|
ÖZET: Başvuran, doğum izni süresince maaşından kesinti yapıldığını belirterek, bu kesintilerin iade edilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın izin günlerinde yerine vekalet bırakmadığı gerekçesiyle kesinti uygulandığını savunmuştur. Ancak, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izin hakları yasal olarak güvence altına alınmıştır.
İlgili mevzuat, çalışanların izin sürelerinde vekalet bırakma zorunluluğunu getirmemekte ve bu durumun ücret kesintisine neden olamayacağını belirtmektedir. Dolayısıyla, başvuranın izinleri nedeniyle yapılan maaş kesintilerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve kesintilerin geri alınması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin izin haklarının korunması açısından önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12455-S.23.19754
BAŞVURU NO : 2023/5098
KARAR TARİHİ : 29/09/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
Başvuranın maaşından yapılan kesintilerin iadesi talebi hk.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 11/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak
Aile Sağlık Merkezinde numaralı biriminde geçici görevli olarak görev yaptığını ancak kadrosunun Devlet Hastanesinde olduğunu, 13.01.2023 tarihinde doğum iznine ayrıldığını ve bu süreç içerisine yerine vekaleten ya da geçici olarak görevlendirilen personel olduğunu ancak 13.02.2023 tarihinde kendisinin yerine görevlendirilen kişinin başka yere görevlendirildiğini ve bu suretle maaşından kesinti yapıldığı iddiasıyla mağduriyet yaşadığını ifade ederek bahse konu durumun düzeltilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza Ankara Valiliği İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından gönderilen 25.07.2023 tarih ve E. – – sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Bilindiği üzere Aile Hekimliği uygulaması kapsamında görev yapan personellerin özlük hakları ve maaş ödemelerinin Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine göre yapıldığı, Aile Hekimliği
Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uyarınca, Başvuranın 13.01.2023 tarihinde izne ayrılması sebebiyle 2023 yılı Ocak ayına ait maaş ödemesinde eksik çalışılan 18 günün 13 gününde hizmetin devamının vekaleten sağlandığından ödeme kesintisinin 5 gün, 13.02.2023 tarihinden itibaren ise kullanmış olduğu izinlerde vekalet bırakmak suretiyle hizmet devamı sağlanmadığından ve hizmetin devamlılığının İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Aile Sağlığı Merkezinde sözleşmeli olarak görev yapan diğer personel tarafından sağlanmış olması nedeniyle Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca söz konusu kesintilerin gerçekleştirildiği, başvuran
tarafından, gebelik nedeniyle kullanmış olduğu rapor ve sonrasında kullanmış olduğu yıllık izin günlerinde yerine vekâlet bırakmak sureti ile hizmetin devamının sağlanmamış olması hizmetin devamlılığının
Müdürlük tarafından Aile Sağlığı Merkezinde sözleşmeli olarak görev yapan diğer personellerin görevlendirilmesi sureti ile sağlanmış olması nedeniyle maaş ödemelerinin Aile Hekimliği Ödeme ve
Sözleşme Yönetmeliğinin 17. Maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre gerçekleştirildiği,
2.2. Başvuranın maaşından yapılan kesintilere ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile bordro bilgilerinin yazı ekinde gönderildiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun;
5.1. “Personelin Statüsü ve Mali Haklar” başlıklı 3 üncü Maddesinde: “(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26 md.) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, yıl içinde çalışılan süre ile orantılı olmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmak üzere otuz gündür. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hâllerinde, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır. Hastalık durumunda, bir malî yılda en çok on günlük dönemler halinde toplam kırk güne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir. Bir defada on günü aşan hastalık izni ancak sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Sözleşmeli aile hekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bu eğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır.”,
5.2. “Yönetmelikler” başlıklı 8 inci Maddesinde: “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. ”,
6. 30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme
Yönetmeliğinin; /
6.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı; Sağlık Bakanlığınca aile hekimliği uygulaması kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemeler, izinler, sözleşme esasları ve disiplin işlemleri ile aile hekimliği uygulamaları için Sağlık
Bakanlığınca görevlendirilen uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 6.2.“İzinler” başlıklı 13 üncü maddesinde: “(1) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, bir mali yılda otuz gündür. Mali yıl başladıktan sonra sözleşme imzalayarak göreve başlayan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanına, mali yıl sonuna kadar çalışacakları sürenin bir yıllık çalışma süresine oranının yıllık izin süresi ile çarpılması suretiyle bulunacak süre kadar yıllık izin verilir. Hesaplamada kesirler tama iblağ edilir. Bir sözleşme döneminde birinci mali yılda kullanılmayan yıllık izinler ikinci mali yıla aktarılabilir, ancak bir sözleşme dönemi içerisinde kullanılmayan yıllık izinler sonraki sözleşme dönemine aktarılamaz. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hallerinde, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır. Süt izni kullanan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanının yerine bu süre içerisinde görevlendirme yapılma zorunluluğu yoktur.
Hastalık durumunda, bir mali yılda en çok on günlük dönemler halinde toplam kırk güne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir. Bir defada on günü aşan hastalık izni ancak sağlık kurulu raporu ile verilebilir.
Sözleşmeli aile hekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bu eğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır.
Aile sağlığı çalışanına izin verilmesi veya görevlendirilmesi öncesinde aile hekimi bilgilendirilir ancak onayı aranmaz.
Aile hekimi ile aile sağlığı çalışanına izin vermeye ve hastalık raporlarını izne çevirmeye müdürlük yetkilidir. Müdürlük bu yetkisini sınırları belirli olmak üzere ilçe sağlık idare amirlerine devredebilir.
İzinlere ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir.
6.3.“Görevlendirme” başlıklı 16 ncı maddesi ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; Aile hekimi ve
aile sağlığı çalışanlarının, görev başında bulunamayacağı durumlar aşağıda sayıldığı şekildedir:
a) İzinli olması.
b) Raporlu olması.
c) Sözleşmeli aile hekimliği uzmanlık eğitimi klinik rotasyonlarında bulunması.
ç) Gözaltına alınma, tutuklanma, hükümlülük durumları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında uzaklaştırma kararı verilmesi.
d) 10 uncu maddenin yedinci fıkrası gereğince görevden uzaklaştırılması durumunda.
e) Sağlık raporuyla belgelendirilmiş ve müdürlükçe onaylanmış olması koşuluyla Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanmış olması veya yakalanma riski taşıması.
Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı, birinci fıkranın (c) bendi ile ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen hallerde, 5 inci maddede belirtilen şartları taşıyan hekim ya
/
da sağlık personeli ile anlaşarak vekâleten hizmetin görülmesini geçici olarak sağlar. Bu anlaşma, müdürlükçe uygun görülmesi halinde uygulanır.
(4) Birinci fıkranın (a) ve (b), ikinci fıkranın (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen haller ile üçüncü fıkra gereğince vekâleten hizmetin gördürülemediği veya bunun uygun görülmediği hallerde aynı aile sağlığı merkezinden veya Bakanlığa bağlı, aile sağlığı merkezi dışındaki diğer birimlerden, müdürlükçe geçici aile hekimi veya geçici aile sağlığı çalışanı görevlendirilir.
6.4.“Aile sağlığı çalışanı ödeme esasları” başlıklı 21 inci maddesi birinci fıkrasında; “(1) Sözleşmeyle çalıştırılan aile sağlığı çalışanına, çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır.” 6.5.“Aile sağlığı çalışanı ödemelerine ilişkin diğer esaslar” başlıklı 22 nci maddesinde; “(1) Sözleşme ile çalıştırılan aile sağlığı çalışanına, 16 ncı maddenin; …
c) Üçüncü fıkra kapsamında vekâleten hizmetin görülmesini sağlaması halinde, …
ödemeler tam olarak yapılır. Bu fıkra kapsamında tam ödeme yapılan aile sağlığı çalışanına, ikinci fıkraya göre ayrıca ödeme yapılmaz.
Sözleşmeli aile sağlığı çalışanı yerine geçici aile sağlığı çalışanı görevlendirilmesi durumunda; a) 21 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre kayıtlı kişiler için yapılacak brüt ödeme miktarının
% 50’si yasal kesintiler yapıldıktan sonra asıl aile sağlığı çalışanına, % 25’i geçici aile sağlığı çalışanına veya geçici aile sağlığı çalışanı olarak Bakanlık personeli görevlendirilmiş ise bu personele ödenmek üzere kadrosunun bulunduğu kurum döner sermaye emanet hesabına, b) 21 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendine göre ödenecek sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücretinin
% 50’si asıl aile sağlığı çalışanına, ödenir…”
7. 06.06.1978 tarih ve 31122 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına
İlişkin Esasların;
7.1. 1 inci Maddesinde: “Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır”,
7.2. 9 uncu Maddesinde: “217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kurumlarda geçen hizmet süresi, bir yıldan on yıla kadar olan personele yirmi gün, on yıldan fazla olanlara otuz gün ücretli yıllık izin verilir. (Ek cümleler:RG-6/2/2021-31387-C.K.-3507/2 md.) Sözleşme döneminde kullanılmayan izinler, sözleşmenin devamı halinde müteakip sözleşme döneminde kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç, önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer. (Değişik: 2/3/20092009/14799) Sözleşmeli kadın personele, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık
izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, sözleşmeli kadın personelin isteği halinde doğum öncesi fiilen çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresine eklenir. (Ek:14/05/2018- 2018/11809) Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası izin süresine ilave edilir.
Doğum izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile doğum izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası izne ilave edilir. Doğumda veya doğum sonrasında doğum izni kullanırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine sözleşmeli personel olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir. (Ek: 2/3/2009-2009/14799) Doğum izni sebebiyle Sosyal Güvenlik
Kurumunca ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ilgilinin ücretinden düşülür.”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, 13.01.2023 tarihinde doğum iznine ayrıldığını ve bu süreç içerisinde yerine vekaleten ya da geçici olarak görevlendirilen personel olduğunu ancak 13.02.2023 tarihinde kendisinin yerine görevlendirilen kişinin başka bir yere görevlendirildiğini ve bu suretle maaşından kesinti yapıldığını, dolayısıyla mağduriyet yaşadığını ifade ederek söz konusu durumun düzeltilmesini ve kesintilerin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.
10. İdarece gönderilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın izin günlerinde yerine vekâlet bırakmak sureti ile hizmetin devamını sağlamamış olması gerekçesiyle kesintilerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
11. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun ilk halinde aile hekimi ve sağlığı çalışanlarının izin hakkına yönelik bir düzenleme bulunmazken Kanunun 8 inci maddesi ile çalışanların izin hakkına ilişkin düzenlemelerin Yönetmelik ile yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Anayasaya aykırılığı iddia edilerek
Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Anayasa Mahkemesi önüne itiraz yolu ile getirilen hüküm, Anayasanın
128 inci maddesi kapsamında kanun ile genel çerçeve çizilmeksizin memurlar ve diğer kamu görevlilerinin
izin hakkına ilişkin düzenlemeyi Yönetmeliğe bırakması nedeniyle iptal edilmiştir (AYM, E. 2014/82, K.
2014/143, 11.09.2014).
12. Anayasa Mahkemesi kararı üzerine 2018 yılında 5258 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine aile hekimliği çalışanlarının yıllık izin hakkına ilişkin olarak hüküm getirilmiş ve aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, yıl içinde çalışılan süre ile orantılı olmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmak üzere otuz gün olduğu belirlenmiştir. Yine ilgili fıkrada kongre ve seminer izni ile idari izin süreleri belirlenmiş; evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hallerinde ise 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki personele uygulanan sürelerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda aile hekimleri ile
/
aile sağlığı çalışanlarının yıllık izin ve sair izin hakları yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bununla birlikte, Kanunun 8 inci maddesi ikinci fıkrasında ise, aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartlarının Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
13. 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki Sözleşmeli kadın personele hakkında ise Sözleşmeli
Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 9 uncu maddesi uyarınca, “doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı hafta süre ile ücretli doğum izni verilir. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi sekiz haftalık izin süresine iki hafta eklenir. Ancak beklenen doğum tarihinden sekiz hafta öncesinde, sağlık durumunun uygun olduğunu doktor raporu ile belgeleyen sözleşmeli kadın personel, isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, sözleşmeli kadın personelin (1)
isteği halinde doğum öncesi fiilen çalıştığı süreler, doğum sonrası izin süresine eklenir. (Ek:14/05/20182018/11809) Doğumun erken gerçekleşmesi sebebiyle, doğum izninin kullanılamayan bölümü de doğum sonrası izin süresine ilave edilir. Doğum izninin başlaması gereken tarihten önce gerçekleşen doğumlarda ise doğum tarihi ile doğum izninin başlaması gereken tarih arasındaki süre doğum sonrası izne ilave edilir.
Doğumda veya doğum sonrasında doğum izni kullanırken annenin ölümü halinde, isteği üzerine sözleşmeli personel olan babaya anne için öngörülen süre kadar izin verilir.”
14. Aile Hekimliği Kanununun emredici 3 üncü madde hükmü uyarınca da, sözleşmeli personele yıllık izin ile doğum izni verilmesi gerektiği hususları birlikte göz önünde bulundurulduğunda, başvuran tarafından kullanılan izinler nedeniyle ilgili idare tarafından, başvuranın maaşından kesinti yapılması işlemlerinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
15. Sonuç olarak Anayasal temelleri olan bir hak izin hakkında yönelik düzenlemelerin Kanun ile yapılması gerektiği de yine Anayasada belirtildiği, 5258 sayılı Kanun ile Anayasa hükmüne uygun olarak çalışanların izin hakları belirlenmişse de bu izinlerin kullanımında çalışanlara vekâlet bırakma gibi bir sorumluluk yüklenmemiş ve ayrıca bu kapsamda ücretlerinden kesinti yapılabilecek hallere ilişkin herhangi bir kısıtlamaya cevaz verecek bir düzenlemeye de yer verilmediği görülmektedir. Ancak 5258 sayılı Kanunun
8 inci maddesi ikinci fıkrası dayanak gösterilerek yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme
Yönetmeliği ile aile hekimlerine ve aile sağlığı çalışanlarına yıllık izin ya da sıhhi izinli olmaları halinde yerlerine vekâleten bir personel bırakma ödevi yüklenmekte ve ancak bu halde ücretlerinin tam olarak ödeneceği ifade edilmektedir. Bu hususun Anayasa ile güvence altına alınan çalışanların ücretli yıllık izin haklarına ilişkin 50 nci maddesine aykırılık taşıdığı değerlendirilmektedir. Somut olay bakımdan ise , ilgili idarenin başvuranın kullanmış olduğu izinler sebebiyle maaşından kesinti yapılması yönünde tezahür eden işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de
karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Başvuranın kullandığı izinler nedeniyle maaşından yapılan kesintilere ilişkin işlemlerin makul süre içinde geri alınarak mağduriyetinin giderilmesi hususunda ANKARA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURAN ve ANKARA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/