|
ÖZET: Başvuru, 22 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) iletilmiştir. Başvuran, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen taşınmazların iadesini talep etmekte veya bu mümkün değilse, rayiç bedellerinin yasal faiziyle ödenmesini istemektedir. Başvuru süreci, ilgili mevzuat çerçevesinde incelenmiş ve başvurunun geçerli olduğu, idari başvuru yollarının tüketildiği tespit edilmiştir.
Yapılan ön inceleme sonucunda, başvuranın meşru bir menfaati olduğu ve başvurunun süresinde yapıldığı belirlenmiştir. Başvuru, 18 Aralık 2013 tarihinde vefat eden muris ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan sözleşmeye dayanmaktadır. İdare, başvuranın talebine karşılık, kamulaştırma bedelinin ödenmesi halinde taşınmazların iade edileceğini bildirmiştir. Ancak başvuran, önerilen çözümü kabul etmemiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun hukuka uygun olup olmadığını değerlendirmiş ve idarenin işleminde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvuranın taleplerinin reddedilmesine karar verilmiş olup, bu kararın hem başvurana hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tebliği yapılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
BAŞVURU NO : 2016/3096 2016/ 3096
KARAR TARİHİ : 24/01/2017
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : –
BAŞVURUYA KONU İDARE : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Hipodrom Cad . No:5
Yenimahalle/ANKARA)
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran; Yeni Mamak Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi kapsamında Ankara
Büyükşehir Belediyesine devredilmiş olan taşınmazların iadesini, bu mümkün değilse rayiç bedellerinin yasal faiziyle tarafına ödenmesini talep etmektedir .
BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2016 22.7.2016
I. USÛL
A) Başvuru Süreci
1) Başvuru, Kurumumuza elektronik ortamda gönderilen, 25/ 07/ 2016 tarih ve 8509 sayı ile kayıt
altına alınan gerçek kişiler için başvuru formu vasıtasıyla yapılmıştır . Şikayet başvurusunun karara bağlanması için 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 41/ 1-a maddesi ve İmza Yetkileri Yönergesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, şikayetin incelenmesine ve araştırmasına geçilmiş, 13/ 01/ 2017 tarihli Ret Kararı önerisiyle
Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
B) Ön İnceleme Süreci
2) Yapılan ön inceleme neticesinde, başvuru konusunun Kurumumuzun görev alanına girdiği,
başvuranın meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin olduğu, idari başvuru yollarının tüketildiği, başvurunun süresinde yapıldığı ve diğer ön inceleme konularında da bir eksiklik bulunmadığı, bu nedenle başvurunun incelenmesine ve araştırılmasına engel bir durumun olmadığı tespit edilmiştir .
1 / 10olaylar özetle şöyledir :
6.1) 18/ 12/ 2013 tarihinde vefat eden muris ile Ankara Büyükşehir Belediyesi
arasında 26/ 06/ 2009 tarihinde Yeni Mamak KDGP Arsa Karşılığı Konut Sözleşmesi imzalanmıştır .
6.2) , 18/ 12/ 2013 tarihinde vefat etmiştir .
6.3) Başvuran, 11/ 03/ 2016 tarihli ve no.lu noter onaylı ihtarnameyle; 3 ay içinde konutların
kullanıma hazır olarak teslimini talep ederek aksi halde; İdare aleyhine sözleşmenin feshi ve tapu iptal ve tescil davası ile imarlı arsalarının bunca yıldır bedelsiz kullanımından ötürü haksız işgal tazminatı ve/veya konutların teslim edilmemesinden dolayı uğranılan menfi ve müspet zararların tazmini için dava açılacağını ihtar ve ihbar etmiştir .
6.4) İhtarnameye cevaben 12/ 11/ 2016 tarihli ve sayılı yazısında İdare, Kamulaştırma bedeli
olarak adına ödenmiş olam toplam 443.234,00-TL tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesine müteakip başvuranca devredilen tüm mülkiyetin taraflarına iade edileceğini belirtmiştir .
6.5) Başvuran, 3 no.lu paragrafta yer verilen taleple 22/ 07/ 2016 tarihinde Kurumumuza başvuruda
bulunmuştur .
D) Kamu Denetçisi Hüseyin YÜRÜK’ün İnceleme ve Araştırma Bulguları
7) Başvurunun çözümüne dayanak teşkil etmek üzere; 07/ 09/ 2016 tarihli ve sayılı yazıyla
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığından, 07/ 09/ 2016 tarihli ve sayılı yazıyla Mamak
Tapu Müdürlüğünden bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili İdarelerce yapılan açıklamalara
“İdarenin Başvuru Konusuna İlişkin Açıklamaları” ve “Olaylar” bölümünde yer verilmiştir .
E) Başvuru Konusu Uyuşmazlığın Çözümü İçin Yürütülen Uzlaşma Çalışmaları
8) Başvurunun çözümüne ilişkin İdarenin; sözleşme kapsamında 11. etapta bulunan hisselere tekabül
eden kısım için toplam 282.800,00-TL bedelin yasal faiziyle Belediyeye ödenmesi halinde bu hisselerin iade edilebileceği, ayrıca kalan hisselerin ( 10. etap sınırları içerisinde bulunan sözleşme konusu hisseler) kamu yararına Mamak Belediye Başkanlığı adına tescil edilmesi nedeniyle 25 adet konutun 10. etaptan karşılanabileceği teklifi (Bkz . 4.6 no.lu prg) başvurana İdarece tebliğ edilmiştir .
Başvuranın Kurumumuza hitaplı 21/ 12/ 2016 tarihli dilekçesinde özetle; Ankara Büyükşehir
Belediyesinin 05/ 12/ 2016 tarihli ve sayılı cevap yazısında belirtilmiş olan iade edilebilecek yerlerin tarafınca uygun görülmediği ifade edilerek söz konusu teklif kabul edilmemiştir .
III. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A) İlgili Mevzuat
9) 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci
maddesinde “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”,
9.1) Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük
4 / 10Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili
şikâyetleri inceler .”,
10) Birleşmiş Milletler “İnsan Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması İçin Kurulan Ulusal
Kuruluşların Statüsüne İlişkin İlkeler/Paris Prensiplerinde “…Ulusal kuruluşlar, yürürlükteki yasaları, mevzuatı ve yasa tasarıları ile yasa önerilerini incelerler ve metinlerin, insan haklarının temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilmeleri için uygun gördükleri tavsiyeleri yaparlar; gerek gördükleri takdirde, yeni yasaların kabul edilmesini, yürürlükteki yasaların uyumlu hale getirilmesini ve idari önlemlerin alınmasını veya değiştirilmesini tavsiye ederler…Ulusal düzeyde yürürlükte olan yasaların, mevzuatın ve uygulamaların, insan haklarına ilişkin uluslararası belgeler ve mekanizmalarla uyumlu hale getirilmesini ve hayata geçirilmesini teşvik ederler ve sağlarlar…” ,
11) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi”
başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,
12) 10/ 07/ 2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe
belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinin (a) fıkrasında “Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/ 5.000 ile 1/ 25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak ”; (c) fıkrasında
“Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilmiş görev ve hizmetlerin gerektirdiği proje, yapım, bakım ve onarım işleriyle ilgili her ölçekteki imar plânlarını, parselasyon plânlarını ve her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak”,
13) 03/ 07/ 2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı”
başlıklı 73 üncü maddesinde “ Belediye, belediye meclisi kararıyla ; konut alanları, sanayi alanları, ticaret alanları, teknoloji parkları, kamu hizmeti alanları, rekreasyon alanları ve her türlü sosyal donatı alanları oluşturmak, eskiyen kent kısımlarını yeniden inşa ve restore etmek, kentin tarihi ve kültürel dokusunu korumak veya deprem riskine karşı tedbirler almak amacıyla kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulayabilir .
…Büyükşehir belediyeleri tarafından yapılacak kentsel dönüşüm ve gelişim projelerine ilişkin her ölçekteki imar planı, parselasyon planı, bina inşaat ruhsatı, yapı kullanma izni ve benzeri tüm imar işlemleri ve 3/ 5/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda belediyelere verilen yetkileri kullanmaya büyükşehir belediyeleri yetkilidir . Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır . Kentse l dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır… Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyelerin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır… Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilen yerlerde; ifraz, tevhit, sınırlı ayni hak tesisi ve terkini, cins değişikliği ve yapı ruhsatı verilmesine ilişkin işlemler belediyenin izni i le yapılır . Belediye, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerini gerçekleştirmek amacıyla; imar uygulaması yapmaya, imar uygulaması yapılan alanlardaki taşınmazların değerlerini tespit etmeye ve bu değer üzerinden hak sahiplerine dağıtım yapmaya veya hasılat paylaşımını esas alan uygulamalar yapmaya yetkilidir .”,
14) 11/ 1/ 2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “Karşılıklı borç yükleyen
sözleşmelerde a) Süre verilmesi” başlıklı 123 üncü maddesinde “Karşılıklı borç yükleyen
5 / 10sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir
süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir .”,
14.1) Aynı Kanunun “Seçimlik haklar” başlıklı 125 inci maddesinde “Temerrüde düşen borçlu,
verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir .
Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir . Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler . Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir .”,
14.2) Aynı Kanunun “On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146 ncı maddesinde “Kanunda aksine bir
hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir .”,
15) 22/ 11/ 2001 tarihli ve 4721 sayılı “Türk Medeni Kanununun “Dürüst davranma” başlıklı 2
nci maddesinde “ Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır . Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz .”,
16) ile Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında 26/ 06/ 2009 tarihinde
imzalanan Yeni Mamak KDGP Arsa Karşılığı Konut Sözleşmesinin “Hak Sahibi
Taahhütleri” başlığı altında yer alan (B) maddesinde “ Yeni Mamak KDGP İmar
Planı ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri ile ilgili olarak iptal ya da bedel artırımı davası için yargı yoluna gitmeyecektir .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
B) Başvuru Konusuna İlişkin Uygulamalar
17) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21/ 03/ 2012 tarih, E:2012 / 13- 161, K :2012 / 216 sayılı
Kararında “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmeleri ” ise, arsa sahibi veya sahipleriyle yüklenici arasında yapılan ve eser sözleşmelerinin bir türü olan sözleşme tipidir . Bir tanım yapmak gerekirse; arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri; yüklenicinin finansı kendisi tarafından sağlanarak arsa malikinin arsası üzerine bina yapım işini üstlendiği, arsa malikinin ise, bedel olarak binadaki bir kısım bağımsız bölüm mülkiyetini yükleniciye geçirmeyi vaat ettiği sözleşmelerdir .
İnşaat yapım sözleşmeleri, eser sözleşmelerinin en çok uygulama alanı bulan türüdür . Bu tür sözleşmelerde yüklenici bir inşaat meydana getirmeyi, iş sahibi de buna karşılık “arsa payı devri” suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır . Bu sözleşmelerde ücret (bedel), arsa sahibi tarafından ayın olarak ödenmektedir . Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu, arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak bina inşaatıdır . İnşaat, maddi nitelikte eseri ifade eder .” açıklamalarına yer verilmiştir .
18) Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin, 10/ 07/ 2012 tarih, E:2012 / 2688, K :2012 / 4766 sayılı
Kararında ” …Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca süresinde teslim edilmeyen bağımsız bölümler nedeniyle davacı arsa malikinin uğradığı kira kaybının tazmini istemine ilişkindir . Eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimi, inşaatı sözleşmeye uygun şekilde yaparak teslim etmektir . Sözleşme uyarınca işe zamanında başlama ve sürdürme borcu yüklenicinin eseri sadakat ve özenle meydana getirme borcunun sonucudur . Sözleşmede, inşaata başlama tarihinin gösterilmemesi, yükleniciye işe başlamak üzere dilediğince süre tanındığı anlamına gelmez . Sözleşmedeki teslim süresiyle ilgili hüküm makul bir
6 / 10katkıları açık olan kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri; farklı aşamaları ve çoklu süreçleri içeren,
zamana yayılı projelerdir .
25) Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının gerçekleştirilmesine hizmet eden kentsel
dönüşüm projelerinde halk katılımı/desteği, açılmış olan davalar ve süreçleri, proje alan büyüklüğü vs. proje süresini etkileyen büyük faktörlerdir . Geniş bir proje alanına sahip olan Yeni Mamak
KDGP kapsamında da mülkiyet temizleme süreçlerinin uzun süreceği açıktır . İdare; 750 Ha büyüklüğündeki alanı ile dünyanın en büyük proje alanına sahip Yeni Mamak KDGP kapsamında
13.412 gecekondu bulunduğunu; kentsel dönüşüm projelerinin sosyal içerikli, vatandaşın teveccühü
ve desteğiyle uygulanan, kamu yararı gözetilen projeler olduğunu; proje süresinin tamamen vatandaşın projeye olan ilgisi, mahkeme süreçleri, mülkiyetlerin temizlenme hızı ile doğru orantılı olduğunu, bu konuda oldukça titiz bir şekilde çalışmalara devam edildiğini ifade etmiştir (Bkz . 4.7 no.lu prg) . Başvuran, sözleşmede edimin ifası için süre öngörülmemiş ise de makul sürenin ziyadesiyle aşılmış olduğunu belirtmekle birlikte; makul sürenin her olayın özelliklerine göre ve kendi şartları içinde değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, standart bir makûl süre tesbitinin mümkün olmadığı, proje süresini etkileyen çok yönlü faktörlerin varlığı gözönünde bulundurulduğunda makûl olmayan bir gecikmenin varlığından bahsedilemeyeceği değerlendirilmektedir .
26) Diğer taraftan; murisin sözleşme kapsamında alacağı olan tutarı 2009 yılında ödemiş olan İdare;
Uzlaşma Komisyon Kararı ve Sözleşmenin geçerliliğinin devam ettiğini, Sözleşmeye konu 100 m²’lik 25 adet dairenin anahtar tesliminin yapılacağını, ancak sözleşmedeki edinimlerin ifası bakımından herhangi bir sürenin belirtilmediğini, dairelerin rayiç bedelleri üzerinden konut tesliminin yapılmayacağını, proje sınırları içerisinde kalan hisselere karşılık sözleşme şartları doğrultusunda işlem tesis edileceğini belirtmektedir . Ayrıca, İdarenin teklifi başvuranca kabul edilmemiştir (Bkz . 4.1, 4.7 ve 8 no.lu prg) .
27) Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı çerçevesinde ; bahse konu Uzlaşma
Komisyon Kararı ve Sözleşmenin geçerliliğinin devam ettiği, kentsel dönüşüm ve gelişim projelerinin; farklı aşamaları ve çoklu süreçleri içeren, zamana yayılı projeler olması, Sözleşmede konutların teslimine ilişkin bir tarih belirlenmemiş olduğu hususları birarada değerlendirilmekle
İdarenin başvuruya konu işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir .
E) İnsan Hakları Yönünden Değerlendirme
28) 2709 sayılı T .C. Anayasasının “Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde ifadesini
bulan kanun önünde eşitlik ilkesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 13 üncü maddesindeki etkili başvuru hakkının ve 17 inci maddesindeki hakları kötüye kullanma yasağının ihlal edildiğine dair herhangi bir bulgu ve bilgiye rastlanmadığı gibi başvuruya konu olayda, uluslararası sözleşmelerde yazılı ve güvence altına alınmış olan diğer haklara da aykırı bir durum tespit edilememiştir .
F) İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
29) Günümüzde demokratik, modern ve katılımcı yönetim anlayışında idarelerden sadece hukuka
uygun olarak hareket etmeleri değil aynı zamanda iyi yönetim ilkelerine de uygun işlem tesis etmeleri beklenmektedir .
30) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
8 / 10Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim
ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar .” hükmü yer almaktadır . Söz konusu Yönetmelik hükmünde yer alan ilkelerin kaynağını teşkil eden Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının 41 inci maddesinde de iyi yönetim hakkından bahsedilmekte olup, benzer ilkelere Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen
“Avrupa Doğru İdari Davranış Yasası”nda da yer verilmiştir .
31) Söz konusu ilkeler ile idarenin şikayetçi ile yaptığı işlemler yönünden yapılan
değerlendirme neticesinde ; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeleri İdarenin yasal süresi içerisinde gerekçeli olarak Kurumumuza gönderdiği, şikâyet başvurucusuna yönelik işleminde makul sürede, gerekçeli olarak şikâyetçiye yanıt verildiği, bu yönüyle İdarenin kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği , bununla birlikte şikâyetçiye verilen söz konusu cevabi yazıda anılan idare tarafından işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, dolayısıyla “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup, ilgili idarenin bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir .
IV. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
A) Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması
32) 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin
sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır .
B) Yargı Yolu
33) 2709 sayılı T .C. Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı
maddesinin ikinci fıkrasında “ Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır .” hükmü yer almakta olup, 6328 sayılı Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilgili idarenin işlemine karşı 60 günlük dava açma süresinden varsa arta kalan süre içinde Ankara Asliye Hukuk
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; ŞİKÂYETİN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
9 / 10Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi