ÖZET: Bu karar, akondroplazili bireylerin engelli haklarından yararlanabilmesi için gerekli olan %40 engel oranının, mevcut mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, akondroplazinin engellilik ölçütleri arasında yer almadığını belirten mevcut düzenlemenin, bireylerin sosyal haklardan mahrum kalmalarına yol açtığını tespit etmiştir. Bu bağlamda, akondroplazili bireylerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla, ilgili bakanlıklara yeni bir yönetmelik taslağının hazırlanması ve yayınlanması yönünde tavsiyede bulunmuştur.

Kamu Denetçiliği Kurumu, akondroplazinin sadece tıbbi bir bakış açısıyla değil, sosyal bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, bu durumun engelli bireylerin topluma entegrasyonunu olumsuz etkilediğini belirtmiştir. Sonuç olarak, akondroplazili bireylerin haklarının güvence altına alınması için gerekli mevzuat değişikliklerinin bir an önce yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

Cetvelinde %40 engel oranı ile yer almasını” talep eden ve hakkında Tavsiye Kararı verilmiş olan bir başka başvuru ( 2016/ 2600) çerçevesinde idarelerden bilgi ve belge talep edilmiş olduğu için tekrar yeni bilgi-belge talep edilmemiştir .

3. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 10/ 08/ 2015 tarih ve sayılı yazısında; 3.1. Engellilerin, engel durumlarının belirlenmesi ve çeşitli hak ve hizmetlerden yararlanmalarının sağlanması yönündeki ilk düzenlemenin 18.03.1981 tarihli ve 8/ 2620 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık

Derecelerinin Tespit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik ile sağlanmaya başlandığı, 3.2. Engellilerin artan hak ve talepleri doğrultusunda durumlarının daha ayrıntılı biçimde değerlendirilmesinin sağlanması amacı ile 06.02.1998 tarihli ve 98/ 10746 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yayımlandığı, söz konusu yönetmelikte engellinin çalışabilir olup olmadığı, çalıştırılmayacağı iş alanları ve engel durumuna göre çalışma gücü kaybı oranının değerlendirildiği, yönetmelikte raporun kulanım amacı bölümüne engelli kişinin eğitim, vergi indirimi, yardımcı araç gereç ve kullanması gereken ortez ve protez konularında bilgiler eklendiği, 3.3. Yukarıda yer alan her iki yasal düzenlemede de akondroplazinin engel olarak ele alındığı ve bu kişilerin engelli haklarından faydalandıkları, 3.4. 07.07.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Özürlüler ve Bazı Kanun ve

Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un özürlülerin sınıflandırılması ile ilgili değişiklikler getirildiği, söz konusu kanunun sınıflandırma başlıklı 5.

maddesinde “Özürlülerle ilgili derecelendirmeler, sınıflandırmalar, tanılamalar uluslararası özürlülük sınıflandırması temel alınarak hazırlanan özürlülük ölçütüne göre yapılır . Özürlülük ölçütünün tespiti ve uygulama esasları, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve

Milli Eğitim Bakanlığı ile Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir .” hükmünün yer aldığı, 3.5. Bahse konu madde gereğince hazırlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere

Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 16.07.2006 tarihli ve 26230 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 3.6. Revizyon çalışmasında Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen Uluslararası Engellilik ve

Sağlık Fonksiyonu Sınıflaması (International Classification of Functioning Disability and Health)

(ICF) esas alınarak sağlık kurulu raporu cetvelinin yeniden düzenlendiği, 3.7. 2006 yılında yapılan engelliliğin yaşamdaki etkilerinin değerlendirilmesine odaklanan revizyon çalışmasında, Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan alanın uzman hekimlerinden oluşan bir heyet ile çalışmalar gerçekleştirildiği, söz konusu çalışmada heyetin akondroplazi rahatsızlığının vücut fonksiyon kaybı olarak %40 oranında engel oluşturmadığına hükmetmesinden dolayı akondroplazi rahatsızlığı olan kişilere engelli haklarından yararlanmak için gerekli olan %40 oranı verilemediği, yönetmelikte uygulama ve engel oranı cetvelinde yaşanan kimi güçlüklerin giderilmesine yönelik değişiklik çalışmaları kapsamında, Yönetmeliğin 16.12.2010 tarihli ve 27787 Mükerrer sayılı Resmi

Gazete’de, takiben 14.01.2012 tarihli ve 28173 sayılı Resmi Gazetede ve son olarak 30 Mart 2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yenilendiği, 3.8. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı olarak işbirliği içerisinde, engellilerin çeşitli hak ve hizmetlerden yararlanmalarında pasaport niteliği taşıyan engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmesi sürecinin iyileştirilmesi ve kalitesinin arttırılması amacı ile bir dizi çalışma başlatıldığı, söz konusu çalışmalarda çocuk ve yetişkinlerin farklı ihtiyaçları olması nedeni ile iki ayrı yönetmelik düzenlenmesinin kararlaştırıldığı, bu bakış açısı ile Çocuklar İçin Özel

Gereksinim Raporu Taslağı ve Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması Ve Engellilere Verilecek Sağlık

Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Taslağı hazırlandığı,

2 / 93.9. Engelli sağlık kurulu raporu düzenlenmesi sürecinin iyileştirilmesi ve kalitesinin arttırılması

amacı ile başlatılan bu çalışmada engel oranlarını belirleyen cetvellerin gözden geçirildiği, söz konusu revizyon çalışmasında akondroplazi rahatsızlığı engelli haklarından yararlanılacak nitelikte

%40 engel oranı ile değerlendirildiği, 3.10. Her iki taslak ilgili Bakanlıkların görüş ve önerisine sunulduğu, gelen geri bildirimlerle revizyonu halen yapılmakta olduğu, görüşler çerçevesinde mutabakat sağlanması durumunda her iki yönetmeliğin de ivedi şekilde çıkması için Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Sağlık

Bakanlığı’nın çalışmalarını sürdürmekte olduğu,

4. Sağlık Bakanlığı’nın 26/ 07/ 2016 tarihli ve sayılı yazısında özetle :

4.1. Engelli sağlık kurulu raporlarının; herhangi bir hastalık üzerinden değil, hastalığın/hastalıkların vücutta oluşturduğu etki ve fonksiyon kayıpları dikkate alınarak, bilimsel değerlendirmeler ışığında, alanında uzman hekimlerce düzenlenmekte olup, düzenlendiği tarih itibariyle kişinin özür oranını gösterdiği, 4.2. Dolayısıyla fonksiyon kaybı oluşmamış hastalık değerlendirmeye alınmadığı gibi tanısı olmayan veya birden çok sistemi veya branşı ilgilendirecek araza sebep olan hastalık durumlarında da fonksiyon kaybı olduktan sonra gerekli değerlendirmeler yapılarak hastanın özür oranı tespit edilebildiği, 4.3. Mevcut Yönetmeliğin günün şatlarına uygun hizmet sunabilmek amacıyla ve bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde Mevcut yönetmeliğin yürürlükten kaldırılarak yerine çocuklar ve erişkinler için iki ayrı yönetmelik çıkartılması planlandığı, Yönetmelik taslakları hakkında kurumların görüşlerini açıkça ifade etmeleri amacıyla çeşitli tarihlerde bütün paydaşların katılımı ile defaten Bakanlıkları tarafından yönetmelik çalışma toplantısı gerçekleştirildiği, 4.4. Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Aile ve

Sosyal Politikalar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı’ndan taslaklar hakkında görüş bildirmeleri istenildiği, görüşlerin değerlendirilmesi neticesinde Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve

Sosyal Güvenlik Bakanlığı dışındaki Kurumlar ile Yönetmelik taslakları üzerinde görüş birliğine varıldığı, 4.5. Kurumların Başbakanlık nezdinde bir araya gelerek uzlaşma sağlanması amacıyla, ilgili

Yönetmelik taslaklarının son hali Başbakanlığa gönderilmek üzere Makam onayına sunulmuş olduğu, bahse konu Akondroplazi tanısına ilişkine engellik oranı tanımlamasının mezkur yönetmelik taslaklarında değerlendirildiği, ifade edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 5.1.“Cumhuriyetin Nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir .” 5.2.“Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır .”

3 / 95.3.“Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi

düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir …. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz .” 5.4.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 6.14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 7. Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal

Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensipleri’nde;

“…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler…

…Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…” 8. Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin; 8.1. “Giriş” Bölümü, e maddesinde, “Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, …” 8.2. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “… .Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir .” 8.3. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür .

Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı …

(b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler

4 / 9ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dahil

uygun tüm tedbirleri almayı;

… taahhüt eder .” 9. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 10. 01/ 07/ 2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır .” 10.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin c fıkrasında “Engelli : Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi,”; e fıkrası

“Engellilik durumu : Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları …ifade eder” 10.3. “Engellilik Durumu” başlıklı 5 inci maddesinde “Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel ihtiyaçlarını belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamalarda uluslararası temel yöntemler esas alınır . Engellilik durumunun tespit ve uygulama esasları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığının görüşleri alınarak Aile ve Sosyal

Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir .” 11. 30 Mart 2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin; 11.1. Özürlülük Sınıflandırması” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Özürlülere ilişkin sınıflandırma çalışmalarında, sınıflandırma sistemi olarak; Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık ve sağlıkla ilgili durumların tanımlanması için ortak standart bir dil ve çerçeve oluşturmak amacı ile geliştirilen ve insanın işlevselliği ve kısıtlılıklarla ilgili durumlarının tanımlanmasını sağlayan çok kapsamlı uluslararası bir sınıflandırma sistemi olan İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası

Sınıflandırması esas alınır .” ; 11.2. Raporların Düzenlenmesi ve Özür Oranının Belirlenmesi başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Kişinin özür oranı, özürlü sağlık kurulunca bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK- 2 Özür

Oranları Cetvelinde bulunan özür oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenerek özürlü sağlık kurulu raporunun ilgili bölümünde rakam ve yazı ile belirtilir . Bu cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait özür oranları, fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirlenir .”

5 / 9düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, akondroplazinin Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık

Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan Engel Oran Cetvelinde yer almasını, daha önce verilen tavsiye kararlarının uygulanmasını talep etmektedir .

14. Kamu Denetçiliği Kurumu’na intikal eden aynı talepli bir başka başvurunun inceleme ve araştırma süreci sonunda, akondroplazili bireylerin mağduriyetlerini gidermeyi teminen, “Özürlülük

Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin” ekinde yer alan “Özür Oran Cetveli”nden çıkartılmış olan akondroplaziye %40 engel oranı ile tekrar yer veren “Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları

Hakkında Yönetmelik” taslağına ilişkin çalışmanın tamamlanarak bir an önce yönetmeliğin yayınlanması hususunda 24/ 04/ 2017 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na, Sağlık

Bakanlığı’na, Maliye Bakanlığı’na, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve Milli Eğitim

Bakanlığı’na Tavsiyede bulunulmasına karar verilmiştir . Bahse konu Tavsiye Kararında, mevcut mevzuatımızda sadece “vücut fonksiyon kaybı” üzerinden tıbbi bir bakış açısıyla değerlendirme yapılmakta olduğu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Kurumumuza verilen cevap yazısında “ 2006 yılında yapılan engelliliğin yaşamdaki etkilerinin değerlendirilmesine odaklanan revizyon çalışmasında, Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan alanın uzman hekimlerinden oluşan bir heyet ile çalışmalar gerçekleştirildiği, söz konusu çalışmada heyetin akondroplazi rahatsızlığının vücut fonksiyon kaybı olarak %40 oranında engel oluşturmadığına hükmetmesinden dolayı akondroplazi rahatsızlığı olan kişilere engelli haklarından yararlanmak için gerekli olan %40 oranı verilemediği” hususlarının belirtildiği, akondroplazili bireyler %40 engelli raporuna sahip olamadıklarından ötürü, sosyal çevre tarafından “engelli” olarak algılanmalarına rağmen, bunun istihdam gibi önemli bir konuda da engel yaratması muhtemel olmasına rağmen engellilerin faydalandıkları erken emeklilik veya vergi indirimi gibi avantajlardan yararlanamadıkları, Türkiye

Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nun 2013 tarihli “Engelli Hakları

İnceleme Raporu”nda mevcut mevzuatın engelli bireyleri tıbbi bakış üzerinden değerlendirmesinin bir eksiklik olarak görüldüğü, zira bu bakış açısıyla uygulamada çeşitli sorunların çıktığı, bu eksikliğin giderilmesi amacıyla yeni mevzuat çalışması yapıldığı ve engellilik meselesinin tıbbi değil sosyal bakış açısı ile değerlendirildiği hususlarının yer aldığı, ASPB ve Sağlık Bakanlığı tarafından bilgi ve belge talep yazılarımıza verilen cevaplardan yönetmelik taslaklarının da bu bakış açısı çerçevesiyle hazırlandığı ve mağduriyetlerin giderilmesi adına akondroplazi rahatsızlığı engelli haklarından yararlanılacak nitelikte % 40 engel oranı ile değerlendirildiğinin anlaşıldığı, ancak bahse konu tespitlerin yer aldığı “Engelli Hakları İnceleme Raporu”nun 2013 tarihli olması ve halen ilgili mevzuat değişikliğinin yapılmamasının mağduriyetler açısından oldukça dikkat çekici görüldüğü, dolayısıyla başvuruya ilişkin yapılan değerlendirme neticesinde mevcut mevzuatın engelli bireyleri tıbbi bakış üzerinden değerlendirmesinin bir eksiklik olduğu, zira gerek BM Engellilerin Haklarına

İlişkin Sözleşmede, gerekse 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da engelliliğin sadece fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından oluşmadığı, ayrıca kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı hususunun kabul edildiği, akondroplazinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, akondroplazili bireylerin akondroplaziye bağlı olarak

6 / 9yaşadıkları sağlık sıkıntılarının yanısıra toplum tarafından da engelli olarak algılandıkları,

akondroplazililerin engellilerin yarıştıkları paralimpik yarışlarda yarışmalarının bunun bir örneği olduğu, ancak mevcut mevzuat çerçevesinde engelli cetvelinde yer almamalarından ötürü %40 engelli raporu alamadıkları ve dolayısıyla engellilere tanınan haklardan faydalanamadıkları, bunun ilgili idarelerce de bir eksiklik olduğunun fark edilerek yeni mevzuat çalışması yapıldığı, bu çalışma ile yerleştirilmeye çalışılan sistemde, engellilik meselesinin tıbbi değil sosyal bakış açısı ile değerlendirilmekte olduğu, Kurumumuzca konuyla ilgili 2014 yılından itibaren yapılan yazışmalarda da “yönetmelik çalışmalarının devam ettiği” bilgisinin verildiği, idarelerce de eksikliği tespit edildiği

2013 yılında belirtilmiş olan mevzuatın yılından bugüne kadar değiştirilmemiş olmasının

mağduriyetler açısından önemli olduğu, bu nedenle ilgili mevzuatın akondroplazili bireyleri tıbbi bakış açısının yanısıra sosyal bakış açısı ile de değerlendirerek engelli olarak haklara sahip olmalarını sağlayacak şekilde mevzuatta bahsedilen değişikliğin bir an önce yapılması hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunmak gerektiği hususları yer almıştır .

15. Tavsiye Kararı verilen bahse konu 5 Bakanlığın karar alıcı üst düzey yetkilileri ile 27/ 04/ 2017 tarihinde Kamu Denetçiliği Kurumu’nda bir araya gelinmiştir . Kurumun görev alanının ve dostane çözümün önemi de vurgulanarak yönetmeliğin gecikmesinin nedenleri ile çözüm üzerinde durulmuştur . İdarelerin de yapıcı yaklaşımları sonucunda 30 günlük süre içinde gerekli çalışmaların yapılarak bir an önce Başbakanlığı sunulması üzerinde mutabık kalınmıştır .

16. Diğer taraftan 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Tavsiye Kararı verilen İdarelerce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kamu Denetçiliği Kurumu’na bildirilmesi zorunlu olup, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 21/ 08/ 2017 tarihli yazısında “Söz konusu tavsiye kararı neticesinde Başkanlığınız tarafından organize edilen Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma Sosyal Güvenlik

Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı üst düzey temsilcilerinin katılımı ile 27/ 04/ 2017 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda söz konusu yönetmeliğin çıkarılabilmesi için gerekli iş ve işlemler netleştirilmiştir . Söz konusu toplantıda Sağlık Bakanlığı tarafından yönetmeliğin uygulanması sürecinde kullanılacak bilgi iletişim teknolojisi alt yapısının hazırlanması için bir sürece ihtiyaç olduğu belirtilmiş olup, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin süreç için gerekli personel ve teknik desteği hazırlayarak süreci işletmekte olduğu bilgisine ulaşılmıştır . Söz konusu hazırlık çalışmaları tamamlandıktan sonra Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi için Genel Müdürlüğümüz ilgili çalışmalara destek verecektir .” ifadelerine yer verilmiştir . Sağlık Bakanlığı tarafından ise 21/ 09/ 2017 tarihli yazılarında “Yaşanılan mağduriyetlerin giderilmesi için Kurumunuzca yapılan toplantıda konunun taslak “Erişkin Engelli Sağlık Kurulu Raporu Yönetmeliği” ile çözüleceği ve yönetmelik taslağının bir ay içinde Başbakanlık Makamına sunulacağı ifade edilmiştir . “Akondroplazi” Erişkinler için hazırlanan Yönetmelik Taslağına eklenmiş olup Başbakanlık Makamına sunulmak üzere imza süreçlerinin tamamlanması beklenmektedir .” şeklinde cevap verilmiştir .

17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; ilgili Tavsiye Kararımızın içeriğinde de yer verildiği üzere mevcut mevzuat çerçevesinde akondroplazili bireylerin engelli cetvelinde yer almamalarından ötürü %40 engelli raporu alamadıkları ve dolayısıyla engellilere tanınan haklardan faydalanamadıkları, bunun ilgili idarelerce de bir eksiklik olduğunun fark edilerek yeni mevzuat çalışması yapıldığı, bu çalışma ile yerleştirilmeye çalışılan sistemde, engellilik meselesinin tıbbi değil sosyal bakış açısı ile değerlendirilmekte olduğu, bu bilginin TBMM İnsan Haklarını İnceleme

Komisyonu’nun 2013 tarihli “Engelli Hakları İnceleme Raporu”nda yer aldığı, Kurumumuzca konuyla ilgili 2014 yılından itibaren yapılan yazışmalarda da “yönetmelik çalışmalarının devam ettiği” bilgisinin verildiği, idarelerce de eksikliği tespit edildiği 2013 yılında belirtilmiş olan mevzuatın yılından bugüne kadar değiştirilmemiş olmasının mağduriyetler açısından önemli olduğu, bu nedenle ilgili mevzuatın akondroplazili bireyleri tıbbi bakış açısının yanısıra sosyal bakış açısı ile de değerlendirerek engelli olarak haklara sahip olmalarını sağlayacak şekilde mevzuatta bahsedilen değişikliğin bir an önce yapılmasının gerekli olduğu, Sağlık Bakanlığı’nın 4 üncü paragrafa konu

7 / 926/ 07/ 2016 tarihli yazısında da “ilgili Yönetmelik taslaklarının son halinin Başbakanlığa

gönderilmek üzere Makam onayına sunulmuş olduğu, bahse konu Akondroplazi tanısına ilişkine engellik oranı tanımlamasının mezkur yönetmelik taslaklarında değerlendirildiği” hususlarının ifade edildiği, ancak 21/ 09/ 2017 tarihli yazılarında da belirtildiği üzere halen imza süreçlerinin tamamlanmasının beklendiği, dolayısıyla konuya ilişkin sürecin halen tamamlanmadığı, bu durumun akondroplazili bireyler açısından büyük mağduriyet yarattığı, zira yıllardır bu kişilerin engelli haklarından mağdur oldukları ve bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, Akondroplazili bireylerin mağduriyetlerini gidermeyi teminen, “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin” ekinde yer alan “Özür

Oran Cetveli”nden çıkartılmış olan akondroplaziye %40 engel oranı ile tekrar yer veren “Engellilik

Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” taslağına ilişkin çalışmanın tamamlanarak bir an önce yönetmeliğin yayınlanması hususunda AİLE

VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI’NA, SAĞLIK BAKANLIĞI’NA, MALİYE

BAKANLIĞI’NA, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI’NA VE MİLLİ

EĞİTİM BAKANLIĞI’NA BİR KEZ DAHA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar

Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Milli

Eğitim Bakanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın BAŞVURANA, AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI’NA, SAĞLIK

BAKANLIĞI’NA, MALİYE BAKANLIĞI’NA, ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK

BAKANLIĞI’NA VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

8 / 99 / 9