|
ÖZET: Başvuran, Tarsus Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda infaz ve koruma memuru olarak görev yaparken, Mersin’e yer değişikliği talebinde bulunmuş ancak bu talebi, hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, eşinin Mersin’de çalışması, küçük çocuğu ve bakıma muhtaç aile üyeleri nedeniyle bu değişikliğin gerekliliğini vurgulamış, ayrıca yaşadığı psikolojik sorunları da dile getirmiştir. İdare, başvuranın talebini değerlendirirken, Tarsus’taki ceza infaz kurumunun personel ihtiyacını öne sürmüş ve başvuranın Mersin’e atanmasının uygun olmadığını belirtmiştir.
İdarenin açıklamaları doğrultusunda, başvuranın Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na atanma talebi, puanlama sistemine dayalı olarak olumsuz sonuçlanmış, ayrıca başvuranın aile birliği mazeretiyle yer değişikliği talebinin kabul edilmediği ifade edilmiştir. Ancak, başvuranın yaşadığı ulaşım zorlukları ve ailevi yükümlülükleri göz önüne alındığında, idarenin bu durumu yeterince dikkate almadığı anlaşılmaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmamıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın aile birliği mazeretine dayalı nakil talebinin karşılanması için Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne gerekli işlemlerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün süresi bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/15661-S.23.24647
BAŞVURU NO : 2023/8154
KARAR TARİHİ : 08.12.2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:1623
BAŞVURUYA KONU İDARE : CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın yer değişikliği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 12.06.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Tarsus Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yaptığını, yer değişikliği için çok sayıda idari başvuru yaptığı halde talebinin hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle kabul edilmediğini, hâlbuki çok sayıda görevlinin geçen sürede yer değişikliği ve nakil hakkından faydalandığını, kendisinin hem işyerinde yaşadığı olaylar hem de nakil yapılmadığından mağdur edildiğini belirterek eşinin Mersin’de çalışması, küçük çocuğu bulunması, Mersin’de ikamet eden annesi ve yatağa bağımlı engelli kız kardeşinin bakımını sağlaması, sabah 05:00’te yola çıkması ve gece eve 23:00’te varması, Mersin’e servis hizmeti bulunmaması, maddi ve manevi yönden bu süreçte yıpranması, bunun yanı sıra psikiyatrik muayene sonucu anksiyete ve depresif bozukluk teşhisiyle ilaç tedavisine başlaması ve tek hekim raporuyla bu durumu belgelendirmesi nedenleriyle öncelikle itibarının iade edilmesini, yer değişikliği yapılmasını, Mersin Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna bağlı olan Mersin Denetimli Serbestlik
Müdürlüğüne veya Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil olmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel
Müdürlüğünün 23.11.2023 tarihl ve sayılı yazısında özetle; 2.1. Tarsus Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna bağlı ceza infaz kurumlarında görevli bir kısım personelin Mersin ve Adana ilinde ikamet ettikleri ve bağlı bulundukları kuruma geliş gidiş yaptıkları,
2.2. Her ne kadar Tarsus ceza infaz kurumları ayrı bir komisyon olsa da Tarsus ilçesinin Mersin iline bağlı olduğu, ayrıca daha öncesinde belirtildiği üzere çocuk ceza infaz kurumlarının hassas yapısından dolayı bu yer ceza infaz kurumlarına personel konusunda pozitif ayrımcılık yapıldığı, ilgilinin bu sebeple hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle atamasının uygun olmayacağı, 2.3. Personelin aile birliği mazeretine dayalı atamalarının yılda iki defa olmak üzere şubat ve eylül dönemlerinde, isteğe bağlı olarak atamaları ise yılda bir defa olmak üzere yaz döneminde yapıldığı, 2.4. Başvuranın 2023 yılı isteğe bağlı atama planlaması kapsamında Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumuna veya Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne naklen atanma talebinde bulunduğu, ancak
Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna aynı ünvanda 290 puanlı bir personelin atandığı, başvuranın
259 puanlı olması nedeniyle atamasının yapılmadığı,
2.5. Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bu kapsamda personel ataması yapılmadığı, başvuranın
2023 yılı eylül dönemi aile birliği mazereti kapsamında yapmış olduğu başvurusu ise Tarsus ilçesinde
bulunan ceza infaz kurumlarının daha fazla personel ihtiyacı bulunması nedeniyle uygun görülmediği, hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde; “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.
Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, /
atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir.
Bu suretle izin verilenlere, aylık ve diğer ödemelerine karşılık olarak, aylık (taban ve kıdem aylığı dahil), ek gösterge, zam ve tazminatlarının kanuni kesintiler düşüldükten sonraki net miktarının, eşleri; a) Olağanüstü Hal Bölgesine dahil illerle bu illere mücavir olarak belirlenen illerde görevli olanlara
%60’ı, b) Kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara %50’si, c) Kalkınmada 2 nci derecede öncelikli yörelerde görevli olanlara %25’i, kurumlarınca kadro tasarrufundan ödenir.
Eşleri diğer yörelerde görevli olanlar ise ücretsiz izinli sayılır.
Yukarıda sayılanların kadroları eşlerinin görevlendirme süresiyle sınırlı olarak saklı tutulur. Ancak, bu süre memuriyet boyunca 4 yılı hiç bir surette geçemez. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. Ancak ücretsiz izin verilenlerin bu sürelerinin emeklilikten sayılabilmesi için kesenek ve kurum karşılıklarının her ay kendileri tarafından T.C. Emekli Sandığına yatırılması gerekir.
İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.
Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.” 6. 25.06.1983 tarih ve 18088 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet
Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin; “Memurun İsteği
Üzerine Yapılabilecek Yer Değiştirmeler” başlıklı 12 nci maddesinde “Sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerinin belgelendirilmesi halinde, hizmet bölgelerindeki ve/veya hizmet alanlarındaki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle ataması yapılabilir.
Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır. Zorunlu çalışma süresini sağlık veya aile birliği mazeretine dayalı olarak tamamlamamış olan memur mazeretinin sona ermesi durumunda, zorunlu hizmet süresinin eksik kalan kısmını tamamlamak zorundadır.
Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamalar, atanma dönemine tabi değildir.
7. 10.07.2003 tarih ve 25164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet
Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil Yönetmeliğinin; 7.1. “Mazerete dayalı naklen atamalar” başlıklı 24 üncü maddesinde; “Bu Yönetmelik kapsamındaki personel; sağlık, aile birliği ve can güvenliği mazeretlerini belgelendirmeleri halinde 22 nci, 22/A, 22/B ve 22/C maddelerindeki şartlar aranmaksızın istekleri üzerine naklen atanabilirler.
Bu şekilde atananlar mazeretlerinin herhangi bir nedenle ortadan kalkması durumunda, süre şartına bakılmaksızın uygun bir kadro ve ihtiyaç bulunması halinde önceki görev yerlerine atanabilirler.
Görev yapılan yere atanmadan önce var olan bir mazerete dayalı olarak nakil talebinde bulunulamaz.
Bu madde kapsamındaki aile birliği mazeretine dayalı naklen atamalarda, 22 nci maddenin beşinci fıkrasındaki toplu atama usulü de uygulanabilir. Toplu atama usulü uygulanması durumunda aile birliği mazeretine dayalı naklen atama işlemleri yılda iki kez gerçekleştirilir.
Sağlık ve aile birliği mazeretlerine dayalı olarak yer değiştirmeye tabi tutulan memur, mazeretinin devam ettiğini her yıl Ocak ayında alacağı belgeyle belgelendirmek zorundadır.
Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine dayalı olarak yapılacak yer değiştirme suretiyle atamalar, atanma dönemine tabi değildir.” 7.2. “Aile birliği mazeretiyle atanma” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Aile birliği mazeretine dayanarak naklen atama, memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkanının olmaması veya mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda eşinin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de Bakanlık merkez veya taşra teşkilatı ile bağlı kuruluşlarında çalışıyor olması halinde, daha fazla hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, c) Eşinin, farklı kurumda çalışıyor olması ve görev yaptığı kurumun öncelikli hizmet ihtiyacının, gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle Bakanlıkça tespiti halinde eşinin görev yaptığı kurumun hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir.
Aile birliği mazeretine dayanarak naklen atanma isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde
bulunduğuna ilişkin belgeyi ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca naklen atanma başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.
Aile birliği mazereti nedeniyle atananlar, göreve başladıkları tarihten itibaren sağlık, can güvenliği ve hizmet gereği veya deprem, yangın, sel gibi doğal afet durumları hariç olmak üzere bir yıl geçmedikçe, aile birliği mazereti nedeniyle yeniden atanamazlar.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Tarsus Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz
Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yaptığını, yer değişikliği için çok sayıda başvuru yaptığı halde talebinin hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle kabul edilmediğini belirterek Mersin
Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna bağlı olan Mersin Denetimli Serbestlik
Müdürlüğüne veya Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna yer değişikliğinin yapılmasını talep etmektedir.
10. Konuyla ilgili olarak Kurumumuza intikal eden 2023/3567 numaralı ilk başvuruya ilişkin
22.05.2023 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararı üzerine idarece gönderilen 19.06.2023 tarihli
cevabi yazı ve eklerinde özetle; çocuk ceza infaz kurumlarının hassas yapısından dolayı bu yer ceza infaz kurumlarına personel konusunda pozitif ayrımcılık yapılmakta olduğu, 31.05.2023 tarihi itibariyle Tarsus
Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 337 hükümlü ve tutuklu barındırılmasına karşılık 164 infaz ve koruma memurunun görev yaptığı ve personel başına düşen hükümlü/tutuklu sayısının 2 olduğu, başvuranın atanma talebinde bulunduğu Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ise 2950 hükümlü ve tutuklu barındırılmasına karşılık bu yer ceza infaz kurumunda toplamda 260 infaz ve koruma memurunun görev yaptığı, personel başına düşen hükümlü/tutuklu sayısının 11 olduğu, dolayısıyla başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğundan ve Mersin ile Tarsus arası mesafenin yaklaşık 40 km olması sebebiyle aradaki mesafenin mağduriyet yaratmayacağı değerlendirildiğinden başvuranın atamasının uygun olmayacağının değerlendirildiği bildirilmiştir.
11. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün Kurumumuza iletilen cevabi yazı ve eklerinde ise özetle; Genel Müdürlük personelinin aile birliği mazeretine dayalı naklen atamalarının yılda iki defa olmak üzere, isteğe bağlı olarak naklen atamaların ise yılda bir defa olmak üzere yaz döneminde yapıldığı, ceza infaz kurumları ile denetimli serbestlik müdürlüklerinde görevli personelin, isteğe bağlı olarak atamalarının her yıl haziran ayında yapıldığı, personelin isteğe bağlı atamaları puan sistemine dayalı olarak ve objektif kriterler esas alınarak Norm ve Atama Sistemi (NAS) üzerinden otomatik atama yöntemi ile gerçekleştirildiği, NAS üzerinden yapılan atamaların personelin hizmet puanı ve tercih sırasına göre yapılmakla birlikte, anılan sistem ile personel arasındaki ayrımcılığın önlenmesinin amaçlandığı, bu kapsamda, 2023 Yılı İsteğe Bağlı Personel Atama Planlamasına ilişkin başvuruların 14 Nisan-12 Mayıs
2023 tarihleri arasında NAS üzerinden alındığı, başvuran ile birlikte kuruma bağlı olarak görev yapan
personelin, söz konusu planlamaya ilişkin atanma taleplerinin, bahsi geçen puan sistemi esas alınarak NAS üzerinden otomatik atama yöntemi ile gerçekleştirildiği, başvuranın, anılan planlama kapsamındaki NAS üzerinden gerçekleşmemesi durumunda ise aile birliği mazeretine dayalı olarak yukarıda belirtilen dönemlerde talepte bulunulduğu ve atanma şartlarını taşıması halinde durumun değerlendirildiği hususları belirtilmiştir.
12. Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında birtakım külfet ve sorumluluklara katlanmayı, diğer kişilerin tabi olmadığı birtakım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır. Kamu hizmetinin niteliği gereği bazı kamu görevlilerinin belirli aralıklarla başka yerlere, bazen de başka kurumlara atanmaları zorunlu olabilir. Bu konuda idareye belirli bir takdir alanı tanınması gerektiği tabiidir. Bu bağlamda kişilerin birtakım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini dikkate alarak talepleri değerlendirip karara bağlayacak olan idaredir. İdarenin kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gereklerini, insan kaynaklarının verimli kullanılmasını, teşkilat yapısının elverişliliğini ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur (AYM, İhsan Asutay, B. No: 2012/606, 20.02.2014). Bununla birlikte pozitif yükümlülükler kapsamında, kamu görevlilerinin atanması veya nakil işlemlerinde gözetilen kamusal yarar ile bireyin aile hayatına saygı hakkından yararlanmasındaki bireysel çıkar arasında makul bir denge kurulmalıdır. Elbette ki her atama veya görevlendirme işleminde olayın kendine özgü koşullarının gözetilmesi gerekir. Ancak devletin söz konusu dengeyi sağlayamaması durumunda aile hayatına saygı hakkının özünün zedelenebileceği gözden kaçırılmamalıdır (AYM, Nurbani Fikri, B. No: 2014/2502, 11.10.2018).
13. Devlet memurlarının atama işlemlerinde, aile birliğinin sağlanması ve sürdürebilmesine ilişkin tedbirleri alma, aile hayatına saygı hakkı ile çocuğun üstün yararı ilkesinin devlete yüklediği pozitif yükümlülükler kapsamındadır. Bu bağlamda atama işlemlerinde, aile birlikteliğini bozmayacak ya da sürdürülebilmesi yönünde kişilere aşırı külfet yüklemeyecek şekilde hareket edilmesi ayrıca kişilerin menfaati ile atamadan beklenen kamusal menfaat arasında somut olayın koşulları irdelenerek adil bir dengenin gözetilmesi gerekir. Bu bağlamda başvurucunun atanmasına ilişkin tasarruflarda bulunulurken devletin bu yükümlülüğüne de yeterli ölçüde ağırlık verilmesi gerekir. Bununla beraber bu yükümlülük başvurucunun görev yerinin hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına asla gelmemektedir. Bu noktada idare tarafından ortaya konulan gerekçeler ve derece mahkemelerinin bu gerekçeler ile ilgili değerlendirmeleri ehemmiyet arz etmektedir. Derece mahkemelerinin kararlarında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının göz önünde bulundurulması ve gözetilen kamu yararının gerekleri ile bireyin temel hakkının korunması arasında adil bir dengenin kurulup kurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayda, atama işleminin başvurucunun aile hayatı üzerinde meydana getirdiği olumsuz etkiler ile kamu hizmetinin etkin sunulması bağlamında kamu düzeninin ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik genel yarar arasında adil bir dengenin gözetilip gözetilmediği değerlendirilmelidir (AYM, İhsan Asutay).
14. Devletin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır (Danıştay 2. Dairesi,
E.2009/1338, K.2009/1799, T. 29.04.2009).
15. Anayasanın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlıklı üçüncü bölümünün 41 inci maddesinde, ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler almasını ve teşkilatını kurmasını hükme bağlamıştır. Anayasa hükmüyle, Devlete, ailenin korunması, huzur ve refahının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve teşkilatların kurulması konusunda yükümlülükler yüklenmiş olup; ailenin korunmasına yönelik olarak Devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu, aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı düşünülmektedir.
Danıştay’a göre, Anayasa koyucu, bu maddeyle aileyi parçalamaktan kurtarmak, bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak amaçlarını taşımıştır (Danıştay 5. Dairesi, E.1994/6864, K.1995/428, T.
25.01.1995; Danıştay 5. Dairesi, E.2004/66626, K.2005/5834, T. 07.12.2005).
16. 657 sayılı Kanunun 72 nci maddesi memurların yer değiştirme suretiyle atanmalarına yönelik temel düzenleme olup bu madde hükmüne dayanarak hazırlanan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle
Atanmalarına İlişkin Yönetmelik vasıtasıyla devlet memurlarının aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarına yönelik işlemlerin temel ilkeleri ifade edilmiştir. Bununla birlikte 10.07.2003 tarih ve 25164 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve Nakil
Yönetmeliğinde de eş durumuna (aile birliği mazeretine) bağlı yer değişikliği hakkı getirilmiş ve bu şekilde yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş, aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliklerinin yerine getirilmesinde idarelere takdir hakkı tanınmıştır.
17. İdarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devleti ilkesinin gereğidir. İdari işlemin belli bir sebebe dayanması gerekir ancak idareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bunlara uymalı, bu yetkiyi kamu yararı için ve gerekçeli olarak kullanmalıdır.
18. Somut olay kapsamında;
18.1. Başvuran Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde infaz ve koruma memuru olarak görev yapmaktayken eşinin
Mersin İlinde özel sektöre bağlı olarak çalışması nedeniyle aile birliği mazereti kapsamında yer değişikliği talebinde bulunmuştur.
18.2. Başvuran yalnızca Mersin Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna bağlı olan kurumları tercih etmesine rağmen Tarsus Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonuna ataması yapılmış ve başvuran Tarsus Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmaya başlamıştır.
18.3. Başvuran ailesi nedeniyle Mersin ilinde ikamet ettiğini, çalıştığı yerin Tarsus ilçe merkezine yaklaşık 20 km uzaklıkta olduğunu, gidiş için 3 araç ve dönüş için 3 araç olacak şekilde aktarma yapmak zorunda kaldığını, bunun hem süre hem de maddi yönden zorluğa sebep olduğunu, küçük çocuğunun ve yine bakıma muhtaç kız kardeşi ve annesinin bulunduğunu ifade ederek Mersin iline naklini talep etmektedir.
18.4. Diğer yandan başvuran başvurusunda, aynı işyerinde çalıştığı bir kişi tarafından kendisine uyuşturucu sattığı yönündeki haksız iddialar nedeniyle mesai arkadaşları önünde aramaya tâbi tutulduğunu ve yine hakkında hem adli soruşturma hem de disiplin soruşturması başlatıldığını, bu haksız iddia nedeniyle psikolojik olarak da yıprandığını ve psikiyatri bölümüne başvurarak ilaç kullanmak zorunda kaldığını ifade etmektedir.
18.5. Dosya kapsamında başvuran hakkında “Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu” olduğu görülmektedir. Başvurana “Karışık Depresif Anksiyete Bozukluğu” teşhisi konulduğu ilgili rapordan anlaşılmaktadır.
19. İdare tarafından Tarsus ilçesi ile Mersin ili arasında 40 km olduğu ifade edilse de başvuranın
CİMER üzerinden Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına bilgi edinme başvurusunda bulunduğu, çalıştığı işyerine ulaşım için hangi araçları kullanması gerektiği hususundaki sorusuna; eski otogara ulaşması ve buradan ineceği yere varması ücretinin 30 TL olduğu ve ulaşımın ortalama 50-55 dakika sürdüğü, buradan işyerine varmak için bineceği araçların ücretinin 20 TL olduğu ve bu sürenin de yaklaşık
25 dakika olduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda başvuranın eski otogara ulaşımı hesaba katılmaksızın
aktarmalı olarak en az 80 dakikalık bir yol ve yine en az 50 TL ulaşım ücreti gideri bulunduğu, bunun da günlük 100 TL ve yine süre olarak yaklaşık 3 saati bulacağı anlaşılmaktadır.
19.1. İdarenin kadro yönünden değerlendirmesinde; başvuranın da çalıştığı çocuk ceza infaz kurumlarının yapısı nedeniyle daha fazla çalışana ihtiyaç duyulduğu ve şu an için burada 2 hükümlü ya da tutukluya bir görevlinin çalıştırıldığı, başvuranın geçmek istediği ceza infaz kurumundan ise ortalama 11 tutuklu ya da hükümlüye bir görevlinin bulunduğu ifade edilmektedir.
20. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, yargı kararları ve ilgili mevzuat dâhil tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 20.1. İdare tarafından başvuranın hizmetine duyulan ihtiyaç gerekçesiyle başvurusunun reddedildiği anlaşılmakla beraber geçen sürede başvuranın aile birliği mazereti ile yer değişikliği talebini tekraren bildirmesine rağmen bu hususa yönelik bir çözüm getirilmediği,
20.2. Aynı iş yerinde çalıştığı kişi tarafından başvurana yönelik öne sürülen haksız iddialar nedeniyle başvuranın mağdur olduğu, dosyaya sunulan sağlık raporu ve ilaç kullanım belgesi marifetiyle bu mağduriyetin başvuran nezdinde psikolojik etkilere sebebiyet verdiğinin başvuran tarafından ifade edildiği, 20.3. Ulaşım noktasında yaşanan sıkıntılar nedeniyle hem maddi olarak hem de süre yönünden başvurana yüklenen külfetin ağırlığı, 20.4. Başvuranın küçük çocukları ve yine bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri bulunduğu, 20.5. İdarenin başvuranın hizmetine duyulan ihtiyacı somut olarak ortaya koymadığı ve bu kapsamda çalışan sayısındaki dengelemenin süreç içerisinde mümkün olduğunun anlaşılması nedenleriyle başvuranın talebinin reddi yönünde İdarece tesis edilen işlemlerin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği; ancak başvuran hakkında tesis edilen işleme karşı başvurabilecekleri kanun yolunun bildirilmediği anlaşılmaktadır. Bu yönden İdarenin belirtilen ilkelere uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu
Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Mersin İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın aile birliği mazeretine dayalı nakil talebinin karşılanması için gerekli işlemlerin tesisi yönünde
CEZA VE TEVKİFEVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/