|
ÖZET: Başvuran, annesinin sağlık durumu ve çocuklarının küçük olması nedeniyle, ailesine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talebinde bulunmuştur. Ancak, Adalet Bakanlığı’nın Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, başvuranın disiplin cezası nedeniyle bu talebi uygun görmemiştir. Başvuranın, 08.05.2024 tarihi itibarıyla infaz edilmemiş bir disiplin cezası olduğu ve mevcut ceza infaz kurumunun doluluk oranının yüksek olduğu belirtilmiştir. İlgili mevzuat gereği, hükümlülerin nakil talepleri, belirli şartlar çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin nakil talepleri, 5275 sayılı Kanun’un 54. maddesine göre, iyi hâl göstermeleri ve disiplin cezası almamış olmaları şartına bağlıdır. Başvuranın mevcut durumu, bu şartları taşımadığından, nakil talebi reddedilmiştir. Ayrıca, başvurunun hukuka uygunluğu ve idarenin iyi yönetim ilkelerine ne ölçüde uyduğu da değerlendirilmiştir. İdarenin, başvuranın şikayetine verdiği yanıtın yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil isteği, mevcut disiplin cezası ve kurumların doluluk oranları nedeniyle reddedilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5633-S.24.8891
BAŞVURU NO : 2024/4529
KARAR TARİHİ : 24.05.2024
RET KARARI ,TCKN:386657
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ailesine yakın ceza infaz kurumuna nakil istemi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan başvuran tarafından özetle; annesinin kalp hastası olması ve çocuklarının da küçük olması nedeniyle ziyaretine gelemediğini, nakil ücretinin kendisi tarafından karşılanması suretiyle ailesinin ikamet yerine yakın cezaevleri olan Sakarya 3 No.lu ve Sakarya
2 No.lu L Tipi kurumlarına naklinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuz 05/04/2024 tarihli ve S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden Ceza ve
Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 15.05.2024 tarihli ve / sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Adı geçenin, başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmesine ilişkin son nakil talebinin 30.04.2024 tarihli ve -TENSİS- / sayılı yazı ile uygun görülmediği, 2.2. UYAP kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda, adı geçenin 08.05.2024 tarihi itibarıyla infaz edilmemiş ve kaldırılmamış “1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma” disiplin cezası olduğunun tespit edildiği, 2.3. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e)
/
bendinde ”İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması” ifadelerine yer verildiği, bu nedenle, nakil taleplerinin incelenmesinde; kurumun kapasitesi, güvenliği ve hangi suç türüne ait odaların bulunduğu, kişilerin can güvenliğine ilişkin olarak, talepte bulunanın hasım olarak bildirdiği bir kişinin talep ettiği kurumda bulunup bulunmadığı gibi hususlar göz önünde bulundurulduğundan, her talebin uygun değerlendirilemediği, 2.4. Adı geçenin, barındırıldığı Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumun kapasitesinin 1200, mevcudunun 1393, doluluk oranının %116 olduğu, 2.5. Ayrıca dilekçesinde naklini talep ettiği; Sakarya 3 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 815, doluluk oranının % 62, Sakarya 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1322, mevcudunun 1983, doluluk oranının % 150, Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz
Kurumu kapasitesinin 1000, mevcudunun 1394, doluluk oranının % 139 olduğu, 2.6. 5275 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinde barındırılması gereken hükümlü profilinde olduğu, yüksek güvenlikli veya bir bölümü yüksek güvenlikli olan kurumlarda barındırılması gerektiği, talep ettiği kurumlarda terör suçundan bulunan hükümlü/tutuklulara ayrılan odaların kapasitelerinin dolu olması ve yukarıda doluluk oranları verilen ceza infaz kurumlarının verileri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ceza infaz kurumlarında kapasite üstünde hükümlü ve tutuklu barındırılması durumunda kişi ve kurum güvenliğinin tehlikeye düşebileceği, 2.7. Öte yandan, aynı suç türünden çok fazla tutuklu ve hükümlünün aynı kurumda barındırılması durumunda bu tutuklu ve hükümlülerin fikir ve eylem birliği içinde hareket etmeleri nedeniyle kurum güvenliğini zafiyete uğratabileceğinin değerlendirildiği, bu kapsamda, adı geçenin de kendi suç türünden tutuklu ve hükümlülerin yoğun olduğu kurumları talep etmesi ve yukarıda açıklanan nedenlerle talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakil talebinin uygun görülmediği, 2.8. 5275 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi ile 05.06.2015 tarihli ve 167 No.lu Genelgenin 15 inci maddesinin ilgili fıkraları gereğince, hükümlülerin gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten dilekçe vermeleri gerektiği hüküm altına alınmış olduğundan Genel Müdürlüğün isteğe bağlı nakillerde hükümlülerin nakil gitmek istedikleri yer dışında re’sen kurum belirleme yetkisinin bulunmadığı, 2.9. Hükümlü ve tutukluların nakil taleplerine karşın yapılan işlemlerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken, siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulandığı, 2.10. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların; hastalık, disiplin, güvenlik, özellikle toplu nakiller ve tutukluların mahkeme nedeniyle yapılan sevkleri sonucu, ceza infaz kurumları mevcutlarının günaşırı değiştiği, bu nedenle; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin nakil talepleri Genel
Müdürlüğe ulaştığı anda, talep edilen kurumların kapasitelerinin o günkü veriler göz önüne alınarak değerlendirildiği, 2.11. Ayrıca her ay isteğe bağlı nakillerin açıldığının tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına bildirildiği, adı geçenin de sonraki nakil dönemlerinde konumuna uygun en az üç yeri belirtir dilekçesi ile nakil talebinde bulunması halinde mevzuat çerçevesinde değerlendirilebileceği, /
2.12.Adı geçenin son 6 ayda ziyaretine gelen ziyaretçisinin bulunmadığı anlaşılmış olup raporun ekte gönderildiği, hükümlerine yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, 5.1. “İnfazda temel amaç” başlıklı 3. maddesinde; “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.”, 5.2. “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının ilgili
bentlerinde; “Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:
…
c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır.
Hükümlünün kanun, yönetmelik ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. …”, 5.3. “Disiplin cezaları ve tedbirleri” başlıklı 38. maddesinde; “Çocuklar haricindeki hükümlüler
hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre şunlardır:
a) Kınama.
b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma.
c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma.
/
d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama.
e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma.
f) Hücreye koyma.
Toplu, bedensel, zalimane, insanlık dışı veya küçültücü cezalar disiplin cezası olarak uygulanamaz.”, 5.4. “Disiplin cezalarının niteliği ve uygulama koşulları” başlıklı 37. maddesinde; “Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır.
Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.”, 5.5. “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” başlıklı 48. maddesinde; “İnfaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında aşağıda belirtilen süreler esas alınır; a) Kınama cezası onbeş gün, b) Bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma cezası bir ay, c) Ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma cezası üç ay, d) Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama cezası üç ay, e) Ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası üç ay, f) Hücreye koyma cezası 44 üncü maddenin ikinci fıkrasındaki hâllerde altı ay, üçüncü fıkrasındaki hâllerde bir yıl, g) Hücre cezasına karşılık ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası, (f) bendinde belirtilen süre, Sonunda disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla (a) ve (b) bentlerinde belirtilen cezalar kurum en üst amiri tarafından, diğer bentlerde belirtilen cezalar, kurumun en üst amirinin önerisi ve disiplin kurulu kararıyla kaldırılır. …”, 5.6. “Nakiller” başlıklı 53. maddesinde; “Hükümlüler, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilirler.”, 5.7. “Kendi istekleri ile nakil” başlıklı 54. maddesinde; (1) Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; a) Gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, b) Nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, c) (Değişik:14/4/2020-7242/30 md.) Ceza infaz kurumlarında bulunulması gereken sürenin üç aydan fazla olması,
d) İyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, e) İstekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, f) Mahkûmiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması,
g) Daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması, Gerekir. (Ek cümle :
24/1/2013-6411/7 md.)
Çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler bakımından bu fıkranın (b) bendi uygulanmaz.
(2) Bu hükümlüler nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorundadırlar.
Çocuklar bakımından bu süre altı ay olarak uygulanır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; ailesinin ikamet yerine yakın ceza infaz kurumlarından herhangi birisine naklinin yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.
8. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesinde, “öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Bu bakımdan, hükümlülerin yakınlarıyla olan ilişkilerinin devamının sağlanması, infaz rejiminin ıslah edici rolünün bir parçasıdır.
9. 5275 sayılı Kanun ve ilgili alt mevzuatında; hükümlülerin, ailelerinin ikamet yerlerine yakın ceza infaz kurumlarına yerleştirilmelerine yönelik emredici bir hüküm bulunmamakla birlikte, mezkûr Kanun’un 53’üncü maddesinde, hükümlülerin, kendi istekleri veya toplu sevk, disiplin, asayiş ve güvenlik, hastalık, eğitim, öğretim, suç ve yargılama yeri nedenleriyle başka bir kuruma nakledilebilecekleri öngörülmüş olup hükümlülerin ailelerine yakın ceza infaz kurumlarına nakil talepleri kendi istekleri ile nakil hakkındaki düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmektedir.
10. Hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için gerekli olan şartlar, 5275 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinde belirlenmiş olup hükümlülerin, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış olmaları veya disiplin cezası almış iseler bu cezanın kaldırılmış olması bu şartlar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla hükümlülerin kendi istekleri ile nakil taleplerinin, öncelikle bahse konu şartları sağlayıp sağlamadıkları bakımından incelenmesi gerekmektedir.
11. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; UYAP kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda, başvuranın 08.05.2024 tarihi itibarıyla infaz edilmemiş ve kaldırılmamış “1 ay ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma” disiplin cezası olduğunun tespit edildiği, 15.05.2024 tarihinde Sungurlu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan telefon görüşmesinde başvurana verilen disiplin cezasının 19.04.2024 tarihinde kesinleştiğinin teyit edildiği, bu kapsamda 5.5. numaralı paragrafta belirtilen mevzuat hükümlerine göre başvuranın hakkında tesis edilen disiplin cezasının kaldırılması ve iyi halin kazanılmasının 20.08.2024 tarihi olduğu, dolayısıyla başvuranın kendi isteği ile nakli için gerekli olan disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması şartını taşımadığı anlaşılmış olup nakil talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirildiğinde, Başvuranın talep ettiği ceza infaz kurumlarına nakledilmesi talebinin REDDİNE, Kararın, BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/