ÖZET: Başvuran, Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde çalışırken, çocuğunun eğitim durumu nedeniyle Malatya’ya tayin talep etmiş, ancak idare talebini Malatya’daki kadroların dolu olması gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, başvuranın tayin talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Ancak, idarenin personelinin aile birliğini koruma yükümlülüğüne dikkat çekmiştir.

İdarelerin kamu hizmetini etkin bir şekilde sunabilmesi için personel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmış, aile birliği gibi mazeretlerin değerlendirilmesinde idarenin takdir yetkisi olduğu ifade edilmiştir. Bununla birlikte, kamu hizmetinin sürekliliği ve etkinliği açısından, idarenin personelinin motivasyonunu artıracak tedbirler alması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın tayin talebinin reddi uygun bulunmuş, ancak idareye personel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak gerekli çalışmaları yapması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/3226-S.21.5192

BAŞVURU NO : 2020/95803

KARAR TARİHİ : 25/02/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

:

BAŞVURUYA KONU İDARE : AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

Aile mazereti sebebiyle tayin talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 07/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 2010 yılı Kasım ayından beri Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde 657 sayılı yasaya tabi V.H.K.İ kadrosunda çalıştığını, 2019 yılında çocuğunun Malatya Anadolu

Lisesi’ne yerleştirilmesi üzerine ailesinin Malatya’ya gittiğini, bunun üzerine Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün gerek tayin gerekse geçici görevlendirilmesi konusunda olumlu görüşü olmasına rağmen tayin taleplerinin reddedildiğini, gerek maddi gerekse manevi olarak zor durumda olduğunu belirterek ailesinin yanına Malatya İline tayin talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Afet ve Acil Durum

Yönetimi Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başkanlığın afet ve acil durumlar ile ilgili sürdürülebilir kalkınmayı esas alan risk odaklı, etkin, etkili ve güvenilir hizmet sunan uluslararası düzeyde model alınabilecek yönlendirici ve koordinatör bir kurum olma vizyonuyla, çalışmalarını sürdürdüğü,

2.2. Bu çerçevede, Kurumun misyon ve vizyonunu gerçekleştirerek afet ve acil durumlarda planlama, hazırlık, müdahale ve iyileştirme çalışmalarını ülke düzeyinde etkin bir şekilde yürütmek gibi hayati öneme sahip görevlerinin yanında, ülkemizin uluslararası alanda tanınırlığını artıran faaliyetleri ve insani yardım çalışmalarını başarılı bir şekilde yürütmesinin yeterli insan kaynağına sahip olunması ile mümkün olabileceğini,

2.3. Bu kapsamda, afet yönetiminde başarının disiplinlerarası çalışma gerektiren farklı uzmanlık alanlarında çalışanlarla mümkün olabileceği esas alınarak hazırlanan 17.12.2009 tarihli ve 27435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “İl Afet ve Acil Durum

Müdürlükleri ile Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlükleri Norm Kadro İlke ve

Standartlarına Dair Yönetmelik” ile her İl Müdürlüğünün nitelik, unvan ve sayı itibariyle norm kadrolarının belirlendiğini,

2.4. Ancak, merkez ve taşra teşkilatında kurumlar arası nakil, emeklilik, istifa ya da memuriyetten çıkarma vb. nedenlerle yıllar itibariyle ayrılan personelin yerine, ihtiyaç duyulan sayıda kadro ve atama kontenjanı alınamadığından hali hazırda yürütülmekte olan çalışmaların olumsuz yönde etkilenmekte kısa ve uzun vadede atılması planlanan stratejik adımların atılmasını güçleştirdiği,

2.5. İl Müdürlüklerinin afet ve acil durumlara ilişkin hizmetlerinde aksaklıklar yaşanmaması için naklen atama veya geçici görevlendirme talebinde bulunan personelin bulunduğu ildeki norm kadro durumu ve hizmetine duyulan ihtiyaç da göz önünde bulundurularak değerIendirme yapıldığı,

2.6. İlgilinin talebinin değerlendirilmesi aşamasında dikkate alınmak üzere Tunceli İl Afet ve

Acil Durum Müdürlüğünün görüşünün istendiği, fakat atama yetkisinin Bakanda olması sebebiyle Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından verilen görüşün tek başına ilgilinin talebinin olumlu değerIendirileceği anlamını taşımadığı,

2.7. Yapılan değerIendirme süreci sonucunda Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün 54 adet norm kadrosunun 31 adedinin dolu 23 adedinin boş olması ve 2 adet Veri Hazırlama ve kontrol İşletmeni kadrosunun 1 adedinin dolu 1 adedinin boş olması; Malatya İl Müdürlüğünün ise 75 adet norm kadrosunun 62 sinin dolu, 13 ünün boş olduğu, 3 adet Veri Hazırlama ve

Kontrol İşletmeni kadrosunun da dolu olması nedeniyle talebinin uygun değerlendirilmediği ve bu durumun (17.10.2019 tarihli ve sayılı) ve (23.06.2020 tarihli ve sayılı)

yazılarla ilgili personele bildirildiği ve halen ilgilinin talebinin Başkanlık tarafından uygun görülmediği,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 23/07/1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde;

“Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır…“

6. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişin Yönetmeliğin 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Yönetmelik; 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’nun 2 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 2 nci maddesi ve aynı Kanunun

2670 sayılı Kanunla değişik 72 inci maddesine dayanılarak, Devlet Memurlarının aynı kurum

içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”,

6.2. “Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarda Gözönünde Bulundurulacak Hususlar” başlıklı 9. Maddesinde; “Yer değiştirme suretiyle atanmalar, Devlet Memurlarının dengeli bir şekilde dağılımını sağlamak için öğrenimi, uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu gözönünde bulundurularak kurumlarınca hazırlanan bir plan dahilinde yapılır.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, Tunceli İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünde V.H.K.İ olarak çalıştığını,

2019 yılında çocuğunun Malatya Anadolu Lisesi’ne yerleştirilmesi üzerine ailesinin

Malatya’ya gitmesi nedeniyle ailesinin yanına Malatya İline tayin talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuş, İdare ise başvuranın talebini Malatya’da VHKİ kadrolarının dolu olması nedeniyle reddetmiştir.

9. İdareler kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak için kamu personeline ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan kamu kurumları ihtiyaç duydukları personeli temin etmek için sınav ilan etmekte ve yeterli şartları taşıyan personeli istihdam etmektedir. Kamuda çalışan her personel kamu hizmetine bir statü ile girmekte ve bu statünün tabi olduğu şartları kabul etmiş sayılmaktadır. Hukuki istikrar ve hukuk güvenliği için kamu görevlisinin tabi olduğu şartların ve yükümlülüklerin önceden belirlenmesi çok önemlidir. İdareler ihtiyaç duydukları personeli bu şartlar altında istihdam etmekte, kamu hizmetinin aksamaması için keyfiyetin önüne bu yolla geçilmiş olmaktadır. (Danıştay 5. Dairesinin 10/11/1998 tarihli ve E.

1996/311, K. 1998/2618 sayılı Kararı)

10. Anayasamızın 128 inci maddesinde, memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği belirtilmiş, 41 inci maddesi ile de ailenin, Türk toplumunun temeli olduğu ve eşler arasında eşitliğe dayandığı vurgulanıp, Devlete, ailenin korunması için gerekli düzenlemeleri yapması ve teşkilatı kurması konusunda ödevler yüklenmiştir. Bu Anayasal hükümler doğrultusunda çıkarılan 657 sayılı Devlet

Memurları Kanunu ile genel hükümler belirlenmiş, yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının

Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikle de memurun aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği talebinde bulunabileceği belirtilmiştir. Bu hususta idareye takdir yetkisi tanındığı aşikârdır.

11. Diğer taraftan, Anayasanın 65 inci maddesinde yer alan Devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmesi de gerekmektedir. Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ile yer değiştirme suretiyle atanma taleplerinin, Devlet Memurlarının adil ve dengeli bir şekilde dağılımının sağlanması için memurun uzmanlığı, iş tecrübesi, mesleki bilgisi gibi özellikleri ile boş kadro durumu göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiği de hüküm altına alınmıştır.

12. Diğer bir anlatımla, kişilerin aile birliği gibi “bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” (Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararı).

13. Söz konusu madde hükümleri ile memurların atamaları konusunda takdir yetkisini kullanan idare diğer yandan idarenin sürekliliğini gösteren kamu hizmetlerinin yürütülmesi ve devamlılığı bakımından yerine getirilmesi gereken hizmetleri nedeniyle ihtiyaç duyduğu belli nitelik ve sayıdaki kamu görevlisini ilgili mevzuatındaki koşullar doğrultusunda sağlaması da gerekmektedir. Dolayısıyla somut olayda başvuranın kadrosunun Tunceli İl

Afet ve Acil Durum Müdürlüğü olduğu, 54 adet norm kadrosunun 31 adedinin dolu 23 adedinin boş olduğu ve 2 adet Veri Hazırlama ve kontrol İşletmeni kadrosunun 1 adedinin dolu 1 adedinin boş olduğu, başvuranın talep ettiği Malatya İl Müdürlüğünde ise 75 adet norm kadrosunun 62 sinin dolu, 13 ünün boş olduğu, 3 adet Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni kadrosunun da dolu olduğunun bildirildiği görülmektedir. Bununla birlikte başvuranın 2010 yılından beri Tunceli’de çalıştığı gözetildiğinde İdare personelinin tayinini reddetmek yerine kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla teşkilat yapısını gözden geçirerek Müdürlük bünyesinde elzem olan personel kadrosunun temini için gerekli çalışmayı yapması gerekmektedir.

14. Kişilerin bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep haklarının bulunduğu göz önünde tutulduğunda, kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakta ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.

Kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alarak atamaya ilişkin mazeretleri değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin kurum içi yer değişikliği taleplerinde, mevzuatta öngörülen zorunlu durumlar dışında, personelin ihtiyacını ve motivasyonunu da ön planda tutmalıdır.

15. Kamu yönetiminin geçirdiği değişim ile birlikte klasik personel yönetimi de dönüşmüş ve kamuda modern insan kaynakları anlayışı benimsenmeye başlanmıştır. Bu kapsamda; iyi yönetim ilkelerini kendine rehber edinen idareler insan kaynaklarının kurumsal amaçlar doğrultusunda en etkin ve verimli bir biçimde kullanılmasını artık bir zorunluluk olarak görmelilerdir. Bu kapsamda; Kamu kurum ve kuruluşlarının verimli ve etkili olabilmesi için her bir çalışanın bireysel kapasitesini ve mümkün olan en üst düzeyde çalışma arzusunu arttırma 1 gerekliliği kabul edilmeli ve bu yönde gereken tedbirler alınmalıdır.

16. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın durumu ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde incelendiğinde, başvuranın tayin talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık tespit edilememekle birlikte, İdarenin personelinin aile birliğinin korunmasına özen göstermesi gerektiği de açıktır. Ayrıca insan kaynakları yönetiminin “insan öğesini” örgütün merkezine koyan ve onu ön plana çıkaran bir bakış açısının kavramsallaştırılmış hali olduğu göz önünde tutulduğunda ve bu insan sermayesinde çalışma yerindeki motivasyonun önemi düşünüldüğünde İdarenin ihtiyaç duyduğu belli nitelik ve sayıdaki kamu görevlisini ilgili mevzuatındaki koşullar doğrultusunda sağlaması ve gerekli personel kadrosunun temini için ihtiyaç duyulan çalışmayı yaparak personelinin tayin talebini dikkate alması yoluyla

İdarenin personeli ile arasında güçlü bir aidiyet bağının kurulabileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;

Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

1

EKİNCİ, F. (2008). “Kamu Personel Yönetiminden İnsan Kaynakları Uygulamasına Geçişin Çalışanların

Verimliliğine Etkisi”, Maliye Dergisi, Sayı 155, TemmuzAralık, s.175-185.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumu’na dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa)

durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlemine karşı Tunceli

İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle;

Başvuranın, Malatya İline tayin talebinin REDDİNE;

İdarenin, ilgili mevzuatındaki koşullar doğrultusunda gerekli personel kadrosunun temini için ihtiyaç duyulan çalışmayı yaparak personelinin tayin talebini dikkate alması yönünde AFET

VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASI,

Bu kararın BAŞVURANA ve AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞINA tebliğine;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;

ilgili İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi