|
ÖZET: Başvuran, Ankara 1 No’lu Barosu’na yeniden kayıt talebinin reddedilmesine itiraz etmektedir. İddialarına göre, doçent unvanını aldıktan sonra yaptığı başvuru, Avukatlık Kanunu’nun 12/1-b maddesinde doçentlik kadrosunun gerekliliği gerekçesiyle geri çevrilmiştir. Daha sonra, akademik görevleri nedeniyle Ankara’da ikamet etmesinin imkânsız olduğu belirtilerek başvurusu yine reddedilmiştir. Başvuran, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ve diğer akademisyenlerin benzer durumlarda baroya kayıtlı olabildiğini savunmaktadır.
Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği, başvuranın sürekli ikamet şartını sağlamadığını ve bu nedenle talebinin reddedilmesinin uygun olduğunu belirtmiştir. Başvuranın, Ankara’da ikamet ettiğini iddia etmesine rağmen, akademik görevleri nedeniyle başka bir ilde sürekli olarak bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, başvuranın itiraz süresini geçirdiği ve bu nedenle başvurunun incelenemeyeceği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın Ankara 1 No’lu Barosu’na yeniden yazılma talebi, hukuka uygun bir şekilde reddedilmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, avukatlık mesleğine kabul için gerekli ikamet şartının sağlanmadığı değerlendirilmiştir. Başvurunun reddi, kamu denetçiliği kurumu tarafından da onaylanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/9813-S.24.15140
BAŞVURU NO : 2024/5115
KARAR TARİHİ : 17.09.2024
RET KARARI ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
ANKARA 1 NOLU BAROSU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Ankara 1 No’lu Barosu Levhasına yeniden yazılma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran; doçentlik ünvanını almasının akabinde Haziran 2023’te Ankara 1 No’lu Barosuna yaptığı baroya yeniden kayıt başvurusun, Avukatlık Kanunu’nun 12/1-b maddesinde doçentlik ünvanı değil de doçentlik kadrosunun kastedildiği gerekçesiyle reddedildiğini, Kasım 2023’te doçentlik kadrosunu aldıktan sonra başvurusunu yenilediğinde, bu sefer de akademisyen olarak görev yaptığı ve kadrosunun olduğu, bundan dolayı avukatlık mesleğini sadece yapabileceğinden bahisle başvurusunun reddedildiğini, Türkiye Barolar Birliğine yaptığı itiraz neticesinde ise 2023-24 eğitim yılının güz döneminde pazartesi, çarşamba ve cuma günleri dersleri olduğundan Ankara’da ikamet etme durumunun mümkün olmaması gerekçesiyle itirazının reddedildiğini, Adalet Bakanlığının da eski dönemdeki derslerine atıfta bulunarak Ankara’da bu durumda ikamet etmesinin imkânsız olduğuna değinerek Türkiye Barolar Birliğinin kararını onayladığını, Avukatlık Kanunu’nda ikametgâh şartı arandığını, görev yerinden söz edilmediğini, bu nedenle başvurusunun haksız yere reddedildiğini, Ankara’da maliki olduğu konuta taşınarak bu evi ayrıca ofis olarak kullanmak suretiyle avukatlık mesleğini icra etmek istediğini, zira 11 yıl çeşitli aralıklarla A.Ş.’de ve 2 yıl Belediyesinde çalışmış biri olarak hem kendi çevresinden hem de oğlunun Ankara Cumhuriyet Fen Lisesini kazanması ve eşinin de ev hanımı olmasından dolayı ailecek Ankara’ya taşınma ihtiyacının doğduğunu, Haziran 2023’te
Baroya yapmış olduğu başvurusuna 4 ay boyunca her hangi bir cevap verilmeyince, o süreçte güz ve bahar dönemlerinde ders görevlendirmeleri yapıldığından, kendisinin doçent kadrosunda 10 saat zorunlu ders yükümlülüğü olmasına karşın 30 saat ders aldığını, bu durumun tamamen boşta kalmamak için üniversitenin çeşitli bölümlerinden ek dersleri rutin olarak almasıyla ortaya çıktığını, oysa kendisine
avukatlık hakkı verildiğinde, 10 saat zorunlu ders (1,5 gün) yükümlülüğünü karşıladıktan sonra üniversiteye bağlı süreklilik gerektirecek her hangi bir görevi olmadığından yaşamak zorunda olmayacağını, tarafına bu dönem boşta kalmamak için, sırf haftanın 3 günü 30 saat derse girdiği için bağlı kalmasından dolayı Ankara’da avukatlık yapamayacağının bildirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şimdi de ikametini mecburen aldırarak 19 Nisan’da Barosuna başvurmak zorunda kaldığını, uygulamada Kırıkkale ve diğer üniversitelerde görev yapan doçent ve profesör hukukçuların Ankara 1 No’lu Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapabildikleri halde, şahsına bu hakkın verilmediğini, da birden çok akademisyenin Antalya, Isparta ve Ankara’dan gelip gittiğini, şahsının da Haziran 2023’teki başvurusu esnasında Ankara’da öz ablasının evini ikamet olarak kullanmakta olduğunu belirterek öncelikle Avukatlık Kanunu’nda hiçbir açıklama yokken baro levhasına kayıt sırasında doçentlik ünvanı değil de doçentlik kadrosu istenmesi konusunda başka mağduriyetler yaşanmaması için önlem alınmasını, ayrıca Ankara 1 No’lu Barosuna kayıt yaptırabilmesi konusunda yasal hakkının verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün başvuru konusuna ilişkin 23/05/2024 tarihli ve E- – – / sayılı yazısında özetle; 2.1. Başvuranın; Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde akademisyen olarak görev yaptığı, akademik takvim incelendiğinde Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı olarak pazartesi günleri 13.00-15.35 saatleri arası Borçlar Hukuku, 21.10-22.50 saatleri arasında Hukukun Temel
Kavramları; çarşamba günleri 09.25-12.00, 13.00-14.40 saatleri arasında Hukukun Temel Kavramları, 14.50-17.25 saatleri arasında Ticaret Hukuku; cuma günleri 09.25-12.00 saatleri arasında Borçlar Hukuku, 13.55-15.35 saatleri arasında Rusça’ya Giriş, yine cuma günleri 15.45-17.25, 21.10-21.55 saatleri arasında sağlık kurumlarında Rusça derslerine ilişkin öğretim görevi aldığının anlaşıldığı, 2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yerleşim yerinin, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olarak tanımlandığı, bu açıdan yerleşim yerinin, bir kişinin hayat faaliyetlerinin ve ilişkilerinin merkezi olan yer olduğu, diğer bir deyişle, yerleşim yerinin belirlenmesinde, bir kişinin iş ve aile ilişkilerinin ağırlıklı olarak bulunduğu yerin önem kazandığı, bu açıdan, yerleşim yerinin, bir yere bağlılığı ifade eden hukuki bir kavram olduğu, gerçek kişilerin birden fazla yerleşim yeri edinmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu doğrultuda, pazartesi, çarşamba ve cuma olmak üzere haftanın 3 mesai günü ilinde ders veriyor olması, ile Ankara arasındaki mesafenin kara yoluyla 440 km’den fazla olması, dolayısıyla günü birlik gidip gelmenin mümkün olmaması, bu nedenle hafta sonu tatili hariç mesai günlerinin büyük bir bölümünde bulunmasının gerekmesi karşısında adı geçenin yerleşim yerinin
Ankara olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığının değerlendirildiği, nitekim Ankara 1 No’lu Barosu
Yönetim Kurulu ile Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun da benzer gerekçeyle adı geçenin görev yaparken Ankara 1 No’lu Barosu levhasına yazılmasının uygun olmadığına karar verdikleri, 2.3. Diğer taraftan, adı geçenin daha sonra yerleşim yerini resmi kayıtlarda olarak değiştirdiği ve yeniden yaptığı başvuru sonucunda Barosu levhasına yeniden yazılmasına ilişkin Yönetim
Kurulunun 30/04/2024 tarih ve / sayılı kararının uygun bulunduğuna dair Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunun 10/05/2024 tarih ve sayılı kararının Bakanlığın 20/05/2024 tarih ve sayılı işlemi ile onaylandığının görüldüğü, böylelikle adı geçenin, Barosu levhasına avukat olarak yazıldığı, Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müşavirliğinin başvuru konusuna ilişkin 04/06/2024 tarihli ve E– – sayılı yazısında özetle;
3.1. Başvuranın baroya yeniden yazılma isteminin reddine dair Avukatlık Kanunu’nun 12/1-b maddesinde doçentlik ünvanı değil de doçentlik kadrosunun kastedildiği gerekçesiyle verilen Baro Yönetim Kurulu
Kararına ilişkin bir itiraz dilekçesine rastlanmadığı, bu sebeple bu hususta Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulunca tesis edilen bir işlem bulunmadığı, sonuç itibariyle, başvuran tarafından Avukatlık Kanunu’nda yer verilen yasal süreler içinde itiraz edilmeyen ve bu sebeple Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca Türkiye
Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı tarafından incelenemeyen başvuru konusunda başvurunun reddi gerektiği, 3.2. Başvuran tarafından baro levhasına yeniden yazılma talebinde bulunulması üzerine Ankara 1 No’lu
Barosu Yönetim Kurulunun 29/11/2023 tarih / sayılı kararı ile ” sicil dosyasının incelenmesinden hem işyeri adresi hem de Ankara’da iki ayrı ikametgah adresi bildirmiş olduğu ve Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde akademisyen olarak görev yaptığı, yapılmakta olan görevin sürekli ikamet gerektirdiği anlaşıldığından 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu 3/e ve 66 maddeleri uyarınca talebin reddine,” karar verildiği, işbu karara yapılan itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 11/01/2024 tarih / E., / K. sayılı kararı ile “bu itibarla yapılmakta olan görevin sürekli ikameti gerektirdiği anlaşıldığından” gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği, bu kararın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 18/03/2024 tarih sayılı oluru ile onaylandığı, 3.3. Avukatlığa kabul istemlerinin Avukatlık Kanunu’nun 3 ve 5’inci maddelerine göre incelendiği, ilgili mevzuat hükümleri ile levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikamet etmenin açıkça avukatlığa kabul şartları kapsamında belirlendiği, başvuruya konu işlemin de başvuranın levhasına yazılmak istediği baronun bulunduğu ilden farklı bir ilde sürekli olarak faaliyet gösteriyor olması sebebi ile Kanun ile açıkça hüküm altına alınan bu şartı taşımıyor olduğu dikkate alınarak tesis edildiği, kanun koyucunun yargı görevlisi olan ve kamu görevi gören avukatlık mesleğine kabulü belli şartlara bağlamasının olağan olup başvuranın ilgili şartları sağlayamamasının da avukatlık mesleğine kabul edilmemesi sebebi olduğu, İfade edilmiştir.
4. Ankara 1 No’lu Barosu Başkanlığının başvuru konusuna ilişkin 11/06/2024 tarihli ve EHUK- [ – sayılı yazısında özetle; 4.1. Başvuranın 20/06/2023 tarihinde baro levhasına yeniden yazılma talebine ilişkin olarak
Üniversitesi’nden alınan 03/07/2023 tarih ve sayılı yazı ile başvuranın doktor öğretim üyesi olarak görev yaptığının bildirildiği, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlıkla birleşebilen işler” başlıklı 12’nci maddesinde yer alan “Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde hükmü dışındadır: b) Hukuk alanında profesör ve doçentlik, …” açık hükmü gereği, başvuranın talebinin, madde metninde sayılan akademik ünvanlar arasında yer almadığından bahisle Ankara Barosu Yönetim Kurulunun 20/09/2023 tarihli ve / K. sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın 27/09/2023 tarihinde başvurana tebliğ edildiği, bu karara başvuran tarafından itiraz edilmediği, 4.2. Başvuranın 22/11/2023 tarihinde doçent öğretim üyesi kadrosunu alarak başvurusunu yenilediği, Baro
Yönetim Kurulunun 29/11/2023 tarihli ve / K. sayılı kararı ile başvuranın talebinin, 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3’üncü maddesinde yer alan “Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için: … e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak,…” ile “Levhaya yazılma yükümlülüğü” başlıklı 66’ncı maddesinde yer alan “Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. Bir ilde birden fazla baronun bulunması hâlinde avukat, bunlardan birinin levhasına yazılır.” açık hükmü gereği reddedildiği, çünkü başvuranın incelenen sicil dosyasından hem hem Ankara’da olmak üzere iki ayrı adres bildirdiği, Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde
/
akademisyen olarak görev yaptığı ve görevin niteliği itibariyle sürekli ikamet etmesi gerektiğinin anlaşıldığı, 4.3. Avukatlık mesleğine kabulde aranan ikametgâh şartının 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun anılan maddelerinde düzenleme alanı bulduğu, başvuranın başvuru tarihinde
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde akademisyen ve Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı
Başkanı olarak görev yaptığı, haftanın 3 günü (Pazartesi, Çarşamba ve Cuma) derslere girdiği, her ne kadar ikâmetgahı Ankara’da görünüyor olsa da yaptığı görevin sürekli ikameti gerekli kıldığı, bu nedenle Ankara’da ikamet ediyor olmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, 4.4. Başvuran tarafından somut bir bilgi ortaya konmaksızın ileri sürülen Kırıkkale ve diğer üniversitelerde görev yapan doçent ve profesör hukukçuların Ankara Barosu levhasına kayıtlı oldukları iddiası yönünden, Ankara Barosu Başkanlığı kayıtlarına göre gerçekleştirilen inceleme neticesinde buna dair bir bilgiye ulaşılamadığı, kaldı ki söz konusu iddianın, isim belirtilmeden soyut olarak ifade edilmesi ve başvuru konusu bağlamında somut olarak yanıtlanabilir olmaması yanında, başvuruya konu uyuşmazlığın kişilerin akademik görevleri nedeniyle Baro levhasına yazılıp yazılmamaları ile ilgisinin bulunmadığı ve başvuru sahibinin de esas olarak Ankara’da ikamet şartını sağlamadığı için Baro levhasına yazılma talebinin reddedildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde: “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun; 6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6.2. “Başvuru ve usulü” başlıklı 17’nci maddesinde: “… (4) Kuruma başvuruda bulunulabilmesi için, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru yolları ile özel kanunlarda yer alan zorunlu idari başvuru yollarının tüketilmesi gereklidir. İdari başvuru yolları tüketilmeden yapılan başvurular ilgili kuruma gönderilir. Ancak Kurum, telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ihtimali bulunan hâllerde, idari başvuru yolları tüketilmese dahi başvuruları kabul edebilir.
[…] (7) Kuruma, dördüncü fıkra uyarınca yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren altı ay içinde başvurulabilir. Başvuru tarihi, dilekçenin Kuruma, valilik veya kaymakamlıklara verildiği, diğer hâllerde başvurunun Kuruma ulaştığı tarihtir….” 7. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Yerleşim yeri” başlıklı, “Tanım” kenar başlıklı 19’uncu maddesinde: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz.”
8. 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun; 8.1. “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3’üncü maddesinde: “Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için: … e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak, … gerekir.” 8.2. “Levhaya yazılma yükümlülüğü” başlıklı 66’ncı maddesinde: “Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. Bir ilde birden fazla baronun bulunması hâlinde avukat, bunlardan birinin levhasına yazılır.
Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartiyle, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.” 8.3. “Levhaya yeniden yazılma hakkı” başlıklı 73’üncü maddesinin birinci fıkrasında: “72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin sona erdiğini ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak hakkını kazanır. Şu kadar ki, baro yönetim kurulu, gerekli gördüğü hallerde, sebeplerini de açıklamak suretiyle, levhaya yeniden yazılma talebinde bulunanı, ilk yazılmaya esas olan şartların hepsinin veya bir kısmının varlığını ispatla zorunlu tutabilir.” 9. 19/06/2002 tarihli ve 24790 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olan Türkiye Barolar Birliği
Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin; 9.1. “Başvurma ve Eklenecek Belgeler” başlıklı 4’üncü maddesinde: “Avukatlık Kanununun 4 üncü maddesinde yazılı şartları haiz olanlar levhasına yazılmak üzere, diledikleri baroya başvurabilirler.
Başvurma dilekçe ile olur. Dilekçeye aşağıdaki belgeler ikişer adet eklenir; … e) Levhasına yazılmak üzere başvurulan baro bölgesinde ikâmet edildiğine dair belge,…” 9.2. “Yeniden Yazılma” başlıklı 26’ncı maddesinde: “Avukat, Avukatlık Kanununun 74 üncü ve bu
Yönetmeliğin 27 nci maddelerine göre levhadan silinmiş olmadıkça, silinmesini gerektiren hallerin sona erdiğini kanıtlayarak yeniden levhaya yazılma isteminde bulunabilir.
Baro yönetim kurulu başvuru üzerine, öncelikle avukatın bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde yazılı belgelerden hangilerini tekrar baroya vermesi gerektiğine karar verir. Tekrar yazılma isteminde bulunan avukat dilekçesine; a) Levhadan silinmesine sebep olan olayın ortadan kalktığını kanıtlayan belgeyi, b) Levhadan silinme kararının kesinleşme tarihi ile tekrar yazılma istemi tarihi arasında bir yıldan fazla bir süre geçmiş ise bu süre içinde meşgul olduğu işi kanıtlayan belge ile levhasına yazılmak istediği baro bölgesinde ikamet ettiğine ilişkin belgeyi eklemek zorundadır. Bu durumdakiler hakkında baro, ayrıca adli sicil incelemesi de yapar.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, baro levhasına kayıt sırasında doçentlik ünvanı değil de doçentlik kadrosu istenmesinin hukuka aykırılığının tespitini, ayrıca Ankara 1 No’lu Barosuna kaydının yapılmasını talep etmektedir.
/
12. Başvuranın; doçentlik ünvanını aldıktan sonra 20/06/2023 tarihinde baro levhasına yeniden yazılma talebinde bulunduğu, bu talebinin Ankara 1 No’lu Barosu Yönetim Kurulunun 20/09/2023 tarihli ve / sayılı kararı ile reddedildiği, bu karara başvuran tarafından itiraz edilmediği ve Kurumumuza tarihinde başvuru yapıldığı, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinde, idareye yapılacak başvuruya idare tarafından verilecek cevabın tebliği tarihinden, ilgili idare başvuruya altmış gün içinde cevap vermediği takdirde bu sürenin bitmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet başvurusunda bulunulabileceğinin hüküm altına alındığı, Ankara 1 No’lu Barosu Yönetim Kurulunun 20/09/2023 tarihli kararına karşı ise 6 aylık süre içerisinde Kurumumuza başvuru yapılmadığı anlaşılmış olup somut başvurunun bu kısmının süre şartını taşımadığından incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
13. Başvuruya konu inceleme; başvuranın doçent öğretim üyesi kadrosunu aldıktan sonra 22/11/2023 tarihinde baro levhasına yazılma talebini yenilemesi üzerine, Ankara 1 No’lu Barosu Yönetim Kurulunun 29/11/2023 tarihli ve / sayılı kararı ile talebinin reddedilmesi işlemi çerçevesinde yapılmıştır.
14. Başvuranın baro levhasına yeniden yazılma talebi, Ankara 1 No’lu Barosu Yönetim Kurulu tarafından başvuranın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde akademisyen olarak görev yaptığı, yapılmakta olan görevin sürekli ikamet gerektirdiği gerekçesiyle 1136 sayılı
Avukatlık Kanunu’nun; 3’üncü maddesinde yer alan “avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak” ile 66’ncı maddesinde yer alan “Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. Bir ilde birden fazla baronun bulunması hâlinde avukat, bunlardan birinin levhasına yazılır.” hükümleri uyarınca reddedildiği, bu karara yapılan itirazın da Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun 11/01/2024 tarih
/ E., / K. sayılı kararı ile “yapılmakta olan görevin sürekli ikameti gerektirdiği anlaşıldığından” gerekçesi ile reddine karar verildiği ve bu kararın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğünün 18/03/2024 tarih sayılı oluru ile onaylandığı anlaşılmıştır.
15. Avukatlığa kabul şartları Avukatlık Kanunu’nun 3’üncü maddesinde belirlenmiş olup “levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgâhı bulunmak” avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için aranan şartlar arasında sayılmıştır. Kanun’un 66’ncı maddesinde de her avukatın, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Yeniden baro levhasına yazılma konusunda ise Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesinde; levhadan silinme kararının kesinleşme tarihi ile tekrar yazılma istemi tarihi arasında bir yıldan fazla bir süre geçmiş ise talepte bulunan avukatın bu süre içinde meşgul olduğu işi kanıtlayan belge ile levhasına yazılmak istediği baro bölgesinde ikamet ettiğine ilişkin belgeyi dilekçesine eklemek zorunda olduğu belirtilmiştir. Anılan düzenlemelerden; baro levhasına yazılma konusunda baro bölgesinde ikametgâh şartının yerine getirilmesi gerektiğinin açık olduğu, ayrıca bu şartın şeklen değil gerçek anlamda levhasına yazılmak istenen baronun bulunduğu bölgede ikamet etmek suretiyle sağlanabileceği anlaşılmaktadır.
16. Türk Medeni Kanunu’nun 19’uncu maddesinde yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olarak tanımlanmıştır. Doktrinde de yerleşim yeri, kişinin hayat faaliyetlerinin ve ilişkilerinin yer itibari ile asıl merkezi olan yer olarak ifade edilmektedir. Başka bir deyişle yerleşim yeri, kişinin şahsi ve mesleki ilişkilerinin yer bakımından merkezi olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere yerleşim yeri kişinin hayat faaliyetlerinin ve ilişkilerinin görüldüğü her yer değil fakat bu ilişkilerin yoğunlaştığı yerdir. Dolayısıyla yerleşim yeri kişinin, hayat faaliyet ve ilişkilerinin adeta odak noktasıdır (Jale Akipek/Turgut Akıntürk, Türk Medeni Hukuku, Başlangıç Hükümleri Kişiler Hukuku, 6. Bası, İstanbul, Beta Basım Yayım, 2007.).
17. Başvuranın baro levhasına yazılma talebini yenilediği 22/11/2023 tarihinde
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde akademisyen ve Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı
/
Başkanı olarak görev yaptığı, ayrıca pazartesi, çarşamba ve cuma olmak üzere haftanın 3 günü derslere girdiği görülmektedir. Bu yönüyle başvuranın mesleki faaliyetlerinin ilinde yoğunlaştığı ve yaptığı iş nedeniyle çoğu zaman bulunması gerektiği anlaşılmaktadır. Yerleşim yerinin bir yere bağlılığı ifade ettiği ve yerleşim yerinin tekliği ilkesi gereğince gerçek kişilerin birden fazla yerleşim yeri edinemeyeceği dikkate alındığında başvuranın Ankara’da ikamet ettiğini kabul etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
18. Başvuran tarafından; Kırıkkale ve diğer üniversitelerde görev yapan doçent ve profesör hukukçuların
Ankara 1 No’lu Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapabildikleri, ayrıca birden çok akademisyenin
Antalya, Isparta ve Ankara’dan gelip gittiği iddia edilmiş ise de başvuru dosyasına bu konuda herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmamıştır.
19. Yukarıda yer verilen açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın Ankara 1 No’lu Barosu Levhasına yeniden yazılma talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, ve “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın; BAŞVURANA, ADALET BAKANLIĞINA, TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
BAŞKANLIĞINA ve ANKARA 1 NO’LU BAROSU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/