|
ÖZET: Başvuran, Ağrı ili Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapmakta iken aile birliği mazeretiyle İstanbul Valiliğine atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, başvuranın talebinin hizmet gerekleri nedeniyle reddedildiği belirtilmiştir. Yönetmelik gereği, aile birliği mazeretiyle yer değişikliği taleplerinde idareye takdir yetkisi tanınmakta ve bu yetki kamu yararı ile hizmet gerekleri çerçevesinde kullanılmalıdır.
Başvuranın talebinin reddine ilişkin gerekçeler arasında, Ağrı Kaymakamlığında yalnızca iki personelin bulunması ve başvuranın eşinin, yönetmelikte belirtilen şartları sağlamadığı gibi hususlar yer almaktadır. İdarenin, başvuranın talebini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda değerlendirdiği, dolayısıyla işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın talebinin reddedilmesi, ilgili mevzuat ve idarenin takdir yetkisi çerçevesinde hukuka uygun bir karar olarak değerlendirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/14565-S.23.23022
BAŞVURU NO : 2023/14477
KARAR TARİHİ : 13/11/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
Aile birliği mazeretine istinaden yer değiştirme talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11/09/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; Ağrı Valiliği Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdürü olduğunu, aile birliğini sağlamak adına naklen atanma talebi ile ilgili olarak İstanbul Valiliğinin 07.07.2023 tarih ve sayılı yazısı ile muvafakat istendiğini, Ağrı Valiliğinin 06.09.2023 tarih ve sayılı yazısı ile naklen atanma talebinin uygun görülmediğini, ancak kendisinden önceki Yazı İşleri Müdürü ’ın
Kaymakamlığında görevlendirilme talebinin yerine getirildiğini, kısa süre sonra da Kaymakamlığına naklen atamasının yapıldığını, bu durumun, 657 sayılı Kanunun 10. maddesine aykırı olduğunu, hatta daha önceki bir tarihte yedek personel bulunmasına ve bir alt kadroya atanmayı talep etmiş olmasına rağmen talebinin yine reddedildiğini iddia ederek, aile birliği mazeretine istinaden İstanbul Valiliğine atanmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden İçişleri Bakanlığı
Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 17/10/2023 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Başvuranın Ağrı İli Kaymakamlığı emrinde yazı işleri müdürü kadrosunda görev yapmakta olduğu,
2.2. Ağrı İli Kaymakamlığı bünyesinde 1 (bir) yazı işleri müdürü ve 1 (bir) VHKİ olmak üzere toplam 2 (iki) personelin bulunmasından dolayı adı geçenin ayrılması halinde İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü bünyesinde sadece 1 (bir) personelin kalacağından, işlerin aksamaması ve vatandaşlara doğru ve zamanında
/
hizmet verilebilmesi gibi nedenlerle atanma talebinin uygun görülmediği, ayrıca Ağrı İli
Kaymakamlığına ait personel durumunu gösterir çizelgeye ekte yer verildiği,
2.3. Bahsi geçen .’nin, Ağrı İli Kaymakamlığı emrinde şef olarak görev yapmakta iken 2021 yılında ilan edilen Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavını kazanarak 13.04.2022 tarihinde Ağrı
İli Kaymakamlığı emrine yazı işleri müdürü olarak atandığı, 22.04.2022 tarihinde görevine başladığı, Ağrı İli Kaymakamlığı yazı işleri müdürü . ’nin sınav ilanından sonra 26.04.2022 tarihli
Bakanlık Onayı ile Ağrı İl Müdürü kadrosuna naklen atandığı, Kaymakamlığında sadece Ankara iline atanma süreci devam eden 1 (bir) sözleşmeli personelin bulunması, (Ankara Valiliğine atanarak 14.10.2022 tarihinde ilçedeki görevinden ayrılmıştır.) Kaymakamlığının iş yükünün Kaymakamlığına oranla daha fazla olması, ayrıca adı geçenin uzun zamandır
Kaymakamlığında görev yapması ve ailesinin İlçesinde yaşıyor olması gibi gerekçeler nedeniyle, .’nin aciliyete binaen önce Valilik Makamının 27.04.2022 tarihli ve sayılı onayı ile
Kaymakamlığına görevlendirildiği, Bakanlığımızdan atama izni alındıktan sonra söz konusu ilçeye naklen atandığının bildirildiği, bahsi geçen atamanın il içerisinde olduğu, birimlerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak yapıldığı ve söz konusu atama sonucu münhal duruma gelen Kaymakamlığı yazı işleri müdürü kadrosuna yedek aday başvuranın atandığı, başvuruda belirtildiği gibi bu işlemin başvuran açısından adil olmayan bir durumu yaratmadığı, aksine adı geçenin müdür olmasını sağladığı,
2.4. İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavlarında adayların atanmak istedikleri ili ve unvanı sınavdan önce seçmekte oldukları, sınav sonrasında başarılı olmaları halinde atanacakları ili ve unvanı bilmekte oldukları başvuranın sınavdan önce Ağrı ilini bilerek ve isteyerek tercih ettiği, Valilikte yapılan sözlü sınavda da Ağrılı olduğunu, kendi memleketinde çalışmak ve buraya yerleşmek istediğini belirttiği, yine başvuruda belirtilen eş durumunun, sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığı, adı geçenin, eş İstanbul ilinde görev yaptığı halde İstanbul ilini değil de Ağrı ilini tercih ettiği, buna rağmen söz konusu sınavı yedek olarak kazanıp 02.08.2022 tarihinde Kaymakamlığındaki görevine başlayan personelin, göreve başlamasının üzerinden 2 ay bile geçmeden 16.09.2022 tarihli dilekçesi ile İstanbul İl
Müdürlüğüne atanma talebinde bulunduğu, adı geçenin bir alt kadroya atanma talebi hakkı saklı kalmak kaydı ile yapılmış olduğu, hak kaybı söz konusu olmayacağından, personel alt unvana atansa dahi atandığı kuruma tekrar dilekçe ile başvurup eski unvanına atanabileceği, bu nedenle bir alt göreve atanma talebinin personel tarafından sıkça başvurulan bir yöntem olduğu,
2.5. Şikayete konu talebe ilişkin açılmış/sonuçlanmış dava bulunmamakla birlikte aynı işlemden dolayı sonuçlanmış olan davalara ait belgelerin yazı ekinde gönderildiği,
2.6. Başvuranın, Ağrı İlini bilerek isteyerek tercih ettiği, kendisine Ağrı İlinde personel açığının had safhada olduğu, tayin talebi olması halinde bunun kabul edilmeyeceğinin belirtildiği ve personelin bu durumu kabul ederek Ağrı ilinde görevine başladığı, Ağrı İlinin ekonomik, coğrafi ve iklim şartları gibi nedenlerle kamu personeli tarafından fazla tercih edilmediğinden sürekli olarak personel açığının bulunmakta olduğu, Ağrı İlinde görevli birçok personelin başka illere tayin talep etmekte olduğu ve ayrılan personelin yerine yenisinin gelmesinin mümkün olmadığı, adı geçenin görevinden ayrılması halinde
Kaymakamlığında sadece şehit yakını olarak atanan 1 (bir) personelin kalacağından bahisle, iş ve işlemlerde ciddi sıkıntılara yol açılacağı, bu nedenle adı geçen personelin Ağrı İlinden ayrılma talebinin uygun görülmediği
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 18.1.2020 tarih ve 31012 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan İçişleri Bakanlığı Personeli Yer
Değiştirme Ve Atama Yönetmeliğinin,
5.1. “İstisnai durumlar” başlıklı 14 üncü maddesinde, “(1) Hizmet gerekleri, ihtiyaç, idari zaruretler, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve idari yargı kararları uygulaması, valiler ile birim amirlerinin gerekçeli teklifleri veya mülkiye müfettişlerince yapılacak değerlendirme üzerine Bakanlık; valiliklerde her kademede görevli memurları diğer iller emrine veya merkez teşkilatına, merkez teşkilatında görevli her kademedeki memurları diğer birimlere veya iller teşkilatı emrine naklen atama yapabilir … ”
5.2. “Yönetmelikte hüküm bulunmayan haller” başlıklı 16’ncı maddesinde, “ (1) Memurun isteği üzerine sağlık, aile birliği, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değişikliği talepleri ya da hizmetin gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler ile bölge hizmetinden sayılacak ve sayılmayacak süreler hususlarında ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan diğer hallerde; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 19/4/1983 tarihli ve 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır.”
6. 25/6/1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme
Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin, “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 14’üncü maddesinde, “Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; …
d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, …
atanması suretiyle yapılabilir.”
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
/
8. Ağrı ili Kaymakamlığında Yazı İşleri Müdürü olarak çalışmakta olan başvuran, aile birliği mazeretine istinaden İstanbul Valiliğine atanmayı talep etmektedir.
9. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın talebinin, hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
10. İçişleri Bakanlığı Personeli Yer Değiştirme ve Atama Yönetmeliğinin, 14 üncü maddesinde hizmet gerekleri, ihtiyaç, idari zaruretler, sıkıyönetim, olağanüstü hal ve idari yargı kararlarının uygulaması, valiler ile birim amirlerinin gerekçeli teklifleri veya mülkiye müfettişlerince yapılacak değerlendirme üzerine
Bakanlığın, valiliklerde her kademede görevli memurları diğer iller emrine veya merkez teşkilatına, merkez teşkilatında görevli her kademedeki memurları diğer birimlere veya iller teşkilatı emrine naklen atayabileceği düzenlenmekte, 16’ncı maddesinde, memurun isteği üzerine aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği talepleri hakkında Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı öngörülmekte, anılan Yönetmeliğin 14’üncü maddesinde ise, aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliğinin memurun; kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere atanması suretiyle yapılabileceği hüküm altına alınmaktadır.
11. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14’üncü madde hükmü metninde yer alan “Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; …atanması suretiyle yapılabilir.” ibaresinden de anlaşılacağı üzere, aile birliği mazereti bulunan personelin, eşinin bulunduğu yere atanması hususunda ilgili idareye takdir yetkisi tanınmaktadır.
12. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
13. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).
14. Somut olay kapsamında, başvuran ilgili idare tarafından sahip olunan takdir yetkisinin doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanılıp kullanılmadığı ele alınacak olursa, başvuran tarafından Kurumumuza ibraz edilen eşine ait hizmet dökümünün incelenmesi sonucunda, başvuranın eşinin, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 14’üncü maddesinde “… kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen
/
yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması” şeklinde öngörülen şartı sağlamadığı tespit edilmiştir.
15. Diğer taraftan, Kaymakamlığı bünyesinde 1 (bir) yazı işleri müdürü ve 1 (bir) VHKİ olmak üzere toplam 2 (iki) personelin bulunması hasebiyle, başvurana muvafakat verilmesi halinde İlçe Yazı İşleri
Müdürlüğü bünyesinde sadece 1 (bir) personelin kalacağı ve yaşanan iş yoğunluğu karşısında işlerin aksayacağı, İçişleri Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği sınavlarında adayların atanmak istedikleri ili ve unvanı sınavdan önce kendi iradeleri ile seçmekte oldukları, bu kapsamda, başvuranın sınavdan önce Ağrı ilini bilerek ve isteyerek tercih ettiği, Valilikte yapılan sözlü sınavda, memleketi olan
Ağrı ilinde çalışmak ve buraya yerleşmek istediğini ifade ettiği, başvuruda belirtilen eş durumunun, sonradan ortaya çıkan bir durum olmadığı, başvuranın, eşi İstanbul ilinde görev yaptığı halde Ağrı ilini tercih ettiği, buna rağmen söz konusu sınavı yedek olarak kazanıp 02.08.2022 tarihinde
Kaymakamlığındaki görevine başlayan başvuranın, göreve başlamasının üzerinden 2 ay bile geçmeden
16.09.2022 tarihli dilekçesi ile İstanbul İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne atanma talebinde bulunduğu,
ayrıca, bir alt kadroya atanma talebinin, Müdürlük hakkı saklı kalmak kaydı ile yapılmış olduğu, yani, personel alt unvana atansa dahi atandığı kuruma tekrar dilekçe ile başvurup eski unvanına atanabileceği, bir alt göreve atanma talebinin personel tarafından sıkça başvurulan bir yöntem olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, idarenin başvuranın talebinin reddine ilişkin işleminin kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle tesis edildiği değerlendirilmektedir.
16. Başvuranın, kendisinden önceki Yazı İşleri Müdürü . ’nin, İlçe Nüfus Müdürü . ’nin ve daha önceki bir tarihte İlçe Yazı İşleri Müdürü . . ’nin naklen atamalarının yapıldığı, bu durumun, 657 sayılı
Kanunun 10 uncu maddesine aykırı olduğu iddiasıyla ilgili olarak ise, . ’nin, Ağrı İli
Kaymakamlığı emrinde şef olarak görev yapmakta iken 2021 yılında ilan edilen Görevde Yükselme ve
Unvan Değişikliği Sınavını kazanarak 13.04.2022 tarihinde Ağrı İli Kaymakamlığı emrine yazı işleri müdürü olarak atandığı, 22.04.2022 tarihinde görevine başladığı, Ağrı İli Kaymakamlığı yazı işleri müdürü . ’nin, sınav ilanından sonra 26.04.2022 tarihli Bakanlık Onayı ile Ağrı
Müdürü kadrosuna naklen atanması üzerine, iş yükü Kaymakamlığına oranla daha fazla olan Kaymakamlığında sadece Ankara iline atanma süreci devam eden 1 (bir) sözleşmeli personel kaldığı, her ne kadar . ’nin ailesi İlçesinde yaşamakta ise de, söz konusu atamanın temel gerekçesinin, anılan Kaymakamlığın iş yoğunluğundan kaynaklı personel ihtiyacını gidermek olduğu,
13.04.2022 tarihinden itibaren İlçe Nüfus Müdürü olarak çalışmakta olan . ’nin eşinin 04.08.2023
tarihinde Hastanesine atandığı ve sonradan ortaya çıkan bu mazeret nedeniyle ilgili idare tarafından Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin
Yönetmeliğin 14’üncü maddesi doğrultusunda işlem tesis edildiği, .’nin atamasının ise, ilgili idare tarafından kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmaksızın tesis edildiğini gösterir somut bilgi ve belgelerin başvuran tarafından Kurumumuza ibraz edilemediği hususları dikkate alındığında, yapılan bu atamaların, 657 sayılı Kanunun 10 uncu maddesini ihlal ettiğini kabule imkan bulunmamaktadır.
17. Yukarıda anlatılanlar kapsamında, Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yargı içtihatları uyarınca, ilgili idarenin başvurana muvafakat verilmemesi yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
/
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın, BAŞVURANA ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi