|
ÖZET: Başvuran, kapatılan Melikşah Üniversitesi’nde %50 burslu olarak eğitim alırken, üniversitenin kapanması sonrası İnönü Üniversitesi’ne yerleştirilmiş ve burada 11.964,43 TL öğrenim ücreti ödemiştir. Anayasa Mahkemesi, 24 Temmuz 2019 tarihli kararıyla, kapatılan vakıf üniversitelerinden devlet üniversitelerine yerleştirilen öğrencilerden öğrenim ücreti alınmasını hukuka aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. Başvuran, bu karar doğrultusunda ödemiş olduğu ücretin iadesini talep etmiş, ancak İnönü Üniversitesi bu talebi reddetmiştir.
Yükseköğretim Yürütme Kurulu, 06 Kasım 2019 tarihli toplantısında, Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihinden sonra yapılacak işlemler açısından uygulanması gerektiğine dair bir karar almış, ancak bu kararın geriye yürümemesi gerektiğini belirtmiştir. Danıştay, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümemesi ilkesinin, bazı durumlarda adaletin sağlanması için esnetilmesi gerektiğini vurgulamış ve başvuranın durumunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu nedenle, başvuranın talebinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/90402-S.20.99301
BAŞVURU NO : 2020/80440
KARAR TARİHİ : 28/12/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 2.
maddesinin 4. fıkranın ikinci cümlesinin, Anayasa
Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2016/205; K.:2019/63 sayılı kararı ile “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden iptal edildiği açıklamalarıyla bu karar doğrultusunda İnönü Üniversitesine ödemiş olduğu öğrenim ücretinin iadesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran özetle; 2015 yılında
Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesine %50 burslu olarak yerleştiğini, ilgili üniversitenin kapatılması ile ÖSYM tarafından 2015 yılı başarı sıralamasının da yeterli olduğu İnönü
Üniversitesi Hukuk Fakültesine yerleştirildiğini, özel öğrenci olarak Erciyes Üniversitesinde 1 yıllık eğitim aldığını, bu bir yıl içerisinde kapanan Melikşah Üniversitesinde %50 burslu olması sebebi ile 11.964,43 TL ödeme yaptığını, idarelere her ne kadar devlet üniversitesi öğrencisi statüsünde olduğunu belirtmiş olsa da eğitiminin kesilmemesi için bu ücretleri ödediğini, sonrasında Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki
Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi
Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik Ek Madde 1 kapsamında yatay geçiş ile Kırıkkale
Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçtiğini ve mezun olduğunu, Anayasa Mahkemesinin
24.07.2019 tarihli 2016/235 Esas 2019/63 Karar sayılı kararı ile tarafından ücret alınmasının
dayanağı olan maddenin hukuka aykırı kabul edildiğini ve iptal edildiğini, bu karar doğrultusunda İnönü Üniversitesine başvurduğunu, İnönü Üniversitesinin ise talebini reddettiğini belirterek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge talep yazısına istinaden İnönü Üniversitesi Öğrenci İşleri
Daire Başkanlığı’nın 16.07.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Yüksekögretim Kurulu Başkanlığının 06.11.2019 tarihli ve 49 sayılı Yürütme Kurul toplantısında alınan kararla “kapatılan vakıf yüksekögretim kurumları ögrencilerinden tercihleri doğrultusunda devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen ögrenciler” açısından Anayasa Mahkemesi kararı sonucu, “uygulama birliği” yerine “farklı uygulama” söz konusu olacağından bu kararın yüksekögretim kurumlarında nasıl uygulanacağına dair Kurula intikal eden sorular üzerine, söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının uygulanmasıyla ilgili olarak hususlara dikkat edilmesine karar verilmiştir. Bu durumda, Yüksekögretim Kurulu
Başkanlığının belirlemiş olduğu hususlar içerisinde yer alan 4. Hükmünde ” Bu kapsamdaki öğrencilerin, teyit sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları açısından kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek ögrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları devlet üniversitesine başvurmaları gerekir. Üniversite Rektörlükleri talepleri, ögrencinin durumuna gore merkezi yerleştirme yılı puanı veya diğer şartları teyit ederek gecikmeksizin sonuçlandıracaktır.” ifadesine istinaden, Anayasa Mahkemesinin 24.07.2019 tarihli 2016/235 esas 2019/63 karar sayılı almış olduğu karar tarihinden sonra yapılacak olan veya yapılmış işlemler açısından uygulanması yönünde karar alınması nedeni ile talebi uygun görülmemiştir.” yönünde açıklamalara yer verildiği görülmüştür.
3. Kurumumuzun bilgi-belge talep yazısına istinaden Erciyes Üniversitesi Öğrenci İşleri
Daire Başkanlığı’nın 14.07.2020 tarih ve sayılı cevabi yazısında; 3.1. Başvuranın İnönü Üniversitesi öğrencisi olarak 2016-2017 eğitim – öğretim yılında özel öğrenci olarak öğrenim görmüş olduğu, ödeme yapacağı tutarlara ilişkin verilerin kapatılan
Melikşah Üniversitesinden elde edilmiş ve kayıtlı olduğu Üniversiteye bildirilmiş olduğu, 667 sayılı KHK kapsamında YÖK tarafından belirlenen usul ve esaslar gereği ödenecek ücretlere ait bilgilerin kayıtlı olduğu Üniversiteden temin edilmesi gerektiği, 3.2. Bavuranın, Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı gereği ödemiş olduğu ücretin iadesine ilişkin talebini kayıtlı olduğu İnönü Üniversitesine yapması gerektiği, yönünde açıklamalara yer verildiği görülmüştür.
4. Konu ile ilgili olarak Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06.11.2019 tarihli toplantısında alınan sayılı kararda; 4.1. 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen öğrencilerin mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken eğitim-öğretim ücreti yükümlülüklerine ilişkin
Anayasa Mahkemesinin 2016/205E.; 2019/63K. sayılı kararı 31.10.2019 tarih ve 30934 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlandığı, konuya ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun
06.11.2019 tarihli toplantısında alınan karar gereğince 31.10.2019 tarihinden sonraki
dönemler için; “1- Devlet üniversiteleri programlarına yerleştirilen ve puanı, söz konusu programın taban puanına eşit ya da daha fazla puanı olan öğrencilerden, Anayasa Mahkemesinin bu kararı sonucu, ücret tahsil edilmeyecektir.
2- Anayasa Mahkemesi Kararında, özel yetenek sınavıyla öğrencilik sıfatını kazanıp Devlet üniversitelerine yerleştirilen öğrencilerin durumuna değinilmemiştir. Dolayısıyla bu öğrencilerden yerleştikleri Devlet üniversitesinin özel yetenek sınavları ile ilgili asgari puan şartını taşıyan öğrenciler ücret ödemeyecektir.
3- Anayasa Mahkemesi kararında sınavsız geçiş sistemi ile öğrenci kabul eden programlara yerleştirilen öğrencilerin durumuna ilişkin de ayrıca bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısı ile
Devlet yükseköğretim kurumlarının söz konusu programlarının ilgili yıldaki asgari puanına eşit veya daha yüksek puanlı öğrenciler ücret ödemeyecektir.
4- Bu kapsamdaki öğrencilerin teyit sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülebilmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları için kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek öğrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları Devlet üniversitesine başvurmaları gerekmektedir.” şeklinde karar alındığı anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü
Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin
Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” başlıklı 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.” hükümlerine yer verildiği görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuranın, 2015 yılında yapılan merkezi yerleştirme sınavı ile Melikşah Üniversitesi
Hukuk Fakültesine %50 burslu olarak yerleştiği, Melikşah Üniversitesinde 18.04.2016 tarihinde uyarma cezası aldığı, ilgili vakıf üniversitesinin kapatılması ile ÖSYM tarafından
2015 yılı başarı sıralamasının da yeterli olduğu İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesine
yerleştirildiği, bu süreçte özel öğrenci olarak Erciyes Üniversitesinde 1 yıllık eğitim aldığı, aldığı disiplin cezası sebebiyle bursunun kesilmediği, bu bir yıl içerisinde kapanan Melikşah
Üniversitesinde %50 burslu olması sebebi ile 11.964,43 TL ödeme yaptığı sonrasında yatay geçiş ile Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçiş yaptığı ve buradan mezun olduğu, Anayasa Mahkemesinin 24.07.2019 tarihli 2016/235 E. 2019/63 K. sayılı kararı ile tarafından öğrenim ücreti alınmasının dayanağı olan KHK hükmünün hukuka aykırı kabul edildiği ve iptal edildiği açıklamalarıyla bu karar doğrultusunda İnönü Üniversitesine başvurduğunu, İnönü Üniversitesinin ise talebini reddettiğini belirterek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.
10. Başvuru konusu ile ilgili olarak Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06.11.2019 tarihli toplantısında alınan sayılı kararda; 667 sayılı KHK kapsamında kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından devlet veya vakıf yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen öğrencilerin mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken eğitim-öğretim ücreti yükümlülüklerine ilişkin Anayasa Mahkemesinin 2016/205E.; 2019/63K. sayılı kararı 31.10.2019 tarih ve 30934 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı, konuya ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06.11.2019 tarihli toplantısında
31.10.2019 tarihinden sonraki dönemler için;. “… (4)Bu kapsamdaki öğrencilerin teyit
sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülebilmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları için kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek öğrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları Devlet üniversitesine başvurmaları gerekmektedir.” şeklinde karar alındığı anlaşılmıştır.
11. Başvuruya karşı İnönü Üniversitesi vermiş olduğu yanıtta; Yükseköğretim Yürütme
Kurulunun 06.11.2019 tarihli toplantısında alınan sayılı karara istinaden, Anayasa
Mahkemesinin 24.07.2019 tarihli 2016/235 esas 2019/63 karar sayılı almış olduğu karar tarihinden sonra yapılacak olan veya yapılmış işlemler açısından uygulanması yönünde karar alınması nedeni ile başvuranın talebinin uygun görülmediği açıklanmıştır.
12. Başvuruya konu mevzuat hükümlerine bakıldığında; 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı
Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında
Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun “Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler” başlıklı 2.
maddesinde “(4) Kapatılan yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, Yükseköğretim
Kurulu tarafından Devlet üniversitelerine veya vakıf üniversitelerine yerleştirilir. Bu şekilde yerleştirilen öğrenciler, mezun oluncaya kadar vakıf yükseköğretim kurumlarına ödemeleri gereken ücretleri ilgili üniversiteye ödemeye devam ederler. Bu fıkranın uygulanması ile ilgili olarak usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye, her türlü tedbiri almaya ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu görevli ve yetkilidir.” düzenlemesine yer verildiği ancak ilgili hükmün Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 tarihli ve E: 2016/205 ve K: 2019/63 sayılı kararı ile 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı
Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un; 2. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden iptal edildiği anlaşılmıştır.
13. Başvuruya dayanak teşkil eden Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 tarihli ve E:
2016/205 ve K: 2019/63 sayılı kararına bakıldığında; “… 62. Kuralın yer aldığı fıkrada kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin üniversitelere yerleştirilmesi ile ilgili usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bu nedenle kural kapatılan yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin kayıt yaptırdıkları yıldaki sıralamalarından daha yüksek sırada öğrenci kabul eden yükseköğretim kurumlarına yerleşmelerine de imkân verebileceğinden bu öğrencilerin daha önceden ödedikleri ücretleri yerleştikleri yükseköğretim kurumlarına ödemelerinin ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı söylenemez.
Bunun yanı sıra bu öğrencilerin eğitimin ücretli olarak verildiği vakıf yükseköğretim kurumlarına daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmeleri de ölçülülük ilkesi ile çelişmemektedir. Ancak kural kapatılan yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları yılda yapılan sınavda aldıkları puana eşit ya da daha düşük puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine söz konusu öğrencilerin yerleşmesini de kapsar niteliktedir. Kural uyarınca bu durumdaki öğrenciler kapatılan yükseköğrenim kurumlarına ödedikleri ücreti yerleştirildikleri devlet üniversitelerine ödemeye devam edecektir.
63. Anılan durum ise kişinin kayıt yaptırdığı yılda gerek yükseköğretim kurumunun akademik kadrosu, sosyal çevresi ve bulunduğu yer gerekse de başka nedenlerle yerleşme imkânı bulunduğu hâlde devlet üniversitesi yerine kapatılan vakıf üniversitesini tercih etmesi nedeniyle ödemeyi kabullendiği eğitim ücretini vakıf yükseköğretim kurumunun kapatılması nedeniyle aynı devlet üniversitesine yerleştirilmesi sonucunda ödemeye devam etmesi anlamına gelmektedir.
64. Kuralla öğrenim hakkına getirilen sınırlamanın demokratik toplum yönünden hangi zorlayıcı nedene dayandığı anlaşılamamaktadır. Öğrencinin en başından beri yerleşme hakkına sahip olduğu devlet üniversitesini tercih etmeyerek kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna kayıt olması ve sonrasında bu kurumun kapatılması nedeniyle daha önce tercih etmediği devlet üniversitesine yerleştirilmesi sonucunda kural gereği bu üniversiteye ücret ödemeye devam etmesi eğitim ve öğrenim hakkına ölçüsüz bir sınırlama içermektedir. Kural bu yönüyle Anayasa’nın 13. maddesinde aranan temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması sırasında gözetilmesi gereken güvencelerle bağdaşmamaktadır. …
66. Kural, üniversiteye giriş sınavında aldığı puan itibarıyla devlet üniversitesine yerleşme imkânı varken vakıf yükseköğretim kurumunu tercih eden bir öğrencinin söz konusu vakıf yükseköğretim kurumunun kapatılması sonrasında puanının yeterli olduğu devlet üniversitesine yerleştirilmesi hâlinde buradaki öğrenimine kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna ödediği ücreti ödeyerek devam etmesi sonucunu doğurmaktadır. Söz konusu öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları anda aranan başarı sıraları dikkate alındığında bu başarılarına göre devlet üniversitesine kayıt olma hakkını elde ettiklerinden burada bulunan öğrenciler ile kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından bu şekilde gelen öğrencilerin farklı hukuki durumda oldukları söylenemez. Kural aynı devlet üniversitesine başarı sırasına göre kayıt yaptırma hakkını elde eden öğrencilerden bir kısmına ücret ödeme zorunluluğu getirdiğinden farklı bir muamele öngörmektedir. Söz konusu farklı muamelenin ise makul ve nesnel bir temele dayandığı söylenemez.
67. Bu itibarla kapatılan vakıf yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırdıkları yılda yapılan merkezî sınavlarda elde ettikleri başarı sıralarına eşit ya da daha az puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine öğrencilerin daha önceden ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmeleri eğitim ve öğrenim hakkı bağlamında Anayasa’yla bağdaşmamaktadır. … 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun
Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un; 2. maddesinin (4)
numaralı fıkrasının ikinci cümlesinin “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, oyçokluğuyla karar verildiği” görülmüştür.
14. Somut olaya başvuranın iddiaları ve dosya kapsamındaki belgeler çerçevesinde bakıldığında; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının merkezi sınavlar ile kapatılan vakıf üniversitelerinden devlet üniversitelerine yerleştirilen lisans öğrencilerinin ödemesi gereken ücrete yönelik olduğu, kapatılan yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları yılda yapılan sınavda aldıkları puana eşit ya da daha düşük puanla öğrenci kabul eden devlet üniversitelerine yerleşen öğrencilerin, kapatılan yükseköğrenim kurumlarına ödedikleri ücreti yerleştirildikleri devlet üniversitelerine ödemeye devam etmesi yönünden iptal kararının verildiği, ancak YÖK tarafından Anayasa Mahkemesinin sözkonusu 2016/205E.; 2019/63K.
sayılı kararına ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06.11.2019 tarihli toplantısında alınan karar gereğince 31.10.2019 tarihinden sonraki dönemler için; “Bu kapsamdaki öğrencilerin teyit sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülebilmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları için kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek öğrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları Devlet üniversitesine başvurmaları gerekmektedir.” şeklinde karar alındığı anlaşılmıştır.
15. Bu çerçevede; idarece söz konusu AYM kararının resmi gazetede yayımlandığı
31.10.2019 tarihinden sonraki dönemler için uygulanabileceği yönünde alınan karar açısından
mevcut duruma öncelikle AYM’nin iptal kararlarının geriye yürümezliği sorunsalı açısından bakılması gerektiği düşünülmektedir. Şöyle ki; içeriği itibariyle Anayasa’ya aykırı olan bir kanunun, Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile karar tarihine kadar hukuka uygunluk kazandığı mutlak bir şekilde kabul edildiği takdirde bunun hukuka aykırı işleme sonradan icazet verilmesi anlamına geleceği ve sonuç olarak ortaya çıkan durumun doğrudan hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği açıktır. Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geri yürümezliği kuralında ki temel amaç iptal edilen yasaya dayanılarak yapılan işlemlerin geçerliğinin korunması diğer deyişle kazanılmış haklara dokunulamaması olup; bu ilkenin her durum için mutlak olarak kabul edilmesi hedefenen amacın tam tersi sonuçların doğmasına sebebiyet verebilmektedir.
15.1. Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceğine ilişkin anayasal hükmün salt lâfzî yorumla uygulanmasının hakkaniyete, nesafete, eşitliğe ve adalete aykırı olacağı da öğretide vurgulanmaktadır.“İptal kararının geriye yürümezliği kuralı, çoğu kez iptal kararının işlevini ve etkinliğini azaltmakta, adeta boş bir seremoniye dönüştürmektedir.”(Sait
Güran, “Anayasa Yargısında Yürütmenin Durdurulması”, Anayasa Yargısı, S. 2, Ankara 1986, s. 157; Mehmet Akif Tutumlu, “Anayasa Yargısında Yürütmenin
Durdurulması Üzerine”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, S. 5, Y. 1989, s. 745-748.) Bu noktada Anayasa’daki geriye yürümezlik ilkesinin lâfzî yorumunun değil amaçsal yorumunun dikkate alınması gerekmektedir. Zira Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarının geriye yürümemesi ile amaçlanan, kanunun uygulanması ile elde edilen kazanılmış hakların korunması ve hukuk güvenliğinin zedelenmemesidir. Ancak gerekli durumlarda geriye yürümenin kabul edilip, lehe hukuki durumların korunması ve ilgili kanuna dayanılarak yapılan ve kişilerin aleyhine olan durumların düzeltilmesi imkânının sağlanması gerekir. Aksi durumda iptal kararlarını geriye yürümemesi ilkesi aleyhe hukuki durumları meşrulaştırma amacına hizmet edecek ve hakkaniyete aykırı sonuçlar ortaya çıkaracaktır.Bu aynı zamanda hukuk devletinin temel öğesi olan “hukukun üstünlüğü” ilkesine zarar verecektir. İptal kararlarının geriye yürümemesi kuralının mutlak bir şekilde uygulanması halinde, iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından zarar görenler cezalandırılmış veya kanunun uygulanmasından menfaat elde edenler imtiyaz elde etmiş olacak ve iptal kararı ile artık kanun uygulanamaz hale geldiğinden eşitlik ilkesine aykırı bir durum ortaya çıkmış olacaktır.
(Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, 16. Bası, Beta Yayınları, İstanbul, 2013,s.
262.,TANÖR-YÜZBAŞIOĞLU, Türk Anayasa Hukuku,7. Bası,Beta Yayınevi,s.193.)
15.2. Danıştay’ın kararlarında da istikrarlı bir şekilde, “iptal kararlarının geriye yürümeyeceği” kuralının kazanılmış hakları saklı tutmak, hukuki istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlamak ve kamu idaresini korumak amacıyla getirildiği ve anılan kuralın belirtilen amaca uygun olarak yorumlanıp uygulanması gerektiği görüşü benimsenmiştir. (Danıştay 8. Daire E:1967/153 K:1968/2783; Danıştay 10. Daire
E:1996/9928 K:1999/2597; Danıştay 2. Daire E:2004/1545 K:2005/1886; Danıştay 2. Daire
E:2004/7423 K:2005/113; Danıştay İDDK E:2007/2326 K:2008/1724; Danıştay İDDK
E:2010/2292 K2013/3366; Danıştay İDDK E:2013/826 K:2015/1654; Danıştay 5. Daire
E:2010/6456 K:2013/5790; Danıştay 4. Daire E:2011/2546 K:2011/3384, Danıştay 3. Daire
E:2015/31 K:2015/4299)
16. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, emsal uygulamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın kapatılan
Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydolduğu yılda (2015) yapılan merkezî sınavlarda elde ettiği puanın (399,47783); yerleştirildiği İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi için aranan taban puandan (398,97330) daha fazla olduğu, 6749 sayılı Olağanüstü Hal
Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul
Edilmesine Dair Kanunun 2. maddesinin 4. fıkranın ikinci cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2016/205; K.:2019/63 sayılı kararı ile “puanı eşit ya da düşük devlet üniversiteleri” yönünden “söz konusu öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırdıkları anda aranan başarı sıraları dikkate alındığında bu başarılarına göre devlet üniversitesine kayıt olma hakkını elde ettiklerinden burada bulunan öğrenciler ile kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarından bu şekilde gelen öğrencilerin farklı hukuki durumda oldukları da söylenemez. Kural aynı devlet üniversitesine başarı sırasına göre kayıt yaptırma hakkını elde eden öğrencilerden bir kısmına ücret ödeme zorunluluğu getirdiğinden farklı bir muamele öngörmektedir. Söz konusu farklı muamelenin ise makul ve nesnel bir temele dayandığı söylenemez.” gerekçeleriyle iptal edilmiş olduğu, devlet üniversitelerine yerleştirilen öğrencilerin daha önceden vakıf üniversitelerine ödedikleri ücretleri ödeyerek devam etmelerinin eğitim ve öğrenim hakkı bağlamında Anayasa’yla bağdaşmadığı söz konusu AYM kararı ile hükme bağlanmışken; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun
06.11.2019 tarihli toplantısında 31.10.2019 tarihinden sonraki dönemler için; “..(4)Bu
kapsamdaki öğrencilerin teyit sürecinin sağlıklı ve zamanında yürütülebilmesi, dolayısıyla mağdur olmamaları için kararın yürürlük tarihinden sonra tahakkuk ettirilecek öğrenim ücretlerinden muaf tutulmalarını teminen kayıtlı oldukları Devlet üniversitesine başvurmaları gerekmektedir.” şeklinde alınmış olan kararın Anayasa’yla bağdaşmayan bir hükümden hak ihlali yaşamış olan iptal kararın yürürlük tarihi olan 31.10.2019 tarihinden önce ödeme yapan öğrencilerin iptal kararının hukuki sonuçlarından yararlanamayacağı sonucunu doğurduğu, bu uygulamanın kabulünün ise iptal kararına kadar kanunun uygulanmasından zarar görenlerin cezalandırılması anlamına geleceği ve eşitlik ilkesine aykırı bir durum ortaya çıkmasına sebebiyet vereceği, her ne kadar Anayasa’nın emredici hükmü gereği iptal kararları geriye yürümese de belli durumlar bakımından iptal kararlarını geçmişe yürümesinin bir gereklilik olduğu, tıpkı somut olayda olduğu gibi bazı durumlarda adalet ilkesinin gerçekleştirilmesinin ancak iptal kararının geriye yürümesi ile mümkün olabildiği, aksi durumda iptal kararının uygulanmasının da fiili olarak etkisizleştirildiği, belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, iptal kararının yürürlük tarihi olan 31.10.2019 tarihinden önce ödeme yapan kişilerin de hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması sebebiyle iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açık olduğundan başvuruya konu İnönü Üniversitesinin işlemine dayanak Yükseköğretim Yürütme Kurulunca alınmış olan düzenleyici işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlık görülmemiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece “Kararların gerekçeli olması ve “Makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre, Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, düzenleyici işlem niteliğindeki Yükseköğretim Yürütme
Kurulu Kararının iptali için Danıştaya yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuru konusu işleme dayanak Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 06.11.2019 tarihli ve 49 sayılı toplantısında alınan; “Anayasa Mahkemesi kararının yürürlük tarihinden sonra yapılacak olan veya yapılmış işlemler açısından uygulanması” yönündeki kararının yeniden gözden geçirilmesi için YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, BAŞVURANA ve YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi