TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 5674-5674 |sayi|18745356-101.07.05-E.18745356-101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2018/67 2018/ 67
KARAR TARİHİ : 30/03/2018 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Rize Valiliği
BAŞVURUNUN KONUSU : İhtar puanı cezasının iptal edilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 03/01/2018 3.1.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Rize ili, Fındıklı ilçesinde, sözleşmeli Aile Hekimi olarak görev yaptığını, Rize
Valiliği, Vali Yardımcılığı tarafından, “Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak” maddesi karşılığında Disiplin Cezası yerine geçen 20 (Yirmi) İhtar Puanı uygulandığını, söz konusu yazının tarafına, 01/ 11/ 2017 tarihinde tebliğ edildiğini, 14/ 12/ 2017 tarih ve 2017/ nolu karar ile yapmış olduğu itirazının ise reddedildiğini ve söz konusu kararın da 21/ 12/ 2017 tarihinde tarafına tebliğ edildiğini belirterek; a- Kamu görevlileri hakkında başlatılan idari soruşturmalarda görevlendirilen soruşturmacıların bilgi ve uygulama eksikliklerinin giderilmesi amacıyla idarenin uyarılması, b- Verilen cezanın dayanağı olan Denetim işleminin hukuka, idari usullere ve etik kurallara aykırı olduğu, hukuken geçersiz bir işlem nedeniyle tarafına cezai işlem uygulanmasının mümkün olmadığı, bu sebeple denetimler konusunda bilgi ve uygulama eksikliklerinin giderilmesi amacıyla idarenin uyarılması, c- Tarafına yönelik yapılan denetim işleminin yetkili kişilerce, ekip halinde ve hukuka uygun yapıldığı varsayılsa dahi, verilen cezada bahse konu olan kriterlerin hiçbirisinin karşılanmadığı, bu nedenle cezai işlemin geri alınması, talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
1 / 82. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talebimize istinaden Rize Valiliği
tarafından gönderilen 09/ 02/ 2018 tarih ve sayılı cevabi yazıda;
2.1 25.01.2013/ 28539 sayılı Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 33.maddesinin 1.fıkrasındaki
“Aile Sağlığı Merkezi, Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimi ne tabidir . Denetim yapmaya yetkili amir ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılığı doğrudan kendisi tespit edebileceği gibi tespiti yapmak üzere incelemeci veya soruşturmacı da görevlendirebilir . Bu denetinler kurum tarafından belirlenen denetleme elemanları ile gerçekleştirilir .” hükmü gereğince kurumları tarafından denetim ekibi oluşturulduğu ve ekipte bulunan kişiler için valilik makamından olur alındığı, denetimlerin, belirlenen süre içerisinde bu ekip tarafından gerçekleştirildiği, aile hekimi hakkında denetim yapan personel için de valilik makamından onay alındığı dolayısıyla söz konusu denetimin de mevzuata uygun olarak Bakanlıkça belirlenen formlarla gerçekleştirildiği, bu nedenle başvuranın; işlemin hukuka, idari usullere ve etik kurallara aykırı olduğu iddiasının gerçek dışı olduğu,
2.2 Başvuranın beyanı doğrultusunda, mobil hizmetini ifa etmediği, beyan edilen gün ve saatlerde
mobil hizmet bölgesinde bulunmadığı iddiaları nedeniyle idarenin talimatları doğrultusunda Fındıklı
Toplum Sağlığı Merkezi tarafından denetim gerçekleştirildiği, denetimin yetkili personel tarafından
Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğine, Aile Hekimliği Ödeme Sözleşme Yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı ve gerek soruşturma aşamasında gerek itiraz aşamasında başvuranın beyan ettiği mazeretlerin geçerli bulunmaması nedeniyle hakkında ceza ihtar puanı işlemi yapıldığı ve itirazı da geçerli görülmeyerek işlemin kesinleştiği,
2.3 Başvuranın, görevi ile ilgili idarenin verdiği hemen her türlü talimata direnç göstermekte olduğu,
idareyle işbirliği içerisinde ve iyi niyet çerçevesinde faaliyet göstermediği, daha önceki yıllarda idarenin verdiği görev ve talimatlara gösterdiği direnç nedeniyle hakkında çokça disiplin soruşturmaları yapıldığı, bu dosyalardan bazılarıyla ilgili kurumunuza da başvurularının olduğu, İdarenin aile hekimliği hizmetleriyle ilgili talimatlarına sürekli olarak direnç göstermesi işbirliğine açık olmaması ve ilişkilerde iyi niyet göstermemesi nedeniyle dostane çözüm bulmanın mümkün olmadığı,
2.4 Başvuran, kendisini ancak aile hekimliği mevzuatına hakim en azından doktor unvanını haiz bir
ekibin denetleyebileceğini beyan etse de Aile hekimliği uygulama yönetmeliğinin 33. maddesinde
“Aile Sağlığı Merkezi, Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabidir ” denilerek denetimlerin kimler tarafından, ne şekilde ve hangi konularda yapılacağının açıkça belirtildiği ama başvuranın denetimlerde hakikaten bu kanı doğrultusunda hareket ettiği ve denetim ekibiyle herhangi bir işbirliği yapmayıp ekipteki personeli tahkir eden söz ve davranışlar sergilediği, nitekim bu dosyada da denetim ekibindeki personelin Dr . tarafından denetim esnasında şahsına yönelik sözel şiddet ve hakaret iddiaları söz konusu olduğu ancak tarafların ve görgü tanığının ifadeleriyle bu iddiaların sübuta ermediği düşünülerek bu iddia üzerine bir işlem yapılmadığı sadece denetimde işbirliği yapmamak ve denetim ekibinin görevini yapmasını engellediği kanaatine varılarak hakkında ihtar puanı işlemi uygulandığı belirtilmiş konuya ilişkin yargı organlarında görülmekte olan veya sonuçlanmış herhangi bir dava bulunmadığı belirtilmek suretiyle gerekli bilgi ve belgeler
2 / 8gönderilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 5. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun , Denetim, sorumluluk ve mal bildirimi başlıklı 6 ncı maddesinde , “Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir . Aile hekimi ve aile sağlığı elemanları, görevleriyle ilgili ya da görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edilir . ..”,
5.1 Yönetmelikler başlıklı 8 inci maddesinde ; “Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının çalışma
usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .
Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak, Sağlık
Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .”, 6. 24/ 12/ 2010 tarihli ve 2010/ 1237 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Aile
Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak
Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Denetim başlıklı 11 inci maddesinde, “( 1) Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Aile Hekimliği
Uygulama Yönetmeliğinin 29 uncu maddesi hükmü çerçevesinde, olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, altı aylık aralıklarla denetlenir . Yapılan denetimler sonucunda ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırı fiillerin tespit edilmesi hâlinde aykırılığın mahiyetine göre; a) Adli yönden, 2/ 12/ 1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, b) İdarî yönden 13 üncü ve 14 üncü madde hükümlerine göre, c) Kamu zararı oluşturan malî hususlar yönünden; 27/ 9/ 2006 tarihli ve 2006/ 11058 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
3 / 8Yönetmelik hükümlerine göre, gerekli işlemler tesis edilir .”,
6.1 “Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde , “( 1) Ek ( 2)’de yer alan
fiilleri işleyen sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerine ve ilgili durumlarda aile sağlığı elemanlarına, tespitin mülkî idare amirleri ve il sağlık müdürleri veya bunların görevlendireceği personelce yapılması hâlinde vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık tarafından yapılması hâlinde
Bakanlıkça, fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılır .
Bakanlıkça yapılan ihtarlar, işlem yapılmak üzere ilgili valiliğe bildirilir .
( 2) İlgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanı, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Bakanlığın verdiği ihtarlara karşı ise müsteşara itirazda bulunabilir .
İtiraz mercileri otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlar ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildirir .
( 6) İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılır . En geç iki ay içinde gerekli işlemlerin başlatılmaması, gerekli işlemlerin altı ay içinde sonuçlandırılmaması veya ihtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde, ihtar verme ve devamında sözleşmeyi sona erdirme yetkisi zamanaşımına uğrar .
7. 25/ 01/ 2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama
Yönetmeliğinin 33 üncü maddesinde, “Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabidir . Denetim yapmaya yetkili amir, ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılığı doğrudan kendisi tespit edebileceği gibi, tespiti yapmak üzere incelemeci veya soruşturmacı da görevlendirebilir . Bu denetimler Kurum tarafından belirlenen denetleme formları ile gerçekleştirilir .
Mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılık tespit edildiği takdirde, Aile Hekimliği Uygulaması
Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde ilgililer hakkında işlem tesis edilir .”
Düzenlemeleri bulunmaktadır .
IV. KAMUDENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’ın KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın, “ denetim işleminin hukuka, idari usullere ve etik kurallara aykırı ” olduğu iddiasının yerinde olmadığı, idarece yürütülen disiplin soruşturmasında ise herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, ( 1) numaralı parağrafın (a,b,c) bentlerinde belirtilen taleplerle Kurumumuza başvurmak suretiyle tarafına uygulanan disiplin cezasının geri alınmasını talep etmektedir .
9.1 Şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulabilmesi amacıyla öncelikle “Verilen cezanın
4 / 8dayanağı olan denetim işleminin hukuka, idari usullere ve etik kurallara aykırı olup olmadığı”
hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir .
9.2 Bu bağlamda gerek 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 6 ncı maddesindeki , “Aile
hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda
Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir .” Düzenlemesi ile, gerekse 25/ 01/ 2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama
Yönetmeliğinin 33 üncü maddesindeki, “Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabidir . Denetim yapmaya yetkili amir, ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılığı doğrudan kendisi tespit edebileceği gibi, tespiti yapmak üzere incelemeci veya soruşturmacı da görevlendirebilir . Bu denetimler Kurum tarafından belirlenen denetleme formları ile gerçekleştirilir .
Mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırılık tespit edildiği takdirde, Aile Hekimliği Uygulaması
Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmelikte belirtilen hükümler çerçevesinde ilgililer hakkında işlem tesis edilir .” Düzenlemesi ile, Aile Hekimlerinin, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabi olduğu açıkça kurala bağlanmış, ancak ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri tarafından denetim yapmak amacıyla görevlendirilecek personelin nitelik ve vasfına yönelik herhangi bir kurala yer verilmemiştir .
9.3 Bilindiği üzere takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir
kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır .
İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar . Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir . (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı Ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
9.4 Başvuran tarafından dosyaya sunulan, Sağlık Bakanlığının, 03/ 01/ 2012 tarih ve 306 sayılı ve
13/ 06/ 2014 tarih ve 40965 sayılı yazılarında da yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine atıfta bulunulmak suretiyle; “Denetim ve değerlendirmelerde “Aile hekimliği mevzuatına ve uygulamasına hakim personellerin görev almasının sağlanması, mümkünse her ekipte bir hekimin bulunması ve söz konusu denetim ekiplerinin düzenli aralıklarla bilgilendirme ve eğitime tabi tutulması (…)” hususlarına dikkat edilmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmüştür .
9.5 İdarece gönderilen bilgi ve belgelerde ise Valilik Makamından alınan 05/ 06/ 2017 tarihli onay ile
Fındıklı Toplum Sağlığı Merkezinde görevli hemşire nin, 01/ 06/ 2017 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile denetim için görevlendirildiği anlaşılmaktadır .
9.6 Başvuran her ne kadar verilen cezanın dayanağı olan denetim işleminin hukuka, idari usullere ve
etik kurallara aykırı olduğunu, hukuken geçersiz bir işlem nedeniyle tarafına cezai işlem
5 / 8uygulanmasının mümkün olmadığını, bu sebeple denetimler konusunda bilgi ve uygulama
eksikliklerinin giderilmesi amacıyla idarenin uyarılması talebinde bulunmuşsa da 5258 sayılı
Kanundaki , aile hekimlerinin “ diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbi olduğu kuralı, ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 33 üncü maddesindeki, “Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Kurum, ilgili mülki idare amirleri ve yerel sağlık idare amirleri veya bunların görevlendireceği personelin denetimine tabi olduğu ” kuralı karşısında söz konusu denetim işleminin hukuka aykırı olduğu iddiası yerinde görülmemiş, Sağlık Bakanlığının, 03/ 01/ 2012 tarih ve 306 sayılı ve 13/ 06/ 2014 tarih ve 40965 sayılı yazılarında ifade edilen “Denetim ve değerlendirmelerde, Aile hekimliği mevzuatına ve uygulamasına hakim personellerin görev almasının sağlanması, mümkünse her ekipte bir hekimin bulunması ve söz konusu denetim ekiplerinin düzenli aralıklarla bilgilendirme ve eğitime tabi tutulması (…)” hususlarına dikkat edilmesi gerektiğine ilişkin yazılarının ise yine 5258 sayılı Kanun ve Aile Hekimliği Uygulama
Yönetmeliğinin 33 üncü maddesindeki düzenleme karşısında mutlak surette uyulması gereken emredici bir nitelik taşımadığı, söz konusu yazılarda belirtilen hususların ancak idarenin personel imkanları doğrultusunda yerine getirilebileceği, nitekim Valilik Makamından alınan onay eki listede toplam 36 kişinin denetim işlerinde görevlendirildiği, bunlardan sadece sekiz kişinin doktor, diğerlerinin ise Ebe, Hemşire, Sağlık Memuru, VHKİ v.b görev unvanlarından oluştuğu görülmekle başvuranın söz konusu denetim işinin idari usullere ve etik kurallara aykırı yapıldığına ilişin iddiası da yerinde görülmemiştir .
10. Başvuranın, yapılan denetim işleminin hukuka uygun yapıldığı varsayılsa dahi, verilen cezada bahse konu olan kriterlerin hiçbirisinin karşılanmadığı bu sebeple verilen cezanın geri alınması gerektiği iddiası açısından yapılan incelemede ise;
10.1 İdarece gönderilen bilgi ve belgelerde; Fındıklı Toplum Sağlığı personellerinden hemşire
’nin, 19/ 06/ 2017 tarihinde tutmuş olduğu tutanakta, denetim için Sağlık Evine gittiği ve söz konusu yerde görev yapmakta olan başvuranın, kendisine “sen beni denetleyemezsin” demesi üzerine geri döndüğü, bunun üzerine Fındıklı Kaymakamlığı tarafından Rize Halk Sağlığı
Müdürlüğüne yazılan 19/ 06/ 2017 tarihli ve sayılı yazı ile hemşire ’nin, 19/ 06/ 2017 tarihinde tutmuş olduğu tutanağın gönderildiği, Rize Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün, 20/ 06/ 2017 tarih ve sayılı yazısı ile de gerekli işlemlerin başlatılmasının talep edildiği ve Valilik Makamından alınan 03/ 07/ 2017 tarihli onay ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği,
10.2 Yine muhakkik tarafından yürütülen disiplin soruşturmasında ise; hemşire ’ nin, 19/ 06/ 2017
tarihinde tutmuş olduğu tutanakta belirtilen hususların araştırıldığı, bu bağlamda tarafların ifadesi ile birlikte tanık ifadesine de başvurulduğu ve hazırlanan soruşturma raporunda başvuranın, hemşire
’nin, 19/ 06/ 2017 tarihinde denetleme yapmasına izin vermediği fiilinin sübuta erdiği kanaatine ulaşıldığı, bunun üzerine başvurana yazılan 06/ 10/ 2017 tarih ve sayılı yazı ile de; “ Hemşire
’ nin, 19.06.2017 tarihli dilekçesinde “Fındıklı Toplum Sağlığı Merkezinden resmi araçla
19.06.2017 tarihinde saat 10.10 da nolu Aile Hekimliği Biriminde görev yapmakta olan
başvurana yönelik olarak Sağlık Evinde mobil saha denetimi için gittiği ancak başvuranın “Siz beni denetleyemezsiniz, ben bunu kabul etmiyorum” diyerek denetim listesi Oluru kendisine gösterilmesine rağmen denetim yapmasına izin vermediği ve bu süre içerisinde de sözlü şiddete maruz kaldığı ve fiziksel şiddete maruz kalmaktan endişe ettiği iddialarıyla ilgili olarak
6 / 8savunmasının istenildiği, savunma istem yazısı üzerine yazılan 27/ 10/ 2017 tarih ve sayılı yazı
ile de başvuran hakkında “ Denetimlerde işbirliği yapmamak ve/veya istenilen verileri ibraz etmemek ve/veya gerçek dışı beyanda bulunmak” maddesi karşılığında 20 (Yirmi) İhtar Puanı uygulandığı ve söz konusu yazının 01/ 11/ 2017 tarihinde başvurana tebliğ edildiği görülmüştür .
10.3 Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele
Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin “Sözleşmenin ihtaren sona erdirilmesi” başlıklı 14 üncü maddesinde “İhtarı gerektiren fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç iki ay içinde gerekli işlem başlatılır . En geç iki ay içinde gerekli işlemlerin başlatılmaması, gerekli işlemlerin altı ay içinde sonuçlandırılmaması veya ihtarı gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ihtar verilmemesi hâlinde, ihtar verme ve devamında sözleşmeyi sona erdirme yetkisi zamanaşımına uğrar .” Kuralına yer verilmiş olup idarece yürütülen disiplin soruşturmasında söz konusu kurala uygun hareket edildiği, disiplin soruşturmasına konu tutanakta belirtilen olayların tanık ifadesine de başvurulmak suretiyle araştırıldığı, başvurana yazılan savunma istem yazısında, yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin açıklayıcı bilgilere yer verildiği bu anlamda savunma hakkının ihlal edildiği iddiasının da yerinde olmadığı değerlendirilmiş, İdarece yürütülen disiplin soruşturmasında herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilememiştir .
11. Tüm bu açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; başvuranın, “ denetim işleminin hukuka, idari usullere ve etik kurallara aykırı ” olduğu iddiasının yerinde olmadığı kanaati ile, idarece yürütülen disiplin soruşturmasında hukuka aykırı bir yön görülememiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği anlaşılmıştır .
Ancak her ne kadar 5258 sayılı Kanunda ve Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 33 üncü maddesinde, denetim yapmak amacıyla görevlendirilecek personelin nitelik ve vasfına yönelik bir kurala yer verilmemişse de, ilgili idarece, yaptırılacak olan denetimlerde, Sağlık Bakanlığının, 03/ 01/ 2012 tarih ve 306 sayılı ve 13/ 06/ 2014 tarih ve 40965 sayılı yazılarında ifade edilen “Denetim ve değerlendirmelerde, Aile hekimliği mevzuatına ve uygulamasına hakim personellerin görev almasının sağlanması, mümkünse her ekipte bir hekimin bulunması ve söz konusu denetim ekiplerinin düzenli aralıklarla bilgilendirme ve eğitime tabi tutulması (…)” hususlarına, mümkün olduğunca uygun hareket etmesi önerilmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Rize
İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
7 / 8VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Ret Kararının, BAŞVURANA ve RİZE VALİLİĞİNE tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi