|
ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının Almanya’da geçirdiği sigortalı çalışma sürelerinin Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılığını etkileyip etkilemeyeceği üzerine bir hukuki uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu savunmuş ve Almanya’daki çalışmaları ile çakışmadığını ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, davacının isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğuna ve Kurum işleminin iptaline karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının Almanya’daki sigortalı çalışmalarının Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılığına engel teşkil etmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Temyiz aşamasında ise, davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak Yargıtay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Bu durum, yurt dışında geçen sigortalı sürelerin Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılığı etkilemediği yönündeki hukuki değerlendirmeyi pekiştirmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/4237 E. , 2024/5588 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1449 E., 2024/443 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/255 E., 2023/128 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılık süresinin Almanya’daki çalışmaları ile çakıştığı gerekçesiyle iptal edildiğinin bildirildiğini, 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet şartı aramadığını, 85 inci maddede bahsi geçen herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışmamak şartının Türkiye’deki sigorta güvenlik kuruluşlarını ifade ettiğini, davacının Almanya’daki çalışmaları ile çakışan 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresinin iptaline dair Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, 25.08.2021 tarihli Kurum işleminin tahsis talebinin reddi ile ilgili yönüne dair bu aşamada şimdilik herhangi bir talebi bulunmadığını belirterek, davacının 23.05.2000-31.12.2005 dönemi isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işlemin iptalini, bu döneme ait isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 506 sayılı Kanun döneminde 01.10.1995-31.12.2005 dönemi İBS sigorta primi ödediği, Kurumun davacının aylık talebi üzerine yaptığı incelemede Almanya’ da 23.05.2000 döneminde başlayan çalışmaları ile çakıştığı gerekçesi ile bu tarihten sonraki isteğe bağlı sigortalılık süresini iptal ettiğini, 506 sayılı Kanunda isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet koşulu bulunmadığını, 85.madde kapsamında durum değerlendirildiğinde, her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışmamak ve buralardan kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak ile ilgili olarak Yargıtay kararlarında açıklandığı üzere bahsi geçen çalışmanın Türkiye’ deki çalışma olduğunu, yurt dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına bağlı çalışmayı kapsamadığını, primlerin de iade alınmadığını belirterek, davanın kabulüne ” davacının 23.05.2000-31.12.2005 dönemi davacının isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, bu dönem için aksine Çukurova SGM’ nin 25.08.2021 tarih 30076695 sayılı Kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi gereğince davacının Almanya’da geçen sigortalı çalışmalarının Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olmasına engel olmayacağı dikkate alındığında, kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Almanya’da geçen sigortalı çalışmaları ile çakışan Türkiye’deki 506 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile 23.05.2000-31.12.2005 dönemine ilişkin isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 85 inci maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.