onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan protokol çerçevesinde gerçekleştirilen alacak taleplerine dayanmaktadır. Davacı, “Doğuşpark” konut projesindeki hissesinin devri karşılığında belirli ödemelerin yapılmasını talep etmekte, ancak davalının bu ödemeleri zamanında gerçekleştirmediğini ve temlik onayının gecikmesi nedeniyle Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) kendisinden ek bir ödeme talep ettiğini iddia etmektedir. Davalı ise, ödemelerin yapılmamasının davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle olduğunu savunmaktadır.

İlk Derece Mahkemesi, davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği ve gecikmelerden sorumlu olduğu yönünde bir karar vermiştir. Mahkeme, ayrıca davacının zararını ispat edemediği taleplerini reddetmiş, ancak davalının Bursaspor Kulübü’ne olan borcunu ödemediğini belirterek bu alacak için davacının lehine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacı vekilinin temyiz istemini reddederek İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Bu karar, alacak taleplerinin geçerliliği ve tarafların yükümlülükleri açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır.

11. Hukuk Dairesi         2024/416 E.  ,  2024/6277 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
    SAYISI : 2021/603 Esas, 2023/766 Karar
    HÜKÜM :Asıl dava kabul birleşen dava kısmen kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl ve birleşen davada alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    KARAR
    I. DAVA
    1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … ve dava dışı kişilerle “Doğuşpark” konut projesine ortak olduklarını, müvekkilinin ortaklıktaki hissesinin davalı …’na devri, karşılığında 4.100.000,00 TL ödeme yapılması hususunda protokol imzalandığını, projenin davalı tarafından sürdürülüp gelirinin tahsil edildiğini, protokolün 3-a maddesinde 18.06.2009’da 730.000,00 TL, 15.12.2009’da 875.000,00 TL’nin davalının şirketinin davalı …’deki alacaklarını temlik etmek suretiyle müvekkilinin borçlu olduğu Türk Ekonomi Bankası’na ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak temlik onayının aylar sonra alınabildiğini, müvekkilinin de davalının beyan ettiği tarihleri dikkate alarak Türk Ekonomi Bankası (TEB) ile bir sözleşme imzaladığını, temlik yoluyla ödemeler bir yıl gecikmeli yapıldığından bu gecikme nedeniyle TEB 230.000,00 TL talep ettiğini, davalı …’nin temlikten haberi olduğu ve temlik uyarınca TEB’e ödeme yapması gerektiği halde Türk Ekonomi Bankası’na değil de davalı … ve şirketlerine ödeme yaptığını, bu yönden müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek şimdilik 180.000,00 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

    2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; sözü edilen protokol hükümleri uyarınca davalının Türk Ekonomi Bankası’na ödeme yapmaması üzerine bankanın ipotekleri kaldırmayıp paraya çevrilmesi için takip başlattığını, müvekkilinin paraya çevirme işlemini önlemek için bankaya emanet para verdiğini, bankaca üç aylık devre faizlerinin tahsiline devam edildiğini, protokolün 7 nci maddesinde müvekkiline ait bir dükkan ve bir daire üzerindeki ipoteklerin kaldırılmasının sağlanacağı yükümü üstlenildiği halde yerine getirilmediğini, müvekkilinin dükkanı sattığını, ancak ipotek kaldırılmayınca alıcının ödemelerini geciktirip satım bedelinden bir kısmını cezai şart olarak aldığını, anılan iki adet taşınmaz üzerindeki ipoteklerin kaldırılması için müvekkilinin başka ipotek gösterdiğini, bu işlemler için masraf yapıldığını, öte yandan aynı sözleşmenin 3-b maddesinde davalının 82.500,00 TL’yi müvekkili adına Bursaspor Kulübü’ne ödemeyi taahhüt ettiği halde bu taahhüdünü de yerine getirmediğini ileri sürerek ipoteklerin kaldırılmaması ve zamanında fekkedilmemesine, taşınmazların satılamamasına bağlı olarak oluşan zararın şimdilik 17.500,00 TL’sinin ticari faizi ile tahsilini, Bursaspor Kulubüne yapılmayan ödeme için 82.500,00 TL’nin 30.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı … vekili, davacı ile müvekkili arasında Bur Ol İnş. Taah. Ltd. Şti.’ndeki davacı hisselerinin satışı için 30.03.2009 tarihli sözleşmenin imzalandığını, hisse bedelinin bir kısmının müvekkilinin Belediyedeki alacaklarının temliki suretiyle ödeneceğini, davacının şirketteki %2 hissesi üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiği halde kaldırılmadığı için hisse devrini yapmadığını, buna rağmen müvekkilinin bankaya temlikleri verdiğini, hisse üzerindeki hacizlerin halen kaldırılmayıp devrin gerçekleştirilmediğini, temliklerin süresinde yapılmamasının davacıdan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

    2.Asıl davada davalı … Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; diğer davalının Belediye’den bulunduğu temlik talebinin kabul edildiği, ancak idarece ödeme planı ve son ödeme tarihi vaat edilmeksizin temlik izni verildiğini, toplam 1.605.000,00 TL tutarındaki ödemenin 23.08.2010 tarihinde tamamlandığını, davacı, diğer davalı ve Türk Ekonomi Bankası arasındaki ilişkilerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

    3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin edimini yerine getirmesi için öncelikle satışa konu Bur Ol İnş. Taah. Ltd. Şti.’ndeki davacı hisseleri üzerinde bulunan hacizlerin kaldırılması gerektiği halde davacının hacizleri fekkedip hisseleri devretmediğini, devrin halen gerçekleştirilemediğini, müvekkilinin buna rağmen Türk Ekonomi Bankası lehine temlikleri verdiğini, Bursaspor Kulubüne de çeşitli bono ve çek vermek suretiyle ödemeyi yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı … tarafından sözleşme kapsamındaki … Belediyesinden olan alacakların temlik edilmesine karşın sözleşmede belirtilen tarihlerde … Belediyesi tarafından ödeme yapılmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/4616 E., K.2021/5394, 28.06.2021 tarihli kararı ile bu gecikmeden davalının sorumlu olduğu yönünde hukuki tespit ve değerlendirme yapıldığı, … Belediyesi tarafından alacağın temliki üzerine temlik alana ödeme yapılacağına dair yazı ve taahhüt verilmiş ise de ödemelerin belirsiz vadeli olarak bildirilmiş olduğu, bu anlamda belediyenin borcunun kesin vadeli olmaması nedeniyle kusurunun bulunmadığı ve aleyhine açılan davanın reddinin gerektiği, … Belediyesi’nce yapılan ödemelerin, Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/744 E. sayılı dosyasına değil, dava dışı … Çavuşoğlu Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hesabına yapıldığı, davacının Türk Ekonomi Bankası’na olan Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2009/744 E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen borcu için %29 reeskont faizi ile talep edildiği, Protokole göre ödemelerin 18.06.2009 tarihinde 730.000.00, 15.12.2009 tarihinde 875.000,00 TL olarak gerçekleşmesi konusunda anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre geç ödemelerden dolayı işlemiş %29 yıllık faiz oranında ek faiz yükünün 334.444,86 TL olduğunun bildirildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda davaya konu alacaklar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklandığı ve raporun hükme esas alınmaya yeterli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davada ise davalının protokol gereğince davacının Bursa spor Kulübüne olan 82.500,00 TL borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak ödemediğini belirterek 82.500,00 TL’nin 30.03.2009 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, davalı Bursa Spor Kulübüne ödeme yaptığını belirttiği ancak ödeme belgesi sunmadığı, Bursa Spor Kulübüne yazılan müzekkereye verilen 21.09.2015 tarihli cevabi yazıda ise herhangi bir ödemenin yapılmadığının belirtildiği, davalı 82.500,00 TL ödeme yaptığını ispat edemediğinden 82.500,00 TL’den sorumlu olduğu ancak daha önce temerrüde düşürülmediğinden 18.04.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline davacının, diğer talepleri olan tapu masrafları yaptığını veya ipotekten dolayı taşınmazları satamayarak zarara uğradığını ispat edemediğinden bu taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

    IV. TEMYİZ İNCELEMESİ
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Asıl ve birleşen dava, taraflara arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    3. Değerlendirme
    Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

    V.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun’un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.