ÖZET: Başvuran, Gölköy Devlet Hastanesinde üroloji uzmanı olarak çalışırken aile yardımı ödeneğini geriye dönük almak istediğini, ancak yasal faiz ödemesinin yapılmadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın aile yardımı ödeneği için gerekli bildirimde bulunmadığını ve bu nedenle yalnızca anapara ödendiğini savunmuştur. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın aile yardımı ödeneğinin geçmişe dönük olarak faiziyle birlikte ödenmesi talebinin reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesi durumunda faiz ödenmesinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Başvuranın, 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli hekim olarak çalışmaya başlamasıyla birlikte yeniden bildirimde bulunmaması, idarenin bu konuda bilgilendirme yapmaması nedeniyle bir mağduriyet oluşmuştur. Bu nedenle, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/13018-S.22.19934

BAŞVURU NO : 2022/5326

KARAR TARİHİ : 07/10/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ORDU VALİLİĞİ

Başvuranın geriye dönük almış olduğu aile yardımı ödemeleri için faiz

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/04/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, 2017 yılından beri aile yardımı ödeneği almadığını fark ettiğini, üroloji uzmanı olarak çalıştığı Gölköy Devlet Hastanesine 26.11.2021 tarihinde faizi ile birlikte geriye dönük ödeme için başvurduğunu, ödemenin faizsiz olarak yapıldığını, sonrasında yeniden başvuru yaptığında ise faiz talebinin kabul edilmediğini ifade ederek geriye dönük aile yardımı ödemelerinin faizinin de ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 25/05/2022 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talebine istinaden Ordu

Valiliği tarafından Kurumumuza gönderilmiş olan yazıda özetle; 2.1. Başvuranın Gölköy Devlet Hastanesinde 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli üroloji uzmanı olarak çalıştığı, 2.2. 4924 Sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması

İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ un “Mali

Haklar ve Ödül” başlıklı altıncı maddesinin dördüncü fıkrası “Sözleşmeli personele yapılacak ödemeler, çalışmayı takip eden ay sonunda yapılır. Sözleşmeli personele, aylık sözleşme ücreti dışında görev yaptıkları birimde bulunan döner sermayeden ilgili mevzuatı dahilinde ödeme yapılabilir. Sözleşmeli personele, Devlet memurlarına ödenen aile, doğum, ölüm yardımları ödeneği verilir ve bu personel 657 sayılı Kanunun 209, 210, 211 ve 212 nci maddelerindeki yardım ve haklardan yararlandırılır.” şeklinde olduğu, /

2.3. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün sayılı ve 24.12.2007 tarihli yazısında geriye yönelik aile yardımı ödeneği verilmesine imkan olmadığının ifade edildiği, 2.4. 25 Ağustos 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet

Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu

Sözleşmenin 39 uncu maddesinde (1) “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.1.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” denilmesi ile geriye yönelik 3(üç) aylık aile yardımı ödemeleri başladığı, 2.5. Başvuranın, Ordu Devlet Hastanesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4’ üncü maddesinin (a) bendi kapsamında memur olarak çalışırken Mülga Ordu İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel

Sekreterliğinin 27.07.2017 tarih ve 709 sayılı kararı ile Gölköy Devlet Hastanesine 4924 Sayılı Kanuna göre sözleşeli personel olarak atandığı, 31.07.2017 tarihinde Ordu Devlet Hastanesinden ayrılarak aynı gün

Gölköy Devlet Hastanesine başladığı ve Gölköy Devlet Hastanesine aile bildirim formu doldurup vermediği görüldüğü, 2.6. 26.11.2021 tarih, sayı ve 30.11.2021 tarih, sayı ile

Gölköy Devlet Hastanesi kayıtlarına alınan dilekçelerinde aile yardımı ödeneği almadığını fark ettiğini bu sebeple Ağustos 2017 tarihinden beri ödenmeyen aile yardımı ödeneğini talep ettiğini Gölköy Devlet

Hastanesine bildirdiği, Gölköy Devlet Hastanesi tarafından 06.12.2021 tarih ve sayılı yazı ile Müdürlüğümüzden görüş talep edildiği, Müdürlüğümüzce mevzuat hükümleri, Kamu

Denetçiliği Kurumu Tavsiye kararları ve yargı kararları birlikte değerlendirilerek 22.12.2021 tarih ve Esayılı yazı ile “Geriye Dönük Aile Bildirimi Ödemesi” yapılabileceği görüşü verilmiştir. Müdürlüğümüzce verilmiş olan görüş üzerine Gölköy Devlet Hastanesi başhekimliğince

17.02.2022 tarihinde ya faizsiz olarak geriye dönük aile yardımı ödemesi yapıldığı,

2.7. Gölköy Devlet Hastanesi tarafından 03.03.2022 tarih ve sayılı yazı ile

Müdürlüğümüzden nın geriye dönük aile yardımı ödemesinde faiz ödenip ödenmeyeceği hususunda görüş istendiği, yapılan incelemede nın 31.07.2017 tarihinde Gölköy Devlet

Hastanesi’ ne başladığında “Aile Bildirim Formu” ile başvuru yapmadığı bu sebeple Gölköy Devlet

Hastanesi tarafından bekar ve çocuksuz olarak maaş yapıldığı anlaşıldığından 18.03.2022 tarih ve E sayılı görüş yazımız ile ya geriye dönük aile bildirim ödeneğinde faiz ödenemeyeceği yönünde görüş verildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)

aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…”, 5.2. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği

Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…”, 5.3. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır.”, 6. Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin

2022 ve 2023 yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin “Aile yardımı ödeneğinden geriye

dönük yararlanma” başlıklı 36 inci maddesinde; “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 01/10/2021 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem içinde aile yardımı ödenekleri verilir.’’ 7. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin; 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”; 7.2. “Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesinde, “….b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir. Bildirimler, ödeme belgesinin birinci nüshasına eklenir.”, düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, Gölköy Devlet Hastanesinde üroloji uzmanı olarak görev yaptığını, aile yardım ödeneğini geriye dönük almasına rağmen yasal faiz ödemesinin yapılmadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

10. Şikayet başvurusuna ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; başvuranın 26.11.2021 tarih, sayı ve 30.11.2021 tarih, sayı ile Gölköy Devlet Hastanesi kayıtlarına alınan dilekçelerinde aile yardımı ödeneği almadığını fark ettiği ve bu sebeple Ağustos 2017 tarihinden beri ödenmeyen aile yardımı ödeneğini idareden talep ettiği, mevzuat hükümleri, Kurumumuz

Tavsiye kararları ve yargı kararları birlikte değerlendirilerek 22.12.2021 tarih ve sayılı yazı ile “Geriye Dönük Aile Bildirimi Ödemesi” yapılabileceğinin bildirilmesi sonucunda başvurana geriye dönük olarak aile yardım ödemelerinin yapıldığı görülmektedir.

11. Başvuran Sağlık Bakanlığına bağlı olarak 657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesi (a) bendi kapsamında çalışmakta iken 2017 yılında kendi talebi üzerine 4924 Sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde

Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik

Yapılması Hakkında Kanuna tabi sözleşmeli hekim olarak göreve başlamıştır. Bu geçiş işlemleri sırasında aile yardımı (eş ve çocuk) için yeniden bildirimde bulunulması Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri

Yönetmeliğinin 12’nci maddesi kapsamında gerekli iken başvuran bu bildirimi yapmamış ve 2021 yılı

Ağustos ayında bu ödemeleri almadığını fark ettiğini ifade ederek geriye dönük ödeme talebinde bulunmuştur. Başvuranın geriye dönük aile yardımı (çocuk) talebi Kurumumuz emsal kararları ve yargı kararları da gözetilerek yapılmış ancak başvuranın faizi ile birlikte ödeme yapılması talebi karşılanmayarak yalnızca anapara ödemesi yapılmıştır. Bu nedenle başvuran faiz ödemesi yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

12. Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin amacı “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazanmaktadır. Kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermek mümkün görünmemektedir.

657 sayılı Kanun ile Harcama Belgeleri Yönetmeliğine bakıldığında kişilerin hak kazanma için gerekli

şartlar ile bildirim şartının belirlendiği anlaşılmakla birlikte bildirimin ne zaman yapılması gerektiğine ilişkin bir belirleme yapılmadığı görülmektedir.

13. Başvuran açısından konu incelendiğinde; başvuranın öncesinde çocukları için bildirimde bulunduğunun dosya kapsamında anlaşıldığı ancak 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli hekim olarak çalışma talebi doğrultusunda ataması yapılırken yeniden bildirimde bulunmaması ve ayrıca geçen süreçte yardım aldığını düşündüğü ancak bunun sonrasında Ağustos 2021 tarihinde bu yardımdan faydalandırılmadığının farkına vardığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle kişilere getirilen yeniden bildirime yönelik yükümlülüğü bilmemesinin hayatın olağan akışında makul karşılanabileceği değerlendirilmiştir.

Nitekim başvuranın statüsü değiştirilip yeniden ataması yapılırken aile yardımı ödeneği için bildirim yapması ile ilgili olarak ayrıca bilgi de verilmediği anlaşılmaktadır. İdarece geçmişe dönük ödemelerin yapılması gerekliliği kabul edilse de bu ödemelerin faizi ile yapılıp yapılamayacağı yönünden yeniden inceleme yapılması gerekliliği doğmuştur.

14. Faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması, alacaklının tasarruf hakkının kısıtlanmış olması nedeniyle alacaklıya kanun veya sözleşme gereğince bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Başka bir ifadeyle konusu bir miktar paranın ödenmesinden ibaret olan borçlarda, borcun

/

doğduğu veya muaccel olduğu tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar, kısa veya uzun bir süre geçmiş ise faiz, borçlunun böyle bir süreden faydalanması dolayısıyla alacaklıya, kanun veya sözleşme gereğince ve bir oran dahilinde olmak üzere ödenmesi gerekli olan para miktarıdır. Faiz borcu hukuki mahiyeti itibariyle fer’i bir borç olup, borcun doğumu ve varlığı, asıl borcun doğumuna ve varlığına bağlıdır. Faiz, alacağın bir bölümü olmayıp, onun fer’i niteliğinde fakat ayrı bir alacaktır.

15. Alacağın geç ödenmesi durumunda arada geçen sürede enflasyon nedeniyle paranın değerinde oluşan hissedilir aşınma ile mülkiyetin gerçek değeri azaldığı gibi bu bedelin tasarruf veya yatırım aracı olarak getirisinden yararlanma imkânı da bulunmamaktadır. Bu şekilde kişiler mülkiyet haklarından mahrum edilerek haksızlığa uğratılmaktadır (AYM, E.2008/58, K.2011/37, 10.2.2011). Anayasa

Mahkemesi kanun koyucunun bir hak olarak öngördüğü veya kamu borcu hâline gelmiş ödemelerin geç yapılması nedeniyle mağdur olunduğu iddiasıyla yapılan başvurularda, alacakta veya hakka konu bedelde meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde orantısız bir yük oluşturması hâlinde mülkiyet

hakkının ihlaline karar vermiştir (Mehmet Akdoğan ve diğerleri; Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş., B. No:

2013/28, 25/2/2015).

16. Benzer şekilde Anayasa Mahkemesi kararlarında paranın enflasyon karşısında yitirilen değerini telafi eden araçlardan birinin de faiz olduğu bu sebeple alacağın geç ödenmesi sebebiyle parada oluşan değer kaybının, borçlu aleyhine faize hükmedilmek suretiyle kısmen veya tamamen giderilebileceğini kabul etmektedir (AYM, E.2018/2994, 08.09.2021). Bu kararlarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin benzer konularda yapılmış değerlendirmelerine de yer vermektedir. Bu kapsamda AİHM’nin istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirdiği, mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtildiği (Angelov/Bulgaristan, B. No: 44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No: 29813/96-30229/96, § 54), böyle başvurularda AİHM’nin, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate aldığı, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirdiği hususlarına yer verilmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).

17. Başvuruya konu olayda; başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesi (a)

bendi kapsamında çalışmakta iken çocuk yardımı ödeneğinden faydalandırıldığı ancak 2017 yılında 4924 sayılı Kanun kapsamında statüsünde ve görev yerinde değişiklik yapıldığı, Harcama Belgeleri Yönetmeliği kapsamında çocuk yardımı ödemesi için yeniden bildirimde bulunulması gerekirken bu bildirimi yapmadığı, İdarece başvuranın yeniden bildirim konusunda uyarılmadığı, başvuranın ifade ettiği haliyle kendisinin ödemeden faydalanmadığının farkında olmadığı, bu durumu ancak 2021 yılı Ağustos ayı itibariyle fark edebildiği hususu anlaşılmaktadır.

18. Dosya kapsamında başvuranın talebi, Kurumumuz emsal kararları, İdarece sunulan belgeler ve Anayasa Mahkemesi içtihatları birlikte dikkate alındığında; 18.1. Kişilerin görev yeri değişikliği ya da statü değişikliği durumunda yeniden bildirim yapılması gerekliliğini bilemeyebileceği ancak 657 sayılı Kanun’un 204’üncü maddesi kapsamında çocuk yardımı için doğumdan itibaren her ay için alacağın doğduğu söylenebileceği, 18.2. İdarenin konusu para olan borçlarda yapacağı ödemeler için faiz ödemesi yapıp yapmaması yönünden herhangi bir kusur şartı olmadığı dolayısıyla kişilere yüklenen bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinde idareye yüklenecek kusur olmadığından bahisle faiz ödenmeyeceği değerlendirmesi yapılamayacağı, /

18.3. AİHM ve AYM’nin yerleşik içtihatlarında da paranın zaman içerisindeki değer kaybı gözetilerek bunun telafi edilmesi gerekliliğinin kabul gördüğü ve faizin de somut olayda bu çerçevede değer kaybını önleme aracı olarak değerlendirilebileceği, 18.4. Başvuranın İdareden 2021 yılındaki talebinde açıkça geçmişe dönük aile yardımı ödeneğinin faizi ile birlikte ödenmesini istediği, 18.5. Bu itibarla yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında idarece başvuranın aile yardımı ödeneğinin geçmişe dönük olarak faiziyle birlikte ödenmesi talebinde anaparanın ödenerek faiz talebinin karşılanmaması işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin

“İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, idarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede ve hangi mercie başvurulabileceği gösterilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde İdarece herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa)

durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İdarenin işlem ya da eylemine karşı Ordu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın aile yardımı ödeneği yasal faizinin geriye dönük ödenmesi yönünde ORDU VALİLİĞİNE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Samsun İl Emniyet Müdürlüğünce

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve ORDU VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/