ÖZET: Danıştay kararında, aile hekimliği çalışanlarının COVID-19 pandemisi süresince ek ödeme talepleri incelenmiştir. Başvuran, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında aile hekimlerine ödeme yapılmamasını eşitlik ilkesine aykırı bulmakta ve bu durumun haklı beklentileri zedelediğini iddia etmektedir. Ancak, Sağlık Bakanlığı’nın ilgili mevzuatına göre aile hekimlerine ek ödeme yapılamayacağı belirtilmiştir. Aile Hekimliği Kanunu, bu çalışanların döner sermaye kapsamında ek ödeme almasını engelleyen açık hükümler içermektedir.

Ayrıca, COVID-19 nedeniyle yapılan ilave ödemelerin, aile hekimlerinin özellikli izlem oranlarına göre belirlendiği ve bu ödemelerin yalnızca belirli bir tarihten itibaren geçerli olduğu vurgulanmıştır. Başvuranın talebinin reddedilmesi, idarenin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmasıyla sonuçlanmıştır. Dolayısıyla, aile hekimliği çalışanlarına yapılan ödemelerin mevzuat çerçevesinde düzenlendiği ve başvuranın iddialarının geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11860-S.21.19104

BAŞVURU NO : 2021/4991

KARAR TARİHİ : 16/08/2021

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın aile hekimliği çalışanlarına COVİD-19 salgını nedeni ile yapılan ilave ödemelerin herhangi bir koşul gözetilmeksizin ve kesintisiz yapılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 03/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle; COVİD-19 pandemisi kapsamında kamu hastanelerinde görev yapan sağlık personeline, Mart, Nisan, Mayıs ayları için döner sermayeden ek ödeme yapılmasına rağmen, aile hekimliği çalışanlarına herhangi bir ödeme yapılmayarak eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiğini, 13/05/2020 tarihinde Sağlık Bakanının konu hakkında kamuoyuna yapmış olduğu açıklama sonrası, aile hekimliği çalışanlarında kendilerine de ilave ödeme yapılacağı yönünde haklı beklenti oluşmasına rağmen, Mart, Nisan, Mayıs ayları için herhangi bir ödeme yapılmayıp, sadece Ağustos, Eylül, Ekim ayları için haksız koşullar doğrultusunda ödeme yapıldığını, İdare tarafından hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarına Mart, Nisan, Mayıs aylarında ek ödeme yapılırken, hastalar ile fiziki temas ile hizmet sunan aile hekimliği çalışanlarına söz konusu aylar için ek ödeme yapılmamasının eşitlik ve haklı beklentiye uygunluk, Olağanüstü Hal ilanı olmadan, aile hekimliği çalışanlarını hafta sonları çalışmaya zorlayarak kanunlara uygunluk ve ölçülülük ilkelerine aykırı işlem tesis edildiğini ifade etmekte olup, Mart, Nisan, Mayıs ve Ağustos, Eylül, Ekim ayları için taraflarına ilave ödemenin herhangi bir koşul gözetilmeksizin ve kesintisiz yapılması yönünde İdareye tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 09/04/2021 tarihli bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı Halk

Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün 05/05/2021 tarihli ve E sayılı yazısında;

2.1. Aile hekimliği ile ilgili iş ve işlemlerin 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu, Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliği ve Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yürütülmekte olduğu, ayrıca ihtiyaç halinde mezkûr mevzuat hükümleri çerçevesinde aile hekimliği işlemlerini yürütmekle görevli ve yetkili olan Genel Müdürlük tarafından çıkarılan düzenleyici işlemler ile il müdürlüklerinin talimatlandırıldığı, 2.2. Aile hekimliği çalışma şekil ve koşullarının kendi özel mevzuatı ile düzenlenmiş ve gönüllülük esasına dayanan bir uygulama olduğu, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu’nun “Personelin statüsü ve malî haklar” başlıklı 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, aile sağlığı merkezi giderleri, kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması… halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20’sine kadar indirim yapılır. Sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (…)(3) ve

gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. (Ek cümle:

2/1/2014-6514/52 md.) Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir.” hükmü ile aile hekimlerine yapılacak ödemeye esas unsurların belirlendiği, 2.3. 25/01/2013 tarihli ve 28539 sayısı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliği’nin “Aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları” başlıklı 4 üncü maddesinde aile hekimlerinin görev, yetki ve sorumluluklarının sıralandığı ve hüküm altına alındığı, mezkûr maddenin ikinci fıkrasında “Aile hekimi, kendisine kayıtlı kişileri bir bütün olarak ele alıp kişiye yönelik koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini bir ekip anlayışı içinde sunar.” şeklindeki hüküm ile kendisine kayıtlı kişilere koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini ekip anlayışı içinde sunma ilkesinin benimsendiği, üçüncü fıkrasının (ç) bendinin “Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek.” hükmü ile aile hekiminin kendisine kayıtlı kişilere koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak sağlık hizmetleri sunma görevi ve yükümlülüğünün açıkça zikredildiği, (e) bendinde “Periyodik sağlık muayenesi yapmak” (f) bendinde ise

“Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yeni doğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak” şeklinde görevlerinin tanımlandığı, bunun yanı sıra (n) bendinde “Kurumca ve ilgili mevzuat ile verilen diğer görevleri yapmak.” hükmü ile genel bir düzenlemenin de yapıldığı, ayrıca mezkur

Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “Bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinden hangilerinin ne oranda performans değerlendirmesinde etkili olacağına dair usul ve esaslar Aile Hekimliği

Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme

Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte belirlenen hükümler çerçevesinde belirlenir.” hükmünün yer aldığı, 2.4. 30/12/2010 tarihli ve 27801 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği

Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin birinci fıkrasında “Koruyucu hekimlik hizmetlerinden; aşılama, gebe, bebek-çocuk takiplerinin hangi aralıklarla ne şekilde yapılacağı ve kesintilerinin usul ve esasları Bakanlıkça belirlenerek duyurulur…” hükmünün yer aldığı,

2.5. COVİD-19 salgını nedeniyle aile sağlığı merkezlerinde yapılacak işlemler bakımından da izlem, tarama, teşhis ve tedavinin aile hekimlerinin görevleri arasında olduğu, bu hastalık dahil diğer tüm hastalıklarla ilgili yapılan görevlerin karşılığında da Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine göre aile hekimlerine ödeme yapıldığı, dolayısıyla aile hekimlerine ilave ödeme yapılmasını doğrudan gerektiren bir unsur bulunmadığı, ancak buna rağmen Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlık tarafından konunun hassasiyeti, pandemi koşulları ve bu kapsamda sağlık çalışanlarının üstün gayreti ve çabası bulunduğu değerlendirilerek ilave ve teşvik edici mahiyette bir uygulamaya giderek ve idarenin takdiri ile yönetmelik değişikliği yapmak suretiyle aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına ilave ek ödeme yapılabilmesinin önünün açıldığı, bu nedenle gerekli mevzuat çalışması yapılarak Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme

Yönetmeliğine “COVİD-19 salgını nedeni ile yapılacak ilave ödemeler” başlıklı geçici maddenin eklendiği, buna göre 01/08/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle mezkûr Yönetmelikte belirlenen esaslara tabi olmaksızın sözleşmeli aile hekimlerine net aylık 3.000 TL’yi, aile sağlığı çalışanlarına ise net aylık 850 TL’yi geçmemek üzere, COVİD-19 salgını nedeniyle takip edilen kayıtlı kişi sayısı dikkate alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenen tutarda ilave ödeme yapılmasının öngörüldüğü, 2.6. Ayrıca Yönetmelik değişikliğinde ödemelerin COVİD-19 hastalığı kapsamında yapılan çalışmalar gözetilerek Bakanlıkça düzenleneceğinin de öngörüldüğü, bu doğrultuda sahayı konuyla ilgili bilgilendirmek ve 81 ilde uygulama birliği sağlamak amacıyla 24/09/2020 tarihli ve E. 1906 sayılı genel yazının yayımlandığı, bu kapsamda 05/09/2020 tarihli ve 31235 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Aile

Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Aile

Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğine eklenen Geçici 6 ncı madde ile aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına COVİD-19 pandemisi nedeniyle ilave ödeme yapılmasının düzenlendiği, 2.7. Mezkûr 24/09/2020 tarihli ve E. 1906 sayılı “Aile Hekimliğinde İlave Ödeme” yazısı ile ilave ödemelerin unsurlarının net ve objektif olarak düzenlendiği ve 81 il valiliğine duyurularak talimat verildiği, 2.8. Özellikli izlemler ile bildirimlere dair toplanan ve Bakanlığa gönderilen veriler üzerinden belirlenen parametreler kapsamında aile hekimliği sisteminde çalışan personelin maaş hesaplamalarının yapılmakta olduğu, Bakanlığın Çekirdek Kaynak Yönetim Sistemi (ÇKYS) İnsan Kaynakları Yönetim Sistemi, Maaş

Tahakkuk Ana Menüsü, Aile Hekimliği Maaş ve Tahakkuk Modülünde açılan COVİD-19 İlave Ödeme

Bordrosu üzerinden aile hekimlerinin ödemelerinin Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’ne (AHBS) bildirilen ve aile hekimince günlük olarak yapılan izleme dair verilerin ilgili izlem kayıt programından Bakanlık tarafından maaş ödeme programına aktarımı sonucunda sisteme kayıt edilen “Özellikli İzlem” oranları doğrultusunda otomatik olarak hesaplanmakta ve ödenmekte olduğu, 2.9. Aile hekimlerine yapılan ödemelere dair il sağlık müdürlüklerine yapılan eksik ya da hatalı ödeme başvurularının maaş ödeme programında kontrol edilerek cevaplanmakta olduğu, izlem oranlarına dair yapılan itiraz başvurularının ise “yazilimdestek.saglik.gov.tr” adresinde bulunan Karar Destek Sistemleri projesi kapsamında Sağlıkta İstatistik ve Nedensel Analizler (SİNA) uygulamasına ait ekran görüntülerinin gönderilmesi ile yapılmakta olduğu, 2.10. Aile hekimlerinin vatandaşlara en yakın ve ilk sağlık hizmet sunucusu olmaları nedeniyle, kendilerine kayıtlı kişilere birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerini verme (hastalıkların oluşmadan önlenmesi, bulaşıcı hastalıklardan korunma) görevlerinin bulunduğu, aynı zamanda pandemi döneminde sağlık hizmeti planlamalarında toplum sağlığının korunması bakımından aile hekimlerinin toplum sağlığı hizmetlerinin ilk halkası olduğu, Bakanlığın önceliğinin toplum sağlığını korumak, salgını kontrol altına almak, bulaşma hızını azaltmak ve hastalığa hızlı müdahale etmek olduğu, filyasyon çalışmaları ile ne kadar çok kişiye

ulaşılırsa salgınla mücadelede o kadar başarı elde edileceği, dolayısıyla ilave ödemenin kişi sayısı üzerinden değil, aile hekimliği çalışanlarının salgınla mücadeledeki etkinliği dikkate alınarak özellikli (gerçekleştirilen) izlem oranına göre hesaplanmakta olduğu, 2.11. 24/09/2020 tarihli ve sayılı makam oluruna göre, özellikli izlem oranı %75’in üzerinde olan aile hekimliği çalışanlarına kendilerine verilen görevin tamamına yakınını gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle tam ödeme yapılmasının sağlandığı, özellikli izlem oranı %50-75 arasında olanlara %50 oranında ödeme yapılmasının sağlandığı, özellikli izlem oranı %50’nin altında olan birimlerin ise kendilerine verilen izlem görevinin yarısını bile gerçekleştirmemiş olmaları nedeniyle başarısız bulunarak ödeme yapılmamasının kararlaştırıldığı, bununla birlikte hiç özellikli izlem hastası olmayan birimlerin de pandemi döneminde daha fazla sağlık hizmeti sunmasından dolayı emeklerinin bir karşılığı olarak ilave ücret ödemesinden yararlandırılmasının takdir edildiği, hiç özellikli izlem hastası olmayan aile hekimliği biriminde çalışanlara da kendilerine kayıtlı kişilerin salgınla mücadele konusunda bilinçlendirilmesi, bilgilendirilmesi vs.

konularda hizmet veriyor olmaları yani bir şekilde salgınla mücadelede görev alıyor olmaları nedeniyle cüzi bir ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere aile hekimliği çalışanlarının sadece kendilerine kayıtlı kişilerin izleminden sorumlu oldukları ve özellikli izlem oranı aynı olan birimlere aynı ödeme miktarının tanımlandığı, 2.12. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin “Çalışma saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümler çerçevesinde aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda çalışma saatlerine bağlı kalınmaksızın çalıştırılabileceği, Aile

Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin “Hizmet içi eğitim ve görevlendirme” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hükümler çerçevesinde acil hâller ile doğal afet gibi olağanüstü durumlarda valilikçe görevlendirilmesi durumunda hizmetin devamı için Müdürlükçe gerekli tedbirlerin alınacağı, mezkûr yönetmeliğin “Aile hekimine yapılacak ödemeler” başlıklı 16 ncı ve 19 uncu maddelerinin birinci fıkrası çerçevesinde deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda

Valilikçe veya Bakanlıkça görevlendirilenlere, ödemenin tam olarak yapılacağının hüküm altına alınmış olduğu, geçici aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına yapılacak ödemelerin ise mezkur yönetmeliğin 17 inci ve 20 inci maddelerinin birinci fıkrasında düzenlendiği, daha kaliteli sağlık hizmeti sunumu ve hizmetin sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi amacıyla gerektiği durumlarda İl Sağlık Müdürlüğü tarafından personel ve sağlık hizmeti planlamalarının yapılmakta olduğu ve pandemi sürecinde de aile hekimliği hizmetlerinde aksama olmayacak şekilde yukarıdaki mevzuat hükümleri çerçevesinde pandemi ile mücadeleye ilişkin gerekli hizmet planlamalarının yapılabilmekte olduğu, 2.13. Başvuranın Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına

Dair Yönetmelik kapsamında bulunan tüm personele ek ödeme yapılmasına, sözleşmeli aile hekimlerinin ise Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlanıncaya kadar ek ödemeden yararlandırılmaması iddiasına ilişkin olarak; Aile Hekimliği Kanunu ve bu Kanuna istinaden yürürlüğe konan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri ile aile hekimlerine yapılacak ödemelerin kayıtlı kişi sayısı ve hizmet sunumuna ilişkin diğer hususlar dikkate alınarak özel olarak düzenlendiği, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun “Personelin statüsü ve mali haklar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Kadroya bağlı olarak veya sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personelden Sağlık Bakanlığınca aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı olarak görevlendirilenlere,

209 sayılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon)

Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılmaz.” hükmü ile aile hekimlerine ek ödeme yapılamayacağının kanun düzeyinde hüküm altına alındığı,

2.14. Bu hüküm çerçevesinde aile hekimliği uygulamasının başlamasından bu yana aile hekimliği çalışanlarına döner sermayeden ek ödeme yapılmamakta olduğu, bu durumun aile hekimliği çalışanlarının, bağlı oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye alan aynı unvan ve sürede çalışmış olan diğer hizmet birimlerindeki kamu görevlilerinden daha az ücret aldığı anlamına gelmediği, bilakis birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin önemi de dikkate alınarak sağlık çalışanlarının aile hekimliği uygulamasına geçişini teşvik edecek şekilde özel bir ödeme modelinin düzenlendiği, 2.15. Halihazırda ek ödeme yapılamayacağına dair mezkur Kanun’da açıkça hüküm bulunmasına rağmen

Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile aile hekimlerine ek ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, kaldı ki aile hekimliği sisteminde aile hekimlerinin sözleşmeli çalıştırılmakta olduğu, kendilerine kayıtlı kişi sayısı üzerinden ve fiilen çalıştıkları süre kadar ücret ödenmekte olduğu, dolayısıyla bir aile hekimine yapılacak ödemelerin kendi özel mevzuatı ile düzenlendiğinden aile sağlığı merkezi haricinde başkaca bir sağlık kurum ve kuruluşunda görev yapan ve ödemeleri tabi oldukları kendi mevzuatına göre belirlenen diğer hekimlerle kıyaslanmasının mümkün olmadığı, eşitlik kavramının farklı statüde olan ve farklı mevzuat hükümlerine tabi olanlar arasında değil; aynı statüye sahip, aynı sistem içerisinde ve aynı işi yapanlarla kıyaslanmayı gerektirdiğinden aile hekiminin kendisini 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı

Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında

Kanuna göre ödeme alan bir hekim ile kıyaslamasında farklı hükümlere tabi olmaları nedeniyle herhangi bir eşitsizlikten de bahsedilmesinin mümkün olmadığı, 2.16. Ayrıca şikâyet konusu talebe ilişkin olarak başvuran tarafından olmasa da başka davacılar tarafından açılmış ve Danıştay 2. Dairesinin E.2020/2280 ve E.2021/14943 sayılı dosyaları üzerinden görülmekte olan iki ayrı davanın bulunduğu,

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun;

5.1. “Personelin statüsü ve malî haklar” başlık 3 üncü maddesinin dördüncü ve yedinci fıkralarında;

“Kadroya bağlı olarak veya sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personelden Sağlık

Bakanlığınca aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı olarak görevlendirilenlere, 209 sayılı Sağlık ve

Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine

Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılmaz…”

“Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının durumları ve aile hekimliği uzmanlık eğitimi almış olup olmadıkları da dikkate alınmak suretiyle yapılacak ödeme tutarlarının tespitinde; çalıştığı bölgenin sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi, aile sağlığı merkezi giderleri, (…), kayıtlı kişi sayısı ve bunların risk grupları, gezici sağlık hizmetleri ile aile hekimi tarafından karşılanmayan gider unsurları, belirlenen standartlar çerçevesinde sağlığın geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, takibi ve kontrolündeki başarı oranı gibi kriterler esas alınır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması (…) halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20’sine kadar indirim yapılır.

Sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ücreti, aile sağlığı merkezi giderleri, (…) ve gezici sağlık hizmetleri ödemelerinden Damga Vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/52 md.)

Aile hekimlerince talep edilen tetkik ve sarf malzemelerinin giderleri halk sağlığı müdürlükleri tarafından hak sahiplerine ayrıca ödenir.”

5.2. “Yönetmelikler” başlıklı 8 inci maddesinde; “Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının çalışma usul ve esasları; çalışılan yer, kurum ve statülerine göre öncelik sıralaması; aile hekimliği uygulamasına geçişe ve nakillere ilişkin puanlama sistemi ve sayıları; aile sağlığı merkezi olarak kullanılacak yerlerde aranacak fizikî ve teknik şartlar; meslek ilkeleri; iş tanımları; performans ve hizmet kalite standartları; hasta sevk evrakı, reçete, rapor ve diğer kullanılacak belgelerin şekli ve içeriği, kayıtların tutulması ile çalışma ve denetime ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarıyla yapılacak sözleşmede yer alacak hususlar ve bu Kanunda belirlenen esaslar çerçevesinde bunlara yapılacak ödeme tutarları ile bu ücretlerden indirim oran ve şartları, sözleşmenin feshini gerektiren nedenler, Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

6. 25/01/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin;

6.1. “Aile Hekiminin Görev yetki ve Sorumlulukları” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(1) Aile hekimi, aile sağlığı merkezini yönetmek, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek ve hizmet içi eğitimlerini sağlamak, Bakanlıkça ve Kurumca yürütülen özel sağlık programlarının gerektirdiği kişiye yönelik sağlık hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür.

(2) Aile hekimi, kendisine kayıtlı kişileri bir bütün olarak ele alıp kişiye yönelik koruyucu, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini bir ekip anlayışı içinde sunar.

(3) Aile hekiminin Kurumca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir.

a) Çalıştığı bölgenin sağlık hizmetinin planlamasında bölgesindeki toplum sağlığı merkezi ile işbirliği yapmak.

b) Hekimlik uygulaması sırasında karşılaştığı toplum ve çevre sağlığını ilgilendiren durumları bölgesinde bulunduğu toplum sağlığı merkezine bildirmek.

c) Kendisine kayıtlı kişilerin ilk değerlendirmesini yapmak için altı ay içinde ev ziyaretinde bulunmak veya kişiler ile iletişime geçmek.

ç) Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek.

d) Sağlıkla ilgili olarak kayıtlı kişilere rehberlik yapmak, sağlığı geliştirici ve koruyucu hizmetler ile ana çocuk sağlığı ve üreme sağlığı hizmetlerini vermek.

e) Periyodik sağlık muayenesi yapmak.

f) Kayıtlı kişilerin yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramaları (kanser, kronik hastalıklar, gebe, lohusa, yenidoğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan (ergen), erişkin, yaşlı sağlığı ve benzeri) yapmak.

g) Evde takibi zorunlu olan engelli, yaşlı, yatalak ve benzeri durumdaki kendisine kayıtlı kişilere evde veya gezici/yerinde sağlık hizmetlerinin yürütülmesi sırasında kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve danışmanlık hizmetlerini vermek.

ğ) Aile sağlığı merkezi şartlarında teşhis veya tedavisi yapılamayan hastaları sevk etmek, sevk edilen hastaların geri bildirimi yapılan muayene, tetkik, teşhis, tedavi ve yatış bilgilerini değerlendirmek, ikinci ve üçüncü basamak tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile evde sağlık hizmetlerinin koordinasyonunu sağlamak.

h) Tetkik hizmetlerinin verilmesini sağlamak ya da bu hizmetleri vermek.

ı) Verdiği hizmetlerle ilgili olarak sağlık kayıtlarını tutmak ve gerekli bildirimleri yapmak.

i) Kendisine kayıtlı kişileri yılda en az bir defa değerlendirerek sağlık kayıtlarını güncellemek.

j) Gerektiğinde hastayı gözlem altına alarak tetkik ve tedavisini yapmak.

k) Entegre sağlık hizmetinin sunulduğu merkezlerde gerektiğinde hastayı gözlem amaçlı yatırarak tetkik ve tedavisini yapmak.

l) İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı, reçete ve sair belgeleri düzenlemek.

m) Kurumca belirlenen konularda hizmet içi eğitimlere katılmak.

n) Kurumca ve ilgili mevzuat ile verilen diğer görevleri yapmak.”

6.2. “Çalışma saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3) Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda çalışma saatlerine bağlı kalınmaksızın çalıştırılabilirler.”

7. 30/12/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme

Yönetmeliği’nin;

7.1. “Hizmet içi eğitim ve görevlendirme” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(1) (Değişik cümle: 5/9/2020-31235-CK-2937/3 md.) Aile hekimi ve aile sağlığı elemanlarının; Bakanlıkça öngörülen hizmet içi eğitimler için görevlendirilmeleri veya acil hâller ile doğal afet gibi olağanüstü durumlarda valilikçe başka yerde görevlendirilmeleri ya da sağlık raporuyla belgelendirmesi ve müdürlükçe onaylanması koşuluyla Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanmış olması veya yakalanma riski taşıması nedeniyle görevi başında bulunamamaları durumunda hizmetin devamı için müdürlükçe gerekli tedbirler alınır. Hizmet içi eğitimler için görevlendirilme süresi bir yılda en fazla otuz gündür.”

7.2. “Aile Hekimine Yapılacak Ödemeler” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. (Değişik cümle: 5/9/2020-31235-CK-2937/4 md.)

İzin, rapor ve Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri ile sağlık raporuyla belgelendirmesi ve müdürlükçe

onaylanması koşuluyla Bakanlıkça ilan edilmiş bulaşıcı ve salgın hastalığa yakalanmış olması veya yakalanma riski taşıması nedeniyle görevi başında bulunamadıkları süreler çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda valilikçe veya Bakanlıkça görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır. Aylık olarak yapılacak ödemeler aşağıda yer alan

unsurlardan oluşur:

a) Kayıtlı Kişiler İçin Ödenecek Ücret: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine yapılacak ödemelerin hesaplanmasında, görev tanımlarında verilen hizmetler için aşağıdaki esaslara göre ödeme yapılır. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda yapılacak hizmetler için ayrıca bir ödeme yapılmaz. Kayıtlı kişiler için;

1) Gebeler için (3) katsayısı,

2) Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlüler için (2,25) katsayısı,

3) 0-59 ay grubu için (1,6) katsayısı,

4) 65 yaş üstü için (1,6) katsayısı,

5) Diğer kişiler için (0,79) katsayısı, esas alınır.

Kayıtlı kişiler, katsayısı yüksek olan gruptan başlanarak sıralanır ve puan hesaplaması yapılır.

Kayıtlı ilk 4.000 kişiye kadar, her gruptaki kişi sayısı o grubun katsayısıyla çarpılır ve bulunan puanlar toplanarak maaşa esas puan hesaplanır.

Hesaplanan maaşa esas puanın, kayıtlı kişi sayısına bakılmaksızın, ilk 1.000 puana kadarki kısmı için (1.000 puan dahil);

1) Uzman tabip veya tabip için tavan ücretin %78,5’i,

2) Aile hekimliği uzmanları için tavan ücretin %113,5’i,

tutarında ödeme yapılır. 1.000 puanın üzerinde kalan puanların tavan ücretin onbinde 5,22’si ile çarpılması sonucu bulunan tutar ayrıca ödenir…”

7.3. “Aile hekiminden yapılacak kesintiler” başlıklı 18 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(1)

Koruyucu hekimlik hizmetlerinden; aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranına göre kesinti uygulanır. Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimi veya geçici aile hekimi için 16 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre hesaplanan brüt ücretin; a) Aylık başarı oranı, % 98 – % 97 ise % 2’si, b) Aylık başarı oranı % 96 – % 95 ise % 4’ü, c)Aylık başarı oranı % 94 – % 90 ise % 6’sı, ç) Aylık başarı oranı % 89 – %85 ise % 8’i, d)Aylık başarı oranı, % 85’ten daha düşük olanlar için % 10’u, esas alınmak suretiyle hesaplanacak miktarlar, aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı değerlendirilerek aile hekimine yapılacak ödemeden düşülür.”

7.4. “Aile sağlığı elemanlarına yapılacak ödeme” başlıklı 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “(1)

Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile sağlığı elemanına çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. İzin, rapor ve Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda Bakanlıkça veya valilikçe görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır.”

7.5. “COVİD-19 salgını nedeni ile yapılacak ilave ödemeler” başlıklı geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “1/8/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle bu Yönetmelikte belirlenen

esaslara tabi olmaksızın sözleşmeli aile hekimlerine net aylık 3.000.-TL’yi, aile sağlığı çalışanlarına ise net aylık 850.-TL’yi geçmemek üzere, COVİD-19 salgını nedeniyle takip edilen kayıtlı kişi sayısı dikkate alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenen tutarda ilave ödeme yapılabilir.”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından, İdarenin başvuranın talebine ilişkin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran; aile hekimliği çalışanlarına Mart, Nisan, Mayıs ayları için herhangi bir ödeme yapılmayıp, sadece Ağustos, Eylül, Ekim ayları için haksız koşullar doğrultusunda ödeme yapıldığını, bu durumun eşitlik ve haklı beklentiye uygunluk ilkelerine aykırı olduğunu ve aile hekimlerinin ek ödeme için gerekli şartları sağlamak bakımından hafta sonu çalışmak zorunda bırakıldıkları için kanunlara uygunluk ve ölçülülük ilkelerine aykırı işlem tesis edildiğini ifade etmekte olup taraflarına ilave ödemenin herhangi bir koşul gözetilmeksizin ve kesintisiz yapılması yönünde İdareye tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.

10. Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimliği ile ilgili iş ve işlemlerin 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yürütülmekte olduğu, ayrıca ihtiyaç halinde mezkûr mevzuat hükümleri çerçevesinde aile hekimliği işlemlerini yürütmekle görevli ve yetkili olan Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından çıkarılan düzenleyici işlemler ile il müdürlüklerinin talimatlandırıldığı, bahse konu düzenlemeler uyarınca aile hekimlerinin görevleri ile ödeme unsurları bir bütün olarak uygulandığından, COVİD-19 salgını ile mücadele kapsamında filyasyon görevlerini yerine getiren aile hekimlerine özellikli izlem oranına göre ilave ödeme yapıldığı savunulmaktadır.

11. İlgili mevzuatın incelenmesi neticesinde; Aile Hekimliği Kanunu ve bu Kanuna istinaden yürürlüğe konan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği hükümleri ile aile hekimlerine yapılacak ödemelerin kayıtlı kişi sayısı ve hizmet sunumuna ilişkin diğer hususlar dikkate alınarak özel olarak düzenlendiği, 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun “Personelin statüsü ve mali haklar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Kadroya bağlı olarak veya sözleşmeli personel pozisyonlarında görev yapan personelden

Sağlık Bakanlığınca aile hekimi veya aile sağlığı çalışanı olarak görevlendirilenlere, 209 sayılı Sağlık ve

Sosyal Yardım Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine

Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılmaz.” hükmü ile aile hekimlerine ek ödeme yapılamayacağının kanun düzeyinde hüküm altına alındığı, ancak buna rağmen İdare tarafından konunun hassasiyeti, pandemi koşulları ve bu kapsamda sağlık çalışanlarının üstün gayreti ve çabası bulunduğu değerlendirilerek ilave ve teşvik edici mahiyette bir uygulamaya gidilerek yönetmelik değişikliği yapılmak suretiyle aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına ilave ek ödeme yapılabilmesinin önünün açıldığı, bu çerçevede gerekli mevzuat çalışması yapılarak Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme

Yönetmeliğine “COVİD-19 salgını nedeni ile yapılacak ilave ödemeler” başlıklı geçici maddenin eklendiği, buna göre 01/08/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle mezkûr Yönetmelikte belirlenen esaslara tabi olmaksızın sözleşmeli aile hekimlerine net aylık 3.000 TL’yi, aile sağlığı çalışanlarına ise net aylık 850 TL’yi geçmemek üzere, COVİD-19 salgını nedeniyle takip edilen kayıtlı kişi sayısı dikkate alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenen tutarda ilave ödeme yapılmasının öngörüldüğü tespit edilmiştir.

12. Mezkur Yönetmelik değişikliğinde ilave ödemelerin COVİD-19 hastalığı kapsamında yapılan çalışmalar gözetilerek Sağlık Bakanlığınca düzenleneceği öngörüldüğünden, Bakanlıkça konuyla ilgili olarak sahayı bilgilendirmek ve 81 ilde uygulama birliği sağlamak amacıyla 24/09/2020 tarihli ve E. 1906 sayılı genel yazının yayımlandığı, 24/09/2020 tarihli ve 1904 sayılı makam oluruna göre, özellikli izlem oranı %75’in üzerinde olan aile hekimliği çalışanlarına kendilerine verilen görevin tamamına yakınını gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle tam ödeme yapılmasının sağlandığı, özellikli izlem oranı %50-75 arasında olanlara %50 oranında ödeme yapılmasının sağlandığı, özellikli izlem oranı %50’nin altında olan birimlerin ise kendilerine verilen izlem görevinin yarısını bile gerçekleştirmemiş olmaları nedeniyle başarısız bulunarak ödeme yapılmamasının kararlaştırıldığı, bununla birlikte hiç özellikli izlem hastası olmayan aile hekimliği çalışanlarına da kendilerine kayıtlı kişilerin salgınla mücadele konusunda bilinçlendirilmesi, bilgilendirilmesi vs. konularda hizmet veriyor olmaları yani bir şekilde salgınla mücadelede görev alıyor olmaları nedeniyle cüzi bir ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı anlaşılmış olup, tüm bu açıklamalar uyarınca aile hekimliği çalışanlarının sadece kendilerine kayıtlı kişilerin izleminden sorumlu oldukları ve özellikli izlem oranı aynı olan birimlere aynı ödeme miktarının tanımlandığı görüldüğünden, başvuranın aile hekimliği çalışanlarına haksız koşullar doğrultusunda ek ödeme yapıldığı iddiasının doğrulanamadığı değerlendirilmektedir.

13. Başvuranın İdare tarafından hastanelerde görev yapan sağlık çalışanlarına Mart, Nisan, Mayıs aylarında ek ödeme yapılırken, hastalar ile fiziki temas ile hizmet sunan aile hekimliği çalışanlarına söz konusu aylar için ek ödeme yapılmamasının eşitlik ve haklı beklentiye uygunluk ilkelerine aykırı olduğu iddiası ile ilgili olarak; Aile Hekimliği Kanununda aile hekimliği çalışanlarına 209 sayılı Sağlık ve Sosyal Yardım

Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner

Sermaye Hakkında Kanun uyarınca ek ödeme yapılamayacağına dair açık hüküm bulunduğu, bu hüküm çerçevesinde aile hekimliği uygulamasının başlamasından bu yana aile hekimliği çalışanlarına döner sermayeden ek ödeme yapılmamakta olduğu, bu durumun aile hekimliği çalışanlarının, bağlı oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde döner sermaye alan aynı unvan ve sürede çalışmış olan diğer hizmet birimlerindeki kamu görevlilerinden daha az ücret aldığı anlamına gelmediği, bilakis birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin önemi de dikkate alınarak sağlık çalışanlarının aile hekimliği uygulamasına geçişini teşvik edecek şekilde özel bir ödeme modelinin düzenlendiği, aile hekimliği sisteminde aile hekimlerinin sözleşmeli statüde çalıştırıldığı, kendilerine kayıtlı kişi sayısı üzerinden ve fiilen çalıştıkları süre kadar ücret ödendiği ve aile hekimine yapılacak ödemelerin kendi özel mevzuatı ile düzenlendiği için aile sağlığı merkezi haricinde başka bir sağlık kurum ve kuruluşunda görev yapan ve ödemeleri tabi oldukları kendi mevzuatına göre belirlenen diğer hekimlerle kıyaslanmasının mümkün olmadığı, eşitlik kavramı farklı statüde olan ve farklı mevzuat hükümlerine tabi olanlar arasında değil; aynı statüye sahip, aynı sistem içerisinde ve aynı işi yapanlarla kıyaslanmayı gerektirdiğinden, aile hekimi ile 209 sayılı Sağlık

Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner

Sermaye Hakkında Kanuna göre ödeme alan bir hekimin farklı statüde ve farklı mevzuat hükümlerine tabi olmaları nedeniyle uygulamada herhangi bir eşitsizlikten bahsedilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca Aile

Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinde COVİD-19 salgını nedeni ile yapılacak ilave ödemeler

kapsamında yapılan değişiklik ile aile hekimliği çalışanlarına 1/8/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere üç ay süreyle COVİD-19 salgını nedeniyle takip edilen kayıtlı kişi sayısı dikkate alınarak ilave ödeme yapılması öngörüldüğünden, aile hekimliği çalışanlarına bu tarihten önceki aylar için (Mart, Nisan, Mayıs) ilave ödeme yapma imkânının bulunmadığı değerlendirilmektedir.

14. Diğer taraftan, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği’nin “Çalışma saatleri” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda çalışma saatlerine bağlı kalınmaksızın çalıştırılabileceği, Aile Hekimliği

Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’nin “Hizmet içi eğitim ve görevlendirme” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında acil hâller ile doğal afet gibi olağanüstü durumlarda valilikçe görevlendirilmesi durumunda hizmetin devamı için Müdürlükçe gerekli tedbirlerin alınacağı belirtilmiş olup, tüm dünya ve ülkemiz açısından önemli bir sağlık problemi olan COVİD-19 salgınının ilgili mevzuatta sayılan olağanüstü durumlar arasında bulunduğu ve bu durumlarda aile hekimliği çalışanlarının çalışma saatlerine bağlı kalınmaksızın çalıştırılabileceğinin hükme bağlandığı, aile hekimlerinin istemeleri halinde ek ödeme için gerekli izlem oranını sağlamak bakımından hafta sonu da çalışabileceği, ancak başvuruda belirtildiği şekilde Olağanüstü Hal ilanı olmadan, aile hekimliği çalışanlarını hafta sonları çalışmaya zorlayarak kanunlara uygunluk ve ölçülülük ilkelerine aykırı işlem tesis edildiğini iddia etme imkânının olmadığı düşünülmektedir.

15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuran tarafından COVİD-19 salgını nedeni ile aile hekimliği çalışanlarına yapılan ilave ödemelerin herhangi bir koşul gözetilmeksizin ve kesintisiz yapılması talep edilmiş olsa da, konuyla ilgili mevzuat kapsamında aile hekimliği çalışanlarına yapılan ilave ödemelerin COVİD-19 salgını nedeniyle takip edilen kayıtlı kişi sayısı dikkate alınarak Sağlık

Bakanlığınca belirlenen tutarda yapılmasının öngörüldüğü, bu doğrultuda Sağlık Bakanlığı tarafından aile hekimliği çalışanlarının filyasyon çalışmaları kapsamında salgınla mücadeledeki etkinliği dikkate alınarak, Bakanlık sistemi üzerinden takibi yapılan özellikli izlem oranı düzeyine göre ilave ödemelerin yapıldığı anlaşılmış olup, yukarıda belirtilen gerekçelerle idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi