ÖZET: Aile hekimi olarak görev yapan başvuran, çalıştığı Aile Sağlığı Merkezinin güvenliğinin sağlanması için güvenlik görevlisi istihdam edilmesi talebinde bulunmuş ve bu maliyetin kendisine yansıtılmamasını istemiştir. Başvuru üzerine Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerinin güvenlik görevlisi çalıştırabileceği yönünde bir görüş bildirmiştir. Ancak, İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan incelemelerde, Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğu bölgenin güvenlik zafiyeti taşıdığı belirtilmiş, fakat Sağlık Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülmediği ifade edilmiştir.

Danıştay, Aile Sağlığı Merkezlerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli risk analizlerinin yapılması gerektiğine ve bu süreçte aile hekimine maliyetin yansıtılmaması gerektiğine hükmetmiştir. Aile hekimlerinin kamu görevlisi olduğu ve sağlık hizmetlerinin sunumunda devletin sorumluluğu bulunduğu vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Sağlık Bakanlığına, güvenlik önlemlerinin alınması ve maliyetin aile hekimine yansıtılmaması için gerekli düzenlemelerin yapılması tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/831-S.20.1333

BAŞVURU NO : 2019/12716

KARAR TARİHİ : 17/01/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

Aile hekimi olan başvuranın görev yapmakta olduğu aile

BAŞVURUNUN KONUSU :

sağlığı merkezinin güvenliğinin sağlanması ve oluşacak maliyetin tarafına yansıtılmaması talebidir.

BAŞVURU TARİHİ : 19/07/2019

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuran Kurumumuza başvurusunda özetle; aile hekimi olarak görev yaptığı

Aile Sağlığı Merkezinin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca güvenliğinin sağlanması için güvenlik görevlisi çalıştırılması halinde oluşacak olan yaklaşık

2.600 TL maliyetin karşılanması için aile sağlığı merkezine yapılan gider ödemesinin yeterli

olmadığını belirterek gereğinin yapılmasını Kurumumuzdan talep etmiştir.

2. Başvuranın, her geçen gün giderek artan şiddet olayları nedeniyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Güvenliği Kanunu hükümlerine atıfla Aile Hekimliği Biriminin içerisinde bulunan Aile Sağlığı

Merkezinde güvenliğin sağlanmasını ve oluşacak maliyetin tarafına yansıtılmamasını 05/04/2019 tarih ve sayılı yazıyla İlçe Sağlık Müdürlüğünden talep ettiği ve Hatay

Valiliği tarafından Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden görüş istenerek görüş yazısının başvurana iletildiği görülmüştür.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Başvuranın 05/04/2019 tarih ve sayılı talep yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı Halk

Sağlığı Genel Müdürlüğünün 01/07/2019 tarih ve sayılı yazısında özetle; Aile

Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin “Aile sağlığı merkezi” başlıklı 22’nci maddesi 3’üncü fıkrasında “Aile hekimleri, sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya ve benzeri hizmetler için ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ya da hizmet satın alabilirler.” hükmü ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği “Aile hekimine

yapılacak ödemeler” başlıklı 16’ncı maddesi 1/c bendinde “Aile Sağlığı Merkezi Giderleri:

Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 23’üncü ve 24’üncü maddeleri ile belirlenen asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin %50’sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılır .” hükümlerinin yer aldığı ve bu kapsamda aile sağlığı merkezi gider ödemelerinden karşılanmak üzere aile hekimlerince ilgili mevzuatlara uygun olarak güvenlik görevlisi çalıştırılabileceği yönünde görüş verilmiştir.

4. Kurumumuzun 29/08/2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talep yazısıyla İçişleri

Bakanlığından başvuranın iddia ettiği üzere görev yaptığı Aile Sağlığı Merkezi çevresinde güvenlik zafiyeti oluşturabilecek herhangi bir durum olup olmadığına, sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak adına önleyici tedbir mahiyetinde Sağlık Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütülüp yürütülmediğine ilişkin bilgi, belge ve konuyla ilgili ayrıntılı hukuki görüşü talep edilmiştir. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 13/09/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; Sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak adına önleyici tedbir mahiyetinde veya sağlık hizmeti verilen yerlerde çalışan özel güvenlik görevlileri ve diğer çalışanlarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülen herhangi bir çalışmanın bulunmadığı ve ayrıca konuyla ilgili olarak Hassa İlçe Jandarma

Komutanlığı görevlilerince tanzim edilen 10/09/2019 tarihli tutanağın ekte gönderildiği belirtilmiştir. Bahse konu Hassa İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 10/09/2019 tarihli tutanakta özetle; adı geçen Aile Sağlığı Merkezinin komutanlıkları sorumluluk sahasında olduğu, konu ile ilgili olarak yapılan kapsamlı araştırma neticesinde Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğu yerleşim alanının PKK Terör

Örgütünün yaşam ve faaliyet alanlarından biri olarak değerlendirilen Amanos Dağlarına yakın bir yerleşim yeri olduğu, diğer meskun mahallere göre uzak ve ıssız olduğu, sağlık merkezinin içerisinde bulunduğu Mahallesinin PKK terör örgütü tarafından Amanos Dağlarına geçiş bölgesi olarak kullanıldığı, adı geçen terör örgütünün geçmiş yıllarda burada faaliyet gösterdiği, tespit edilen bu hususlar ve Aile Sağlığı Merkezinin sağlık personelleri ile yapılan görüşmeler neticesinde Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğu bölgenin güvenlik zafiyeti olan alanlardan biri olduğu, bu sebeple Sağlık Merkezini de içine alan

Mahallesine gündüz ve gece saatlerinde düzenli olarak komutanlıkları tarafından planlanan önleyici devriye faaliyetlerinin düzenlendiği, ancak bu çalışmanın Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülmediği ifade edilmiştir.

5. Kurumumuz 29/08/2019 tarih ve sayılı bilgi ve belge talep yazısıyla Sağlık

Bakanlığından Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin “Aile hekimine yapılacak ödemeler” başlıklı 16’ncı maddesinin 1/c bendi hükmü kapsamında bu güvenlik görevlisi giderlerinin karşılanmasının mümkün olup olmadığına, sağlık çalışanlarının haklarının korunması ve güvenliğinin sağlanması hedefleri çerçevesinde aile sağlığı merkezi çalışanlarının da daha güvenli bir ortamda çalışması adına yapılmış/yapılmakta olan/ yapılacak herhangi bir çalışmanın bulunup bulunmadığına, Hatay’daki sağlık çalışanlarının güvenliği ile ilgili risk analizi yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi, belge ve konuyla ilgili ayrıntılı açıklamaları talep edilmiştir. Dördüncü paragrafta bahsi geçen İçişleri Bakanlığının yazısı ve ekleri de 16/09/2019 tarih ve S.13044 sayılı yazımız ekinde birlikte değerlendirilmek üzere Sağlık

Bakanlığına gönderilmiştir. Bilgi ve belge talep yazılarımıza cevaben Kurumumuza iletilen

Hatay İl Sağlık Müdürlüğünün 24/09/2019 tarih ve sayılı yazısında; Çalışan Sağlığı

Birimi tarafından Müdürlüklerine bağlı 5 hizmet binasının, 49 Acil Sağlık Hizmetleri

İstasyonunun ve 110 Sağlık Evinin risk analizlerinin yapıldığı, 11 İlçe Devlet Hastanesinin, 4

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

ADSM’nin, 13 İlçe Sağlık Müdürlüğünün, 2 Toplum Sağlığı Merkezinin ve 196 ASM’nin yetkililerine eğitim verilerek İSG hizmetlerinin işveren sorumluluğunda olduğu konusunda bilgi verildiği ve kendi hizmet binalarının risk analizlerinin yapılması hakkında örnek taslağın ekte gönderildiği üst yazı yazıldığı, ayrıca Hatay ilinde faaliyet gösteren 12 özel hastanenin risk analizlerinin yaptırılmış olduğu, takibin Çalışan Sağlığı Birimi tarafından belli aralıklarla yapıldığı belirtilmiş ve yazı ekine sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçların soruşturulması aşamasında hukuki yardım sağlamak için geliştirilen “Beyaz Kod” uygulamasıyla ilgili yazışmaların eklendiği görülmüştür. Risk analizlerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin bahse konu yazıya evrak eklenmediği görüldüğünden 30/12/2019 tarihinde Hatay Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ile iletişime geçilmiş ve görev yaptığı aile sağlığı merkezinde risk analizi yapılmadığı bilgisi edinilmiştir.

6. Kurumumuzun Sağlık Bakanlığına hitaplı yazısına Hatay Valiliği tarafından cevap verilmiş olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden 11/10/2019 tarih ve sayılı yazımız ile tekrar açıklama talep edilmiş ve Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı

Genel Müdürlüğünün 04/11/2019 tarih ve sayılı cevabi yazısında özetle; İçişleri

Bakanlığının yazısı ekinde yer alan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 10/09/2019 tarihli tutanakta söz konusu bölgenin güvenlik zafiyeti olan bir bölge olduğu belirtilmiş olsa da, kamunun güvenliğini sağlamak ve gerekli kurumlar ile işbirliği yapma görevi verilen İçişleri Bakanlığınca söz konusu bölgede güvenlik zafiyeti olduğunun belirtilmediği ve ilgili Bakanlıktan konuya ilişkin herhangi bir talep alınmadığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

7. 1982 Anayasasının

7.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde:

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

7.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde:

“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

…

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir…”

7.3.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde:

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 8. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında:

Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 9. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin

9.1. “Görev” başlıklı 254 üncü maddesinde: “(1) İçişleri Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:

a) Bakanlığa bağlı iç güvenlik kuruluşlarını idare etmek suretiyle ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, yurdun iç güvenliğini ve asayişini, kamu düzenini ve genel ahlakı, Anayasada yazılı hak ve hürriyetleri korumak,…”

9.2. “Görevler” başlıklı 352’nci maddesinde:

“(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak,…”

9.3. “Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü” başlıklı 361’nci maddesinde:

“(1) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:

a) Halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, b) Birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak, …”

10. 4857 sayılı İş Kanununun “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde:

“Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.

İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır.

İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.)

İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur.

Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz…” 11. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun;

11.1. “Kapsam ve istisnalar” başlıklı 2’inci maddesinde:

“(1) Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.

(2) Ancak aşağıda belirtilen faaliyetler ve kişiler hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz:

a) Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri.

b) Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri.

c) Ev hizmetleri.

ç) Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar.

d) Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri.

e) (Ek: 10/9/2014-6552/15 md.; İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 14/5/2015 tarihli ve E.:

2014/177, K.: 2015/49 sayılı Kararı ile.)”

11.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde:

“…o) Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana gelme ihtimalini, ö) Risk değerlendirmesi: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla yapılması gerekli çalışmaları, p) Tehlike: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyelini, r) Tehlike sınıfı: İş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri, çalışma ortam ve şartları ile ilgili diğer hususlar dikkate alınarak işyeri için belirlenen tehlike grubunu…”,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

11.3. “İşverenin genel yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinde:

“ (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede; a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.

ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.

(2) İşyeri dışındaki uzman kişi ve kuruluşlardan hizmet alınması, işverenin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.

(3) Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği alanındaki yükümlülükleri, işverenin sorumluluklarını etkilemez.

(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.”,

11.4. “İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri” başlıklı 6’ncı maddesi:

“(1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10/9/20146552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından

Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler.

b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.

c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.

d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir.

(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.

(3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir. (4) (Ek: 10/9/2014-6552/16 md.) Birinci fıkranın (a)

bendine göre yapılacak görevlendirme süresinin belirlenmesinde 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı

Mesleki Eğitim Kanunu ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamındaki öğrenci statüsünde olan çırak ve stajyerler, çalışan sayısının toplamına dâhil edilmez.”

11.5. “Risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm ve araştırma” başlıklı 10’uncu maddesi:

“(1) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla

yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılırken aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

a) Belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu.

b) Kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi.

c) İşyerinin tertip ve düzeni.

ç) Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile kadın çalışanların durumu.

(2) İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler.

(3) İşyerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışma şekilleri ve üretim yöntemleri; çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek ve işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalıdır.

12. 4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların yapılmasını sağlar.” 13. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanununun

13.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’nci maddesinde:

“Bu Kanunun amacı; Sağlık Bakanlığının (…) belirleyeceği illerde, birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esaslarını düzenlemektir.”

13.2. “Tanımlar” başlıklı 2’inci maddesinde:

“Aile hekimi; kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini yaş, cinsiyet ve hastalık ayrımı yapmaksızın her kişiye kapsamlı ve devamlı olarak belli bir mekânda vermekle yükümlü, gerektiği ölçüde gezici sağlık hizmeti veren ve tam gün esasına göre çalışan aile hekimliği uzmanı veya Sağlık

Bakanlığının öngördüğü eğitimleri alan uzman tabip veya tabiptir.”

13.3. “Personelin statüsü ve malî haklar” başlıklı 3’ncü maddesinde:

“ Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir.

…

…

…

Sözleşme yapılan aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) bendine göre belirlenen en yüksek brüt sözleşme ücretinin aile hekimi için (6)

katını, aile sağlığı çalışanı için (1,5) katını aşmamak üzere tespit edilecek tutar, çalışılan ay sonuçlarının ilgili sağlık idaresine bildiriminden itibaren onbeş gün içerisinde ödenir. (Ek cümle: 4/7/2012-6354/ 12 md., Değişik ikinci cümle: 20/8/2016-6745/59 md.) Aile hekimlerine ve aile sağlığı çalışanlarına ihtiyaç hâlinde, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesinde belirtilen yerlerde haftalık çalışma süresi ve mesai saatleri dışında nöbet görevi verilir. (Ek cümle: 2/1/2014-6514/52 md.) Bunlara entegre sağlık hizmeti sunulan merkezlerde artırımlı ücretten yararlananlar hariç olmak üzere, 657 sayılı Kanunun ek 33 üncü maddesi çerçevesinde nöbet ücreti ödenir.

Sözleşmeli olarak çalışmaya başlayanların, daha önce bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşlarıyla ilişkileri aynı şekilde devam ettirilir. Ancak, her türlü prim, kesenek ve kurum karşılıkları bu fıkrada belirtilen ücretlerden kesilerek ilgili sosyal güvenlik kuruluşuna aktarılır. Bunlar önceki durumları çerçevesinde tedavi yardımlarından yararlanmaya devam ederler.

…Sağlık Bakanlığınca belirlenen standartlara göre, koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması(…) halinde bu ödeme tutarından brüt ücretin % 20’sine kadar indirim yapılır…

…

…

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

…

(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26 md.) Aile hekimleri ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ve işveren olabilir.

(Ek fıkra:15/11/2018-7151/26 md.) Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının yıllık izinleri, yıl içinde çalışılan süre ile orantılı olmak ve ait olduğu sözleşme döneminde kullanılmak üzere otuz gündür. Ayrıca beş gün kongre ve seminer izni ile yıllık izin bitiminden sonra mazeretleri nedeniyle beş gün idari izin verilebilir. Evlenme, ölüm, doğum ve emzirme hâllerinde, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personele ilişkin izin süreleri uygulanır.

Hastalık durumunda, bir malî yılda en çok on günlük dönemler halinde toplam kırk güne kadar hekimin uygun görmesiyle hastalık izni verilebilir. Bir defada on günü aşan hastalık izni ancak sağlık kurulu raporu ile verilebilir. Sözleşmeli aile hekimi iken aile hekimliği uzmanlık eğitimi almakta olanlar, bu eğitimleri kapsamındaki hastane rotasyonu süresince izinli sayılır.”

13.4. “Kamuya ait taşınmazların kullanımı” başlıklı 4’üncü maddesinde:

“Hazine, belediye veya il özel idaresine ait taşınmazlardan aile sağlığı merkezi olarak kullanılması uygun görülenler, Maliye Bakanlığı, belediye veya il özel idarelerince bu amaçla kullanılmak üzere doğrudan aile hekimine kiraya verilebilir.”

13.5. “Hizmetin esasları” başlıklı 5’inci maddesinde:

“(Değişik fıkra:15/11/2018-7151/27 md.) Aile hekimliği uygulaması kapsamında kişilerin aile hekimine kaydı yapılır. Sağlık Bakanlığınca belirlenen süre sonunda kişiler aile hekimlerini değiştirebilirler veya sağlık hizmet planlamasına uygun olarak Sağlık Bakanlığı kişilerin aile hekimini değiştirebilir. Her bir aile hekimi için kayıtlı kişi sayısı; coğrafi şartlar, sağlık hizmet planlaması gibi kriterler esas alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Sağlık Bakanlığınca belirlenir.

Aile hekimliği hizmetleri ücretsizdir; acil haller hariç, haftada kırk saatten az olmamak kaydı ile Bakanlıkça belirlenen kıstaslar çerçevesinde ilgili aile hekiminin talebi ve o yerin sağlık idaresince onaylanan çalışma saatleri içinde yerine getirilir…

Aile hekimlerinin şahsî kayıtları ilgili il ve ilçe sağlık idare birimlerinde tutulur. Aile hekimlerinin kullandığı basılı veya elektronik ortamda tutulan kayıtlar, kişilerin sağlık dosyaları ile raporlar, sevk belgesi ve reçete gibi belgeler resmî kayıt ve evrak niteliğindedir.

Bu kayıt ve belgeler, hekimin ayrılması veya kişinin hekim değiştirmesi halinde eksiksiz olarak devredilir. İlgili mevzuatta birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmî tabiplerce düzenlenmesi öngörülen her türlü rapor, sevk evrakı, reçete ve sair belgeler, aile hekimliği uygulamasına geçilen yerlerde aile hekimleri tarafından düzenlenir. ” 13.6. “Denetim, sorumluluk ve mal bildirimi” başlıklı 6’ıncı maddesinde; “Aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanları, mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygunluk ile diğer konularda Bakanlık, ilgili mülkî idare ve sağlık idaresinin denetimine tâbidir. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları, görevleriyle ilgili ya da görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edilir. Aile hekimi ve aile

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

sağlığı çalışanları, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla

Mücadele Kanunu gereğince mal bildiriminde bulunmakla yükümlüdür.” 14. Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin

14.1. “Kazanç getirici başka iş yapma yasağı” başlıklı 7’nci maddesinde:

“(1) Sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, bu görevleri dışında, bilimsel faaliyetler ve telif hakları hariç olmak üzere, mesleklerinin icrasından menfaat temin edemezler. Sanatsal ve sportif faaliyetler dışında esnaf veya tacir sayılmayı gerektiren herhangi bir faaliyette bulunamazlar. Herhangi bir yerde hizmet akdi ile çalışamazlar. Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar, ticarî mümessil, ticarî vekil, kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirketlerde komandite ortak olamazlar.”

14.2. “Çalışma saatleri” başlıklı 9’uncu maddesinde:

“ (1) Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, görevlerini haftalık çalışma süresi kırk saatten az olmamak kaydıyla, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde yerine getirir. Aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının, pozisyonlarının bulunduğu mahalde ikamet etmeleri esastır.”

14.3. “Denetim” başlıklı 11’inci maddesinde:

“(1) Aile sağlığı merkezi, aile hekimleri ve aile sağlığı elemanları, Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliğinin 29 uncu maddesi hükmü çerçevesinde, olağan dışı denetimler hariç olmak üzere, altı aylık aralıklarla denetlenir. Yapılan denetimler sonucunda ilgili mevzuat ve sözleşme şartlarına aykırı fiillerin tespit edilmesi hâlinde aykırılığın mahiyetine göre; a) Adlî yönden, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin

Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre, b) İdarî yönden 13 üncü ve 14 üncü madde hükümlerine göre, c) Kamu zararı oluşturan malî hususlar yönünden; 27/9/2006 tarihli ve 2006/11058 sayılı

Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve

Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, gerekli işlemler tesis edilir.”

14.4. “Aile hekimine yapılacak ödemeler” başlıklı 16’ncı maddesinde:

“(Değişik: 16/3/2015-2015/7528 K.)

“(1) Aile hekimliği uygulamasında sözleşmeyle çalıştırılan veya aile hekimliği uygulamaları için görevlendirilen aile hekimine çalışılan gün sayısına göre ödeme yapılır. İzin, rapor ve

Bakanlık tarafından ya da Bakanlık tarafından onaylanmak kaydıyla müdürlük tarafından verilen eğitimlerdeki görevlendirme süreleri çalışılan gün sayısına dahil edilir. Deprem, sel felaketi ve salgın gibi olağanüstü durumlarda valilikçe veya Bakanlıkça görevlendirilenlere, ödeme tam olarak yapılır. Aylık olarak yapılacak ödemeler aşağıda yer alan unsurlardan

oluşur:

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

a) Kayıtlı Kişiler İçin Ödenecek Ücret:…

b) Sosyoekonomik Gelişmişlik Düzeyi Ücreti: …

c) Aile Sağlığı Merkezi Giderleri: Sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliğinin 23’üncü ve 24’üncü maddeleri ile belirlenen asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin %50’sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılır .” , …

ç) Gezici Sağlık Hizmeti Giderleri:…”

14.5. “Aile hekiminden yapılacak kesintiler” başlıklı 18’inci maddesinde:

“ (1) Koruyucu hekimlik hizmetlerinden; aşılama, gebe, bebek-çocuk takibi için ayrı ayrı, başarı oranına göre kesinti uygulanır…”

14.6. “Düzenleyici işlemler” başlıklı 24’üncü maddesinde:

“ (1) Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkilidir. Bu düzenlemeler, Bakanlığın resmî internet sayfasında ilan edilir ve aile hekimlerine, aile sağlığı elemanlarına ve ilgililerine ilan tarihinde tebliğ edilmiş sayılır.” 15. Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin

15.1. “Aile sağlığı merkezi” başlıklı 22’nci maddesi 3’üncü fıkrasında:

“Aile hekimleri, sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya ve benzeri hizmetler için ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ya da hizmet satın alabilirler.”,

15.2. “Aile sağlığı merkezinin fiziki şartları” başlıklı 23’üncü maddesinde:

“(1) Aile sağlığı merkezlerinde aşağıda belirtilen asgari fiziki şartlar aranır.

a) Binanın kolay ulaşılabilir, güvenli, uygun havalandırma, ısıtma ve aydınlatma imkânlarına sahip, toplam alanının tek aile hekimi için 60 metrekare olması gerekir. Birden fazla hekimin birlikte çalışması durumunda her aile hekimi için 20 metrekare ilave edilir. Bir aile sağlığı merkezinde 2-6 aile hekimliği birimi olmasına azami dikkat gösterilir.

b) Bekleme ve danışma bölümü bulunur. Bir hekim için bekleme alanında en az 5, daha sonraki her hekim için ilaveten en az 3’er adet olmak üzere yeterli sayıda bekleme koltuğu bulundurulur. Bekleme koltuğunun kolay temizlenebilir ve ergonomik yapıda olması; ahşap, PVC veya metal malzemelerden yapılmışsa oturulan ve yaslanılan alanların bir döşeme malzemesi ile kaplanmış olması gerekir. Bekleme alanında Kurumca gönderilen güncel afiş ve broşürler düzenlenmiş panoda asılı olarak bulundurulur, panoda asılamayacak olanlar

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

çerçeveli olarak bulundurulur. Hasta ve hasta yakınlarının dilek ve önerilerini kolaylıkla ulaştırılabilmesini sağlayacak dilek ve öneri kutuları (Ek ibare:RG-11/3/2015-29292) ile hijyeni sağlamaya yönelik el antiseptiği bulundurulur.

c) Muayene odasının, her aile hekimi için en az 10 metrekare olması gerekir. Muayene odasında lavabo bulunur.

ç) Tıbbi müdahale odası, hastaya tıbbi girişimlerin yapılabileceği büyüklükte, lavabosu bulunan bir odadır. Bu odada aşı, enjeksiyon, küçük cerrahi müdahalelerin yapılmasına uygun muayene ve müdahale masası, muayene ve acil müdahale malzemeleri, jinekolojik muayene masası ile dezenfeksiyon ve sterilizasyon cihazlarının bulunması gereklidir.

d) Laboratuvar hizmetlerinin aile hekimince merkezde verilmesi planlanıyorsa bu hizmetler için uygun bir oda bulunur.

e) Aile sağlığı merkezi içerisinde kullanıma hazır, bütün aile hekimliği birimlerince de kullanılabilecek mahremiyet kurallarının uygulandığı, bebek bakım ve emzirme alanı veya odası bulunur.

f) Hastaların kullanabileceği tercihen kadın-erkek için ayrı olmak üzere birbirinden ayrılmış, müstakil tuvalet ve lavaboların olması gerekir. Her lavaboda sıvı sabun, kâğıt havlu ve poşetli çöp sepeti, her tuvalette tuvalet kâğıdı ve poşetli çöp sepeti bulundurulur. Tuvaletlerde acil çağrı butonu bulundurulur.

g) Tercihen binanın giriş katında kurulurlar. Engelli ve yaşlı vatandaşların giriş ve çıkışlarını mümkün kılan, kolaylaştırıcı tedbirler alınır.

ğ) Tıbbi hizmet alanları ile bekleme alanlarında iç ortam sıcaklığı 18-27 0C arasında tutulur, muayene odasının iç ortam sıcaklığı için alt sınırın 20 0C olması gerekir. Isıtma soba hariç diğer araçlarla sağlanır.

h) Aile sağlığı merkezinin iç alanlarının boya ve bakımı tam olmalıdır. Dış cephe boyası ve tamiratı ile ilgili gerekli talepler belirlenerek ilgili yerlere gönderilmelidir.

ı) Aile sağlığı merkezinin sağlık hizmeti sunulan alanlarına ait zemin kaplamasının kolay temizlenebilir nitelikte olması gerekir.

(2) Kullanım ömrünü tamamlamış veya ihtiyaç fazlası olan malzemeler aile sağlığı merkezi içinde bulundurulamaz.

(3) Bakanlığa tahsisli bulunan ve Kurum tarafından aile hekimlerine kiralanmış müstakil bina olarak kullanılan aile sağlığı merkezlerinin ilk çevre düzenlemesi müdürlük tarafından yapılır.

Daha sonraki bakımları aile hekimleri tarafından devam ettirilir.

(4) Muayene odası dışında birinci fıkrada sayılan diğer odalar aile hekimlerince müşterek kullanılabilir.”

15.3. “Aile sağlığı merkezinin teknik donanımı” başlıklı 24’üncü maddesinde:

“(1) Aile sağlığı merkezinde aşağıda belirtilen asgari tıbbi cihaz ve malzemenin faal olarak bulundurulması zorunludur.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

a) Steteskop.

b) Tansiyon aleti (çocuk ve erişkin olmak üzere en az iki boy).

c) Otoskop.

ç) Oftalmoskop.

d) Termometre.

e) Işık kaynağı.

f) Dil basacağı.

g) Paravan, perde ve benzerleri.

ğ) Muayene masası.

h) Refleks çekici.

ı) Mezura.

i) Fetal el doppleri.

j) Aşı nakil kabı.

k) Snellen eşeli.

l) Diapozon seti.

m) Tartı aleti (bebek, erişkin boy).

n) Boy ölçer (bebek, erişkin boy).

o) Pansuman seti.

ö) Enjektör, gazlı bez gibi gerekli sarf malzemeleri.

p) Keskin atık kabı.

r) Acil seti; acil müdahale setinde asgari aşağıda belirtilen malzemeler bulunur.

1) Laringoskop seti ve yedek pilleri (çocuk ve erişkin için), 2) Ambu ve maske (çocuk ve erişkin

boy), 3) Oksijen hortumu ve maskeleri, 4) Entübasyon tüpü (çocuk ve erişkin için), 5) Yardımcı hava yolu araçları (laringeal maske, airway ya da kombi tüp), 6) Enjektörler (2, 5,10 cc ebatlarında her bir ebattan asgari beş adet), 7) Kişisel koruyucu ekipman (eldiven, maske ve benzerleri.).

s) Defibrilatör.

ş) Manometreli oksijen tüpü (taşınabilir).

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

t) Seyyar lamba.

u) Buzdolabı (sadece aşılar ve antiserumlar için).

ü) Aşı dolabının ve aile sağlığı merkezinin tıbbi hizmet alanları ile bekleme alanlarında iç ortam sıcaklık takiplerini yapmak için standartları Kurumca belirlenmiş olan ısı verisi gönderebilen 2 adet termometre (Aşı dolabı sıcaklık takipleri en fazla iki saatlik aralıklarla yapılacak olup bu süre gerekli görülmesi halinde Kurumca değiştirilebilir.).

v) Aşılar ve ilaçlar için karekod okuyucu.

y) İlaçların miat ve stoklarının listesi (elektronik ortamda takip edilir.).

z) Jinekolojik muayene masası, spekülüm, muayene ve RİA seti.

aa) İlâç ve malzeme dolabı.

bb) Sterilizatör.

cc) EKG cihazı.

çç) Tromel.

dd) Glikometre.

ee) Tekerlekli sandalye.

ff) Nebülizatör.

gg) Santrifüj cihazı.

ğğ) Jeneratör veya kesintisiz güç kaynağı.

hh) Küçük cerrahi seti; asgari 1 portegü, 1 makas, 1 penset, 1 bisturi sapı, (Mülga ibare:RG11/3/2015-29292) (…) (dört hekime kadar iki set, dört hekimden sonra her dört hekim için ilave bir set).

ıı) Genişletilmiş bağışıklama programı kapsamında uygulanan aşılar ve antiserumlar.

ii) Kurum tarafından belirlenen bulundurulması zorunlu tutulan temel acil ilâçlar, aşılar ve antiserumlar.

jj) (Ek:RG-11/3/2015-29292) Aspiratör.

kk) (Ek:RG-16/5/2017-30068) Spirometre veya Peakflowmeter (2) Birden fazla aile hekiminin bir arada çalıştığı aile sağlığı merkezlerinde, bu maddenin birinci fıkrasındaki tıbbi cihaz ve malzemelerden (a)’dan (k) bendine kadar (k bendi dahil)

olanlar her aile hekimi için ayrı ayrı bulundurulur.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

(3) Bakanlıkça ve Kurumca özellikleri belirlenen bilgisayar, donanım, yazılım ve bilgi teknolojileri ile ilgili asgari şartlara uyulur.

(4) Aile hekimlerinin kullanmak zorunda oldukları teknik, tıbbi cihaz, bilgisayar donanımları ile gezici sağlık hizmetlerinin sunumu için gerekli olan motorlu araçlar, esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilir.

(5) Aile hekimleri, aile sağlığı merkezinde yangına karşı alınması gereken tedbirleri alır, tıbbi atıklar ve çöpler için 22/7/2005 tarihli ve 25883 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi

Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri alır.

(6) Aile sağlığı merkezi gideri olarak yapılacak katkıların tespitinde kullanılmak üzere aile hekimliği birimleri, fiziki şartlar ve donanım açısından Ek-1 deki gibi değerlendirilir.

(7) (Ek:RG-16/5/2017-30068) Üç ve üzeri aile hekimliği birimi bulunan aile sağlığı merkezlerinde, aile hekimlerince aile sağlığı merkezi girişinin, bekleme alanlarının ve oda girişlerinin görüntülendiği güvenlik kamera sistemi kurulur.” 16. 2016/3 Hukuki Yardım ve Beyaz Kod Uygulaması Genelgesinin “Hukuki yardım yapılacak

personelin kapsamı” başlıklı 2’nci maddesinin “a” fıkrasının “af” bendinde:

“24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında görev yapanlar”

Hükümleri amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

17. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde aile sağlığı merkezlerinde risk analizlerinin nasıl yapılacağı ve analiz sonuçlarına göre ne gibi tedbirler alınacağı ile analiz sonucunda güvenlik görevlisi gerekliliği değerlendirildiğinde bu hizmet bedelinin “Aile Sağlığı Merkezi Giderleri” ile karşılanabilmesi için ilgili mevzuatta değişiklik yapılması gerektiği yönünde Sağlık Bakanlığına tavsiyede bulunulması gerektiğine dair hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 18. Bir ve iki numaralı paragraflarda yer verildiği üzere Aile Sağlığı Merkezinde görev yapmakta olan Aile Hekimi başvurusunda özetle; her geçen gün giderek artan şiddet olayları nedeniyle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uyarınca Aile

Sağlığı Merkezinin güvenliğinin sağlanmasını ve oluşacak maliyetin tarafına yansıtılmamasını talep etmiştir.

19. İlçe Sağlık Müdürlüğüne talebini iletmesinden sonra Aile Hekimliği

Uygulama Yönetmeliği ile Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin hükümlerine atıfla aile sağlığı merkezi gider ödemelerinden karşılanmak üzere aile hekimlerince güvenlik görevlisi çalıştırılabileceği yönünde Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün görüş yazısının adı geçene iletildiği görülmüştür.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

20. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi üzerine İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak adına önleyici tedbir mahiyetinde veya sağlık hizmeti verilen yerlerde çalışan özel güvenlik görevlileri ve diğer çalışanlarla ilgili olarak

Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülen herhangi bir çalışmanın bulunmadığı belirtilmiş ve konuyla ilgili olarak İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince tanzim edilen 10/09/2019 tarihli tutanak ekte gönderilmiştir. Bahse konu tutanakta da özetle; Aile Sağlığı

Merkezinin bulunduğu yerleşim alanının PKK Terör Örgütünün yaşam ve faaliyet alanlarından biri olarak değerlendirilen Amanos Dağlarına yakın bir yerleşim yeri olduğu, diğer meskun mahallere göre uzak ve ıssız olduğu, sağlık merkezinin içerisinde bulundu

Mahallesinin PKK terör örgütü tarafından Amanos Dağlarına geçiş bölgesi olarak kullanıldığı, adı geçen terör örgütünün geçmiş yıllarda burada faaliyet gösterdiği, tespit edilen bu hususlar ve Aile Sağlığı Merkezinin sağlık personelleri ile yapılan görüşmeler neticesinde

Aile Sağlığı Merkezinin bulunduğu bölgenin güvenlik zafiyeti olan alanlardan biri olduğu, bu sebeple Sağlık Merkezini de içine alan Mahallesine gündüz ve gece saatlerinde düzenli olarak komutanlıkları tarafından planlanan önleyici devriye faaliyetlerinin düzenlendiği, ancak bu çalışmanın Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülmediği ifade edilmiştir.

21. Kurumumuzca Sağlık Bakanlığından konuyla ilgili bilgi, belge ve ayrıntılı açıklama talep edilmiş olup yazımıza cevaben Hatay İl Sağlık Müdürlüğünce, 196 Aile Sağlığı Merkezinin yetkililerine Çalışan Sağlığı Birimince verilen eğitimlerde İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerinin işveren sorumluluğunda olduğu konusunda bilgi verildiği, risk analizlerinin yapılması hakkında örnek taslak gönderildiği belirtilmiş, yazı ekine sağlık çalışanlarına karşı işlenen suçların soruşturulması aşamasında hukuki yardım sağlamak için geliştirilen “Beyaz Kod” uygulamasıyla ilgili yazışmaların eklendiği görülmüştür. Bahse konu yazımızla risk analizinin yapılıp yapılmadığı sorulmasına rağmen Hatay Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce risk analizlerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi verilmediği görüldüğünden, Müdürlük ve başvuran ile tekrar iletişime geçilmiş ve Aile Sağlığı Merkezinin risk analizinin yapılmadığı bilgisi edinilmiştir.

22. Kurumumuzun Sağlık Bakanlığına hitaplı yazısına Hatay Valiliği tarafından cevap verilmiş olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden tekrar açıklama talep edilmiş olup Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünce İçişleri Bakanlığının yazısı ekinde yer alan İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 10/09/2019 tarihli tutanakta söz konusu bölgenin güvenlik zafiyeti olan bir bölge olduğu belirtilmiş olsa da, kamunun güvenliğini sağlamak ve gerekli kurumlar ile işbirliği yapma görevi verilen İçişleri

Bakanlığınca söz konusu bölgede güvenlik zafiyeti olduğunun belirtilmediği ve ilgili

Bakanlıktan konuya ilişkin herhangi bir talep alınmadığı ifade edilmiştir.

23. Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle yurdun iç güvenliğinin ve asayişinin sağlaması görevi İçişleri Bakanlığına; halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi için çalışmalar yapmak görevinin de

Sağlık Bakanlığına verilmiştir. Aynı Kararname ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel

Müdürlüğüne halk sağlığını korumak ve geliştirmek, sağlık için risk oluşturan faktörlerle mücadele etmek, birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek, bu amaçla birinci basamak sağlık kuruluşlarını kurmak ve işletmek, gerektiğinde bunları birleştirmek, ayırmak, nakletmek veya kapatmak görev ve yetkisi verilmiştir.

24. 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunun da birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, birey ihtiyaçları doğrultusunda koruyucu sağlık hizmetlerine ağırlık verilmesi, kişisel sağlık

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

kayıtlarının tutulması ve bu hizmetlere eşit erişimin sağlanması amacıyla Sağlık Bakanlığınca belirlenen illerde aile hekimliği hizmetlerinin yürütülebilmesini teminen görevlendirilecek veya çalıştırılacak sağlık personelinin statüsü ve malî hakları ile hizmetin esasları düzenlenmiştir.

25. 5258 sayılı Kanununda “Sağlık Bakanlığı; Bakanlık veya diğer kamu kurum veya kuruluşları personeli olan uzman tabip, tabip ve aile sağlığı çalışanı olarak çalıştırılacak sağlık personelini, kendilerinin talebi ve kurumlarının veya Bakanlığın muvafakatı üzerine, 657 sayılı

Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın, sözleşmeli olarak çalıştırmaya veya bu nitelikteki Bakanlık personelini aile hekimliği uygulamaları için görevlendirmeye veya aile hekimliği uzmanlık eğitimi veren kurumlarla sözleşme yapmaya yetkilidir…” denilmek suretiyle aile hekimlerine diğer Sağlık Bakanlığına bağlı çalışan hekimlerden farklı bir statü verilmiş olduğundan, başvuru konusunun çözüme kavuşturulabilmesi için aile hekimlerinin öncelikle statüsünün açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

26. 5258 sayılı Kanunu ve buna dayanılarak çıkartılan mevzuat çerçevesinde aile hekimleri tarafından sunulan hizmetlerin; • Kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri ile birinci basamak teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yalnızca aile hekimlerince verilebilen asli ve sürekli görevler olduğu, • Aile hekimlerinin kendisinden hizmet alan kişilerden herhangi bir bedel almadığı ve sözleşme yaptığı sağlık idaresinden ücret ve gider ödeneği aldığı, • Koruyucu hekimlik hizmetlerinin eksik uygulaması durumunda ücretinde kesinti yapıldığı, • Nöbet için görevlendirildiğinde nöbet ücreti aldığı, • İzinlerinin (yıllık, mazeret, hastalık vb.) kanunla düzenlendiği, • Aile sağlığı merkezi olarak kamuya ait taşınmazların aile hekimine kiraya verilebildiği, • Aile hekimliği uygulaması kapsamındaki kişilerin hizmet alabilmek için aile hekimine kayıt yaptırması gerektiği, • Aile hekimliği hizmetlerinin ücretsiz olduğu, • Aile hekimlerinin kullandığı basılı veya elektronik ortamda tutulan kayıtlar, kişilerin sağlık dosyaları ile raporlar, sevk belgesi ve reçete gibi belgelerin resmî kayıt ve evrak niteliğinde olduğu, • Aile hekimlerinin görevleriyle ilgili ya da görevleri başında işledikleri veya kendilerine karşı işlenen suçlarda Devlet memurları gibi kabul edildikleri, • 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu gereğince mal bildiriminde bulunmakla yükümlülüklerinin olduğu, • Aile hekimlerinin kazanç getirici başka iş yapma yasaklarının olduğu,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden d391-6826-b276 kodu ile yapılabilir.

• Pozisyonlarının bulunduğu mahalde ikamet etmelerinin esas olduğu, Hususları bir arada değerlendirildiğinde, aile hekimlerinin kamu görevlisi olduğu açıktır.

27. Benzer şekilde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 27/09/2018 tarihinde verilen E. 2018/7550 ve

K. 2018/16826 sayılı kararında; 1982 Anayasası’nın 56’ncı maddesi ile 5258 sayılı Kanunun, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin ve Aile Hekimliği Uygulama

Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine atıfla kişinin sağlık hakkının, sağlıklı olma hakkı ve sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarını kapsadığı, Devletin vatandaşının sağlık hizmetlerinde yararlanması için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu, bu kapsamda da Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Aile Hekimliği Uygulamasının getirtildiği, aile hekiminin bu kapsamda devletin görevi olan sağlık hizmetini sunmasında “organ” olarak görev yaptığı, bu anlamda yapılan işin kamu hizmeti, hekimin de kamu görevlisi olduğu ifade edilmiştir. Bahse konu kararda, İş Kanunundaki işçi, işveren ve işveren vekili tanımlarına yer verilerek işçi açısından bir işyeri veya işletmenin bağımsız işveren sıfatından söz edilebilmesi için hukuki ve ekonomik açıdan bağımsız olması, bu konuda karar mekanizmasının kendinde bulunması, en önemlisi de bağımsız bir organizasyona sahip olması gerektiği belirtilerek, aile hekiminin işveren vekili, Sağlık Bakanlığını ise işveren olduğuna hükmedilmiştir.

28. 15/11/2018 tarihinde 5258 sayılı Kanunun 3’üncü maddesine “Aile hekimleri ferden veya müştereken personel çalıştırabilir ve işveren olabilir.” hükmü eklenmiştir. Bu değişiklikten evvel de Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğiyle aile hekimlerinin, sağlık hizmetlerine yardımcı olmak amacıyla ebe, hemşire, sağlık memuru, tıbbi sekreter gibi ilave sağlık hizmetleri personeli ile güvenlik, temizlik, kalorifer, sekretarya ve benzeri hizmetler için ferden veya müştereken personel çalıştırabileceği ya da hizmet satın alabileceği düzenlenmiştir. İlgili yönetmelikte aile sağlığı merkezlerinin asgari fiziki şartları ayrıntılı olarak düzenlenmiş ve bulundurulması zorunlu olan asgari tıbbi cihaz ve malzemeler de teke tek sayılmış olup, güvenlik ile ilgili olarak sadece üç ve üzeri aile hekimliği birimi bulunan aile sağlığı merkezlerinde, aile hekimlerince aile sağlığı merkezi girişinin, bekleme alanlarının ve oda girişlerinin görüntülendiği güvenlik kamera sistemi kurulması zorunluluğu getirilmiştir.

29. Yine Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinde de aile hekimine yapılacak ödemelerin unsurları ayrı ayrı sayılmış olup, “Aile Sağlığı Merkezi Giderlerinin” sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimine, hizmet verdiği merkezin kira, elektrik, su, yakıt, telefon, internet, bilgi-işlem, temizlik, büro malzemeleri, küçük onarım, danışmanlık, sekretarya ve tıbbi sarf malzemeleri gibi Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 23’üncü ve 24’üncü maddeleri ile belirlenen asgari fiziki ve teknik şartların devamına yönelik giderleri için her ay tavan ücretin

%50’sinin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan illerin satın alma gücü paritesi puanı ile çarpımı sonucuna göre bulunacak tutarda ödeme yapılacağı belirtilmiştir.

30. Diğer taraftan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülükleri düzenlenmiş, kamu ve özel sektöre ait bütün işlerin ve işyerlerinin kanun kapsamında olduğu belirtilmiştir.

31. Dolayısıyla, Aile Hekimlerinin görev yaptığı aile sağlığı merkezleri de 6331 sayılı Kanun kapsamında işyeridir ve aile sağlığı merkezlerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi için risk analizlilerinin yapılması gerekmektedir. İş Sağlığı ve

Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde, aile sağlığı merkezleri “tehlikeli”

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.

sınıfında sayılmıştır. Bahse konu 6331 sayılı Kanun ile işverene bazı yükümlülükler yüklemiştir.

32. Her ne kadar Ali Hekimliği Kanununda aile hekiminin işveren olabileceği düzenlenmişse de, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili işverene yüklenmiş olan yükümlülüklerin, yukarda ayrıntılı bir şeklide bahsedilen mevzuat çerçevesinde aile hekimlerine yapılan ödemeler ile yerine getirilmesinin mümkün olmadığı ve aile hekimine kazanç sağlayıcı başka iş yapma yasağı getirildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, Sağlık Bakanlığınca aile hekiminin işveren olduğundan bahisle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tüm sorumluluğun aile hekimine yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olduğu düşünülmüştür.

33. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda: Başvuranın hizmet vermekte olduğu Aile

Sağlığı Merkezinin güvenlik bakımında riskli bir bölgede bulunduğu ve “aile sağlığı merkezinde güvenliğin sağlanması” yönündeki talebi üzerine Sağlık Bakanlığının

• 5258 sayılı Ali Hekimliği Kanununa atıfla aile hekiminin işveren olduğu ve aile sağlığı merkezi gider ödemelerinden karşılanmak suretiyle güvenlik görevlisi çalıştırılabileceği, • Kamunun güvenliğini sağlamak ve gerekli kurumlar ile işbirliği yapma görevinin

İçişleri Bakanlığında bulunduğu

Gerekçeleriyle talebi reddettiği anlaşılmış olup, birinci basamak sağlık hizmetlerini yürütmek için sözleşmeli olarak çalıştırılan aile hekiminin aile sağlığı merkezi gider ödemesi ile hem aile sağlığı merkezinin asgari fiziki ve teknik şartlarının devamını sağlaması hem de güvenlik görevlisi istihdam edebilmesi mümkün olmadığından, ayrıca kamu hizmetinin yürütüldüğü aile sağlığı merkezlerinin bulunduğu bölgelerde güvenlik riskinin bulunması durumunda devriye faaliyetlerinin yürütülüyor olmasının güvenlik tedbirlerinin alınması bakımından yeterli görülemeyeceğinden, şikayet konusu bölge ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığınca aile hekimliği hizmetleri ile ilgili var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi için risk analizleri yapılıp analiz sonuçlarına göre gerekiyorsa İçişleri Bakanlığıyla da işbirliği yapılmak suretiyle güvenlik önlemlerinin alınması ve aile hekimine buna ilişkin maliyetin yansıtılmaması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, ilgili idareler tarafından Kurumumuza makul sürede cevap verilmiş olmakla birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından sunulan cevabi yazıda gerekçelerin yeterli olmadığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

35. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın görev yaptığı Demrek Aile Sağlığı Merkezinde güvenliğin sağlanması talebiyle ilgili olarak aile hekimliği hizmetleri ile ilgili var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi için risk analizleri yapılıp analiz sonuçlarına göre gerekiyorsa İçişleri Bakanlığıyla da işbirliği yapılmak suretiyle güvenlik önlemlerinin alması ve aile hekimine buna ilişkin maliyetin yansıtılmamasına yönelik düzenlemelerin yapılması hususunda SAĞLIK

BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca; SAĞLIK BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

.