ÖZET: Başvuran, 2014 yılı Haziran ayından itibaren ödenmesi gereken çocuk yardımının yapılmadığını fark ederek durumu Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirmiştir. İdare, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararını gerekçe göstererek, aile durumundaki değişikliği zamanında bildirmediği için yalnızca geriye dönük 3 ay süreyle ödeme yapılabileceğini belirtmiştir. Başvuran, çocuk yardımı ödeneğinin geriye dönük olarak ödenmesi gerektiğini savunmuştur.

Danıştay, başvuranın talebini değerlendirirken, aile yardım ödeneğine hak kazanmanın koşullarını ve bildirim sürelerini incelemiştir. İlgili mevzuatta, aile yardımı ödeneğinin geriye dönük talep edilmesine ilişkin bir kısıtlama bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu bağlamda, başvuranın çocuk yardımı ödeneğinin, bildirimin yapıldığı tarihten bağımsız olarak, doğum tarihini takip eden aybaşından itibaren ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Sonuç olarak, başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bu ödeneğin geriye dönük olarak ödenmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/7647-S.21.12223

BAŞVURU NO : 2021/3219

KARAR TARİHİ : 18/05/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

Geçmişe dönük aile yardımı ödeneği ödenmesi talebine ilişkindir.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 11/02/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; geriye dönük maaş bordrolarını e-devlet sistemi üzerinden çocuk yardımı parasını aylıksız izinden döndüğü 2014 yılı Haziran ayından itibaren ödenmediğini fark ettiğini, görev yaptığı Telsizler İlkokulu’na yazı ile mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunduğunu, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından verilen 20/11/2020 tarihli cevabi yazıda

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararı dayanak gösterilerek “aile durumunda değişiklik olup daha sonra yapılan bildirimlerin geriye dönük 3 ay içinde ödeneceği” yönünde açıklama yapıldığı, gelen cevap üzerine 30/11/2020 tarihli dilekçesinde aile bildirimini her iki çocuğu için de zamanında verdiğini, bu bildirimlere istinaden her iki çocuğu için çocuk yardımı almaya devam etmekte iken herhangi bir sebep olmadan kesildiğini belirterek tekrar mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunduğunu, 27/01/2021 tarihli cevabi yazıda 20/11/2020 tarihli yazının ilgi gösterilerek yeni bir açıklama yapılmadığını, 1999 yılında birinci çocuğuna ait çocuk yardımını almaya devam etmekte iken 2013 yılı Mayıs ayında doğan ikinci çocuğunun doğumu sonrasında aile durumunda meydana gelen değişiklik ile ilgili aile durum bildirimini 2013 yılı

Haziran ayında verdiğini ve beyanının ardından iki ay ödeme yapıldığını ve bunun ilgili ayların maaş bordrolarında görüldüğünü, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen cevabi yazının ise bildirimin zamanında verilmediği ve bu sebeple çocuk yardımının geriye dönük 3 aylık yapılabileceği anlamına geldiği, çocuk yardımının aylıksız izinden döndüğü 2014 yılı Haziran ayından şikâyet başvurusu yaptığı

2020 yılı Kasım ayına kadar tarafına ödenmediğini, asgari geçim indiriminin ise bu tarihler arasında eşi

çalışan ve iki çocuk üzerinden hesaplanmış olduğunun bordrolar üzerinden anlaşıldığını, asgari geçim indirim tutarının eşi çalışan ve iki çocuk üzerinden hesaplanmış olmasına rağmen çocuk yardımının ödenmemesinin durumu daha iyi açıkladığını, idarenin cevabi yazısında belirtilen Kamu Görevlileri Hakem

Kurulu kararının aile bildirim beyanlarını uzun bir süre geç beyan edenler ile ilgili olduğunu, bildirimlerini zamanında bildirmiş olmasına rağmen Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararında belirtilen uygulamaya

tabi bırakıldığını belirterek ödenmeyen çocuk yardımından kaynaklı mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 24/02/2021 tarihli bilgi belge isteme yazısına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı

Strateji Geliştirme Başkanlığı’ndan alınan 16/03/2021 tarihli cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuranın geriye dönük maaş bordrolarını e-devlet sistemi üzerinden incelediğinde çocuk yardımı parasını aylıksız izinden döndüğü 2014 yılı Haziran ayından itibaren ödenmediğini fark ettiğini, bildirimlerini zamanında bildirmiş olmasına rağmen Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararında belirtilen uygulamaya tabi bırakıldığını belirterek ödenmeyen çocuk yardımından kaynaklı mağduriyetinin giderilmesini talep ettiği belirtildiği, 2.2. Bu kapsamda söz konusu başvurunun sonuçlandırılması için gerekli bilgi-belgelerin yazı ekinde gönderildiği, İfade edilmiştir

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;

“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. “ 3.2. “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” ana başlığında “Genel Hükümler” kenar başlıklı

128 inci maddesi;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 3.3. “Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; “Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem

Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.”

4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı

5 inci maddesi;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesi; “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.” 5.2. “Aile yardım ödeneği” başlıklı 202 nci maddesi; “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından her biri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dâhil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…” 5.3. “Aile yardımı ödeneğinin ödeme usulü” başlıklı 203 üncü maddesi; “Aile yardımı ödeneği Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…” 5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesi; “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır.”

6. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim

Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.” 6.2. “Sosyal yardımlar” başlıklı 12 nci maddesi; “Kamu personeline yapılacak sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre aşağıda belirtilen belgeler aranır.

a) Evlenme yardımı: Aile cüzdanının dairesince onaylı örneği veya nüfus kayıt örneği ödeme belgesine bağlanır.

b) Aile yardımı: Aylıklarla birlikte ödenen bu yardım, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı

Bildirimine dayanılarak ödenir. Bu bildirim, personelin aile yardımından yararlanan eş veya çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenilenir. Bildirimler, ödeme belgesinin Sayıştaya gönderilecek nüshasına eklenir…” 7. 01/09/2019 tarihli ve 30875 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu

Kararının “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 35 inci maddesi;

“Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.01.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.”

Hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebine ilişkin tavsiye karar önerisi, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, maaş bordrolarını incelerken tarafına ödenmesi gereken çocuk yardımının ödenmediğini fark ettiğini, durumu Kurumuna bildirdiğinde Kurumun Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararını dayanak göstererek “aile durumundaki değişikliği zamanında bildirmediği ve bu sebeple yalnızca

3 ay süre ile çocuk yardımı ödemesinin yapılabileceği” şeklinde cevap verdiğini, ifade ederek, geçmişe

dönük ödenmeyen çocuk yardımlarının hesaplanarak tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10. Başvuranın talebi ise özetle; çocuk yardımının toplu sözleşmede yer alan hüküm gereği geriye dönük olarak 3 ay ödenebileceği gerekçesiyle idare tarafından reddedilmiştir.

11. Anayasanın 2 nci maddesinde, Devletin temel nitelikleri arasında hukuk devleti ilkesine yer verilmiş olup, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirliliktir”. Bu ilkeye göre, hukuki düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, 17/04/2008 Tarihli, E.2005/5, K.2008/93 sayılı Kararı).

12. Ayrıca, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır.

13. Yukarıda bahsi geçen somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

14. Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise “doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir.

15. Söz konusu maddelerden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise

657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği

ortadadır.

16. Öte yandan şikâyet konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğundan değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinden hak kazanmaktadır. Kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır

17. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.

18. Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve E:2013/367, K:2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E:2014/367, K2014/798 sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak ta ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir.

19. Diğer taraftan Sayıştay 2 nci Dairesinin 01/02/2010 tarih ve 553 nolu ilamında ise, geriye dönük çocuk yardımı ödenmesinde hukuka aykırılık görülmeyerek ilişilecek bir husus bulunmadığı yönünde karar verildiği anlaşılmıştır.

20. İlgili idarece her ne kadar Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal

Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin 39 uncu maddesiyle, aile yardımı ödeneğine ilişkin olarak, taraflarca, 01/01/2018 ile 31/12/2019 arasında uygulanmak üzere, eş durumu değişikliğini daha ileri bir tarihte bildiren personele, aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarına sahip olması ve 15/01/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla, bildirim tarihinden önceki üç aya kadar olan dönem için geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmesinin kararlaştırıldığı belirtilmişse de toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate

alındığında, bahsi geçen toplu sözleşme hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığının görüldüğü emsal nitelikteki Danıştay 11.

Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312 sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı hükmüne varılmış ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuk isabet görülmediği” belirtilmiştir.

21. Ayrıca, günümüzde idarelerin, sadece hukuka uygun davranmaları değil, aynı zamanda iyi yönetişim ilkelerini de hayata geçirmeleri beklenmektedir. Zaten esasında hukuka uygun davranmak özünde bir iyi yönetişim ilkesidir. Bireyi merkeze koyan ve hatta bireyi üstün değer kabul eden yönetim anlayışının dışında bulunmak günümüzde artık mümkün değildir. Bu kapsamda, ilgili idare, personelin rastlantısal bir şekilde haklarını öğrenip kendisine başvurmasını beklememeli üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek suretiyle personelinin değişikliklerini takip ederek, mevzuatlarda personelin hak kazandığı gerekli ödemeleri vaktinde yapmak zorundadır.

22. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın çocuğu için talep ettiği çocuk yardımı ödeneğinin, bildirimin hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın bu şartı taşıdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmış olup başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın talep ettiği aile yardımı (Çocuk) ödeneğinin, geriye dönük olarak ödenmesi yönünde MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve gereği için MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi