|
ÖZET: Başvuran, Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne, genel sekreter kadrosuna atanma talebiyle ilgili bilgi edinme hakkı çerçevesinde 17.05.2024 tarihli dilekçesine yanıt verilmesini istemiştir. Rektörlük, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 52/a maddesine dayanarak, genel sekreter ve diğer idari kadroların atanmasının belirli süreçlere tabi olduğunu belirtmiştir. Bu süreçte, atama kararlarının üniversite yönetim kurulunun görüşü doğrultusunda rektör tarafından alındığı ifade edilmiştir.
Aksaray Üniversitesi, başvuranın dilekçesine 30.05.2024 tarihinde yanıt vermiş ve atama sürecinin yasal çerçevede yürütüldüğünü vurgulamıştır. Başvuranın, idarenin verdiği yanıta itiraz etmesi üzerine, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, talebin “mütalaa talebi” niteliğinde olduğunu belirterek itirazı reddetmiştir. Kurum, başvuranın bilgi edinme hakkının istisnaları kapsamında değerlendirildiği sonucuna varmış ve başvurunun reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi hukuka aykırı bulunmamış ve Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne yapılan başvuru, gerekli yasal süreçler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını dikkate alarak, başvurunun reddine karar vermiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12495-S.24.18919
BAŞVURU NO : 2024/6702
KARAR TARİHİ : 15.11.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Bilgi edinme başvurusu
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 27.05.2024
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza, tarihinde başvuru yapan başvurusunda özetle: Aksaray
Üniversitesi’nde genel sekreter kadrosuna atanma talebine ilişkin olarak bilgi edinme hakkı kapsamında
Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne iletmiş olduğu 17.05.2024 tarihli dilekçesine cevap verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge yazısına cevaben gönderilen Aksaray Üniversitesi’nin 16.08.2024 tarihli
– – sayılı yazısı ve eklerinde; 2.1. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun ‘Atama esasları’ başlıklı 52/a maddesine göre “Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır” Söz konusu madde, başlığından da görüldüğü üzere, belirtilen makamlara “Atama aşamasında” takip edilmesi gereken süreçleri düzenlemekte olup, atama yapılmadan önce Rektörlük Makamınca Üniversite Yönetim Kurulunun görüşünün alınması esasına dayandığı, bu minvaldeki tüm başvuruların Yönetim Kurulunun gündemine sunulacağı anlamına gelmediği, başvuranın dilekçesinde değindiği bağlı yetki, idareye tercih hakkının tanınmadığı durumlarda söz konusu olup, idarenin bir yetkisinin belli yönde kullanılmasının mevzuatta açıkça ve emredici şekilde düzenlenmesi anlamına geldiği, idarenin atama yetkisi ise kamu yararı, hizmet gereği ve liyakat esasları çerçevesinde kullanılabilen yetkilerden olduğu, kanun koyucu, görev ve sorumluluk verdiği makamlara
atama konusunda farklı seçenekleri değerlendirerek tercih yapma imkanı veren düzenlemeler yaptığı, bu konuda birçok yüksek yargı kararı da bulunduğu, Başvuru sahibi ’ın 15/08/2001 tarihinde
Üniversiteleri Mühendislik Fakültesinde şef olarak göreve başladığı, 22/08/2001 tarihinde, herhangi bir sınava tabi olmaksızın 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 52/a maddesine istinaden rektör tarafından
Fakülte Sekreteri olarak atandığı, 08/05/2009 tarihinde ise yine aynı kanuna göre rektörün takdir yetkisi kapsamında Personel Dairesi Başkanı olarak atandığı, halihazırda üniversitede Genel Sekreterlik görevini yürüten . .’nin ise Üniversite Yönetim Kurulunun 08/05/2024 tarih ve – sayılı kararına göre
“Personel Daire Başkanlığının 07/05/2024 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Necmettin Erbakan
Üniversitesi’nde İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken Kurumlararası Geçici
Görevlendirme Yönetmeliği kapsamında Genel Sekreter Yardımcı V. olarak görevlendirilen . .’nin 2547
Sayılı Yasanın 52. maddesi gereğince Genel Sekreter kadrosuna naklen atanmasına” karar verildiği, arz edildiği üzere, yapılan atamada başvuranın dilekçesinde bahsettiği kamu yararı ve hizmet gereğinin gözetildiği, 2002-2009 yılları arasında Elazığ Arıcak’ta, Niğde Ulukışla’da ve Aksaray Güzelyurt’ta Mal
Müdürlüğü, 2009-2010 yıllarında Aksaray Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlık Müdür vekilliği, 2009-
2010 yıllarında 1 No’lu Sağlık Kurumları Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğü, 2010-2011 yıllarında
Malatya Akçadağ Mal Müdürlüğü ve İlçe Tüketici Hakem Heyeti Başkan Vekilliği, 2011-2023 yılları arasında Necmettin Erbakan Üniversitesinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı ve yine farklı tarihlerde aynı üniversitede Vekaleten Hukuk Müşavirliği, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Yapı İşleri ve
Teknik Daire Başkanlığı görevlerini yürüten . .’nin Genel Sekreter atanarak kariyer ve liyakat ilkelerinin öncelendiği ve hukuki usul ve sınırlar dahilinde kalındığı, 2.2. Süreç kapsamında tarafından Rektörlüğe sunulan 06.05.2024 tarihli Genel Sekreter kadrosuna atanma talepli dilekçesine 31.05.2024 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiği, Yine başvuruya konu olan 17.05.2024 tarihli dilekçesine Genel Sekreterlik Makamının 30.05.2024 tarih ve E– sayılı yazısı ile cevap verildiği, 2.3. Başvuranın 26/12/2023 tarih ve sayılı dilekçesi ile Devlet Memurlarının Şikâyet ve
Müracaatları Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin atfıyla aynı yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen “en yakın amirden başlanarak silsile yolu ile ve şikâyet edilen amirler atlanarak yapılır.” hükümlerine uymayarak Rektörlük Makamına doğrudan Genel Sekreterlik Kadrosuna atanmak istediğine dair dilekçe vermesi üzerine 03/01/2024 tarih ve 8 sayılı yazı ile 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanununa 53. maddesi uyarınca soruşturma başlatıldığı ve soruşturma sonunda 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununu 125. Maddesinin (A) fıkrasına göre uyarma cezası verilmiş olduğu, İdare
Mahkemesinde dava sürecinin devam ettiği, Personel Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken
’ın iş ve işlemlerinde sürekli, olarak çok ciddi hatalar yaptığı tespit edildiği, bu kapsamda kurumu telafisi güç bir duruma sokma ihtimalinden dolayı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53. Maddesi uyarınca 23/02/2024 tarih ve sayılı yazı ile hakkında soruşturma başlatıldığı, Soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin (B) fıkrasının “a” bendine göre kınama cezası verilmiş olduğu, İdare Mahkemesinde dava süreci devam ettiği, ayrıca Personel Daire
Başkanı kadrosuna atama işleminin görevde yükselme sınavına tabi olmadan sınavsız ve takdir hakkı kullanılarak yapılması bakımından da kazanılmış hak olarak değerlendirilme boyutunda yer almadığı, bunun yanında geniş takdir yetkisi kullanılmak suretiyle kamu yararı ve kamu hizmeti gereği görevden alınabileceği ve başka bir göreve atanabileceği açık olduğu, ’ın tüm uyarılara rağmen önemli hataları sürdürmesi ve hakkında iki adet disiplin soruşturması bulunması nedeniyle ilgili başkanlık görevinde kalmaya devam etmesi kurumsal açıdan telafisi güç durumların doğması ihtimali bağlamında,
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 52. maddesinin (a) fıkrasındaki, “Genel Sekreter ile daire
başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı; üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü
alınarak Rektör tarafından atanır….” hükmüne dayanılarak Üniversite Yönetim Kurulunun oy birliği ile almış olduğu 28/02/2024 tarih ve – sayılı kararı üzerine Rektörünün takdir hakkı Daire
Başkanlığı görevinden azletme yönünde olduğu ve aynı zamanda Fakülte Sekreteri görevine atandığı, ancak bu atama işleminin tarafından dava konusu edildiğini ve halen davanın devam etmekte olduğunu, 2.4. Başvuranın vermiş olduğu 19/04/2024 tarihli dilekçesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığının 19/04/2024 tarih ve sayılı yazısı ekinde alınmış olduğu ve dilekçede talep etmiş olduğu bilgi ve belgeler içerisinde mevzuat gereği verilebilen bilgi ve belgelerin kendisine verildiğini ve 02/05/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıyla kendisine açıklama yapıldığını, – Başvuranın, Rektörlük İletişim Merkezine vermiş olduğu 13/05/2024 tarihli başvurusuna 657 sayılı
Kanunun 21/05/2024 tarih ve sayılı yazıyla 657 sayılı kanunun 99. Maddesine aykırı bir şekilde memurlara fazla çalışma yaptırılmadığının bildirildiğini, – Başvuranın Rektörlük İletişim Merkezine vermiş olduğu 13/05/2024 tarihli görüş öneri şeklindeki başvurusuna 21/05/2024 tarih ve sayılı yazıyla cevap verildiği, – Başvuranın Rektörlük İletişim Merkezine vermiş olduğu 13/05/2024 tarihli başvurusuna 21/05/2024 tarih ve sayılı yazıyla cevap verildiği, – Başvuranın Genel Evrak Servisine vermiş olduğu 06/05/2024 tarihli Genel Sekreterlik kadrosuna atanma talepli dilekçesine 31/05/2024 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiği ve bu kadroya atama işleminin
2547 sayılı Kanunun 52/a maddesine göre Yönetim Kurulunun görüşü ve Rektörün ataması ile
yapılabileceği, başvuruya açık bir kadro olmadığının bildirildiği, – Yine başvuran tarafından 17/05/2024 tarihinde dilekçe verildiği ve 06/05/2024 tarihli dilekçesine ilgi tutarak usulsüz ve kontrolsüz bir şekilde değişik sorularla Genel Sekreterlik Kadrosuna tekrar atanma talebinde bulunulduğu, ilgili talep dilekçesine üniversite tarafından 30/05/2024 tarih ve sayılı yazı ile cevap verildiği, – Başvuranın 31/05/2024 tarihli dilekçesinde nesnellik, tarafsızlık, şeffaflık, hesap verebilirlik…, ilkelerden bahsederek idareyi suçlayıcı ve tehditkar içerikli bir dilekçe daha verdiği ve bu dilekçesine cevaben
“başvurulara verilen her cevabı eleştiri ve itham ifadeleri içeren yeni bir başvuruya konu etmesinin hukuka uygun görülmediği” şeklinde 10/06/2024 tarih ve sayılı yazıyla kendisine bildirildiğini, – Başvuran 17/05/2024 tarihli dilekçesinin işleme alınıp alınmadığı konusunda Başsavcılığa sayılı ihbar dilekçesi ile müracaat ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığı 08/07/2024 tarih ve ihbar sayılı yazısı ile bilgi belge istemiş, Kurumumuzca da gerekli bilgi ve belgelerin gönderildiği, 2.5. Başvuranın, 17/05/2024 tarihli dilekçesinin işleme alınmadığı iddiasıyla Aksaray Cumhuriyet
Başsavcılığına sayılı ihbar dilekçesi ile müracaat ettiği, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2024 tarih ve ihbar sayılı yazısı ile ilgili bilgi ve belgelerin istendiği, idare tarafından gerekli bilgi ve belgelerin Başsavcılık Makamına gönderildiği ve konunun soruşturma aşamasında olduğu, 2.6. Başvuranın Kamu Denetçiliği Kurumuna yapmış olduğu başvurusuna konu olarak gösterdiği 17/05/2024 tarihli dilekçesine karşı İdarenin verdiği 30/05/2024 tarih ve sayılı “İlgi tarih ve sayılı dilekçeniz incelenmiş olup ilk talebinizin yasal bir dayanağının bulunduğunu ifade etmek mümkünat dahilinde görünmemektedir. Zira genel sekreter atama usulü 2547 sayılı kanunun 52/a maddesinde açıkça
ifade edilmiştir. Bu çerçevede uzun yıllar Personel Daire Başkanlığı yapmış ve Genel sekreterlik görevine talip olduğunu beyan eden birisinin bilmesi gerektiği üzere bu görev dilekçe ile başvuruya açık bir süreç ihtiva etmemektedir. Bununla birlikte devam eden maddelerdeki taleplerinizin yersiz olduğu, hukuki dayanağı bulunmadığı, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde cevap vermeye elverişli olmadığı anlaşılmıştır.” şeklindeki cevabi yazıya karşı 11/06/2024 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunulduğunu, itiraz neticesinde, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından 24/07/2024 tarih ve sayılı kararla “Başvuru sahibinin dilekçesi ve eklerinin 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi neticesinde; başvuruya konu taleplerinin “mütalaa talebi” niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu taleplerin mezkur Kanunun “…mütalaa talepleri” konulu 27’nci maddesi uyarınca karşılanamayacağı ve itirazının reddedilmesi gerektiğinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.” gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği, Hususları bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3.1. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 1’inci fıkrası: “vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi’ne yazı ile başvurma hakkına sahip olduğu; 2’nci fıkrasında, kendileriyle ilgili başvurmaları sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirileceği; 3’üncü fıkrasında ise herkesin, bilgi edinme ve Kamu Denetçisine başvurma hakkına sahip olduğu”, 3.2.“Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesi: “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkesin, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahip olduğu; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu”,
3.3.“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesi: “temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği; bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı” 4.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “İfade özgürlüğü” başlıklı 10’uncu maddesi: “Her fert ifade ve izhar hakkına maliktir. Bu hak, içtihat hürriyetini ve resmi makamların müdahalesi ve memleket sınırları mevzuu bahis olmaksızın, haber veya fikir almak veya vermek serbestisini ihtiva eder… (2) Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” , 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası: “ Kamu Denetçiliği Kurumunun, şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile
tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevli olduğu” 6. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
6.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1’inci maddesi:
“Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 6.2. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesi: “Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi ifade eder.” , 6.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4’üncü maddesinin 1’inci fıkrası; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir. Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.” 6.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5’inci maddesi: “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 6.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7’nci maddesi: “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” 6.6. “İtiraz usulü” başlıklı 24’üncü maddesi:“ Bilgi edinme istemi reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Bilgi Edinme Değerlendirme
Kuruluna itiraz edebilir. İtiraz yazılı olarak yapılır. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir.
20 nci maddede belirtilen süreler içinde, kurum ve kuruluşlar tarafından başvuru sahibine olumlu veya
olumsuz herhangi bir cevap verilmemesi halinde başvuru, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun
10 uncu maddesi uyarınca altmış günün geçmesiyle reddedilmiş sayılır.
İkinci fıkra gereğince bilgi edinme istemi reddedilmiş sayılan başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce dava açma süresinin başladığı tarihten itibaren on beş gün içinde Kurula yazılı olarak itiraz edebilir.
Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur.” 6.7. Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25’ inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
7. 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun ‘Atama esasları’ başlıklı 52/a maddesinde “Genel Sekreter ile daire başkanları, müdürler, hukuk müşavirleri ve uzmanlar, yükseköğretim üst kuruluşlarında ilgili kuruluşların görüşü alınarak Yükseköğretim Üst Kuruluşunun Başkanı, üniversitelerde ise yönetim kurulunun görüşü alınarak rektör tarafından atanır. Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır.” 8. 27.04.2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Herkes, Kanun ve bu
Yönetmelikte belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bilgi edinme hakkına sahiptir…” 8.2. “İstenecek bilgi veya belgelerin niteliği” başlıklı 12 nci maddesinin ilk iki fıkrası “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…” 8.3. “Kanunda istisna sayılan bilgi veya belgelere ilişkin talepler” başlıklı 23 üncü maddesinde
“Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvuruları reddedilir ve ret kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilir.
8.4. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36’ ıncı maddesinin birinci fıkrası: “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; genel sekreter kadrosuna atanma talebine ilişkin olarak bilgi edinme hakkı kapsamında Aksaray Üniversitesi Rektörlüğü’ne iletmiş olduğu 17/05/2024 tarihli dilekçesinde belirttiği hususlara cevap verilmesini talep etmektedir.
11. Konuyla ilgili idarece iletilen bilgi ve belgelerden; 11.1. Başvuranın 17/05/2024 tarihli dilekçesinde 06/05/2024 tarihli önceki dilekçesini ilgi tuttuğu, genel sekreterlik kadrosuna tekrar atanma talebinde bulunduğu, ilgili talep dilekçesine üniversite tarafından 30/05/2024 tarih ve sayılı yazı ile; 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun ‘Atama esasları’ başlıklı 52/a maddesine göre Genel Sekreter ataması yapıldığı yönünde cevap verildiği,
11.2. Başvuranın 17/05/2024 tarihli dilekçesinin işleme alınmadığı iddiasıyla Aksaray Cumhuriyet
Başsavcılığına sayılı ihbar dilekçesi ile müracaat ettiği ve konunun soruşturma aşamasında olduğu, 11.3. Başvuranın 17/05/2024 tarihli dilekçesine karşı idarenin verdiği 30/05/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıya karşı 11/06/2024 tarihinde Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itirazda bulunulduğunu, itiraz neticesinde, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu tarafından 24/07/2024 tarih ve sayılı kararla “Başvuru sahibinin dilekçesi ve eklerinin 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmesi neticesinde; başvuruya konu taleplerinin “mütalaa talebi” niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden, söz konusu taleplerin mezkur Kanunun “…mütalaa talepleri” konulu 27’nci maddesi uyarınca karşılanamayacağı ve itirazının reddedilmesi gerektiğinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.” gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
12. Türk hukuk sisteminde 2003 yılında kabul edilen 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile yasal dayanağını bulan bilgi edinme hakkı, 2010 yılında T.C. Anayasası’nın 74’üncü maddesine eklenen fıkra ile de anayasal güvenceye kavuşmuştur. Anılan düzenlemelerde herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu hüküm altına alınmış olup 4982 sayılı Kanun’un amacı, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olarak belirlenmiştir.
13. Bu çerçevede anılan Kanun’un 5’inci maddesiyle kurum ve kuruluşlar, bu Kanun’da yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeyi talepte bulunana sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Bu açıdan ülkemizde bilgi edinme kurumu kişiler açısından bir hak, bilgi vermek ise idare açısından bir yükümlülük olarak düzenlenmiş olup bu Kanun kapsamında yapılan bilgi edinme başvuruları, ancak anılan Kanun’da belirtilen istisnalar çerçevesinde reddedilebilecektir.
14. Hukuk devletinin en önemli araçlarından olan yönetimde şeffaflık (açıklık, aleniyet, saydamlık) ilkesi gereği devletin işleyiş şekli, alınan kararlar, yerine getirilen iş ve işlemler ile personelin tutum ve davranışları gibi hususlarda vatandaşlarını bilgilendirmesi gerekmekte olup yönetimde şeffaflık sayesinde
yönetime güven, idarenin işleyişinde objektiflik, adillik ve etkinlik sağlanmaktadır (AYM, B. No:
2016/6815, 15.02.2023, §§ 43-45).
15. Bilindiği üzere, kamu yönetimi anlayışında yaşanan değişimlerle, bireylerin kamu hizmetlerinden daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde yararlanması, hizmetler sunulurken kamuoyunun taleplerinin göz önünde bulundurularak halkın katılımının sağlanması önem kazanmıştır. İdarenin karar verme sürecinde tarafsız davranması, şeffaf ve hesap verebilir olması, ilgilinin haklı beklentilerine uygun karar vermesi ve işlemin gerekçesini belirtmesi gibi ilkeler hukuk devletinin gereği olarak ortaya çıkmıştır. Bu minvalde, bir iyi yönetim ilkesi olarak “şeffaflık ilkesi”; kişilerin bilgiye erişebilmesi için idarenin bilgi verme ödevini sistematik, kolay, hızlı ve ulaşılabilir şekilde yerine getirmesini ifade etmekte olup bu ilke, idarenin faaliyetleri ile faaliyet sonuçlarının kamuya açık olmasını, idarenin karar alma süreçlerine hizmetten yararlananların katılımının sağlanmasını ve idarenin işleyişine ilişkin her türlü düzenleme ve prosedürün kamuoyunun erişimine açık ve kolayca ulaşılabilir olmasını gerektirmektedir (Bkz: Kamu Denetçiliği
Kurumu (Ombudsmanlık), İyi Yönetim İlkeleri Rehberi, Ankara, 2019, s. 77, https://www.ombudsman.gov.tr/Yayinlarimiz/IyiYonetimIlkeleriRehberi, Erişim Tarihi: 26.09.2024).
Hesap verebilirlik ilkesi ise, idarenin görev ve sorumluluklarını yerine getirirken her türlü işlem ile tutum ve davranışlarını amirlerine ya da kamuoyuna karşı açıklayabilmesi anlamına gelmektedir. Bu bağlamda,
hesap verebilirlik ilkesi, kendilerine kaynak tahsis edilenlerin ya da yetki verilenlerin bu kaynakları ve yetkileri ne kadar iyi kullandıklarını gerekçelendirme sorumluluğunu ve kamu yönetiminde bir denetim mekanizması oluşturulmasını kapsamaktadır (Bkz. İyi Yönetim İlkeleri Rehberi s.83)
16. 4982 sayılı Kanunun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrası “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır.” hükmünü amir olup, anılan Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 36 ncı maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir.
16.1. Belirtilen mevzuat hükümlerine göre, bir bilgi edinme başvurusunun bu madde kapsamında reddedilebilmesi iki koşula bağlanmıştır. Bunun için talebin öncelikle, kurum ve kuruluşların kamuoyunu ilgilendirmeyen düzenlemeleri içeren bilgi-belgeleri hakkında olması, bu koşulun sağlanması halinde kurum ve kuruluşların sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemelerine ilişkin olması gerekmektedir.
16.2. Talebe konu bilgi Kanunun 25 inci maddesi kapsamında incelendiğinde, kurumlarındaki işleyişin kurum içi uygulama niteliğinde olduğu, “kamuoyunu ilgilendirmeyen” konulardan olduğunun kabulü gerekir.
17. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları ve ilgili mevzuat dahilinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talep edilen bilgilerin 4982 sayılı Bilgi Edinme
Hakkı Kanununun 25 inci maddesi kapsamındaki “kurum içi uygulama niteliğindeki bilgiler” ile 27 inci maddesi kapsamındaki “mütalaa niteliğindeki bilgiler” bilgi edinme hakkının istisnai halleri olduğu anlaşıldığından başvurunun bilgi edinme hakkı kapsamında karşılanamayacağına, buraya kadar anlatılanların ışığında başvuran hakkında idarece tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığından başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgeleri süresi içinde gönderdiği, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine ve “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davrandığı, ancak İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, İdareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Aksaray İdare
Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve AKSARAY ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi