|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın 679 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle silah ruhsatının iptali ve özel güvenlik şirketlerinde görev alamama tedbirlerinin kaldırılması talebi ele alınmıştır. Başvuran, Anayasa Mahkemesi’nin ilave tedbirler ifadesini iptal etmesinin ardından bu tedbirlerin kaldırılmasını istemiştir. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın taleplerini reddetmiş ve bu işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
Kararda, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası çıkarılan KHK’ların, kamu görevinden çıkarılan kişilerin silah ruhsatlarının iptali gibi ilave tedbirleri doğrudan etkilediği vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, ilave tedbirlere karşı etkili başvuru yolunun kapalı olmasına dayanmakta olup, bu durumun idarelerin tedbirleri iptal etmesine engel teşkil etmediği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın silah ruhsatı ve özel güvenlik alanındaki tedbirlerinin kaldırılması talebi hukuka uygun bulunmamıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/3757-S.22.5647
BAŞVURU NO : 2021/17241
KARAR TARİHİ : 17/03/2022
RET KARARI
.
/
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın silah ruhsatının geri alınması ve özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak veya çalışan olarak görev alamama ilave tedbirlerinin kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/10/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 679 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, ihraç nedeniyle hakkında ilave tedbirlerin uygulandığını, Anayasa Mahkemesi’nin, 7075 sayılı Kanunun 2/3 hükmünde yer alan ‘ilave tedbirler’ ifadesini iptal etmesi sonrasında, silah ruhsatı alma hakkının iptaline ve özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olarak görev alamama ilave tedbirlerinin kaldırılması için başvuru yaptığını, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu taleplerle ilgili ret kararı verildiğini iddia ederek bahsi geçen ilave tedbirlerin kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığının başvuru konusuna ilişkin 25/11/2021 tarih ve sayılı yazısında özetle; 2.1. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “İlave tedbirler için başvuru yolu” başlıklı geçici 4 üncü maddesi; “ (1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu
/
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir.
(3) Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında yapılacak başvuruların sonuçlandırılması için her türlü bilgi ve belgeyi ilgililerden talep edebilir.
(4) Soruşturmanın gizliliğine ve Devlet sırlarına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla kurum ve kuruluşlar ile yargı mercileri, başvuru kapsamında ihtiyaç duyulan her türlü bilgi ve belgeyi gecikmeksizin başvuru yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına göndermek veya yerinde incelenmesine imkân sağlamak zorundadır.
(5) Bu madde kapsamındaki çalışmalarda kamu kurum ve kuruluşlarınca görevlendirilenler, görevlerini yerine getirdikleri sırada edindikleri kamuya, ilgililere ve üçüncü kişilere ait gizlilik taşıyan bilgileri, kişisel verileri, ticari sırları ve bunlara ait belgeleri, bu konuda kanunen yetkili kılınan mercilerden başkasına açıklayamaz, kendilerinin veya üçüncü kişilerin yararına kullanamaz. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.
(6) Bu madde ile olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı kamu kurum ve kuruşlarına yapılan başvurular hakkında karar verenlerin görev ve fiillerine ilişkin hukuki, idari, mali ve cezai sorumlulukları hakkında 6755 sayılı Kanunun 37 nci maddesi uygulanır.
(7) Kamu kurum ve kuruluşlarının kararlarına karşı Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenecek
Ankara idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir.
(8) Bu madde uyarınca yetkili olmayan kamu kurum ve kuruluşuna yapılan başvurular yetkili olduğu değerlendirilen kamu kurum ve kuruluşuna gönderilir ve durum başvurana bildirilir.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin ortaya çıkabilecek ihtilafları gidermeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir. ” hükmünün haiz olduğu, 2.2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 4 üncü maddesi; “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu ’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanlar ile Milli Güvenlik Kurulunca Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun ek 8 inci maddesine göre ilgili idarelerce işlem tesis edilir. Müsadere hükümleri saklıdır.
Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması halinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması halinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir.”’ hükmünün haiz olduğu, /
2.3. Anayasanın ikinci bölümünde kişilerin temel hak ve ödevlerinin maddeler halinde sayıldığı, bu haklar arasında, dileyen herkesin ruhsatlı silah alabileceğine ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığı, davacının ruhsatlı silah sahibi olabilmesinin bir temel hak olmadığı, ancak Kanun ve Yönetmelikte belirlenen bütün şartları taşıması kaydıyla mümkün olduğu, 2.4. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin beşinci fıkrası; “…ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez… ” hükmünün haiz olduğu, 2.5. 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin “Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller” başlıklı 16 maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi; “ Devletin Güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör eylemlerine katılma veya bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından en az birinden mahkum olanlara.”, 2.6. Aynı fıkranın (j) bendi; veya kanuni düzenleme ile meslekten ya da Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara” hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği, verilmiş ruhsatların iptal edileceği hükmüne bağlandığı, 2.7. Başvuran 659 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarıldığının anlaşıldığı, bu nedenle başvuran Okan ŞAHİN’e silah ruhsatı verilmemesinin nedeni yukarıda anılan 3713 sayılı
Kanun, 6136 sayılı Kanun ve 91/1779 sayılı Yönetmelik hükümleri olduğundan bahse konuya ilişkin verilen red kararının meri mevzuata uygun olduğu, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığının değerlendirildiği bildirilmiştir.
2.8. Personel Daire Başkanlığından alman ilgili yazıda; başvuruya ilişkin mevzuat ile ilgili olarak;
11.11.2020 tarih ve 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunun 41 inci maddesi ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair
Kanuna İlave tedbirler için başvuru yolu” başlıklı geçici 4 üncü maddesinin eklendiği, İçişleri Bakanlığı
İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 16.02.2021 tarih ve 2647 sayılı yazısı kapsamında, Emniyet Genel
Müdürlüğü bünyesinden ihraç edilen personelin başvurularının, Emniyet Genel Müdürlüğü uhdesinde kurulacak komisyon marifetiyle yapılmasına karar verildiği.
2.9. Bu kapsamda. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 23.02.2021 tarihli Olur ile komisyon kurulduğu, başvuranın 01.02.2021 tarihli dilekçesine ilişkin 16.08.2021 tarihli ve karar nolu yazı ile cevap verildiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve
/
kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinin 1.
fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “İlave tedbirler için başvuru yolu” başlıklı Geçici 4. maddesinde; “(Ek:11/11/2020-7256/41 md.) (1) Bu Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen işlemlere bağlı olarak olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlarda yer alan ilave tedbirlere karşı hakkında tedbir uygulanan kişi, kanuni temsilcisi ya da mirasçıları tarafından tedbiri uygulayan veya tedbirle ilgili olan kamu kurum ve kuruluşlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde başvurulur. Kamu kurum ve kuruluşları, başvuru üzerine yapacağı inceleme sonucuna göre en geç altı ay içinde başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına karar verir. 15/7/1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanununun ek 7 nci maddesi hükmü saklıdır.
(2) Başvuruların incelenmesi ve sonuçlandırılması için kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde komisyon kurulabilir.
(3) Kamu kurum ve kuruluşları bu madde kapsamında yapılacak başvuruların sonuçlandırılması için her türlü bilgi ve belgeyi ilgililerden talep edebilir. (…)”; 6. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 4. maddesinin ilk fıkrasında; “26/9/2004 tarihli ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile Milli Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir, bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında
Kanunun ek 8 inci maddesine göre ilgili idarelerce işlem tesis edilir. Müsadere hükümleri saklıdır.”; 7. 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin beşinci fıkrası; “…ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez… ” 8. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un “Çalışma izni” başlıklı 11. maddesinde; “(…)(Ek fıkra : 2/1/2017 – KHK-680/70 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/68 md.) Terör örgütlerine veya
Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.”; 9. 01/06/1991 tarihli ve 20888 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve
Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller” başlıklı 16. maddesinin ilk fıkrasında; “Aşağıda belirtilen kişilere hiçbir şekilde ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.
/
(…)
j) Mahkeme kararı ile veya haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarılanlara, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 6413 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 3466 sayılı Kanunun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik ya da ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı
Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenlere veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurulları ya da mahkeme kararıyla veya kanuni düzenleme ile meslekten ya da Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara. (…)”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden 11. 679 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilen başvuran, ihracı nedeniyle alınan ilave tedbirlerin
Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonrasında silah ruhsatı alma hakkının iptaline ve özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olarak görev alamama ilave tedbirlerinin kaldırılması içim ilgili Emniyet Müdürlüklerine başvuru yaptığını, başvurularının reddedildiğini ifade ederek, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.
12. Emniyet Genel Müdürlüğü ise cevabi yazı ve eklerinde, başvuranın talepleri ile ilgili almış olduğu kararları göndererek, gerçekleştirilen işlemin hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir.
13. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra olağanüstü halin ilanı, bunun TBMM tarafından onaylanması akabinde Cumhurbaşkanı’nın başkanlığından toplanan Bakanlar Kurulu tarafından olağanüstü hal
KHK’ları çıkarılmıştır. Bu KHK’lar ile birçok kamu görevlisi kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevinden çıkarılmasının doğrudan bir sonucu olarak bazı ilave tedbirlerin de uygulanacağı düzenlenmiştir.
14. KHK’lar ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin silah ruhsatlarının, pasaportlarının iptali, oturdukları kamu konutlarından tahliyesi gibi alınan bu ilave tedbirler, ayrıca bir idari işleme gerek kalmaksızın, doğrudan KHK hükümlerinin sonucu olarak doğmuştur.
15. Bahsi geçen ilave tedbirlerin iptali ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açılmış, Anayasa Mahkemesi’nin 2018/74 Esas, 2019/92 Karar, 24/12/2019 tarihli kararıyla 7075 sayılı Kanunun 2/3 hükmünde yer alan ‘ilave tedbirler’ ifadesi iptal edilmiştir.
16. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararına bakıldığında, iptal gerekçesinin, bu ilave tedbirlerin asıl tedbirlerden bağımsız olarak idari ve yargısal merciler tarafından denetiminin imkansız olduğu, bir diğer ifadeyle bu ilave tedbirlere karşı Anayasanın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesi ile güvence altına alınan “etkili başvurma hakkına” aykırılık bulunduğu gerekçesiyle iptal edildiği görülmüştür.
17. Anayasa Mahkemesi’nin iptali sonrasında, ilgili idarelere başvuru yapan başvuranlara karşı idareler tarafından bir idari işlem tesis etme ve bu şekilde kişilerin bu işlemlere karşı başvuru yapabilme imkanı doğmuştur. Nitekim bu kapsamda 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunda ek düzenleme yapılmıştır.
18. Bahsi geçen ek düzenleme ile ilave tedbirlere karşı, hakkında tedbir uygulanan kişinin ilgili kamu kurumuna başvurması gereken süreye, ilgili kamu kurumunun başvuru yapan kişiye en geç altı ay içinde
“başvurunun reddine veya tedbirin kaldırılmasına” karar vereceğine, başvuru ile ilgili kurum bünyesinde komisyon kurulabileceğine yer verilmiştir.
19. Başvuranın da yukarıda yer verilen iptal kararı sonrası silah ruhsatı alma hakkının iptaline ilişkin tedbirle ilgili olarak ve özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olarak görev alamama tedbiri ile ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğüne 01.02.2021 tarihinde başvurduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan komisyon tarafından her iki talebinin 22.05.2021 tarihli kararı ile reddedilerek, Ankara
İdare Mahkemesi nezdinde iptal davası açabileceği yönünde karar verildiği görülmüştür.
20. Başvuranın silah ruhsatının geri alınması ilave tedbirinin kaldırılması yönünden yapılan incelemede; 20.1. Silah ruhsatının verilmesi hususunda Danıştay tarafından yapılan bir değerlendirmede şu hususlar vurgulanmıştır; “Hukuk devletinin korumayı amaçladığı hukuk güvenliği ve kamu düzeni çerçevesinde, Devletin askeri ve kolluk güçleri dışında kalan kişilerin ateşli silah taşımaları ve bulundurmaları ayrıksı ve özel bir yetkiyi ifade etmekte olup, bir hak değildir. Bu bağlamda, ilgililerin Yasa ve yönetmelik ile ateşli silah ve mermilerini taşıma ve bulundurmasına izin verilebilecekler arasında sayılmış olması, bu yetkinin tanınmasının mutlak ve tek koşulu değildir. Çünkü bu ayrıksı ve özel yetkiye sahip olacakların, yine bu yetkiden kaynaklanan sorumluluğa ve bilince sahip olmaları gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.” (Danıştay 15. Daire, 2011/2789 Esas, 2011/4447 Karar, 28.11.2011 tarihli kararı; Ayrıca bkz., Danıştay 15. Daire, 2015/7501
E., 2018/5115 K. Sayılı, 22.05.2018 tarihli kararı.)
20.2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 4. maddesinde de, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti ve iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatlarının iptal edileceği, bu silahların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verileceği düzenlenmiştir.
20.3. Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in “Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller” 16. maddesinde “(…) disiplin kurulları ya da mahkeme kararıyla veya kanuni düzenleme ile meslekten ya da Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine
/
aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara.” ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmeyeceği ve verilmiş ruhsatların iptal edileceğine yer verilmiştir.
20.4. Yapılan değerlendirmede, Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinin ilave tedbirlere karşı
‘etkili başvuru yolunun’ kapalı olması olduğu, bu iptal kararının bahsi geçen tedbirlere karar verilemeyeceğine ilişkin olmadığı, iptal kararı ile idarelere bir idari işlem tesis ederek, kişilerin haklarında öngörülen tedbirlere karşı başvuru yapabilmesinin önünün açıldığı, bu kapsamda başvuranın yapmış olduğu başvuruya karşı Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde oluşturulan Komisyon kararı ile ret kararı verilerek başvurana yargı merciine başvurabileceğine dair açıklamaya yer verildiği; ayrıca silah ruhsatı verilmesinin bir hak olmadığı; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 4. maddesi ve Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik’in 16. maddesi kapsamında başvuranın silah ruhsatının geri alınması ilave tedbirinin kaldırılması talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiştir.
21. Özel güvenlik şirketlerinde kurucu, ortak veya çalışan olarak görev alamama ilave tedbirinin kaldırılması talebi ile ilgili olarak; 21.1. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 11 inci maddesinin ek fıkrası “Terör
Örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamazlar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
21.2. Paragraf 20.4.’te de açıklandığı üzere, Anayasa Mahkemesi iptal kararının gerekçesinin ilave tedbirlere karşı ‘etkili başvuru yolunun’ kapalı olması olduğu, bu iptal kararının bahsi geçen tedbirlere karar verilemeyeceğine ilişkin olmadığı görülmüş olup, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un 11. maddesi uyarınca başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olmadığı değerlendirilmiştir
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesinde “İyi yönetim ilkelerine” yer verilmiştir. Yapılan değerlendirmede; idarenin “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın Başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
/
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
Belge Doğrulama Kodu: d483-0f2c-0232 Belge Doğrulama Adresi: https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/