ÖZET: Bu Danıştay kararı, aile hekimlerinin sağlık raporu düzenleme yetkisi ve bu süreçteki hukuki çerçeve üzerine yoğunlaşmaktadır. Başvuran, aile hekimlerinden 200’ü aşkın sağlık raporu talep edildiğini ve bu taleplerin çoğunun hukuki bir dayanağı olmadığını iddia etmiştir. Ancak Sağlık Bakanlığı, sağlık raporlarının düzenlenmesi için gerekli mevzuatın mevcut olduğunu ve aile hekimlerinin bu mevzuata uygun olarak rapor düzenlemekle yükümlü olduğunu belirtmiştir.

Kararda, 1219 sayılı Tababet Kanunu ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu çerçevesinde hekimlerin sağlık raporu düzenleme yetkisi olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ile belirlenen standartların aile hekimleri tarafından uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir, zira aile hekimlerinin rapor taleplerini karşılaması gerektiği hukuki bir zorunluluk olarak değerlendirilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/66285-S.20.72032

BAŞVURU NO : 2020/2300

KARAR TARİHİ : 28/07/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Aile hekim olan başvuranın, sağlık raporu taleplerinin

BAŞVURUNUN KONUSU :

hukuki zemine kavuşturulması talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 03/02/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Aile Hekimi tarafından Kurumumuza yapılan şikayet başvurularında özetle; 1.1. Vatandaşların 200’ü aşkın değişik konuda sağlık raporu talebi ile başvurduğu, bu başvurularının büyük bir çoğunluğunun hukuki bir zemininin bulunmadığı, hem vatandaşların maddi ve manevi varlıklarının korunması hakkına müdahale edildiği, hem de sağlık kuruluşlarında zaman ve iş gücü kayıplarına neden olunduğu, 1.2. Aile Hekimleri ve diğer hekimlerden, mevzuat harici istenen sağlık raporu çeşidinin 200’den fazla olduğuna dair ifadenin Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin KOCA’nın 07/01/2019 tarihinde kamuoyuna yapmış olduğu açıklamasında da yer aldığı, 1.3. Dayanağını kanundan almayan sağlık raporlarına; 1.3.1. Tarım ve Orman Bakanlığının Yeraltısuları Teknik Yönetmeliğinin 2.2.4.3 maddesinde yer alan “Sağlık bakımından bu gibi işlerde çalışmaya bedenen müsait olmak” hükmünün, 1.3.2. Kültür Bakanlığı teşkilatına yerleştirilen adaylara ilişkin duyurularda, “Sağlık Raporu (Asıl), (Hastanelerden veya Aile Sağlığı Merkezlerinden ya da Ortak Sağlık Güvenlik

Birimlerinden (OSGB)), (Tekniker, Teknisyen olarak atananların sağlık raporunda

“Seyahate ve arazide çalışmaya elverişlidir.” ifadesinin bulunması gerekmektedir.)” ibaresinin, 1.3.3. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayınlanan MSY 33 – 3 Türk Silahlı Kuvvetleri

Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı Personelinin Sağlık

Muayene Yönergesinin “Personel Temin Faaliyetleri ve Sözleşme Yenileme

Muayeneleri – 1. Askeri Personel Toplu Temin Faaliyetlerinde Adaylara Uygulanacak

İşlemler” maddesinin (a) bendi uyarınca, toplu temin amacıyla yapılacak efor gerektiren testlerden önce, adaylardan spor yapmalarında sakınca olmadığına dair Aile

Hekimlerinden alınması istenen tek tabip raporunun, örnek teşkil ettiği 1.4. Belirtilip, “10/10/1984 tarih ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında

Yönetmelik” değiştirilerek Bakanlıklarca hazırlanan ve kişilerin belirli bir amaç için sağlık muayenesinden geçirilmesini öngören Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve yönetmelik taslağı hazırlanırken Sağlık Bakanlığı’nın görüşünün alınmasının zorunlu hale getirilmesi ve Kurumların vatandaşlardan sağlık raporu taleplerinin hukuki zemine kavuşturulması talep edilmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuranın 10/12/2019 tarihli ilk başvuru dilekçesi ve ekleri 27/12/2019 tarih ve sayılı Gönderme Kararımız ekinde Sağlık Bakanlığına iletilmiş olup, Sağlık Bakanlığı

Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13/01/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 2.1. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesindeki “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz” hükmüne uyarınca, mesleğini icraya yetkili olan tabiplerin, kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için doğru algılama, kavrama ve buna göre hareket etme konusundaki ruhsal yeteneklerini, zihinsel işlevlerini, fiziksel vaziyeti, zaman ve mekân oryantasyonları gibi bir dizi davranış özelliklerini saptayarak kişi hakkında sağlık raporu düzenlemeye yetkili olduğu, 2.2. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları arasında “İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.” hükmünde açıkça belirtildiği, 2.3. Ayrıca konu hakkında 30/09/2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Makam Olur’u ile yürürlüğe konulan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge kapsamında aile hekimlikleri tarafından düzenlenebilecek raporların “Sağlık Yeteneği Yönetmeliği kapsamında askeri yoklama raporu”, “Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık

Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelik kapsamında sürücü raporu” ve “genel tıbbi değerlendirme raporu” olmak üzere üç farklı tür olarak belirlendiği, 2.4. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 6’ncı maddesinde “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatine göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir.” hükmü amir olduğu, 2.5. Bu bağlamda başvuruda belirtildiği şekli ile 200 çeşit rapor türü gibi bir uygulama bulunmadığını, kişilere mevzuatta belirtilen sağlık raporlarını düzenleme yetki ve görevi aile hekimliğinin bir unsuru olduğu, bu nedenle aile hekimlerinin bu görevi yerine getirmekle yükümlü olduğu

Belirtilmiştir.

3. Başvuranın tarihli ikinci başvurusu üzerine, Kurumumuzun 18/05/2020 tarih ve sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup, Sağlık

Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/05/2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; 3.1. Türkiye’de evlilik, işe giriş, maluliyet, askere elverişlilik, engellik tespiti, okula kayıt, silah ruhsatı, spor lisansı, sürücü raporları gibi birçok konuda farklı amaçla sağlık raporlarının düzenlendiği; bunların yanı sıra kişilerin hastalanmaları halinde düzenlenen istirahat raporları ile ilaç ve tıbbi malzemenin temini gibi konularda da sağlık raporu düzenlenmesi gerektiği; bu rapor taleplerinin her birinin kurum ve kuruluşlara Kanunlarda tanınan yetkiye bağlı olarak yürürlüğe konulan kendi mevzuatlarında talep edilen ve sağlık kurulu ya da tek hekim tarafından düzenleneceği belirtilen durum bildirir raporlar olduğu; durum bildirir raporların, kişinin sağlık durumunun bir veya birden çok hekim tarafından belirlenerek kayıt altına alındığı belgeler olduğu; durum bildirir raporların özel rapor formatı bulunan ve özel rapor formatı bulunmayan raporlar olmak üzere iki başlık altında ele alındığı; 3.2. Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair

Yönetmeliğin 4’üncü maddesi 8’inci fıkrası kapsamında sürücülere ve Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Sağlık Yeteneği kapsamında askeri personele düzenlenecek raporların, Yüksek Seçim Kurulu kararları ile seyyar sandıklarda oy kullanabilmeleri için, hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı olan seçmenlere düzenlenen raporların özel formatı bulunan ve bu mevzuatlarda ne şekilde düzenleneceği açıklanan raporlar olduğu; bu raporlar dışında özel formatı bulunmayan ancak genel sağlık durumunun belirlenmesi amacı aile hekimlerine rapor başvurusu yapıldığı; 3.3. Sayın Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin KOCA’nın 07/01/2019 tarihinde kamuoyuna yapmış olduğu açıklama sonrasında sağlık raporları konusunda çalışma yapılarak 30/09/2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Makam Olur’u ile Sağlık Raporları Usul ve Esasları

Hakkında Yönerge yürürlüğe konulduğu; 3.4. Yönergenin 33’üncü maddesinde yer alan “(1) Bu Yönerge’ de; özel rapor formatı belirtilen durumlar dışında tüm raporların düzenlenmesinde aşağıdaki kriterlere uyulur.

Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri, diğer kamu kurumlarına ait sağlık kurum ve kuruluşları ile Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış özel hastaneler, özel tıp merkezleri ve birinci basamak sağlık hizmet sunucuları; a) İstirahat Raporlarını Ek-1′ de yer alan rapor formatına, b) İlaç Kullanım Raporlarını Ek-2′ te yer alan rapor formatına, c) Tıbbi Malzeme Raporlarını Ek-3′ te yer alan rapor formatına, ç) Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporlarını Ek-4′ te yer alan rapor formatına, d) Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporlarını Ek-5 ’ de yer alan rapor formatına, uygun olarak düzenler.

(2) Yönerge eki Ek-5′ de yer alan “Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu’nun” birinci basamak sağlık hizmet sunucularında düzenlenmesinde aşağıdaki hükümler geçerlidir.

a) Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu almak için birinci basamak sağlık hizmet sunucularına müracaat edecek kişiler, Kişiye Ait Bilgi Formunu e-Devlet üzerinden doldurur. 18 yaşından küçükler için beyan formunun doldurulması zorunlu değildir.

Pratisyen hekimin/aile hekiminin gerekli görmesi halinde 18 yaşından küçükler için veli ya da vasisi tarafından beyan formu manuel yazılı olarak doldurulur.

b) e-Devlet üzerinden düzenlenenler hariç “Kişisel Sağlık Bilgi Formu” aile hekimleri tarafından aile hekimliği biriminde muhafaza edilir.

c) Sağlık Bakanlığına bağlı birinci basamak sağlık hizmet sunucularında düzenlenen raporlar için kişilerden ücret talep edilmez.

ç) Birinci basamak sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen tek hekim raporları, Aile Hekimliği Bilgi Sistemi üzerinden elektronik olarak düzenlenir.

Aile hekimliği sözleşmesi imzalayan aile hekimliği uzmanı ve diğer uzman hekimler aldıkları eğitim dâhilinde ilaç ve tıbbi malzeme kullanım raporları düzenleyebilir.” hükümleri ile sağlık tesislerinde düzenlenecek sağlık rapor formatlarının tanımlandığı, 3.5. Yönergenin 42’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında “Yönerge’de özel düzenlemesi bulunduğu belirtilen raporlar dışında birinci basamak sağlık tesislerinde Yönerge eki Ek-

5 Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu Formatı dışında başka bir formatta rapor

düzenlenemez. Birinci basamak sağlık tesislerinde düzenlenen raporlar hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda 1 (bir) yıl boyunca geçerlidir. Bu süre içinde farklı nedenle ile tekrar rapor düzenlenmesine gerek yoktur. Rapor formatında belirtilen ifadeler dışında başvuruya özel ifade istenemez.” hükmü ile düzenleme yapılarak raporlarda özel ifadelerin kaldırıldığı ve hekimin yetkisi ile sınırlı olacak şekilde başvuranın genel sağlık durumunu ortaya koyacak açıklamalara yer verildiği, 3.6. Hekim yaptığı muayene sonucunda başvuru gerekçesi ne olursa olsun Durum Bildirir Tek

Hekim Sağlık Raporları” formatına uygun olarak düzenlenecek sağlık raporlarında

“Hastalığı bulunmadığını bildirir hekim kanaat raporudur.” veya “Tanı ve bulgular kısmında yer alan hastalıkların bulunduğunu bildirir hekim kanaat raporudur.” kutucuğunu işaretleyebildiği, bulgular bölümünde kişinin sağlık durumuna göre dikkat edilmesi gerekli görülen hususları belirtebildiği, gerekli hallerde ise hastayı üst merkeze sevk edebildiği, bu rapor formatında 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 15’inci maddesi ve Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in 12’nci maddesi 1‘inci fıkrası (b) bendi gereği istenen özel hükümlere ayrıca yer verildiği, 3.7. Yönergenin 42’nci maddesi 7’nci fıkrası ile 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri

Kanunu’nun 22’nci maddesinde sporcu lisansı için zorunlu tutulan sağlık raporu dışında sosyal faaliyet amaçlı rapor düzenlenmesine gerek olmadığının hüküm altına alındığı, 3.8. Sonuç olarak, 30/09/2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Makam Olur’u ile Sağlık

Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergede yapılan düzenleme ile aile hekimleri

Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Rapor formatı, askeri yoklama raporu formatı, sürücü rapor formatı, sadece seçim dönemlerinde yatalak hastalar için yatağa bağımlı sağlık raporu ve evlilik için belirlenen rapor formatı olmak üzere beş farklı tür rapor formatına göre rapor düzenler hale getirildiği, tüm bunların yanı sıra aile hekimliklerince düzenlenen bu rapor türlerinin e-Rapor Sistemine entegre edilerek elektronik olarak düzenlenebilir ve takip edilebilir hale getirildiği, bunların yanı sıra gereksiz rapor taleplerinin önlenmesi amacı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü olmadan mevzuatlarda sağlık rapor zorunluluğu veya içeriğine dair hükümlerin yürürlüğe konulmamasının uygun mütalaa edildiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz” 7. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 7.1. “Hizmetin esasları” başlıklı 5’inci maddesinde; “…Aile hekimlerinin şahsî kayıtları ilgili il ve ilçe sağlık idare birimlerinde tutulur. Aile hekimlerinin kullandığı basılı veya elektronik ortamda tutulan kayıtlar, kişilerin sağlık dosyaları ile raporlar, sevk belgesi ve reçete gibi belgeler resmî kayıt ve evrak niteliğindedir. Bu kayıt ve belgeler, hekimin ayrılması veya kişinin hekim değiştirmesi halinde eksiksiz olarak devredilir. İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir.” 7.2. “Yönetmelikler” başlıklı 8’inci maddesinde; “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık

Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir…” 8. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin 6’ncı maddesinde, “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatine göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir.” 9. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin “Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Aile hekimi, aile sağlığı merkezini yönetmek, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek ve hizmet içi eğitimlerini sağlamak, Bakanlıkça ve Kurumca yürütülen özel sağlık programlarının gerektirdiği kişiye yönelik sağlık hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür.

(2) Aile hekimi, kendisine kayıtlı kişileri bir bütün olarak ele alıp kişiye yönelik koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini bir ekip anlayışı içinde sunar.

(3) Aile hekiminin Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir.

…

l) İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.

…” 10. 30/09/2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Sağlık Bakanının Olur’u ile yürürlüğe konulan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönergeni “Ortak hükümler” başlıklı 42’inci maddesinde; “(1) Başvuru sahibi tarafından beyan edilmeyen ya da hekimin fiziki muayenesi sırasında belirti ve bulgusuna rastlanmayan çeşitli hastalık ve rahatsızlıkların saptanması için ileri laboratuvar, görüntüleme tetkiklerinin yapılması gerekli değildir. Muayene tarihinde başvuru sahiplerinin haricen sağlam bulunmaları, tam sağlıklı olduklarını göstermez ve raporun düzenlenmesi sonrasında saptanabilecek hastalık ve rahatsızlıkların raporun düzenlendiği tarihte ortaya çıktığının kanıtı sayılamaz. Ayrıca, kişilerin beyan ettiği ya da fizik muayene ile saptanan hastalık veya rahatsızlıkların ileri tetkik ve tedavi gerektirmesi durumunda kişiler ilgili sağlık kurum/kuruluşlarına yönlendirilir.

…

(3) Yönerge’de özel düzenlemesi bulunduğu belirtilen raporlar dışında birinci basamak sağlık tesislerinde Yönerge eki Ek-5 Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu Formatı dışında başka bir formatta rapor düzenlenemez. Birinci basamak sağlık tesislerinde düzenlenen raporlar hekimlerce aksine bir tarih belirtilmediği durumlarda 1 (bir) yıl boyunca geçerlidir. Bu süre içinde farklı nedenle ile tekrar rapor düzenlenmesine gerek yoktur. Rapor formatında belirtilen ifadeler dışında başvuruya özel ifade istenemez.

…

(7) Sporcu lisansı için sağlık raporu almak üzere başvuran kişiler Gençlik ve Spor

Bakanlığı birimlerinden aldıkları sevk belgesi ile sağlık hizmet sunucularına başvurur.

Sporcu lisansı dışında sosyal faaliyet amaçlı spor faaliyeti için sağlık raporu alınması zorunlu değildir. Kişilerden alınacak beyan formu ile spor faaliyetlerine katılım sağlanabilir.

…

(9) 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde çalışacak olan kişilerin işe giriş raporları, iş yeri hekimliği belgesi aranmaksızın aile hekimleri ve kamu sağlık hizmet sunucularında görevli tüm hekimlerce düzenlenebilir. İşe giriş raporu almak isteyen kişiler 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde çalışacaklarına dair bir belgeyi başvuru yaptıkları hekime ibraz etmek zorundadır.

…

(12) Rapor formatlarında yer alan durumlar dışında raporlarda mühür ve başhekim onayı aranmayacaktır.

(13) Tüm sağlık hizmet sunucuları eklerde yer verilen rapor formatlarının içerik ve şekil şartlarına aynen uymak zorundadır. Rapor formatlarında istenilen bilgiler eksiksiz doldurulacaktır.

(14) Yönerge eki yetkili hastane listelerinde, rapor formatlarında yapılan değişikliklerin

Sağlık Bakanlığı resmi internet adresinde duyurulmasından itibaren güncel yetkili hastane listeleri veya rapor formatları esas alınır.” 11. Mevzuat Hazırlama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanacak kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, Bakanlar Kurulu kararı eki kararlar ve diğer düzenleyici işlemlerin taslak metinlerinin hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 11.2. “Taslak hazırlamada uyulacak ilkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde;

“(1) Taslaklar hazırlanırken aşağıdaki ilkelere uyulur:

a) Taslaklar üst hukuk normlarına aykırı olamaz.

b) Taslaklar düzenleme amacına uygun olarak hazırlanır.

c) Taslaklar hazırlanırken yargı kararları gözönünde bulundurulur.

ç) Taslaklar hazırlanırken düzenlenen alanlara ilişkin mevzuatın tamamı gözden geçirilerek, gerekiyorsa mevcut hükümlerde gerekli değişiklikler yapılır veya anılan hükümlerden ihtiyaç duyulanlar taslağa alınarak ihtiyaç duyulmayan hükümler yürürlükten kaldırılır.

d) Çerçeve taslaklarda, ilgili mevzuata işlenemeyecek ve onun dışında kalarak tek metin olma özelliğini bozacak hükümlere yer verilmez.

e) Taslakların kapsam maddesi, herhangi bir tereddüde yol açmayacak açıklıkta düzenlenir; taslağın kapsamı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmuyorsa, taslakta ayrıca kapsam hükmüne yer verilmez.

f) Taslağın madde metinleri kısa ve anlaşılır biçimde düzenlenir, ayraç içinde açıklayıcı hükümlere yer verilmez.” 11.3. “Görüş alma” başlıklı 6’ncı maddesinde; “(1) Başbakanlığa sunulmadan önce, taslaklar hakkında ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının görüşleri alınır. Bu çerçevede ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra; a) Bakanlıklarca hazırlanan ekonomik, sosyal politikalar ve tedbirlerle ilgili kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları ile yeni bir teşkilatlanmayı öngören taslaklar hakkında Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının, b) Kamu personeli ve teşkilatlanmayla ilgili olarak hazırlanan taslaklar hakkında Devlet

Personel Başkanlığının, c) Tüzük taslakları hakkında devlet bakanları dâhil bütün bakanlıkların, ç) Kamu gelir ve giderlerini etkileyen kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları hakkında Maliye Bakanlığı ile ilgisine göre Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı veya

Hazine Müsteşarlığının; malî konuları düzenleyen kanunlar ile düzenleyici işlemlere ilişkin taslaklar hakkında Maliye Bakanlığının, d) Kanun ve kanun hükmünde kararname taslakları hakkında Adalet Bakanlığının, e) Bakanlıklar ile Sayıştayın denetimine tâbi diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca malî konularda düzenlenecek yönetmelik taslakları hakkında Sayıştay Başkanlığının, f) Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanan taslaklar hakkında Avrupa

Birliği Genel Sekreterliğinin, görüşlerinin alınması zorunludur.

(2) Taslaklar hakkında konuyla ilgili mahallî idareler, üniversiteler, sendikalar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının görüşlerinden de faydalanılır.

(3) Kamuoyunu ilgilendiren taslaklar Başbakanlığa iletilmeden önce, teklif sahibi bakanlık tarafından internet, basın veya yayın aracılığıyla kamuoyunun bilgisine sunulabilir. Bu suretle taslak hakkında toplanan görüşler değerlendirildikten sonra teklifte bulunulur.

(4) Başbakanlık, mutabakat sağlanamayan taslaklara ilişkin olarak ilgili bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından doğrudan görüş alabilir.”

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikayet başvurusunda özetle; aile hekimlerinden 200’ü aşkın değişik konuda sağlık raporu talep edildiği, bu sağlık raporu taleplerinin büyük bir çoğunluğunun hukuki bir zemininin bulunmadığı, hem vatandaşların maddi ve manevi varlıklarının korunması hakkına müdahale edildiği, hem de sağlık kuruluşlarında zaman ve iş gücü kayıplarına neden olunduğu belirtilip, “10/10/1984 tarih ve Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında

Yönetmelik” değiştirilerek Bakanlıklarca hazırlanan ve kişilerin belirli bir amaç için sağlık muayenesinden geçirilmesini öngören Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ve yönetmelik taslağı hazırlanırken Sağlık Bakanlığı’nın görüşünün alınmasının zorunlu hale getirilmesi ve Kurumların vatandaşlardan sağlık raporu taleplerinin hukuki zemine kavuşturulması talep edilmiştir.

14. Konuyla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından ise özetle; Türkiye’de evlilik, işe giriş, maluliyet, askere elverişlilik, engellik tespiti, okula kayıt, silah ruhsatı, spor lisansı, sürücü raporları gibi farklı konularda sağlık raporu talep edildiği gibi, istirahat raporları ile ilaç ve tıbbi malzemenin temini için de sağlık raporu düzenlenmesi gerektiği belirtilerek, 30/09/2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Sağlık Bakanının Olur’u ile yürürlüğe konulan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ile de sağlık raporlarının ne şekilde hangi sağlık hizmet sunucularında düzenleneceğinin açıklandığı, Yönergede yapılan düzenleme ile aile hekimlerinin Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Rapor formatı, askeri yoklama raporu formatı, sürücü rapor formatı, sadece seçim dönemlerinde yatalak hastalar için yatağa bağımlı sağlık raporu ve evlilik için belirlenen rapor formatı olmak üzere beş farklı tür rapor formatına göre rapor düzenler hale getirildiği, tüm bunların yanı sıra aile hekimliklerince düzenlenen bu rapor türlerinin e-Rapor Sistemine entegre edilerek elektronik olarak düzenlenebilir ve takip edilebilir hale getirildiği, bunların yanı sıra gereksiz rapor taleplerinin önlenmesi amacı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü olmadan mevzuatlarda sağlık rapor zorunluluğu veya içeriğine dair hükümlerin yürürlüğe konulmamasının uygun mütalaa edildiği ifade edilmiştir.

15. 1219 sayılı Kanunun 13’üncü maddesiyle Türkiye’de mesleğini icra etme yetkisine sahip tabibe, kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının tespiti için doğru algılama, kavrama ve buna göre hareket etme konusundaki ruhsal yeteneklerini, zihinsel işlevlerini, fiziksel vaziyeti, zaman ve mekân oryantasyonları gibi bir dizi davranış özelliklerini saptayarak kişi hakkında sağlık raporu düzenleme yetkisi verilmiştir.

16. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun 5’inci maddesinde de ilgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgelerin, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenleneceği belirtilmiştir. Benzer bir düzenlemeye de Aile

Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde yer verilmiştir.

17. Ayrıca, rapor taleplerine ilişkin süreçlerin bürokratik engel ve gereksiz iş yükü oluşturmadan yürütülebilmesi için Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ile standartlar belirlenmiş; – Sağlık raporu başvurusu yapan kişiye ileri laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerinin yapılmasının gerekli olmadığı, – Kişilerin beyan ettiği ya da fizik muayene ile saptanan hastalık veya rahatsızlıkların ileri tetkik ve tedavi gerektirmesi durumunda ise kişilerin ilgili sağlık kurum/kuruluşlarına yönlendirileceği, – Yönerge’de özel düzenlemesi bulunduğu belirtilen raporlar dışında birinci basamak sağlık tesislerinde Yönerge eki Ek-5 Durum Bildirir Tek Hekim Sağlık Raporu Formatı dışında başka bir formatta rapor düzenlenemeyeceği, – Rapor formatında belirtilen ifadeler dışında başvuruya özel ifade istenemeyeceği, – Sporcu lisansı dışında sosyal faaliyet amaçlı spor faaliyeti için sağlık raporu alınması zorunlu olmadığı, kişilerden alınacak beyan formu ile spor faaliyetlerine katılım sağlanabileceği, – 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerlerinde çalışacak olan kişilerin işe giriş raporlarının da aile hekimlerce düzenlenebileceği, tüm sağlık hizmet sunucularının

Yönerge ekinde yer alan rapor formatlarına aynen uymak zorunda olduğu düzenlenmiştir.

18. Sonuç olarak, 1219 sayılı Kanunun 13’üncü maddesi ve 5258 sayılı Kanunun 5’inci maddesine istinaden hekimlere sağlık raporu düzenleme yetkisi verildiği, Sağlık

Bakanlığınca da Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge ile standartların belirlendiği anlaşıldığından, aile hekimlerinin belirlenen standartlara çerçevesinde rapor taleplerini karşılaması gerektiği değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiş olup, dosya kapsamında iyi yönetim ilkelerinin ihlal edildiğine dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi