|
ÖZET: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne aktarılan bir öğrencinin, öğrenim ücretine ilişkin itirazı, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından incelendi. Öğrenci, kendisine tahakkuk ettirilen borcun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca tebligatların usulüne uygun yapılmadığını iddia etti. Ancak, başvurunun değerlendirilmesi sonucunda, alacağa dayanak gösterilen 6749 sayılı Kanun’un 2. maddesinin dördüncü fıkrasının Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, borcun tamamını etkileyen bir durum olmadığı, zira iptal kararının yalnızca merkezi sınavla yerleştirilen öğrencileri kapsadığı belirtildi.
Ayrıca, başvuranın kaydının silinmesi gerektiği dönemde, kendisine ek süre tanınarak borçlandırıldığı ve bu durumun hukuka aykırı olmadığı ifade edildi. Öğrencinin, öğrenim süresinin uzatılması ve borç tahakkuku konusundaki itirazları, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara uygun olarak değerlendirildiği için, başvurunun reddine karar verildi. Bu bağlamda, eğitim hakkının ihlal edildiği iddialarının da yerinde olmadığı sonucuna varıldı. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/4279-S.21.6997
BAŞVURU NO : 2020/96694
KARAR TARİHİ : 17/03/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, tarafına tahakkuk ettirilen öğrenim ücretine ilişkin borca itirazı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 17/09/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 17.09.2020 tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda
tarafına tahakkuk ettirilmiş olan öğrenim ücreti ile ilgili olarak Ankara
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu ödeme emrinin tebliği ile birlikte şahsına hitaben yazılan yazıları ilk kez gördüğünü, söz konusu yazıların Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun bir şekilde tarafına tebliğ edilmediğini, tebliğe ilişkin belgeleri istediğinde ise herhangi bir evrak gönderilmediğini; diğer yandan alacağa dayanak gösterilen 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının
24.7.2019 tarih ve 2016/205 E. ve 2019/63 K. sayılı Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla iptal
edildiğini, bu hususu belirtmesine karşılık cevaben AYM kararının gerekçesinde lisansüstü programlara yerleştirilen öğrenciler hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığının ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından alınan kararda bu öğrencilere ilişkin ücret muafiyeti uygulanamayacağının belirtildiğini, bu değerlendirmenin hukuka uygun olmadığını, zira 6749 OHAL Kararnamesi’nin 2 nci maddesinin dördüncü fıkrası dikkatte alındığında lisansüstü ya da lisans ayrımına yer verilmediğini, bu nedenle AYM tarafından Kanun hükmünde yer almayan bir ayrıma gerekçeli kararında yer vermesinin beklenilemeyeceğini, AYM’in iptal kararının Anayasamızın amir hükmü uyarınca herkesi bağlayıcı sonuçlar taşıdığını, YÖK kararı incelendiğinde, AYM kararında yer almadığı açıkça belirtilmesine rağmen özel yetenek sınavı ve sınavsız geçiş sistemiyle yerleştirilen öğrenciler için ücret muafiyetinin uygulanmasına karar verildiğinin görüleceğini, bu değerlendirmenin
Anayasamızın eşitlik ve eğitim hakkına açıkça aykırı olduğunu; ayrıca azami süresinin mağduriyet yaratılmaması için 2016-2017 Güz döneminden başlatıldığı ifade edilmişse de bu konuda herhangi bir mevzuat değişikliği söz konusu olmadığından ve tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığından, ilgili Yönetmenlik uyarınca azami süresinin dolduğu kanaatinin oluşmasına sebebiyet verilerek eğitim hakkının ihlal edildiğini, her ne kadar kapatılan üniversitenin lisansüstü programına öğrenci alımına ilişkin ilan uyarınca paket ücreti süresinin
2 yıl olduğu belirtilse de ödeme emrinin eki olan 02.06.2020 tarihli ve sayılı yazıda
paket ücreti süresinin açıkça 6 dönem (3 yıl) kabul edildiğini, ücret ödenmemesi halinde öğrencinin ders kaydının yapılmayacağının açıkça belirlendiğini ifade etmekte ve tarafına tahakkuk ettirilen ücretin hukuki dayanaktan yoksun olduğunun ve kayıt yaptırılan dönemde öğrenci sisteminde borç tahakkuku yapılmayarak borçlandırıcı bir işlem arz etmesine rağmen rızasının alınması şartına aykırılık olduğunun, ayrıca usulsüz tebligat ile işlem gerçekleştirildiğinin, eğitim hakkının ihlal edildiğinin ve lisansüstü programlara ilişkin mevzuata aykırı işlem tesis edildiğinin tespit edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 24.09.2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına
istinaden Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire
Başkanlığı’nın 19.10.2020 tarihli ve sayılı yazısında;
2.1) 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan Turgut Özal Üniversitesine kayıtlı tüm öğrencilerin
koordinatör üniversite olarak görevlendirilmeleri nedeniyle Üniversitelerine aktarıldığı, aktarılan bu öğrencilerden Üniversitelerinde öğrenimlerini sürdürenlerle ilgili tüm işlemlerin
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığının konuya ilişkin talimatları uyarınca yürütülmekte olduğu;
2.2) Mezkûr öğrencilerin ücretleri ile ilgili işlemlerin 08.10.2016 tarihli ve 6749 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 2. maddesinin dördüncü fıkrasındaki
“Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından
Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.” hükmü uyarınca gerçekleştirildiği, konuya ilişkin uygulama ve esasların YÖK Başkanlığı tarafından belirlenerek kamuoyuna duyurulmak suretiyle merkezi olarak yürütüldüğü;
2.3) Tüm işlemlerin karar vericiler tarafından belirlendiği, Üniversitelerinin ise bu kararları
sadece uygulayıcı olarak gerçekleştirdiği, bundan hareketle ücretler ve/veya başka hususlarda ancak karar vericilerin yeni uygulamaya gitmesi durumunda başvuran da dahi olmak üzere bu kapsamda aktarılan öğrencilerle ilgili yapılan işlemlerde değişikliğe gidilebileceği;
2.4) Başvuranın Turgut Özal Üniversitesine ait dosyasının gönderildiği, Üniversitelerinde
yapmış olduğu işlemlerin otomasyon sistemi üzerinden gerçekleştirildiği, başvuranın öğrencilik kaydının 13.01.2020 tarihinde, öğrenimini yasal süresi içerisinde tamamlamadığından silindiği;
2.5) Başvurana YÖK Başkanlığının talimatları uyarınca herhangi bir intibak uygulanmadığı,
Turgut Özal Üniversitesinde öğrenimini bıraktığı tez aşamasından Üniversitelerinde öğrenimini sürdürdüğü, başvuranın tez danışmanı atamasının 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Güz dönemi (aktarım dönemi) sonunda yapıldığı, atamanın Güz dönemi sonunda yapılması nedeniyle bu dönemin başvuranın akademik süresinde sayılmadığı, iddia edildiğinin aksine bu dönem için başvurana ücret tahakkuku yapılmadığı, bu dönemin paket öğrenim süresi içerisine dâhil edilmediği;
2.6) Bununla birlikte, 2016 yılından önce yüksek lisans programlarına kayıt yaptıran
öğrencilerin öğrenin süresi yönünden kendi istekleri dışında Üniversiteleri ile ilişiğinin kesilemediği, 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile 2016-2017 öğrenim yılı Güz dönemi itibarıyla yüksek lisans programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin azami öğrenim süresinin 3 yıl (6 dönem) ile sınırlandırıldığı, YÖK Başkanlığının 2016 yılından önce kaydı bulunan öğrencileri mağdur etmemek adına mezkûr yıldan önce kayıtlı bulunan tüm öğrencilerin öğrenim sürelerinin başlangıç tarihini 2016 yılı olarak belirlediği, devlet, vakıf ve/veya kapatılan üniversite öğrencilerinin adlarına tahakkuk ettirilen ücretleri ödemek kaydıyla bu tarihten sonra 3 yıl daha öğrenimlerini sürdürdükleri;
2.7) Bu kapsamda, 2014 yılında, kapatılan Üniversiteye kayıt yaptıran başvuranın öğrenim
süresinin de 2016 yılında başlatıldığı, aktarım işlemleri nedeniyle öğrencinin kayıtlı bulunduğu
Güz döneminin 3 yılın dışında tutulduğu, ilgili döneme dair ücretlendirmenin de yapılmadığı, böylece öğrencinin 2016-2017 öğrenim yılı Bahar dönemi itibarıyla 3 yıl (6 dönem)
Üniversitelerinde öğrenim görmeye hak kazandığı, 2019-2020 öğrenim yılı Güz dönemi sonuna kadar, ilgilinin iddia ettiğinin aksine kendi isteği dışında kaydının silinemeyeceğinin görüldüğü;
2.8) Pasif öğrencinin Üniversitelerinde öğrenci kaydı bulunan ancak ders/tez vb. kaydını
yapmayan öğrenciler için kullanıldığı, bu kapsamda başvuranın ders kaydı yapmadığı (pasif olduğu 2017-2018 Bahar, 2018-2019 Bahar ve 2019-2020 Güz dönemleri) dönemleri için iddia edildiğinin aksine ücret tahakkuk ettirilmediği;
2.9) 667 sayılı KHK kapsamında aktarılan öğrencilerle ilgili ücretlendirme işlemlerinin 6749
sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerçekleştirildiği, başvuran da dâhil olmak üzere aktarılan tüm öğrencilerin hangi şartlarda ödeme yapacağının belirlenmesi amacıyla kapatılan üniversite arşivinde çalışma başlatıldığı, bu çalışmanın sonunda başvuranın kapatılan üniversiteye hangi şartlarda kayıt yaptırdığını gösteren “2014-2015 Güz yarıyılı
Turgut Özal Üniversitesi Lisansüstü Programlara başvuru Şartları”nın yer aldığı belgeye ulaşıldığı, söz konusu belgenin 5-Ücretler başlığı altında başvuranın kayıt yaptırdığı Kamu
Hukuku tezli yüksek lisans programına ait ücretin, paket öğrenim ücreti adı altında ödendiği ve programın normal süresinde tamamlanmaması durumunda “Normal Eğitim süresi içerisinde
Yüksek Lisans Programlarında 2 yıl, Doktora Programlarında 4 yıl içerisinde eğitimini tamamlamayanlar aldıkları her bir ders kredisi ve tezi için ücret öder.” denilerek ayrıca ücret ödenmesi gerektiğinin belirlendiği, bu minvalde 2014-2015 öğrenim yılı Güz döneminde kayıt yaptırdığı Kamu Hukuku tezli yüksek lisans programını iki yıl içerisinde (2015-2016 Bahar dönemi sonunda) tamamlayamaması durumunda ilgili yıldan sonra kayıt yaptırılan her ders ve/veya tez kaydı için ayrıca ücret ödenmesi gerektiğinin anlaşıldığı;
2.10) Ancak aynı kapsamda Üniversitelerine aktarılan öğrencilerin tamamının Turgut Özal
Üniversitesine kayıt oldukları döneme ait Başvuru Şartlarına, üniversitenin devrinden önce arşiv belgelerinin tahrip edilmesi nedeniyle ulaşılamadığından öğrencilerle ilgili paket öğrenim sürelerinin Turgut Özal Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğinin madde 10/5
“Azami öğrenim süresini tamamladığı halde mezun olamayan ve öğrencilik hakkı devam eden lisansüstü öğrencileri, Üniversite Yönetim Kurulunun önerisi üzerine Mütevelli Heyet tarafından belirlenen esaslara göre öğrenim ücreti öderler.” hükmü uyarınca belirlendiği, bu doğrultuda anılan Başvuru Şartlarına göre iki yıl geçerli olan paket öğrenim ücretini kapsayan sürenin üç yıl olarak işleme alındığı, bu işlem neticesinde başvuranın kapatılan üniversitede öğrenimini sürdürmesi durumunda ücret ödemesi gereken iki dönem için Üniversitelerinde herhangi bir ücret ödemeden öğrenimini sürdürdüğünün görüldüğü; tüm bu işlemler neticesinde
2016 yılında Üniversitelerine aktarılan başvuran için sadece 2018-2019 öğrenim yılı Güz
dönemindeki kaydına yönelik 2.695,00 TL ücret tahakkuk ettirildiği;
2.11) Başvuranın Üniversitelerine kayıt yaptırdığı dönemlerin transkriptte görüldüğü ve
başvuran da dâhil olmak üzere hiçbir öğrenciye kayıt yaptırmadığı dönemler için ücret tahakkuku yapılmadığı; kapatılan vakıf üniversiteleri ile ilgili işlemlerin uygulamada birliği ve bütünlüğü sağlamak amacıyla YÖK Başkanlığı tekelinde yürütüldüğü, kurumların ve öğrencilerin YÖK’ün bu talimatları uyarınca işlemlerini gerçekleştirdikleri, bu kapsamda başvuranın da söz konusu talimatlar uyarınca Üniversitelerine kaydını gerçekleştirdiği, aynı talimatlarda defaatle aktarılan öğrencilerin kapatılan üniversiteye ödediği ücretleri aktarıldıkları üniversitelere ödemleri gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda kapatılan üniversiteye ödediği paket öğrenim ücretini kapsayan süre sonunda ders/tez vb. kayıt yapması durumunda ücret ödeyeceğini bilmesine rağmen başvuranın öğrenimine devam ettiğinin görüldüğü, aktarıldıkları üniversiteler henüz kayıt yaptırmadan, kapatılan üniversiteye ödedikleri ücretleri yeni üniversitelerine ödemeleri gerektiğinin bildirilmesi ve öğrencilerin bunun kabul ederek kayıt yaptırmalarının, borçlandırıcı bir işlemde ilgililerin rızası dâhilinde işlem yapıldığının göstergesi olduğunun düşünüldüğü;
2.12) Aktarılan öğrencilerin ücretlendirme işlemlerinin öğrenci bazlı olarak yapıldığı, bunun
nedeninin öğrenci ücretlerinin giriş yıllarına göre ve ders/tez vb. kayıtlarına göre değişiklikler göstermesi olduğu, bu nedenle öğrencilerin kayıt yapıp yapmayacakları ve/veya yapılacak ders/tez kaydına ve kapatılan üniversiteye göre yaptıkları kayıt tarihlerine göre her bir öğrenci için ücretlerin değişiklik göstermesi nedeniyle öğrencilerin kayıtlarının hemen ardından ücretlerinin öğrenci bilgi sistemine yansıtabildiği, öğrencinin bu tutarı kendisine ait olan bilgi sisteminde görmekte olduğu ve buna göre öğrenimini sürdürüp sürdürmeyeceğine karar verdiği, başvuranın bu kapsamda öğrenimini sürdürdüğünü ancak öğrenimini tamamlayıp başarısız olduğunda bu tutara itiraz ettiğinin görüldüğü;
2.15) Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara istinaden YÖK Başkanlığının mezkûr
kararın uygulanmasına yönelik ilkelerini 06.11.2019 tarihli Yürütme Kurulu Kararları ile üniversitelere bildirdiği, söz konusu kararlarda yüksek lisans ve/veya lisansüstü programların ücretlendirmeler dışında tutulduğuna dair hiçbir ifadenin bulunmadığı, kaldı ki konuya ilişkin
YÖK Başkanlığının üniversitelerine göndermiş olduğu yazıda “Konu ile ilgili olarak Anayasa
Mahkemesi Kararı 06.11.2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında değerlendirilmiş olup toplantıda alınan karar Başkanlığımızın 13.11.2019 tarih ve sayılı yazısı ile yükseköğretim kurumlarına (Devlet-Vakıf) gönderilmiştir. Buna göre AYM kararı çerçevesinde ücretlere ilişkin hususun ön lisans ve lisans programları puanı eşit ya da daha fazla olan merkezi puanla sınırlandırıldığından yüksek lisans ve doktora programlarını kapsamamaktadır.” şeklindeki kararın yüksek lisans ve doktora programlarına kayıtlı öğrencileri kapsamadığının bir kez daha net olarak vurgulandığı; tün bunların yanında AYM iptal kararları Resmi Gazete’de yayınlandığı 31.10.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve bu iptal kararlarının geriye doğru yürütülmediği, bu minvalde AYM kararlarının yüksek lisans programlarına kayıtlı öğrencileri kapsadığı bir an düşünülse dahi başvuran adına tahakkuk ettirilen ücretin 2018 yılına ait olması ve AYM kararının geriye doğru yürütülmemesi nedenleriyle bu hususun başvuranı kapsamadığının net şekilde görüldüğü;
2.16) Başvuranın yazışmaların kendisine tebliği ile ilgili itirazını yasal süresi içerisinde
yapması durumunda konuya ilişkin değerlendirmenin ilgili merciiler tarafından yapılacağının düşünüldüğü;
2.17) Başvuran gibi üniversitelerine aktarılan öğrencilerin her türlü işleminde olduğu gibi
ücretlendirme ile ilgili hususlarda da üniversitelerinin yaklaşımının mevzuat çerçevesinde öğrenci odaklı olduğu, bu ifadeden kastın başvuran gibi kapatılan üniversiteye ödediği paket öğrenim ücreti kapsamında ücret yönünden iki yıl öğrenim görmesi gereken öğrencilerin aktarılan tüm öğrencilere ait başvuru belgelerine ulaşılamaması nedeniyle uygulamada birliği sağlamak adına kapatılan üniversitenin yönetmeliği dayanak alınarak iki yıl olan paket öğrenim süresinin 3 yıla çıkartıldığı, böylece başvuranın Turgut Özal Üniversitesinde öğrenimine devam etmesi durumunda ücret ödeyeceği 1 yıl (2 dönem) için üniversitelerine herhangi bir ücret ödemeden öğrenimini sürdürdüğü, devamında başvurana sadece bir dönem için yapılan 2.695,00TL’lik ücretlendirmenin de 9 taksitte ödenebilmesine imkân sağlandığı, böylelikle sorunun dostane çözümü adına üniversiteleri tarafından yapılabilecek tüm kolaylıkların gösterildiği;
2.18) Başvuranla aynı durumda bulunan bir öğrenci ile Üniversiteleri arasındaki uyuşmazlığın
Ankara 13. İdare Mahkemesince karara bağlandığı, kararda görüleceği üzere AYM kararlarının lisansüstü programlara kayıtlı öğrencileri kapsamadığı ve yapılan ücretlendirme işlemlerinin hukuka aykırı olmadığının hüküm altına alındığı;
Hususlarının açıklandığı görülmüştür.
3) YÖK Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nın 19.03.2020 tarihli ve
sayılı yazısında; “Bilindiği üzere, 23.7.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 Karar Sayılı
‘Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 nci maddesinin (4) üncü fıkrasında ‘Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.’ hükmünün mevcut olduğu, söz konusu hüküm doğrultusunda öğrencilerin ödemeleri gereken ücretlerle ilgili olarak Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantılarında alınan kararların üniversitelere gönderildiği, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatılan yükseköğretim kurumlarındaki yabancı uyruklu öğrencilerden koordinatör üniversitelere yerleştirilenlerin ödeyecekleri ücretler hakkında 31.01.2017 tarihli ve sayılı yazımızda; ‘1- Kapatılan üniversitelerin lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) program ücretlerine ilişkin olarak koordinatör üniversitelerin mevcutlarında ödeme planları (yüksek lisans ve doktora programları için ayrı ayrı belirtilmek üzere ders, tez, yeterlilik, dönem ücreti, paket program ücretleri ve bilimsel hazırlık program ücretlerine ait ödeme planları), mütevelli heyet kararları ve öğrencilerin bursluluk durumlarına ait bilgiler varsa ve bu bilgilerin doğruluğu koordinatör üniversite tarafından teyit ediliyorsa öğrenciler bu ücretleri ödeyeceklerdir. Ayrıca koordinatör üniversitelerde, yabancı uyruklu ön lisans, lisans ve lisansüstü (yüksek lisans ve doktora)
öğrencilerin ödemeleri gereken ücretlere ilişkin ödeme planları, öğrencilerin kabul mektupları, mütevelli heyet kararları, öğrencilere sağlanacak burslar ile bursluluğun devam koşulları veya bu öğrencilerin ad ve soyadları ile ödeyecekleri ücretlerin belirtildiği isim listeleri varsa öğrenciler bu belgeler üzerinde yazan ücretleri ödeyeceklerdir. Bu öğrencilerden sadece ödeme yaptıklarına ilişkin makbuz, dekont vb. belgeler istenecektir. 2016-2017 eğitim öğretim yılı için ücretini peşin ödemiş olanlar yerleştirildikleri yükseköğretim kurumuna ücret ödemeyeceklerdir.
2- Öğrencinin, burslu veya indirimli ücret ödediğini iddia etmesi halinde bursluluk durumuna veya indirimli ücret ödeyeceğine ilişkin belgeleri (kişinin ad ve soyadının belirtildiği mütevelli heyet kararı veya üniversite tarafından oluşturulan burslu/indirim uygulanan öğrenci listesi)
ibraz etmesi zorunludur. Bu belgelerin ibraz edilmesi durumunda öğrenci bu belgeler üzerinde yazan ücret tutarını ödeyecektir.
3- 1 inci maddede bahsi geçen ödeme planları (yüksek lisans ve doktora programları için ayrı ayrı belirtilmek üzere ders, tez, yeterlilik, dönem ücreti, paket program ücretleri ve bilimsel hazırlık program ücretlerine ait ödeme planları), mütevelli heyet kararları ve öğrencilerin bursluluk durumlarına ait bilgilerde ücretlerin ‘2016-2017 öğretim yılı için geçerli’ olduğuna ilişkin bir hüküm varsa ve daha önceki yıllara ait bilgiler de mevcut değilse yeni başlayacak olan (üniversite kapatılmadan önce programa kaydı yapılan) ve eğitim öğretime devam eden öğrenciler bu ücretleri ödeyeceklerdir.
4- 1 inci maddede bahsi geçen ödeme planları (yüksek lisans ve doktora programları için ayrı ayrı belirtilmek üzere ders, tez, yeterlilik, dönem ücreti, paket program ücretleri ve bilimsel hazırlık program ücretlerine ait ödeme planları) mütevelli heyet kararları ve öğrencilerin bursluluk durumlarına ait bilgilerde yer alan ücretlerin tamamını peşin ödeyenler ile her bir dönem için almış oldukları derslere ait ücretleri ödemiş olanlar, aynı dersler ve programlar için ücret ödemeyeceklerdir.” ifadeleri yer almıştır. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi; “Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir” (6749 sayılı
K. m. 2/4) hükmünün 2. cümlesini ‘puanı eşit ya da daha düşük devlet üniversiteleri’ yönünden Anayasa’nın 10., 13. ve 42. maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. Konu ile ilgili olarak, Anayasa Mahkemesi Kararı, 06.11.2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında değerlendirilmiş olup, toplantıda alınan karar Başkanlığımızın 13.11.2019 tarih ve 84544 sayılı yazısı ile yükseköğretim kurumlarına (Devlet-Vakıf) gönderilmiştir. Buna göre; Anayasa Mahkemesi, ücret iadesini ön lisans ve lisans programları puanı eşit ya da daha fazla olan merkezi puanla sınırlandırdığından yüksek lisans ve doktora programlarını kapsamadığı anlaşılmaktadır.”
Şeklinde açıklamalar yapıldığı görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 14.6.1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun “Yükseköğretimin
paralı oluşu” başlıklı 38 inci maddesinde; “Yüksek öğretim paralıdır. Başarılı olan fakat maddi imkânları elverişli olmayan öğrencilerin kayıt ücreti, imtihan harcı gibi her türlü öğrenim giderleri burs, kredi yatılılık ve benzeri yollarla sağlanır. Öğrenim harç ve ücretlerinin tutarları ve bunların ödenme tarzları ile burs ve kredilerin tutarları ve bunların veriliş esasları, Maliye
Bakanlığı ile birlikle hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir. (Bu fıkradaki öğrenim harç ve ücretlerine ilişkin düzenlemenin yönetmelikle yapılmasını öngören kural Anayasa
Mahkemesinin 26/3/1974 tarih ve E.1973/32, K. 1974/11 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.) Bazı alanlar için mecburi hizmet karşılığı öğrenci yetiştirilmesi hakkındaki hükümler saklıdır.”
7) 06.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun;
7.1) “Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma
ve sınavlar” başlıklı 44 üncü maddesinde; “(Değişik: 13/2/2011-6111/171 md.) a.
Yükseköğretim kurumlarının … lisansüstü düzeyindeki diploma programlarına kayıtlı öğrenciler, bu madde hükümlerine göre belirlenen ders kredileri ve diğer yükümlülükleri başarı ile tamamlamaları halinde; … yüksek lisans … diploması alır… c. (Değişik: 19/11/20146569/28 md.) Öğrenciler, bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın öğrenim süresi iki yıl olan önlisans programlarını azami dört yıl, öğrenim süresi dört yıl olan lisans programlarını azami yedi yıl, öğrenim süresi beş yıl olan lisans programlarını azami sekiz yıl, öğrenim süresi altı yıl olan lisans programlarını azami dokuz yıl içinde tamamlamak zorundadırlar. Hazırlık eğitim süresi azami iki yıldır. Azami süreler içinde katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilmez. Ancak üniversite yetkili kurullarının kararı ve
Yükseköğretim Kurulunun onayı ile dört yıl üst üste katkı payı veya öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişikleri kesilebilir. Yatay geçiş ve çift ana dal eğitiminin usul ve esasları ile azami öğrenim süreleri, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”
7.2) “Cari hizmet maliyetinin hesaplanması, öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri”
başlıklı 46 ncı maddesinde; “(Değişik: 13.2.2011-6111/172 md.) a. Yükseköğretim kurumlarında, öğrenci başına düşen cari hizmet maliyetleri, yükseköğretim programlarının özellikleri göz önüne alınarak Yükseköğretim Kurulunca hesaplanır. Öğrencilerden her bir dönem için birinci öğretimde öğrenci katkı payı, ikinci öğretim ve uzaktan öğretimde ise öğrenim ücreti alınır. Yabancı uyruklu öğrencilerden, birinci veya ikinci öğretim ayırımı yapılmaksızın, her bir dönem için öğrenim ücreti alınır. Devlet tarafından karşılanacak kısım ile birinci öğretim, ikinci öğretim, açık ve uzaktan öğretim öğrencileri tarafından karşılanacak öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretleri, öğrenci başına düşen cari hizmet maliyetleri göz önünde bulundurularak belirlenir. Cari hizmet maliyetinin öğrenciler tarafından karşılanacak kısmı dışında kalan miktarı, Devlet tarafından karşılanır. Devletçe karşılanan kısım cari hizmet maliyetinin yarısından az olamaz. b. Birinci öğretim, ikinci öğretim, açık ve uzaktan öğretim için Yükseköğretim Kurulu tarafından hesaplanan cari hizmet maliyetlerinin Devlet tarafından karşılanacak kısmı, öğrenciler tarafından karşılanacak katkı payları ve öğrenim ücretleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, her yıl haziran ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanınca belirlenir… c. (…) bir ders için kredi başına ödenecek katkı payı veya öğrenim ücreti tutarları, her bir dersin kredisinin ilgili dönemde alınması gereken toplam ders kredisine oranlanması sonucu bulunacak katsayının ilgili dönem için belirlenen öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti
ile çarpılarak, ilgili yükseköğretim kurumunca dönem başlarında hesaplanır. ç. (Değişik:
27/3/2015-6637/20 md.) Diploma programlarının hazırlık sınıfı eğitimi hariç olmak üzere, iki yıllık ön lisans ve dört, beş ve altı yıllık lisans programlarından bu süreler sonunda mezun olamayan öğrencilerden, ilgili dönem için öngörülen katkı payı ve öğrenim ücreti alınır. Çift ana dal programında kayıtlı olan öğrencilerden ise diploma programının öğrenim süresi ve ilave bir yıl sonunda bu madde hükümlerine göre katkı payı alınır. Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğrenim sürelerinde lisansüstü programlardan mezun olamayan öğrencilerden de bu madde hükümlerine göre katkı payı alınır.”
7.3) Ek 9 uncu maddesinde; “(Ek: 17.8.1983 – 2880/32 md.) Vakıf yükseköğretim
kurumlarının eğitim – öğretim esasları, öğretim süreleri ve öğrenci hakları ile ilgili hususlar bu
Kanun hükümlerine tabidir. Öğrencilerden alınacak ücretler mütevelli heyet tarafından tespit edilir.”
8) 29.10.2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” başlıklı 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.”
9) 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 30.06.2019 tarihinden
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılında
Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak
Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair Karar’ın;
9.1) “Lisansüstü öğrenim gören öğrenciler” başlıklı 16 ncı maddesinin birinci fıkrasında;
“Lisansüstü öğrenim gören öğrenciler önlisans ve lisans öğrencilerinin yararlandığı haklardan ve sunulan hizmetlerden aynı şekilde yararlanır.”
9.2) “Karar kapsamına girmeyen öğrenciler” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Bu karar,
22.07.2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnameyle kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı iken, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esaslara göre yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen öğrenciler hakkında uygulanmaz.”
10) 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; … ç) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları [IV sayılı listenin 9 uncu sırasında Turgut Özal Üniversitesi (Ankara)], … (4) Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.”
11) 20.04.2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve
Öğretim Yönetmeliği’nin;
11.1) “Süre” başlıklı 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; “(1) Tezli yüksek
lisans programının süresi bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olup, program en çok altı yarıyılda tamamlanır. (2) Dört yarıyıl sonunda öğretim planında yer alan kredili derslerini ve seminer dersini başarıyla tamamlayamayan veya bu süre içerisinde yükseköğretim kurumunun öngördüğü başarı koşullarını/ölçütlerini yerine getiremeyen; azami süreler içerisinde ise tez çalışmasında başarısız olan veya tez savunmasına girmeyen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiği kesilir.”
11.2) “Geçiş hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(1) Bu
Yönetmelikle getirilmiş hükümlerin uygulaması ve belirlenmiş süreler yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren başlar.”
11.2.1) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim Öğretim Dairesi Başkanlığının
13/06/2016 tarihli ve 35253 sayılı yazısında; “Bazı Yükseköğretim Kurumlarının 20 Nisan
2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim
Yönetmeliğinin uygulanmasında tereddüt ettikleri hususlara ilişkin yazıları 08.06.2016 tarihli
Yükseköğretim Yürütme Kurulunda incelenmiş ve 2547 sayılı Kanun’un 7 inci ve 44 üncü maddesinin (c) fıkrası uyarınca, tereddüt edilen hususlara ilişkin olarak; a. Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliğinde Geçici Madde 1 ile halen lisansüstü programlarda öğrenci olanlar için daha önce aldıkları süreler dikkate alınmadan yönetmelikte belirlenen azami süre yeniden başlamış olup, yönetmeliğin 20 Nisan 2016 tarihinde yayınlandığı ve 2015-2016 eğitim öğretim yılı bahar döneminin ortasına gelindiği alınarak, öğrenciler için yönetmelikte yer alan sürelerin başlangıç tarihi olarak 2016-2017 güz yarıyılının esas alınması, b. Azami sürenin yeniden başladığı dikkate alınarak, öğrencilerin ders, yeterlilik, tez vb. hususlarda daha önceki başarısız oldukları sayı dikkate alınmadan yönetmelikte yer alan hakların öğrencilere verilmesi gerektiği ve ilişiklerinin kesilemeyeceği” bildirilmiştir.
12) 10.02.2017 tarihli ve 29975 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ankara Yıldırım
Beyazıt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin;
12.1) “Kayıt yenileme” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Lisansüstü programlara kayıtlı
öğrenciler, güz ve bahar yarıyılları başında, akademik takvimde belirtilen tarihlerde, ilgili mevzuatla belirlenen öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretini ödemek ve istenen kayıt yenileme işlemlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretini ödemeyenlerin kaydı yenilenmez; bu kişiler öğrencilik haklarından yararlanamazlar, kendilerine öğrenci durum belgesi, öğrenci belgesi, staj yazısı ve askerlik belgesi gibi belgeler verilmez. (2) Senato tarafından belirlenen haklı ve geçerli bir nedeni olmadan kaydını yenilemeyen öğrenciler o yarıyıl ders seçemezler. Bu durumlarda geçen süreler azami süreye dâhil edilir.”
12.2) “Tebligat ve duyurular” başlıklı 41 inci maddesinde; “(1) İlgili tebligat mevzuatı
hükümleri saklı kalmak kaydıyla öğrenciye her türlü tebligat ve duyurular, öğrencinin resmî kayıtlarda yer alan posta adresine ve/veya öğrenciye Üniversite tarafından sağlanan e-posta adresine gönderilerek yapılır. Öğrenci, Üniversite tarafından sağlanan e-posta adresine gönderilen iletileri izlemekle yükümlüdür.”
12.3) “Kapatılarak Üniversiteye aktarılan öğrencilerin intibak işlemleri” başlıklı Geçici 2
nci maddesinde; “(1) 18.10.2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan
Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanun ile kapatılan Turgut Özal Üniversitesinin Üniversiteye aktarılan öğrencilerinin intibak işlemleri YÖK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.”
13) 13.07.2013 tarihli ve 28706 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Turgut Özal
Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin;
13.1) “Ücretler” başlıklı 10 uncu maddesinde; “(1) Üniversitede eğitim-öğretim ücretlidir.
Lisansüstü öğrencilerinden Mütevelli Heyeti tarafından belirlenen miktarda eğitim-öğretim ücreti alınır… (5) Azami öğrenim süresini tamamladığı halde mezun olamayan ve öğrencilik hakkı devam eden lisansüstü öğrencileri, Üniversite Yönetim Kurulunun önerisi üzerine
Mütevelli Heyet tarafından belirlenen esaslara göre öğrenim ücreti öderler.”
13.2) “Süre” başlıklı 19 uncu maddesinde; “(1) Tezli yüksek lisans programını tamamlama
süresi azami üç yıldır… (2) Tezli yüksek lisans programını azami üç yıl içinde başarı ile tamamlayamayan öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi hükümleri uygulanır. (3) Üç yılsonunda mezun olamayan tezli yüksek lisans öğrencileri, Üniversite
Yönetim Kurulunun önerisi üzerine Mütevelli Heyet tarafından belirlenen esaslara göre öğrenim ücreti öderler. Bu durumdaki öğrenciler ilgili döneme ait öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile öğrenimlerine devam etmek için kayıt yaptırabilir.
Bu öğrencilerin, ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç, öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri devam eder.”
14) 04.08.2016 tarihli YÖK Genel Kurulunda kabul edilen Usul ve Esaslar’ın ilgili
maddelerinde; “9. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki lisansüstü programlardaki öğrencilerin koordinatör üniversiteye yerleştirilmesine, 10. Öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödemekte olduğu ücreti, 667 sayılı KHK uyarınca eğitime devam edecekleri yükseköğretim kurumuna ödemelerine, bu ücretin her eğitim öğretim yılında TÜFE oranında arttırılmasına ve bu ödemelerin yerleştirme yapılan yükseköğretim kurumunda ayrı bir hesap açılarak izlenmesine, … 18. Bu Usul ve Esasların uygulanması sürecinde gerektiğinde değişiklik yapılabilmesi hususunda Yürütme Kuruluna yetki verilmesine” karar verildiği;
15) 06.11.2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında; “1) Anayasa
Mahkemesinin, 2016/205E.; 2019/63K. sayılı kararıyla, … b) Devlet üniversiteleri programlarına yerleştirilen ve puanı, söz konusu programın taban puanına eşit ya da daha fazla puanı olan öğrencilerden, Anayasa Mahkemesinin bu kararı sonucu, ücret tahsil edilmeyecektir… 4) Bu kapsamdaki öğrencilerin, teyit sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülebilmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları için kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek öğrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları devlet üniversitesine başvurmaları gerekir. Üniversite Rektörlükleri talepleri, öğrencinin durumuna göre merkezi yerleştirme yılı puanı veya diğer şartları teyit ederek gecikmeksizin sonuçlandıracaktır.”
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
16) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı
kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
17) Kurumumuza yapılan başvuruda; kapatılan Turgut Özal Üniversitesinden Ankara
Yıldırım Beyazıt Üniversitesine aktarılan ve Kamu Hukuku yüksek lisans öğrencisi olan başvuranın, tarafına tahakkuk ettirilen öğrenim ücretine ilişkin borcun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağa dayanak gösterilen 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının 24.7.2019 tarih ve 2016/205 E. ve 2019/63 K. sayılı AYM kararıyla iptal edildiğini, ayrıca kayıt yaptırılan dönemde öğrenci sisteminde borç tahakkuku yapılmayarak borçlandırıcı bir işlem arz etmesine rağmen rızasının alınması şartına aykırılık olduğunu, diğer yandan aleyhine başlatılan icra takibi ile ilgili olarak ödemeye ilişkin yazıların Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun bir şekilde tarafına tebliğ edilmediğini iddia ederek eğitim hakkının ihlal edildiğinin ve lisansüstü programlara ilişkin mevzuata aykırı işlem tesis edildiğinin tespit edilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
18) Somut olaya bakıldığında;
18.1) Başvuranın 2014-2015 Güz Yarıyılı itibariyle Turgut Özal Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Programına kabul edildiği ve 16.09.2014 tarihinde kayıt yaptırdığı;
18.2) Başvuranın kabul edildiği 2014-2015 Güz Yarıyılı Turgut Özal Üniversitesi Lisansüstü
Programlara Başvuru Şartlarına bakıldığında “Ücretler” kısmında, Kamu Hukuk tezli yüksek lisans program ücretinin 10.000 TL (5.000+5.000) olduğu, toplam ücretin 7 dersi, 1 semineri ve 2 tez dönemini kapsadığı, ayrıca normal eğitim süresi içerisinde yüksek lisans programlarında 2 yıl içerisinde eğitimini tamamlayamayanların aldıkları her bir ders kredisi ve tezi için ücret ödeyeceklerinin belirlendiği ve duyurulduğu;
18.3) 667 sayılı KHK ile Turgut Özal Üniversitesinin kapatılması ve öğrencilerinin koordinatör
üniversite olarak belirlenen Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesine aktarılması ile başvuranın da aktarıldığı ve 2016-2017 Güz dönemi sonunda kendisine tez danışmanı atandığı;
18.4) Başvuranın 2017-2018 Bahar, 2018-2019 Bahar ve 2019-2020 Güz dönemlerinde ders
kaydı yaptırmadığı ve bu nedenle pasif olan bu dönemler için ücret tahakkuk ettirilmediği;
18.5) Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yönetim Kurulunun
07.02.2019 tarihli kararında; 667 sayılı KHK’ye göre Turgut Özal Üniversitesinden devredilen
lisansüstü öğrencilerin 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Güz yarıyılı içerisinde Enstitüye aktarılmaları sebebi ile kayıt işlemleri, danışman atamaları vb. işlemlerinde gecikmeler yaşandığından dolayı öğrencilere yansıtılan öğrenim ücretlerinden, 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Güz yarıyılı kayıt yaptıran öğrencilerin muaf olmalarının kabulüne karar verildiği;
18.6) Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının 19.12.2019 tarihli ve sayılı yazısıyla,
başvuranın, 2018-2019 Güz dönemine ilişkin olarak 2.695,00 TL’lik öğrenim ücreti borcunun
14 Şubat 2020 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin bildirildiği;
18.7) Azami süresini doldurduğu gerekçesi ile başvuranın kaydının 13.01.2020 tarihinde
silindiği;
18.8) Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının 02.06.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla,
COVID-19 pandemisi nedeniyle adlarına tahakkuk ettirilen ücretleri ödemeyenlere bir defaya mahsus olmak üzere ek süre verildiği;
18.9) Başvuranın ifadesinden söz konusu yazılardan ve borçtan Ankara 23. İcra Dairesi’nin
2020/6757 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 12.08.2020 tarihli ilamsız ödeme emri ile haberdar olduğu ve başvuranın bu ödeme emrini 17.08.2020 tarihinde tebellüğ ettiği;
18.10) Başvuranın 24.08.2020 tarihinde yaptığı itirazına 02.09.2020 tarihinde cevap aldığı ve
Kurumumuza başvurduğu;
Tespit edilmiştir.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede; başvuruya konu iki uyuşmazlığın olduğu;
birincisinin başvurana tahakkuk ettirilen borca ilişkin olduğu, bu uyuşmazlığın da iki boyutunun olduğu, birinci boyutun, alacağa dayanak gösterilen 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının AYM kararıyla iptal edilmesiyle borcun dayanaksız olduğu, ikinci boyutun ise kayıt yaptırılan dönemde öğrenci sisteminde borç tahakkuku yapılmayarak borçlandırıcı bir işlem arz etmesine rağmen rızasının alınması şartına aykırılık olduğu; başvuruya konu ikinci uyuşmazlığın ise söz konusu borca ilişkin ödeme emrinin usulsüz tebligatla yapıldığı iddiasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
20) Öncelikle başvuranın aleyhine başlatılan icra takibi ile ilgili olarak ödemeye ilişkin
yazıların Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun bir şekilde tarafına tebliğ edilmediği iddiası ve idarenin usulsüz tebligat ile işlem gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi talebi değerlendirildiğinde;
20.1) Başvuranın Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğüne verdiği dilekçesinde, 19.12.2019
tarihli ve sayılı yazı ile tarafına borç tahakkuk ettirildiğinin belirtildiği ancak söz konusu yazının Tebligat Kanunu’na uygun usulle tebliğ edilmediği, söz konusu yazının aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emri ekinde yer aldığından ödeme emrinin tarafına tebliğ edildiği 17.08.2020 tarihinde eline ulaşmış olduğu, söz konusu yazının tebliğ alınıp alınmadığı hususunun araştırılmadan 02.06.2020 tarihli ve sayılı yazının düzenlendiği; Covid-19 virüsüne ilişkin ilk vakanın ülkemizde görülmesinden ve ilgili tedbirlerin uygulamaya geçilmesinden kısa bir süre önce ikametgâhında değişiklik olduğu, E-devlet sistemi üzerinde mernis adresinde değişiklik gerçekleştirmek istediyse de sistemin nüfus idaresine yönlendirdiği ancak pandemi sürecinde alınan tedbirler çerçevesinde ilgili idarenin işlem yapmaması nedeniyle adres değişikliğini ilerleyen bir tarihte gerçekleştirdiği, mernis adresi sorgulanmadan 02.06.2020 tarihli yazının tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu çerçevesinde söz konusu yazının tarafına ulaşıp ulaşmadığı tespit edilmeden aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, söz konusu iki yazıyı da
Muhtarlık kanalıyla tebliğ edilen ödeme emrinin eki olarak tebliğ aldığı, kamu görevlisi olması nedeniyle mesai saatleri içinde kamu kurumunda bulunduğundan ödeme emirinin mernis adresinin bağlı olduğu muhtarlığa bırakıldığı hususlarını açıklayarak söz konusu 19.12.2019 tarihli ve sayılı yazı ile 02.06.2020 tarihli ve sayılı yazının tarafına tebliğ edildiğine dair teslim-tesellüm belgelerinin verilmesini talep ettiği, Üniversitenin Öğrenci İşleri Daire
Başkanlığının 02.09.2020 tarihli yazısında, ilgili yazılarla konuya ilişkin bilgilendirme yapılmasına karşın herhangi bir dönüş yapılmadığı cevabının verildiği; başvuranın Kurumumuza yaptığı başvurusunda da şikâyet edilen idare tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığı, söz konusu ödeme emrinin tebliği ile birlikte şahsına hitaben yazılan yazıları ilk kez görmüş olduğu ancak söz konusu yazıların hiçbir suret ile Tebligat Kanunu uyarınca usulüne uygun bir şekilde tarafına tebliğ olunmadığı, işbu yazıların tebliğine ilişkin belgeleri istediğinde ise tarafına herhangi bir evrak gönderilmediği hususlarını ifade ettiği ve idarenin usulsüz tebligat ile işlem gerçekleştirdiğinin tespitinin yapılmasını talep ettiği görülmüştür.
20.2) Bu konuyla ilgili temel mevzuata bakıldığında; 19.2.1959 tarihli ve 10139 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ evrakının nüshaları ve makbuz verilmesi” başlıklı 8 inci maddesinde, “Tebliğ olunacak her nevi evrak, biri dosyasında konulmak ve diğeri tebliğ edilecek kimselere verilmek üzere lüzumu kadar nüshadan terekküp eder. Bu nüshalarda iş sahibi veya vekilinin imzası bulunur. Tebliğ olunmak üzere salahiyetli mercilere verilecek evrakın her nüshasına bu mercilerce, verildiği tarih yazılır ve istenirse makbuz verilir. Her nevi evrakın tebliğine ve davetiyelere ait tebliğ mazbataları dosyasına konur.”, “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinde, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.”, “Tebliğ mazbatası” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Tebliğ bir mazbata ile tevsik edilir…”, “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32 nci maddesinde, “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” hükümlerinin yer aldığı; 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebligat
Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 53 üncü maddesinde, “(1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır. (2) Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. (3) Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir.”, “Tebliğin vaktinde yapılmaması” başlıklı
78 inci maddesinde, “(1) Tebliğ vaktinde yapılmaz veya tebliğ mazbatası belirlenen zamanda
gelmezse tebligatı çıkaran merci durumu mahalli PTT merkezine bildirir. (2) Mahalli PTT merkezi, şikâyet konusu olan evrakın ne işlem gördüğünü inceler ve gerekirse varış merkezinden araştırır ve takip eder. (3) Yapılan araştırma ve takip sonucu, mahalli PTT merkezi ve gerektiğinde Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından mümkün olduğu kadar kısa bir zaman içinde tebligatı çıkaran mercie bildirilir.” şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı; diğer yandan 19.6.1932 tarihli ve 2128 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Şikâyet ve şartlar” başlıklı 16 ncı maddesinde, “(Değişik: 3.7.19403890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabilir. Şikâyet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyet olunabilir.”, “İlamsız takip” “Para borcu ve teminat için takip” başlıklı 42 nci maddesinde, “Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyla veya rehinin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder…” şeklinde düzenlemelerin olduğu görülmüştür.
20.3) Bu çerçevede, başvuranın asıl itirazının tarafına tahakkuk ettirilen öğrenim ücretine
ilişkin borca itiraz olduğu, bu itirazla birlikte usulsüz tebligat iddiasını öne sürdüğü anlaşılmış olup başvurunun borca ilişkin kısımları incelenecek olmakla birlikte başvuru özelinde usulsüz tebligat iddiasının, ilgilisine duyurulmasına aracılık ettiği asıl idari işlemden ayrılarak tek başına dikkate alınmasına gerek olmadığı, zira tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile başvuranın durumunda olduğu gibi muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerli olduğu, diğer yandan başvuranın bu iddiasının daha çok icra takibine ilişkin olduğu, bu hususun ise İcra ve İflas
Kanunu çerçevesinde özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, söz konusu Kanun’a göre İcra ve
İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikâyet olunabileceğinin, şikâyetin bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılacağının, bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikâyette bulunulabileceğinin hüküm altına alındığı, idarenin de bu hususta, başvuranın yazışmaların kendisine tebliği ile ilgili itirazını yasal süresi içerisinde yapması durumunda konuya ilişkin değerlendirmenin ilgili merciiler tarafından yapılacağını ifade ettiği, her hâlükârda bu açıdan konunun özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle Kurumumuz tarafından tek başına dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda, Kurumumuz tarafından yapılan inceleme, başvurana tahakkuk ettirilen borca ilişkin olarak alacağa dayanak gösterilen 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının AYM kararıyla iptal edilmesiyle borcun dayanaksız olduğu ve kayıt yaptırılan dönemde öğrenci sisteminde borç tahakkuku yapılmayarak borçlandırıcı bir işlem arz etmesine rağmen rızasının alınması şartına aykırılık olduğu iddiaları ile sınırlandırılmıştır.
21) Başvurana tahakkuk ettirilen borca ilişkin olarak yapılan inceleme çerçevesinde
öncelikle konuyla ilgili mevzuata bakıldığında; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda azami süreler içinde öğrenim ücretinin ödenmemesi ile kayıt yenilenmemesi nedeniyle öğrencilerin ilişiklerinin kesilmeyeceği, devlet yükseköğretim kurumlarında Yükseköğretim
Kurulu tarafından belirlenen öğrenim sürelerinde lisansüstü programlardan mezun olamayan öğrencilerden 46 ncı madde hükümlerine göre katkı payı alınacağı, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim sürelerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği, vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim – öğretim esasları, öğretim süreleri ve öğrenci hakları ile ilgili hususlarının da bu Kanun hükümlerine tabi olduğu ancak öğrencilerden alınacak ücretlerin mütevelli heyet tarafından tespit edileceği; 6749 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabul Edilmesine Dair Kanun’da, kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilecekleri ve bu şekilde yerleştirilen öğrencilerin, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam edecekleri, uygulama ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye
Yükseköğretim Kurulunun görevli ve yetkili olduğu; 04.08.2016 tarihli YÖK Genel
Kurulunda kabul edilen Usul ve Esaslar’da kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarındaki lisansüstü programlardaki öğrencilerin koordinatör üniversiteye yerleştirilmesine ve öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödemekte olduğu ücreti, 667 sayılı KHK uyarınca eğitime devam edecekleri yükseköğretim kurumuna ödemelerine, bu ücretin her eğitim öğretim yılında TÜFE oranında arttırılmasına, ayrıca bu Usul ve Esasların uygulanması sürecinde gerektiğinde değişiklik yapılabilmesi hususunda Yürütme Kuruluna yetki verilmesine karar verildiği; 06.11.2019 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında
Anayasa Mahkemesinin 2016/205E. ve 2019/63K. sayılı kararıyla, devlet üniversiteleri programlarına yerleştirilen ve puanı, söz konusu programın taban puanına eşit ya da daha fazla puanı olan öğrencilerden, Anayasa Mahkemesinin bu kararı sonucu, ücret tahsil edilmeyeceği; YÖK’ün Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde tezli yüksek lisans programının süresinin kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olduğu ve programın en çok altı yarıyılda tamamlanacağı, dört yarıyıl sonunda öğretim planında yer alan kredili derslerini ve seminer dersini başarıyla tamamlayamayan veya bu süre içerisinde yükseköğretim kurumunun öngördüğü başarı koşullarını yerine getiremeyen, azami süreler içerisinde ise tez çalışmasında başarısız olan veya tez savunmasına girmeyen öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiğinin kesileceği, bu Yönetmelikle belirlenmiş sürelerin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden itibaren başlayacağı ve YÖK Başkanlığı tarafından Yönetmeliğin 20 Nisan 2016 tarihinde yayınlandığı ve 2015-2016 eğitim öğretim yılı bahar döneminin ortasına gelindiği dikkate alınarak, öğrenciler için yönetmelikte yer alan sürelerin başlangıç tarihi olarak 2016-
2017 güz yarıyılının esas alınmasına karar verildiği; Ankara Yıldırım Beyazıt
Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nde ise lisansüstü programlara kayıtlı öğrencilerin, güz ve bahar yarıyılları başında, akademik takvimde belirtilen tarihlerde, ilgili mevzuatla belirlenen öğrenim ücretini ödemekle ve istenen kayıt yenileme işlemlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, öğrenim ücretini ödemeyenlerin kaydının yenilenmeyeceği, bu kişilerin öğrencilik haklarından yararlanamayacakları, kendilerine öğrenci durum belgesinin, öğrenci belgesinin verilmeyeceği ancak bu durumlarda geçen sürelerin azami süreye dâhil edileceği; Turgut Özal Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim
Yönetmeliği’nde ise üniversitede eğitim-öğretimin ücretli olduğu, lisansüstü öğrencilerinden
Mütevelli Heyeti tarafından belirlenen miktarda eğitim-öğretim ücreti alınacağı, azami öğrenim süresini tamamladığı halde mezun olamayan ve öğrencilik hakkı devam eden lisansüstü öğrencilerinin, Üniversite Yönetim Kurulunun önerisi üzerine Mütevelli Heyet tarafından belirlenen esaslara göre öğrenim ücreti ödeyecekleri, tezli yüksek lisans programını azami üç yıl içinde başarı ile tamamlayamayan öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesi hükümleri uygulanacağı hususlarının belirlendiği görülmüştür.
22) Başvuru konusuyla ilgili yargı kararlarına bakıldığında;
22.1) Anayasa Mahkemesi’nin 24.07.2019 tarihli ve E: 2016/205 ve K: 2019/63 sayılı
kararında; “… 62. Kuralın yer aldığı fıkrada kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin üniversitelere yerleştirilmesi ile ilgi usul ve esasların Yükseköğretim
Kurulu tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu nedenle kural kapatılan yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin kayıt yaptırdıkları yıldaki sıralamalarından daha yüksek sırada öğrenci kabul eden yükseköğretim kurumlarına yerleşmelerine de imkân verebileceğinden bu öğrencilerin daha önceden ödedikleri ücretleri yerleştikleri yükseköğretim kurumlarına ödemelerinin ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı söylenemez. Bunun yanı sıra bu öğrencilerin eğitimin ücretli olarak verildiği vakıf yükseköğretim kurumlarına daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmeleri de ölçülülük ilkesi ile çelişmemektedir. Ancak kural kapatılan yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları yılda yapılan sınavda aldıkları puana eşit ya da daha düşük puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine söz konusu öğrencilerin yerleşmesini de kapsar niteliktedir. Kural uyarınca bu durumdaki öğrenciler kapatılan yükseköğrenim kurumlarına ödedikleri ücreti yerleştirildikleri devlet üniversitelerine ödemeye devam edecektir.
63. Anılan durum ise kişinin kayıt yaptırdığı yılda gerek yükseköğretim kurumunun akademik kadrosu, sosyal çevresi ve bulunduğu yer gerekse de başka nedenlerle yerleşme imkânı bulunduğu hâlde devlet üniversitesi yerine kapatılan vakıf üniversitesini tercih etmesi nedeniyle ödemeyi kabullendiği eğitim ücretini vakıf yükseköğretim kurumunun kapatılması nedeniyle aynı devlet üniversitesine yerleştirilmesi sonucunda ödemeye devam etmesi anlamına gelmektedir.
64. Kuralla öğrenim hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum yönünden hangi zorlayıcı nedene dayandığı anlaşılamamaktadır. Öğrencinin en başından beri yerleşme hakkına sahip olduğu devlet üniversitesini tercih etmeyerek kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna kayıt olması ve sonrasında bu kurumun kapatılması nedeniyle daha önce tercih etmediği devlet üniversitesine yerleştirilmesi sonucunda kural gereği bu üniversiteye ücret ödemeye devam etmesi eğitim ve öğrenim hakkına ölçüsüz bir sınırlama içermektedir. Kural bu yönüyle Anayasa’nın 13. maddesinde aranan temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması sırasında gözetilmesi gereken güvencelerle bağdaşmamaktadır.
…
66. Kural, üniversiteye giriş sınavında aldığı puan itibarıyla devlet üniversitesine yerleşme imkânı varken vakıf yükseköğretim kurumunu tercih eden bir öğrencinin söz konusu vakıf yükseköğretim kurumunun kapatılması sonrasında puanının yeterli olduğu devlet üniversitesine yerleştirilmesi hâlinde buradaki öğrenimine kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödediği ücreti ödeyerek devam etmesi sonucunu doğurmaktadır. Söz konusu öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları anda aranan başarı sıraları dikkate alındığında bu başarılarına göre devlet üniversitesine kayıt olma hakkını elde ettiklerinden burada bulunan öğrenciler ile kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından bu şekilde gelen öğrencilerin farklı hukuki durumda oldukları söylenemez. Kural aynı devlet üniversitesine başarı sırasına göre kayıt yaptırma hakkını elde eden öğrencilerden bir kısmına ücret ödeme zorunluluğu getirdiğinden farklı bir muamele öngörmektedir. Söz konusu farklı muamelenin ise makul ve nesnel bir temele dayandığı söylenemez.
67. Bu itibarla kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırdıkları yılda yapılan merkezî sınavlarda elde ettikleri başarı sıralarına eşit ya da daha az puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine öğrencilerin daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmeleri eğitim ve öğrenim hakkı bağlamında Anayasa’yla bağdaşmamaktadır.
…
18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un; 2. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, oyçokluğuyla karar verildiği” görülmüştür.
22.2) Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 11.02.2020 tarihli ve E: 2019/214 K: 2020/386
sayılı kararında; “Davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan Turgut Özal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olduktan sonra aynı üniversitenin Sosyal
Bilimler Enstitüsü İktisat Bölümü Uluslararası Ekonomi ve Finans Tezli Yüksek Lisans
Programına 2014-2015 Eğitim-Öğretin döneminde kayıt yaptırarak Tezli Yüksek Lisans eğitimine başladığı, Turgut Özal Üniversitesi’nin 667 sayılı KHK ile kapatılması ile davacıya herhangi bir tercih hakkı verilmeksizin koordinasyon üniversite olarak belirlenen Yıldırım
Beyazıt Üniversitesi’ne yerleştirilerek eğitimine devam ettiği, 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında kayıt yaptırarak tezli yüksek lisans eğitimine başlayan davacının bursluluk hakkının kayıtlı olduğu programın normal öğrenim süresi sonunda sona erdiğinden bahisle 2016-2017
Eğitim-Öğretim döneminden itibaren kayıt yaptırılan her dönem için ücret ödenmesine yönelik işlem tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının bursluluk hakkına yönelik işlemlerin kapatılan
Turgut Özal Üniversitesi’nin mevzuatına göre gerçekleştirildiği, normal yüksek lisans eğitim süresinde herhangi bir ücret alınmadığı, normal yüksek lisans eğitim süresini aşan dönemler için ücret tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının merkezi sınavlar ile yerleştirilen lisans öğrencilerinin ödemesi gereken ücrete yönelik olduğu, puanı eşit ya da daha düşük devlet üniversiteleri yönünden iptal kararının verildiği, davacının merkezi sınav ile yerleştirilerek yüksek lisans eğitimine başlamadığı, ayrıca yüksek lisans eğitimi aldığı üniversitenin kapatılması sonrasında herhangi bir tercih hakkı verilmeden doğrudan koordinasyon üniversite olarak belirlenen
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne yerleştirilmesi karşısında Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının davacının lehine yorumlanamayacağı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, normal yüksek lisans eğitim süresini aşan dönemler için ücret tahakkuk ettirilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
23) Başvuranın tarafına tahakkuk ettirilen borca ilişkin iddialarına bakıldığında;
başvuranın, söz konusu borcun çıkartıldığı 2018-2019 Güz döneminde ders seçme döneminde
“pasif öğrenci” durumunda görüldüğü ve anne olması sebebiyle teziyle ilgilenemeyeceğinden ders kaydı yaptırmadığı ve ayrıca o dönemde sistem üzerinde tarafına tahakkuk ettirilen herhangi bir borç bilgisi görülmediği iddiasında olduğu; daha detaylı olarak başvuranın, mevzuat gereği tezli yüksek lisans programına kayıtlı öğrencilerin tez aşaması dâhil eğitim ve öğretimlerini azami 6 yarıyılda tamamlamasının yasal zorunluluk olduğu, borç tahakkuk çizelgesinde paket öğrenim süresi olan 6 yarıyılı doldurduğunun ve ödemesi gereken dönemin 2018-2019 Güz dönemi olduğunun bildirildiği ancak ilgili mevzuata göre azami sürenin (6 yarıyılın) dolması halinde ilgili öğrencinin yükseköğretim kurumu ile ilişiğinin kesileceğinin açıkça düzenlenmesine ve kendisinin de bu azami süreyi doldurmasına rağmen ilişiğinin kesilmesi gerekirken kesilmemesine ve 1 dönem süresi tanınarak borç tahakkuk ettirilmesine itiraz ettiği, bununla birlikte “kayıt yenileme için re’sen verilen uzatmalı dönemin” mahiyeti itibariyle borçlandırıcı işlem içerdiğinden rızası olmaksızın re’sen yapılabilecek bir işlem olmadığı, yani 2018-2019 Güz dönemi için tarafına borç tahakkuk ettirildiğinin bildirilmesi ile icazetinin alınmadığı, Devlet tarafından kurulan bir kamu tüzel kişisi olan Yıldırım Beyazıt
Üniversitesinde tezli yüksek lisans programının bedelsiz gerçekleştirildiği de göz önünde tutulduğunda kendisinin talebi olmaksızın borçlandırma işlemi yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği ve her hâlükârda AYM’in iptal kararı neticesinde söz konusu borcun hukuki dayanağı bulunmadığı, idare tarafından söz konusu iptal kararında “lisansüstü programlara kayıtlı aktarılan öğrencilere, ücret muafiyeti uygulanmasına yönelik bir hükme yer vermemesi” nedeniyle dikkate alınmadığının belirtildiği görülse de borcun yasal dayanağı olan 6749 OHAL
Kararnamesi’nin 2 nci maddesinin dördünü fıkrasında maddesinde lisansüstü ya da lisans öğrenci ayrımına yer verilmediği, ilgili KHK hükmünde sadece “kapatılan yüksek kurumlarında kayıtlı öğrenciler” ibaresinin yer verildiği, hâlbuki söz konusu maddede lisansüstü öğrencilere ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığı dikkate alındığında, sebepsiz yere, kamu gücü baskısı altında OHAL kapsamında alınan tedbirlerin amacı göz ardı edilerek aleyhine borç tahakkuk yapılmasının hukuka uygunluk teşkil etmediği iddialarında olduğu görülmüştür.
23.1) Öncelikle başvuranın AYM’in iptal kararıyla hükmü ortadan kalkan bir madde
dayanak gösterilerek tarafına borç çıkartıldığı iddiası değerlendirildiğinde; söz konusu
AYM kararında, kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırdıkları yılda yapılan merkezî sınavlarda elde ettikleri başarı sıralarına eşit ya da daha az puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine öğrencilerin daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmelerinin eğitim ve öğrenim hakkı bağlamında Anayasa’yla bağdaşmadığı gerekçesi ile söz konusu 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği; AYM’e göre bu durum haricindeki öğrencilerin eğitimin ücretli olarak verildiği vakıf yükseköğretim kurumlarına daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmelerinin ölçülülük ilkesi ile çelişmediğinin belirlendiği, yine emsal bir yargı kararında da “Anayasa
Mahkemesi’nin iptal kararının merkezi sınavlar ile yerleştirilen lisans öğrencilerinin ödemesi gereken ücrete yönelik olduğu, puanı eşit ya da daha düşük devlet üniversiteleri yönünden iptal kararının verildiği, davacının merkezi sınav ile yerleştirilerek yüksek lisans eğitimine başlamadığı, ayrıca yüksek lisans eğitimi aldığı üniversitenin kapatılması sonrasında herhangi bir tercih hakkı verilmeden doğrudan koordinasyon üniversite olarak belirlenen Yıldırım
Beyazıt Üniversitesi’ne yerleştirilmesi karşısında Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının davacının lehine yorumlanamayacağı belirtilerek normal yüksek lisans eğitim süresini aşan dönemler için ücret tahakkuk ettirilmesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” sonucuna varıldığı; bu çerçevede, idarenin ücret alma işlemini dayandırdığı söz konusu 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan
“Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından
Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler.” şeklindeki hükmün tümden iptal edilmesinin söz konusu olmadığı, iptal edilen kısmın da merkezi sınav ile yerleştirilen öğrencileri kapsadığı, konuyla ilgili tereddütleri gidermekle görevli YÖK Başkanlığının da
Anayasa Mahkemesi kararının, ücret iadesini ön lisans ve lisans programları puanı eşit ya da daha fazla olan merkezi puanla sınırlandırdığından yüksek lisans ve doktora programlarını kapsamadığı şeklinde karar aldığı, böylelikle kayıtlı olduğu lisansüstü programın merkezi yerleştirme ile öğrenci kabul etmemesi ve yüksek lisans programlarının kapsam dışı olması karşısında başvuranın tarafına dayanaksız borç çıkartıldığı iddiasının yerinde olmadığı ve öğrenim ücretinin ödenmesi talebinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı değerlendirilmiştir.
23.2) Başvuranın azami süre sonunda kaydının silinmesi gerekirken silinmediği ve ayrıca
fazladan bir dönem verilerek borç tahakkuk ettirildiği ve bunda rızasının alınmadığı ile
Devlet tarafından kurulan bir kamu tüzel kişisi olan Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde tezli yüksek lisans programının bedelsiz gerçekleştirildiği de göz önünde tutulduğunda kendisinin talebi olmaksızın borçlandırma işlemi yapılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği iddiası incelendiğinde;
23.2.1) Başvuranın yüksek lisans eğitimine başladığı Turgut Özal Üniversitesinin Lisansüstü
Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’ne göre yüksek lisans programını tamamlama süresinin azami
3 yıl olduğu ve azami öğrenim süresini tamamladığı halde mezun olamayan ve öğrencilik hakkı
devam eden yüksek lisans öğrencilerinin kredi başına Mütevelli Heyeti tarafından belirlenen ücreti ödemeleri gerektiği, hatta başvuranın kabul edildiği 2014-2015 yılına ilişkin Turgut Özal
Üniversitesi Lisansüstü Programlara Başvuru Şartlarında, “Tezli Yüksek Lisans Programında toplam ücretin (paket ücretinin) 7 ders, 1 seminer ve 2 tez dönemini kapsadığı” ve “Normal eğitim süresi içerisinde Yüksek Lisans Programlarında 2 yıl içerisinde eğitimini tamamlayamayanların aldıkları her bir ders kredisi ve tezi için ücret ödeyecekleri” hususlarının belirlenerek ilan edildiği, yani başvuranın söz konusu Üniversite’nin kapatılmamış olması halinde de paket ücretinin karşılığı olan 2 yıllık öğrenim süresini aşan dönemler için ücret ödemek durumunda kalacak olduğu;
23.2.2) Turgut Özal Üniversitesinin kapatılmasıyla öğrenciliği Yıldırım Beyazıt Üniversitesine
aktarılan başvuranın, aktarılan öğrencilerin kapatılan üniversiteye ödeyecekleri ücretleri aktarıldıkları üniversitelere ödemeye devam edecekleri şeklindeki 6749 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin dördünü fıkrasındaki hükme tabi olduğu ve Resmi Gazete’de yayımlanan söz konusu Kanun’un bilinmemesinin mazeret olamayacağı, kapatılan üniversitelerden koordinatör üniversitelere aktarılan öğrencilerle ilgili olarak YÖK Genel Kurulunda kabul edilen Usul ve
Esaslar’da da öğrencilerin kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödemekte olduğu ücreti,
667 sayılı KHK uyarınca eğitime devam edecekleri yükseköğretim kurumuna ödemelerine ve
bu ücretin her eğitim öğretim yılında TÜFE oranında arttırılmasına karar verildiği ve bu kararın duyurulduğu anlaşılmış olup üniversitenin de kapatılan üniversiteye ödediği paket öğrenim ücretini kapsayan süre sonunda kayıt yapması durumunda bir kişinin ücret ödemesi gerektiğinin hüküm altına alınması ve duyurulması neticesinde başvuranın öğrenimine devam etmesinin bunu kabul ederek kayıt yaptırdığı anlamına geldiğini ve borçlandırıcı bir işlemde başvuranın rızası dâhilinde işlem yapıldığının göstergesi olduğunu, ayrıca üniversitenin öğrenci ücretlerinin giriş yıllarına ve ders/tez vb. kayıtlarına göre değişiklikler göstermesi nedeniyle öğrencilerin kayıt yapıp yapmayacakları ve/veya yapılacak ders/tez kaydına ve kapatılan üniversiteye göre yaptıkları kayıt tarihlerine göre her bir öğrenci için ücretlerin değişiklik göstermesi nedeniyle öğrencilerin kayıtlarının hemen ardından ücretlerin öğrenci bilgi sistemine yansıtabildiği, öğrencinin bu tutarı kendisine ait olan bilgi sisteminde görmekte olduğu ve buna göre öğrenimini sürdürüp sürdürmeyeceğine karar verdiği, başvuranın bu kapsamda öğrenimini sürdürdüğü ancak öğrenimini tamamlamayıp başarısız olduğunda bu tutara itiraz ettiğinin anlaşıldığını ifade ettiği görülmüştür.
23.2.3) Her ne kadar üniversitenin, öğrenim ücretlerini kayıt öncesi sisteme yansıtmadığı
anlaşılsa ve bunun bir eksiklik olduğu değerlendirilse de ilgili mevzuata göre öğrencilerin, dönem başlarında ilgili mevzuatla belirlenen öğrenim ücretini ödemekle ve istenen kayıt yenileme işlemlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, öğrenim ücretini ödemeyenlerin kaydının yenilenmeyeceği ancak bu durumlarda geçen sürelerin azami süreye dâhil edileceği kuralı karşısında zaten belirli olan öğrenim ücretinin ödeme yükümlülüğünün öğrencilere yüklendiği, böylelikle en başında yüksek lisansa kaydını yaptırarak sisteme dâhil olan öğrencinin durumun gereklerine göre öğrenim ücreti ödemekle karşı karşıya kalacağı ve bu yükümlülüğün öncelikle kendisine ait olduğu, hatta ödensin veya ödenmesin bu sürelerin azami süreye dâhil edileceği, diğer bir ifadeyle normal süresini, başvuranın durumunda paket ücretine tekabül eden kısmı aşan dönemler için ücret ödenmesi gerektiğinin açık olduğu, bu sistemin mevzuatla açıkça belirlendiği, böylelikle öğrenciliği aktarılan başvuranın da böyle bir ödemeyle karşılaşacağını bilmemesine imkân olmadığı, hatta ödenmesi gereken miktarın da önceden belirli olduğu, başvuranın kaydını yaptırarak bu durumu kabul ettiği, yukarıda da ifade edildiği üzere dönem başındaki kayıt yenileme esnasında ücret bilgisinin yer almaması eleştirilebilir olsa da idarenin açıklamalarından kayıtların hemen ardından sistemde yer alması ve buna göre de öğrenimini sürdürme noktasında karar verilebilecek olması karşısında bunun telafi edilebilir olduğu, ancak başvuranın itirazını zamanında yapmadığının anlaşıldığı, zaten sistem olarak ücret ödenmesi gerektiğinin açık olduğu, en başında öğrenci kaydını yapması ve devam eden süreçte de kaydını sildirmemesinin de başvuranın öğrenciliğe devam etmeye rızası olduğunu gösterdiği ve bu çerçevede başvuranın borç tahakkuk ettirildiğinin bildirilmesi ile icazetinin alınmadığı iddiasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
23.2.4) Başvuranın, “kayıt yenileme için re’sen uzatmalı dönem verildiği” iddiası
değerlendirildiğinde; buna cevaben Üniversitenin, hakkaniyetli bir yaklaşımla hem uygulamada birlikteliği sağlamak adına 2 yıl olan paket öğrenim ücretinin süresini, azami öğrenim süresi olan 3 yıl olarak işleme tabi tuttuğu, hem de Sosyal Bilimler Enstitüsü tarafından aktarılan öğrencilere 2016-2017 Öğrenim Yılı Güz Dönemi için 1 dönem ücret muafiyeti uygulandığı, ayrıca başvuranın ders kaydı yapmadığı (pasif olduğu 2017-2018 Bahar, 2018-
2019 Bahar ve 2019-2020 Güz dönemleri) dönemler için ücret tahakkuk ettirilmediği, sadece
ders kaydı yaptığı ve normal öğrenim süresini de aşan 2018-2019 Güz dönemi için bir dönemlik ücret tahakkuk ettirildiği hususlarını açıkladığı; başvuranın durumuna bakıldığında, 2014-2015
Güz dönemi yüksek lisans eğitimine başlayan başvuranın Turgut Özal Üniversitesinde tez aşamasındayken (4. Dönemini bitirdiğinde) Yıldırım Beyazıt Üniversitesine aktarıldığı, böylelikle azami süresinin dolmasına iki dönem kaldığı, başvuranın tez danışmanı atamasının 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Güz dönemi (aktarım dönemi) sonunda yapılması nedeniyle bu dönemin başvuranın akademik süresinden sayılmadığı gibi ücret tahakkukunun da yapılmadığı, bu dönemin paket öğrenim süresi içerisine dâhil edilmediği; 2016 yılında yapılan değişiklik ile 2016-2017 öğrenim yılı Güz dönemi itibarıyla yüksek lisans programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin azami öğrenim süresinin 3 yıl (6 dönem) ile sınırlandırıldığı ancak YÖK
Başkanlığının 2016 yılından önce kaydı bulunan öğrencileri mağdur etmemek adına bu yıldan önce kayıtlı bulunan tüm öğrencilerin öğrenim sürelerinin başlangıç tarihini 2016 yılı Güz dönemi olarak belirlediği, devlet, vakıf ve/veya kapatılan üniversite öğrencileri adlarına tahakkuk ettirilen ücretleri ödemek kaydıyla bu tarihten sonra 3 yıl daha öğrenimlerini sürdürdükleri; bu çerçevede başvuranın öğrenim süresinin de 2016 yılı Güz döneminden itibaren tekrar başlatıldığı ancak aktarım işlemleri nedeniyle Güz döneminin 3 yılın dışında tutulduğu, ilgili döneme dair ücretlendirmenin de yapılmadığı, böylece başvuranın 2016-2017 öğrenim yılı Bahar dönemi itibarıyla 3 yıl (6 dönem) öğrenim görmeye hak kazandığı, bu sürenin sonunun da 2019-2020 öğrenim yılı Güz dönemi sonuna tekabül ettiği ve bu dönemin bitiminde azami süresini doldurduğu gerekçesi ile başvuranın kaydının 13.01.2020 tarihinde silindiği; başvuran açısından sürecin nasıl ilerlediği daha da somutlaştırıldığında, başvuranın
Yıldırım Beyazıt Üniversitesindeki ilk dönemi olan 2016-2017 Güz döneminin geçiş dönemi olması nedeniyle süreden sayılmadığı ve ücret hesabında da dikkate alınmadığı, takip eden 2016-2017 Bahar ve 2017-2018 Güz dönemlerinin ise tez aşamasında aktarılan başvuranın paket ücretinin 3 yıl olarak belirlenmesi ile paket ücreti kapsamında kaldığının anlaşıldığı, sonraki dönem olan 2017-2018 Bahar döneminde başvuranın kaydını yenilemediği ve pasif öğrenci olarak sistemde kaldığı, böylelikle bu dönemin azami öğrenim süresinden düşülmekle birlikte ücret tahakkuku yapılmadığı, sadece bir sonraki dönem olan 2018-2019 Güz dönemi için başvuranın kaydını yenilemesi nedeniyle bu döneme ilişkin öğrenim ücreti olan 2.650,00
TL’nin tahakkuk ettirildiği, takip eden iki dönemde ise başvuranın yine kaydını yenilememesi neticesinde pasif öğrenci olduğu ve ücret tahakkuk ettirilmese de azami süreden sayıldığı ve azami süresi sona eren başvuranın da kaydının silindiği anlaşılmış olup ilgili işlemlerin mevzuata uygun gerçekleştirildiği ve başvuranın “kayıt yenileme için re’sen uzatmalı dönem verildiği” iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
23.2.5) Bu noktada başvuranın Devlet tarafından kurulan bir kamu tüzel kişisi olan Yıldırım
Beyazıt Üniversitesinde tezli yüksek lisans programının bedelsiz gerçekleştirildiği iddiası incelendiğinde, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda hüküm altına alındığı üzere yükseköğretimin paralı olduğu, mevcut sistemde normal öğrenim süresi için öğrencilerin katkı payının devlet tarafından karşılandığı ancak belirlenen öğrenim sürelerinde lisansüstü programlardan mezun olamayan öğrencilerden 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 46 ncı maddedeki hükümlerine göre katkı payı alınacağının açık olduğu, başvuranın Turgut Özal
Üniversitesinden aktarılan bir öğrenci olmasaydı da normal öğrenim süresini aşan dönemler için katkı payı ödeyeceği, başvuranın durumunda bu miktarın Turgut Özal Üniversitesinde ödemek durumunda kalacak olduğu miktar olarak önceden belirlendiği, bu çerçevede bu iddiasının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
24) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat, emsal yargı kararları ve
tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda yer verilen gerekçelerle, başvuranın tarafına çıkartılan öğrenim ücretine ilişkin borcun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, böylelikle başvuranın eğitim hakkının ihlal edildiği ve lisansüstü programlara ilişkin mevzuata aykırı işlem tesis edildiği iddialarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve sonuç olarak başvuranın tarafına tahakkuk ettirilen borca ilişkin yaptığı itirazının Ankara Yıldırım
Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının 02.09.2020 tarihli ve sayılı ret işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde;
25.1) Başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve
belgelerin, Üniversite tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ancak Üniversite tarafından başvurana verilen cevapta karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, Üniversitenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
25.2) Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği’nin
“Tebligat ve duyurular” başlıklı 41 inci maddesinde, ilgili tebligat mevzuatı hükümleri saklı kalmak kaydıyla öğrenciye her türlü tebligat ve duyuruların, öğrencinin resmî kayıtlarda yer alan posta adresine ve/veya öğrenciye Üniversite tarafından sağlanan e-posta adresine gönderilerek yapılacağının düzenlendiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 8 inci maddesinde ise her nevi evrakın tebliğine ait tebliğ mazbatalarının dosyasına konması gerektiğinin hüküm altına alındığı; bu çerçevede hem başvuranın talep ettiği hem de Kurumumuzun bilgi-belge talep yazısıyla talep edilen “çıkarılan borca ilişkin yazılar ile tebliğ mazbatalarının” idare tarafından sunulmadığı tespit edilmiş olup hukuki bir işlemin, ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın yasaya uygun bir şekilde yazı ile veya ilanla yaptığı bildirim ve bunun belgelendirilmesi olan tebligatın, işlemlerin geçerliliği ve hüküm doğurabilmesi için en temel adım olması ve hak aramada sürelerin başlamasının da tebliğe bağlı olması karşısında idarenin çıkarttığı resmi evraklara ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyalanması ve gerektiğinde ilgililere sunulması açısından daha özenli olması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır. Ayrıca başvuranın icra takibine ilişkin şikâyetlerini (varsa) süresi içerisinde
Ankara İcra Mahkemelerine yapabileceği değerlendirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvurunun REDDİNE, Kararın başvuran ile ANKARA YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ
REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi