|
ÖZET: Başvuran, 2018 yılında PTT Müdürlüğü’nde dağıtıcı olarak göreve başlamış ve 2021 yılında evlenmiştir. Eşinin Mersin’de çalışması ve aile birliği mazereti nedeniyle Mersin’e tayin talebinde bulunmuştur. Başvuru, PTT Genel Müdürlüğü tarafından, mevcut personel ihtiyacı ve dağıtım sürecindeki aksaklıklar gerekçe gösterilerek reddedilmiştir. İlgili idare, Mersin’de fazla personel bulunduğunu ve başvuranın görev yaptığı yerdeki dağıtım oranlarının yüksek olduğunu belirtmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini incelemiş ve idarenin kararının hukuka uygun olmadığını değerlendirmiştir. Anayasa’nın aileyi koruma yükümlülüğü ve sosyal hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, başvuranın aile birliğini sağlamak amacıyla Mersin’e tayin edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İdareye, başvuranın eş durumu nedeniyle yer değiştirme talebinin yeniden değerlendirilmesi tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, PTT Genel Müdürlüğü’ne başvuranın talebinin yeniden ele alınması için 30 gün içinde işlem yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu süreç, başvuranın hak arama özgürlüğü açısından da önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/8039-S.24.12629
BAŞVURU NO : 2024/2409
KARAR TARİHİ : 05.08.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Tayin talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 13.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; 25/01/2018 Tarihi itibariyle PTT Müdürlüğü’nde İdari Hizmet Sözleşmeli
(İHS) dağıtıcı olarak göreve başladığını, 22/10/2021 tarihinde evlendiğini, evlendikten kısa bir süre eşinin
Mersin’de özel sektörde işe başladığını, bir kız çocuklarının olduğunu, Mersin’e gidiş geliş yapmanın maddi ve manevi olarak kendisini ve ailesini yıprattığını, aile birliği mazeretine dayalı olarak ilinden Mersin iline tayinin yapılması için Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi
tarafından gönderilen 04/04/2024 tarihli ve E- – – sayılı yazıda özetle;
2.1) “ PTT Müdürlüğü Dağıtıcısı eş durumu nedeniyle Mersin PTT
Başmüdürlüğü emrine nakil talebine ilişkin Kurumunuza yaptığı başvuru dilekçesi incelenmiştir.”,
2.2) “ 25.01.2018 tarihinde Başmüdürlüğünde dağıtıcı olarak göreve
başlamış olup, hizmet cetveli sunulmuştur. 10.01.2024 tarih ve sayılı yazı ile eş durumu nedeniyle
Mersin iline nakil talebinde bulunmuştur. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari
Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik’in “eş durumu nedeniyle yer değiştirmeler” başlıklı 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere tayini yapılabilir.” hükmü yer almakta olup, nakil taleplerine yönelik değerlendirmeler ise
Başmüdürlüklerin personel ihtiyaç durumu göz önüne alınarak yapılmaktadır.”,
2.3) “Adı geçenin görev yaptığı PTT Müdürlüğünde beş dağıtıcı personel görev yapmakta olup,
PTT Müdürlüğü ile PTT Başmüdürlüğünün geneline dağıtım adetlerine bakıldığında il devir oranlarının yüksek olduğundan posta ve kargoların yaklaşık bir buçuk gün ile iki gün arasında dağıtım için beklediği görülmektedir. Ayrıca ilgilinin PTT Müdürlüğünde kadrolu tek dağıtıcı olduğu, ayrılışının sağlanması halinde görev yapmış olduğu Müdürlüğün ve Başmüdürlüğün devir oranlarının artacağı aşikardır. Mersin PTT Başmüdürlüğünde ise hali hazırda olması gereken dağıtıcı personele göre fazla personel ile çalışıldığı görülmektedir.”,
2.4) “ ilinde dağıtıcı personel ihtiyacın daha fazla olması nedeniyle adı geçenin eş durumu
nakil talebi hakkında işlem yapılamadığı görev yapmış olduğu Başmüdürlüğe bildirilmiştir.”,
2.5) “Mersin ilinde ileriki zamanlarda dağıtıcı ihtiyacı oluşması halinde ilgilinin eş durumu nakil talebi
yeniden değerlendirilebilecektir.”, Şeklinde açıklamalara yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1) “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun
temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.”,
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 375 sayılı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel
Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu,
5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet
Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin “Sözleşmeli personel istihdamı” başlıklı Ek 27’nci maddesinde, “14/7/1965 tarihli ve
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında
personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel
/
eliyle yürütülür…”
6) 19.11.2019 tarihli ve 30953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim
Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin,
6.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Posta ve Telgraf
Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”
6.2) “İsteğe bağlı yer değiştirmeler” başlıklı 65’inci maddesinde; “1) Personel bulunduğu ilde üç yıl
çalıştıktan sonra yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunabilir. …”
6.3) “Eş durumu nedeniyle yer değiştirmeler” başlıklı 66’ncı maddesinde; “… (2) Kamu personeli
olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere tayini yapılabilir.” hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve
tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran eş durumuna istinaden eşinin çalışmakta olduğu Mersin iline atanmayı talep etmektedir.
9) İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın talebinin, PTT
Müdürlüğünde beş dağıtıcı personel görev yaptığını, PTT Müdürlüğü ile
PTT Başmüdürlüğünün geneline dağıtım adetlerine bakıldığında il devir oranlarının yüksek olduğu posta ve kargoların yaklaşık bir buçuk gün ile iki gün arasında dağıtım için beklediği, ayrılışının sağlanması halinde görev yapmış olduğu Müdürlüğün ve Başmüdürlüğün devir oranlarının artacağı, Mersin PTT Başmüdürlüğünde ise hali hazırda olması gereken dağıtıcı personele göre fazla personel ile çalıştığı gerekçeleriyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
10) Bilindiği üzere, Anayasamızın 2 nci maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk
devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde, Devletin temel amaç ve görevleri olarak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmıştır.
11) Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün 41 inci
maddesinde; ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmakta, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler alması ve teşkilatını kurması gerektiği teminat altına alınmaktadır. Bu düzenleme ile
/
ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı açıktır.
12) Bu Anayasa hükmüyle, Devlete, ailenin korunması, huzur ve refahının sağlanması için gerekli
tedbirlerin alınması ve teşkilatların kurulması konusunda yükümlülükler yüklenmiş olup; ailenin korunmasına yönelik olarak Devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu, aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır. (Bakınız. Danıştay 2. Dairesinin 27/02/2017 tarihli ve YD.2016/14817 sayılı kararı)
13) Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan, kişilerin
huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (Bakınız.
Danıştay 2. Dairesinin 29/04/2009 tarihli ve E.2009/1338, K.2009/1799 sayılı kararı)
14) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 27’nci maddesinde, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetlerin 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütüleceği hükmüne yer verilmekte, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak
İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin, 1’inci maddesinde; bu Yönetmeliğin amacının; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilmesi ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu öngörülmekte, 65’inci maddesinde; personelin bulunduğu ilde üç yıl çalıştıktan sonra yer değiştirme suretiyle atama isteğinde bulunabileceği hüküm altına alınmakta, 66’ncı maddesinde ise, Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere tayinin yapılabileceği hükme bağlanmaktadır.
15) Somut olayda, idari hizmet sözleşmeli başvuranın, 22/10/2021 tarihinde evlendiği, 18/08/2021 tarihli
nakil talep formu ile isteğe bağlı yer değiştirme kapsamında, eşinin görev yaptığı Mersin iline atanmasını talep ettiği ve söz konusu talebini 2022/2023/2024 yılları için yinelediği, fakat Genel Müdürlük
Makamının söz konusu talebi personelin hizmetine ihtiyaç duyduğu gerekçesiyle uygun görmediği anlaşılmaktadır.
16) Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde, başvuranın Eşinin ve çocuğunun bulunduğu Mersin İline
Merkezine tayin talebinin reddedilmesi konusunda idarenin öne sürdüğü hukuki gerekçeler ile başvuranın
kazanımları arasında bir derecelendirme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir:
16.1) İdare; bütçe, personel ve ülke sathına yayılmış bir teşkilatlanma ile kamu gücü ayrıcalıklarına
sahiptir. Söz konusu ayrıcalıklara sahip olmasının nedeni ise idari faaliyetin konusunun kamu hizmeti, amacının ise kamu yararı olmasıdır.
16.2) Buna karşın idarenin bir personeli olarak görev yapan başvuranın idarenin sahip olduğu olanakları
sahip olamayacağı, dolayısıyla kendi yararını gözetirken, yapacağı tayin talebinin idarece yapılacak bir plan çerçevesinde gerçekleşebileceği, bu bakımdan idarenin vereceği kararla bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
İdare yeni personel alımında önceki dönemlerde hali hazır bulunan personellerinin talepleri nazariyesinde bir planlama yapabileceği değerlendirilmektedir.
16.3) Bu bakımdan evli ve bir çocuk babası olan başvuranın25/01/2018 tarihinden bu yana
çalıştığı, 18/08/2021 tarihinden bu yana Mersin İline tayin talebinde bulunduğu ve idarenin takdir yetkisi ile talebinin ret edildiği, başvuranın 6 sene şuan çalıştığı yerde çalıştığı, son üç senedir evli/çocuk sahibi olduğu ve aile birliği mazeretine rağmen söz konusu külfete katlandığı değerlendirilmiş olup, başvuranın aile birliği mazereti kapsamında Mersin İlinde uygun bir pozisyona atamasının yapılması konusunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
17) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm
dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; ilgili idarenin başvuranın eş durumuna bağlı yer değiştirme talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın eş durumuna bağlı yer değiştirme talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda POSTA VE
TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın, BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi