ÖZET: Başvuran, Almanya’daki yükseköğrenim sürelerinin Türk Sosyal Güvenlik Sistemi’nde sigortalılık süresi olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Başvurusunda, Almanya’nın emeklilik sigortası sisteminde bu sürelerin sigortalılık süresi olarak sayıldığını, ancak Türkiye’de bu sürelerin yalnızca çalışmaya eşdeğer süreler olarak değerlendirildiğini belirtmiştir. Başvuran, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’ne dayanarak, bu sürelerin emeklilik işlemlerinde dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuruya verdiği yanıtta, Almanya’daki yükseköğrenim sürelerinin sigortalılık süresi olarak kabul edilmediğini ve dolayısıyla Türkiye’de de bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceğini açıklamıştır. Almanya’nın sosyal güvenlik mevzuatına göre, eğitim süreleri “hesaba katma süreleri” olarak adlandırılmakta, ancak bu süreler sigortalılık süresi olarak sayılmamaktadır. Türkiye’deki mevzuat da, yalnızca fiili çalışma sürelerini sigortalılık süresi olarak kabul etmektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddedilmesini önererek, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını belirtmiştir. Başvurunun reddi, ilgili idarenin işlemlerinin hukuka uygunluğu açısından değerlendirilmiştir. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 5827-5827 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/12672 2017/ 12672

KARAR TARİHİ : 03/04/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Almanya’daki yükseköğretim sürelerinin Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde sigortalılık süresi olarak dikkate alınması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 20/10/2017 20.10.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran; “Almanya emeklilik sigortası sisteminde yükseköğrenim sürelerinin de sigorta ödemeksizin sigortalılık süresi hesaplamalarına dâhil edildiğini; ancak Türk sosyal güvenlik sisteminde bu sürelerin çalışma olmayan ancak çalışmaya eş değer süreler olarak kabul edilmesinden dolayı sigortalılık süresi hesaplamalarına dâhil edilemediğini; hâlbuki 30/ 04/ 1964 tarihli Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesi ve Eklerine göre

Almanya’daki öğrenim sürelerinin de emeklilik işlemlerinde sigorta sürelerine dâhil edilmesi gerektiğini; keza Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen cevabi yazılarda, Türkiye’de konuyla ilgili 2011/ 48 sayılı Genelgeye göre işlem yapıldığı hususunun bildirildiği; hâlbuki söz konusu genelgenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90 ıncı maddesi gereği Sözleşme ile uyumlu hükümler ihtiva etmesi gerektiğini ifade ve iddia ederek öğrenim sürelerinin de Türk sigorta merci tarafından sigortalılık süresi olarak kabul edilmesini ve konuyla ilgili gerekiyorsa mevzuat değişikliği yapılmasını” talep etmektedir .

1 / 7II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin 23/ 01/ 2018 tarih ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1.Almanya Sosyal Güvenlik Sistemi kapsamında Almanya’da geçen yükseköğrenim sürelerinin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmediği, dolayısıyla Türkiye ile Almanya Sosyal Güvenlik

Sözleşmesi uyarınca Almanya’da sigortalılık süresi olarak kabul edilmeyen sürelerin Türkiye’de geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığı, 2.2.Alman mevzuatına göre okul, meslek okulu veya üniversite öğrenim sürelerinin sigortalılık süresi kapsamında yer almadığından bu sürelerin Türkiye Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vade sigortası uygulamalarında birleştirilecek hizmet olarak dikkate alınmadığı; keza ekte yer verilen Almanya Sosyal Güvenlik Kurumunun konu hakkındaki görüş yazısından da söz konusu hususun anlaşılabileceği, 2.3. Ülkemiz sosyal güvenlik sisteminde kişilere öğrenim süreleri kapsamında sigorta primi yatmadığı ve bu sürelerin kişilerin uzun vade sigorta kolları olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim gün hesabında dikkate alınmadığı, 31/ 5/ 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunun 5 inci maddesinin (b) bendinde, hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/ 6/ 1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yükseköğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler hakkında ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanacağı hususunun hüküm altına alındığı; bu kişiler hakkında uzun vade sigorta kollarının uygulanmadığı ve bu sigorta kollarına dair adlarına prim yatırılmadığı; bu nedenle yukarıda bahsedilen sürelerin sigortalılık süresi olarak emeklilik gün hesabında dikkate alınmadığı, 2.4.Bununla beraber, Almanya sosyal güvenlik sistemine göre okul, meslek okulu veya üniversite öğreniminde geçen sürelerin bilinen anlamda sigortalılık süresi olmayan ve “Hesaba Katma Süresi” olarak ele alınan süreler olduğu, söz konusu hesaba katma sürelerinin Almanya sosyal güvenlik mevzuatına göre 17 yaşı doldurulduktan sonra hesaba alınmakla beraber, sigortalı adına prim ödenmeyen primsiz süreler olarak değerlendirildiği ve uzun vade sigorta kolları açısından ele alınmayıp; Almanya sosyal güvenlik mevzuatına göre sadece uzun süreli sigortalıların ve ağır engellilerin 35 yıllık sigortalılık süre şartını doldurması açısından dikkate alındığı, 2.5. Dolayısıyla, Almanya sosyal güvenlik mevzuatına göre; okul, meslek okulu veya üniversite öğrenim sürelerinin sigortalılık süresi olarak kabul edilmemesinden dolayı; söz konusu sürelerin

Türkiye Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları uygulamalarında birleştirilecek hizmet olarak dikkate alınmasına imkân bulunmadığı, iki ülke arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesi kapsamında ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığı, Hususları belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

2 / 73.18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının;

3.1.“Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir . Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar .” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” 3.3. “Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma” başlıklı 90 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir .

Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz . (Ek cümle :

7/ 5/ 2004- 5170/ 7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır .” 4.14/ 6/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü, 5. Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik

Kapsamında Yapılan Sözleşmenin; 5.1.“Genel Hükümler” başlıklı I. Bölümünün 1 inci maddesinin 12 numaralı alt bendine göre

‘sigortalılık süreleri’; “Federal Almanya Cumhuriyeti bakımından prim ödeme süreleri ile muadil süreleri; Türkiye bakımından ise, uygulanan mevzuata göre sigortalılık süresi olarak kabul edilen süreleri ifade eder .” 5.2. “Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları” başlıklı V. Bölümünün 27 nci maddesine göre; “Her iki âkit taraf mevzuatına göre nazara alınabilecek sigortalılık sürelerinin mevcudiyeti halinde, uygulanacak mevzuata göre yardım hakkının doğmasında, diğer âkit taraf mevzuatına göre geçen ve aynı zamana rastlamayan, hesaba dâhil edilebilir nitelikteki sigortalılık süreleri de nazara alınır . Sigortalılık sürelerinin ne ölçüde hesaba dâhil edilebileceği, bunların hesaba dâhil edilebilirliğini tayin eden mevzuata göre tespit edilir .”

5.3.29 uncu maddesinin ( 4 ) numaralı bendine göre; “Bir kimsenin Türk sigortasına girişten önce

bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde Alman rant sigortasına girişi, Türk sigortasına giriş olarak kabul edilir .” 5.4. 32 nci maddesine göre; “Âkıd Taraflardan birinin mevzuatına göre geçmiş olmamakla beraber, bu Âkıd Taraf mevzuatına göre nazara alınması gereken sigortalılık süreleri diğer Âkıd Taraf mevzuatına göre de sigortalılık süresi olarak kabul edilir .” 6. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresi” başlıklı 38 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Değişik

3 / 7birinci fıkra : 17/ 4/ 2008- 5754/ 24 md .) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında

dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 2/ 6/ 1949 tarihli ve 5417 sayılı

İhtiyarlık Sigortası Kanununa, mülga 4/ 2/ 1957 tarihli ve 6900 sayılı Malûliyet, İhtiyarlık ve Ölüm

Sigortaları Hakkında Kanuna, 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa, 2/ 9/ 1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanununa, 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa, bu Kanunla mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal

Sigortalar Kanununa ve 8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir . Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır .” 7. Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün 08/ 06/ 2011 tarihli ve 2011/ 48 sayılı Yurtdışı borçlanma ve tahsis işlemleri konulu Genelgesinin ‘Sigortalılık süreleri’ başlıklı 1.2.1. sayılı maddesinde; “Yönetmeliğe göre sigortalılık süresi deyiminden, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış ya da çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler anlaşılacaktır .

Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, hizmet cetvellerinde eşdeğer süre olarak gösterilen aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir . […]”

Hükümlerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından; başvuru konusu hakkında ilgili idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle başvurunun reddi yönündeki öneri

Kamu Başdenetçisi’ ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9.Başvuruya konu uyuşmazlık; Almanya Sosyal Güvenlik Sisteminde, Almanya’da geçen yükseköğretim sürelerinin, emeklilik işlemlerinde sigortalılık süresi olarak değerlendirilip değerlendirilmediği; diğer bir ifadeyle Almanya Sosyal Güvenlik Sistemine göre başvuranın sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesinde yükseköğrenim sürelerinin dikkate alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır .

10. Türkiye Cumhuriyetiyle Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik

Sözleşmesi’ne göre sigortalılık süresinin ne anlama geldiğini anlamak için anılan Sözleşmenin incelenmesinden, Almanya Cumhuriyeti bakımından prim ödeme süreleri ile muadil süreleri;

Türkiye bakımından ise, uygulanan mevzuata göre sigortalılık süresi olarak kabul edilen süreleri ifade ettiği anlaşılmaktadır .

11. Ayrıca, anılan Sözleşmenin 29 ve 32 nci maddeleri bir arada değerlendirildiğinde, Akid taraflardan birinin mevzuatına göre nazara alınması gereken sigortalılık sürelerinin diğer Akid taraf

4 / 7mevzuatına göre de sigortalılık süresi olarak değerlendirilebileceği ve bir kimsenin Türk sigorta

sistemi mevzuatında kapsama alınmadan önce ilk defa Alman sigorta sisteminde kapsama alınması durumunda Alman sigorta sistemine giriş tarihinin Türk sigortasına giriş tarihi olarak belirlendiği görülmektedir .

12. Bilindiği üzere, yöntemince yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin kanun hükmünde olması; hatta normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına, uygulamada yasal güç tanınması ve bu kuralların uygulama önceliğinin bulunmasına yönelik Anayasal hüküm, yukarıda yer verilen hususlarla birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin yükseköğretim sürelerinin Alman sosyal güvenlik sigorta sisteminde sigortalılık sürelerinden sayılması halinde, Türk sosyal güvenlik sisteminde de sigortalılık sürelerinden sayılması gerektiği sonucunun doğacağı muhakkaktır .

13. Bununla birlikte; Türk sosyal güvenlik sistemindeki sigortalılık süresinin belirlenmesinde hangi kriterlerin dikkate alınacağı önem kazanmaktadır . Türk sosyal güvenlik sisteminde uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalının belirli şartları yerine getirmesi beklenmekle birlikte; sigortalının malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına bağlı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarih ile tahsis yapılması için yazılı istekte bulunduğu tarih arasında geçen süre sigortalılık süresi olarak dikkate alınmaktadır . Buradan da anlaşılacağı üzere; sigortalılık süresinin başlangıç tarihinin tespitinde fiili çalışma olgusunun varlığı önem kazanmaktadır . Diğer bir ifadeyle; 5510 sayılı

Kanunun 38 nci maddesine göre, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, mülga 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tabi olarak malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilecektir .

14. Diğer taraftan, başvuru dosyası içerisinde yer alan ve başvurana ait olduğu anlaşılan 11/ 05/ 2015 tarihli Alman Sigorta Kurumuna ait sigortalı hesap cetveli incelendiğinde; başvuranın 01/ 10/ 1987- 03/ 07/ 1992 tarihleri arasındaki 58 aylık “Hochschulausbildung” (Yükseköğretim)

süresinin sigortalı hizmet döküm cetvelinde kayıtlı olduğu görülmektedir . Bu sebeple; öncelikle hizmet döküm cetvelinde primsiz olarak yer verilen yükseköğretim sürelerinin Alman sigorta sisteminde sigortalılık süresi olarak dikkate alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerekmektedir . Bu bağlamda, ilgili idareden bilgi-belge talebimize istinaden gönderilen cevabi yazının ek’inde yer alan

Alman Sosyal Güvenlik Kurumunun konu hakkındaki görüş yazının dikkatle incelenmesi önem arz etmektedir . Söz konusu yazıda; okul, yüksekokul ve üniversite sürelerinin ‘hesaba katma süreleri’ olduğu ve 17 yaşı doldurduktan sonra ‘hesaba katma süreleri’ olarak değerlendirildiği; ancak bu sürelerin zorunlu prim süreleri olmayıp aksine primsiz süreler olduğu ve bu sürelerde prim ödenmemesine rağmen uzun süreli sigortalıların emeklilik işlemlerinde ve ağır engelli sigortalıların emeklilik işlemlerinde 35 yıllık sigortalılık süre şartını doldurmak için dikkate alındığı; diğer emeklilik aylıkları bakımından; özellikle genel yaşlılık aylığı ve maluliyet aylığı için hesaba katma sürelerinin dikkate alınmadığı hususları açıklanmıştır .

15. Bununla birlikte, söz konusu yükseköğretim süreleri her ne kadar Türk sigorta sisteminde sigortalılık süreleri arasında yer almasa da; uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri kapsamında ve 2011/ 48 sayılı Genelge doğrulusunda, yurtdışında geçen sigortalılık sürelerinin Türk sosyal sigorta

5 / 7sisteminde sigortalılık süresi olarak değerlendirilebilmesi için bulunulan ülke mevzuatında

çalışılmış ya da fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır . Bu itibarla; Alman sigorta sisteminde sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesinde prim ödeme sürelerinin dikkate alındığı ve yükseköğretim sürelerine ilişkin başvuran adına söz konusu yıllara ilişkin prim ödemesi yapılmadığı tespit edildiğinden; söz konusu sürelerin 2011/ 48 sayılı Genelge doğrultusunda çalışmaya eşdeğer süreler olarak da nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır .

16. Yukarıda yer verilen hükümler ve ilgili idare tarafından yapılan açıklamalar ile birlikte

Almanya Sosyal Güvenlik Kurumunun konu hakkındaki görüş yazısı çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, Almanya Emeklilik Sigortası tarafından düzenlenen sigortalı hizmet cetvelinde “Hochschulausbildung” (Yükseköğretim) olarak gösterilen primsiz sürelerin; Alman sigorta sistemi kapsamında uygulama alanı bulan uzun vadeli sigortalıların ve ağır engellilerin 35 yıllık süre şartının doldurulmasında ‘hesaba katma süreleri’ olarak dikkate alındığı; ancak Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olarak sayılmadığı; dolayısıyla, söz konusu sürelerin uzun vadeli sigorta kolları uygulamalarında Türk sosyal güvenlik sisteminde birleştirilecek sigortalılık hizmet süreleri olarak dikkate alınmasının yukarıda yer verilen hükümler kapsamında hukuken mümkün olmadığı ve Türk sigorta sisteminde sigortalılık sürelerinin değerlendirilmesinde

‘hesaba katma süreleri’ne benzer nitelikte bir uygulama olmadığı anlaşılmış olup; uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri ile sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasında her iki devlet vatandaşlarının eşit muameleye tabi tutulmalarının sağlanması amaçlandığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda, Alman sosyal güvenlik sigorta sisteminde emeklilik işlemlerinde (genel yaşlılık aylığı) sigortalılık sürelerinden sayılmadığı anlaşılan “Hochschulausbildung” (Yükseköğretim) sürelerinin, Türk sosyal güvenlik sisteminde de sigortalılık sürelerinden sayılmamasına yönelik uygulamanın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilerek , başvurunun reddi yönüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17.28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden (varsa) kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

6 / 7Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi