ÖZET: Başvuran, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne geriye dönük 3 aylık aile yardımı talebinde bulunmuş, ancak idare olumsuz cevap vermiştir. Başvuran, eşinin ücretsiz izinde olduğu dönemde aile yardımı almadığını belirterek, bu durumun göz önünde bulundurulmasını istemiştir. İdare, başvuranın talebini reddederken, aile yardımına hak kazanma koşullarının yerine getirilmediğini öne sürmüştür.

Danıştay, aile yardım ödeneğinin, Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde kazanılmış bir hak olduğunu vurgulamıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, aile yardımı ödeneği için başvuru süresine dair bir kısıtlama bulunmadığına dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın durumu geç bildirmesi hakkın kazanılmasını olumsuz etkilememektedir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmış ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8985-S.22.13806

BAŞVURU NO : 2022/1012

KARAR TARİHİ : 18/07/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Geçmişe dönük aile yardımı ödenmesi talebi

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 19/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan özetle; çalıştığı DSİ 12. Bölge Müdürlüğüne geriye dönük 3 aylık aile yardımını almak için kanunun ve mevzuatın yanlış veya eksik değerlendirildiğini belirten

3 dilekçe ile başvurduğunu, ancak mevzuata aykırı olarak olumsuz cevap verildiğini, verdiği dilekçelerin

DSİ Genel Müdürlüğüne görüş istenmesi için yollanmadığını, bunun üzerine CİMER vasıtasıyla Genel

Müdürlüğe başvurduğunu, başvuru sonucunun olumlu olduğunu son bir dilekçe ile DSİ 12. Bölge

Müdürlüğüne bildirdiğini, lakin yine olumsuz cevap verildiğini, yürürlükte olan toplu sözleşme ve 657 sayılı Kanunun ilgili maddeleri uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olmadı ve geçmişe dönük ödemenin önünde bir engel olmadığını belirterek, geçmişe dönük ödenek alabilme durumunun incelenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelere cevaben Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 12. Bölge

Müdürlüğünün 23/03/2022 tarih, sayılı yazı ve eklerinde özetle;

2.1 2020-2021 yıllarını kapsayan Memur Toplu Sözleşme Hakem Kurulu kararında yer alan 35 inci

maddesinde “….ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması” hükmünün yer aldığı,

2.2. Ancak, başvuran tarafından Kuruma verilen 21/02/2021 tarihli aile bildirim formunun verildiği tarihte başvuranın eşinin ücretsiz izinde olmadığı, bu nedenle aile yardımı ödeneği verilme koşullarının mevcut olmadığı,

Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,

5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”,

“Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”,

“Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır.”,

6. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 39 uncu maddesi ile 2020 ve 2021 yıllarını

Kapsayan 5. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 35 inci maddesinde; “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.1.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.”,

7. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin;

“Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”;

“Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesinde, “….b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir. Bildirimler, ödeme belgesinin birinci nüshasına eklenir.”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9. Başvuran; geriye dönük 3 aylık aile yardımını alabilme durumunun incelenmesini talep etmektedir.

10. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğünden istenilen bilgi ve belgeler doğrultusunda anılan idare tarafından Kurumumuza gönderilen belgeler incelenmiş, aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır.

11. Harita Mühendisi olarak çalışan başvuran, 21/01/2021 tarihli aile durum bildiriminde eşinin doğum sonrası 15/12/2019-12/05/2020 tarihleri arasında ücretsiz izine ayrıldığını, eş yardımı alamadığını ve ücretsiz izin bittikten sonra çalışma devam ettiğini belirterek, geriye dönük 3 aylık aile yardımını talep ettiği,

12. İdare tarafından olumsuz cevap verilmesi sonrası emsal mahkeme kararları ve Kurumumuzun tavsiye kararlarını örnek göstererek CİMER üzerinden tekrar başvuruda bulunduğu ve DSİ Genel Müdürlüğü bünyesinde Hukuk birimi veya Personel Müdürlüğünce cevap verilmesini istediği,

13. DSİ Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin 22/03/2021 tarih, sayılı yazısında, ilgili mevzuat, Sayıştay’ın ve Kurumumuzun örnek kararları doğrultusunda 15/01/2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, yaptığı bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki 3 aya kadar olan dönem iiçn aile yardım ödeneğinin verilebileceği hususunun mütalaa edildiği, ancak 12.Bölge

Müdürlüğünün 20/08/2021 tarih, sayılı yazısıyla istemin tekrar reddedildiği,

14. Aile yardımının, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunması ilkesinin bir gereği olarak, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan Devletin anne ve çocukların korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü yöntemle gerekli tedbirleri alacağı yönündeki hükümler uyarınca, aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden eş ve çocuklarının durumları nedeniyle fazladan mali külfete katlanmak durumunda kalanlara verilen, ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlamak amacına yönelik olarak ihsas edilmiş olan memurun mali özlük haklarından biri olduğu,

15. Somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği,

/

16. Bilindiği üzere, eş için ödenen aile yardımı ödeneğinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise

“doğum” olayının gerçekleşmesine bağlandığı ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağının ifade edildiği, aynı Kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağının hükme bağlandığı,

17. Başvurunun Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirildiğinde, ilgili

Yönetmeliğin amacının, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemek olduğu, anılan Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağının belirlendiği, bir başka ifade ile kişinin bu ödeneğe, ilgili

Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazandığı, kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığının da açık olduğu,

18. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, aynı zamanda Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği görüldüğünden, hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı,

19. 4. ve 5. Dönem Toplu Sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca, Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.1.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydına bağlandığı belirtilmişse de, toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen Toplu Sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığının görüldüğü, emsal nitelikteki Danıştay 11. Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına hükmedilmiş ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yönünde tesis edilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği” hususlarının belirtildiği,

20. Normlar hiyerarşisi gereğince ilgili mevzuat hükümleri kendinden bir önce gelen mevzuat hükümlerine aykırı olamayacağı gibi, bu hükümleri daraltıcı nitelikte de olamayacağı, dolayısıyla Devlet Memurları

Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerinde bildirimin esas alınmış olması ve geriye dönük ödeme ile ilgili sınırlayıcı bir hüküm getirmemiş olmasına rağmen ilgili Toplu Sözleşme hükmünde bu şekilde kazanılmış hakkın kullanılmasını sınırlayıcı nitelikte hüküm konulmasının hukukun genel prensiplerine aykırılık oluşturacağı, /

21. Aile yardım ödeneğinin, eşi çalışmayan ve bu nedenle geliri azalan ailenin korunması amacını da taşıyan bir düzenleme olduğu, Anayasa Mahkemesinin 03/04/2001 tarihli ve sayılı kararında kazanılmış hakkın “kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır” şeklinde tanımlandığı, buna göre, anılan tarihler arasında eşinin izinli olması nedeniyle aile yardımı almaya hak kazanan başvuranın söz konusu durumu geç bildirmesi durumunun hakkın kazanılması hususunu olumsuz etkilemediği, bu doğrultuda, sonradan başvuruda bulunsa bile, durumunu belgeyle kanıtlaması halinde bu ödeneğin memura ödenmesi gerektiği, başvuranın bağlı olduğu Genel Müdürlük Hukuk Müşavirliğinin de aynı yönde mütalaasının bulunduğu,

Anlaşılmış olup,

22. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle başvuranın hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde

“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun davranması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Yozgat İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın eşinin aylıksız izin kullandığı dönemin son üç ayına ilişkin olarak talep ettiği aile yardımının ödenmesi yönünde makul sürede işlem tesis etmesi için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın Başvurana ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

/

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/