ÖZET: Bu karar, başvuranın kızı için pasaport talebinin reddine ilişkin hukuki değerlendirmeleri içermektedir. Pasaport Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, ergin olmayan çocukların pasaport alabilmesi için yasal temsilcilerinin muvafakatini içeren resmi bir belge sunması gerekmektedir. Başvuran, kızı için babasının Alman Noterinden aldığı muvafakatnameyi kullanmak istemiştir. Ancak, idare, babanın kimlik tespitinin yapılamaması ve pasaport başvurusunun geçerli belgelerle desteklenmemesi nedeniyle bu muvafakatnamenin kabul edilmediğini belirtmiştir.

İdarenin, muvafakatnamenin geçerliliğini sorgulaması, yasal temsilcinin iradesinin doğruluğunu teyit etme gerekliliğinden kaynaklanmaktadır. Başvuranın iddiaları, önceki işlemlerle çelişmekte ve idarenin, pasaport işlemleri için farklı bir belge ve kimlik doğrulama süreci uygulaması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebi, hukuka uygun olarak reddedilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14915-S.22.22844

BAŞVURU NO : 2022/7373

KARAR TARİHİ : 18/11/2022

RET KARARI ,TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kızına pasaport verilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 22/05/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. 01/04/2022 tarihinde başvuranın Kurumumuza yaptığı şikayet başvurusunda özetle, kızı için babasının Alman Noterinden muvafakatname verdiğini ve bu belgeye uluslararası apostil mührü vurulduğunu, bu belgeyle Frankfurt Başkonsolosluğundaki noterlik bölümüne gittiğini ve oradan kendisine anılan belgeyle kızına pasaport başvurusu yapabileceğinin söylendiğini, pasaport bölümünde ise pasaport verilmesi talebinin karşılanmadığını, eşinin tutuklama kararı bulunması gerekçesiyle pasaport verilemeyeceği ile eşinin gelerek imza vermesi halinde kızına pasaport verilebileceğinin tarafına söylendiğini, ancak muvafakatname ile kendisinin kızı için pasaport çıkarmasının mümkün olduğunu, kızına ilişkin bir tedbir, yasak veya pasaport almayı engelleyen bir hususun bulunmadığını, eşinin durumunun kızını etkilemeyeceğini, idarenin keyfi davrandığını iddia ve ifade ederek kızına pasaport verilmesini talep etmiştir. Kurumumuzca 19/04/2022 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir.

1.1. tarihinde başvuranın Kurumumuza yaptığı şikayet başvurusunda özetle, ilk başvurusundaki hususlara ek olarak özetle, kızının babasının hukuki sebeplerden ötürü konsolosluğa gitmesinin imkansız olduğunu, Frankfurt Başkonsolosluğunun kızının doğum bildirimini ve kimlik çıkartma gibi işlemlerini yaparken Alman makamlarının baba hakkındaki belgelerini kabul ettiğini, pasaport işlemleri için ise bu tutumun sürdürülmediğini, Türkiye’ye seyahat etmek istedikleri halde idarenin bunu engellediğini, babanın herhangi bir kimlik tespit sorunu olmadığını iddia ve ifade ederek kızına pasaport verilmesi talebini yinelemektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 08/07/2022 tarihli ve

S. sayılı yazı ile Dışişleri Bakanlığından bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup Dışişleri

Bakanlığının 18/08/2022 tarihli ve sayılı yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.

2.1. Dışişleri Bakanlığının cevabi yazısında özetle,

Dış temsilciliklerce yürütülen pasaport işlemlerinde, Pasaport Kanunu, Pasaport Kanununun

Uygulanmasına Dair Yönetmelik, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce yayımlanan İkinci Nesil Pasaport Uygulama Talimatı hükümlerinin esas alındığı;

babası ilişkin olarak Konsolosluk.Net’te yapılan incelemede, kendisine Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmiş geçerli bir kimlik, pasaport veya sürücü belgesi bulunmadığının tespit edildiği; söz konusu şahıs hakkında yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle İnterpol tahdidi bulunduğu; görüntüsüyle ilgili olarak da kayıtlarda herhangi bir bilginin yer almadığı; Frankfurt Başkonsolosluğunca söz konusu muvafakatnameyi onaylayan Alman Noterliğine telefonla ulaşıldığı; muvafakatname işlemi için Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca düzenlenmiş herhangi bir kimlik veya pasaport ibraz etmediğinin, mülteci pasaportunun olmadığının, belge olarak sadece Alman makamlarınca düzenlenmiş bir müsamaha belgesinin bulunduğunun ve ilgili belgenin

Başkonsolosluğa gönderilmesinin mümkün olmadığının öğrenildiği; bu çerçevede, babası ile Alman Noteri önünde imza atan aynı kişi olup olmadığının tespit edilemediği;

Apostil şerhinin, resmi belgenin üzerindeki imzanın doğruluğu, belgenin hangi sıfatla imzalandığı, varsa üzerindeki mührün doğruluğu gibi durumları tevsik etmeye yönelik olduğu; bu şerhin, noterlik işlemini düzenlettiren kişinin kimliğinin teyidi konusunda herhangi bir bilgi sunmadığı;

Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Yönetmeliği hükümlerine göre, Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin kimlik kartı almak zorunda olduğu; hakkında arama/yakalama kaydı bulunan kişilerin dış temsilciliklere gelmesinin, kimlik kartı almasının ve yine kimliğini belirterek çocuğunun pasaport başvurusu için muvafakat vermesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı; öte yandan, herhangi bir kimlik belgesi olmadığından, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı

Yönetmeliği’nin 12’nci maddesi çerçevesinde, öncelikle kimlik tespitinin yapılmasının gerekeceği;

Başvuru sahibi hakkında arama/yakalama kaydı bulunmasına rağmen

Başkonsolosluğa giderek kimlik kartı başvurusunda bulunabileceğinin, ardından çocuğunun pasaport başvurusu için muvafakat verebileceğinin, arama/yakalama kaydı olan kişilere sadece pasaport düzenlenemediğinin, söz konusu Başkonsoloslukta hakkında arama/yakalama kaydı olan çok sayıda vatandaşın kimlik kartı başvurusunun alındığının birçok kez izah edildiği;

Söz konusu kişilerin Almanya’da gerçekleşen evliliklerinin nüfus kütüklerine tescil edilmesi işleminin

Başkonsoloslukça gerçekleştirilmediği; tescil işleminin 2019 yılında Halfeti Nüfus Müdürlüğünce yapıldığının anlaşıldığı; öte yandan, doğum tescili ve kimlik kartı işlemlerinin, Başkonsoloslukça yapıldığı; Nüfus Hizmetleri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği ve Türkiye

Cumhuriyeti Kimlik Kartı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, evlilik birliği içinde doğan çocukların doğum tescili ve kimlik kartı işlemlerinde, anne veya babadan birinin başvurusunun yeterli olduğu; bu işlemler için annenin başvurması halinde, babanın muvafakatının aranmadığı; doğum tescili ve kimlik kartı işlemleriyle pasaport işlemlerinin bu açıdan farklılık arz ettiği;

Başvuran tarafından başvuru konusu hakkında bir dava açılmadığı

açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;

4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında ise, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,

5. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun “Umuma mahsus pasaportların alınması için şartlar” başlıklı 17’nci maddesinde, “A) Umuma mahsus pasaport almak isteyenlerin başvuru yerleri ve istenecek belgeler

İçişleri Bakanlığınca tespit edilir.

…

Reşit olmıyanlar ve mahcurlar :

C) Reşit olmıyanların ve mahcurların yalnız seyahat etmek üzere pasaport alabilmeleri için kanuni mümessillerinin muvafakatlerini havi resmi bir makamdan tasdikli vesika ibraz eylemeleri lazımdır”,

6. Pasaport Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Pasaport müracaatında gerekli belgeler” başlıklı 16’ncı maddesinde, “Pasaport alacak kişinin bizzat müracaatı esastır. İlgiliden

durumuna göre aşağıdaki belgeler istenir:

…

d) Ergin olmayanlar ve kısıtlılar için muvafakat belgesi”,

7. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün İkinci Nesil Pasaport

Uygulama Talimatı’nın “Pasaport başvurusu için gerekli belgeler” başlıklı 16’ncı maddesinde, “Hususi, hizmet damgalı ve umuma mahsus pasaport almak amacıyla herhangi biri için başvuruda bulunan

kişilerden durumuna göre aşağıdaki belgeleri ibraz etmeleri istenecektir:

…

e) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için veli, vasi veya kayyum kararı ve muvafakat belgesi.

…

Başvuruda bulunan kişilerden durumuna göre istenecek ve yukarıda sayılan belgelerin kabulünde dikkat edilecek esaslar aşağıda maddeler halinde açıklanmıştır.

Buna göre; …

e) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için veli, vasi veya kayyum kararı ve muvafakat belgesi:

1) Ergin olmayan çocuklar için anne ve babanın her ikisinin ya da yasal temsilcisinin, başvuru merkezlerine

gelerek başvuru anında düzenlenecek başvuru formundaki muvafakat alanını imzalamaları gerekmektedir.

Anne veya babanın başvuru sırasında hazır bulunmasını engelleyecek özel durumlarda, hazır bulunmayan kişi için noterden düzenlenmiş muvafakatname kabul edilecektir”,

8. Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi’nin;

8.1. 1’inci maddesinde, “İşbu Sözleşme Akit Devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer bir

Âkit Devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelere uygulanır. İşbu Sözleşmenin amaçları bakımından,

aşağıdaki belgeler resmi belge sayılır:

…

c) Noter senetleri”,

8.2. 2’nci maddesinde, “Akit Devletlerden her biri bu sözleşmenin uygulama alanına giren ve kendi ülkesinde kullanılacak olan belgeleri tasdik işleminden bağışık tutacaktır. Bu sözleşmenin amaçları bakımından, tasdik işleminden yalnız belgenin kullanıldığı ülkenin diplomasi ve konsolosluk memurları tarafından belgedeki imzanın doğruluğunun belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığının veya gerekirse üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi işlemi anlaşılır”,

8.3. 5’inci maddesinde ise, “Tasdik şerhi, belgede imzası bulunan veya belgeyi getiren kişinin isteği üzerine verilir.

Usulüne uygun biçimde doldurulan tasdik şerhi imzanın doğruluğunu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığını ve gerektiğinde, belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunu teyid eder.

Tasdik şerhi üzerindeki imza, mühür veya damga her türlü doğrulama işleminden bağışıktır”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuran 1 numaralı paragrafta belirtildiği üzere özetle, kızı için babasının Alman

Noterinden muvafakatname verdiğini ve bu belgeye uluslararası apostil mührü vurulduğunu, bu belgeyle

Frankfurt Başkonsolosluğundaki pasaport bölümünde pasaport verilmesi talebinin karşılanmadığını, eşinin

gelerek imza vermesi halinde kızına pasaport verilebileceğinin tarafına söylendiğini, kızına ilişkin bir tedbir, yasak veya pasaport almayı engelleyen bir hususun bulunmadığını,daha önce aynı konsolosluğunun kimlik verdiğini, doğum bildirimi aldığını ve evlilik tescili yaptığını belirterek kızına pasaport verilmesini talep etmiştir.

11. Pasaport Kanunu’nun 17’nci maddesi gereğince, ergin olmayanlar bakımından, pasaport alabilmeleri için kanuni temsilcilerinin muvafakatlerini içeren resmi bir makamdan tasdikli belge ibraz edilmesi gerekmektedir. Bu hüküm, ergin olmayan ve velayet altındaki kişinin annesi ve babasının muvafakati olmadan pasaport alamayacağını düzenlemektedir. Bununla birlikte, Pasaport Kanununun Uygulanmasına

Dair Yönetmelik’in 16’ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, pasaport müracaatında istenen belgeler arasında “ergin olmayanlar için muvafakat belgesi”nin de sayılması suretiyle, anne-babanın muvafakat iradesini gösteren belgenin öncelikle başvuru şartı olarak öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Nitekim benzer bir düzenlemeye, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün İkinci Nesil

Pasaport Uygulama Talimatı’nın 16’ncı maddesinde de yer verilmekle beraber, burada “ergin olmayan çocuklar için anne ve babanın her ikisinin ya da yasal temsilcisinin, başvuru merkezlerine gelerek başvuru anında düzenlenecek başvuru formundaki muvafakat alanını imzalamaları gerekmektedir” denilerek muvafakat iradesinin idare nezdinde verilebileceği belirtilmekte ve ek olarak, anne veya babanın başvuru sırasında hazır bulunmasını engelleyecek özel durumların bulunması halinde, hazır bulunmayan kişi için noterden düzenlenmiş muvafakatnamenin de kabul edileceği hükme bağlanmaktadır. Bu kapsamda, ergin olmayan kişinin pasaport alması için yapılacak müracaatta, asıl olanın, veli konumundaki anne ve babanın bu husustaki muvafakatini idare nezdinde ortaya koymasıyken istisnaen ikisinden birinin bulunmaması durumunda, bu kişinin iradesini yansıtan muvafakatnamenin kullanılması da mümkündür.

12. Başvuru bağlamında ise, başvuranın, ergin olmayan kızı pasaport alabilmek için babası muvafakatini gösteren muvafakatnameyi Frankfurt Başkonsolosluğuna müracaatında kullanmaya çalıştığı; ancak idare tarafından bu belgenin kabul edilmediği ve pasaport başvurusunun belge eksikliği sebebiyle tamamlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle, her ne kadar başvuranın talebi, kızına pasaport verilmesi yönünde olsa da başvuruda tartışılması gereken asıl mesele, yukarıda yer verilen düzenlemeler kapsamında bahse konu muvafakatnamenin idare tarafından pasaport başvurusu için geçerli kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir.

13. Başvuru üzerine Kurumumuzca bilgi-belge talep yazısı hazırlanmıştır. İdare cevabi yazısında, “ babası ilişkin olarak Konsolosluk.Net’te yapılan incelemede, kendisine

Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilmiş geçerli bir kimlik, pasaport veya sürücü belgesi bulunmadığının tespit edildiği; söz konusu şahıs hakkında yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle İnterpol tahdidi bulunduğu; görüntüsüyle ilgili olarak da kayıtlarda herhangi bir bilginin yer almadığı; Frankfurt

Başkonsolosluğunca söz konusu muvafakatnameyi onaylayan Alman Noterliğine telefonla ulaşıldığı; muvafakatname işlemi için Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca düzenlenmiş herhangi bir kimlik veya pasaport ibraz etmediğinin, mülteci pasaportunun olmadığının, belge olarak sadece

Alman makamlarınca düzenlenmiş bir müsamaha belgesinin bulunduğunun ve ilgili belgenin

Başkonsolosluğa gönderilmesinin mümkün olmadığının öğrenildiği; bu çerçevede, babası ile Alman Noteri önünde imza atan aynı kişi olup olmadığının tespit edilemediği” ifadelerine yer vermiştir. İdarenin, “ babası ile Alman

Noteri önünde imza atan aynı kişi olup olmadığının tespit edilemediği” yönündeki tespiti, konuya dair değerlendirmeleri farklılaştırmayı gerektirmektedir. Zira 5682 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinde yasal temsilcilerin muvafakatlerinin gerekliliğine yapılan vurgu, bu konudaki iradenin gerçekten ilgilisinden sadır olup olmadığının tespiti mecburiyetini beraberinde getirmektedir.

Apostil şerhinin, resmi belgenin üzerindeki imzanın doğruluğu, belgenin hangi sıfatla imzalandığı, varsa

üzerindeki mührün doğruluğunu tevsik etmeye yönelik olması ile bu şerhin, noterlik işlemini düzenlettiren kişinin kimliğinin teyidi konusunda herhangi bir bilgi sunması ve özellikle başvuru özelinde, Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca verilen geçerli bir kimlik kartı, pasaportu veya sürücü belgesinin bulunmaması ile bu kişinin görsel bilgisinin kayıtlarda yer almadığının ifade edilmesi ve Türkiye Cumhuriyeti makamlarınca verilmiş bir belgeye veya mülteci belgesine dayanmadan, Alman makamlarının verdiği ve Başkonsolosluk tarafından talep edilmesine rağmen evrak verilmediği için incelemesi dahi yapılamayan bir belge üzerinden muvafakatnamenin düzenlenmesi karşısında, yasal temsilcinin iradesinin tespiti bakımından muvafakatnamenin doğrudan kabul edilmeyip Türkiye

Cumhuriyeti Kimlik Kartı Yönetmeliği çerçevesinde öncelikle ilgilisinin kimlik tespitinin yapılması önem taşımaktadır.

14. Alman Noteri tarafından düzenlenen bahse konu muvafakatnamede apostil şerhi bulunmaktadır.

16/09/1984 tarihli ve 18517 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki

Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi gereğince konulan apostil şerhi, konulduğu belgedeki belli hususların aynılığını teyit etmekte ve bunlar bakımından tekrar onay aşamasının işletilmemesini garanti etmektedir. Teyit edilen hususlar ise, Sözleşme’nin 5’inci maddesinde, imzanın doğruluğu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığı ve belge üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğuyla sınırlı olarak hükme bağlanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19/10/2017 tarihli ve 2016/21735 E., 2017/11391 K. sayılı kararında da “…Sözleşmeye göre; yabancı belgedeki imzanın doğruluğunun, belgeyi imzalayan kişinin sıfatının ve gerektiğinde bu belge üzerindeki mühür ve damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi için, bizzat belge üzerine veya buna eklenecek bir kağıdın üzerine ‘tasdik şerhi’ (apostil) konulması mecburidir. Bu şekilde verilmiş bir tasdik şerhi; imzanın doğruluğunu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığını ve gerektiğinde belge üzerindeki mühür ve damganın aslı ile aynı olduğunu teyid eder.

(Söz. m. 3, 4 ve 5)” şeklinde aynı yönde tespitler yapılmıştır. Ancak idarenin de işaret ettiği bu durum, apostil şerhinin konulduğu belgedeki diğer hususların teyidinin ilgili idarece yapılamayacağı anlamına gelmemektedir. Nitekim başvuruya konu 5682 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi bağlamında yasal temsilcinin iradesinin tespiti gerekliliği, apostil şerhinden ayrıksı olarak, belgede irade serdeden kişinin ilgilisi olup olmadığının belirlenmesi hususunda idareye sorumluluk yüklemektedir. Bu noktada, başvuruya konu muvafakatname bakımından, idarenin kimliğine dair tespitte bulunamama gerekçesiyle bu belgeyi kabul etmemesi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

15. İdarenin kimlik tespiti yapması gerektiği üzerinden ortaya konulan gerekçelere ek olarak, İkinci Nesil

Pasaport Uygulama Talimatı’nın 16’ncı maddesinde zikredilen “anne veya babanın başvuru sırasında hazır bulunmasını engelleyecek özel durumlar”ın muvafakatname veren bakımından gerçekleşmediği de kaydedilmelidir. Zira bu düzenlemede ifade edilen “özel durumlar”ın içinde “yasa dışı örgüt faaliyetleri nedeniyle İnterpol tahdidi bulunma” hususunun değerlendirilemeyeceği açık olup hukuka aykırı bir durumun mevzuatın sağladığı bir imkan kapsamında olduğunun kabulü mümkün değildir. Ayrıca idare, hakkında arama/yakalama kaydı bulunan kişilerin dış temsilciliklere gelmesinin, kimlik kartı almasının ve yine kimliğini belirterek çocuğunun pasaport başvurusu için muvafakat vermesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığını da ifade etmektedir.

16. Kurumumuzca başvuranın kızının seyahat ve pasaport hakkının engellendiğine ilişkin iddiaları sorulmuş olup idare tarafından “Başvuru sahibi hakkında arama/yakalama kaydı bulunmasına rağmen Başkonsolosluğa giderek kimlik kartı başvurusunda bulunabileceğinin, ardından çocuğunun pasaport başvurusu için muvafakat verebileceğinin, arama/yakalama kaydı olan kişilere sadece pasaport düzenlenemediğinin, söz konusu Başkonsoloslukta hakkında arama/yakalama kaydı olan çok sayıda vatandaşın kimlik kartı başvurusunun alındığının birçok kez izah edildiği” açıklaması yapılmıştır. Başvuran, şikayet başvurusunda bu hususu, “Israrla babanın

Belge Doğrulama Kodu: 52ca-b141-d591 Belge Doğrulama Adresi: https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/

kendisinin gelmesi gerektiğini söylediler” ifadesiyle kabul etmektedir. Bu noktada, başvuranın eşinin

Başkonsoloslukta işlem yapabileceği ya da muvafakatname eksik olan şekliyle ilgilisinin kimlik tespiti yapılabileceği idare tarafından ifade edilmektedir. Yine başvuran, “Ayrıca aynı konsolosluk kızımın doğum bildirimini ve kimlik çıkartma gibi işlemleri yapmış ve alman makamlarının baba hakkındaki belgelerini kabul etmiştir. Ama pasaport başvurusunda ise yine ayni konsolosluk keyfi davranarak işlem tesis etmeyi reddetmiştir. … Eğer babası hakkında bir kimlik tespit problemi olsaydı ayni konsolosluk kızıma nasıl kimlik verdi, nasıl doğum bildirimi aldı ve nasıl evlilik tescili yapıldı” ifadeleriyle daha önce muvafakat olmaksızın kızı ile ilgili işlem yapıldığını beyan etmiştir. Kurumumuzca bu durum da idareye sorulmuştur.

İdare, “Söz konusu kişilerin Almanya’da gerçekleşen evliliklerinin nüfus kütüklerine tescil edilmesi işleminin Başkonsoloslukça gerçekleştirilmediği; tescil işleminin 2019 yılında Halfeti Nüfus Müdürlüğünce yapıldığının anlaşıldığı; öte yandan, doğum tescili ve kimlik kartı işlemlerinin, Başkonsoloslukça yapıldığı; Nüfus Hizmetleri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği ve Türkiye

Cumhuriyeti Kimlik Kartı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, evlilik birliği içinde doğan çocukların doğum tescili ve kimlik kartı işlemlerinde, anne veya babadan birinin başvurusunun yeterli olduğu; bu işlemler için annenin başvurması halinde, babanın muvafakatinin aranmadığı; doğum tescili ve kimlik kartı işlemleriyle pasaport işlemlerinin bu açıdan farklılık arz ettiği” açıklamalarında bulunmaktadır. Bu kapsamda, başvuranın emsal gösterdiği konuların, ebeveynin tek başına yapabileceği işlemler olduğu, talep edilen konudan hukuken farklılık taşıdığı anlaşılmaktadır.

17. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve yargı kararı birlikte değerlendirildiğinde; belirtilen gerekçelerle kimlik tespiti yapılamadığından başvuruya konu muvafakatnameyi kabul etmeyerek pasaport müracaatını tamamlamama yönündeki idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

18. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, gönderme kararı üzerine başvurana da verilen cevapta, başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdare tarafından bahse konu ilkeye riayet edilmesi beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN

REDDİNE,

Ret Kararının BAŞVURANA ve DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi