ÖZET: Başvuran, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sözleşmeli sağlık personeli olarak 16 aydır çalışmakta ve eşinin Diyarbakır’daki AFAD Başkanlığı’nda görev yaptığını belirtmektedir. Eş durumu nedeniyle yer değişikliği talebinde bulunmasına rağmen, Sağlık Bakanlığı bu talebi reddetmiştir. Başvuran, iki çocuğunun da bulunduğunu ve aile birliğinin sağlanması için eşinin Diyarbakır’a atanmasını istemektedir.

Sağlık Bakanlığı, başvuranın eşinin çalıştığı kurumda personel ihtiyacının bulunması nedeniyle başvuruyu reddettiğini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın Diyarbakır’da bir boş kadro bulunduğu, ancak yer değiştirme taleplerinin kurumların ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirildiği belirtilmiştir. İlgili mevzuat gereği, başvuranın eşinin bulunduğu ildeki personel ihtiyacının daha fazla olması nedeniyle, aile birliğinin sağlanmasının Rize’de mümkün olduğu ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, aile birliğinin sağlanması amacıyla kuraya dâhil edilmesi yönünde Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın hak arama özgürlüğü çerçevesinde, idarenin iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2025/791-S.25.1248

BAŞVURU NO : 2024/11261

KARAR TARİHİ : 23.01.2025

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Aile birliğinin sağlanması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 11.09.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran özetle; Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sözleşmeli personel olarak 16 aydır çalıştığını, sözleşmeli sağlık personelinin eş durumu nedeniyle yer değişikliği kurasına başvuruda bulunduğunu, tüm şartlarının uymasına ve eşinin kurumu olan AFAD Başkanlığının personele ihtiyacı olduğunu belirtmesine rağmen Bakanlığın başvurusunu reddettiğini belirterek, 2 küçük çocuğu olduğunu bu sürecin maddi ve manevi olarak kendilerini yıprattığını, aile birliğinin yeniden sağlanması için Rize ilinden eşinin görev yaptığı Diyarbakır iline tayininin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden 8.11.2024 tarih ve sayılı Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın, T.C. Sağlık Bakanlığı Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine tabi sözleşmeli ( pozisyonunda 30.05.2023 tarihinden itibaren görev yaptığını,

2.2. Kayıtların tetkikinde başvuranın EKİP üzerinden 2024 Yılı 2. Dönem Sağlık Bakanlığı 663-45/A Eş

Durumu Nedeniyle Yer Değişikliği Kurasına başvuruda bulunduğu ve değerlendirme sonucunda kuraya dâhil edilmediği,

2.3. Bakanlık bünyesinde 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesine göre sözleşmeli sağlık personeli olarak görev yapanların aile birliği mazereti nedeniyle başvurularının, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler

Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 45/A maddesine Tabi Sözleşmeli Sağlık Personelin Aile Birliği

/

Mazeretine Bağlı Yer Değiştirmesine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde değerlendirildiği, bu kapsamda eşleri diğer kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu personel olanların aile birliği mazeretinin kurumların ihtiyacı esas alınarak sağlanacağı ve kurumların ihtiyacının, ilgili kurumların dolu/boş kadro ve pozisyon sayıları esas alınarak tespit edileceğinin,

2.4. Yukarıda yer alan mevzuat hükmü gereği koordinasyonun sağlanması amacıyla başvuranın eşinin çalıştığı İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile gerekli yazışmaların yapıldığı cevaben gelen yazıda “Yazımız ekinde gönderilen listede 3, 4. ve 6, sırada isimleri yer alan personelin yer değiştirme talebinde bulunacağı tarihte, İl Müdürlüklerinin afet ve acil durumlara ilişkin hizmetlerinde aksaklıklar yaşanmaması için personelimizin bulunduğu ildeki norm kadro durumu ve hizmetine duyulan ihtiyaç da göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucuna göre işlem yapılabilecektir,“ denildiği dolayısıyla Bakanlık olarak personel ihtiyacına bakıldığı ve başvuranın görev yaptığı Rize İlinin personel ihtiyacının, eşinin görev yaptığı Diyarbakır İlinin personel ihtiyacının daha fazla olması nedeniyle aile birliğinin personel ihtiyacı fazla olan Rize İlinde sağlanması gerektiğinden başvurunun reddedildiği ve kuraya dâhil edilmediği,

2.5. Başvuranın atanmayı talep ettiği Diyarbakır ilinde atanabileceği 1 adet boş kadronun mevcut olduğu, Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği için boş pozisyonların, başvuru usul ve esaslarının her yıl Ocak ve Temmuz aylarında Bakanlıkça tespit ve ilan edildiği, ilan edilen boş pozisyon sayısından daha fazla başvuru olması halinde, bu pozisyonlara kura ile yerleştirme yapıldığı başvuranın belirtilen aylarda EKİP üzerinden açılacak olan eş durumu kurasına başvuruda bulunması halinde durumu 663 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin 45/A maddesine Tabi Sözleşmeli Sağlık Personelin Aile Birliği Mazeretine Bağlı

Yer Değiştirmesine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde başvurusunun yeniden değerlendirileceği,

açıklamalarına yer verilmektedir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir…”,

3.2. “Ailenin ve çocukların korunması” başlıklı 41 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.”

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri

ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

5. 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin

“Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı” başlıklı 45/A maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personeli üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşi bu personele tabidir. Ancak sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda; eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde istihdam ediliyor olması halinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamaları yapılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran 663-45/A sözleşmeli personel olarak yaklaşık 16 aydır çalıştığını, eşinin kurumu olan AFAD

Başkanlığının personele ihtiyacı olduğu bu nedenle de personelini tayin edemeyeceği yönünde yazı yazmış olmasına rağmen Bakanlığın talebini reddettiğini belirterek, aile birliğinin sağlanması için Diyarbakır iline atanmasının yapılmasını talep etmektedir.

8. İdareler kamu hizmetini etkin ve verimli olarak sunmak için kamu personeline ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan kamu kurumları ihtiyaç duydukları personeli temin etmek için sınav ilan etmekte ve yeterli şartları taşıyan personeli istihdam etmektedir. Kamuda çalışan her personel kamu hizmetine bir statü ile girmekte ve bu statünün tabi olduğu şartları kabul etmiş sayılmaktadır. Hukuki istikrar ve hukuk güvenliği için kamu görevlisinin tabi olduğu şartların ve yükümlülüklerin önceden belirlenmesi çok önemlidir. İdareler ihtiyaç duydukları personeli bu şartlar altında istihdam etmekte, kamu hizmetinin aksamaması için keyfiyetin önüne bu yolla geçilmiş olmaktadır. Aksi durumda yani statünün gereklerinin göz ardı edilmesi durumunda; kamu hizmetlerini yürütmek amacıyla kurulmuş olan kamu kurumlarının görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına, giderek görevlerini aksatmalarına neden olabileceği ve personelin istihdamı konusunda genel kabul görmüş belirli ilkelerin uygulanmasının engelleneceği açıktır. (Danıştay 5. Dairesinin 10/11/1998 tarihli, ve E.1996/311, K. 1998/2618 sayılı kararı)

9. Bu bağlamda, kamu görevlisi olarak istihdam edilme, kişiye bir takım ayrıcalıklar ve avantajlar sağlamakla birlikte, bir takım külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı bir takım sınırlamalara tabi olmayı gerektirmektedir. Kamu personeli olmak, bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı gerektirmekte ve kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır. (Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı kararı)

/

10. Başvuranın tabi olduğu, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin 45/A maddesine istinaden Bakanlık ve bağlı kuruluşları, merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde, Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık

Hizmetleri Sınıfı kapsamında yer alan unvanlarla vize edilmiş pozisyonlarda sözleşmeli personel istihdam edebileceği bu personelin üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı ve aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşinin bu personele tabi olacağı bu durumun istisnasının sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda; eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde istihdam ediliyor olması halinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamanın yapılabileceği şeklinde belirlenerek hüküm altına alındığı görülmektedir.

11. Başvuru konusu olayda başvuranın bulunduğu ilde bir yıllık görev süresini tamamladığı ve gitmek istediği Diyarbakır ilinde 1 boş kadronun mevcut olduğu bununla beraber eşinin personel ihtiyacı nedeniyle

Rize’ye atanmasının uygun olmadığının değerlendirildiğine dair Afet ve Acil Durum Yönetimi

Başkanlığından alınan 31.07.2024 tarih ve sayılı yazının mevcut olduğu ve fakat koordinasyonun sağlanması amacıyla başvuranın eşinin çalıştığı İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile gerekli yazışmalar yapan Sağlık Bakanlığına gelen 15.8.2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda

“Yazımız ekinde gönderilen listede 3, 4. ve 6, sırada isimleri yer alan personelin yer değiştirme talebinde bulunacağı tarihte, İl Müdürlüklerinin afet ve acil durumlara ilişkin hizmetlerinde aksaklıklar yaşanmaması için personelimizin bulunduğu ildeki norm kadro durumu ve hizmetine duyulan ihtiyaç da göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucuna göre işlem yapılabilecektir, “ denildiği dolayısıyla başvuranın aile birliğinin personel ihtiyacı fazla olan Rize İlinde sağlanması gerektiğinden başvurunun reddedildiği ve kuraya dâhil edilmediği anlaşılmaktadır.

12. “Aile hayatına saygı hakkı, Anayasa’nın 20 nci maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınmıştır.

Anayasa’nın 41 nci maddesinin ise Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Aile yaşamının temel unsuru, aile ilişkilerinin normal bir şekilde gelişebilmesi ve bu bağlamda aile fertlerinin birlikte yaşaması hakkıdır. Bu hakkın kapsamının aile yaşamına saygı yükümlülüğünden ayrı düşünülmesi mümkün değildir.” (Murat Atılgan, § 24; Marcus Frank Cerny, § 38).

(Anayasa Mahkemesinin 8/12/2022 tarihli ve / no’lu Bireysel Başvuru Kararı)

13. Personelin birtakım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini dikkate alarak talepleri değerlendirip karara bağlayacak olan idaredir.

Bununla birlikte pozitif yükümlülükler kapsamında, kamu görevlilerinin atanması veya nakil işlemlerinde gözetilen kamusal yarar ile bireyin aile hayatına saygı hakkından yararlanmasındaki bireysel çıkar arasında makul bir denge kurulmalıdır. Elbette ki her atama veya görevlendirme işleminde olayın kendine özgü koşullarının gözetilmesi gerekir. Ancak devletin söz konusu dengeyi sağlayamaması durumunda aile

hayatına saygı hakkının özünün zedelenebileceği gözden kaçırılmamalıdır. (Nurbani Fikri, B. No:

2014/2502, 11/10/2018, § 48). “(Anayasa Mahkemesinin 8/12/2022 tarihli ve / no’lu Bireysel

Başvuru Kararı)

/

14. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar Bakanlık tarafından başvuranın eşinin Kurumundan alınan yazıda yer alan “personelin yer değiştirme talebinde bulunacağı tarihte, İl

Müdürlüklerinin afet ve acil durumlara ilişkin hizmetlerinde aksaklıklar yaşanmaması için personelimizin bulunduğu ildeki norm kadro durumu ve hizmetine duyulan ihtiyaç da göz önünde bulundurularak yapılan değerlendirme sonucuna göre işlem yapılabilecektir, “ açıklama personelin atanabileceği yönünde değerlendirilmiş olsa da başvuranın sunduğu 31.07.2024 tarih ve sayılı yazıda eşinin atamasının yapılamayacağının açıkça belirtildiği, başvuranın mevzuatta yer alan görev süresini Rize ilinde tamamladığı ve nakil talebinde bulunduğu ilde boş bir kadronun bulunduğu ve İdarenin personelinin motivasyonu açısından aile hayatına saygı hakkını da göz önüne alarak başvuranın eşinin bulunduğu

Diyarbakır iline tayin edilebilmesi adına kuraya dâhil edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Rize İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın aile birliğini sağlamak üzere kuraya dâhil edilmesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Mehmet AKARCA

Kamu Başdenetçisi

/