ÖZET: Başvuru, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Yakupabdal Mahallesi’nde bulunan bir parsel üzerindeki yapıların yapı kayıt belgelerinin iptali talebine ilişkindir. Şikayetçi, bu parselin hissedarı olarak, imar planı gereği halka açık bir tatil köyü inşa edilmesi gerektiğini ve mevcut yapıların imar mevzuatına aykırı olduğunu savunmaktadır. Ayrıca, geçmişte alınan yıkım kararlarına rağmen, ruhsatsız yapılar için yapı kayıt belgeleri düzenlendiğini belirterek, bu belgelerin iptal edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yapı kayıt belgelerinin verilmesinin e-Devlet üzerinden yapıldığını ve bu belgelerin alınmasının, ilgili yargı kararlarını etkilemeyeceğini açıklamıştır. Ancak, hisseli mülkiyet durumunda, diğer hissedarların rızasının alınmadığı durumlarda yapı kayıt belgesi alınmasının hukuka aykırı olabileceği vurgulanmıştır. İlgili mevzuat, yapıların yıkımına yönelik kesinleşmiş yargı kararlarının uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin taleplerini değerlendirerek, yapı kayıt belgelerinin iptali için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, mülkiyet hakları ve imar mevzuatına uygunluğun sağlanması açısından önem taşımaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/14009-S.21728

BAŞVURU NO : 2019/11902

KARAR TARİHİ : 31/12/2019

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Ankara, Çankaya, Yakupabdal Mahallesi, sayılı parsel üzerindeki yapılara verilen yapı kayıt belgelerinin iptali talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 02/07/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikayetçi – Tatil ve Turizm Kenti Yönetimi adına Y.Müh.Mimar tarafından Kurumumuza verilen dilekçesinde özetle; Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yakupabdal Mahallesi, sayılı parselin hissedarı olduğunu, aynı zamanda bu alanda gerçekleştirilmesi düşünülen ve 100’den fazla hissedardan oluşan – Tatil ve Turizm

Kenti Ortaklığının Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yürüttüğünü, tamamı 32 hektara varan bölgede bulunan müşterek mülklerinin parsel numarası ile anıldığını ve toplam 6,5 hektar (65750 m2) olduğunu,

1.1. 1985 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında bu alanın halka açık tatil köyü yapılmak amacıyla iskana kapalı “Konaklama Alanı” olarak ayrıldığını, İmar barışı yasasının bu vasıflara sahip bölgelerde uygulanmaması gerektiğin, zira yapılacak halka açık turistik tatil köyü içinde özel iskan edilen yapılardan oluşan adacıkların gerçekleşmesi mümkün olmayacağını, 65750m2 lik turistik tatil köyü tasdikli mülklerinin tüm fonksiyonlarını yerine getirilecek şekilde planlanmış tek parselden oluştuğunu, 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16.maddesinin fırsat eşitliğini bozacak şekilde çıkartıldığı görüşünde olduklarını ve fırsat eşitliğinin bozulmasına sebep olan bu yasanın turizm alanlarında uygulanmasının mümkün olamayacağı kanaatinde olduklarını, bu durumun 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamaları sonunda zaten görüleceğini,

1.2. Nihai olarak, bölgelerinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.08.2017 tarih ve sayılı kararıyla 1/25000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları onaylanarak kesinleştiğini, planda bölgelerinin, iskana kapalı halka açık A Turizm Alanı olarak ayrıldığının görüldüğünü, 3194 sayılı Kanunun 18. madde uygulamaları ve çalışmalarının da bitirildiğini ve tasdik aşamasında olduğunu,

1.3. Bu alanda geçerli bulunan imar planı hükümlerine göre, 4500 m2’den daha az imar parseli oluşturulmasının mümkün olmadığını, sadece turizm amaçlı ve halka açık tatil köyü inşa edilmesi gerektiğini, dolayısıyla sayılı parsel üzerinde inşa edilen kaçak ve ruhsatsız yapılara yapı kayıt belgesi verilmesinin uygun olmadığını, imar planı hükümleri gereğince şikayete konu yapıların bulundukları alanda korunmasının fiilen ve hukuken mümkün olmadığını,

1.4. Diğer taraftan, bahse konu sayılı parsel üzerinde ve isimli şahıslara ait 2 adet kacak ve ruhsatsız yapının yıkımı hususunda kesinleşmiş bulunan yargı kararlarına rağmen bu yapılar için yapı kayıt belgeleri düzenlendiğini, bu belgelerin Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğundan bahisle iptali gerektiği düşüncesinde olduklarını,

1.5. Bu yapılarla ilgili olarak alınan yıkım kararları ve yargı kararlarının bulunduğunu, kesinleşmiş bulunan yargı kararlarının gereğinin verine getirilmesinin yasal ve Anayasal bir zorunluluk olduğunu, yapı kayıt belgesinin yargı kararını ortadan kaldırma gibi bir özelliği bulunmadığını,

1.6. Şikayete konu yapılardan; ’e ait yapının yıkım işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Ankara 12. İdare Mahkemesinin 10.11.2017 tarih ve E: / , K: / sayılı kararı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin

13.06.2018 tarih ve E: / , K: / sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini, ancak

’e ait kaçak ve ruhsatsız yapı için verilen Yapı Kayıt Belgesinin ( )

05.07.2018 tarihli olduğunu,

1.7. ’a ait yapının yıkım işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin

Ankara 12. İdare Mahkemesinin 02.11.2017 tarih ve E: / , K: / sayılı kararı, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25.06.2018 tarih ve E: / , K / sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini ve ’a ait kaçak ve ruhsatsız yapı için verilen Yapı Kayıt Belgesi ise ( ) 29.07.2018 tarihli olduğunu,

1.8. Dikkat edilecek olursa yıkımlarla ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar çok önceden kesinleştiğini, yukarıda belirtilen kararların ise yıkımın uygulanmasına yönelik idari işlemlere karşı açılmış bulunan davalar olduğunu, bunların da münderecattan geçerek kesinleştiğini, diğer bir deyişle yukarıda belirtilen yargı kararlarının, ikinci bir yargısal kesinleşme sürecine yönelik olduğunu,

1.9. Anayasa ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilgili hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, kesinleşmiş bulunan yargı kararlarının gereğinin yerine getirilmesi yasal ve Anayasal bir zorunluluk olduğunu, yapı kayıt belgesinin yargı kararını ortadan kaldırma gibi bir özelliğinin bulunmadığını,

1.10. Ayrıca bahse konu parsel Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca “müşterek mülkiyet” hükümlerine tabi olduğunu, hiçbir hissedarın diğer hissedarın izni ve rızası olmaksızın yapı inşa etme hakkı bulunmadığını, dolayısıyla adı geçen şahıslara verilen yapı kayıt belgelerinin iptalinin gerektiğini,

1.11. Bu durumda gerek imar planında turizm alanı olarak ayrılan bölgede inşa edilmiş olmaları gerekse yıkımı yolunda verilen ve kesinleşen yargı kararlarının bulunması nedenleriyle ve isimli şahıslara ait kaçak ve ruhsatsız yapıların imar affından yararlanamayacağından yıkım işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini iddia ve ifade ederek,

1.12. Ankara, Çankaya, Yakupabdal Mahallesi, sayılı parsel üzerinde ve isimli şahıslara, gerek turizm alanlarına yönelik imar planı hükümlerine aykırı olarak gerekse kesinleşmiş bulunan yargı kararlarına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen yapı kayıt belgelerinin iptaline yönelik çözümün sağlanması ve mülkiyet hakkımıza yönelik ihlalin sonlandırılması talepleriyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 23.07.2019 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan 08.08.2019 tarih ve sayılı yazıda; “… Öncelikle belirtmek gerekir ki, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici

16 ncı maddesinin (9). fıkrasında “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda

bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz” hükmü ve aynı maddenin (11). fıkrasında da “Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan

Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz” hükümleri yer almakta olup, zikredilen hükümlerde belirtilen “yapılar ve alanlar” dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden müracaat edilmesi, yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesinden sonra Yapı Kayıt Belgesi eDevlet sistemi üzerinden alınmaktadır. Yani, Yapı Kayıt Belgesi için herhangi bir idareye müracaat veya herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanması söz konusu olmayıp, müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmektedir.

2.1. Ayrıca, zikredilen Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında yer alan “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.” hükmü uyarınca, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için

Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak ise de, parsel üzerinde bütün hissedarlar mülkiyet hakkına sahip olduğundan, hissedarlardan herhangi birisi tarafından yapılan yapılar için yapıyı yapan hissedar tarafından diğer hissedarların muvafakati aranmadan Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Bununla birlikte, hisseli parsel üzerinde inşa edilen yapılar için Yapı

Kayıt Belgesine istinaden tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerinin yapılabilmesi için tüm hissedarların muvafakatı gerekmektedir.

2.2. Diğer taraftan, söz konusu Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrasında yer alan hükme istinaden, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun ile 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek olup, bu Kanunlar dışında herhangi bir Kanun uyarınca veya mahkeme tarafından verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır. Bu durumda, şikayete konu edilen yapılar hakkında kesinleşmiş yargı kararları var ise mevcut Yapı Kayıt Belgeleri iptal edilmeden de ilgili idaresince yargı kararı uyarınca yıkım işlemleri yapılabilecektir.

2.3. Yapı Kayıt sisteminde yapılan incelemede, tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yakupabdal Mahallesi, No: adresinde ve ada parselde bulunan yapı için 05.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin ve tarafından yapı kayıt bedeli ödenerek hissedar olduğu Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yakupabdal Mahallesi, No: adresinde ve ada parselde bulunan yapı için 29.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı tespit edilmiştir.

2.4. Ayrıca, şikayet konusu ile ilgili olarak kayıtlarımızda yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir davaya rastlanılmamıştır. Yine şikayete konu edilen Yapı Kayıt Belgesi ile ilgili değil ancak aynı parselde bulunan başka Yapı Kayıt Belgeleri ile ilgili olarak Bakanlığımız ve ilgililer arasında olan yazışmalar ilişikte gönderilmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Şikâyet konusu hakkında Kurumumuzun 29.08.2019 tarih ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınan 05.09.2019 tarih ve sayılı yazıda, “…Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinin (9) uncu ve (11) inci fıkralarında Yapı Kayıt Belgesi alınamayacak alanlar ve yapılar belirtilmiş olup, belirtilen fıkralarda sayılan alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar/aykırılıklar için, e-Devlet sistemi üzerinden başvuruda bulunulması, yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi ve yapı kayıt bedelinin ödenmesi suretiyle e-Devlet sistemi üzerinden

Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür. Bu kapsamda, Yapı Kayıt Belgesi taşınmaz maliki veya vekillerinin başvurusu üzerine, sorumluluğu kendilerine ait olmak üzere, beyan esaslı olarak düzenlenmekte olup, bu duruma göre Yapı Kayıt Belgesi alınmasının Bakanlığımızca engellenmesi veya doğru beyanla alınmış olan Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesi söz konusu değildir.

3.1. Diğer taraftan, anılan Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında,”üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için yapı kayıt belgesi alınamayacağı” öngörülmüş ise de, elbirliği ve paylı mülkiyette parsel üzerinde bütün hissedarlar mülkiyet hakkına sahip olduğundan, hissedarlardan herhangi birisi tarafından yapılan yapılar için yapıyı yapan hissedar tarafından diğer hissedarların muvafakatı aranmadan Yapı Kayıt

Belgesi alınması mümkündür.

3.2. Söz konusu Geçici 16 ncı madde ile ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıları için

Yapı Kayıt Belgesi alan yapı maliklerine, -yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olmak üzere- bazı haklar tanınmıştır. Bu çerçevede; söz konusu

Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrası uyarınca; Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak, yapıdaki imar mevzuatına ve dolayısıyla imar planlarına aykırılıklardan dolayı 3194 sayılı İmar Kanunu ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış olan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecektir. Yani, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapılar için (yapının bulunduğu alana ilişkin imar planının olmaması veya yapının imar planındaki kullanım kararlarına aykırı olması veya yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapılması gibi) Yapı Kayıt Belgesi alınması durumunda, zikredilen (4) üncü fıkra hükmü uyarınca yapı imar mevzuatına aykırı olarak yapılmasına rağmen, (anılan Geçici 16 ncı maddenin (10) uncu fıkrası uyarınca) yapının yıktırılıp yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar mevcut haliyle kullanılmasına müsaade edilmesi neticesi ortaya çıkacaktır. Diğer bir ifadeyle, imar mevzuatına ve imar planlarına aykırılık yapının kullanılmasına engel teşkil etmeyecektir. Ancak, söz konusu yapı hakkında 3194 ve 2960 sayılı

Kanunlar dışında diğer kanunlar uyarınca veya Mahkemelerce verilmiş bir yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır. Ayrıca bir yapı için Yapı Kayıt Belgesi alınması, yapı sahibi hakkında ceza mahkemesi tarafından verilmiş herhangi bir yargı kararının iptali neticesini doğurmayacaktır.

3.2. Ayrıca, şikayet konusu ile ilgili olarak kayıtlarımızda Bakanlığımızın taraf olduğu yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bir davaya rastlanılmamıştır. Yine, 08.08.2019 tarih ve E.179733 sayılı görüş yazımızda da belirtildiği üzere şikayete konu edilen yapılar hakkında kesinleşmiş yargı kararları var ise mevcut Yapı

Kayıt Belgeleri iptal edilmeden de ilgili idaresince yargı kararı uyarınca yıkım işlemleri yapılabilecek olup, bu yapı için alınmış olan Yapı Kayıt Belgesi yargı kararı uyarınca uygulanacak olan yıkım işlemlerine engel teşkil etmeyecektir.

3.3. Diğer taraftan, dava konuya ilişkin olarak daha evvel 08.08.2019 tarihli ve – – sayılı yazımız ile bildirilen bilgi ve belgelere ilave edilebilecek bir husus bulunmamaktadır.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

5. Anayasanın “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 nci maddesi; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”

6. İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek

Protokol “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1 nci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

8. 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16 ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt

Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin tarihine kadar yapacakları satın alma talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

(Ek cümleler:4/7/2019-7181/14 md.) Yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve

6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine

göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması hâlinde bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alın-maz. Yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, satış tarihi itibarıyla tahsil edilen ecrimisil tutarı satış bedelinden mahsup edilir, bu tutardan fazlası iade edilmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan

Boğaziçi sahil şeridi ve öngörü-nüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu

Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e)

bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

9. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin

9.1. “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4 üncü maddesinde:

“ (1) Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı

Kayıt Belgesi için müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, eDevlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.

(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı

Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince eDevlet üzerinden alınır.

(4) Müracaat kurum ve kuruluşlara yapılmış ise, Yapı Kayıt Belgesi formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz olarak doldurulur, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlanır, Yapı Kayıt Belgesi formu sistem üzerinden onaylanmak üzere Müdürlüğe gönderilir ve formun Müdürlükçe onaylanmasından sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilir.

(5) Her yapı için sadece bir Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir.”

9.2. “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6 ncı maddesinde; “ (1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.

(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. …”

9.3. “Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar” başlıklı 8 inci maddesinde; “(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş

Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye

Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. …”

10. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair

Usul ve Esasların 5 inci maddesi ile değişik ikinci fıkrasında; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı

Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza

Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” hüküm ve açıklamalara yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ Av. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

11. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı

Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden

12. Uyuşmazlık konusu özetle; Ankara, Çankaya, Yakupabdal Mahallesi, sayılı parsel üzerinde ve isimli şahıslara, gerek turizm alanlarına yönelik imar planı hükümlerine aykırı olarak gerekse kesinleşmiş bulunan yargı kararlarına rağmen Çevre ve

Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen yapı kayıt belgelerinin iptaline yönelik çözümün sağlanması talebi hakkındadır.

13. 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi hükmü uyarınca, bazı istisnalar dışında, bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilen yapılarda ruhsata aykırılık giderilemiyorsa, 3194 sayılı

Kanunun 32 nci maddesi hükmü gereğince, ilgili belediye veya valilikçe inşaat derhal durdurulur ve yasal hale getirilmesi olanaksız ise veya ruhsat veya eklerine ya da imar mevzuatına aykırılık öncelikle yüklenici tarafından giderilemiyorsa bu hali ile yapılan yapının yıktırılmasına karar verilir ve anılan Kanunun 42 nci maddesi hükmü gereğince de yapı sahibine ve yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır.

14. İmara aykırı ve kaçak yapılar için uygulamadaki temel esaslar bu şekilde ise de bu tür yapılarla ilgili olarak 18.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı madde ile yapılmış yeni bir düzenleme bulunmaktadır. Maddede; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla,

31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve

yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı

Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği (Geçici 16/1); Yapı Kayıt Belgesinin yapının kullanım amacına yönelik olduğu, Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği (Geçici 16/3); Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği (Geçici 16/4); Yapı Kayıt

Belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı, yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu (Geçici 16/10); bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların

Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği (Geçici 16/12) düzenlenmiş ve maddenin diğer fıkralarında da uygulama esasları ve istisnaları belirtilmiş ayrıca bu tür yapılarda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilmesi imkânı getirilmiştir.

15. Şikayetçinin Kurumumuza yaptığı, Çankaya İlçesi Yakupabdal Mahallesi parsel üzerindeki yapılaşma hakkındaki itirazlarını ve taleplerini içeren 30.03.2018 tarihli başvurusu hakkında yapılan inceleme neticesinde Çankaya Belediye Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazıda (özetle) “Yakupabdal Mahallesi parsel üzerinde kalan , … , …’e ait kaçak ve/veya yapıların yıkılarak kaldırılması için 09.08.2018 tarihine yıkım programı yapılmış olup … Müdürlüğümüzce parsel üzerinde yapılan kaçak ve ruhsatsız yapıların yıkılarak kaldırılmasına yönelik idari iş ve işlemlere Kanunlar, Yönetmelikler ve İdari Mahkeme kararları doğrultusunda devam etmektedir.” açıklamalara istinaden Kurumumuzca 05.06.2018 tarih ve sayılı Dostane Çözüm Kararı verildiği, ancak şikayetçinin tarihli incelenmekte olunan başvuru dilekçesinde belirtildiği şekilde; Çankaya Belediye

Başkanlığı’nca 3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi alındığından bahisle yıkım kararlarının gereğinin yerine getirilemeyeceğinin öğrenildiği, konuyla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm

Hizmetleri Genel Müdürlüğüne 09.08.2018 tarihli dilekçe ile yapılan başvuru üzerine Ankara

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen 14.05.2019 tarih ve sayılı cevabi yazıda olumlu netice alınamadığı hususlarının belirtildiği tespit edilmiştir.

16. Şikayet konusu hakkında Kurumumuzda oluşan dosya kapsamında yapılan incelemelerde, sayılı parsel üzerinde kaçak ve ruhsatsız olarak inşa edilen yapılar hakkında verilen yıkım kararlarının ilgili yargı mercilerinde dava konusu yapıldığı görülmüş olup, söz konusu davalarda;

16.1. ’e ait yapının yıkım işlemi hakkında: Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yakupabdal

Mahallesi, sayılı parselde bulunan yapının ruhsatsız olduğundan bahisle, 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun 32 nci maddesi uyarınca yıkıma ilişkin 12/06/2008 tarih ve sayılı belediye encümeni kararına karşı Ankara 14. idare Mahkemesi’nin E: / sayılı esasına açılan davanın 25/12/2008 tarih K: / sayılı karar ile ret ile sonuçlanması ve kesinleşmesi nedeniyle, anılan yapının yıkım programına alındığının bildirilmesine ilişkin 31/8/2015 tarih ve sayılı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açıla davada; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu bildirim işlemine dayanak teşkil eden yıkım kararının Mahkemece hukuka uygunluğunun tespit edilmesi suretiyle kesinleştiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. idare Mahkemesince verilen 10/11/2017 tarih ve

E: / , K: / sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istemine ilişkin olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 13.06.2018 tarih ve E: / , K: / sayılı kararında, “Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 10/11/2017 tarih ve E: , K / sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun REDDİNE” kararı verilmiştir.

16.2. ’e ait yapının yıkım işlemi hakkında: Yakupabdal Köyü, Kadastro parsel üzerindeki, davacıya ait yapının kaçak ve ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar

Kanunu’nun 32 nci maddesi uyarınca yıkılmasına ve yıkım masraflarının malikinden tahsiline, yapının elektrik ve suyunun kestirilmesi için ilgili kurumlara yazı yazılması ile anılan Kanun’un

42 nci maddesi uyarınca davacıya 5.000,00-YTL imar para cezası verilmesine dair Çankaya

Belediye Encümeni’nin 12/06/2008 gün ve sayılı kararının; taşınmazın hissedarlarından olduğu, yıkılmasına karar verilen taşınmazın köy yerleşim alanı içinde kalması nedeniyle 3194 sayılı Kanunun 27 nci. maddesi kapsamında ruhsata tabi olmayan yapılardan olduğu, taşınmazın hisseli olduğu halde cezanın sadece kendisi hakkında uygulanmasının yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davaya ilişkin olarak

Ankara 14. İdare Mahkemesi 25.12.2008 tarih ve E: / , K: / sayılı kararında, “ … Bu durumda hisseli olan ve diğer hissedarlar tarafından üzerinde yapı yapılması için muvaffakat verilmeyen Çankaya Belediyesi Yakupabdal Mahallesi sınırları içinde bulunan taşınmaz üzerinde, ruhsat almadan yapıldığı anlaşılan taşınmazın yıkılması, elektrik ve suyunun kesilmesi ile 5.000,00 YTL imar para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine…” karar verilmiş söz konusu karar Danıştay 6. Dairesinin 12.10.2009 tarih ve E: / , K: / sayılı kararıyla “Açıklanan nedenlerle, Ankara 14. İdare Mahkemesinin

25.12.2008 gün ve E: ; K: / sayılı kararının, yıkıma ve elektrik ve su

hizmetlerinin kesilmesine yönelik olarak ONANMASINA, para cezasına yönelik olarak ise

BOZULMASINA” şeklinde onanmış, karar düzeltme istemi de Danıştay 14. Dairesinin

22.11.2011 tarih ve E: / , K: / sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir.

16.3. ’a ait yapının yıkım işlemi hakkında: Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yakup

Abdal Köyü, sayılı parselde hissesi bulunan davacı tarafından, taşınmaz üzerinde inşa edilen ruhsatsız yapının yıkımı yolunda verilen Çankaya Belediye Encümeninin 12/06/2008 tarih ve / sayılı kararının uygulanmasına yönelik olarak söz konusu yapının yıkım programına alındığına, yıkım masraflarının tahsil edileceğine ve proje hilafı hususların düzeltilmesi gerektiğine ilişkin Çankaya Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 31/08/2015 tarih ve sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; söz konusu yapının yıkımı yolunda alınan belediye encümeni kararına karşı açılan davanın reddi yolunda verilen kararın kesinleşmesi üzerine, anılan kararın uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 02/11/2017 tarih ve E: / K / sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istemine ilişkin olarak, Ankara Bölge İdare

Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25.06.2018 tarih ve E: , K: sayılı kararında, “Ankara 12. İdare Mahkemesince verilen 02/11/2017 tarih ve E: / , K: / sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun REDDİNE” kararı verilmiştir.

16.4. ’a ait yapının yıkım işlemi hakkında: Davacının Ankara İli, Çankaya İlçesi, Yakupabdal köyünde, hissedarı bulunduğu kadastro parsel üzerinde yapmış olduğu yapı hakkında ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı Yasanın 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verilen binanın tahliye edilerek yıktırılmasına aksi takdirde emniyet kuvvetlerince tahliyesi sağlanarak yıkılması ve masrafın tahsiline ilişkin davalı idare işleminin, yapının, baraka olduğu, zihinsel özürlü çocukları ile vakit geçirmek için yaptığı iddialarıyla iptali istemiyle açılan davaya ilişkin olarak Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.10.2009 tarih ve E: / , K: / sayılı kararında, “… Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı olan, ruhsatsız ve kaçak olarak yapılan yapı nedeniyle yıkımına ilişkin olarak tesis edilen davalı idare

Encümen Kararının Mahkememizin 14.10.2019 tarih ve K: / sayılı kararı hukuka uygun bulunarak, davanın bu kısmına ilişkin kısmının reddedildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, yukarıya alınan Yasa hükmü uyarınca ruhsatsız olarak yapılan yapı nedeniyle binanın tahliye edilerek yıktırılmasına aksi takdirde emniyet kuvvetlerince tahliyesi sağlanarak yıkılması ve masrafın tahsiline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine…” karar verilmiş söz konusu karar

Danıştay 14. Dairesinin 19.12.2011 tarih ve E: / , K: / sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de Danıştay 14. Dairesinin 05.06.2013 tarih ve

E: / K: / sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir.

17. Diğer taratan, şikayetçinin 24/06/2019 tarihli dilekçesine istinaden Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca şikayetçiye verilen 14/07/2019 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “…. Çankaya İlçesi Yakupabdal Mahallesi Kadastro parsel ve çevresine ilişkin Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca 1985 yılında onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar

Planı değişikliğinin tarafınıza gönderilmesi talep edilmiştir. İl İdare Heyetinin 20.11.1984 tarihli kararı doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 03.01.1985 tarihinde onaylanan Yakupabdal Mahallesi Kd. , parseller ve çevresini kapsayan alanın Net=100 kişi/hektar yoğunlukta “Konaklama Alanı” olarak belirlenmesine dair 1/5000 ölçekli Nazım

İmar Planı değişikliği örneği yazımız ekinde sunulmakta olup bilgilerinize rica ederim.” açıklamalarına yer verildiği,

18. Bununla birlikte, şikayetçinin 02/08/2019 tarihli dilekçesine istinaden Ankara

Büyükşehir Belediye Başkanlığınca şikayetçiye verilen 09/08/2019 tarih ve sayılı cevabi yazıda; “…Çankaya İlçesi, Yakupabdal Mahallesi, tp nolu parselin üzerinde oluşan kaçak yapılara ilişkin gereğinin yapılması talep edilmektedir. Yapılan incelemede; tp. nolu parselin, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.01.2018 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan Çankaya ilçesi, Yakupabdal Mahallesi, “Elmadağ Kayak Merkezi”ne ilişkin hazırlanan 1/25000 ölçekli nazım imar, 1/5000 ölçekli nazım imar ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri kapsamında “turizm alanı” kullanımında kaldığı, gecekonduların plan kararını etkilemediği, ilgili dilekçede de belirtildiği üzere ‘Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından yıkımlar ile ilgili işlemlerin gerçekleştirileceği hususları tespit edilmiştir.” açıklamalarına yer verildiği,

19. Kurumumuza yapılan başvur dilekçesi ekinde bulunan fotokopi belgede; “ELMADAĞ KAYAK MERKEZİ 1/1000 ÖLÇEKLİ UİP” ve “ÖZEL HÜKÜMLER” başlıklarıyla birlikte, “6. TURİZM ALANLARI” üst başlığı altında; “A. TURİZM

ALANI” , “i. (A) Turizm alanı olarak tanımlanan alanlarda yapılacak tesislerin Turizm

Tesisleri Yönetmeliği’ne uygunluğu zorunludur. Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen turizm alan ve merkezlerinde Turizm Bakanlığı’ndan Turizm Yatırım Belgesi alınmadan inşaat ruhsatı verilemez. Bu alanlarda apart otel, otel, motel, tatil köyü vb. kullanımlar yer alacaktır. Ayrıca bu alanlar kayak sporunun icra edildiği ve ilgili mekanik tesislerin de yer alabileceği alanlardır. E:0,50 Yençok: 5 kat olacaktır. Minimum parsel büyüklüğü 4500 m2 dir.” açıklamalarına yer verildiği tespit edilmiştir.

20. Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 4 üncü maddesinin 2 numaralı fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan düzenleme hakkında “…Bu hüküm, mülkiyet hakkının yanı sıra, birden fazla malikin bulunduğu taşınmazlar üzerine inşa edilen yapıların idaresine ve tasarrufuna ilişkin yasal düzenlemelerle çelişir gözükmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “elbirliğiyle mülkiyet”i düzenleyen 702/2’inci maddesine göre, “Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir”. Yine, paylı mülkiyetin varlığı halinde, Medeni Kanun’un, ister 691’inci maddesi kapsamında “önemli yönetim işleri” olarak, isterse 692’inci maddesi kapsamında

“olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar” olarak değerlendirilsin, tek bir malikin inisiyatifi, taşınmazın idaresi ve üzerinde tasarrufta bulunmak için yeterli görülmemiştir. “Önemli yönetim işleri”nin yapılması, pay ve paydaş çoğunluğuna; “olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar”ın gerçekleştirilmesi ise oybirliğine bağlanmıştır. Benzer sorun, 634 sayılı Kat

Mülkiyeti Kanunu (KMK) kapsamında kat mülkiyetine geçmiş taşınmazların ortak alanları konusunda da yaşanabilecektir. Zira kat malikleri, ortak yerler üzerinde kullanma hakkına sahiptirler ve aksine sözleşme olmadıkça, bu alanlar her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.

Bu temel Kanun hükümleri bir yana, Usul ve Esaslar’ın 4/2’inci maddesiyle, mülkiyet hakkı sahiplerinden birisinin başvurusuyla diğer malikleri mali külfet altında bırakabilecek bir sürece başlanılmasını kabul etmek mümkün değildir. Zira Usul ve Esaslar’ın 4/2’inci maddesi bu yönüyle zikredilen Kanunlara ve mülkiyet hakkına aykırılık taşımaktadır. Anayasa’nın 13’üncü maddesi gereğince mülkiyet hakkına yönelik böyle bir sınırlama ancak kanunla yapılabilecektir.” (ÇAKIR, Hüseyin Melih, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dergisi 5 (2), Güz 2018, s.34-35) yönünde hukuki değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir.

21. Belediye ile özel şahıslar arasında hisseli olan taşınmazda yer alan gecekondu nedeniyle, 2981 sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak

Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında

Kanun” hükümlerinden yararlandırılmasına olanak bulunmadığı hakkında Danıştay 14.

Dairesinin 14.2.2013 tarihli E. / , K / sayılı kararında “…Paylı durumda bulunan taşınmazlarda paydaşlık giderilmediği sürece paydaşlardan her biri payı oranında taşınmazın her noktasında hak sahibi olduğundan, taşınmazın hangi bölümünün hangi paydaşa ait olduğunun belirlenemeyeceği, diğer taraftan belediyeye ait arsa veya araziler ile başkasına ait arsa veya araziler üzerinde yapılmış gecekondular hakkında uygulanacak hükümlerin de farklı olması nedeniyle, olayda, belediye ile şahıs arasında paylı durumda bulunan uyuşmazlığa konu taşınmazın 2981 sayılı Yasa’nın 10/a maddesinde belirtilen belediyeye ait müstakil arazi kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı açıktır.

Bu durumda, davacının 2981 sayılı Yasa’dan yararlanmak için yaptığı af başvurusu tarihinde uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetinin özel şahıslarla hisseli olması nedeniyle 2981 sayılı Yasa’dan faydalanamayacağı görüldüğünden, davanın reddi yolundaki

İdare mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.” yönünde karar verilmiştir.

22. İlgili mevzuat uyarınca, hisseli parsel üzerinde inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt

Belgesine istinaden tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerinin yapılabilmesi için tüm hissedarların muvafakatinin arandığı, bu bağlamda söz konusu işlemler hakkında oluşabilecek hukuki ihtilafların önüne geçilmek istenildiği, buna karşın hissedarlardan herhangi birisi tarafından yapılan yapılar için yapıyı yapan hissedar tarafından diğer hissedarların muvafakati aranmadan Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olmasının, uyuşmazlık konusu somut olayda olduğu şekilde farklı hukuki ihtilaflara sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir.

23. Uyuşmazlık konusu hakkında; Ankara, Çankaya, Yakupabdal Mahallesi, sayılı parsel üzerinde inşa edilen ruhsatsız yapıların yıkımı yolunda verilen Çankaya Belediye Encümeninin 12/06/2008 tarihli kararı ve bu karar sonrasında farklı tarihler verilen kesinleşmiş yargı kararlarının bulunduğu ancak söz konusu yıkım işlemlerinin gerçekleşmediği, söz konusu parselin birden fazla hissedarının bulunduğu ve hissedarlarından birinin inisiyatifi ile mülkiyet üzerinde tasarrufta bulunulmasının mümkün olmadığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca

03.01.1985 tarihinde onaylanan Yakupabdal Mahallesi Kd. , parseller ve çevresini

kapsayan alanın Net=100 kişi/hektar yoğunlukta “Konaklama Alanı” olarak belirlenmesine dair 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının bulunduğu bununla birlikte, nolu parselin, Ankara

Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 12.01.2018 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan Çankaya ilçesi, Yakupabdal Mahallesi, “Elmadağ Kayak Merkezi”ne ilişkin hazırlanan 1/25000 ölçekli nazım imar, 1/5000 ölçekli nazım imar ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri kapsamında “turizm alanı” kullanımında kaldığı ve gecekonduların plan kararını etkilemediği, 2 söz konusu bölgede imar planlarının kapsamında, minimum parsel büyüklüğünün 4500 m olduğu, buna karşın tarafından parselde bulunan yapı için aldığı 05.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı Kayıt Belgesinde

“Bağımsız Bölüm Alan”nın: 70.00 m2 olduğu, tarafından parselde bulunan yapı için aldığı 29.07.2018 tarihli başvuru numaralı belge numaralı Yapı

Kayıt Belgesinde de “Bağımsız Bölüm Alan”nın: 70.00 m2 olduğu husussuları ile Şikayetçinin dilekçesinde uyuşmazlık konusu parsel ile ilgili olarak yer verdiği; 32 hektara varan bölgede bulunan müşterek mülklerinin parsel numarası ile anıldığı, toplam 65750m2 lik turistik tatil köyü tasdikli mülklerinin tüm fonksiyonlarını yerine getirilecek şekilde planlanmış tek parselden oluştuğuna ilişkin bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; 24. Şikayete konu adı geçen kişiler tarafından alınan yapı kayıt belgelerinin, ilgili imar planları kapsamında “turizm alanı” kullanımında kalan nolu parsel üzerindeki yapılar için düzenlendiği hususunun sabit olduğu, bu nedenle bahse konu yapıların; – Tatil ve Turizm Kenti Ortaklığının söz konusu parsel üzerindeki kullanımını sınırlandırdığı ve mezkur parsel üzerindeki mülkiyet hakkının özüne yönelik müdahale niteliği taşıdığı, bu bağlamda Anayasanın 35 nci maddesi ile AİHS’nin 1. no’lu

Protokolünün 1 nci maddesi hükümleri kapsamında mülkiyet hakkına sağlanan korumanın zedelendiği değerlendirilmiştir.

25. Yukarıdan bu yana tüm açıklananlar, şikâyetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan 3194 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan

Tebliğin 8 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu, dolayısıyla yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler kapsamında; nolu parsel üzerinde bulunan şikayete konu yapılar için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde

Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara

İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, ŞİKAYETİN KABULÜNE;

Ankara ili, Çankaya ilçesi, Yakupabdal Mahallesi, nolu parsel üzerinde bulunan şikayete konu yapılar için düzenlenen yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi için ÇEVRE ve

ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve ÇEVRE ve ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’NA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Çevre ve Şehircilik

Bakanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi