vasisi, babası ve kız kardeşi tarafından ziyaret edildiği, ayrıca annesi Kadriye
Benice ile telefon görüşmesi yaptığının tespit edildiği, 2.4. Başvuran hakkında yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası hükümlüsü olduğu ve ölünceye kadar infaz cezasının olduğunun belirtildiği, 5275 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”un
“Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen “Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır” hükmü gereğince infaz görmesinin gerektiği, bu çerçevede talep etmiş olduğu Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde bulunan yüksek güvenlikli ve bir bölümü yüksek güvenlikli olan ceza infaz kurumlarında bulunan tek kişilik odaların dolu olması nedeniyle nakil taleplerinin olumsuz olarak değerlendirildiği, 2.5. Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler konulu 167 No’lu
Genelge’nin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) “hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için iyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması” ayrıca; ikinci fıkrasında ise; “1 inci fıkranın (e), (h), (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca değerlendirilerek uygun görülmediği takdirde reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte kendilerine tebliğ edilecektir” hükmünün düzenlendiği, başvuran hakkında UYAP sisteminde yapılan incelemede kaldırılmamış disiplin cezasının bulunduğunun tespit edildiği, ilgili mevzuat gereğince iyi halliliği kazanana kadar nakil talebinde bulunamayacağı, 2.6. Diyarbakır ve Şanlıurfa illerinde bulunan Diyarbakır … No’lu … Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1286 ve doluluk oranının %129; Diyarbakır …
Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 688, mevcudunun 915, doluluk oranının %138; Şanlıurfa … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1577, doluluk oranının %157; Şanlıurfa … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1580, doluluk oranının %158; Siverek … Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 1000, mevcudunun 1246, doluluk oranının %125 olduğu; Diyarbakır … No’lu … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun başvuranın konumuna uygun olmadığı, halihazırda bulunduğu Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunun kapasitesinin 368, mevcudunun 324 ve doluluk oranının %88 olduğu, 2.7. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un
54 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendinde “Hükümlülerin kendi istekleri ile
bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” hükmünün düzenlendiği, birçok ceza infaz kurumunda kapasitelerin üstünde hükümlü ve tutuklu barındırıldığından nakil taleplerinin incelenmesinde kurumun kapasitesi ve güvenliği, suç türü ve kişilerin can güvenliği gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan her talebin uygun olarak değerlendirilmediği, bu itibarla başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarına naklinin uygun görülmediği, ifade edilmiştir.
3. Kurumumuzun 20/05/2019 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Kocaeli … No’lu …Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20/05/2019 tarihli ve …/… sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Başvuranın 20/02/2019-20/05/2019 tarihleri arasında 2 kez vasisi, 1 kez babası ve 1 kez kardeşi ile görüşme gerçekleştirdiği, 20/11/2018-20/02/2019 tarih aralığında 1 kez kardeşiyle görüşme gerçekleştirdiği, 08/05/2019 tarihinde annesi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtilmiştir.
4. Kurumumuzun 18/06/2019 tarih ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüğünün 19/06/2019 tarih ve …/… sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. Başvuranın 3 kez hücreye koyma cezası (20+10+3 gün), 2 kez bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma (1+1 ay), 3 kez de haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama (1+1+1 ay) cezaları aldığı, hükümlünün şuan kesinleşmemiş, infaz edilmeyi bekleyen herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ve 05/07/2019 tarihine kadar iyi halli olmadığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
5. Kurumumuzun 18/06/2019 tarih ve … sayılı bilgi ve belge talebi isteme yazısına istinaden Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
Müdürlüğünün 19/06/2019 tarih ve …/… sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 5.1. Başvuranın, 5275 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca nakil işlemi gerçekleştirilmeden önce Kurumlarına bağlı … No’lu Aile Sağlık Merkezi doktorunca 08/03/2016 tarihinde yapılan muayenesinde sevk edilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, 5.2. Başvuranın da aralarında bulunduğu PKK terör örgütüne mensup aktif örgüt üyesi konumundaki 68 tutuklu/hükümlü hakkında 02/03/2016 tarihinde kapasite aşımı nedeniyle zorunlu toplu nakil talebinde bulunulduğu, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 07/03/2016 tarihli nakil emri gereği başvuranın Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun görüldüğü, sevk işleminden önce başvuranın sağlık dosyasının Kurum revirinde görevli personellerce incelendiği ve nakledilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının tespit edildiği, 5.3. Başvuranın sağlık kayıtlarına ilişkin olarak; -Kurum kayıtlarına alındığı 03/12/2014 tarihinde yapılan ilk muayenesinde herhangi bir darp cebir izinin bulunmadığının tespit edildiği, -Diş rahatsızlığına istinaden 15/12/2014 ve 05/01/2015 tarihlerinde Diyarbakır Ağız ve Diş
Sağlığı Merkezinde muayene edilerek TPDK (diş protezi) amacıyla randevu verildiği, -28/02/2015 tarihinde Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene edilerek kron köprü simantasyonu yapılarak tedavisine devam edildiği, -27/07/2015 tarihinde Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene edilmek amacıyla sevk işlemlerinin başlatıldığı lakina adı geçenin aynı gün vermiş olduğu talep dilekçesi ile telefon görüşü olduğu gerekçesiyle ileriki bir tarihe ertelenmesinin talep ettiği, -31/08/2015 tarihinde Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene edilerek reçete düzenlendiği ilaç kullandırıldıktan sonra kontrol önerildiği, -14/09/2015 tarihinde Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene edilerek hastanın sol alt 5 nolu dişinin EXT edilerek çekildiği, -06/10/2015 tarihinde Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene edilerek tetkik ve tedavisinin yapıldığı muayene edilerek tetkik ve tedavisinin yapıldığı başvuranın implant tedavisi isteği nedeniyle Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi çene cerrahisi polikliniğine sevk edildiği, -13/10/2015 tarihinde Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde muayene edildiği, diş eksikliği tespiti ile implant tedavisi amacıyla 1 ay sonrasına randevu verildiği, -12/11/2015 tarihinde Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde eksik olarak tespit edilen
5 nolu implant işleminin gerçekleştirildiği, reçete düzenlenerek 10 gün sonrasına randevu
verildiği, -26/11/2015 tarihinde Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde diş suturlarının (dikişler)
alınarak 15/02/2016 tarihinde kontrol önerildiği, -23/02/2016 tarihinde Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde hastanın muayene edildiği ve 1 ay sonrasına kontrol önerildiği, ancak başvuranın Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmesi nedeniyle kontrolün Dicle Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesinde gerçekleştirilemediğinin tespit edildiği, 5.4. İmplant tedavi ücretinin şahsın kendisince veya ailesince karşılanması gerektiği, yapılan inceleme neticesinde başvuranın Kurum emanet para bakiyesinden kesilmiş herhangi bir implant ücret kesintisinin bulunmadığı, ücret yatırma işleminin ailesince ilgili sağlık kuruluşunda mevcut olan implant firmasına yatırıldığının düşünüldüğü, 5.5. Başvuranın gerekli tetkik ve tedavilerinin aksatılmadan gerçekleştirildiği, tutuklu ve hükümlülerin infaz koruma memurlarınca dikkatle takip edildiği, tutuklu/hükümlülerin koğuşlarında bulunan çağrı butonunu kullanarak olası acil ve ihtiyaç durumunda personelin oda/koğuşa intikalinin sağlandığı, hafta içi mesai saatleri dışında Acil 112 servisinin Kuruma intikalinin ivedi olarak sağlanabildiği ve Kurumda bulunan tutuklu/hükümlülere sağlık işlemlerine esas olmak üzere gerekli dikkat ve özenin gösterildiği ifade edilmiştir.
6. Kurumumuzun 17/06/2019 tarih ve … sayılı bilgi ve belge talebi isteme yazısına istinaden Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin 28/06/2019 tarih ve bila sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 6.1. Fakültelerinde başvuranın 21/12/2016 ve 23/03/2016 tarihlerinde röntgen çekimlerinin yapıldığı belirtilerek tedavisinin detaylarına ilişkin bilgi verilebilmesi için başvuranın tekrar
Kurumlarında muayene edilmesine ihtiyaç duyulduğu kaydedilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 7.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 7. 2.‘‘Özel hayatın gizliliği’’ başlıklı 20 inci maddesinde; ‘‘Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.’’ , 7.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ıncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.” 7.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin 3 üncü ve 4 üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 8. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ‘‘Özel ve aile hayatına saygı hakkı’’ başlıklı
8 inci maddesinde; ‘‘1. Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı
gösterilmesi hakkına sahiptir.
2. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.’’ , 9. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 17 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında; “Ölüm cezaları, 14/07/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 03/08/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkum olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.” 10. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun, 10.1. ‘‘İnfazda temel amaç’’ başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; ‘‘Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.’’, 10.2.‘‘Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler’’ başlıklı 6 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bentlerinde ‘‘Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere
dayalı olarak düzenlenir:
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.
d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.
e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.
f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. ’’; 10.3. “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” başlıklı 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; “ Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.”; 10.4. “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı” başlıklı 25 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde; “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı rejimine ait esaslar aşağıda gösterilmiştir: a) Hükümlü, tek kişilik odada barındırılır.” 10.5. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı 48 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında; “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; …
b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay, d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hallerde bir yıl, sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a)
ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır.”, 10.6. ‘‘Hükümlülerin nakilleri” başlıklı 53 üncü maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”; 10.7. ‘‘Kendi istekleri ile nakil’’ başlıklı 54 üncü maddesinde; “ (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) Koşullu salıverilmelerine beş aydan az süre kalmamış olması, d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, gerekir.
Çocuk hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.’’, 10.8. “Zorunlu nedenlerle nakil” başlıklı 56 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasında; “Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet
Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler.” 10.9. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” başlıklı 71 inci maddesinin 1 inci fıkrasında; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbi araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması halinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkum koğuşlarında tedavi ettirilir.”, 10.10. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 78 inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.
(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.” 11. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı
Hakkında Tüzük’ün, 11.1. “Hükümlülerin Sağlık Giderleri” başlıklı 120’nci maddesinde; “(1) Aşağıda sayılanlardan; a) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emekli olmuş hükümlüler ile hak sahibi olup da hükümlü olan yakınlarının, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olarak çalışmaktayken meslek hastalığı, iş kazası ve görev malûllüğü nedeniyle bedenî veya ruhî arızaya uğramış olan ve daha sonra kurumlara giren hükümlüler ile hak sahibi olup da hükümlü olan yakınlarının, c) Sigortalılık niteliğinin yitirilmesinden itibaren verilen süreler içinde meydana gelen ve bu süre içinde kurumlara girmiş bulunan hükümlülerin, her türlü teşhis ve tedavi giderleri ile sağlık yardımları hükümlülerin bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumları tarafından karşılanır.
(2) İşyurdunda çalıştırılan sigortalı hükümlülerin teşhis, tedavi giderleri ve sağlık yardımları ile bunların hastalanmaları ve raporlu bulunmaları hâlinde, raporlu oldukları gün sayısı kadar geçici iş göremezlik ödenekleri hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(3) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olmayan hükümlünün, estetik amaçlı veya kurumdaki yaşantısını devam ettirmesine engel oluşturmayan şikâyetiyle ilgili tedavi giderleri kendisi tarafından karşılanır.
(4) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olmayan hükümlünün üniversite hastaneleri dahil sağlık kurumlarındaki muayene, tetkik, kontrol ve tedavi bedelleri Sağlık
Bakanlığı, ilâç bedelleri ise Bakanlık tarafından karşılanır.” 11. 2.‘‘Kendi istekleri ile nakil ’’ başlıklı 165 inci maddesinde; 5275 sayılı Kanununun 54. maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile nakilleri için aranan şartlar söz konusu Tüzük ile tekrar vurgulanmıştır.
12. Adalet Bakanlığınca 05/06/2015 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe konulan 167 sayılı
‘‘Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler’’ konulu
Genelgenin, 12.1. ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15 inci maddesinin 1 inci ve 2 inci fıkrasında;‘‘(1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için;…
d) İyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, h) Talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmaması, ı) Disiplin nedeniyle ayrıldıkları kurumlar hariç, talep ettikleri kurumlarda daha önce kalmış iseler, Bakanlıkça değerlendirilmek üzere; kendileri, diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunda bu yer idare ve gözlem kurulunun taleple ilgili görüşünün alınmış olması, j) Bakanlık tarafından dönem itibariyle isteğe bağlı nakle kapatılmış olmaması, gerekir.
(2) 1 inci fıkranın (e) (h) (ı) bentlerinde belirtilenler dışında kalan koşullara uymayan nakil istemlerine ait dilekçeler, gereksiz yazışmaları önlemek amacıyla Cumhuriyet başsavcılıklarınca değerlendirilerek reddedilecek ve ret kararı gerekçesi ile birlikte ilgililere tebliğ edilecektir.” 12.2. “Nakillerle İlgili Ortak Hükümler” başlıklı 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasında; “Kapsama gücü aşımı nedeniyle nakil istenmeden ya da tutukevlerinden yapılacak toplu nakillerden önce hükümlü, hükümözlü ve tutukluların sağlık dosyaları titizlikle incelenecek kronik rahatsızlıkları bulunan, tedavi, tetkik ya da kontrolleri devam eden kişiler listelere dahil edilmeyecek, konumlarına uygun kurumlara nakilleri için ayrıca talepte bulunulacaktır.” 13. 28603 Resmi gazete sayılı Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında
Yönetmelik’in ‘‘Temel ilkeler’’ başlıklı 5 inci maddesinde ‘‘(1) Bu Yönetmeliğin
uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:
a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.
ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.
d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.
e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir; 14. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 9 Aralık 1988 tarihli ve 43/173 sayılı kararıyla kabul edilen, “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin
Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü” nün, 14.1. ‘‘Aile mensupları ve dış dünya ile iletişim kurma hakkı’’ başlıklı 19 uncu maddesinde; ‘‘Tutulan veya hapsedilen bir kimseye kanunda veya kanuna dayanan bir düzenlemede belirtilen makul şartlara ve sınırlamalara tabi olarak, özellikle aile üyeleri tarafından ziyaret edilebilme ve onlarla haberleşme gibi, dış dünya ile iletişim kurabilmesi için kendisine yeterli imkan verilir.’’ 14. 2.‘‘İkametgahına yakın bir yerde tutulma hakkı’’ başlıklı 20 inci maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen kişi talep ettiği takdirde, mümkün olduğu ölçüde ikamet ettiği yere makul uzaklıktaki bir tutukevinde veya hapishanede tutulmalıdır.”, 14.3. “Tıbbi muayene yapılması” başlıklı 24 üncü maddesinde; “Tutulan veya hapsedilen bir kimsenin tutma yerine veya hapishaneye girişi yapıldıktan sonra mümkün olan en kısa sürede, tam ve doğru şekilde tıbbi muayenesi yapılır; bundan sonra da gerekli olduğu zaman tıbbi bakım ve tedavisi yapılır. Bu bakım ve tedavi ücretsiz verilir.” 15. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları
Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararı Eki’nin, 15.1. “Temel İlkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde; ‘‘Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilere getirilen kısıtlamalar, asgari gereklilikte ve haklarında hükmedilen kararın meşru amacıyla orantılı olmalıdır.’’; 15.2. “Temel İlkeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “Cezaevi yaşamı, genel toplum yaşamının olumlu yönlerine mümkün olabildiğince yaklaşmalıdır.” 15.3. ‘‘Yerleştirme ve Barındırma’’ başlıklı 17.1., 17.2. ve 17.3. maddelerinde; ‘‘
Mahpuslar, mümkün olabildiğince evlerine veya sosyal rehabilitasyon ortamlarına yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.’’, ‘‘Cezaevlerine yerleştirmede, suçun devamlı takibi, güvenlik ve emniyet gerekleri ve tüm mahpuslara uygun rejimlerin sağlanması ihtiyacı hesaba katılmalıdır.’’, ‘‘ İlk yerleştirme ve sonradan yapılacak bir cezaevinden diğerine nakil konusunda, mümkün olabildiğince mahpusa danışılmalıdır.’’; 15.4. ‘‘Dış Dünya ile İlişki’’ başlıklı 24.1., 24.4. ve 24.5. maddelerinde; ‘‘Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir.’’, ‘‘ Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır.’’, ‘‘Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara “uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar.’’; 15.5. “Tıbbi Bakım” başlıklı 39 uncu maddesinde; “Cezaevi yetkilileri tüm mahpusların sağlığını korumalıdır.” 15.6. “Cezaevi Sağlık Hizmetlerinin Organizasyonu” başlıklı 40.1., 40.2., 40.3., 40.4. ve 40.5. maddelerinde; “Cezaevindeki sağlık hizmetleri ulusal veya toplumsal genel sağlık idaresiyle yakın ilişki içerisinde düzenlenmelidir”, “Cezaevlerindeki sağlık politikası, ulusal sağlık politikasıyla bütünlük içinde ve uyumlu olmalıdır.” “Mahpusların, hukuki durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın ülkede mevcut olan sağlık hizmetlerine erişmeleri sağlanmalıdır.”
“Cezaevlerindeki sağlık hizmetleri, mahpusların yakalanmış olabileceği herhangi bir bedensel veya ruhsal hastalık ya da rahatsızlığı ortaya çıkarmak ve tedavi etmek için uğraşmalıdır.”
“Bu amaçla, mahpuslara toplumda mevcut olanlar da dahil olmak üzere gerekli tüm tıbbi, cerrahi ve psikiyatrik hizmetler sağlanmalıdır.” 15.7. “Tıp ve Sağlık Personeli” başlıklı 41.5. maddesinde; “Her mahpus nitelikli bir göz uzmanı ile diş hekiminin hizmetinden yararlanabilmelidir.” 15.8. “Tıbbi Bakımın Temini” başlıklı 46.2. maddesinde; “Uzman tedavisine gerek duyan hasta mahpuslar, bu hastalığın tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olmaması halinde uzman kurumlara veya sivil hastanelere nakledilmelidir.” 16. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere Ömür Boyu Hapis ve Diğer
Uzun Süreli Cezalara Mahkum Olanların Cezaevi İdaresince Yönetimi Hakkında R (2003) 23 Sayılı Tavsiye Kararı’nın 16.1. ‘‘Genel Amaçlar’’ başlıklı 2 inci maddesinde; ‘‘ Ömür boyu hapis ve diğer uzun
süreli mahkûmların yönetilmesinde amaçlananlar:
Bu mahkûmlara ve mahkûmlarla birlikte çalışan ya da onları ziyaret eden herkes için cezaevlerinin emin ve güvenli yerler olmasını sağlamak; Ömür boyu ve uzun süreli hapsolmanın getirdiği zarar verici etkilere karşı koymak; Bu mahkûmların başarılı bir şekilde toplumla bütünleşmelerini sağlamak ve tahliyelerinden sonra yasalara uyarak yaşama olasılıklarını artırmak ve geliştirmek’’, 16.2. ‘‘Ömür Boyu Hapis ve Diğer Uzun Süreli Mahkûmiyetin Zarar Verici Etkileriyle
Başa Çıkma’’ başlıklı 22 inci maddesinde; ‘‘Aile bağlarının kopmaması için özel çaba gösterilmelidir. Bu amaçla; Mahkûmlar mümkün olduğunca ailelerine veya yakın akrabalarına en yakın cezaevlerine yerleştirilmelidirler.
Mektuplaşma, telefon görüşmeleri ve ziyaretlerin mümkün olduğu ölçüde azami sıklıkta ve gizlilik içinde yürütülmesi sağlanmalıdır. Bu tür bir düzenleme güvenliği tehlikeye atıyorsa veya risk değerlendirmesiyle riskli olduğu tespit edilmişse söz konusu haberleşmeler, mektupların izlenmesi ve ziyaret öncesi ve sonrasında aramalar gibi makul güvenlik tedbirleri eşliğinde yürütülebilir.’’, 17. “BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar”ın “Sağlık Hizmetleri” başlıklı 22 inci maddesinin 2 inci ve 3 üncü fıkrasında; “(1) Her kurumda, psikiyatriden de anlayan en az bir nitelikli sağlık görevlisi hizmet verir.
Kurumdaki sağlık hizmetleri, toplumun veya ulusun genel sağlık yönetimiyle yakın ilişki içinde düzenlenir. Kurumdaki sağlık hizmetleri, psikiyatrik vakalarda teşhisi ve gerektiğinde ruh sağlığındaki normal dışı olan halleri tedavi etmeye imkan verecek şekilde düzenlenir.
(2) Durumu özel bir tedaviyi gerektiren mahpuslar, uzman kurumlara veya sivil hastanelere sevk edilirler. Hastane hizmetlerinin kurum içinde verilmesi halinde, bu kurumların araçları, donanımları ve ilaç stokları hasta mahpusların tıbbi bakım ve tedavilerini karşılayabilecek uygunlukta olur ve buralarda bu işe uygun eğitim görmüş görevliler bulunur. (3) Her mahpusa, nitelikli bir dişçinin hizmetinden yararlanma imkanı verilir.” 18. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın
Ahlaki ve Kurumsal Yönleri İle İlgili R (98) 7 Sayılı Tavsiye Kararı’na Ek’in “Cezaevinde
Tıbbi Bakımın Ana Özellikleri” başlıklı 1 inci bölümünün “Bir Doktora Müracaat” başlıklı a fıkrasında; “(3) Bir cezaevi sağlık bakım ünitesi en azından açık tedavi ve dış hasta konsültasyonlarını yapabilecek imkanlara sahip olmalıdır. Şayet, mahkûmun sağlık durumu cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektiriyorsa, cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında ve her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şey yapılmalıdır.
…
(6) Tecrübeli uzman bir diş hekimi servisi her mahkûm için ulaşılabilir olmalıdır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
19. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın nakil talebinin; başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının kapasitesinin dolu olması ve başvuranın 05/07/2019 tarihine kadar iyi halliliği kazanmamış olması ve talebin güvenlik riski bakımından da İdarece değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda reddine, öte yandan 5275 sayılı Kanun’un 78 inci maddesi uyarınca ilgili
İdarelerce konunun araştırılması ve başvuranın ücretini ödediği tedavinin bulunduğu ilde tamamlanmasının temini için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği yönünde tavsiye kararı verilmesi kanaatine varılmıştır.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. Başvuran, diş tedavisi (implant tedavisi) devam etmekte iken Diyarbakır … Tipi Yüksek
Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan isteği dışında Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek
Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiğini, naklinin tedavisinin yarıda kalmasına ve sağlık sorunları ile karşılaşmasına neden olduğunu ve daha önce yatırdığı tedavi ücretinin boşa gittiğini, tedavisinin tamamlanması için şu anda daha önce yatırdığı ücretin 2-3 katının talep edildiğini, bunun yanı sıra bulunduğu ilin ailesinin ikamet ettiği Diyarbakır iline uzaklığı ve ekonomik sebepler nedeniyle ailesi ile iletişim kuramadığını, hastalığı nedeniyle annesinin ziyaretine gelemediğini belirterek tedavisinin tamamlanması ve ailesi ile iletişim kurabilmek için Diyarbakır’da veya Diyarbakır’ın yakınında bulunan bir cezaevine naklinin yapılmasını talep etmektedir.
21. Başvuranın nakil talebinde bulunmasının birinci nedeni isteği dışında nakledildiği
Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunun ailesinin ikamet ettiği Diyarbakır iline uzaklığı nedeniyle ailesi ile iletişiminin kısıtlanmış olmasıdır.
Başvuranın ziyaret kayıtlarının incelenmesi neticesinde, son 6 aylık dönemde Diyarbakır’da ikamet eden aile bireylerinden babası ile 1 defa görüştüğü, bunun dışında başvuranın
İstanbul’da ikamet eden kardeşi ve vasisi ile 2’şer kez görüştüğü anlaşılmıştır. 5275 sayılı
Kanunun 53-58. maddelerinde ‘Hükümlülerin nakilleri’ başlığı altında, nakile ilişkin hükümler düzenlenmiş, 54. maddede ‘Kendi istekleri ile nakil’, 55. maddede ‘Disiplin nedeniyle nakil’, 56. maddede ‘Zorunlu nedenlerle nakil’, 57. maddede ‘Hastalık nedeniyle nakil’ şartları belirlenmiştir.
22. Kurumumuza İdare tarafından sunulan belgeler kapsamında başvuranın ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkum olan terör suçlusu olması nedeniyle ilgili Kanun hükümleri uyarınca koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamayacağı ve ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının ölünceye kadar devam edeceği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Kanunun 56 ıncı maddesi ve 167 No.lu Genelgenin 17 inci maddesi uyarınca;
kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hale gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenler olması halinde hükümlü ve tutukluların belirlenecek olan yargı çevresi dışında konumlarına uygun diğer kurumlara nakledilebileceği düzenlenmiş olup başvuranın bu kapsamda 2016 yılında
Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Kocaeli … No’lu …
Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği anlaşılmıştır. Başvuranın annesinin rahatsızlığına bağlı olarak uzun süreli yolculuk yapamaması ve ailesinin ekonomik nedenlerle yolculuk maliyetini karşılayamaması sebebiyle ziyaretine gelemedikleri gerekçesi ile
Diyarbakır ve Şanlıurfa İllerinde bulunan ceza infaz kurumlarına nakil talebinde bulunduğu ancak bu talebin başvuranın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile hükümlü olması, 5275 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca tek kişilik odada barındırılmasının gereklilik arz etmesi ve talep edilen ceza infaz kurumlarında söz konusu odaların dolu olması sebebiyle
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca reddedildiği anlaşılmıştır.
23. 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm içermemektedir. Buna karşılık 5275 sayılı Kanun, ilgili Tüzük ve 167 sayılı Genelge’nin, ‘Kendi istekleri ile nakil’ başlıklı maddesi ile hükümlülerle ilgili olarak disiplin cezası, zorunlu hal, hastalık hali olmasa dahi, maddede düzenlenen şartlar oluştuğu takdirde naklin mümkün olduğunun düzenlenmiş olması sebebiyle bu maddedeki nakil sebebi hükümlüler tarafından genel olarak ‘ailelerinin ikamet ettiği yer veya ailelerine yakın yerlere nakil’ hükmü olarak değerlendirilmekte olup hükümlüler nakil gerekçelerinde bu hükme dayanmaktadırlar.
24. Anayasamızın 20. maddesi, AİHS’nin 8. maddesi uyarınca, herkesin ‘özel ve aile hayatına saygı hakkına’ sahip olduğu düzenlenmiştir. Hapis cezasına mahkumiyet, doğası gereği, hükümlünün özel ve aile hayatının kısıtlanması sonucunu doğuracaktır. Ancak mahkûmun yakınları ile bağlantıda kalmasının, özel ve aile hayatına saygı hakkının esaslı unsurlarından olduğu ve cezaevi idaresinin bu konuda gerekli yardımı sağlaması gerektiği
Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi tarafından vurgulanan bir husustur. (Messina v. Italy, 25498/94; EpnersGefners v. Latvia, 37862/02)
25. AİHM, Vintman davasına ilişkin olarak vermiş olduğu 23/01/2015 tarihli Daire kararında (Vintman v. Ukrayna, 28403/05); AİHS’nin, mahkûmlara cezalarının nerede infaz edileceği konusunda bir seçim hakkı tanımadığını, mahkumların ailelerinden ayrı olduklarını ve ailelerinden uzak olmalarının hapis cezasının bir sonucu olduğunu, ancak, mahkûmun, ailesinin ziyaretlerini zorlaştıracak ya da imkânsız hale getirebilecek denli uzak bir bölgede barındırılmasının, aile hayatına müdahale teşkil edebileceğini belirtmiştir. Mahkeme orantılılık yönünden yaptığı incelemesinde ise; mahkûmun, ailesine yakın bir kuruma transfer talebinin reddi için, cezaevlerindeki aşırı yoğunluğun meşru bir gerekçe olarak öne sürülebileceğini, ancak bu durumda dahi mahkûmun görece daha yakın cezaevlerine nakli hususunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Aksi halde, yani kişinin nispeten daha yakın bir bölgeye nakli önünde meşru bir engel yokken uzakta bulunan bir kurumda barındırılması halinde, AİHS’nin 8. maddesinin ihlali sonucunun doğabileceğini vurgulamıştır.
26. Öte yandan, özel ve aile hayatına saygı hakkını düzenleyen AİHS’nin 8. Maddesinin 2 inci fıkrasında; bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesinin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen 5275 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde; hükümlülerin kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri düzenlenmiştir. Bu bakımdan Kanunda asayiş ve güvenlik bakımından nakli gerektiren bir husus olduğunun değerlendirilmesi halinde de İdareye hükümlüyü başka bir kuruma nakletme yetkisinin tanındığı görülmektedir. İdarenin hükümlülerin bulundukları ceza infaz kurumlarında güvenlik ve disiplini sağlamakla birlikte hükümlülerin bulundukları kurumlardan tedavi amacıyla hastaneye sevkleri veya farklı bir cezaevine nakilleri sırasında oluşması muhtemel güvenlik risklerini göz önünde bulundurmak ve kamu güvenliğini sağlamak üzere gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu açıktır.
27. 167 Sayılı Genelgenin ‘‘Hükümlülerin Kendi İstekleri İle Nakilleri’’ başlıklı 15 inci maddesinde hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka bir diğer kuruma nakledilebilmeleri için diğer şartların yanı sıra iyi hal göstermeleri, disiplin cezası almamış olmaları veya aldıkları cezanın kaldırılmış olması, talep ettikleri ceza infaz kurumunda kendileri, diğer hükümlüler ve kurum açısından güvenlik riski oluşturmamaları ve talep ettikleri kurumda daha önce kalmış iseler diğer hükümlüler veya kurum açısından somut gerekçelerle güvenlik riski oluşturup oluşturmayacakları hususunun Bakanlıkça değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır.
28. Diğer taraftan, başvuranın ceza infaz kurumlarında bulunduğu süre boyunca 3 kez
“hücreye koyma cezası” (20+10+3 gün), 2 kez “bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” (1+1 ay), 3 kez de “haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama” (1+1+1 ay) cezaları aldığı, başvuranın halihazırda kesinleşmemiş infaz edilmeyi bekleyen herhangi bir disiplin cezasının bulunmadığı ve en son aldığı hücreye koyma cezasının 20/11/2018 tarihinde kesinleştiği, 03/01/2019-06/01/2019 tarihleri arasında infaz edildiği ve 5275 sayılı Kanun’un
48 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının f bendi uyarınca 6 aylık süre sonunda 05/07/2019
tarihinde cezanın yasal kaldırma süresinin dolacağı ve başvuran tarafından iyi halin kazanılabileceği görülmüştür.
29. 5275 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde, hükümlünün hücreye koyma cezasını gerektiren eylemlerinin olması halinde, disiplin cezasının infaz edildiği tarihten itibaren 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hallerde bir yıl sonunda disiplin cezası almama ve iyi hâlli olma koşuluyla kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla cezanın kaldırılacağı düzenlenmiştir. Bu bağlamda, başvuranın 3 gün hücreye koyma cezasının 03/01/2019 tarihinde infaz edilmeye başlandığı, disiplin cezasının kaldırılmasının ve iyi hâlin kazanılmasının, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren altı ayın sonunda kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla mümkün olduğu, dolayısıyla disiplin cezasının infaz edilmeye devam ettiği ve yasal kaldırılma süresinin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
30. Başvuran ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsüdür. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanların barındırılacağı kurumların 5275 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları olacağı, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde ise, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinin kullanılacağı ve bu hükümlülerin tek kişilik odalarda barındırılacağı düzenlenmiştir. Bu nedenle başvuranın talep ettiği / edebileceği ceza infaz kurumlarının, kanunen kısıtlı olduğu da aşikârdır.
31. Bu çerçevede, başvuranın, nakil talebinin, ailesinin ikamet ettiği il (Diyarbakır) ve kendisinin hükümlü olduğu il (Kocaeli) göz önünde bulundurulduğunda, mahkumun ailesine uzak bir mesafede olduğu ancak, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmalarının ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu ve başvuranın tekli odada kalması gerektiği hususlarının yanı sıra başvuranın 05/07/2019 tarihine kadar iyi halliliği kazanmamış olması ve Diyarbakır’da veya Diyarbakır’ın yakınında bulunan bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin güvenlik riski bakımından da
İdarece değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
32. Başvuranın nakil talebinde bulunmasının bir diğer nedeni, 2016 yılında Diyarbakır
… Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan isteği dışında Kocaeli … No’lu …
Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi sonucunda ailesi tarafından implant tedavisine ilişkin ücret yatırılmış olmasına rağmen tedavisinin tamamlanmadığı, nakledildiği Kocaeli ilinde tedavisinin tamamlanabilmesi için daha önce hastaneye yatırmış olduğu ücretin 2-3 katının kendisinden talep edildiği ve buna bağlı olarak mağduriyet yaşadığı iddiasıdır.
33. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen “Herhangi Bir Şekilde Tutulan veya
Hapsedilen Kişilerin Korunmasına İlişkin Prensipler Bütünü”nün ilgili maddelerinde; tutulan veya hapsedilen bir kimsenin gerekli olduğunda tıbbi bakım ve tedavisinin yapılacağı, cezaevi yetkililerinin tüm mahpusların sağlığını koruması gerektiği, mahpusların hukuki durumları nedeniyle ayrımcılığa tabi tutulmaksızın ülkede mevcut olan sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanacağı, her mahpusun nitelikli bir diş hekiminin hizmetinden yararlanabilmesi gerektiği, uzman tedavisine gerek duyan hasta mahpusların tedavisinin cezaevinde yapılmasının mümkün olmaması halinde uzman kurumlara veya sivil hastanelere nakledilmeleri gerektiği düzenlenmiştir.
34. “BM Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kurallar”ın ilgili maddelerinde; durumu özel bir tedaviyi gerektiren mahpusların uzman kurumlara veya sivil hastanelere sevk edilecekleri ve her mahpusa nitelikli bir dişçinin hizmetinden yararlanma imkanı verileceği düzenlenmiştir. Toplumda ve cezaevi koşullarında yürütülmekte olan tıbbi uygulamaların aynı ahlaki ve eşitlik ilkesine uygun olarak sağlanması esasını güden “Avrupa Konseyi Bakanlar
Komitesinin Üye Devletlere Cezaevinde Tıbbi Bakımın Ahlaki ve Kurumsal Yönleri İle İlgili
R (98) 7 Sayılı Tavsiye Kararı Eki”nde, mahkumun sağlık durumunun cezaevinde garanti altına alınamayacak bir tedaviyi gerektirmesi halinde cezaevi dışında bulunan sağlık kuruluşlarında her türlü güvenlik ortamında tedavinin yerine getirilmesi için mümkün olan her şeyin yapılması gerektiği ve tecrübeli uzman bir diş hekimi servisinin her mahkum için ulaşılabilir olması gerektiği ifade edilmiştir.
35. Anayasanın sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması başlıklı 56 ıncı maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu ve Devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamanın yanı sıra insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği hüküm altına alınmıştır. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluları da kapsayan bu genel hükmün yanı sıra 5275 sayılı Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 71 inci maddesinde; hükümlünün beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbi araçlardan yararlanma hakkına sahip olduğu, bu çerçevede hükümlülerin öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması halinde ise Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkum koğuşlarında tedavi ettirilecekleri, mezkur Kanun’un 78 inci maddesinde Sağlık Bakanlığı ve
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşlarının hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevli oldukları düzenlenmiştir.
36. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 56 ıncı maddesinde kapsama gücünün aşılması gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun diğer kurumlara nakledilebilecekleri, Kanun’un 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasında ise kapsama gücü aşımı nedeniyle nakil istemeden ya da tutukevlerinden yapılacak toplu nakillerden önce hükümlü, hükümözlü ve tutuklukluların sağlık dosyalarının incelenerek tedavi tetkik ya da kontrolleri devam eden kişilerin konumlarına uygun kurumlara nakilleri için ayrıca talepte bulunulacağı düzenlenmiştir.
37. Başvuranın Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve
Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içerisinde aldığı sağlık hizmetlerine ilişkin olarak İdareler tarafından Kurumumuza verilen bilgi ve belgeler ışığında; Diyarbakır …Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunca başvuranın da aralarında bulunduğu PKK terör örgütüne mensup aktif örgüt üyesi konumundaki 68 tutuklu/ hükümlü hakkında kapasite aşımı nedeniyle zorunlu toplu nakil talebinde bulunulması ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün nakil emri ile başvuranın
Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna naklinin gerçekleştirildiği, nakil işleminden önce başvuranın sağlık dosyasının Kurum revirinde incelendiği ve nakledilmesinde herhangi bir sakınca bulunmadığının tespit edildiği, nakilden önce başvuranın 08/03/2016 tarihinde … No’lu Aile Sağlık Merkezi doktorunca muayene edilerek sevk edilmesinde herhangi bir sakıncanın bulunmadığı yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Başvuranın diş tedavisine ilişkin olarak; Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda bulunduğu süre içerisinde, Diyarbakır Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde muayene/tedavi amacıyla 7 defa randevu verildiği, başvuranın ayrıca muayene/tedavi amacıyla
4 defa Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine sevk edildiği, 12/11/2015 tarihinde Dicle
Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde eksik olarak tespit edilen 5 nolu dişine implant işlemi gerçekleştirildiği, başvuran Kocaeli … No’lu … Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna nakli gerçekleştirildikten sonra 18/03/2016 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesine sevk edilerek muayenesinin sağlandığı, 16/12/2016 tarihinde anılan hastaneye yeniden sevk edilerek yapılan muayenesi sonrasında diş çekimleri ve tedavisinin kurum revirinde yapılmasının kararlaştırıldığı ve implant üzeri protez tedavisi için Protez Anabilim
Dalına yönlendirildiği, 09/05/2018 tarihinde Diş Hekimliği Protez Anabilim Dalında yaptırılan muayene sonrasında hükümlüye implant üstü protezin ücretli olduğu ve ücretin tarafınca ödenmesi durumunda ilgili tedavinin tamamlanabileceğinin anlatıldığı anlaşılmıştır.
38. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden başvuranın uluslararası normlar ve ulusal mevzuat hükümlerine uygun olarak tıbbi bakım ve tedavisinin yapıldığı ve sağlık hizmetlerine erişiminin sağlandığı, başvurana nitelikli bir dişçinin hizmetinden yararlanma imkanı sunulduğu bu kapsamda Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve
Kocaeli Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine sevk edilerek tedavi imkanı sağlandığı görülmüştür. Ancak, başvuranın Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda bulunduğu süre zarfında devam eden implant tedavisi kapsamında ailesince ödenen tedavi ücretine karşılık gelen hizmetin nakli sebebiyle tamamlanmadığı ve mağdur edildiği iddiasına ilişkin olarak 5275 sayılı Kanun’un 78 inci maddesi uyarınca ilgili İdarelerce konunun araştırılması ve başvuranın ücretini hâlihazırda ödediği tedavinin bulunduğu ilde tamamlanmasının temini için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilmiştir.
39. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde, başvuranın, nakil talebinin, ailesinin ikamet ettiği il (Diyarbakır) ve kendisinin hükümlü olduğu il (Kocaeli) göz önünde bulundurulduğunda, mahkumun ailesine uzak bir mesafede olduğu ancak, hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumunda barındırılmalarının ceza infaz kurumlarının kapasitesi ve hükümlülerin yerleştirilmelerinde dikkat edilmesi gereken diğer hususlar nedeniyle maddi olarak her zaman uygun olmadığı, başvuranın talep ettiği ailesine yakın ceza infaz kurumlarının ise kapasitesinin oldukça dolu olduğu ve başvuranın tekli odada kalması gerektiği hususlarının yanı sıra başvuranın 05/07/2019 tarihine kadar iyi halliliği kazanmamış olması ve talebin güvenlik riski bakımından da İdarece değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu öte yandan başvuranın Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süre zarfında devam eden implant tedavisi kapsamında ailesince ödenen tedavi ücretine karşılık gelen hizmetin nakli sebebiyle tamamlanmadığı ve mağdur edildiği iddiasına ilişkin olarak 5275 sayılı Kanun’un 78 inci maddesi uyarınca ilgili İdarelerce konunun araştırılması ve başvuranın ücretini ödediği tedavinin bulunduğu ilde tamamlanmasının temini için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği kanaatine varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 40. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
41. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Kararın İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Kocaeli İnfaz
Hakimliğine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİNE; Başvuranın talep ettiği kurumlara nakledilmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın Diyarbakır … Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süre zarfında devam eden implant tedavisi kapsamında ailesince ödenen tedavi ücretine karşılık gelen hizmetin nakli sebebiyle tamamlanmadığı ve mağdur edildiği iddiasına ilişkin olarak
5275 sayılı Kanun’un 78 inci maddesi uyarınca ilgili İdarelerce konunun araştırılması ve
başvuranın ücretini ödediği tedavinin bulunduğu ilde tamamlanmasının temini için gerekli tedbirlerin alınması hususunda ADALET BAKANLIĞINA, DİCLE ÜNİVERSİTESİ DİŞ
HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE ve KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ
FAKÜLTESİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Yukarıda anılan Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, anılan İdareler tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Bu kararın BAŞVURAN, ADALET BAKANLIĞI, DİCLE ÜNİVERSİTESİ DİŞ
HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ve KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ
FAKÜLTESİNE ve bilgi için KOCAELİ … NO’LU F TİPİ YÜKSEK GÜVENLİKLİ
CEZA İNFAZ KURUMUNA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi