ÖZET: Başvuran, Amasya Barosu ile yaşadığı sorunlar ve temel haklarının ihlal edildiği iddialarıyla Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur. İddiaları arasında, Baro tarafından açılan disiplin soruşturmalarının asılsız olduğu, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı ve stajyer alma hakkının ihlal edildiği yer almaktadır. Ancak, Amasya Barosu tarafından başlatılan disiplin soruşturmaları, başvuranın sosyal medya üzerinden Baro ve avukatlarına yönelik hakaret içeren paylaşımlarına dayanmaktadır.

Amasya Barosu, başvuranın davranışlarının Avukatlık Kanunu ve Meslek Kurallarına aykırı olduğunu belirterek disiplin kovuşturması açmıştır. Başvuranın, Baro nezdinde devam eden disiplin soruşturmaları ve ceza davaları, kişisel anlaşmazlıklar ve mesleki etik ihlalleri ile ilişkilidir. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının hukuki bir dayanağı olmadığı ve Baro’nun eylemlerinin hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/5954-S.8961

BAŞVURU NO : 2019/1553

KARAR TARİHİ : 23/07/2019

RET KARARI

Adres:

AMASYA BAROSU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın muhtelif iddiaları hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 25/01/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan , yaklaşık üç yıldır Amasya

Barosu ile sorunlar yaşadığını, temel haklarının ihlal edildiğini, hakkında soruşturmalar ve davalar açıldığını, bu durumların tecrit ve dışlanma ile devam ettiğini, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığını, bürosunda staj yapılması hususunda stajyerlere izin verilmediğini, hakkında açılan soruşturmalarda ve davalarda hakim ve savcılara baskı kurulduğunu ve savunma haklarının ihlal edildiğini, Amasyalı olmaması nedeniyle baskıya maruz kaldığını, işçi çalıştırma hakkının, çalışma hakkının, stajyer alma hakkının, yaşam hakkının ihlal edildiğini, hakarete maruz kaldığını, dedikodu ve iftiralar ile iş kaybı yaşatıldığını belirterek

Amasya’da güvenli bir ortamda yaşamayı, tecrit ve dışlanmanın kaldırılmasını, hakim ve savcıların bağımsız ve tarafsız olmalarını, başsavcıya yapılan baskının kaldırılmasını, adil yargılanmayı talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz 26/02/2019 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Amasya Barosu Başkanlığının 04/04/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Amasya Barosu tarafından başvuranın temel haklarının ihlal edildiği, yaşam hakkının ihlal edildiği, bu durumların tecrit ve dışlanma ile devam ettiği iddialarının tamamının asılsız olduğu, Baro tarafından başvuran hakkında soruşturmaların açıldığı, ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine kamu davası açıldığı, 2.2. Soruşturma dosyaları ve ceza dosyası incelendiğinde görüleceği üzere, başvuran tarafından

Baro ve Baroya kayıtlı avukatlar hakkında sosyal medya üzerinden pek çok kez ağır hakaret içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, mesleğin onurunu zedeleyici ifadelerin kullanıldığı, söz konusu ifadelerin özellikle avukat, hakim ve savcılardan oluşan “Avukat-Hakim-Savcı Tüm

Hukukçular Omuz Omuza” isimli facebook grubundan paylaşıldığı, konu ile ilgisi olmayan ve olayın aslı nedir bilmeyen başka barolara kayıtlı meslektaşlar tarafından Baronun tartışmaya açıldığı ve ağır eleştiriler yapıldığı,

.

2.3. Baro tarafından başvuran hakkında resen başlatılan iki soruşturma dosyasının mevcut olduğu, sayılı soruşturma dosyasının başvuranın “Avukat-Hakim-Savcı Tüm

Hukukçular Omuz Omuza” isimli facebook grubunda Amasya Barosuna ve Amasya Barosuna kayıtlı avukatlara küfür ve hakaret içeren paylaşımları nedeniyle Avukatlık Kanununun 34 üncü maddesi ile Avukatlık Meslek Kurallarının 4 ve 5 no.lu maddeleri gereğince başlatıldığı, sayılı soruşturma dosyasının ise, başvuranın 10/05/2017 tarihinde Amasya Barosu

Sekreterliği kaleminde 2017/136 sayılı kararın kendisine elden tebliği esnasında yüksek sesle

“ben bunların a… koyarım” şeklinde sözler sarf etmesi neticesinde başlatıldığı ve aynı zamanda

Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde de başvuran hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, bu kapsamda Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı ve başvuranın cezalandırılmasına karar verildiği, 2.4. Söz konusu dosyalar dışında, ’in başvuran hakkında yapmış olduğu şikayet neticesinde, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin sayılı dosyası ile başvuran hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, şikayetçinin başvuran hakkında Baroya hitaben de başvuruda bulunduğu, 08/05/2015 tarihli ve sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile Av. ’un Avukatlık Kanununun 135/a maddesi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 2.5. Amasya Barosu avukatlarından Av. ’in, başvuranın gerek sosyal medyadan gerekse whatsapp ve sms aracılığı ile kendisine ve ailesine karşı gerçekleştirdiği hakaret içeren yazışmaları nedeniyle yapmış olduğu şikayet başvurusu üzerine, başvuranın kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara başvuran tarafından itiraz edildiği, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun 27/12/2018 tarihli ve sayılı kararı ile disiplin cezasının onanmasına karar verildiği, 2.6. Amasya Barosu Başkanı Av. ’nin ve Amasya Barosu

Av. ’nin, başvuranın Baro Başkanlığına vermiş olduğu 25/10/2017 tarihli savunma dilekçesinde yazmış olduğu “Amasya Barosu

’nin de Av. ’den çocuk aldırdığını pek çok insandan duymuştum.” şeklindeki ifadesine ilişkin şikayetleri üzerine; ve sayılı soruşturma dosyalarının açıldığı, ilgili soruşturma dosyasının Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin sayılı dosyası ile bağlantılı olduğundan ceza dosyasının akıbetinin beklendiği, aynı paylaşım nedeniyle Av. ve Av. tarafından başvuran hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, 2.7. Amasya Barosu avukatlarından Av. ’in, başvuranın sosyal medyadan yapmış olduğu paylaşımları ile mağdur olduğu, mesleğinin onurunun zedelendiği, şahsına hakaret edildiği yönündeki şikayetleri üzerine sayılı soruşturma dosyasının açıldığı, 2.8. Amasya Barosu avukatlarından Av. ’in, Av. ’un savunmalarında kendisini evlilik birliği içerisinde Amasya Barosu avukatlarından Av.

ile aldattığına yönelik iddiaları nedeniyle kendisinin ve halihazırda evli olan meslektaşı Av. ’ın manen zarar gördüğü gerekçesi ile yapmış olduğu şikayeti üzerine sayılı soruşturma dosyasının açıldığı, 2.9. Amasya barosu avukatlarından Av. ’ın, başvuranın savunma dilekçelerinde kendisine yönelik ağır ithamlarından, şerefine ve namusuna yöneltilen suçlamalarından dolayı başvuran hakkında şikayetçi olması üzerine sayılı soruşturma dosyasının açıldığı,

2.10. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/02/2019 tarihli ve sor. no.lu yazısı ile

Av. ’un 21/02/2019 tarihinde CMK’ın ilgili hükümleri gereği müdafii bulunduğu ’in savcılık huzurunda ifadesinin alınmasının gerektiği, kolluk tarafından şahsın hazır edildiği, Av. ’a saat 10:28’de haber verildiği ancak başvuranın “İstanbul’dan geldiğini, yorgun olduğunu, saat 14.00’dan önce adliyeye gelemeyeceğini, önemli işlerinin olduğunu, gerekirse barodan yeni bir avukat talep edilmesini” beyan ettiği, durum ile ilgili tutanak düzenlenerek ilgili avukat hakkında disiplin yönünden işlem yapılması hususunda Baroya bilgi verildiği, başvuran hakkında sayılı soruşturma dosyasının açıldığı, söz konusu iddia ile ilgili disiplin soruşturması açılıp açılmayacağı konusunda ön inceleme yapılması için dosyanın Av.

’e verildiği, gerekli araştırmaların devam ettiği, 2.11. tarafından başvuran hakkında, icra dosyasından tahsilat yapıldığı halde kendisine bildirilmediği ve başvuranın kendisine haber vermeden adli yardım dosyasından çekildiği gerekçesiyle yapılan şikayet üzerine sayılı soruşturma dosyasının açıldığı, 2.12. Başvuran Av. ’un Baro avukatlarından Av. hakkında güveni ve kötüye kullandığı iddiası ile şikayette bulunduğu, dosya kapsamında Baro Yönetim

Kurulu tarafından 05/11/2018 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı başvuran Av. tarafından süresi içerisinde TBB Başkanlığına itirazda bulunulduğu, TBB Yönetim Kurulunun 21/12/2018 tarihli ve sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, 2.13. Başvuranın 08/03/2019 tarihinde Baro avukatlarından Av. ve Av.

hakkında şikayette bulunduğu, dosyanın Amasya Barosu Yönetim Kurulunun tarihli kararı ile disiplin soruşturması açılıp açılmayacağı yönünde ön inceleme raporu düzenlenmesi için Av. verildiği, 2.14. Başvurana karşı Baro tarafından temel hak ve hürriyetlerini ihlal edecek şekilde herhangi bir yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığı, kendisinin tecrit ve dışlanma iddialarının da tamamen asılsız olduğu, zira Baro tarafından meslektaşlara sunulan hizmetlerin (her yeni yıl başında basımı yapılan isme özel ajandaların dağıtılması, baro levhası albümünün basılıp dağıtılması, özel günlerde yapılan yemek organizasyonu, kokteyl, pasta kesme vb. etkinliklerde isme özel davetiyelerin basılıp verilmesi, meslek içi eğitim seminerleri düzenlenerek meslektaşların haberdar edilmesi ve sertifika verilmesi, özel günlerde isme özel hediyeler verilmesi vb.) tamamının başvurana da eksiksiz sunulduğu, başvuranın adli yardım ve CMK listelerinde yer almakta olduğu, Baro kalemiyle hiçbir sorununun veya şikayetinin olmadığı, kalem hizmetlerinden eksiksiz faydalandığı, Baronun tüm dinleme ve çalışma alanlarından faydalandığı, 2.15. Başvuranın yanında sigortalı olarak bir avukatın çalışmadığı, çalışmışsa dahi bu durumun

Baro tarafından bilinmediği, bu nedenle yanında çalışan avukatlara baskı uygulandığı iddiasının tamamen asılsız olduğu, 2.16. Bugüne kadar yalnızca bir meslektaşın başvuran yanında staj yapma talebinin Baro tarafından uygun görülmediği, Avukatlık Kanununun 22 nci maddesinde; “Avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet Savcılığınca baroya bildirilenler, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlarlar.

Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebilir.” hükmünün düzenlendiği, başvuran hakkında başlatılan soruşturmalar, meslektaşlarına karşı gerçekleştirmiş olduğu ağır ithamlar, mesleğin onurunu zedeleyici söylemler, meslektaşlarına

yönelik ağır hakaretler ve hatta namuslarına dokunacak ifadeler nedeniyle, belirtilen kanun maddesi gereğince Baro tarafından takdir yetkisi kullanılarak staj yapmak isteyen meslektaşa tavsiyede bulunulduğu, bunun haricinde herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığı, 2.17. Başvuranın Yönetim Kuruluna alenen hakaret etmesi üzerine yalnızca bir defa suç duyurusunda bulunulduğu, gerekli soruşturma işlemlerinin tamamlanması üzerine savcılık makamı tarafından iddianame düzenlenerek başvuran hakkında kamu davası açıldığı, yerel mahkeme tarafından başvuranın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın usul ve yasaya uygun olarak yapılan yargılama sonucunda verildiği, kesinlikle Baronun hakim veya savcılara baskısının söz konusu olmadığı, aksini düşünmenin yargı bağımsızlığını zedelediği, gerekli görülmesi halinde ilgili ceza dosyasının yerel mahkemesinden celbinin talep edilebileceği, 2.18. Başvuranın Amasyalı olmadığı için baskıya ve hakarete maruz kaldığı, dedikodu ve iftiralar ile iş kaybı yaşatıldığı, çalışma hakkının ihlal edildiği iddialarının tamamen gerçeklikten uzak ve soyut beyanlar olduğu, Baroya kayıtlı ve Amasyalı olmayan pek çok meslektaşın bulunduğu, başvuran haricinde hiç kimsenin böyle bir iddiasının söz konusu olmadığı, başvuranın da iddialarında belirtmiş olduğu hakaret ve dedikoduya ilişkin hiçbir meslektaşı hakkında Baroya şikayetinin olmadığı, 2.19. Başvuranın tüm iddialarının asılsız, gerçeklikten uzak, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen soyut beyanlara dayalı olduğu, başvuranın sosyal medya üzerinden yapmış olduğu

Baro ve Baroya kayıtlı meslektaşlara yönelik ağır hakaret içeren paylaşımları nedeniyle açılan soruşturma üzerine başvuranın dosyaya sunmuş olduğu savunmalarda gerek isim belirterek ve gerekse isim belirtmeden Baroya kayıtlı meslektaşlara yönelik hakaretlerinin devam ettiği, dosyalara sunmuş olduğu her savunmanın yeni bir soruşturmayı gerektirdiği, sosyal medya üzerinden yapmış olduğu hakaretleri her defasında daha da ağırlaştırdığı, halen mevcut olan soruşturma dosyalarına vermiş olduğu savunmalarında Baro Yönetim Kuruluna aşağılayıcı ve hakaret içeren beyanlarda bulunduğu, 2.20. Başvuran hakkında Baroya yapılan şikayetler üzerine, kendisinin Baro Başkanlığı tarafından görüşmeye davet edildiği, başvuran ile yapılan görüşmeden de herhangi bir sonuç alınamadığı, aksine başvuranın sosyal medyadan yapmış olduğu paylaşımlarına aynen devam ettiği, 2.21. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 4 üncü maddesinde, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.”; 5 inci maddesinde; “Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektifbir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.”; 26 ıncı maddesinde, “Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin mercii yalnız barolardır.”; 27 nci maddesinde, “Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez.” düzenlemelerine yer verildiği, Avukatlık Kanunun 76 ıncı maddesinde belirtildiği üzere, avukatlık mesleğini geliştirmenin, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamanın, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını korumanın Baronun görevlerinden olduğu, başvuranın Türkiye Barolar Birliği meslek kurallarına aykırı davranışları neticesinde meslektaşların Baroya yapmış olduğu sözlü şikayetler üzerine Avukatlık Kanununun ilgili hükmü gereğince yüklenen görev gereği resen hareket edilerek ya da başkaca meslektaşların yazılı şikayetleri üzerine soruşturma dosyalarının açıldığı, Baro tarafından kanuna aykırı başkaca herhangi bir işlem yapılmadığı açıklamalarında bulunulmuştur.

3. Kurumumuz 26/02/2019 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının 04/04/2019 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 3.1. Av. yargılama esnasında Avukatlık Kanunu ve Meslek Kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla Amasya Barosuna şikayet edildiği, Amasya Barosu Yönetim Kurulunun 03/08/2017 tarihli ve sayılı kararıyla disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına karar verdiği, bu karara Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/09/2017 tarihinde itiraz edildiği ve Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından 21/06/2018 tarihli ve sayılı kararla itirazın kabulüne karar verilerek dosyanın Amasya

Barosuna gönderildiği, 3.2. Başvuranın şikayet başvuru formunda kimlik bilgilerinin şikayete konu idare ile paylaşılmaması talebi yer aldığından, iddialara ilişkin olarak Amasya Barosu Başkanlığı ile yazışma yapılmadığı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 6.1. “Yanında staj yapılacak avukat” başlıklı 22 nci maddesinde; “Avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca baroya bildirilenler, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlarlar.

Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebilir.”, 6.2. “Genel olarak” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar

Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.”, 6.3. “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57 nci maddesinde; “Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.”, 6.4. “Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı” başlıklı 58 inci maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak

Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. …”,

.

6.5. “Baroların kuruluş ve nitelikleri” başlıklı 76 ncı maddesinde; “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. …”, 6.6. “Birliğin görevleri” başlıklı 110 uncu maddesinde; “Türkiye Barolar Birliğinin görevleri şunlardır: …

3. Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlak, düzen ve geleneklerini korumak, …

11. Kanunların avukatlara tanıdığı hakların gerçekleşmesine ve yüklediği görevlerin tam ve şerefli bir şekilde yerine getirilmesine çalışmak, …

16. Uyulması zorunlu meslek kurallarını tespit ve tavsiye etmek, …”, 6.7. “Disiplin cezalarının uygulanacağı haller” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, meslekî çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

6.8. “Disiplin cezaları” başlıklı 135 inci maddesinde; “Disiplin cezaları şunlardır:

1. Uyarma; avukatın mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiğinin kendisine bildirilmesidir.

2. Kınama; meslekinde ve davranışında kusurlu sayıldığının avukata bildirilmesidir.

3. On bin liradan yüz elli bin liraya kadar para cezası.

4. İşten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetlerinin yasaklanmasıdır.

5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Avukatlık ortaklığı için de baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir.”, 6.9. “Cezaların uygulanma şekli” başlıklı 136 ncı maddesinde; “Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten çıkarma cezası uygulanır.

Beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır.

Bir defa işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa meslekten çıkarılır.”, 6.10. “Savunma hakkı” başlıklı 137 nci maddesinde; “Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük bir süre tanınması zorunludur.”, 6.11. “Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri” başlıklı 140 ıncı maddesinde; “Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz.

Şu kadar ki, disiplin işlem ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması, ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim kurulunun

isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır.

Eylemin işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir mahiyette olmasına bağlıdır.

Baro yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin kovuşturması açmak zorundadırlar.”, 6.12. “Disiplin kovuşturmasının açılması” başlıklı 141 inci maddesinde; Disiplin kovuşturması, yönetim kurulu tarafından verilen bir kararla açılır.

Yönetim kurulu, ivedilikle ve her halde ihbar, şikayet veya istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir karar vermeye mecburdur.

Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve şikayeti veya Cumhuriyet savcısının isteği üzerine yahut re’sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden birine verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye, delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir. Yönetim kurulu, soruşturma maksadıyla her türlü adlî ve idarî mercilerden bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları veya örneklerini isteyip, inceleyebilir.

Şikayet, ihbar veya istem konusu eylem veya davranış hakkında kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair yönetim kurulu tarafından verilecek kararlar ilgililere ve Cumhuriyet savcısına tebliğ olunur.”, 6.13. “Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlara itiraz” başlıklı 142 nci maddesinde; “Baro yönetim kurulunun, disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde şikayetçi veya Cumhuriyet savcısı tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz olunabilir.

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından dosya üzerinde yapılacak inceleme sonunda şikayet, ihbar veya istem konusu incelemeye değer mahiyette görülürse, evvelki karar kaldırılarak, disiplin kovuşturmasının açılması için dosya evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun bu kararları kesindir.

Baro Yönetim Kurulunun disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararları süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir.

Birinci fıkra gereğince yapılan itiraz üzerine, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından verilen itirazın reddine dair kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak

Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar

Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. …”, 6.14. “Disiplin kurulu kararına karşı itiraz” 157 nci maddesinde; “Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde

Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz edebilirler.

Birlik disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler. Ancak, işten veya meslekten

çıkarma cezasına yahut işten yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma yapılmasına karar verebilir.

145 ve 146 ncı maddeler, birlik disiplin kurulu hakkında da uygulanır.

Birlik disiplin kurulunda duruşmaya raportör üyenin işi izah etmesiyle başlanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu imzalayıp dosyaya koymuş bulunması gereklidir.

Raportör üyenin izahından sonra ilgili avukat ve varsa vekilleri gerekli izahlarda bulunurlar.

Bunlardan itirazı yapmış olan taraf önce dinlenir. Son söz, hakkında disiplin kovuşturması yapılanındır.

Birlik disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebilir veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir.

Birlik Disiplin Kurulunun, itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir.

Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet

Bakanlığına bildirilir. Şu kadar ki, uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup, Bakanlığın onayına tâbi değildir. …”, 6.15. “Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden silinmesi” başlıklı 160 ncı maddesinde; “Disiplin cezalarına ait kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz. …”, 7. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının, 7.1. 4 üncü maddesinde; “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” 7.2. 5 inci maddesinde; “Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.”, 7.3. 26 ncı maddesinde; “Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin mercii yalnız barolardır.”, 7.4. 27 nci maddesinde; “Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, yaklaşık üç yıldır Amasya Barosu ile sorunlar yaşadığını, temel haklarının ihlal

edildiğini, hakkında soruşturmalar ve davalar açıldığını, bu durumların tecrit ve dışlanma ile devam ettiğini, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığını, bürosunda staj yapılması hususunda stajyerlere izin verilmediğini, hakkında açılan soruşturmalarda ve davalarda hakim ve savcılara baskı kurulduğunu ve savunma haklarının ihlal edildiğini, Amasyalı olmaması nedeniyle baskıya maruz kaldığını, işçi çalıştırma hakkının, çalışma hakkının, stajyer alma hakkının, yaşam hakkının ihlal edildiğini, hakarete maruz kaldığını, dedikodu ve iftiralar ile iş kaybı yaşatıldığını belirterek Amasya’da güvenli bir ortamda yaşamayı, tecrit ve dışlanmanın kaldırılmasını, hakim ve savcıların bağımsız ve tarafsız olmalarını, başsavcıya yapılan baskının kaldırılmasını, adil yargılanmayı talep etmektedir.

10. Başvuranın Amasya Barosu Başkanlığı nezdinde görülmeye devam eden/sonuçlanan pek çok disiplin soruşturması/kovuşturması olduğu, bu kapsamda iki dosyanın re’sen Amasya

Barosu tarafından başlatıldığı, diğer dosyaların ise şikayet üzerine açıldığı görülmüştür.

11. Amasya Barosu tarafından re’sen başlatılan sayılı dosya incelediğinde, başvuran Av. ’un “Avukat-Hakim-Savcı Tüm Hukukçular ” isimli facebook grubunda 26/04/2017 ve 27/04/2017 tarihlerinde Amasya Barosuna ve Amasya

Barosuna kayıtlı avukatlara küfür ve hakaret içeren paylaşımları üzerine Avukatlık Kanununun

34 üncü maddesi ile Avukatlık Meslek Kurallarının 4 ve 5 no.lu maddeleri gereğince Amasya

Barosu Yönetim Kurulu tarafından 05/05/2017 tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği ve muhakkik avukat atandığı, başvuranın savunmasını süresinde verdiği, muhakkik avukat tarafından düzenlenen rapor kapsamında Yönetim Kurulu tarafından 19/10/2017 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, bahse konu olay hakkında Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının sor. no.lu dosyanın derdest olduğu, aynı zamanda sor. no.lu dosyanın da soruşturmasının devam ettiği, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığının sor. no.lu dosyasına ilişkin

Amasya 3. Asliye Ceza Mahkemesinde sayılı dosyası kapsamında dava açıldığı anlaşılmıştır.

12. Amasya Barosu tarafından re’sen başlatılan sayılı dosya incelendiğinde; başvuran Av. ’un 10/05/2017 tarihinde Amasya Barosu Sekreterliği kaleminde, sayılı kararın kendisine elden tebliği esnasında yüksek sesle “ben bunların a…

koyarım” şeklinde sözler sarf etmesi üzerine tutanak tutulduğu, Amasya Barosu Yönetim

Kurulunun 10/05/2017 tarihli ve sayılı kararı ile disiplin soruşturması başlatıldığı, E.

sayılı dosya kapsamında Yönetim Kurulunun 03/08/2017 tarihli ve sayılı kararı ile hakkında disiplin kovuşturması açıldığı, başvuranın 25/10/2017 tarihinde savunmasını verdiği, ayrıca konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet yapılması üzerine Amasya 1.

Asliye Ceza Mahkemesinde “Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret” suçundan sayılı dava dosyasının açıldığı görülmüştür. Ancak, 28/12/2017 tarihli ve sayılı Amasya Barosu Disiplin Kurulunun kararı ile, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 93/2 maddesinde ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 43/2 maddesinde düzenlenen hükümlere aykırı olarak disiplin soruşturması ve disiplin kovuşturması açıldığı, bu nedenle usule uygun olarak oluşturulacak Yönetim Kurulu kararı ile soruşturmanın yeniden başlatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, 08/02/2018 tarihli ve sayılı Yönetim Kurulu kararı ile dosyaya yeni kayıt numarası verilmiştir. E.

sayılı dosya kapsamında, Baro Yönetim Kurulunun 27/02/2018 tarih ve sayılı kararıyla disiplin soruşturma açılmasına karar verilmesi üzerine muhakkik avukat atandığı, avukat tarafından düzenlenen rapor ile 07/03/2018 tarihli ve sayılı Yönetim Kurulu kararıyla başvuran hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, dosyaya ilişkin ceza davasının ve disiplin kovuşturmasının devam ettiği görülmüştür.

13. Vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklanan sayılı dosya incelendiğinde; başvuran Av. ’un şüpheli ’e 5271 sayılı CMK’nın ilgili hükümleri gereğince müdafi olarak atandığı, şüphelinin 21/02/2019 tarihli Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesine katılması için Av. ’un arandığı, gerçekleşen görüşmede “

’in savcılık huzurunda ifadesinin alınacağının, müdafi olarak kendisinin de hazır bulunması gerektiğinin” belirtildiği, ancak avukatın “önemli işlerinin olduğu, saat 14:00’da duruşmasının olduğu, duruşmaya geldiği esnada ifade işlemlerine katılabileceği” ifadelerinde bulunduğu, tekrar aranması üzerine “İstanbul’dan geldiği, yorgun olduğu, saat 14.00’dan önce adliyeye gelemeyeceği, önemli işlerinin olduğu, gerekirse barodan yeni bir avukat talep edilmesi” beyanlarında bulunduğu, durum ile ilgili tutanak düzenlenerek ilgili avukat hakkında disiplin yönünden işlem yapılması hususunda Amasya Cumhuriyet Başsavcılığınca Baroya bilgi verildiği, bu bağlamda başvuran hakkında soruşturma dosyasının açıldığı, söz konusu iddia ile ilgili disiplin soruşturması açılıp açılmayacağı konusunda ön inceleme yapılması için dosyanın Av. ’e verildiği, gerekli araştırmaların devam ettiği anlaşılmıştır.

14. Vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklanan , sayılı dosya incelendiğinde; Av. ’un alacaklı ’ın vekili sıfatıyla borçlu müşteki hakkında nafaka alacağının tahsili için Amasya İcra

Müdürlüğünde yürüttüğü takip sırasında, 22/01/2014 tarihinde kendisini arayan müştekiye hitaben “… bak bundan sonra sana neler yapacağımı göreceksin … seninle her türlü uğraşacağım, seni mesleğinden edeceğim … sen eşek gibi bu paraları ödeyeceksin” şeklinde sözler sarfettiği iddiası üzerine Adalet Bakanlığı tarafından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılmak üzere Avukatlık Kanunu gereğince izin verildiği, Amasya Barosu

Yönetim Kurulu tarafından 18/04/2014 tarih ve sayılı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı, Av. ’un süresinde savunmasını verdiği, bu kapsamda başvuran avukat hakkında kamu davası açıldığı, Amasya

Barosu Yönetim Kurulu tarafından 02/10/2014 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin sayılı dosyası ile başvurana ilişkin hakaret ve basit tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12/01/2015 tarihinde kesinleştiği, Amasya Barosu Disiplin Kurulunun sayılı kararı ile 07/04/2015 tarihinde TBB Meslek Kurallarının 4 üncü maddesi gereğince uyarma cezası verildiği, başvuranın herhangi bir itiraz yoluna başvurmadığı görülmüştür.

15. Vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklanan E. 2018/3 sayılı dosya incelendiğinde; Av.

’un ’ın müvekkili olduğu davada ibraz ettiği dilekçede “Davacının üç ablası vardır. Bu üç ablasını da para karşılığı imam nikahı adı altında kocaya satmaktadır.

Bu adamların kimisi evlidir. Sultan ablası 9 ay içinde üç kocaya satılmıştır. Bu durumu ticarete çevirmiş olan davacının ailesinin ahlaki durumu ortadadır. Böyle bir aile içinde yaşamak insanı ağır depresyona sokabilir.” şeklinde beyanda bulunduğu gerekçesiyle, davacı tarafından 28/07/2016 tarihinde “Hakaret” nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet

Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, Adalet Bakanlığınca Av. hakkında soruşturma izni verilmesine yer olmadığına karar verildiği, ancak disiplin yönünden gereği takdir olunmak üzere dosyanın Amasya Barosuna iletilmesinin belirtildiği, Amasya Barosu

Yönetim Kurulunun kararı ile 02/12/2016 tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı görülmüştür. Sonrasında, tekrardan tarafından 11/11/2016 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, Adalet Bakanlığınca soruşturma izni verilmesine yer olmadığına ancak disiplin yönünden gereği takdir olunmak üzere dosyanın Amasya Barosuna iletilmesinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda, Amasya Barosu Yönetim Kurulunun 03/08/2017 tarihli

ve sayılı kararı ile başvuran hakkında disiplin kovuşturması açılmadığı görülmüştür.

Ancak, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından söz konusu karara Türkiye Barolar Birliği nezdinde itiraz edildiği, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 21/06/2018 tarihli kararı ile, Amasya Barosunun disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın kaldırılması sonucuna varıldığı ve dosyanın Amasya Barosuna iletildiği ve Baro tarafından disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca, ’ın avukatının 15/03/2019 tarihli dilekçesinde, Av. aleyhine bulunulan şikayetten feragat edildiği belirtilmiştir.

16. Vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklanan sayılı dosya incelendiğinde; ’ün 24/07/2017 tarihli dilekçesinde, Amasya Barosu tarafından adli yardım kapsamında görevlendirilen Av. ’un tarafını temsilen açmış olduğu davalarda maddi ve manevi olarak zor durumda bıraktığı, davadan çekildiğini ancak kendisine haber vermediği, kendisinin bilgisi olmadan icra dosyasından tahsilat yaptığı, iddialarında bulunması üzerine Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 11/08/2017 tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı, Amasya Barosu

Yönetim Kurulunun 01/08/2018 tarihli ve sayılı kararı ile disiplin kovuşturması açıldığı, ancak söz konusu kararın 11/03/2019 tarihinde Amasya Barosu Disiplin Kurulu tarafından başvurana yüklenen suç ve uygulanması gereken yasa maddesinin gösterilmemiş ve gerekçesiz olması nedenleriyle disiplin kovuşturması açılmasına ilişkin kararın iadesine hükmettiği görülmüştür. Sonrasında, Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 18/03/2019 tarih ve 2019/60 sayılı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

17. Başvuranın şikayetli olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av.

’in Amasya Barosuna 23/01/2017 tarihli şikayeti üzerine Amasya

Barosu Yönetim Kurulu tarafından 26/01/2017 tarih ve sayı ile Av.

hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, bu kapsamda muhakkik avukat atandığı, 19/10/2017 tarih ve sayı ile Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından Av.

hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, ayrıca başvuran avukatın savunma dilekçesi içeriğinde Baro avukatlarına karşı kullanmış olduğu savunma sınırları dışında kalan icapsız sözleri ve ithamları nedeniyle ayrı disiplin soruşturması başlatılmasına karar verildiği görülmüştür. Amasya Cumhuriyet Başsavcılığında Av.

ve Av. arasında sor. no.lu “Hakaret” konulu dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Dosya kapsamında, Amasya Disiplin Kurulunun sayılı ve 26/03/2018 tarihli kararı ile TBB Avukatlık Melek Kurallarının 4 üncü maddesi gereğince başvurana kınama cezası verildiği, başvuranın kınama cezasına Türkiye Barolar Birliği nezdinde itiraz ettiği, ancak Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararı ile kınama cezasının onandığı anlaşılmıştır. Başvuranın, Ankara 4. İdare Mahkemesinde sayılı dosyası kapsamında söz konusu kınama cezasına ilişkin yürütmeyi durdurma talepli dava açtığı görülmüştür.

18. Başvuranın şikayetli olduğu ve sayılı dosyalar incelendiğinde; başvuran Av. ’un Baro Başkanlığına vermiş olduğu 25/10/2017 tarihli savunma dilekçesinde “Amasya Barosu ’nin de Av.

’den çocuk aldırdığını pek çok insandan duymuştum.” şeklindeki ifadesine ilişkin

Av. ’nin şikayeti üzerine Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 26/10/2017 tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığında Av. ’nin şikayetine konu 2 ve sayılı iki soruşturma kaydının bulunduğu, sayılı soruşturma kapsamında 1. Asliye Ceza Mahkemesinde sayılı davanın

açıldığı, sayılı soruşturma incelemesinin devam ettiği, Av. ’nin şikayetine konu ve sayılı iki soruşturma kaydının bulunduğu, sayılı soruşturma kapsamında sayılı davanın açıldığı, sayılı soruşturma incelemesinin devam ettiği, bu bağlamda Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 15/12/2017 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği görülmüştür.

19. Başvuranın şikayetli olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av. M

’in 29/11/2017 tarihli dilekçesinde, Av. ’un mesleğin itibarını zedeleyecek, konusu suç teşkil edecek tutum ve eylemlerde bulunarak kendisini mağdur ettiği iddiaları kapsamında Amasya Barosuna şikayette bulunduğu, Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 01/12/2017 tarih ve sayılı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği ve muhakkik avukat atandığı görülmüştür.

20. Başvuranın şikayetli olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av.

’in 28/11/2018 tarihli dilekçesinde, devam eden soruşturma dosyasında Av.

’un kendisi ile evli olduğu dönemde Av. ile tarafının ilişkileri olduğunu savunma dilekçesinde belirtiği gerekçesiyle şikayette bulunduğu, Amasya Barosu

Yönetim Kurulu tarafından 03/12/2018 tarih ve sayılı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı görülmüştür.

21. Başvuranın şikayetli olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av.

’un sayılı soruşturma dosyasına sunduğu savunma dilekçesinde Av.

, Av. , Av. , Av. hakkında dosya ile ilgisi bulunmayan, mesnetsiz, kişilik haklarına saldırı ve özel hayatın gizliliğini zedeleyici nitelikte ithamlarda bulunduğu gerekçesiyle Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı, Av. ’ın, Av. ’nun 23/11/2017 tarihinde şikayetçi olduğunun tutanağa bağlandığı, Amasya Cumhuriyet

Başsavcılığı Hazırlık Bürosunun 15/11/2018 tarih ve soruşturma sayılı yazısı ile Av.

’ın Av. ’tan şikayetçi olması üzerine “Hakaret” suçundan soruşturma başlatıldığının bildirildiği, bu kapsamda Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 11/01/2019 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

22. Başvuranın şikayetçi olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av.

ile Av. ’in boşanma davasında Av. ’in avukatı olan Av. ’nun görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle başvuranın şikayette bulunduğu, başvuranın ağır ilaçların etkisi altında evrakların imzalatıldığı iddiasında bulunulduğu, bu kapsamda Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 17/11/2017 tarih ve sayı ile disiplin soruşturması açılmasına karar verildiği, muhakkik avukat atandığı, Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sayılı dosya numarası ile 27/12/2017 tarihinde Av. ’nun konuya ilişkin ifadesinin alındığı ve Av.

hakkında 19/01/2018 tarihli soruşturma izni verilmemesine ilişkin inceleme fezlekesinin düzenlendiği, Adalet Bakanlığınca soruşturma izni verilmediği, bu kapsamda Amasya Barosu

Yönetim Kurulu tarafından 05/11/2018 tarih ve sayı ile disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiği, başvuranın ilgili karara Türkiye Barolar Birliği nezdinde itiraz ettiği, ancak itirazın reddedildiği, Türkiye Barolar Birliği kararının 28/02/2019 tarihinde Adalet Bakanlığınca onaylandığı anlaşılmıştır.

23. Başvuranın şikayetçi olduğu sayılı dosya incelendiğinde; Av. ’un 08/03/2019 tarihli dilekçesinde Av. ve Av. ’nun tarafını zarar uğrattığı iddiası kapsamında Amasya Barosu Yönetim Kurulu tarafından 18/03/2019 tarih

ve sayı ile disiplin soruşturması açılıp açılmayacağı hususunda ön araştırma yapılmasına ilişkin muhakkik avukat atandığı görülmüştür.

24. 27/10/2017 tarihinde Av. ile Amasya Barosu Başkanlığı arasında Avukatlık

Kanununun 64 üncü maddesi gereğince başvuran hakkında yürütülen disiplin dosyalarına ilişkin görüşme yapıldığı ve tutanak düzenlendiği görülmüştür.

25. Bu bağlamda, başvuran hakkında yürütülen tüm disiplin soruşturmaları/kovuşturmaları ile dava dosyalarına bakıldığında, Amasya Barosu tarafından re’sen iki disiplin soruşturmasının başlatıldığı, bu dosyalara ilişkin aynı zamanda ceza davalarının da görülmeye devam ettiği anlaşılmıştır. Başvuranın uyarma ve kınama olmak üzere iki disiplin cezası aldığı, uyarma cezasının ’in şikayeti üzerine açılan disiplin soruşturması neticesinde verildiği, ayrıca söz konusu şikayete ilişkin Düzce 1. Ağır

Ceza Mahkemesinin , sayılı dosyası kapsamında başvurana ilişkin hakaret ve basit tehdit suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, başvuranın uyarma cezasına herhangi bir itirazının olmadığı ve cezanın kesinleştiği, kınama cezasının ise Av. ’in şikayeti üzerine açılan disiplin soruşturması neticesinde verildiği, başvuranın kınama cezasına Türkiye Barolar

Birliği nezdinde itiraz ettiği, ancak Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararı ile kınama cezasının onandığı, bu doğrultuda başvuranın Ankara 4. İdare Mahkemesinde sayılı dosyası kapsamında söz konusu kınama cezasına ilişkin yürütmeyi durdurma talepli dava açtığı görülmüştür. Başvuran hakkında şikayet üzerine açılan diğer disiplin soruşturmalarının da görülmeye devam ettiği, bu dosyaların pek çoğunun aynı zamanda ceza davasına konu olduğu, yalnızca iki dosyada Av. ’un şikayetçi olduğu, diğer dosyalarda ise şikayetli olduğu anlaşılmıştır.

26. Başvuran Av. ’un Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda, Amasya

Barosu ile sorunlar yaşadığı, temel haklarının ihlal edildiği, tecrit edildiği ve dışlandığı, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı, hakkında açılan soruşturmalarda ve davalarda hakim ve savcılara baskı kurulduğu ve savunma hakkının ihlal edildiği, Amasyalı olmaması nedeniyle baskıya maruz kaldığı, yaşam hakkının ihlal edildiği, hakarete maruz kaldığı, dedikodu ve iftiralar ile iş kaybı yaşatıldığı iddialarında bulunmaktadır. Ancak, başvuranın Amasya

Barosunda devam eden/sonuçlanan disiplin soruşturmaları/kovuşturmaları incelendiğinde, on dört disiplin dosyasının mevcut olduğu, bunlardan yalnızca iki disiplin dosyasının Amasya

Barosu tarafından re’sen başlatıldığı, diğer tüm disiplin dosyalarının şikayet üzerine incelemeye alındığı, bunlardan dört disiplin dosyasının vekil-müvekkil ilişkisinden kaynaklı olduğu, iki disiplin dosyasında ise başvuranın şikayetçi konumunda bulunduğu görülmektedir. İlgili idareler tarafından gönderilen bilgi ve belgeler, mevcut disiplin dosyaları ile dava dosyaları dikkate alındığında, başvuranın Amasya Barosu nezdinde çalışan avukatlar ile kişisel anlaşmazlıklar yaşadığı açıktır. Yaşanan anlaşmazlıkların pek çoğu, aynı zamanda ceza davasına da konu olmuştur. Ancak, dosyalara konu olan anlaşmazlıkların Amasya Barosu ile doğrudan bağlantılı olmadığı, şikayetçi ve şikayetli kişilerin Amasya Barosuna bağlı çalışan avukatlar olmasından kaynaklı Baro tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve TBB Meslek

Kuralları gereğince disiplin işlemlerinin başlatıldığı, bu nedenle başvuranın iddialarını destekleyen herhangi bir bulguya rastlanılmadığı değerlendirilmiştir.

27. Ayrıca, başvuran yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı ve bürosunda staj yapılması hususunda stajyerlere izin verilmediği iddialarında bulunmaktadır. Bu bağlamda, 1136 sayılı

Avukatlık Kanununun 22 nci maddesinde, avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca baroya bildirilenlerin, evvelce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlayacaklarının, baro başkanının isteği veya ilgililerin

.

başvurması üzerine, baro yönetim kurulunun, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebileceğinin düzenlendiği, ilgili hüküm gereğince baro başkanın isteği ve baro yönetim kurulunun kararı ile stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasının mümkün kılındığı anlaşılmaktadır. Yine, başvuranın yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı iddiası kapsamında, Baro tarafından başvuranın yanında sigortalı olarak bir avukatın çalışmadığı, çalışmışsa dahi bu durumun bilinmediğinin ifade edildiği, şikayet başvuru belgesi ek evrakı olan Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen sayılı dava dosyasında Av. ’ın, Av. ’un yanında çalıştığı dönemde baskı hissettiğini beyan ettiği görülmektedir. Ancak, başvuranın söz konusu iddiasının da ceza davası dosyasından da anlaşılacağı üzere Amasya Barosu nezdinde çalışan avukatlarla arasındaki kişisel husumetten kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

28. Yukarıdan beri anlatılan hususlar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın Amasya Barosu ile sorunlar yaşadığı, temel haklarının ihlal edildiği, tecrit edildiği ve dışlandığı, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı, hakkında açılan soruşturmalarda ve davalarda hakim ve savcılara baskı kurulduğu ve savunma hakkının ihlal edildiği, Amasyalı olmaması nedeniyle baskıya maruz kaldığı, yaşam hakkının ihlal edildiği, hakarete maruz kaldığı, dedikodu ve iftiralar ile iş kaybı yaşatıldığı, yanında çalışan avukatlara baskı yapıldığı ve bürosunda staj yapılması hususunda stajyerlere izin verilmediği iddialarında bulunduğu, ancak başvuranın Amasya Barosunda devam eden/sonuçlanan disiplin soruşturmaları/kovuşturmaları ve dava dosyaları dikkate alındığında başvuranın şikayet başvuru belgesinde belirttiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve bulguya rastlanılmadığı anlaşıldığından İdarenin eylem, işlem, tutum ve davranışının hukuka ve hakkaniyete aykırılık yönünün tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 29. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak

İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre içinde Samsun İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve AMASYA BAROSU BAŞKANLIĞI’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi