ÖZET: Başvuran, 1416 sayılı kanun kapsamında yurtdışında eğitim alarak 25 Eylül 2023 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nde göreve başlamıştır. Eşinin de aynı kanun çerçevesinde eğitimini tamamlayarak 2021 Temmuz ayında başka bir şehirde göreve başlaması, aile birliğini olumsuz etkilemiştir. Bu nedenle, başvuran Tunceli’ye atanmak istemiş, ancak bu talebi, Bakanlık tarafından kadro bulunmaması gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvuran, aile birliğinin sağlanması için Tunceli’deki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nde boş olan teknik memur kadrosuna atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep de aynı gerekçeyle geri çevrilmiştir.

Tarım ve Orman Bakanlığı, başvuranın 657 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereğince bir yıl hizmet süresini tamamlamadığı ve dolayısıyla asli memuriyete atanamayacağını belirtmiştir. Ancak, kamu denetçiliği kurumu, aile birliğinin korunması ilkesinin önemine vurgu yaparak, başvuranın Tunceli’ye yer değişikliği talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, başvuranın mecburi hizmet yükümlülüğünün uzun süre devam etmesinin, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle bağdaşmadığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu denetçiliği kurumu, başvuranın talebinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yeniden ele alınmasını ve aile birliğinin sağlanması amacıyla gerekli adımların atılmasını tavsiye etmiştir. Bu karar, başvuranın ve eşinin aile bütünlüğünü koruma çabalarının desteklenmesi açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12718-S.24.19219

BAŞVURU NO : 2024/8873

KARAR TARİHİ : 21.11.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

Aile birliğinin sağlanması amacıyla Tunceli iline yer değişikliği

BAŞVURUNUN KONUSU :

taleplidir.

BAŞVURU TARİHİ : 19.07.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun kapsamında yurtdışı eğitimi sonrası 25.09.2023 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü bünyesinde kadrosunda göreve başladığını, eşinin de 1416 sayılı Kanun kapsamında eğitimini tamamlayarak 2021 yılı Temmuz ayında Üniversitesi bünyesinde göreve başladığını, eşiyle farklı şehirlerde görev yapıyor olmalarının aile düzenlerini derinden etkilemeye başladığını, üniversitelerin başka illerde teşkilatları bulunmadığından üniversite personeli olan eşinin Ankara’ya atamasının yapılamadığını, aile huzurunun ve aile birliğinin sağlanması için naklen Tunceli’ye atanmak istediğini, Su Yönetimi Genel

Müdürlüğüne verdiği 07.03.2024 tarihli ve E- – – sayılı tayin talep dilekçesinin “taşra teşkilatında kadrosu bulunmaması sebebiyle” Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel

Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, 28.05.2024 tarihli ve E- – – sayılı ikinci dilekçesiyle aile birliğinin sağlanması için Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Tunceli şubesinde boş olan “teknik memur (diğer)” kadrosuna atanma talebinde bulunduğunu, söz konusu kadroya başvurma sebebinin özel bir uzmanlık (mühendis, matematikçi vs.) kısıtlaması getirilmemiş olması olduğunu, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile Doğa Koruma ve Milli

Parklar Genel Müdürlüğünün atanmasını uygun gördüğünü, ancak Personel Genel Müdürlüğü tarafından yine kadrosu yok denilerek reddedildiğini ifade etmiş olup, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Tunceli iline yer değişikliği yapılmasını, anılan talebinin yerine getirilememesi halinde 1416 sayılı Kanun kapsamında mecburi hizmetinin Milli Eğitim Bakanlığına devrinin yapılmasını talep etmektedir.

/

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 30.07.2024 tarihli ve / -S. sayılı yazısına istinaden

Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 16.08.2024 tarihli ve

E- – – sayılı yazıda özetle;

2.1. Başvuranın 25.09.2023 tarihinde 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında

Kanun gereğince aday memur olarak atandığı, 657 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi gereğince 1 yıl hizmetini tamamlamadığı ve mevzuatı gereği yasal süreçler tamamlanmadığı için 25.09.2024 tarihinden önce Asli Devlet Memurluğuna atanma imkânının bulunmadığı, başvuranın 28.02.2024 tarihinde yapılan

Temel Eğitim ile 22.04.2024 tarihinde yapılan Hazırlayıcı Eğitim Sınavlarına katıldığı ve başarılı olduğu,

2.2. 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi eki cetveller ile Bakanlık taşra teşkilatına ihdas edilen kadrolar arasında ” unvanlı kadro bulunmadığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü Tunceli Şubesinde boş olan teknik memur (diğer) kadrosu ibaresinde bahsi geçen teknik memur (diğer) unvanlı kadronun da Bakanlık kadroları arasında yer almadığı,

2.3. Başvuranın Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun gereğince 10 yıl 05 ay 02 gün mecburi hizmetle yükümlü olarak Bakanlık Makamının 13.09.2023 tarihli ve sayılı Onayını

25.09.2023 tarihinde tebellüğ ederek görevine başladığı, halen aday memur olarak Su Yönetimi Genel

Müdürlüğü emrinde görev yapmakta olduğu, ilgilinin 13.08.2024 tarihi itibariyle 09 yıl 06 ay 14 gün mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

3.2. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesi “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” 3.3. “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesi; “Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde (Değişik: 23/12/1972 – KHK-2/1 md.) “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.

(Mülga birinci cümle: 13/2/2011 – 6111/117 md.) Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulur.”,

5.2. “Adaylığa kabul edilme” başlıklı 54 üncü maddesinde (Değişik: 12/5/1982 – 2670/19 md.)

“Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47 nci maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar.

Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz.”,

5.3. “Yer değiştirme suretiyle atanma” başlıklı 72 nci maddesinde “Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.

(Değişik: 9/4/1990 – KHK-418/5 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K.

1992/6 Sayılı Kararı ile; yeniden düzenleme: 18/5/1994 – KHK527/5 md.) Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde ataması, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere 74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılır. Yer değiştirme suretiyle atanmaya tabi memurun atandığı yerde eşinin atanacağı teşkilatın bulunmaması ya da teşkilatı olmakla birlikte niteliğine uygun münhal bir görev bulunmaması ve ilgilinin de talebi halinde, bu personele eşinin görev süresi ile sınırlı olmak üzere aşağıdaki şartlarda izin verilebilir…

Memurların atanamayacakları yerler ve bu yerlerdeki görevler ile kurumların özellik arz eden görevlerine atanabilmeleri için hangi kademelerde ne kadar hizmet etmeleri gerektiği ve yer değiştirme ile ilgili atama esasları Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir. Kurumlar atamaya tabi olacak personeli için bu yönetmelik esaslarına göre Devlet Personel Başkanlığının görüşünü almak suretiyle bir personel ve atama planı hazırlar.”,

5.4. “Memurların bir kurumdan diğerine nakilleri” başlıklı 74 üncü maddesinde (Değişik: 30/5/1974

– KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) “Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır.

Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları caizdir.

Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının

kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.

13/12/1960 tarihli ve 160 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi kapsamına giren kurumlarla bu Kanuna tabi kurumlar arasındaki nakillerde de yukarıdaki hükümler uygulanır. Aynı kanunun 4 üncü maddesi kapsamına giren kurumlarda çalışıp 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden, hizmete giriş dereceleri

36 ncı madde ile tespit edilen giriş derecelerinin üzerinde olanların ilk ilerleme ve yükselmeleri için kanuni

bekleme sürelerine yukarıda yazılı dereceler arasındaki sürelere tekabül eden süre kadar ilave edilir.”,

5.5. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinde (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.

Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler.

Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür.

Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.”,

6. 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanunun; 6.1. 1 inci maddesinde “Umumi ve mülhak bütçe ile idare olunan Devlet devairi ve inhisar idarelerinin, vilayetlerin, şehremanetleri ile belediyelerin, ticaret odalarının ve mukavelenameleri mucibince talebe göndermeğe mecbur olan şirketlerin tahsil için ecnebi memleketlere gönderecekleri talebe bu kanun ahkamına tabidir. Bu Kanunun amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir.”,

6.2. 21 inci maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında (Değişik: 1/3/2014-6528/3 md.) “Bu Kanun uyarınca mecburi hizmet karşılığı yurt dışına gönderilenler öğrenimlerini başarıyla tamamladıktan sonra mecburi hizmet yükümlülüklerini ifa etmek üzere, adlarına gönderildikleri kurumların ilgili kadrolarına atanır.

(Ek fıkra: 2/12/2016-6764/18 md.) Yükseköğretim kurumları adına ve Millî Eğitim Bakanlığı hesabına lisansüstü öğrenim görenlerin mecburi hizmet yükümlülüklerinin, yükseköğretim kurumları ile kamu kurum ve kuruluşlarına devrine Yükseköğretim Kurulunun uygun görüşü üzerine Millî Eğitim Bakanlığınca karar verilir. Kamu kurum ve kuruluşları adına lisansüstü öğrenim görenlerin mecburi hizmet yükümlülüklerinin kamu kurum ve kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarına devrine ise Millî Eğitim

Bakanlığınca karar verilir.”,

7. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmelik; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 2 sayılı

Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 2 nci maddesi ve aynı Kanunun 2670 sayılı Kanunla değişik 72 nci maddesine dayanılarak, Devlet Memurlarının aynı kurum içinde yer değiştirme suretiyle atanmalarını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”,

7.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Yönetmelik, Özel Kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydiyle Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile bunlara bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlarda ve Beden

/

Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet

Memurları Hakkında uygulanır.

Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesinde yer alan Yardımcı Hizmetler

Sınıfına dahil memurlar, a) Aynı Kanunun 59 ncu maddesinde sayılan istisnai memurluklar, b) Aday Memurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görevli memurlar, bu Yönetmelik hükümlerine tabi değildir.”,

7.3. “Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 14 üncü maddesinde (Değişik: 30/6/20142014/6578 K.) “Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak (2)

çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir.

Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.

(Ek fıkra: 8/8/2016-2016/9097 K.) Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan ‘Tavsiye Karar Önerisi’

Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. 1416 sayılı Kanun kapsamında yurtdışı eğitimi sonrası 25.09.2023 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı

Su Yönetimi Genel Müdürlüğü bünyesinde kadrosunda göreve başladığını, eşinin de 1416 sayılı Kanun kapsamında eğitimini tamamlayarak 2021 yılı Temmuz ayında Üniversitesi bünyesinde göreve başladığını belirten başvuran tarafından, aile birliğinin sağlanması için Tarım ve Orman

Bakanlığı bünyesinde Tunceli iline yer değişikliğinin yapılması, anılan talebinin yerine getirilememesi

halinde 1416 sayılı Kanun kapsamındaki mecburi hizmetinin Milli Eğitim Bakanlığına devrinin yapılması talep edilmektedir.

10. Dosya kapsamına idare tarafından sunulan belgelerden; 10.1. Hizmet belgesinden; University of York Fen Bilimleri Enstitüsü Bilgisayar Bilimleri alanında doktora eğitimini 19.01.2023 tarihinde tamamlayan başvuranın; Su Yönetimi Genel Müdürlüğü bünyesine, Teknik

Hizmetler Sınıfına ünvanıyla 28.09.2023 tarihinde 1416 sayılı Kanun uyarınca açıktan atandığı, 10.2. Başvuranın 07.03.2024 tarihli ve 73 sayılı dilekçesinin iletildiği Tarım Ve Orman Bakanlığı Su

Yönetimi Genel Müdürlüğünün personel genel müdürlüğüne hitaplı, 07.03.2024 tarihli ve E– sayılı yazısında; “Genel Müdürlük olarak iş yoğunluğumuz ve ilave personele ihtiyacımız bulunmakla birlikte; adı geçen personelin eşinin öğretim görevlisi olarak çalıştığı, eşlerin ayrı yaşaması aile bütünlüğünü ve aile düzenini olumsuz etkilediği ve Tuncel ilinin deprem bölgesi olması sebebiyle aile bütünlüğünü korumak için Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne naklen tayin talebi Genel

Müdürlüğümüz tarafından uygun görülmektedir.” denildiği, 10.3. Personel Genel Müdürlüğünün Su Yönetimi Genel Müdürlüğüne cevaben yazılan E– sayılı yazısında “Bakanlığımız taşra teşkilatında kadrosunun bulunmaması sebebiyle ilgilinin talebi hakkında herhangi bir işlem yapılamamıştır.” denildiği, 10.4. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün Personel Genel Müdürlüğüne hitaplı, 28.05.2024 tarihli, E- – – sayılı ve ‘ Naklen Tayin Talebi Hakkında’ konulu yazısında; Su Yönetimi Genel Müdürlüğü emrinde olarak görev yapan

Doğa Koruma ve Milli Parklar 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı Tunceli İl Şube Müdürlüğü emrine naklen tayin talebine ilişkin dilekçesi ve Bölge Müdürlüğünden alınan uygun mütalaa yazısının ekte gönderildiği, adı geçenin tayin talebinde Genel Müdürlükçe sakınca bulunmadığının belirtildiği, 10.5. Personel Genel Müdürlüğünün Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne cevaben yazılan

E- – – sayılı yazısında “Bakanlığımız taşra teşkilatında kadrosunun bulunmaması sebebiyle ilgilinin talebi hakkında herhangi bir işlem yapılamamıştır.” denildiği anlaşılmıştır.

11. Kamu kurumlarında istihdam edilen personelin statülerinin ve bu statülerin her biri kapsamında istihdam edilen kişilerin işe alınmasının, nakil, terfi, sosyal, idari, mali ve özlük hakları ile disiplin yönünden tabi olacakları hükümlerin düzenlenmesinin kanun koyucunun takdir alanında bulunduğu şüphesizdir. Hukuki durumları (statüleri) mevzuatla düzenlenmiş olan kamu görevlilerinin bulundukları statüye ilişkin yasa ve yönetmelikte düzenlenmiş bulunan kurallara tabi olduklarının kabulü gerekmektedir.

12. Bununla birlikte, iç hukukumuzda öncelikle Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış; 5 inci maddesinde Devletin temel amaç ve görevleri sayılarak kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak görevlerine yer verilmiştir.

13. Devletin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk

devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. (Danıştay 2. Dairesinin

29.04.2009 tarihli ve E:2009/1338, K:2009/1799 sayılı kararı)

14. Öte yandan, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Ekonomik, Sosyal ve Kültürel

Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve diğer taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerle ailenin korunması hususuna özellikle vurgu yapılmaktadır. Örneğin, Avrupa Sosyal Şartının 16 ncı maddesiyle akit taraflar, aile yaşamının ekonomik, yasal ve sosyal bakımdan korunmasını taahhüt etmişlerdir. Şartın 27 nci maddesiyle de çalışanların ailevi sorumluluklarıyla çalışması arasında olabildiğince uyuşmazlık olmadan bunu gerçekleştirme hakkına sahip olduğu kabul edilmiştir. Buna göre, aile hayatı yalnızca sosyal, ahlaki ve kültürel ilişkilerle sınırlı bulunmamakta, aynı zamanda bakım yükümlüğü gibi maddi türde menfaatleri de içermektedir.

15. Anayasanın 41 inci maddesinde; ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için Devletin gerekli tedbirler almasını ve teşkilatını kurmasını hükme bağlamıştır. Bu çerçevede, aileye huzur içinde bir arada yaşayabilme imkânının sunulması gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, bu düzenleme ile ailenin korunmasına yönelik olarak devlete verilen görevin öngörüldüğü şekliyle yerine getirilebilmesinin temel koşullarından birisinin de aile birliğinin sağlanması olduğu; aksi bir uygulamanın ise, ailenin huzurunu temelden sarsarak maddi ve manevi anlamda toplum açısından giderilmesi çok zor olan zararları beraberinde getireceği, böylesi bir durumun ise, günümüzün evrensel anlamda kabul görmüş sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla da bağdaşmayacağı ortadadır. (Danıştay 2. Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve YD:2016/14817 esas sayılı kararı)

16. 657 sayılı Kanunda; aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresinin bir yıldan az iki yıldan çok olamayacağı ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara naklinin yapılamayacağı, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı, yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda; aile birimini muhafaza etmek bakımından kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak memur olan diğer eşin de isteği halinde atamasının, atamaya tabi tutulan memurun atandığı yere

74 ve 76 ncı maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde yapılacağı, kurumların görev ve unvan eşitliği

gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.

17. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte; aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere atanması suretiyle yapılabileceği düzenlenmiştir.

18. Bu kapsamda; Su Yönetimi Genel Müdürlüğüne Teknik Hizmetler Sınıfına ünvanıyla

28.09.2023 tarihinde 1416 sayılı Kanun uyarınca açıktan atanan başvurana ait Personel Bilgi ve Yönetim

Sistemi (PBYS) verilerinden 07.10.2024 tarihinde adaylığının kalktığının görüldüğü, asli Devlet memurluğuna atanan başvuranın Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin

Yönetmelik hükümlerinden yararlanabileceği, başvuranın eşinin 1416 sayılı Kanun kapsamında eğitimini

/

tamamlayarak 2021 yılı Temmuz ayında Üniversitesi bünyesinde göreve başladığı ve mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğu, Üniversitesinin Ankara ilinde birimi olmadığından aile birliğinin sağlanması için başvuranın eşinin Ankara iline yer değişikliğinin yapılamayacağı ve 13.08.2024 tarihi itibariyle başvuranın 09 yıl 06 ay 14 gün mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında, yaklaşık 9 yıl süresince aile birliğinin sağlanamamasının, başta Anayasa olmak üzere yukarıda yer verilen düzenlemelerle bağdaşmayacağı açıktır.

19. Bu açıdan, kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğunda olsa da Anayasada yer alan temel haklara ilişkin hükümler ve taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarda yer alan temel hak ve özgürlüklere ilişkin taahhütlerimiz, sadece kanun koyucu tarafından göz önünde bulundurulması gereken veya sadece ilgili

Bakanlığı ilgilendiren hususlar olmayıp; normlar hiyerarşisi açısından ve idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, Devlet teşkilatını oluşturan diğer kamu kurum ve kuruluşlarının da uygulama esnasında bu hususları gözetmesi, uygulamaya tabi olanların Anayasal haklarını da göz önünde bulundurması ve her somut olayda ölçülülük ilkesine riayet etmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

20. İdare tarafından; 657 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi gereğince -16.08.2024 tarihli itibariyle- 1 yıl hizmetini tamamlamadığı ve mevzuatı gereği yasal süreçler tamamlanmadığından başvuranın 25.09.2024 tarihinden önce Asli Devlet Memurluğuna atanma imkânı olmadığı, Bakanlık taşra teşkilatına ihdas edilen kadrolar arasında ” unvanlı kadro bulunmadığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü

Tunceli Şubesinde boş olan teknik memur (diğer) kadrosu ibaresinde bahsi geçen teknik memur (diğer)

unvanlı kadronun da Bakanlık kadroları arasında yer almadığı ve başvuranın 13.08.2024 tarihi itibariyle 09 yıl 06 ay 14 gün mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğu ifade edilmektedir.

21. Buna göre; Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına Dair Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde; memurun kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere atamasının yapılabileceğinin düzenlenmiş olduğu, söz konusu düzenlemeyle idarelere takdir hakkı tanınmışsa da taşra teşkilatına ihdas edilen kadrolar arasında ” unvanlı kadro bulunmadığını, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü Tunceli

Şubesinde boş olan teknik memur (diğer) kadrosu ibaresinde bahsi geçen teknik memur (diğer) unvanlı kadronun Bakanlık kadroları arasında yer almadığını belirten idare tarafından -başvuranın hâlihazırda görev yapmakta olduğu Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile yer değişikliği talep ettiği Doğa Koruma ve Milli

Parklar Genel Müdürlüğü tarafından başvuranın tayin talebinin uygun görüldüğü yönünde görüş bildirildiği hususu da gözetilerek- Teknik Hizmetler Sınıfı kapsamında başvuranın durumuna uygun bir kadroya atama yapılabileceği, ayrıca aile birliğinin korunması amacıyla hakkaniyet ilkesi gereği de aile birliği mazeretine dayalı tayin işlemlerinde üst normların amaç ve ruhuna uygun hareket edilmesi gerektiği, aksi durumun hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağı değerlendirilmektedir.

22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yaklaşık 9 yıl süresince aile birliğinin sağlanamaması başta Anayasa olmak üzere anılan düzenlemelerle bağdaşmayacağından, aile birliğinin sağlanması hususu öncelikle gözetilerek, başvuranın Tunceli iline yer değişikliği talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi

Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan

değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Anayasada yer alan aile birliğinin korunması ilkesi doğrultusunda, başvuranın Tunceli iline yer değişikliği talebinin yeniden değerlendirilmesi yönünde TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURAN ile TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/