ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın aile birliği mazereti kapsamında tayin talebinin reddedilmesi üzerine yapılan incelemeyi içermektedir. Başvuran, eşinin iş adresi ile kendi görev yeri arasındaki mesafenin 356 kilometre olduğunu ve bu durumun aile bütünlüğünü sarstığını belirterek, Anayasa’nın 41. maddesi gereği idarenin aile bütünlüğünü koruma yükümlülüğünü vurgulamıştır. İdare, başvuranın tayin talebini, hizmet puanı yetersizliği nedeniyle reddetmiştir. Ancak, Danıştay, aile birliğinin korunması ilkesinin, hizmet puanı uygulamasından önce gelmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Kararda, başvuranın ikameti ile görev yeri arasındaki mesafenin dikkate alınmadığı ve ulaşım durumunun göz önünde bulundurulmadığı belirtilmiştir. Emsal mahkeme kararları da aile birliğinin korunmasının önemini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, Danıştay, başvuranın tayin talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine ve aile birliği mazeretinin göz önünde bulundurulması gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesi ve bireylerin temel haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/1926-S.23.3211

BAŞVURU NO : 2022/14272

KARAR TARİHİ : 16/02/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Aile birliği mazereti kapsamında tayin talebine ilişkindir

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 02/10/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; 09/09/2021 tarihinde aile birliği mazereti kapsamında

Samsun ile Vezirköprü ilçesi İlkokuluna atamasının yapıldığını, eşinin iş adresi ile atandığı okul arasındaki mesafenin gidiş geliş olarak toplamda 356 kilometre olduğunu, bu durumun aile bütünlüğünün temelini sarstığını, Anayasanın 41 inci maddesi kapsamında idarenin aile bütünlüğünü korumakla yükümlü olduğu ve atamalarda da bu durumun gözetilmesi gerektiğini belirterek tayininin veya görevlendirmesinin eşinin çalıştığı kurumun mevkii gözetilerek aile bütünlüğünü koruyacak şekilde düzenlenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 18/11/2022 tarihli bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitin Bakanlığı

Personel Genel Müdürlüğünden alınan 30/11/2022 tarihli ve EE- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Kayıtların incelenmesinde başvuranın Şanlıurfa ili ilçesi İlkokulunda görev yapmakta iken aile birliği mazeretine bağlı olarak 24/08/2021 tarihinde Samsun ili Vezirköprü ilçesi

İlkokuluna atandığı ve 09/09/2021 tarihinde görevine başladığı, 2.2. 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “…..Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yarıyıl ve/veya yaz tatillerinde yapılır.” hükmüne yer verildiği, diğer taraftan 17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Mazeret ve engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde; “Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle

Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır. Ancak: … Aile birliği mazereti ile engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler, yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılır.” denildiği, 2.3. Yer değiştirme işlemlerinin alanlar bazında ihtiyaç ilan edilen kadrolar ve muhtemel boşalacak kadrolar üzerinden tercih ve hizmet puan üstünlüğüne göre elektronik ortamda yapıldığı, buna göre söz konusu dönemler dışında (yarıyıl ve yaz tatili) aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değişikliği işlemi yapılamayacağı, bugün itibarıyla il içerisinde yer değişikliğinin yapılması mümkün olamamakla birlikte ilgilinin mazerete bağlı yer değiştirme döneminde aile birliği mazeretine bağlı olarak sistem üzerinden başvuruda bulunması halinde tercih ve hizmet puan üstünlüğüne göre atanıp atanamayacağının belirlenebileceği, başvuranın Valiliğe ulaşan herhangi bir başvurusunun olmadığı, talepte bulunması halinde talebinin Bakanlıkça belirtilen çerçevede değerlendirilebileceği ve ayrıca bir işlem tesis edilemeyeceği, 2.4. Hâlihazırda Vezirköprü ilçesi İlkokulunda görev yapan başvuranın, 2021 yılı yaz tatili mazeret atamaları kapsamında tercihine istinaden bu okula atandığı, MEBBİS Norm İşlemleri ve Kurum

Norm Detaylarında da, okulun öğretmen normu mevcudunun (1) olduğu ve başvuranın okuldaki tek öğretmen olduğu, 2.5. Okul öncesi öğretmeni olan başvuranın, 2022 yılı yaz tatili (Ağustos) mazeret atamalarında iki aşamada da mazereti nedeniyle atanma başvurusunda bulunduğu, başvurusu ve tercihlerinin onaylandığı ancak bulunduğu ilçede yeterli kadro olmaması ve hizmet puanının düşük olması nedeniyle atamasının gerçekleştirilemediği, 2.6. Başvuranın mazereti nedeniyle atanma isteğinde bulunduğu Tekkeköy ilçesi ile resmi ikametgâhının bulunduğu İlkadım ilçesinde, alanında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına yazı ekinde bulunan kontenjan listesinde yer verildiği, Tekkeköy ilçesinde münhal kadro olmadığı ancak muhtemel boşalacak

14 (on dört) kontenjanın olduğu, diğer taraftan İlkadım ilçesinde 1 (bir) münhal kadro ile 7 (yedi) muhtemel

kontenjanın bulunduğu, elektronik ortamda hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılan atamalar neticesinde, il içinden veya il dışından Tekkeköy ilçesine atanan herhangi bir öğretmen olmadığı, İlkadım ilçesine ise Muş ili Merkez ilçesinden 322 hizmet puanına sahip bir öğretmenin atamasının gerçekleştiği, aynı dönemde 103 hizmet puanına sahip olan başvuranın münhal kadro bulunmayan Tekkeköy ilçesindeki muhtemel boşlukların fiili boşluğa dönüşmemesi (bu okullardan tayin isteyenlerin de istedikleri yere atanamaması)

nedeniyle atamasının yapılamamış olmasının beklenen bir sonuç olduğu,

2.7. İl içerisinden veya il dışından İl merkez ilçeleri ile diğer ilçelerine çok sayıda atanma başvurusunda bulunulduğu, ağırlığı taşra ilçelerinde olmakla beraber 20 civarı Okul Öncesi Öğretmeninin söz konusu dönemde atamasının gerçekleştirilebildiği, söz konusu atanma taleplerinin, Bakanlıkça yayınlanan duyuru ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde elektronik ortamda alınarak hizmet puanı üstünlüğü ilkesi gereğince yine elektronik ortamda atama yapılmak suretiyle tesis edildiği, 2.8. Başvuru sahibinin mazereti kapsamında Bakanlık ve Valilik aleyhine açılmış veya sonuçlanmış adli veya idari herhangi bir dava bulunmadığı, 2.9. Mazerete bağlı atama işlemlerinin, ilgili mevzuatına göre Bakanlıkça yayımlanacak olan duyurular çerçevesinde, elektronik ortamda başvuru ve tercih yapılmak suretiyle yarıyıl ve yaz tatillerinde gerçekleştirilebileceğinden, belirtilen süreçler dışındaki dönemlerde herhangi bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, ilgilinin mazerete bağlı yer değiştirme duyurularını takip ederek, aile birliği mazeretine bağlı olarak gerekli bilgi ve belgelerle birlikte elektronik ortamda başvuruda bulunması halinde tercih ve hizmet puan üstünlüğüne göre atanıp atanamayacağının belirlenebileceği, Hususları bildirilmiştir.

/

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 3.2. “ Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesi; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesi; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.” 3.4. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesi; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.6. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesi; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında

Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” 3.7. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünün “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci maddesi; “…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir… “ 4. 06/04/1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/05/1949 tarihli ve

7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan İnsan Hakları Evrensel

Beyannamesi’nin 16 ncı maddesi;

“Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.” 5. 10/07/2003 tarihli ve 5923 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 11/08/2003 tarihli ve

25196 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan Birleşmiş Milletler

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 10 uncu maddesi; “Taraf Devletler, toplumun doğal ve temel birimi olan aileye, özellikle ailenin kurulması için ve aileye bağımlı çocukların bakım ve eğitiminden sorumlu oldukları sürece, en geniş koruma ve yardımın yapılması gerektiğini kabul ederler.” 6. 23/12/1994 tarihli ve 6423 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/01/1995 tarihli ve

22184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan Birleşmiş Milletler

Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme’nin; 6.1. 3 üncü maddesi; “Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir.

Taraf Devletler, çocuğun anne-babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.” 6.2. 4 üncü maddesi; “Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki kaynaklarını olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği çerçevesinde bu tür önlemler alırlar.” 7. 22/03/2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 09/04/2007 tarihli ve

26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak iç hukukumuzda da yerini alan (Gözden Geçirilmiş)

Avrupa Sosyal Şartı’nın; 7.1. “Ailenin sosyal, yasal ve ekonomik korunma hakkı” başlıklı 16 ncı maddesi; “Akit Taraflar, toplumun temel birimi olan ailenin tam gelişmesi için gerekli koşulları sağlamak amacıyla; sosyal yardımlar ve aile yardımları, mali düzenlemeler, konut sağlama, yeni evlilere yardım ve diğer uygun araçlarla aile yaşamının ekonomik, yasal ve sosyal bakımdan korunmasını teşvik etmeyi taahhüt ederler.” 7.2. “Çocukların ve gençlerin sosyal, yasal ve ekonomik korunma hakkı” başlıklı 17 nci maddesi; “Akit Taraflar, çocukların ve gençlerin kişilikleri ile fiziksel ve zihinsel yeteneklerinin tam gelişimini sağlayacak bir çevrede yetişme haklarını etkili bir biçimde kullanmalarını sağlamak amacıyla, doğrudan ya da kamusal ve özel örgütlerle işbirliği yaparak… çocukların ve gençlerin, ebeveynlerinin hak ve ödevleri göz önünde tutularak, gereksinim duydukları bakım, yardım, öğretim ve eğitim olanaklarına sahip olmalarını özellikle bu amaç için uygun ve yeterli kurum ile hizmetlerin kurulması ve sürdürülmesini sağlamayı taahhüt ederler.” 8. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesi;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 9. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesi; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.

(Değişik: 9/4/1990 – KHK-418/5 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K.

1992/6 Sayılı Kararı ile; yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK-527/5 md.) Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir.

10. 25/08/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Atama” başlıklı 37 nci maddesi; “Öğretmenlerin Bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. (İptal son cümle: Anayasa

Mahkemesinin 6/2/2013 tarihli ve E:2011/123, K:2013/26 sayılı Kararı ile.: Yeniden Düzenleme: 1/3/20146528/22 md.) Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yarıyıl ve/veya yaz tatillerinde yapılır.

Öğretmenlerin yer değiştirme suretiyle atamalarında uyulacak temel ilkeler, özür grupları, hizmet bölgeleri ve alanları, hizmet puanı ve diğer hususlara ilişkin usül ve esaslar yönetmelikle belirlenir.

Özüre dayalı yer değiştirme istekleri hizmet puanı sıralamasındaki yetersizlik sonucu yerine getirilemeyenlere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 72 nci maddesi kapsamına girenlerin hakları saklı kalmak kaydıyla, istekleri hâlinde istekte bulundukları yere atanmaya hak kazanıncaya kadar, aylıksız izin verilebilir. Bu şekilde aylıksız izin verilen öğretmenler, bağlı bulundukları il millî eğitim müdürlüklerine bu amaçla tahsis edilmiş bulunan boş öğretmen kadrolarına aylıksız izinli olmak şartıyla atanır. Bunların atandıkları bu kadrolar aylıksız izin süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, aylıksız izne ayrılan öğretmenler, üçüncü yılsonuna kadar istedikleri yere atamalarının yapılamaması hâlinde durumlarına uygun boş öğretmen kadrolarına öncelikle atanırlar.

Öğretmenlerin atamaları Bakanlıkça il/ilçe emrine veya doğrudan eğitim kurumuna yapılır. Bakanlıkça il/ilçe emrine atama yapılması hâlinde, öğretmenlerin atandıkları ildeki görev yerleri, hizmet puanları ve yeterlikleri dikkate alınarak il millî eğitim müdürünün teklifine göre valilerce belirlenir…” 11. 25/06/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarının Yer

Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin; 11.1. “Temel ilkeler” başlıklı 4 üncü maddesi;

“Temel ilkeler şunlardır:

a) Yer değiştirme suretiyle atamalarda kadro imkânları gözönünde bulundurulur.

b) Yer değiştirme suretiyle atamalar, ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılmak suretiyle oluşturulan bölgeler arasında yapılır.

c) Bu atamalarda, memurların bölgeler arasında adil ve dengeli dağılmasını sağlamak esastır.

11.2. “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar” başlıklı 9 uncu maddesi; “Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dâhilinde yapılır…” 11.3. “Memurun İsteği Üzerine Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 12 nci maddesi; “Sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerinin belgelendirilmesi halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir.

Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Zorunlu çalışma süresini sağlık veya aile birliği mazeretine dayalı olarak tamamlamamış olan memur mazeretinin sona ermesi durumunda, zorunlu hizmet süresinin eksik kalan kısmını tamamlamak zorundadır…” 11.4. “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 14 üncü maddesi; “Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir.

Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.”

12. 17/04/2015 tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen

Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin; 12.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi; “Bu Yönetmelik, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarına aday öğretmen ve öğretmen olarak atanacaklar ile hâlihazırda bu eğitim kurumlarında görev yapan aday öğretmen ve öğretmenleri kapsar.” 12.2. “Mazerete ve engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 49 uncu maddesi; “Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle

Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır. Ancak; a) Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme, her iki eşin de öğretmen olması ve bu kapsamda yer değiştirmek istedikleri yerlerde alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunmaması durumunda, istemeleri hâlinde her ikisinin de alanları itibarıyla öğretmen ihtiyacı bulunan ile/ilçeye atanmaları suretiyle gerçekleştirilebilir.

b) Öğretmenlikte ve devlet memurluğunda adaylığı kaldırılmayanlar, devlet memurluğunda adaylığı kaldırılıp da öğretmenliğe ilk atama kapsamında atananlar ve yeniden atama ve kurumlar arası atama yoluyla öğretmenliğe atananlardan atandığı yerde en az bir yıl çalışmayanlar ile eşi isteğe bağlı sigortalı olan öğretmenler, aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değiştirme isteğinde bulunamaz.

c) Eşleri geçici olarak görevlendirilen öğretmenler, eşlerinin geçici olarak görevlendirildiği yere aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme isteğinde bulunamaz.

ç) Aile birliği mazereti ile engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler, yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılır.” 12.3. “Yer değiştirmelerde esas alınacak hususlar” başlıklı 55 inci maddesi; “Öğretmenlerin yer değiştirmeleri Bakanlıkça belirlenen takvime göre yapılır.

Yer değiştirmelere ilişkin iş ve işlemler Bakanlığın internet sitesinde duyurulur. Yer değiştirme başvuruları duyuruda belirtilen süre içinde elektronik ortamda yapılır. Elektronik ortamda yapılmayan başvurular ile onaylatılmayan başvurular geçersiz sayılır. Başvurular şahsen ya da noter aracılığıyla vekâlet verilen kişilerce yapılabilir.

Tercihe bağlı yer değiştirmeler hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılır. Hizmet puanlarının hesabında yer değiştirme başvurularının son günü esas alınır. Hizmet puanının eşitliği hâlinde sırasıyla; öğretmenlikteki hizmet süresi daha fazla olana, öğretmenliğe daha önce başlayana öncelik verilir; eşitliğin devamı hâlinde ise atanacak öğretmen bilgisayar kurası ile belirlenir.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

14. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran özetle; 09/09/2021 tarihinde aile birliği mazereti kapsamında Samsun ile Vezirköprü ilçesi İlkokuluna atamasının yapıldığını, eşinin iş adresi ile atandığı okul arasındaki mesafenin gidiş geliş olarak toplamda 356 kilometre olduğunu, bu durumun aile bütünlüğünün temelini sarstığını, Anayasanın 41 inci maddesi kapsamında idarenin aile bütünlüğünü korumakla yükümlü olduğu ve atamalarda da bu durumun gözetilmesi gerektiğini belirterek tayininin veya görevlendirmesinin eşinin çalıştığı kurumun mevkii gözetilerek aile bütünlüğünü koruyacak şekilde düzenlenmesini talep etmektedir.

15. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda ise özetle; hâlihazırda Vezirköprü ilçesi

İlkokulunda görev yapan başvuranın, 2021 yılı yaz tatili mazeret atamaları kapsamında tercihine istinaden bu okula atandığı, ilgili okulun öğretmen normu mevcudunun (1) olduğu ve başvuranın okuldaki tek öğretmen olduğu, okul öncesi öğretmeni olan başvuranın, 2022 yılı yaz tatili (Ağustos)

mazeret atamalarında iki aşamada da mazereti nedeniyle atanma başvurusunda bulunduğu, başvurusu ve tercihlerinin onaylandığı ancak bulunduğu ilçede yeterli kadro olmaması ve hizmet puanının düşük olması nedeniyle atamasının gerçekleştirilemediği hususları ifade edilmiştir.

16. Başvuranın iddiaları ve idarenin cevabi yazısı incelendiğinde uyuşmazlığın; idare tarafından başvuranın tayin talebinin reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında düğümlendiği görülmektedir.

17. Somut olayda başvuranın hizmet belgesi incelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesine istinaden Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesi İlkokulunda 19/09/2017 tarihinde sözleşmeli öğretmen olarak kamu görevine başladığı, 21/09/2020 tarihinde 652 sayılı Kanun Hükmünde

Kararname’nin 4 üncü maddesi gereği sözleşmeli iken kadroya atandığı, 09/09/2021 tarihinde aile birliği mazeretine istinaden Samsun ili Vezirköprü ilçesi İlkokuluna atamasının yapıldığı ve görevini

İlkokulunda sürdürdüğü bilgisi edinilmiştir.

18. İdare tarafından Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler ile başvuran tarafından dosya kapsamında sunulan belgelerin tetkiki neticesinde; 18.1. Başvuranın 15/09/2022 tarihli ve Vezirköprü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçesinde eşinin işyerine olan uzaklığı sebebiyle Vezirköprü ilçesinde ikamet edemediğini, işyerine gidiş ve geliş için yaklaşık altı saatini yolda geçirdiğini belirterek merkeze bağlı okullarda görev yapma talebinde bulunduğu, 18.2. Vezirköprü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 29/09/2022 tarihli ve sayılı yazısı ile başvuranın dilekçesinin incelendiği ve İlkokulunda Okul Öncesi Öğretmen branşında öğretmen ihtiyacı bulunduğundan talebin Kaymakamlık makamınca uygun görülmediği, 18.3. Başvuranın eşi . ’nin ‘laborant’ unvanı ile

Tesisinde 03/12/2018 tarihinden itibaren görev yaptığı, 18.4. MEBBİS Norm İşlemleri Modülünde başvuranın görev yaptığı İlkokulunda Okul Öncesi branşına ait norm kadro sayısının (1) olduğu ve MEBBİS Atama Web Modülünde başvuranın hizmet puanının 109 olduğu, 18.5. 2022 yılı Yaz Dönemi Kadrolu Öğretmenlerin Mazeret Durumuna Bağlı Yer Değiştirme

Kontenjanlarını gösterir belgede; Okul Öncesi Öğretmenliği alanında Samsun ili Tekkeköy ve İlkadım ilçelerinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen kontenjan adedinin 1 olduğu ve mazeret durumuna bağlı yer değiştirme işlemleri kapsamında başvurusu onaylanmış tüm öğretmenlerin

atamalarının yapılabilmesi durumunda (muhtemel boşalacak kurum kontenjanı) il içi başvuran sayısının 21 olduğu, bilgilerine ulaşılmıştır.

19. Kamu kurumlarında istihdam edilen personelin statülerinin ve bu statülerin her biri kapsamında istihdam edilen kişilerin işe alınmasının, nakil, terfi, sosyal, idari, mali ve özlük hakları ile disiplin yönünden tabi olacakları hükümlerin düzenlenmesinin kanun koyucunun takdir alanında bulunduğu şüphesizdir. Hukuki durumları (statüleri) mevzuatla düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bulundukları statüye ilişkin yasa ve yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara tabi olduklarının kabulü gerekmektedir.

20. Bununla birlikte, iç hukukumuza baktığımızda, öncelikle Anayasamızın 2 nci maddesinde Devletimizin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak; insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak görevlerine yer verilmiştir.

21. Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (Bakınız, Danıştay 2.

Dairesinin 29/04/2009 tarihli ve E:2009/1338, K:2009/1799 sayılı kararı)

22. Öte yandan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel

Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve diğer taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle ailenin korunması hususuna özellikle vurgu yapılmaktadır. Örneğin, Avrupa Sosyal Şartı’nın 16 ncı maddesiyle, akit taraflar, aile yaşamının ekonomik, yasal ve sosyal bakımdan korunmasını taahhüt etmişlerdir. Şartın

27 maddesiyle de, çalışanların ailevi sorumluluklarıyla çalışması arasında olabildiğince uyuşmazlık

olmadan bunu gerçekleştirme hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir. Buna göre, aile hayatı yalnızca sosyal, ahlaki ve kültürel ilişkilerle sınırlı bulunmamakta, aynı zamanda, bakım yükümlüğü gibi maddi türde menfaatleri de içermektedir.

23. Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün 41 inci maddesinde, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler almasını ve teşkilatını kurmasını hükme bağlamıştır. Bu çerçevede, aileye huzur içinde bir arada yaşayabilme imkânının sunulması gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, bu düzenleme ile ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır. (Bakınız. Danıştay 2. Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve YD:2016/14817 esas sayılı kararı)

24. Bunun yanında, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü maddesine göre idari makamlar tarafından yapılan ve çocuğu ilgilendiren tüm faaliyetlerde çocuğun yüksek yararının temel

düşünce olması gerekmektedir. Çocuk Hakları Komitesinin yorumuna göre; taraf Devletlerden her biri, çocuğun yüksek yararının değerlendirilmesi ve birinci planda göz önünde bulundurulması hakkına saygı gösterip bu hakkı yaşama geçirmeli ve her taraf Devlet bu hakkın eksiksiz biçimde yaşama geçmesi için gerekli, bilinçli ve somut tüm önlemleri alma yükümlülüğü altında bulunmaktadır. Çocuğun yüksek yararı kavramı, hem Sözleşme’de öngörülen tüm hakların eksiksiz biçimde gerçekleşmesini hem de çocuğun bütünsel gelişimini amaçlamaktadır. Komiteye göre, çocuğun yüksek yararının ne olduğuna ilişkin yetişkin kişinin yargısı, çocukların Sözleşme’de öngörülen tüm haklarına saygıdan üstün gelmemektedir ve uygulamaya dönük her tür önlemin benimsenmesinde çocuğun yüksek yararı birinci derecede gözetilecektir. Ayrıca, bu ifadeyle, Devletlere kesin bir hukuksal yükümlülük getirmekte olup, Devletlerin başlatılacak herhangi bir girişimde, çocuğun yüksek yararının değerlendirilip buna birinci derecede ağırlık tanınıp tanınmayacağı konusunda herhangi bir takdir hakkı kullanamayacakları vurgulanmıştır.

25. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında görev yapan kadrolu öğretmenlerin aile birliği dâhil mazerete bağlı il içi ve iller arası yer değiştirme işlemlerinin Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve

Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda Bakanlıkça yapılan duyurular çerçevesinde yarıyıl ve yaz tatillerinde alanlar bazında ilan edilen münhal norm kadrolar ve muhtemel boşalacak norm kadrolar üzerinden gerçekleştirildiği görülmektedir 26. Bu açıdan, kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğunda olsa da, Anayasamızda yer alan temel haklara ilişkin hükümler ve taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarda yer alan temel hak ve özgürlüklere ilişkin taahhütlerimiz, sadece kanun koyucu tarafından göz önünde bulundurulması gereken veya sadece ilgili

Bakanlığı ilgilendiren hususlar olmayıp; normlar hiyerarşisi açısından ve idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, Devlet teşkilatını oluşturan diğer kamu kurum ve kuruluşlarının da uygulama esnasında bu hususları gözetmesi, uygulamaya tabi olanların temel bir insan hakkı olan sağlık hakkını ve diğer Anayasal haklarını da göz önünde bulundurması ve her somut olayda ölçülülük ilkesine riayet etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

27. İdare tarafından başvuranın görev yapmayı talep ettiği ilçelerdeki okullarda norm kadro açığının bulunmadığını belirtilmekte, Milli Eğitim Bakanlığı, Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin

53 üncü maddesi gereği öğretmenleri hizmet puanını dikkate alarak il içinde alanlarında ihtiyaç duyulan

eğitim kurumlarına mazeretleri ve tercihleri de dikkate alınmak suretiyle atama yapıldığı ifade edilmektedir. Ancak Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin 14 üncü maddesi gereği memurun kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere eş durumundan atamasının yapılması gerekmektedir. Her ne kadar başvuranın eş durumundan yer değişikliğine hizmet puanı yetmese de başvuranın ikameti ile görev yaptığı ilçenin uzaklığı ve başvuranın yaklaşık üç yıldır ilçesine gidip gelmesi dikkate alındığında Anayasanın 41 inci maddesi gereği aile bütünlüğünün korunması amacıyla tayin talebinin dikkate alınması gerektiği değerlendirilmektedir.

28. Benzer konuda verilmiş Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesinin E:2020/251, K:2020/329 sayılı emsal kararında da aile birliğinin hizmet puanı uygulamasından önce gelmesi gerektiği belirtilmiş, idarenin hizmet puanı yetersizliği nedeniyle yer değişikliği talebinin reddine ilişkin işlemi iptal edilmiştir. Isparta İdare Mahkemesinin E:2019/240, K:2019/1034 sayılı kararı da aynı gerekçelerle idarenin eş mazereti nedeniyle il içi yer değişikliğini reddeden işleminin iptali yönündedir. Hakkaniyet ilkesi gereği de aile birliğinin korunması amacıyla Anayasanın 41 inci maddesi gereği Milli Eğitim Bakanlığı Atama

Yer Değiştirme Yönetmeliğinde uygulanan hizmet puanı uygulamasının aile birliği mazeretine dayalı tayin işlemlerinde üst normların amaç ve ruhuna uygun düşmediği değerlendirilmektedir.

29. Dosya kapsamından başvuranın 09/09/2021 tarihinde aile birliği mazeretine istinaden Samsun ili

Vezirköprü ilçesi İlkokuluna atamasının yapıldığı anlaşılsa da; aile birliğinin korunmuş sayılabilmesi için başvuranın atandığı yeni yerle ikameti arasında sadece ulaşım imkanlarının varlığının yeterli olmadığı görülmektedir. Konuya ilişkin Danıştay 5. Dairesinin E:1992/4178, K:1995/3369 sayılı kararında; “Öte yandan, her ne kadar Mahkeme kararında, Anayasanın 41. maddesi ve 657 sayılı yasanın 72/2.

maddesi uyarınca davacının nakli sırasında eş durumunun da dikkate alınması gerektiği, ancak Konya ili içinde yeterince ulaşım olanaklarının bulunması nedeniyle bu durumun dikkate alınmamasının işlemi sakatlamayacağı gerekçesine yer verilmiş ise de, davacının yeni atandığı yere her gün gidip gelebileceği ve böylece aile birliğinin bozulmayacağı esasına dayanan böyle bir gerekçenin kabul edilebilmesi için, davacının her gün gidip geleceği mesafenin ve ulaşım durumunun görevini aksatıp aksatmayacağının, ayrıca bu şekilde sürekli gidip gelmeye davacının mali imkânlarının, sağlık durumunun ve bunlar gibi göreve etkili diğer hususların elverişli olup olmadığının araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği açıktır.

Davacı tarafından, yeni görev yeri olan Cihanbeyli ilçesi… kasabasının Konya il merkezine 80 km.den fazla bir mesafede bulunduğu, kullanmaya elverişli tek ulaşım aracını…’dan sabah saat 7:30’da Konya’ya saat 14.30’da ..’a giden Belediye otobüsü olduğunun ileri sürülmesi karşısında davacının yeni görev yerine her gün gidip gelmesinin yukarıda değinilen hususlar yönünden inceleme ve değerlendirilmesi yapılmadan sadece ulaşım olanaklarının yeterli bulunduğundan hareketle olayda eş durumunun nazara alınmamasının işlemi sakatlamayacağı sonucuna ulaşılmasında hukuki isabet görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek, aile birliği mazereti çerçevesindeki atamalarda ulaşım imkanlarının da gözetilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Somut olayda başvuranın ikameti ile çalıştığı okul arasındaki mesafenin yaklaşık 178 kilometre olduğu ve günlük gidiş geliş süresinin 5 saatten fazla olduğu, bu kapsamda aile birliği mazereti kapsamında atama yapılmasına rağmen idare tarafından ulaşım imkânlarının gözetilmediği anlaşılmaktadır.

30. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; başvuranın 2021 yılında aile birliği mazereti kapsamında ataması yapılmasına rağmen ulaşım durumunun gözetilmediği, benzer içerikli mahkeme kararlarında aile birliğinin korunmuş sayılabilmesi için bu durumun gözetilmesi gerektiğine hükmedildiği, başvuranın ikameti ile çalıştığı kurum ile arasındaki gidiş geliş mesafesinin yaklaşık üç yüz elli kilometre olduğu, başvuranın görev yaptığı kurumun ülke genelinde geniş bir teşkilata sahip olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda Kurumunun da başvuranın aile birliği mazeretini göz önünde bulundurması gerektiği idare tarafında naklen atama işlemlerinde hizmet puanının göz önünde bulundurulduğu ifade edilse de emsal nitelikteki mahkeme kararlarında da aile birliğinin hizmet puanı uygulamasından önce gelmesi gerektiği belirtildiğinden Anayasada yer alan aile birliğinin korunması ilkesi doğrultusunda tayin talebinin başvuranın yaşadığı ulaşım sıkıntıları gözetilerek yeniden değerlendirilmesi sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; İdarenin “karara karşı başvuru yolları gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmesi önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

32. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Samsun İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Anayasada yer alan aile birliğinin korunması ilkesi doğrultusunda tayin talebinin başvuranın yaşadığı ulaşım sıkıntıları gözetilerek yeniden değerlendirilmesi konusunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi