|
ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın göreve iadesi sonrası geriye dönük aile yardımı ödeneği talebi incelenmiştir. Başvuran, 2016/Eylül – 2023/Mart dönemine ait maaş ve ikramiyelerin yasal faiziyle ödendiğini, ancak eşinin çalışmadığı aylara ilişkin aile yardımı ödeneğinin yapılmadığını belirtmiştir. İdare, sadece geriye dönük üç ay için aile yardımı ödendiğini savunmuştur.
Kararda, aile yardımı ödeneğinin, memurun eşinin çalışmaması durumunda hak kazanılan bir mali hak olduğu vurgulanmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, aile yardımı ödeneği, evlenme ve doğum olaylarının gerçekleşmesiyle kazanılmakta ve bu ödeneğin talep edilmesi için süre kısıtlaması bulunmamaktadır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurana eksik ödenen aile yardımı ödeneğinin makul süre içinde ödenmesi hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, aile yardımı ödeneğinin geriye dönük talep edilebileceğini ve memurun haklarının korunması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/12964-S.23.20495
BAŞVURU NO : 2023/7271
KARAR TARİHİ : 13/10/2023
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmesi talebi.
BAŞVURU TARİHİ : 25/05/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Başmüfettiş kadrosunda görev yapmakta iken 05.08.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığını ve 01.09.2016 tarihinde de kamu görevinden çıkarıldığını, Ankara 28. İdare Mahkemesinin göreve iade edilmesi yönündeki kararı sonrasında 23.03.2023 tarihinde Başmüfettiş olarak göreve başladığını, bahse konu İdare Mahkemesinin karar bölümünde de belirtildiği üzere kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı özlük, sosyal ve mali haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki karara istinaden 2016/Eylül – 2023/Mart dönemine ait aylardaki maaşlar, maaş farkları ve ikramiyeler yasal faiz esas alınmak sureti ile hesap edilerek 31/03/2023 tarihinde ödendiğini, ancak maaş bordrolarının incelemesinden eşinin çalışmadığı aylara ilişkin olarak ödenmesi gereken aile yardımı tutarlarının tarafına yapılan toplu ödemeye dahil edilmediğini belirterek; eşinin çalışmadığı aylara ait aile yardımı tutarlarının ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığının 22/06/2023 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi kadrosunda görev yapmakta iken 05.08.2016 tarihinde görevinden uzaklaştırılan ve 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan ve Ankara 28. İdare
Mahkemesinin göreve iade edilmesi yönündeki kararı sonrasında 23.03.2023 tarihinde görevine iade edilen başvuranın, geriye dönük aile yardımı ödenmesi talebine ilişkin olarak,
2.2. Aile yardımı ödenmesine ilişkin Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 30/03/2007 tarihli ve 5861 sayılı yazısında; “ … 14/10/1991 tarihli ve 21021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile ek ve değişikliklerini yürürlükten kaldıran, 31/12/2005 tarihli ve 26040 sayılı 3.Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim Harcama
Belgeleri Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde, sosyal yardım ödemelerinde, ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış, anılan maddenin (b) bendinde, “Aylıklarla birlikte ödenen bu yardımın, personelin ilk işe girişinde alınacak Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin, personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği” hükmüne yer verilmiştir. Aile yardımı ödeneğinin, Aile Yardımı Bildirimine dayanılarak yapılan bir ödeme niteliğinde olması dikkate alındığında, bu bildirimin yapılmasından sonra da geriye yönelik olarak aile yardımı ödeneği verilmesine imkan bulunmamaktadır.” denildiği, 2.3. Diğer taraftan; 265 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 6 ncı maddesinde “…. Durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde (evlenme, boşanma, ölüm, doğum vb.) bu değişiklikleri işverene bir ay içerisinde bildireceklerdir. Asgari geçim indirimi oranını etkileyen değişiklikler, söz konusu değişikliğin işverene bildirildiği tarih itibariyle uygulanacak olup…” hükmüne yer verildiği, 2.4. Diğer yandan, 2018 ve 2019 yıllarına yönelik 4. Dönem Toplu Sözleşmesinin “Genel Hükümler” başlıklı 1. kısmı “Aile yardımı ödeneğinden geriye dönük yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinde; “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15.1.2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” düzenlemesine yer verildiği, 2.5. Bu itibarla, bahse konu Toplu İş Sözleşmesi gereği başvurana, aile beyanı verdiği tarihten itibaren geriye dönük üç aylık eş yardımı yapılmış olup, yapılan iş ve işlemlerin hukuk ve mevzuata uygun olduğu, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.”
5.2. “Aile Yardım Ödeneği” başlıklı 202 nci maddesinde, “Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı)
aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir…” 5.3. “Aile Yardımı Ödeneğinin Ödeme Usulü” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Aile yardımı ödeneği
Devlet memurlarına her ay aylıklarıyla birlikte ödenir…” 5.4. “Aile yardımı ödeneğine hak kazanma” başlıklı 204 üncü maddesinde, “Memur, eş için ödenen aile yardımı ödeneğine evlendiği; çocuk için ödenen yardıma da çocuğunun doğduğu tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır.” 6. 31/12/2005 tarih ve 26040 sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Merkezi Yönetim
Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde malî işlemlerin gerçekleştirilmesi ve muhasebeleştirilmesi kapsamında, harcamalarda ödeme belgesine bağlanacak kanıtlayıcı belgeleri ve bunlardan bu Yönetmelikte düzenlenmesi gerekenlerin şekil ve türlerini belirlemektir.”; 12 nci maddesinde ise, sosyal yardım ödemelerinde ödemenin çeşidine göre gerekli olan belgeler sayılmış ve aylıkları ile birlikte ödenen aile yardımının personelin ilk işe girişinde alınacak aile yardımı bildirimine dayanılarak ödeneceği, bu bildirimin personelin aile yardımından yararlanan eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikler ile yer değiştirme suretiyle atama halinde yenileneceği, 7. 28/08/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının 35 inci maddesinde; “Aile yardımından yararlanılabilecek eş ve çocuk durumunda meydana gelen değişiklikleri daha sonraki tarihlerde bildiren personele, ilgili mevzuatı uyarınca aile yardımı ödeneği verilmesi koşullarının mevcut olması ve 15/01/2018 tarihinden öncesine taşmaması kaydıyla, anılan bildirime dayanılarak aile yardımı ödeneğinden yararlanabileceği tarihten önceki üç aya kadar olan dönem için de aile yardımı ödenekleri verilir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Tavsiye Kararı verilmesi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, göreve iadesine ilişkin mahkeme kararına istinaden 2016/Eylül – 2023/Mart dönemine ait aylardaki maaşların, maaş farklarının ve ikramiyelerin yasal faizi ile hesap edilerek 31/03/2023 tarihinde ödendiğini, ancak maaş bordrolarının incelemesinden eşinin çalışmadığı aylara ilişkin olarak ödenmesi gereken aile yardımı tutarlarının tarafına yapılan toplu ödemeye dahil edilmediğini belirterek; eşinin çalışmadığı aylara ait aile yardımı tutarlarının ödenmesini talep etmektedir. İdareden temin edilen bilgilerden, başvurana talep tarihinden geriye yönelik 3 ay aile yardımı ödendiği anlaşılmıştır.
10. Aile yardımı, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkesinin ve ailenin korunması ilkesinin bir gereği olarak, ayrıca taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerde yer alan Devletin anne ve çocukların
korunması için aile yardımları ve mali düzenlemeler dahil her türlü yöntemle gerekli tedbirleri alacağı yönündeki hükümler uyarınca, aynı statüde çalışan kamu görevlilerinden eş ve çocuklarının durumları nedeniyle fazladan mali külfete katlanmak durumunda kalanlara verilen, ücrette adaletin sağlanmasına katkı sağlamak amacına yönelik olarak ihsas edilmiş olan memurun mali özlük haklarından biridir.
11. Somut olayın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle aile yardım ödeneğine nasıl hak kazanıldığı ve söz konusu ödemeye yönelik başvuru veya bildirim için bir süre sınırlandırması bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
12. Bilindiği üzere eş için ödenen aile yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 204 üncü maddesinde “evlenme” olayının gerçekleşmesine, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneği ise
“doğum” olayının gerçekleşmesine bağlanmış ve evlenmenin ve/veya doğum olayının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu ödemelere hak kazanılacağı ifade edilmiştir. Aynı Kanunun 202 nci maddesinde ise bu ödeneğin, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi ve 206 ncı maddedeki istisnalar haricinde çocukları için yapılacağı ifade edilmiştir.
13. Söz konusu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinin, evlenme olayının vuku bulması ile çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinin ise doğum olayının vuku bulması ile elde edilen kazanılmış bir hak olarak dikkate alınması gerektiği, ancak eş için ödenecek aile yardımı ödeneğinde, eşin her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmaması veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almaması şartına bağlandığı, çocuk için ödenen aile yardımı ödeneğinde ise
657 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde belirtilen istisnaların göz önünde bulundurulması gerektiği
ortadadır.
14. Öte yandan başvuru konusunun, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi de gerekmektedir. Malum olduğu üzere, ilgili Yönetmeliğin amacı, “harcamalarda ödeme belgesine dayanılacak kanıtlayıcı belgeleri ve bu belgelerin şekil ve türlerini” belirlemektir. Anılan
Yönetmelikle hakkın nasıl kazanılacağı değil ödemenin hangi belgeler üzerinden yapılacağı belirlenmektedir. Bir başka ifade ile kişi bu ödeneğe, ilgili Yönetmelik hükmü çerçevesinde aile yardımı bildiriminde bulunduğunda değil 657 sayılı Kanunda yer alan şartları yerine getirdiğinde hak kazanmaktadır. Kaldı ki Anayasanın 128 inci maddesi gereğince memura yapılacak ödemelerin kanunla yapılacağı hükmü karşısında yönetmelik hükmüne dayanarak ödemenin yapılıp yapılmayacağına dair bir karar vermenin mümkün bulunmadığı da açıktır.
15. Konunun, aile yardım bildiriminin verilmesinin herhangi bir süre şartına tabi olup olmadığı yönünden değerlendirilmesinde ise; yukarıda yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerinde, hakkın hangi şartlarda kazanılıp kaybedileceği, ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça düzenlenmiş olmakla beraber geriye dönük talep edilip edilemeyeceği ve bildirim süresine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Keza Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde de buna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu bildirim için herhangi bir süre şartı getirilmediği anlaşıldığından hak sahiplerince verilen bildirimlere istinaden geriye dönük olarak aile yardımı talep edilmesinin önünde de engel bir durum bulunmadığı değerlendirilmiştir.
16. Şikâyet konusuyla benzer nitelikteki taleplerle ilgili Aksaray İdare Mahkemesinin 24/07/2013 tarihli ve
E. 2013/367, K. 2013/675 sayılı kararı ile Manisa İdare Mahkemesinin 25/11/2014 tarihli ve E. 2014/367, K. 2014/798 sayılı kararında aile yardımı ödeneğinin geriye dönük ödenebileceği, buna dayanak olarak da ilgili kararlarda “Dava dosyasının, yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile bir arada değerlendirilmesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlara aile yardımının ne şekilde ve ne zaman ödeneceği açıkça hükme bağlanmış olmakla beraber geriye dönük olarak talep edilemeyeceği
yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı (bu yönde bir hükme yer verilmediği) anlaşılmaktadır.” hususunun gösterildiği tespit edilmiştir.
17. İlgili idarece her ne kadar Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının 35 inci maddesine istinaden, geriye dönük 3 aylık aile yardımı ödendiği belirtilmişse de, toplu sözleşmeler vasıtasıyla esasında kamu görevlilerinin sahip oldukları haklara ilave bazı haklar elde etmelerinin amaçlandığı, dolayısıyla yukarıda yer alan açıklamalar ve ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, bahsi geçen Hakem Kurulu Kararı hükmü ile memurlara yeni bir hak verilmesinden ziyade, memurların zaten sahip oldukları hakkın kısıtlandığının görüldüğü; emsal nitelikteki Danıştay 11. Dairesinin 13/06/2014 tarihli ve E:2013/3728, K:2014/4312 sayılı kararında da; “emekliliği hak etmiş olan memurlara toplu sözleşmeye göre hiçbir sosyal denge yardım ödemesi yapılamayacağı yolunda bir hüküm konulmasıyla, memurlara sosyal denge tazminatı ödenmesinin dayanağı olan mevzuatta yer verilmeyen kısıtlamalar getirildiği ifade edilerek, davacının parasal haklarından yoksun bırakılmasında hukuka uygunluk bulunmadığına hükmedilmiş ve bu durumun tarafların sözleşme şartlarını belirleme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davanın reddi yönünde tesis edilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği” belirtilmiştir.
18. Normlar hiyerarşisi gereğince ilgili mevzuat hükümleri kendinden bir önce gelen mevzuat hükümlerine aykırı olamayacağı gibi, bu hükümleri daraltıcı nitelikte de olamaz. Dolayısıyla Devlet Memurları
Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerinde bildirimin esas alınmış olması ve geriye dönük ödeme ile ilgili sınırlayıcı bir hüküm getirmemiş olmasına rağmen ilgili Hakem Kurulu Kararı hükmünde bu şekilde kazanılmış hakkın kullanılmasını sınırlayıcı nitelikte hüküm konulması hukukun genel prensiplerine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmiştir.
19. Aile yardım ödeneği, eşi çalışmayan ve bu nedenle geliri azalan ailenin korunması amacını da taşıyan bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesinin 03/04/2001 tarihli ve E: 1999/50, K: 2001/67 sayılı kararında kazanılmış hak “kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haktır” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla söz konusu dönemde eşinin çalışmaması nedeniyle aile yardımı almaya hak kazanan ilgilinin söz konusu durumu geç bildirmesi neticesinde anılan hakkın kazanılması hususunu olumsuz etkilememektedir.
Bu çerçevede, sonradan başvuruda bulunsa bile, durumunu belgeyle kanıtlaması halinde bu ödeneğin memura ödenmesi gerekmektedir.
20. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın eşi için talep ettiği aile yardımı ödeneğinin, her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eş için aile durumu/yardımı bildirimin hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın bu şartı taşıdığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, başvurana geriye dönük aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın mağduriyetinin giderilmesi kapsamında, eksik ödenen aile yardımı ödeneğinin makul süre içinde ödenmesi hususunda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın başvurana ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi