ÖZET: Başvuran, Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görev yaparken yurt içi sürekli görev yolluğunun eksik ödendiğini ve bu eksikliğin yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir. Bakanlık müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda, başvurana eksik ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi veya belge bulunamamıştır. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na göre, aile masrafının memurun tayin olduğu yere ailesini götürmesi durumunda ödeneceği, aksi halde bu masrafın ödenmeyeceği belirtilmiştir. Soruşturma kapsamında yapılan değerlendirmelerde, başvuranın ailesini İlçesine taşımadığı tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın iddiaları doğrultusunda eksik ödendiği iddia edilen yurt içi sürekli görev yolluğunun yasal faizi ile ödenmesi talebi reddedilmiştir. Bu karar, başvuranın aile masrafı ile yer değiştirme masrafının ödenmesi için gerekli koşulları sağlamadığını ortaya koymaktadır. İlgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığını göstermektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/11843-S.21.19086

BAŞVURU NO : 2021/3975

KARAR TARİHİ : 16/08/2021

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI

Başvuranın sürekli görev yolluğunun eksik ödenen kısımlarının

BAŞVURUNUN KONUSU :

tarafına ödenmesi ve konu ile ilgili olarak düzenlenen raporların tarafına verilmesi talepleri hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde çalışırken talebi olmaksızın İlçesine tayin edildiğini, 06.03.2017 tarihinde ilçesinde göreve başladığını, 20.02.2017 tarihli dilekçe ile yolluk beyanının aile ve bakıma muhtaç babası üzerinden yapılmasını talep ettiğini, yurt içi sürekli görevli yolluk bildirimini imzaladığını ve 07.03.2017 tarihli Personel Nakil Bildirimini ile 3000,60 TL yolluk aldığını 02.03.2017 tarihli resmi yazıda babasının bakım raporunun istendiği, 08.03.2017 tarihli cevap dilekçesi ile eğer yolluk mevzuatına uygun değilse babası için yolluk talebinden vazgeçtiğini belirttiğini,

31.05.2017 tarihli resmi yazı ile hesabına gönderilen paranın sürekli görev yolluğu olduğu

belirtildiğini, uzun zamandır yazı ile istediği ve sonunda gönderilen Yurt içi sürekli görev yolluğu belgesinin kendi beyanı dışında resmi evrakta sahtecilik yapılarak yerine sahte imza atılarak düzenlendiğini, Temmuz 2018 yılında Isparta Eğirdir Meyvecilik Araştırma Enstitüsüne il dışı tayin olması nedeniyle Eskişehir Defterdarlığı tarafından yolluğu ödenerek tarafından alındığını, daha önceki başvuruları üzerine açılan soruşturma sonucu düzenlenen raporun kendisine gönderilmediği, CİMER üzerinden yapmış olduğu başvurusunun kendisi ile ilgili doğrudan adli, disiplin, tazmin ve idari teklif olmadığı gerekçesiyle tarafına raporun gönderilmediği ifade edilerek görevlendirmesine ilişkin aile fertleri için eksik ödenen yurtiçi sürekli görev yolluğunun yasal faizi ile ödenmesini, şikayeti ile ilgili yürütülen soruşturmaların sonucu düzenlenen raporlarının tarafına verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu talebe ilişkin olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen E 0 sayılı ve 29/03/2021 tarihli cevabi yazıda özetle, başvuranın iddialarının incelenmesini teminen Bakanlık Makamının 24.10.2019 tarih ve sayılı Yetki Olur’u çerçevesinde Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 08.06.2020 tarih ve 0 sayılı yazısı ile

Müfettiş görevlendirildiği, Müfettiş tarafından düzenlenen 20.08.2020 tarih ve – / sayılı İnceleme

Raporu düzenlendiği belirtilmiş olup söz konusu rapor Kurumumuza gizlilik kaydıyla iletilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 6245 Sayılı Harcırah Kanunu’nun;

5.1. “Harcırah verilecek kimseler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Kanunda belirtilen hallerde 1. Bu

Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan memur ve hizmetliler ile aile fertlerine ve aynı kurumlarda fahri olarak çalışanlara 2. Memur veya hizmetli olmamakla beraber kurumlarca geçici bir vazife ile görevlendirilenlere…. harcırah verilir.”

5.2. “Harcırahın unsurları” başlıklı 5 inci maddesinde; “Harcırah; yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafını ihtiva eder. İlgili, bu kanun hükümlerine göre bunlardan birine, birkaçına veya tamamına müstahak olabilir.”,

5.3. “Daimi vazife harcırahının mebdei” başlıklı 9 uncu maddesinde; “Daimi vazife harcırahı: a)

(Mülga: 31/7/2003-4969/1 md.) b) Naklen veya tahvilen başka bir mahalle gönderilenlere, bu tayinleri sırasında mezunen başka bir mahalde bulunsalar dahi, eski memuriyetleri mahallinden c) Muvakkat vazife ile veya vekaleten bir yerde bulundukları esnada asli vazife mahalli değişenlere eski memuriyetleri mahallinden itibaren verilir.”

5.4. “Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafının birlikte verilmesini icab ettiren haller” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında “Yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer değiştirme masrafı aşağıdaki hallerde verilir: 1. (Değişik: 1/7/2006-5538/2 mad.) Yurt içinde veya yurt dışında görev yapmakta iken yurt içinde veya yurt dışındaki sürekli bir göreve naklen atanan ya da yabancı ülkelerdeki memuriyet merkezi değiştirilen memur ve hizmetlilere yeni görev yerlerine kadar…”

5.5. “Yurtiçinden yer değiştirme masrafı” başlıklı45 inci maddesinde: “Yurtiçinde yer değiştirme masrafı memur veya hizmetlinin; a. Kendisi için yurtiçi gündeliğinin yirmi katı, b. Harcıraha müstehak aile fertlerinin her biri için yurtiçi gündeliğinin on katı (Bu miktar yurtiçi gündeliğinin kırk katını aşamaz), c.

Her kilometre veya denizmili başına, yalnız kendisi için yurtiçi gündeliğinin yüzde beşi, Olarak hesaplanır.

(…) (1) 13, 15, 16 ve 17 nci maddelerde yazılı olup aile fertlerinin memur veya hizmetli ile birlikte olmaksızın başka bir mahalle gitmeleri veya bu mahalden dönüşleri dolayısıyla harcırah verilmesi kabul edilen hallerde, aile fertlerine verilecek yer değiştirme masrafı, bunlardan birisinin memur veya hizmetli olarak nazarı itibara alınması suretiyle hesaplanır. (Ek: 16/6/1983 – 2851/4 md.) Bu maddeye göre harcıraha müstehak memur veya hizmetlinin eski görev mahallinden yeni görev mahalline atanan memur veya hizmetli eşine (c) bendi uyarınca hesaplanacak miktarın yarısı ödenir.”

5.6. “Harcırahın sureti tediye ve mahsubu” başlıklı 59 uncu maddesinde: Harcırah, memur ve hizmetlinin gidişinde ve ailenin nakli sırasında peşin olarak verilir. Harcırahın tam miktarının önceden tayin ve tespitinin mümkün olmadığı hallerde yetecek miktarda para avans olarak verilir. Harcırahını kati olarak veya avans suretiyle alanlardan zati sebepler yüzünden daimi veya muvakkat vazife mahallerine 15 gün içinde hareket etmeyenler (…)(1) aldıkları parayı derhal iade etmeye mecburdurlar. Aile için harcırah itasında ilgililerin verecekleri beyan kağıtları esas tutulur. Bu beyan kağıdında harcırahın tahakkuk ettirilebilmesi için lüzumlu malümat gösterilir. Daimi memuriyetle bir yere gönderilenler gidecekleri mahalle varış tarihinden ve muvakkat vazife ile gönderilenler de memuriyetleri mahalline dönüş tarihlerinden itibaren bir ay zarfında harcırah beyannamelerini, evrakı müspiteleri ile birlikte dairesi amirine tevdi ederler. Memurun kendisinden evvel veya sonra hareket eden ailesi için avans para verildiği takdirde bu bir aylık müddet, ailenin evvel gitmesi halinde memur veya hizmetlinin yeni vazifesi mahalline varış tarihinden ve sonra gitmesi halinde de bunların memur veya hizmetli nezdine muvasalatları tarihinden itibaren hesap olunur.

5.7. Hilafı hakikat beyanname verenler başlıklı 60. maddesinde: Bu kanuna göre tahakkuk edecek, istihkakın miktarını artıracak şekilde-maddi hatalar hariç-hilafı hakikat beyanname verenler hakkında, mensup oldukları kurumların inzibat, memurin, müdürler komisyonları gibi salahiyetli heyet ve makamlarının kararı ile ve işlenen suçun mahiyet ve şümülüne göre rütbe veya sınıf tenzili veya ihraç cezalarından her hangi biri tatbik olunur ve bu gibilerin bu suretle aldıkları fazla harcırah, Devlet özel idare ve belediyelerce Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanununa göre ve bu kanuna tabi diğer kurumlarca da umumi hükümlere tevfikan tahsil olunur. Suçlu hakkında İdarece İttihaz olunan inzibati kararlar cezai takibata mani olmayıp bu gibiler hakkında ayrıca hukuku amme davası ikame ve kanuni takibat İcra olunur.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

6.4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;

6.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesi: “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.” 6.3. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19’uncu maddesi: “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, Bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 6.4. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesi: “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref

haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. 1 numaralı paragrafta da ayrıntılı belirtildiği üzere başvuran, eksik ödendiğini iddia ettiği yurt içi sürekli görev yolluğunun yasal faizi ile ödenmesini, şikâyeti üzerine resmi evrakta sahtecilik yaparak beyanı dışında yurt içi görev yolluğuna sahte imza atıldığını ileri sürerek şikayeti ile yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen raporlarının kendisine iletilmesini talep etmektedir.

10. Bakanlık müfettişi tarafından detaylı olarak yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ve kurumumuza gizlilik kaydıyla gönderilen raporda; başvurana eksik ödeme yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı, 6245 sayılı Harcırah Kanuna göre harcırahın unsurlarından olan aile masrafının memurun tayini çıkan yere ailesini götürmesi halinde ödeneceği, ailenin memur ile birlikte tayin edilen yere götürülmemesi durumunda ise aile masrafı ile yer değiştirme masrafının aile için olan kısmının ödenmeyeceğinin açık olduğu, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan kişilerin beyanlarından başvuranın ilçe müdürlüğünde çalıştığı dönemde evini ve ailesini fiilen İlçesine taşımadığının anlaşıldığı belirtilmektedir.

11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; 6245 sayılı Harcırah Kanuna göre harcırahın unsurlarından olan aile masrafının memurun tayini çıkan yere ailesini götürmesi halinde ödeneceği açık olduğundan, başvuranın iddiaları ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan kişilerin beyanlarından da başvuranın evini ve ailesini İlçesine taşımadığı açıkça ortaya konulduğundan, başvuranın eksik ödendiğini iddia ettiği yurt içi sürekli görev yolluğunun yasal faizi ile ödenmesi talebinin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

12. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.

Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.

13. Bütün haklarda olduğu gibi bu hak da sınırsız değildir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Bilgi Edinme Hakkı Kanununda (BEHK), bilgi edinme hakkının istisnaları yani sınırları düzenlenmiştir. BEHK’nın 15 ve 28’inci maddeler arasında geniş bir çerçevede sayılan bu sınırlama sebeplerinden bir kısmı ise; istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler, özel

hayatın ve haberleşmenin gizliliği, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler olduğu görülmektedir.

14. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22/06/2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir” hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise “Kurum ve kurulular, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.

15. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında

Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).

16. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).

17. Konu ile ilgili Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarında; 17.1. Üçüncü kişiler hakkındaki soruşturma dosyaları ve müfettiş raporları özel hayat istisnası kapsamında değerlendirildiği ve başvuruların reddedildiği görülmekle, soruşturma raporu üçüncü kişi hakkında olmakla birlikte, bilgi edinme başvurusu yapan kişiyi ilgilendiren bilgiler de içeriyorsa bu durumda raporda üçüncü kişinin özel hayatının gizliliğini ihlal eden bilgiler olsa bile bilgi edinme başvurusu reddedilemez. Ancak, burada 9. madde hükmü doğrultusunda üçüncü kişilerin kimlik bilgileri kapatılarak belge başvuranın erişimine sunulmalıdır (BEDK, 2005/299 K, 27.04.2005).

17.2. Üçüncü kişi ile ilgili olan soruşturma dosyasına ulaşmanın mümkün olduğu bir diğer hal de bilgi edinme talebinde bulunan kişinin bu soruşturmanın açılmasına neden olan şikayetçi olmasıdır. BEDK’ye göre; “…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının Kanun’un 19. ve 9.

maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K

21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikayetçi ve/veya mağdur soruşturmanın gidişatı

hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)

17.3. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında; “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine oy birliği ile karar verildi.” (BEDK, 05/04/2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17) numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği,..” (31/08/2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19. maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan “Sonuç-Kanaat-Teklif” bölümünün kendisi ve şikayet ettiği kişi hakkındaki kısımların üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle- başvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiğinin….karar verilmiştir.” (21/12/2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) hususları vurgulanmıştır.

18. Başvuru konusu olayda, başvuranın Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden İlçesine atanması nedeniyle hak etmiş olduğu sürekli görev yolluğunun eksik ödenmesi ile ilgili iddiaları üzerine

Tarım ve Orman Bakanlığı Müfettişliğince düzenlenen 20.08.2020 tarihli raporun düzenlendiği ancak bu raporda başvuranla ilgili doğrudan adli, disiplin, tazmin ve idari teklif olmadığı gerekçesiyle raporun başvurana gönderilmediği anlaşılmaktadır.

19.Yukarıda da açıklandığı üzere bilgi edinme hakkının sınırları yasa ile çizilmiştir. Yasa koyucu hangi durumlarda bunun sınırlandırılacağını maddeler halinde açıklamıştır. İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgelerin hangi durumlarda kişilerle paylaşılmayacağı 4982 sayılı Kanunun 19’uncu maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca uygulamaya ilişkin karşılaşılan sorunlarla ilgili nasıl hareket edileceği hususunda

Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun kararları yol gösterici olmuştur. BEDK, idari soruşturmaya ilişkin bilgi taleplerinde; bilgi edinme başvurusunda bulunan kişinin başvurusu üzerine inceleme başlatılması gibi hususların bulunduğu durumlarda gizliliğe riayet edilerek bilgilerin paylaşılabileceği yönünde kararlar vermiştir. Bu çerçevede, başvuranın şikayeti üzerine inceleme başlatıldığı ve bilgi edinme hakkı düzenlemesinin amacı dikkate alındığında, başvuranın inceleme konusundan tamamen bağımsız olmadığı, konunun ilgilisi olduğu, dolayısıyla sonuç hakkında bilgi sahibi olması gerektiği diğer taraftan ise 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi ve BEDK’nın kararları uyarınca, istenen bilgilerdeki özel hayatın gizliliğinin ihlaline yol açabilecek verilerin gizlenerek paylaşılması mümkün olduğundan başvuran tarafından istenilen rapordaki özel hayatın gizliliğinin ihlaline yol açabilecek veriler çıkarılmak suretiyle bu raporun başvurana verilmesi gerekmektedir.

20. Nitekim benzer bir konuda kurumumuza yapılan başvuru neticesi verilen 08.10.2020 tarih 2020/79713 ve başvuru nolu kararda “başvuranın, 24/03/2020 tarihli inceleme raporuyla ilgili bilgi edinme talebinin, söz konusu raporun “netice ve kanaat” kısmının özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek kısımlarının çıkartılması/karartılması suretiyle karşılanması” yönünde tavsiye kararı verilmiş, söz konusu karara idare tarafından uyularak karar doğrultusunda işlem tesis edilmiştir.

21. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın İlçesine atanması nedeniyle sürekli görev yolluğu yönünden eksik ödeme bulunmadığından bu talep yönünden başvurunun reddi ancak başvuran tarafından talep edilen Tarım ve Orman Bakanlığı Müfettişliğince düzenlenen

20.08.2020 tarih ve – / sayılı inceleme raporunun üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile

kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle başvurana verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa)

dava açma süresinden arta kalan sürede Eskişehir İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre;

Başvuranın eksik ödendiğini ileri sürdüğü yurtiçi sürekli görev yolluğunun yasal faizi ile ödenmesini talebi yönünden BAŞVURUNUN REDDİNE,

Başvuran tarafından talep edilen Tarım ve Orman Bakanlığı Müfettişliğince düzenlenen 20.08.2020 tarih ve – / sayılı inceleme raporunun üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, 4982 sayılı Kanunun 9’uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiyle başvurana verilmesi yönünde TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINA tavsiyede bulunulmasına,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tarım ve

Orman Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve Tarım ve Orman Bakanlığına tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi