ÖZET: Başvuru, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yapılan görevde yükselme sınavını kazanan bir işçinin, Malatya’dan Ağrı’ya atanması ve bu atamanın ailevi sebeplerle tekrar Malatya’ya yapılması talebine ilişkindir. Başvuran, Malatya Şeker Fabrikasında çalışırken terfi ettiğini, ancak uygun kadro bulunmadığı gerekçesiyle Ağrı’ya atandığını belirtmiştir. Ailevi durumları ve sağlık sorunları nedeniyle Malatya’da kalmak istediğini ifade eden başvuran, bu taleplerinin olumsuz yanıtlandığını iddia etmiştir.

İdare, başvuranın 4857 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine tabi olarak çalıştığını, nakil taleplerinin ise Genel Müdürlük tarafından yürütüldüğünü açıklamıştır. Ayrıca, başvuranın terfi sınavına katılırken, iki yıl içinde nakil talep etmeyeceğine dair taahhüt verdiği belirtilmiştir. İdare, başvuranın nakil talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu, çünkü bu tür işlemlerin idarenin takdir yetkisi dahilinde olduğunu vurgulamıştır.

Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine dair karar, başvuranın taahhütleri ve idarenin ihtiyaçları doğrultusunda alınmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun hukuka uygun bir şekilde reddedildiğine karar vermiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/3822-S.23.6338

BAŞVURU NO : 2022/16718

KARAR TARİHİ : 27/03/2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Sürekli işçi kadrosunda çalışmakta olan başvurucunun nakil talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 14/11/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza gönderilmiş olan şikâyet başvurusunda; adı geçen, Malatya Şeker Fabrikasında işçi olarak görev yapmakta iken Türkşeker A.Ş. tarafından yapılan görevde yükselme sınavını kazanarak ustabaşı yardımcılığı görevine terfi ettiğini, uygun kadro ve pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle Ağrı

Şeker Fabrikasına atandığını, evli ve iki çocuk babası olduğunu, aile bütünlüğünün sağlanması ve birinci derece şehit yakını (baba /1996) olması sebebiyle Malatya İlinde kalmak için yaptığı başvurularına hem Türkşeker A.Ş. hem de Malatya Şeker Fabrikası tarafından olumsuz cevap verildiğini, Ağrı İline ataması yapıldıktan sonra görevin aksamaması için ailesini Malatya’da bırakarak görevine başladığını, Ağrı’da çalışırken iş kazası geçirdiğini ve tedavisinin halen devam ettiğini, bu süreçte kurumuna uygulanması muhtemel idari yaptırımlar nedeniyle yaşanan iş kazasını da ilgili birime bildirmediğini iddia etmiş olup, yaşadığı sağlık sorunları, aile bütünlüğünün sağlanması, Malatya’da ikamet eden bakıma muhtaç annesinin bakımı ve birinci derece şehit yakını olması nedenleriyle atamasının tekrar Malatya İline yapılmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere, somut başvuya ilişkin Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.

Genel Müdürlüğünden tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup, anılan Genel Müdürlüğün

sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle:

2.1. Başvurucunun, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1inci maddesi kapsamında 01.11.2004 tarihinde açıktan atamasının yapılarak istihdam edildiği, halen Ağrı Şeker Fabrikasında 4857 sayılı İş

Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi, daimi işçi statüsünde, toplu iş sözleşmesinin Ek 4 No.lu cetvelinde mevcut Başelektrikçi Yardımcısı kadro unvanı ile çalışmakta olduğu, 2.2. Başvurucunun, Elektrikçi I kadrosunda; 2004 – 2013 yılları arasında 8 yıl 7 ay süresince Ağrı Şeker

Fabrikasında, 8 yıl 11 ay süresince Malatya Şeker Fabrikasında görev yaptığı, başvurucunun tâbi olduğu

Kanun ve istihdam statüsü nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ve Türkiye Şeker Fabrikaları

A.Ş. Genel Müdürlüğü Personel Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına imkân bulunmamakla birlikte, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesi ile tanınan haklar çerçevesinde istihdam edilmediği, 2.3. Başvurucunun, Malatya Şeker Fabrikasında 4857 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi daimi işçi statüsünde Elektrikçi I kadro unvanı ile çalışmakta iken 29. Toplu İş

Sözleşmesinin 1 No.lu eki Türkşeker İşçileri Sınav Yönetmeliği hükümleri dâhilinde 22.12.2021 tarihinde yapılan Grup Terfi Sınavı uygulamasına, kendi iradesi ile ekte sunulan başvuru formunda da belirtildiği üzere “Sınavı kazandığım takdirde Genel Müdürlüğün uygun göreceği Fabrikada terfi etmeyi ve bu terfi yerinin asla değiştirilmeyeceği ile feragat hakkımın olmadığını kabul eder, gideceğim yerde 2 yıl geçmeden nakil isteğinde bulunmayacağımı şimdiden taahhüt ederim.” taahhüdünde bulunarak başvurduğu ve yapılan sınavda başarılı olarak Toplu iş sözleşmesinin Ek 4 No.lu cetvelinde mevcut

Başelektrikçi Yardımcısı kadro unvanına terfi hakkı kazandığı ve terfisinin 06.05.2022 tarihinde Genel

Müdürlükçe Ağrı Şeker Fabrikasına yapıldığı, aynı tarihte başvurucu dâhil 22 çalışanın terfien nakillerinin de çalışmakta oldukları fabrikalardan diğer fabrikalara gerçekleştirildiği, 2.4. 29. Toplu İş Sözleşmesinin “Başka Fabrikalara Nakil” başlıklı 26. maddesinde “Daimi işçilerin nakilleri Türkşeker Genel Müdürlüğü tarafından yapılır. Ek 4 No’lu cetvelde belirtilen unvanlar dışındaki işçilerin bir fabrikadan diğerine yapılacak nakillerinde muvafakati alınır.” hükmünün bulunduğu, Ek 4 No.lu cetvelde mevcut kadrolarda çalışan personelin nakil ve terfilerinde farklı teknoloji ve otomasyon düzeylerine sahip olan fabrikaların işgücü ihtiyacına göre yapılan planlama neticesinde, çalışanlar arasında tecrübe aktarımının sağlanması ve tecrübelerinin artırılması gayesi ile yapıldığı, başvurucunun dilekçesinde mevcut Erciş – Malatya, Ağrı – Erciş, Malatya – Ağrı fabrikaları arasında gerçekleşen terfi ve nakillerin de bu durumu teyit ettiği, 2.5. Şeker fabrikalarının ocak – eylül ayları arasında tamir, bakım, revizyon döneminde olduğu, başvurucunun naklinin gerçekleştirildiği 06.05.2022 tarihinde de fabrikalarda üretimin yapılmadığı, yine 29. Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinde “İşbu madde gereğince yapılan nakillerde işçilere nakil esnasında 12 gün ücretli izin verilir.” hükmünün mevcut olduğu, bu iznin işçilerin nakil hallerinde ikametlerini nakletmeleri için verilen bir hak olduğu, başvurucunun da 11.08 –

22.08.2022 tarihleri arasında bu iznini kullandığı, bu süreçte başvurucunun terfien nakledildiği

Ağrı iline ailesinin ikametini sağlamamasının tamamen kendi inisiyatifi olduğu, iddia ettiği şekilde ailesini bırakarak Ağrı ilinde göreve başlamasının şeker fabrikasının üretiminin aksamaması ile bir ilişkisinin bulunmadığı, 2.6. Ayrıca, başvuru dilekçesinde “Yaşanan bu iş kazası sonucu iş sağlığı ve güvenliği bildirimi yapma hakkım olmasına rağmen ileride yaşanacak süreç nedeniyle çalıştığım kuruma uygulanması muhtemel idari yaptırımları da göz önüne alarak herhangi bir bildirimde bulunmadım.” ifadesinde bulunan başvurucunun durumunun da fabrikasından sorulduğu, başvurucunun 01.06.2022 tarihinde iş kazası geçirdiğine dair hastaneye başvuruda bulunduğu Sosyal Güvenlik Kurumunun Çalışılmadığına Dair

Bildirim Giriş Sistemi üzerinden haber alındığı bilgisinin edinildiği, adı geçenin başvurusunda geçirdiği iş kazasını Fabrikasına bildirmediğini ikrar ettiği,

2.7. 29. Toplu İş Sözleşmesinin “İş Kazası Hallerinde Yapılacak İşlem” başlıklı 69. maddesi “İşyerinde vuku bulan en ufak yaralanma hadiselerinin dahi nezaretçilere bildirilmesi mecburidir. Kendi kendilerini tedavi etmeye kalkışanlara karşı hiç bir mesuliyet kabul edilmez. Durumu sendika şube yöneticilerine de bildirmek suretiyle hadisenin cereyan tarzı ve sebepleri hakkında bir zabıt tutulur ve bu ilgili kısım amiri, ustabaşısı, personel servisi ile ilgili bir memur ve sendika şube yöneticisi tarafından imza edilir.” hükmünün mevcudiyetine ve kaza tarihinde şeker fabrikalarında geçirmiş 18 yıllık iş tecrübesine sahip olmasına rağmen gerek kaza gerekse hastane başvurusu ve tedavisi sonrasında nezaretçilerine, iş arkadaşlarına, işyeri hekimine, işverenine haber vermeyerek işvereninin zor duruma düşmesine sebep olduğu, başvurucunun sorumluğunu yerine getirmemesinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Güvenliği Kanununun “İş Kazası Ve Meslek Hastalıklarının Kayıt Ve Bildirimi” başlıklı 14. maddesi gereğince süresi içerisinde yapması gereken işlemler nedeniyle idari yaptırıma uğrama ihtimalini doğurduğu, hastane polisine verdiği ifadede de kendisinin seri ihmallerinin açıkça yer aldığı, olayın vukuunda mevcut çelişkiler (gerek kepçe operatörünün gerekse iş arkadaşlarının yanında olmaması) ve hataların kendisi tarafından ikrar edildiği, konu hakkında fabrikasınca idari tahkikat yapılmadığının da tespit edildiği, 2.8. Netice itibariyle başvurucunun Grup Terfi Sınavı başvurusunda vermiş olduğu taahhüt gereğince 2 yıl süresi zarfında hâlihazırda çalışmakta olduğu Ağrı Şeker Fabrikasından herhangi bir fabrikaya nakil imkânının bulunmadığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1.“Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde; ‘Devlet çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır.”, 3.2. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinde;“…Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 3.3.‘Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde; “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”, 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. Devlet Memurları Kanunu’nun İstihdam şekilleri başlıklı 4üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür. …D) İşçiler: (Değişik birinci cümle: 4/4/2007 – 5620/4 md.) (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili

mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.” 6. 4857 sayılı İş Kanununun; 6.1. “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.”, 6.2. “Tanım ve şekil” başlıklı 8 inci maddesinde; “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.” 7. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 393 üncü maddesinde; “Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” 8. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”, 8.2. “İşkolları” başlıklı 4 üncü maddesinde; “İşkolları bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde gösterilmiştir.”, 9. Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (ŞEKER-İŞ) ile

Türkiye Şeker Sanayi İşverenleri Sendikası Arasında “İşletme” Seviyesinde Akdedilen 29. Dönem

Toplu İş Sözleşmesinin; 9.1. “Hukuki Niteliği” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye Şeker Sanayii İşverenleri Sendikası ile

Türkiye Şeker Sanayi İşçileri Sendikası (Şeker-İş), aralarında imzaladıkları 6356 sayılı Kanunun 4.

maddesinin 1. fıkrası ile Kanuna eklenen “I Sayılı Cetvelin” 2. sırasındaki Gıda Sanayi iş kolunda işletme seviyesindeki bu Toplu-İş Sözleşmesi ile sözleşmenin taraflardan her birine yükleyeceği görev ve yetkileri kabul ve taahhüt ederler. İşbu Toplu-İş Sözleşmesi 6356 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ve bu

Kanunlarda bir değişiklik yapıldığı takdirde değiştirilen hükümleri ile Şeker Sanayi (Türk Şeker) (Türk

Şeker’ce tedvir edilen dönemde) ve bağlı işyerleri ile Şeker-İş’i ve Teşkilatını hukuken bağlar”, 9.2. “Başka Fabrikalara Nakil” başlıklı 26 ncı maddesinde; “Daimi işçilerin nakilleri Genel

Müdürlükçe yapılır. Ek 4 No’lu Cetvelde belirtilen ünvanlar dışındaki işçilerin bir fabrikadan diğerine yapılacak nakillerinde muvafakati alınır. Ancak, muvafakatı alınması gereken kadrolu daimi, sürekli ve kadrolu daimi işçilerin haklarından yararlanan kadrosuz sürekli işçilerden, her yıl fabrika ve işyeri itibariyle % 1 oranında daimi işçinin, işyerinin teklifi üzerine Sendika ile mutabık kalınarak, başka fabrika veya işyerine yapılacak nakilde, ilgilinin muvafakatı aranmaz. % 1 hesabında yarımın üzerindeki kesirler tama iblağ edilir. % 1’in hesabında kadrolu daimi işçilerle, sürekli işçiler ve kadrolu daimi işçilerin haklarından yararlanan kadrosuz sürekli işçi sayıları esas alınır. Nakillerini dilekçe ile talep edenler, bu konudaki isteklerini dilekçelerinde belirtmek zorundadırlar. Öncelik isteyen haller hariç normal nakiller Haziran başı ile Ağustos sonu arasındaki 3 aylık devrede yapılır. İşbu madde gereğince yapılan nakillerde işçilere nakil esnasında 12 gün ücretli izin verilir.”, Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Bahse konu şikâyet başvurusunda özetle; adı geçen, Malatya Şeker Fabrikasında işçi olarak görev yapmakta iken Türkşeker A.Ş. tarafından yapılan görevde yükselme sınavını kazanarak ustabaşı yardımcılığı görevine terfi ettiğini, uygun kadro ve pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle Ağrı Şeker

Fabrikasına atandığını, evli ve iki çocuk babası olduğunu, aile bütünlüğünün sağlanması ve birinci derece şehit yakını (baba /1996) olması sebebiyle Malatya İlinde kalmak için yaptığı başvurularına hem Türkşeker A.Ş. hem de Malatya Şeker Fabrikası tarafından olumsuz cevap verildiğini, Ağrı İline ataması yapıldıktan sonra görevin aksamaması için ailesini Malatya’da bırakarak görevine başladığını, Ağrı’da çalışırken iş kazası geçirdiğini ve tedavisinin halen devam ettiğini, bu süreçte kurumuna uygulanması muhtemel idari yaptırımlar nedeniyle yaşanan iş kazasını da ilgili birime bildirmediğini iddia etmiş olup, yaşadığı sağlık sorunları, aile bütünlüğünün sağlanması, Malatya’da ikamet eden bakıma muhtaç annesinin bakımı ve birinci derece şehit yakını olması nedenleriyle atamasının tekrar Malatya

İline yapılmasını talep etmiştir.

12. Bilindiği üzere, Anayasanın 49’uncu maddesinde çalışanların hayat seviyesinin yükseltilmesi ve çalışma hayatını geliştirmek için gerekli tedbirlerin alınmasının Devletin ödevi olduğu, 4857 sayılı İş

Kanunu hükümlerine tabii olarak çalışan personelin işçi olarak adlandırıldığı, 4857 Sayılı İş Kanununda işçi ile işveren arasındaki ilişkinin bir iş sözleşmesine bağlı olduğu, iş sözleşmesinin kapsamının bağımlı iş görme ve ücret ödemesinden oluştuğu, Türk Borçlar Kanununda ise hizmet sözleşmesinin belirli veya belirsiz işçinin işverene bağımlı olarak iş görmesi olarak tanımlamıştır.

13. Bununla birlikte, idarenin bütün işlemlerinin önceden öngörülerek bütün unsurlarıyla kurallara bağlanması mümkün değildir. Bu sebeple, çok çeşitli görevler üstlenmiş olan idarenin, durumun icabına göre harekette bulunma konusunda serbest olması gerekmektedir ve görevlerinin niteliği açısından idarelere belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku” Güncelleştirilmiş 14 üncü Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)

14. Buna göre takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek, çeşitli çözümlerden birini seçmek, işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir (Turan Yıldırım, İdare Hukuku, 5. baskı, İstanbul: On İki Levha, 2013, s.699). Bir başka tanıma göre de takdir yetkisi, belli olguların varlığı halinde, idarenin serbestçe ya da mevcut seçeneklerden birini uygun gördüğünce tercih ederek karar alabilme imkânıdır (Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, 2. baskı, Beta Yayınları, s.190). Ayrıca, Anayasa’nın 125. maddesinin 4. fıkrasında da, “… Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır.

15. Ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru no lu Kararında da, “kişilerin ailevi ve sosyo-ekonomik sebepler gibi bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin,

kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” denilmiştir.

16. Bu kapsamda, Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere, somut başvuya ilişkin Türkiye Şeker

Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğünden tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup, anılan Genel Müdürlüğün

cevabi yazı ve eklerinde ise özetle:

16.1. Başvurucunun, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1inci maddesi kapsamında 01.11.2004 tarihinde açıktan atamasının yapılarak istihdam edildiği, halen Ağrı Şeker Fabrikasında 4857 sayılı İş

Kanunu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine tâbi daimi işçi statüsünde toplu iş sözleşmesinin Ek 4 No.lu cetvelinde mevcut Başelektrikçi Yardımcısı kadro unvanı ile çalışmakta olduğu, başvurucunun tâbi olduğu Kanun ve istihdam statüsü nedeniyle hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik ve Türkiye Şeker Fabrikaları

A.Ş. Genel Müdürlüğü Personel Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına imkân bulunmadığı, ayrıca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesi ile tanınan haklar çerçevesinde istihdam edilmediği,

16.2 Başvurucunun, Malatya Şeker Fabrikasında 4857 sayılı İş Kanunu ve toplu iş sözleşmesi

hükümlerine tâbi daimi işçi statüsünde Elektrikçi I kadro unvanı ile çalışmakta iken 29. Toplu İş

Sözleşmesinin 1 No.lu eki Türkşeker İşçileri Sınav Yönetmeliği hükümleri dâhilinde 22.12.2021 tarihinde yapılan Grup Terfi Sınavı uygulamasına, kendi iradesi ile başvuru formunda da belirtildiği üzere “Sınavı kazandığım takdirde Genel Müdürlüğün uygun göreceği Fabrikada terfi etmeyi ve bu terfi yerinin asla değiştirilmeyeceği ile feragat hakkımın olmadığını kabul eder, gideceğim yerde 2 yıl geçmeden nakil isteğinde bulunmayacağımı şimdiden taahhüt ederim.” taahhüdünde bulunarak başvurduğu ve yapılan sınavda başarılı olarak Toplu iş sözleşmesinin Ek 4 No.lu cetvelinde mevcut Başelektrikçi Yardımcısı kadro unvanına terfi hakkı kazandığı ve terfisinin 06.05.2022 tarihinde Genel Müdürlükçe Ağrı Şeker

Fabrikasına yapıldığı, aynı tarihte başvurucu dâhil 22 çalışanın terfien nakillerinin de çalışmakta oldukları fabrikalardan diğer fabrikalara gerçekleştirildiği, 16.3. 29. Toplu İş Sözleşmesinin “Başka Fabrikalara Nakil” başlıklı 26. maddesinde “Daimi işçilerin nakilleri Türkşeker Genel Müdürlüğü tarafından yapılır. Ek 4 No’lu cetvelde belirtilen unvanlar dışındaki işçilerin bir fabrikadan diğerine yapılacak nakillerinde muvafakati alınır.” hükmünün bulunduğu, Ek 4 No.lu cetvelde mevcut kadrolarda çalışan personelin nakil ve terfilerinde farklı teknoloji ve otomasyon düzeylerine sahip olan fabrikaların işgücü ihtiyacına göre yapılan planlama neticesinde, çalışanlar arasında tecrübe aktarımının sağlanması ve tecrübelerinin artırılması gayesi ile yapıldığı, başvurucunun dilekçesinde mevcut Erciş – Malatya, Ağrı – Erciş, Malatya – Ağrı fabrikaları arasında gerçekleşen terfi ve nakillerin de bu durumu teyit ettiği, bu sebeple adı geçenin Grup Terfi Sınavı başvurusunda vermiş olduğu taahhüt gereğince 2 yıl süreyle hâlihazırda çalışmakta olduğu Ağrı

Şeker Fabrikasından herhangi bir fabrikaya nakil imkânının bulunmadığı, 16.4. Ayrıca, Şeker Fabrikalarının Ocak – Eylül ayları arasında tamir, bakım, revizyon döneminde olduğu, başvurucunun naklinin gerçekleştirildiği 06.05.2022 tarihinde de fabrikalarda üretimin yapılmadığı, yine 29. Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinde “İşbu madde gereğince yapılan nakillerde işçilere nakil esnasında 12 gün ücretli izin verilir.” hükmünün mevcut olduğu, bu iznin işçilerin nakil hallerinde ikametlerini nakletmeleri için verilen bir hak olduğu, başvurucunun da 11-22.08.2022 tarihleri arasında bu iznini kullandığı, bu süreçte başvurucunun terfien nakledildiği Ağrı iline ailesinin ikametini sağlamamasının tamamen kendi inisiyatifi olduğu, iddia ettiği şekilde ailesini bırakarak Ağrı ilinde göreve başlamasının Şeker Fabrikasının üretiminin aksamaması ile bir ilişkisinin bulunmadığı,

16.5. Diğer taraftan, başvuru dilekçesinde “Yaşanan bu iş kazası sonucu iş sağlığı ve güvenliği bildirimi yapma hakkım olmasına rağmen ileride yaşanacak süreç nedeniyle çalıştığım kuruma uygulanması muhtemel idari yaptırımları da göz önüne alarak herhangi bir bildirimde bulunmadım.” ifadesinde bulunan başvurucunun durumunun da Fabrikasından sorulduğu, başvurucunun 01.06.2022 tarihinde iş kazası geçirdiğine dair hastaneye başvuruda bulunduğunun Sosyal Güvenlik Kurumu Bildirim Giriş

Sistemi üzerinden haber alındığı bilgisinin edinildiği 29. Toplu İş Sözleşmesinin “İş Kazası Hallerinde

Yapılacak İşlem” başlıklı 69. maddesi “İşyerinde vuku bulan en ufak yaralanma hadiselerinin dahi nezaretçilere bildirilmesi mecburidir. Kendi kendilerini tedavi etmeye kalkışanlara karşı hiç bir mesuliyet kabul edilmez. Durumu sendika şube yöneticilerine de bildirmek suretiyle hadisenin cereyan tarzı ve sebepleri hakkında bir zabıt tutulur ve bu ilgili kısım amiri, ustabaşısı, personel servisi ile ilgili bir memur ve sendika şube yöneticisi tarafından imza edilir.” hükmünün mevcudiyetine rağmen gerek kaza gerekse hastane başvurusu ve tedavisi sonrasında nezaretçilerine, iş arkadaşlarına, işyeri hekimine, işverenine haber vermeyerek işvereninin zor duruma düşmesine sebep olduğu, başvurucunun sorumluğunu yerine getirmemesinin 6331 sayılı Kanununun 14. maddesi gereğince süresi içerisinde yapması gereken işlemler nedeniyle idari yaptırıma uğrama ihtimalini doğurduğu, hastane polisine verdiği

01.06.2022 tarihli ifade tutanağında da “….o esnada yalnız çalışıyordum yanımda kimse yoktu ve benim

düştüğüm yeri gösterir herhangi bir kamera cihazı bulunmamaktadır. Bu düşme olayı benim dikkatsizliğim sonucu olmuştur, ben bu olaydan dolayı kimseden davacı ve şikayetçi değilim” şeklinde beyanda bulunarak geçirdiği iş kazası ile ilgili hatanın kendisinde olduğunu ikrar ettiği, konu hakkında

Fabrikasınca da idari tahkikat yapılmadığının tespit edildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

17. Bu itibarla, her ne kadar adı geçen ailevi durumu ve sağlık sorunları nedeniyle Malatya İline nakil talebinin reddedilmesinin mağduriyetine sebep olduğunu iddia etmiş ise de ilgili mevzuat hükümleri, idarenin açıklamaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sürekli işçi nakillerinin istihdam imkânları, idarenin ihtiyaçları ve diğer şartlar bakımından hizmetin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olan idarelerin takdir yetkisi kapsamında olduğu, başvurucu tarafından imzalanan sözleşme hükümlerinde de bu hususların düzenlendiği, ayrıca adı geçenin Grup Terfi Sınavına “Sınavı kazandığım takdirde Genel Müdürlüğün uygun göreceği Fabrikada terfi etmeyi ve bu terfi yerinin asla değiştirilmeyeceği ile feragat hakkımın olmadığını kabul eder, gideceğim yerde 2 yıl geçmeden nakil isteğinde bulunmayacağımı şimdiden taahhüt ederim.” şeklinde beyanda bulunarak başvurduğu, sınavda başarılı olarak terfi ettiği ve tayininin

Genel Müdürlükçe Ağrı Şeker Fabrikasına yapıldığı da nazara alındığında ilgili idarenin başvurucunun nakil talebini reddetmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca daha önce benzer taleplerle ilgili olarak Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında verilmiş emsal kararlar da (2021/16788 başvuru nolu Ret Kararı, 2021/17394 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/20 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/11999 başvuru nolu Ret Kararı, 2022/2422 başvuru nolu Ret Kararı, vb.)

bulunmaktadır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, görevli ve yetkili idare mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURUCU VE TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi