|
ÖZET: Bu karar, bir vatandaşın pasaport başvurusunun reddedilmesi üzerine yapılan şikayet üzerine verilmiştir. Şikayetçi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat kararı almasına rağmen, hakkında devam eden bir kovuşturma olduğu gerekçesiyle Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından pasaport verilmemesine yönelik idari kararın hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Anayasa’nın 23. maddesi gereği, yurtdışına çıkma hürriyetinin yalnızca hakim kararıyla sınırlanabileceği belirtilmiştir.
Mahkeme, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun Ek 7. maddesine dayanarak, şikayetçinin talebinin reddedilmesinin yasal dayanağının bulunduğunu, ancak Anayasa Mahkemesi’nin ilgili düzenlemeyi iptal ettiğini ve bu iptalin yürürlüğe girdiği tarihten sonra şikayetçinin durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, şikayetçinin pasaport verilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının araştırılması amacıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/14486-S.22.22203
BAŞVURU NO : 2022/6820
KARAR TARİHİ : 07/11/2022
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Pasaportuna konulan idari karar kaydına ilişkin işlemler hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 10/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikayetçi Kurumumuza yapılan başvurusunda dilekçesinde özetle, 28.02.2022 tarihinde Ankara
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hakkında açılmış olan davadan beraatine karar verildiğini ve hakkındaki yurtdışı çıkış yasağı dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığını, bu karar üzerine Yenimahalle nüfus idaresine giderek pasaport başvurusunda bulunduğunu, ancak pasaportu üzerinde idari şerh olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, gerek kendisinin, gerek avukatının yaptığı tüm başvurulara standart bir cevap olarak, “Genel Müdürlükte kurulmuş olan heyet tarafından durumunuz değerlendiriliyor, değerlendirme tamamlandığında tarafınıza bilgi verilecektir” dendiğini, sürecin nasıl ilerlediği ya da ilerleyeceği konusunda ne kendisine ne de avukatına gizlilik gerekçesi ile hiçbir bilgi verilmediğini, işi için yurtdışına çıkmadığını ve mağduriyet yaşadığını ifade ve iddia ederek ayrıntılarına dilekçesinde yer verdiği gerekçelere istinaden, pasaport alma ve değerlendirme sürecinin tamamlanarak sonuca erdirilmesi, mahkeme kararlarının yanında üstelik kendisini savunma imkanı olmayan bir heyet tarafından vatandaşların ayrıca değerlendirmeye tabi tutulmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğünden bu uygulamanın kaldırılması taleplerinde bulunmaktadır.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden 06/06/2022 tarih ve
S. sayılı yazımız ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup,
2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 13/06/2022 tarih ve E– sayılı yazıda özetle; “Genel Müdürlüğümüzde T.C. kimlik numaralı
hakkında 10.06.2022 tarihi saat 10:52 itibari ile sistem üzerinden yapılan incelemede; başvuruya konu idari karar kaydının Ankara Valiliği tarafından sisteme girildiği anlaşılmıştır.
Buna göre, adı geçenin Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurusuna ilişkin,
Olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişilerin başvurularına yönelik, 7075 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi; “… tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. (2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir (…) (7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir hükmü yer almaktadır.
5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi; “…haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte
olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkumiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları halinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” hükmüne amir olup, anılan kanun hükmü gereğince ilgilinin başvurusu üzerine kolluk birimlerince araştırma yapılması için Bakanlığımızın
04.12.2019 tarih ve / sayılı genelgesine istinaden İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan
komisyonlara görüşleri sorulmaktadır.
MERNİS sistemi üzerinde yapılan incelemede; davacının idari karar kaydının kaldırılması talebiyle
09.02.2021 tarihinde Ankara İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğüne dilekçe ile başvuruda bulunduğu,
başvurusu üzerine Ankara İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğünce 24.09.2021 tarihli yazı ile Ankara İl
Emniyet Müdürlüğünden araştırma yapılmasının istenildiği, İl Emniyet Komisyonunun 21.03.2022 tarihli cevabi yazıları ile “… adı geçenin idari karar kaydının kaldırılması/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilememiştir…” yönünde görüş bildirdiği, Bakanlığımızın / sayılı Genelgesi kapsamında adı geçenin başvurusunun Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonuna sevk edildiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun 26.04.2022 tarih ve / karar sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Ankara 20.Ağır Ceza Mahkemesinin / esas sayılı devam eden kovuşturma bilgisinin bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği” yönünde açıklamalara yer verilmiştir.
2.2. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 13.06.2022 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Ankara Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından Kurumumuza iletilen
22.06.2022 tarih ve E- – – sayılı yazıda özetle; “…incelemede adı geçen hakkında
ilimizce şerh veri girişi yapıldığı tespit edilmiştir.
Bahse konu şerh veri girişinin kaldırılmasına yönelik ise;
Olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişilerin başvurularına yönelik, 7075 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi… hükmü yer almaktadır.
5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi… hükmü gereğince ilgilinin başvurusu üzerine kolluk
birimlerince araştırma yapılması için Bakanlığımızın 04.12.2019 tarih ve / sayılı genelgesine istinaden İl Emniyet Müdürlükleri bünyesinde kurulan komisyonlara görüşleri sorulmaktadır.
MERNİS sistemi üzerinde yapılan incelemede; davacının idari karar kaydının kaldırılması talebiyle
09.02.2021 tarihinde Müdürlüğümüze dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusu üzerine 24.09.2021
tarihli ve sayılı yazımız ile Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden araştırma yapılmasının istenildiği, İl
Emniyet Komisyonunun 21.03.2022 tarihli cevabi yazıları ile ” …adı geçenin idari karar kaydının kaldırılması/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilememiştir…” yönünde görüş bildirmesi üzerine, Bakanlığımızın / sayılı Genelgesi kapsamında adı geçenin başvurusunun Bakanlığımız Pasaport
İdari Karar Komisyonuna sevk edilmiştir.
Bu kapsamda Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun 26.04.2022 tarih ve / karar sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Ankara 20.Ağır Ceza Mahkemesinin / esas sayılı devam eden kovuşturma bilgisinin bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmış olup, konuya ilişkin gerekli bilgi 15.06.2022 tarih ve sayılı yazımız ile ilgiliye verilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1.“Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,
3.2. “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23’üncü maddesinde; “Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir.
(Değişik fıkra: 7/5/2010-5982/3 md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Kurumun görevi başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
4.1. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un Geçici 4’üncü
maddesinde; “(1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır. …”
6. 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun;
6.1. “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere (…) pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde Cumhurbaşkanının onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir. Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir. İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu il emniyet müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan emniyet müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir. Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır. …”
6.2. Başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Ek 7’nci maddesinde, “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”
(Ek:17/10/2019-7188/2 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihli ve E.: 2019/114, K.:
2021/36 sayılı Kararı ile) (Yürürlüğe Giriş Tarihi: 14/7/2022)
7. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun;
7.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde “ Bu Kanunun amacı, 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”,
7.2. “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinde, “ (1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir. …” 8. 2019/14 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde, “24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7 nci madde olarak; “Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle; A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.” hükmü eklenmiştir.
8.1. Bakanlığımızca, idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere Bakan Yardımcısı başkanlığında “Pasaport
İdari Karar Komisyonu”, Komisyon çalışmalarına esas teşkil eden dosyaları incelemek, değerlendirmek ve komisyona sevk işlemlerini yürütmek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde
Mülkiye Müfettişi başkanlığında Alt (teknik) Komisyon kurulmuştur.
8.2. İllerimizdeki idari karar uygulamalarına ilişkin iş ve işlemler aşağıda belirtilen şekilde yürütülecektir.
1) İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlükleri tarafından; – Kurumlarının bildirimi üzerine sistemde idari karar
kaydı bulunanlardan; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden idari soruşturması bulunup bulunmadığı hususu bildirim yapılan kurumdan, – İlgili kişiler hakkında devam eden adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ile idari karar kayıtlarının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığı hususu İl Emniyet Müdürlüklerinden, sorulacaktır.
8.3. 2) İl Emniyet Müdürlükleri tarafından; – İl Emniyet Müdür Yardımcısı (TEM Şube Müdürlüğünden sorumlu) başkanlığında, TEM, KOM ve İstihbarat Şube Müdürlerinin katılımı ile 10 gün içerisinde komisyon oluşturulacaktır. Bu komisyonca; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle, devam eden
adli soruşturma veya kovuşturma olup/olmadığı ve neticelenen adli işlemlere ilişkin bilgiler ile idari karar kaydının kaldırılmasında genel güvenlik açısından mahzur bulunup/bulunmadığına ilişkin ilgili kişiler hakkında yapılacak değerlendirme sonucunda; a) İdari karar kaydının kaldırılması, b) İdari karar kaydının devam etmesi, c) İdari karar kaydının kaldırılmasına/devam etmesine ilişkin kanaat belirtilememiştir, şeklinde oluşturulacak görüşler gerekçeleriyle birlikte 15 gün içerisinde İl Nüfus ve Vatandaşlık
Müdürlüklerine bildirilecektir.
8.4. Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından; idari karar kaydına dair işlem yapılan kişilerin ikameti Jandarma sorumluluk sahasında bulunması durumunda, Jandarma Komutanlığının görüşü alınarak değerlendirmesi yapılacaktır.
8.5. 3) Haklarında; – Adli işlem tesis edilmemiş kişilerden, – Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, ¬ Beraat kararı verilen kişilerden, – Ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilen kişilerden, – Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen kişilerden, – Davanın reddine veya düşmesine karar verilen kişilerden, İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonucuna göre, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerince; a) İdari karar kayıtlarından kaldırılması şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılarak pasaportları geçerli hale getirilecektir. Tüm işlem tesis edilen idari karar dosyaları MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel
Müdürlüğe (Pasaport İdari Karar Komisyonuna) gönderilecektir. b) İdari karar kayıtlarının devam etmesi şeklinde görüş verilenlerin idari karar kayıtları kaldırılmayacak ve pasaportları geçerli hale getirilmeyecektir. Bu kişilerin itirazı halinde dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel
Müdürlüğe gönderilecektir. c) İdari karar kayıtlarının kaldırılıp kaldırılmamasına dair kanaat belirtilmeyen durumlarda gerekçeler ile birlikte dosyalar MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel
Müdürlüğe gönderilecektir. 4) Haklarında; – Devam eden soruşturma ve/veya kovuşturma bulunan kişilerin, – Mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilen veya ertelenen kişilerin, İdari karar dosyaları İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü görüşü belirtilerek İl Emniyet Müdürlüğünde oluşturulan komisyon tarafından yapılacak araştırma sonuçları ile birlikte MERNİS uygulama yazılımı üzerinden Genel Müdürlüğe gönderilecektir.” hüküm ve açıklamalarına yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna ilişkin “ Kısmi Tavsiye Kısmi Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Şikayetçi, iş bu Kararın 1 No.lu paragrafında, “I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde yer verilen gerekçelere istinaden özetle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza
Dairesince hakkında açılmış olan davadan beraatine karar verildiğini ve hakkındaki yurtdışı çıkış yasağı dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığını, pasaport alma ve değerlendirme sürecinin tamamlanarak sonuca erdirilmesini, mahkeme kararlarının yanında kendisini savunma imkanı olmayan bir heyet tarafından vatandaşların ayrıca değerlendirmeye tabi tutulmasının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğunu düşündüğünden bu uygulamanın kaldırılmasını talep etmektedir.
11. 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; millî güvenliğe tehdit oluşturduğu
tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirileceği, bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportların iptal edilebileceği, 5682 sayılı
Pasaport Kanunu’nun “Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22’nci maddesinde, yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmeyeceği, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Ek 7’nci maddesinde; haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan, haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
12. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 04.12.2019 tarihinde yayımlanan 2019/14 no.lu Genelgesi kapsamında; 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile 5682 sayılı Pasaport Kanununa Ek 7’nci hükümleri çerçevesinde, İçişleri Bakanlığınca idari karar uygulamalarına ilişkin ilke ve prensipleri belirlemek, uygulamaları takip etmek, karar almak ve verilen kararları değerlendirmek üzere, “Pasaport İdari Karar Komisyonu” kurulmuştur.
13. Uyuşmazlık konusu hakkında, Ankara Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından
Kurumumuza iletilen yazıda özetle, ‘Bu kapsamda Bakanlığımız Pasaport İdari Karar Komisyonunun
26.04.2022 tarih ve / karar sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Ankara 20.Ağır Ceza
Mahkemesinin / esas sayılı devam eden kovuşturma bilgisinin bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun 5682 sayılı Pasaport Kanununun Ek-7 nci maddesi kapsamında reddedildiği anlaşılmış olup, konuya ilişkin gerekli bilgi 15.06.2022 tarih ve sayılı yazımız ile ilgiliye verilmiştir.” yönünde açıklamada bulunulduğu tespit edilmiştir.
14. İdareye tanınan yetkiler bağlı yetki ve takdir yetkisi olmak üzere iki grupta toplanır. İdareye belli bir davranışta bulunurken ya da belli bir görevi yerine getirirken az ya da çok bir hareket serbestisi tanınmış ise “takdir yetkisi”nden söz edilir. İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğini, alacağı kararların içeriğini yasalarla önceden saptama olanağı yoktur. İdareye belli konularda takdir yetkisi tanımak, görevlerinin niteliği yönünden zorunludur. Yasa koyucu, idarenin görev ve yetkilerini belirlerken idareyi, bazı yetkileri kullanıp kullanmamada, bu yetkilerin kullanılmasının gereklerini saptamada az ya da çok serbest bırakabilir. Bu gibi durumlarda takdir yetkisinden söz edilir. İdare kendisine tanınan bu yetkiyi, yasaların gösterdiği sınırlar içinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin “keyfi” olarak hareket edebileceği anlamına gelmez.
İdare takdir yetkisini kullanırken; yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, kamu yararını gözetmeli, hizmetin gereklerini göz önüne almalı, gerekçe göstermeli ve eğer yasalar özel koşullar öngörmüş ise bunlara da uymalıdır.
15. Bu noktada yürüttüğü hizmetler nedeniyle idareye tanınmış olan bir takım yasal ayrıcalık ve üstünlükler, keyfi bir idari yönetimi amaçlamamakta, idari hizmetlerin çeşitliliğine bağlı olarak, idareye belirli sınırlar içinde hareket etme özgürlüğü tanıyarak, hizmetin en etkin biçimde yapılması, kamu yararının en üst düzeyde gerçekleştirilmesini amaçlamaktadır. İdareye yasalarla tanınan bu ayrıcalık ve üstünlükler, yine aynı yasalar tarafından hukuka uygun olup olmamaları açısından denetlemeye tabi tutulmak zorundadırlar. Bir yandan bireysel hak ve özgürlüklerin korunması diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi gerekliliği, her iki amaç arasında dengeli bir uyumun sağlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. (Kadir KORKMAZ, “Takdir Yetkisinin Disiplin Hukukunda
Kullanımı ve Yargısal Denetimi”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XIII,S.1-2,s.241243,2009)
16. Nitekim Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 11/05/1980 tarihinde kabul edilen İdari Takdir
Yetkisinin Kullanılmasına İlişkin R(80)2 Sayılı Tavsiye Kararına Ek Takdir Yetkisinin Kullanılmasında
Uygulanacak Temel İlkeler bölümünde, “Takdir yetkisini kullanan bir idari makam; (1) Yetkinin veriliş amacından başka amaç güdemez. (2) Yalnızca olaya ilişkin öğeleri hesaba katarak nesnelliğe ve tarafsızlığa uyar. (3) Hakkaniyete uymayan ayırımcılığı önleyerek yasa önünde eşitlik ilkesini gözetir. (4)
İşlemin amacıyla, kişilerin hakları, özgürlükleri veya menfaatleri üzerindeki olumsuz etkileri arasında uygun bir denge sağlar.” ifadelerine yer verilmiştir.
17. Yargı kararlarında da takdir yetkisi ve kamu yararı birlikte ele alınmış ve mutlak olmadığı vurgulanmıştır. Danıştay 8’inci Dairesinin 27/01/2010 tarihli ve E.2010/2, K.2010/2 sayılı Kararında; “İdarelerin idari işlemi tesis ederken, eylemde bulunurken yararlandığı serbestiye takdir yetkisi denilir.
Takdir yetkisi idareye bırakılan belli ölçüde karar alma özgürlüğüdür. Hukuken kabul edilebilir koşulların oluşumu halinde tanınmış bir serbestidir. Keyfi bir hareket olmayıp ancak hukuka uygun olarak kullanılabilir. Hukuk Devleti olmanın gereği, idarenin takdir yetkisine dayalı olarak tesis ettikleri bireysel ya da düzenleyici işlemlerin hukuken geçerli ve objektif bir sebebe dayanmasıdır. Takdir yetkisine dayanan işlemlerin hukukun belirlediği sınırların ve eşitlik kuralı gözetilerek kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, objektif makul ve geçerli gerekçelere dayalı olarak tesis edilmesi gerekir.” şeklinde belirtilmiştir.
18. Benzer bir şekilde Danıştay 8’inci Dairesinin 11/07/2017 tarihli ve E.2016/12742, K.2017/6223 sayılı Kararında; “İdarelere takdir yetkisi tanınan hallerde idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, ancak bu takdir yetkisinin de mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin sebep ve maksat bakımından yargı denetimine bağlı bulunduğu hususu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” şeklinde belirtilmiştir.
19. Yukarıda yapılan açıklamalar ve mevzuat hükümlerinin incelenmesinden, 5682 sayılı Kanun’un başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Ek 7’nci maddesinde yer verilen koşulların gerçekleşmesi durumunda, anılan madde kapsamda yer alan kişilere pasaport verilmesi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanındığı, Pasaport İdari Karar Komisyonu’nun 26.04.2022 tarih ve / sayılı kararı ile hakkında “Ankara 20.Ağır Ceza Mahkemesinin / esas sayılı devam eden kovuşturma bilgisinin bulunduğu” gerekçesiyle şikayetçinin başvurusunun reddedildiği, bu kapsamda yapılması gereken işlemlerin ve ilkelerin ilgili mevzuatta düzenlendiği, şikayete konu edilen işlemlerle ilgili olarak mevzuatta düzenlenen usul ve esaslara aykırı olarak hareket edildiğine ve takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olmayan bir şekilde kullanıldığına ilişkin başvuru dosyasındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda bir tespitte bulunulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, idarenin başvuru konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan
mevzuat kapsamında şikayet konusu hakkında tesis ettiği işlemlerde mevzuat düzenlemelerine aykırı bir husus tespit edilememiştir.
20. Başvuru konusu işlemlerin yasal dayanağı ile gerekçesini oluşturan ve başvuru konusu işlemler tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 5682 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihli ve E.: / K.: / sayılı Kararı ile “Anayasa’nın 23. maddesi uyarınca yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabileceği ve hâkim kararı güvencesine bağlandığı gözetildiğinde dava konusu kurallarda Anayasa’nın anılan maddesinde yer almayan sınırlama sebepleriyle de söz konusu hürriyetin sınırlandığı ve kuralların yurt dışına çıkış yapılabilmesini idarenin yetkisine bırakarak Anayasa’da belirtilen sınırlama sebeplerine bağlanan hâkim kararı güvencesini ihlal ettiği görülmektedir. Bu itibarla kuralların yurt dışına çıkma hürriyetini
Anayasa’ya aykırı olarak sınırladığı sonucuna ulaşılmıştır.” gerekçesiyle iptal edilmiş ve karar 14/7/2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
21. Anayasa’nın 23’üncü maddesine 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile eklenen üçüncü fıkra ile
“Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” denilmek suretiyle vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebine bağlı olarak ve ancak hâkim kararıyla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu Anayasa değişikliğinin gerekçesinde de “Maddede yapılan değişiklikle, idare tarafından, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin sınırlandırılmasına son verilmekte; yurt dışına çıkma hürriyetinin, sadece suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilmesi ilkesi benimsenmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
22. Başvuru dilekçesi ekinde sunulan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’nin / esas numaralı dosya kapsamında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat İnfaz Bürosu’na göndermiş olduğu 22/02/2022 tarihli yazıda; “Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan sanık hakkında beraatle sonuçlanan ve istinaf incelemesi için Dairemizde bulunan dava dosyası ile ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda; Sanık hakkında verilen kararın mahiyeti ve dosya içeriği dikkate alınarak sanık hakkında 5271 sayılı
CMK’nın 109/3 fıkrası gereğince devamına karar verilen “YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI” şeklindeki adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA karar verilmiş olup …” şeklinde ifadelere yer verilmiştir.
23. Şikayetçi tarafından “28.02.2022 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince hakkında açılmış olan ceza davasından beraatine karar verildiği ve hakkındaki yurtdışı çıkış yasağı dahil tüm tedbirlerin kaldırıldığı” ifade edilirken, Pasaport İdari Karar Komisyonunun 26.04.2022 tarih ve
/ karar sayılı kararı ile adı geçen hakkında “Ankara 20.Ağır Ceza Mahkemesinin / esas sayılı devam eden kovuşturma bilgisinin bulunduğu” gerekçesiyle başvurusunun “5682 sayılı Pasaport
Kanununun Ek-7 inci maddesi kapsamında reddedildiği” açıklamasına yer verilmiştir. Şikayetçi hakkında yürütülen kovuşturmanın güncel durumuna ilişkin kesin bir bilgiye Kurumumuzca ulaşılamadığından, şikayetçiye pasaport verilebilmesi için mevcut düzenlemelere göre gerekli şartların bulunup bulunmadığının idare tarafından araştırılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
24. Şikayet konusuna ilişkin Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; şikayetçi hakkında tesis edilen pasaport verilmemesine ilişkin idari karar kaydının kaldırılması talebi ile idareye yapılan başvurunun reddedilmesine yönelik işlemin, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan düzenlemelere aykırı olarak tesis edildiğine ilişkin bir tespit yapılamaması nedeniyle başvurunun reddi gerektiği, bununla birlikte talebin reddedilmesine yönelik işlemin dayanağını oluşturan 5682 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihli ve E.: / K.: / sayılı
Kararının 14/07/2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olması ve şikayetçi hakkında uygulanan yurtdışına çıkış yasağı tedbirinin de kaldırıldığı hususları birlikte değerlendirilerek şikayetçinin tarafına pasaport verilmesine yönelik talebi ile ilgili mevcut düzenlemelere göre pasaport verilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının araştırılması suretiyle yeniden değerlendirme yapılması hususunda idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarelerden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlamakta, 21’inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre;
Şikayet konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat düzenlemelerine aykırı olarak hareket edildiğine ilişkin bir tespit yapılamaması nedeniyle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Bununla birlikte 5682 sayılı Kanun’un Ek 7’nci maddesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 3/6/2021 tarihli ve E.: / K.: / sayılı Kararının 14/07/2022 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olması ve şikayetçi hakkında uygulanan yurtdışına çıkış yasağı tedbirinin de kaldırıldığı hususları birlikte değerlendirilerek şikayetçinin tarafına pasaport verilmesine yönelik talebi ile ilgili mevcut düzenlemelere göre pasaport verilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının araştırılması suretiyle yeniden değerlendirme yapılması hususunda NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın Başvurana ve Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi