|
ÖZET: Başvuran, 2015 yılı Ağustos ayından 2022 yılı Mart ayına kadar olan süre için geçmişe dönük aile yardımı talep etmiştir. İdare, başvuranın 07/03/2022 tarihli aile durum beyanında eşinin çalışmadığını belirtmesi üzerine, yalnızca son üç ay için aile yardımı ödemesi yapılabileceğini, daha önceki dönemler için ise herhangi bir beyan verilmediği gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ifade etmiştir. Ancak, başvuranın talebinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre aile yardımı ödeneği, memurun eşinin çalışmaması şartına bağlıdır ve bu ödeneğin nasıl kazanılacağı açıkça belirtilmiştir. İdare, aile yardımı bildiriminin zamanında yapılmadığı gerekçesiyle geçmişe dönük ödemeleri reddetmiştir. Ancak, Danıştay içtihatları ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. maddesi, geriye dönük taleplerin önünde engel bir durum olmadığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, başvuranın aile yardımı ödeneğinden yararlanabilmesi için gerekli şartların sağlandığı ve geçmişe dönük ödemelerin yapılması gerektiği tespit edilmiştir. İdareye, başvuranın talebinin kabul edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/8739-S.22.13340
BAŞVURU NO : 2022/5159
KARAR TARİHİ : 06/07/2022
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Geriye dönük aile yardımı ödeneği taleplidir.
BAŞVURU TARİHİ : 05/04/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sigorta Primleri Daire
Başkanlığında Sosyal Güvenlik Uzmanı olarak görev yapmakta olduğunu, T.C. Kimlik no.lu eşi ’ın 2014 yılı Ekim ayında 4A kapsamında sigortalı olarak işe başladığını, 31/07/2015 tarihinde işten ayrıldığını, sigortalı olarak çalıştığı dönemde kanun gereği eş yardımının kesildiğini, 4A iş çıkışından sonra 2015 yılı Ağustos ayından başlayarak tekrar eş yardımına müstahak olmasına rağmen
2015 yılı Ağustos ayından 2022 yılı Mart ayına kadar eş yardımı alamadığını, 07/03/2022 tarihli
dilekçesinde belirttiği geçmişe dönük aile yardımı ödenmesi talebinin reddedildiğini, iyi yönetim ilkeleri gereği eşinin işten ayrılması gerçekleştiğinde aile yardımı beyannamesi vermesi gerektiğinin aile yardımı kesilirken yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, söz konusu bildirim yapılmamış olduğundan yıllar sonra aile yardımının Kurum tarafından verilmediğini tesadüfen öğrendiğini, 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 36 ncı maddesi hükmü ile memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığını, idare tarafından personelin durumunda oluşan değişikliklerin takip edilerek mevzuatla personelin hak kazandığı ödemelerin vaktinde yapılması gerektiğini, 657 sayılı Kanunda hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceğinin, ne şekilde ve ne zaman ödeneceğinin açıkça düzenlendiğini, geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, Merkezî
Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmadığını, dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediğini ve hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığını ve sadece geçmişe dönük 3 ay aile yardımı ödemesi yapılarak diğer aylara ilişkin ödemeyi alamamasının mağduriyete yol açtığını ifade etmiş olup geçmişe dönük olarak aile yardımının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 18/04/2022 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı Personel Daire Başkanlığı tarafından gönderilen 29/04/2022 tarihli ve E– – sayılı yazıda özetle; 2.1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 202, 203, 204, 205 ve 206 ncı maddelerinde; aile yardımı ödeneği, aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü, aile yardımı ödeneğine hak kazanma, aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme, çocuk için aile yardımı ödeneği verilmeyecek hallerin açıklandığı, ilgililer tarafından zamanında bildirim yapılmayarak eş ve çocuk için ödenecek aile yardımı ödeneğinin zaman zaman geriye doğru (geçmiş tarihlere yönelik) talep edilmesi halinde yapılacak işlem hakkında Maliye Bakanlığından görüş talep edildiği, 2.2. Konu ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan 30/03/2007 tarihli ve 5861 sayılı yazıda özetle; 14/10/1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile Ek ve değişikliklerini yürürlükten kaldıran, 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı 3 üncü Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde, sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgelerin sayılmış olduğu, buna göre, aile yardımı ödeneğinin, aile yardımı bildirimine dayanılarak yapılan bir ödeme niteliğinde olması dikkate alındığında, bu bildirimin yapılmasından sonra da geriye yönelik olarak aile yardımı ödeneği verilmesine imkan bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği,
2.3. Diğer yandan; Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara
İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 36 ncı maddesinde; aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verileceğinin düzenlendiği,
2.4. Bu itibarla, adı geçenin 07/03/2022 tarihli aile durum beyanında çalışmadığını belirttiği eşi için, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için aile yardımı ödemesinin yapıldığı, eşinin işten çıkmış olduğu 31/07/2015 tarihinden sonra 07/03/2022 tarihine kadar herhangi bir aile durumu beyanı vermediğinden ilgiliye (toplu sözleşme kapsamında yararlandırılabileceği hükme bağlanmış olan üç aylık süre hariç) aile yardımı ödeneği ödenebilmesinin mümkün bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığı’na bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” ana başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”,
5.2. “Aile yardım ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)
aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir.
Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir…”,
5.3. “Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde “Aile yardımı ödeneği
Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir. Karı ve kocanın her ikisi de memur iseler bu ödenek yalnız kocaya verilir. Aile yardımı ödenekleri hiç bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın ödenir ve borç için haczedilemez.”,
5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.”,
5.5. “Aile yardımı ödeneği hakkını kaybetme” başlıklı 205 inci maddesinde “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneği hakkını eşinden boşanma veya eşinin ölümü, çocuk için ödenen yardım ödeneği hakkını da çocuğun ölümü veya 206 ncı maddedeki hallerin vukuunu takip eden ay başından itibaren kaybeder.”,
6. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.”,
7. 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı 3 üncü Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin;
7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”,
7.2. “Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesinin (b) bendinde “Kamu personeline yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır.
b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı
Bildirimine (Örnek: 14 ) dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir.
Bildirimler, ödeme belgesinin (Değişik ibare:RG-5/11/2016-29879) birinci nüshasına eklenir.”,
8. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 36 ncı maddesinde “(1) Aile yardımından yararlanılabilecek es ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ile tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran, 2015 yılı Ağustos ayından 2022 yılı Mart ayına kadar olan süreye ilişkin geçmişe dönük aile yardımının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep etmektedir (§1).
11. İdare tarafından; 07/03/2022 tarihli aile durum beyanında çalışmadığını belirttiği eşi için, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için başvurana aile yardımı ödemesi yapılarak, eşinin işten ayrıldığı 31/07/2015 tarihinden sonra 07/03/2022 tarihine kadar herhangi bir aile durumu beyanı vermediğinden ilgiliye (toplu sözleşme kapsamında yararlandırılabileceği hükme bağlanmış olan üç aylık süre hariç) aile yardımı ödeneği ödenebilmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesiyle, 6. Dönem Toplu Sözleşmenin 36 ncı maddesi hükmü ile Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 30/03/2007 tarihli görüş yazısı doğrultusunda, söz konusu dönem için başvurana aile yardımı (Eş) ödenmemesi yönünde işlem tesis edilmiştir.
12. Anayasa Mahkemesinin 17/04/2008 tarihli ve E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararında “Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik”tir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun
bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.” denilmektedir (https://www.corpus.com.tr/#!/AnayasaMahkemesi, Erişim: 10/06/2022). Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesi olup bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.
13. 657 sayılı Kanunda (§5), eş için ödenen aile yardımı ödeneği evlenme olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise doğum olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı, bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı hususları düzenlenmiştir. Buna göre, eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin; evlenme olayının vuku bulmasıyla elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği ve eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığının göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır.
14. Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde şikâyete konu olay değerlendirildiğinde; ilgili Yönetmeliğin amacının harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini belirlemek olduğu, anılan Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağının belirlenmiş olduğu, ilgili Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğu için değil 657 sayılı Kanunda düzenlenen şartları taşıdığı için başvuranın bahsi geçen ödeneğe hak kazandığı, kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesinde düzenlenmiş olan memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında Yönetmelik hükmüne dayanılarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün olmadığı ortadadır.
15. 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde (§7); ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmemesi veya belgeleri verilmemesi nedeniyle ödenemeyen borçların, zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Aile yardımı bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden ise 657 sayılı
Kanunun ilgili maddelerinde; hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir düzenlemeye rastlanmamıştır. Bu kapsamda; hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden, 5018 sayılı
Kanunun 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmü de dikkate alınarak, geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
16. Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve E.2013/367, K.2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E.2014/367, K.2014/798 sayılı kararında; aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak ilgili kararlarda “657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun vurgulanmış olduğu, diğer taraftan Sayıştay 2. Dairesinin 01/02/2010 tarihli ve 553 no.lu ilamında, geriye dönük çocuk yardımı ödenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verildiği görülmüştür.
17. İdare tarafından; 07/03/2022 tarihli bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için başvurana aile yardımı ödemesi yapıldığı, eşinin işten ayrıldığı 31/07/2015 tarihinden sonra 07/03/2022 tarihine kadar herhangi bir aile durumu beyanı verilmediğinden ilgiliye -toplu sözleşme kapsamında yararlandırılabileceği hükme bağlanmış olan üç aylık süre hariç- aile yardımı ödeneği ödenebilmesinin mümkün olmadığı değerlendirmesiyle işlem tesis edilmişse de toplu sözleşmeler vasıtasıyla kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmeleri amaçlanmakta olup, yukarıda yer verilen açıklamalar ve konuya ilişkin mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen toplu sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığı değerlendirilmiştir.
18. Nitekim Danıştay 11. Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve E.2013/3728, K.2014/4312 sayılı kararında özetle; normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği, bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı, bazı durumlarda, üst norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerde bir olayın veya konunun genel çerçevesi çizilerek bu konunun ayrıntısının alt normlarla düzenlenmesinin öngörülebileceği, bu gibi hallerde, üst normda belirtilen hususların düzenlenmesi hakkında düzenleme yapmaya yetkili idarenin takdir yetkisini üst normda çizilen sınırları aşarak kullanıp kullanmadığının hukuki denetiminin yapılacağının tabii olduğu, hukuki denetim yapılırken de, üst normun metnine bağlı kalınmaksızın amacının da yorumlanması ve buna göre bir hakkın kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespiti suretiyle sonuca ulaşılması gerektiği, emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı hükmüne varılmış ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuk isabet görülmediği yönünde hüküm kurulmuştur (https://www.corpus.com.tr/#!/Danistay, Erişim:13/06/2022).
19. Başvuran tarafından belirtilen, idare tarafından personelin durumunda oluşan değişikliklerin takip edilerek mevzuatla personelin hak kazandığı ödemelerin vaktinde yapılması gerektiği hususunun; evlenme, boşanma, eşinin ölümü, çocuğunun doğumu, ölümü gibi ödemelere dair Devlet memurlarının durumunda meydana gelecek değişikliklerin idarelerce takip edilerek sağlıklı bir sonuca varılabilmesinin -idarelerin çalışan sayısı da göz önünde bulundurularak- mümkün olamayacağı ve mağduriyetlere sebep olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile aile yardımı ödeneğinin, Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak yapılması öngörülerek konuya ilişkin düzenleyici işlemin belirlendiği görülmüştür. Bu kapsamda, başvuranın 07/03/2022 tarihinde Aile Yardımı Bildirimi verdiği dikkate alındığında, aile yardımının faiziyle ödenmesi talebine ilişkin yapılacak işlem olmadığı sonucuna varılmıştır.
20. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın aile yardımı ödeneğinden (Eş)
faydalanabilmesi için 657 sayılı Kanunda belirtilen, memurun eşinin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartlarını taşıdığı ve toplu sözleşme düzenlemesi ile başvuranın sahip olduğu hakkın kısıtlanmış olduğu değerlendirmesiyle başvurana, 31/07/2015 tarihinden sonra 07/03/2022 tarihine kadar herhangi bir aile durumu beyanı verilmediğinden bahisle -toplu sözleşme kapsamında yararlandırılabileceği hükme bağlanmış olan üç aylık
süre hariç- aile yardımı ödeneği (Eş) ödenmemesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine idare tarafından süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvurana, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 34 üncü maddesinin üçüncü fıkrası düzenlemesi dikkate alınarak, aile yardımı (Eş) ödeneğinin ödenmeyen kısmına ilişkin geçmişe dönük ödemenin yapılması yönünde SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURAN ile SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi