ÖZET: Başvuru, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde avukat olarak atanan müvekkilin, hukuk biriminin bulunmaması nedeniyle aktif olarak çalıştırılmadığı iddialarını içermektedir. Başvuran vekili, müvekkilinin yalnızca Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde görev alabileceğini, ancak bu talebinin personel eksikliği gerekçesiyle reddedildiğini belirtmiştir. Ayrıca, müvekkilinin, avukat unvanıyla bağdaşmayan görevlerde çalıştırıldığını ve bu durumun hukuka aykırı olduğunu savunmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, başvuranın iddialarına ilişkin, müvekkilinin atanmasının uygun bulunmadığını ve mevcut kadro durumunun bu talebe uygun olmadığını ifade etmiştir. Bakanlık, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde avukat kadrosunun bulunmadığını ve bu nedenle müvekkilin Genel Müdürlüğe geçici olarak görevlendirildiğini belirtmiştir. Ayrıca, ilgili mevzuat çerçevesinde, avukatların kendi sınıflarında ve kadrolarında çalıştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın müvekkilinin Genel Müdürlüğe atanma talebi reddedilmiş, ancak kendi sınıfı içinde ve kadro görevinde çalıştırılması gerektiği hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, başvuru sahibine karşı iyi yönetim ilkelerine uygun hareket etmediği tespit edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/12912-S.24.19489

BAŞVURU NO : 2024/12240

KARAR TARİHİ : 26.11.2024

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Atanma talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 03.10.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili, müvekkilinin, 24.06.2024 tarihinde Ankara ili Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Avukat olarak atandığını, bu tarihten itibaren müvekkilinin, Ankara İl Kültür ve

Turizm Müdürlüğünde Hukuk Birimi bulunmaması sebebiyle aktif olarak çalıştırılmadığını, Kültür ve

Turizm Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrasında avukatın hukuk biriminde çalışabileceğinin düzenlendiği, ancak, Ankara İl Müdürlüğünde hukuk birimi bulunmadığını, İl

Müdürlüğü kadrosunda bulunan tüm avukatların Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünde çalışmakta olduklarını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 24.

maddesinin (d) bendinde; “Yargıtay, Danıştay ve Ankara il sınırları içindeki yargı mercilerinde yapılacak duruşmalar ile keşif ve mahallinde yapılması gereken işlerde Genel Müdürlükte görev yapan hukuk müşavirleri ve avukatlar Bakanlığı vekil sıfatıyla temsil ederler. Ankara il sınırları dışındaki yargı mercilerinde yapılacak duruşma, keşif ve mahallinde yapılması gereken benzeri işlerde ise, Bakanlığı hukuk biriminde görevlendirilen hukuk müşaviri ve avukatlar vekil sıfatıyla temsil ederler.” hükmünün yer aldığını, müvekkiline de Ankara ilindeki işlerin Bakanlığın Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından takip edilmesi sebebiyle İl Müdürlüğü bünyesinde Hukuk Birimi açılmayacağının beyan edildiğini, müvekkilinin çalışabileceği tek birimin Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü olduğunu, Hukuk Hizmetleri

Genel Müdürlüğünde çalışmak üzere görevlendirme talep ettiğini, ancak; talebinin, personel eksikliği bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde resmi

görevlendirme dahi yapılmadan İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi’nde Avukat unvanı ile bağdaşmayan memur unvanlı personel tarafından yapılması gereken işlerde çalıştırıldığını, hatta; bu birimde kendisine bilgisayar ve sabit hatlı telefon zimmet edildiğini iddia ederek, müvekkilinin atamasının Hukuk Hizmetleri Genel

Müdürlüğüne yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Kültür ve Turizm Bakanlığı

Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 05/11/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Başvuranın, 5/6/2024 tarihli ve sayılı atama onayı ile Burdur İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü avukat kadrosundan, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü avukat kadrosuna atandığı ve 24/6/2024 tarihinde Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde görevine başladığı, kazanılmış hak aylık derecesinin

8 inci derecenin 2 nci kademesi olduğu ve avukatlık hizmetleri sınıfında bulunduğu,

2.2. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün taraf olduğu dava dosyalarının Genel Müdürlüğe intikal etmesinin zaman içerisinde gelişen bir süreci bulunduğu, mülga 05/02/2014 tarih ve sayılı Makam

Onayı ile yürürlüğe konulan Kültür ve Turizm Bakanlığı Hukuk Müşavirliği Yönetmeliği’nin “Hukuk müşavirleri ve avukatların görev yetki ve sorumlulukları” başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a)

bendinde; “Bakanlığın taraf olduğu adli ve idari davalar, iç ve dış tahkim yargılaması, icra işlemleri ve yargıya intikal eden diğer her türlü hukuki uyuşmazlıklarda Bakanlığı temsil etmek, dosyanın tüm aşamalarına ilişkin hukuki gerekleri ifa etmek, dava ve icra işlemlerini vekil sıfatı ile takip etmek” in hukuk müşaviri ve avukat görevleri arasında sayıldığı, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; “İkinci fıkranın (a)

bendinde sayılan işlerden idari davalar ile iç ve dış tahkim yargılamasına ilişkin işlemler nerede görüldüklerine bakılmaksızın Hukuk Müşavirliğinde görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca, bentte sayılan diğer iş ve işlemler Ankara İli sınırları içinde görülmekte ise Hukuk Müşavirliğinde görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca, diğer illerde görülenler ise taşra teşkilatında görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca takip edilir. İkinci fıkrada sayılan diğer iş ve işlemler, 1. Hukuk Müşaviri aksi yönde talimat vermediği müddetçe Hukuk Müşavirliğinde görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca yapılır.” şeklindeki hükmün, dördüncü fıkrasında, “İş yoğunluğu nedeniyle veya işin önemine istinaden taşra teşkilatında görevli hukuk müşaviri ve avukatların sorumluluk alanında kalan işler 1. Hukuk Müşavirinin yapacağı görevlendirme ile Hukuk Müşavirliğinde görevli hukuk müşavirleri veya avukatlarca takip edilebilir.” şeklindeki hükmün, Mülga Yönetmeliğin Geçici Madde 1’inde ise; “(1) Hukuk müşaviri veya avukat atanmayan illerin bu Yönetmelik hükümlerine göre il müdürlüğünde görevli hukuk müşaviri veya avukat tarafından yürütülmesi gereken işleri, il müdürlüğüne hukuk müşaviri veya avukat atanıncaya kadar, il muhakemat müdürlüğü tarafından, herhangi bir sebeple il muhakemat müdürlüğünce yürütülememesi halinde ise il müdürü tarafından yürütülür.(2) Birinci fıkra kapsamındaki işlerin koordinasyonu Hukuk

Müşavirliğince sağlanır. (3) 1. Hukuk Müşaviri, birinci fıkra kapsamında bulunan illerin işlerini takip etmek üzere hukuk müşavirliği veya il müdürlüklerinde görevli hukuk müşaviri ve avukatları görevlendirebilir. ” şeklindeki hükmün yer aldığı, Mülga Hukuk Müşavirliği Yönetmeliğini ilga eden 03/08/2018 tarihli ve 635631 sayılı Onay ile yürürlüğe giren mülga Kültür ve Turizm Bakanlığı Hukuk

Müşavirliği Yönetmeliğinde ise yukarıda bahsi geçen hükümlerin korunduğu,

2.3. Mülga Hukuk Müşavirliği Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği 05/02/2014 tarihte Ankara İl Kültür ve

Turizm Müdürlüğünde avukat kadrosu henüz ihdas edilmemiş bulunduğundan o tarihten itibaren Ankara

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işlemlerinden doğan ya da ilgili Müdürlüğü ilgilendiren dava dosyalarının; önemli dosyalar Genel Müdürlük hukuk müşaviri ve avukat personeli tarafından takip edilmek istisnasıyla,

Ankara Muhakemat Müdürlüğü tarafından takip edildiği, ancak Ankara Muhakemat Müdürlüğü tarafından takip edilen dava dosyalarının, zamanla Bakanlığa iade edilmesi sebebiyle dosyaların ekseriyetle Genel

Müdürlük tarafından takip edildiği, bu minvalde, dava dosyalarının Genel Müdürlük hukuk müşaviri ve avukat personeli tarafından takibi işleminin yeni bir durum olmadığı ve Genel Müdürlüğün ihtiyacı sebebiyle de Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne atanan avukat personelin Genel Müdürlük bünyesinde geçici olarak görevlendirildiği,

2.4. Avukat personelin naklen Genel Müdürlüğe atanmasının, kazanılmış hak aylık derecesine uygun avukat kadrosunun, halihazırda mevcut bulunması koşuluyla gerçekleşebileceği, halihazırda Genel

Müdürlükte sadece 1. derecede boş bir avukat kadrosu bulunduğu, başvuranın kazanılmış hak aylık derecesinin 657 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi gereğince bu kadroya uymadığı,

2.5. Mülga 10/03/2024 tarihli ve 4867230 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren; “Kültür Ve Turizm

Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları İle

Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin” 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; “(3)

Hukuk müşaviri ve avukatın görev yaptığı il müdürlüğünde hukuk birimi kurulur ve bu birimde en az iki personel görevlendirilir. Görevlendirilen personelin hukuk müşaviri ve avukatın talimatlarına uyması zorunludur. Hukuk birimi iş ve işlemlerinin aksamaması adına hukuk biriminde görevlendirilmiş personele hukuk müşaviri ve avukatın bilgisi dahilinde izin verilmesi esastır.” hükmü ile 24 üncü maddesinin ikinci fıkrası (d) bendinde; “Yargıtay, Danıştay ve Ankara il sınırları içindeki yargı mercilerinde yapılacak duruşmalar ile keşif ve mahallinde yapılması gereken işlerde Genel Müdürlükte görev yapan hukuk müşavirleri ve avukatlar Bakanlığı vekil sıfatıyla temsil ederler. Ankara il sınırları dışındaki yargı mercilerinde yapılacak duruşma, keşif ve mahallinde yapılması gereken benzeri işlerde ise, Bakanlığı hukuk biriminde görevlendirilen hukuk müşaviri ve avukatlar vekil sıfatıyla temsil ederler.” hükmünün yer aldığı, bu Yönetmelikte Ankara il sınırları içerisindeki dosyaların Genel Müdürlük hukuk müşaviri veya avukat personeli tarafından takibini engelleyecek bir hükmün bulunmadığı, halihazırda yürürlükte bulunan 9/10/2024 tarihli ve 5760903 sayılı Bakan Olur’u ile yürürlüğe giren; Kültür Ve Turizm Bakanlığı Hukuk

Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları İle Hukuk Hizmetlerinin

Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde; “İdari davalar ile iç ve dış tahkim yargılamasına ilişkin işlemler nerede görüldüklerine bakılmaksızın Genel Müdürlükte görev yapan hukuk müşaviri ve avukatlarca, muhakemat hizmetleri kapsamındaki diğer iş ve işlemler

Ankara İli sınırları içinde görülmekte ise Genel Müdürlükte görev yapan görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca, diğer illerde görülenler ise hukuk birimlerinde görev yapan hukuk müşaviri ve avukatlarca takip edilir.” hükmünün yer aldığı, bu itibarla, halihazırda Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünü ilgilendiren dava dosyalarının Genel Müdürlük hukuk müşaviri ve avukat personel tarafından takibi hususunun, mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirildiği,

2.6. Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde hukuk birimi kurulmadığı, İl Müdürlüğünde kadrosu bulunan iki avukat personelin ise geçici görevle Genel Müdürlük bünyesinde istihdam edildiği,

2.7. Başvuranın; Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde resmi görevlendirme dahi yapılmadan İş

Sağlığı ve Güvenliği Biriminde avukat unvanı ile bağdaşmayan memur unvanlı personel tarafından yapılması gereken işlerde çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı,

2.8. Başvuranın Genel Müdürlüğe atanma talepli benzeri konuya ilişkin gerek derdest gerek sonuçlanmış dava dosyası bulunmadığı,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

5.1. “Temel ilkeler” başlıklı 3 üncü maddesinde, “Sınıflandırma: A) Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır.”

5.2. “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında “Kadrosuz memur çalıştırılamaz.”

5.3. “ Tesis edilen sınıflar” başlıklı 36 ncı maddesinde, “… Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

…

V – AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI:

Avukatlık hizmetleri sınıfı, Özel kanunlarına göre avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisini haiz olan memurları kapsar..”,

5.4. “Memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılamayacağı” başlıklı 45 inci maddesinde “Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz.”

5.5. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.”

6. Mülga 10/03/2024 tarihli ve 4867230 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren; “Kültür Ve Turizm

Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma Usul Ve Esasları

İle Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin,

6.1. “Hukuk birimlerinde görevli hukuk müşavirleri ve avukatların görev ve yetkileri ” başlıklı 14 üncü maddesinde, “ (3) Hukuk müşaviri ve avukatın görev yaptığı il müdürlüğünde hukuk birimi kurulur ve bu birimde en az iki personel görevlendirilir. Görevlendirilen personelin hukuk müşaviri ve avukatın talimatlarına uyması zorunludur. Hukuk birimi iş ve işlemlerinin aksamaması adına hukuk biriminde görevlendirilmiş personele hukuk müşaviri ve avukatın bilgisi dahilinde izin verilmesi esastır.”

6.2. “Dava ve icra takipleri” başlıklı 24 üncü maddesinde, “(2) Bakanlığa karşı açılan davalar ve icra takiplerinde; …

d)Yargıtay, Danıştay ve Ankara il sınırları içindeki yargı mercilerinde yapılacak duruşmalar ile keşif ve mahallinde yapılması gereken işlerde Genel Müdürlükte görev yapan hukuk müşavirleri ve avukatlar

Bakanlığı vekil sıfatıyla temsil ederler. Ankara il sınırları dışındaki yargı mercilerinde yapılacak duruşma, keşif ve mahallinde yapılması gereken benzeri işlerde ise, Bakanlığı hukuk biriminde görevlendirilen hukuk müşaviri ve avukatlar vekil sıfatıyla temsil ederler.

…

f)”İdari davalar ile iç ve dış tahkim yargılamasına ilişkin işlemler nerede görüldüklerine bakılmaksızın

Genel Müdürlükte görev yapan hukuk müşaviri ve avukatlarca, muhakemat hizmetleri kapsamındaki diğer iş ve işlemler Ankara İli sınırları içinde görülmekte ise Genel Müdürlükte görev yapan görevli hukuk müşaviri ve avukatlarca, diğer illerde görülenler ise hukuk birimlerinde görev yapan hukuk müşaviri ve avukatlarca takip edilir. …”

hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Başvuranın talebine ilişkin olarak başvurunun kısmen kabul kısmen reddi yönündeki öneri Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

8. Başvuran vekili, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde avukat kadrosu ile Avukat

Hizmetleri Sınıfında görev yapan müvekkilinin, resmi görevlendirme dahi yapılmadan İş Sağlığı ve

Güvenliği Biriminde Avukat unvanı ile bağdaşmayan memur unvanlı personel tarafından yapılması gereken işlerde çalıştırıldığını iddia ederek, müvekkilinin atamasının Hukuk Hizmetleri Genel

Müdürlüğüne yapılmasını talep etmektedir.

9. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın talebinin, başvuranın kazanılmış hak aylık derecesine uygun boş kadro bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.

10. 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinde, idarelere, kamu görevlilerinin görevlendirilmeleri ve/veya naklen atanmaları konusunda takdir yetkisi tanındığı görülmektedir. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare Hukukunda Takdir

Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)

11. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idarenin takdir yetkisi, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmemektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir. (Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı)

12. Somut olay kapsamında, ilgili idare tarafından sahip olunan takdir yetkisinin doktrin ve yargı içtihatları ile belirlenen kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınmak suretiyle kullanılıp kullanılmadığı ele alınacak olursa, ilgili idarece Kurumumuza ibraz edilen dolu/boş kadro durumunu gösteren cetvelde başvuranın münhal durumuna uygun boş kadro olmadığı tespit edildiğinden, ilgili idarece sahip olunan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri kriterleri dikkate alınarak kullanıldığı değerlendirilmektedir.

13. Diğer yandan, ilgili idarece gönderilen cevabi yazıda, 05/02/2014 tarihinde Ankara İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğünde avukat kadrosu henüz ihdas edilmediğinin, bu tarihten itibaren Ankara İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğü işlemlerinden doğan ya da ilgili Müdürlüğü ilgilendiren dava dosyalarının; önemli dosyalar

Genel Müdürlük hukuk müşaviri ve avukat personeli tarafından takip edilmek istisnasıyla, Ankara

Muhakemat Müdürlüğü tarafından takip edildiğinin, ancak Ankara Muhakemat Müdürlüğü tarafından takip edilen dava dosyalarının, zamanla Bakanlığa iade edilmesi sebebiyle ekseriyetle Genel Müdürlük tarafından takip edildiğinin, dava dosyalarının Genel Müdürlük hukuk müşaviri ve avukat personeli tarafından takibi işleminin yeni bir durum olmadığının ve Genel Müdürlüğün ihtiyacı sebebiyle de Ankara

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne atanan avukat personelin Genel Müdürlük bünyesinde geçici olarak görevlendirildiğinin ifade edildiği görülmektedir.

14. 657 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde, sınıflandırma, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmış, 33 üncü maddesinde kadrosuz memur çalıştırılamayacağı öngörülmüş, 36 ncı maddesinde, Avukatlık Hizmetleri Sınıfının, özel kanunlarına göre avukatlık ruhsatına sahip, baroya kayıtlı ve kurumlarını yargı mercilerinde temsil yetkisini haiz olan memurları kapsadığı hükme bağlanmış,

45 inci maddesinde ise, hiç bir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir

derecenin görevinde çalıştırılamayacağı düzenlenmiştir.

15. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu personel rejimine kazandırılan “kadro” kavramı devlet örgütü yapısının oluşturulmasında, kamu hizmet ve faaliyetleri ile bunu yürütecek işgücünün planlanmasında kullanılan hukuksal bir araçtır. Kadro, memurun çalıştığı görev yerini, yapacağı işi, bir başka ifadeyle yapacağı görevi tanımlaması açısından önemlidir. Sınıflandırma ise; 657 sayılı Kanunda, Devlet kamu hizmetleri görevlerinin ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarının görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayrılması şeklinde tanımlanmıştır. 657 sayılı Kanun’un

33 üncü maddesinde öngörülen “kadrosuz memur çalıştırılamayacağı” ilkesi ile yine aynı Kanun’un 45 inci

maddesinde yer alan “hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı” yönündeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, personel hukukunda memurun kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalışmasının temel bir prensip olarak kabul edildiği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Bir başka deyişle, kamu personelinin bulunduğu hizmet sınıfı içinde ve kadrosu dışında bir görevde istihdam edilemeyeceği kanunun emredici hükümleriyle öngörülmüş genel bir kural niteliğine haiz bulunmaktadır.

16. Somut olayda, her ne kadar ilgili idare tarafından başvuran vekilinin; Ankara İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğünde resmi görevlendirme dahi yapılmadan İş Sağlığı ve Güvenliği Biriminde avukat unvanı ile

bağdaşmayan memur unvanlı personel tarafından yapılması gereken işlerde çalıştırıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı ifade edilmişse de, mülga 10/03/2024 tarihli ve 4867230 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Kültür Ve Turizm Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilatı, Görevleri, Çalışma

Usul Ve Esasları İle Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, hukuk müşaviri ve avukatın görev yaptığı il müdürlüğünde hukuk birimi kurulacağı hükmü yer almasına ve Ankara İl Kültür Müdürlüğü bünyesinde avukat kadrosu bulunmasına rağmen; halihazırda, anılan İl Müdürlüğünde hukuk birimi bulunmadığı, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işlemlerinden doğan ya da ilgili Müdürlüğü ilgilendiren dava dosyalarının; Genel Müdürlük tarafından takip edildiği, yukarıda yer verilen Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin de dosyaların Genel Müdürlük tarafından takip edilmesini engelleyecek nitelikte bir hüküm içermediği, hatta, Genel Müdürlüğün ihtiyacı sebebiyle Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne atanan avukat personelin Genel Müdürlük bünyesinde geçici olarak görevlendirildiği, başvuranın Genel Müdürlük emrinde görev yapma talebinin de İl

Müdürlüğünün 05/08/2024 tarih ve 5500561 sayılı yazısıyla uygun görüldüğü hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın müvekkilinin kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalıştırıldığının, her türlü şüpheyi bertaraf edecek niteliğe haiz somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı tespit edildiğinden, bu durumun, 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile hüküm altına alınan hiçbir personelin sınıfı dışında çalıştırılamayacağı şeklindeki amir hüküm ile bağdaşmadığı değerlendirilmektedir.

17. Nitekim, Teknisyen kadrosunda bulunmasına rağmen zabıta personeli olarak çalıştırılan davacı tarafından açılan iptal davasında, Samsun 1. İdare Mahkemesi 15.06.2016 gün ve E:2016/79 K:2016/929 sayılı kararında, davacının teknisyen kadrosunda bulunduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 45. maddesi uyarınca hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağını, dolayısıyla memurun kendi kadro görevinde çalışmasının temel ilke olarak kabul edildiğini vurgulayarak davacının sürekli bir şekilde kadrosu dışı görevlerde (zabıta müdürlüğü veya insan kaynakları müdürlüğü emrinde) istihdam edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmetmiş, söz konusu karar Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 31.02.2018 tarihli ve E. 2016/532 K. 2018/206 sayılı kararı ile onanmıştır.

18. Kurumumuzca gerçekleştirilen inceleme ve araştırma neticesinde, ilgili idarenin başvuranın vekilinin müvekkilinin Genel Müdürlük kadrosuna atanması talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminin hukuka uygun olduğu, ancak Avukat Hizmetleri Sınıfına dahil avukat unvanına sahip başvuranın vekilinin müvekkilinin, kadrosunun bulunduğu hizmet sınıfı dışında olan iş ve işlemler ile görevlendirilmesi işleminin 657 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde öngörülen hiçbir memurun sınıfı dışında çalıştırılamayacağı yönündeki amir hükme aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle,

Başvuran vekilinin müvekkilinin, Genel Müdürlük bünyesinde bulunan avukat kadrosuna atanması talebinin REDDİNE,

Başvuran vekilinin müvekkilinin, kendi sınıfının içinde ve kadro görevinde çalıştırılması gerektiği hususunda KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; KÜLTÜR

VE TURİZM BAKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın başvurana ve KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi