|
ÖZET: Başvuru, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapan kişinin, 07.05.2021 tarihinde görevden alınması ve ardından 24.05.2021 tarihinde daha düşük bir kadroya atanmasıyla ilgilidir. Başvuran, 17 yıl boyunca bu görevde bulunmuş ve disiplin cezası almamıştır. Görevden alınmasının ardından, mahkeme süreci başlatmış ve Antalya 5. İdare Mahkemesi, başvuranın atamasının iptaline karar vermiştir. Ancak, Kültür ve Turizm Bakanlığı, mahkeme kararına rağmen başvuranı uzman kadrosuna atamış ve görevine iade etmemiştir. Başvuran, bu durumun kendisine ve ailesine ciddi sıkıntılar yaşattığını ifade etmektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, başvuranın görevden alınmasının hukuka uygun olduğunu savunmakta, ancak mahkeme kararlarının uygulanması gerektiğini belirtmekte tereddüt yaşamaktadır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, Antalya 5. İdare Mahkemesi’nin kararının uygulanması gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur. İdarenin mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğü, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda, başvuranın hak arama özgürlüğü ihlal edilmiş olacaktır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Antalya 5. İdare Mahkemesi’nin kararının uygulanması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuş ve bu kararın 30 gün içinde yerine getirilmesini istemiştir. Bu süreç, idarenin yargı kararlarına saygı göstermesi ve hukukun üstünlüğünü sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/2337-S.24.3723
BAŞVURU NO : 2023/14665
KARAR TARİHİ : 28.02.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI
Mahkeme kararına istinaden, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
BAŞVURUNUN KONUSU :
görevine iade edilmesi taleplidir.
BAŞVURU TARİHİ : 13.09.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 2004 yılından 07.05.2021 tarihine kadar yaklaşık 17 yıl Antalya İl Kültür ve Turizm
Müdürü olarak görev yaptığını, bu sürede çok sayıda takdir belgesi, başarı belgesi, üstün başarı belgesi ile onurlandırıldığını, 40 yıllık memuriyeti ve 17 yıllık Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü görevinde disiplin cezası almadığını, 02.12.2020 tarihinde Antalya Valiliğinde görevlendirildiğini, Bakanlığın görevden alma teklifinin Sayın Cumhurbaşkanı tarafından 8 ay sonra imzalanarak 07.05.2021 tarihinde görevden alındığını, 3 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Kültür ve Turizm Uzmanı olarak atanması gerekirken 24.05.2021 tarihinde 17 yıl il müdürlüğü yaptığı kuruma 5 kademe aşağıya Uzman kadrosuna atandığını, Antalya 5. İdare Mahkemesinde açtığı dava sonucunda atamasının iptal edildiğini, Bakanlık tarafından mahkeme kararının uygulandığını, Mahkeme süreci devam ederken müfettişler tarafından
Antalya’da 3 yıllık iş ve işlemlerinin soruşturma oluru olmadan 6 ay boyunca incelendiğini, hakkında verilen üç ayrı aylıktan kesme ve bir de kınama cezasının açtığı davalar sonucunda iptal edildiğini, 6 ayı aşan soruşturma sürecinin şahsına ve ailesine çok sıkıntı verdiğini, mahkeme kararıyla İl Müdürü olarak göreve başladığı gün itibari ile Ankara İl Müdürlüğü emrine verildiğini, daha sonra üç ayrı aylıktan kesme cezası gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığınca görevden alınmasının istenmesi üzerine ikinci kez görevden alınarak yine düz Uzman olarak Zonguldak iline atandığını, disiplin cezalarının hukuken ortadan kalkması nedeniyle açtığı davada Antalya 5. İdare Mahkemesi tarafından İl Müdürlüğü görevinden alınarak
Zonguldak iline uzman olarak yapılan atamasının iptal edildiğini, bu arada ilk görevden alınmasına ilişkin davada Danıştay 2. Dairesi tarafından görevden alınmasının ve Uzman kadrosuna atanmasını hukuka aykırı bulunarak kararın bozulduğunu, Bakanlığın kendi hukuki değerlendirmesi doğrultusunda Danıştay 2.
Dairesinin verdiği karar mucibince Antalya İI Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevine iade talep etmesine rağmen 5 aydır iade edilmeyerek Uzman kadrosuyla Antalya’ya atandığını, çalışacağı birimi ve görevini
öğrenmek için İl Müdürü ’nun yanına giderek yaşanan süreci anlattığında yeni bir mobbing ile karşılaştığını, adı geçen İl Müdürü tarafından; kendisini Kaş ilçesine görevlendireceği, Bakanlığın aldığı kararlara uymayıp mahkemelere gittiği ve “Devlete kılıç çektiğini’ söylenerek emekli olmasının istendiğini, kendisinin de aile bütünlüğünün bozulduğunu ve Kaş ilçesine görevlendirme yerine
Aksu Perge veya Halk Kütüphanesinde çalışarak Danıştay kararının uygulanmasını beklemek istediğini söylediğini, ayrıca açtığı davaların tamamının lehine sonuçlandığını ve Danıştay kararının uygulanarak mağduriyetine son verilmesini beklediğini belirttiğini ifade ve iddia etmiş olup ilgili İdare Mahkemelerinin ve Danıştay kararlarının kesinleşmesi gerektiğine dair bir düzenleme olmadığından Antalya İl Kültür ve
Turizm Müdürlüğü görevine iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 09.10.2023 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden
Kültür ve Turizm Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 10.11.2023 tarihli ve
– – sayılı yazıda özetle;
2.1. Başvuranın, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapmaktayken 07.05.2021 tarihli ve sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile görevden alındığı, 24.05.2021 tarihli ve sayılı
Personel Hareketleri Onayı ile Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Uzman olarak atandığı, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada henüz anılan işlemlerin yürütmesinin durdurulması veya iptali yönünde hüküm kurulmamış olduğu (Antalya 5. İdare Mahkemesi E. / ), bu anlamda Bakanlık tarafından yapılan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2.2. Her ne kadar anılan başvuruda 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi düzenlemesine atıf yapılmışsa da başvuranın uygulanmasını talep ettiği kararın; Danıştay 2. Dairesinin kararı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve E / , K. / sayılı davanın reddi kararının bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava
Dairesine gönderilmesine ilişkin olduğu, anılan 28 inci madde kapsamında esasa ilişkin dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına ya da iptaline dair bir karar olarak değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı,
2.3. Başvuranın; Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapmaktayken Cumhurbaşkanlığına gönderilen 02.12.2020 tarihli ve sayılı yazı ekinde yer alan, Teftiş Kurulu Başkanlığının 10.03.2020 tarihli ve sayılı yazısı ekinde iletilen 07.02.2020 tarihli ve 1 sayılı Rapora dair Bakanlık
Makamının 06.03.2020 tarihli ve sayılı Onayına istinaden, görevden alınması nedeniyle 657 sayılı
Kanunun 76 ncı maddesine göre 24.05.2021 tarihli ve sayılı Personel Hareketleri Onayı ile
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Uzman olarak atandığı, söz konusu hüküm çerçevesinde; başvuranın Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişlerince hazırlanan Rapor çerçevesinde sayılı
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Görevleri sona erenler ve görevden alınanlar” başlıklı 6 ncı maddesinin yedinci fıkrası uyarınca görevden alınması nedeniyle, anılan mevzuat hükmü çerçevesinde 657 sayılı Kanunun 36/A-11 maddesinde sayılan unvanlardan birine atanmasının mümkün olmadığı,
2.4. Adı geçenin başvurusuna ilişkin yargı sürecinin devam etmesi ve henüz söz konusu davada esasa ilişkin karar verilmemesi nedeniyle yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiş ve talep edilen belgeler yazı ekinde gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının;
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Yürütme yetkisi ve görevi” başlıklı 8 inci maddesinde “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”,
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde
“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinde “Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinde
“1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) ancak disiplin hükümleri saklıdır.
2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
4. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir…”,
6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A)
fıkrasının (11) numaralı bendinde “…Kültür ve Turizm Uzmanlığına, …” sayılmış,
7. 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine
Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Görevleri sona erenler ve görevden alınanlar” başlıklı 6 ncı maddesinin dörüncü, beşinci ve yedinci fıkralarında “(4) Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta iken görevden alınanlardan; daire başkanı kadro ve pozisyonunda bulananlar ile genel müdürden daha alt düzeydeki kadro, pozisyon veya görevlerde bulunanlar ve taşra teşkilatında il müdürü ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevlerinde bulunanlardan; a) Daha önce bulundukları 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A)
fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara, b) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon ve görevlerde toplam en az üç yıl görev yapmış olanlar, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak
Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan denetim elemanı ya da uzman kadrolarına veya bunlara denk pozisyonlara, c) (a) bendi kapsamına girmeyenlerden bu fıkranın birinci paragrafında sayılan kadro, pozisyon veya görevlerde üç yıldan az süreyle görev yapmış olanlar, merkez veya taşra teşkilatında araştırmacı kadro veya pozisyonlarına, atanırlar.
(5) Bu madde hükümlerine göre atananlar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, söz konusu kadro ve pozisyonlar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.
(7) Bu madde hükümleri, atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar hakkında uygulanmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan ‘Tavsiye Karar Önerisi’
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak görev yapmaktayken 07.05.2021 tarihinde görevden alındığını, Kültür ve Turizm Uzmanı olarak atanması gerekirken 24.05.2021 tarihinde 5 kademe aşağıya
Uzman kadrosuna atandığını ve Antalya 5. İdare Mahkemesinde açtığı dava sonucunda söz konusu atamanın iptal edildiğini belirten başvuran tarafından, ilgili mahkeme kararlarına istinaden, Antalya İl
Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevine iade edilmesi talep etmektedir.
10. Dosya kapsamından; 10.1. Antalya Müze Müdürü tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu
Başkanlığına gönderilen 05.08.2019 tarihli dilekçeyle “Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü davacının görev ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmediği, sorumsuz davrandığı ve makamına yakışmadığı görüntüsü oluşturabilmek ve bu yolla görevden alınmasını sağlamak amacıyla Müze Müdürü
‘e çeşitli konularda sürekli uyarı yazısı yazdığı, hakkında soruşturma açtığı ve mobbing uyguladığı” yolunda ileri sürülen iddiaların incelenmesi için Bakanlıkça görevlendirilen Müfettiş tarafından 07.02.2020 tarih ve sayılı İnceleme Raporunun hazırlandığı, bahse konu İnceleme Raporuna göre davacının Müze
Müdürü ‘e psikolojik taciz (Mobbing) uyguladığı sonucuna varma imkanının bulunulmadığının tespit edildiği diğer yandan Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü ile Müze
Müdürü Mustafa Demirel’in Anayasal güvence altındaki maddi ve manevi varlıklarını koruma ve geliştirme hakları ile kişilik değerlerine, itibarlarına, mesleki durumlarına ve sosyal ilişkilerine daha fazla zarar gelme imkan ve İhtimali göz önüne alınarak, lüzumu ve muhataplarının kapsamı Bakanlık Makamının takdirlerinde olmak üzere, yürütmekte oldukları idarecilik görevleri veya yerleri ile ilgili olarak acilen ve ivedilikle İdari bir tasarrufta bulunulmasının yerinde olacağının rapor edildiği, diğer yandan aynı rapor ile
Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olan davacının Antalya İli dışında durumuna uygun başka bir ilde görevlendirilmesinin teklif edildiği, daha sonra davacının 07.05.2021 tarihli ve sayılı
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle görevinden alınarak Kültür ve Turizm Bakanlığının 24.05.2021 tarihli ve sayılı Personel Hareketleri Onayı ile Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde uzman kadrosuna atanması üzerine açılan davada, Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve
E. / , K. / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tarafına ödenmesi talebinin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildiği,
10.2. Cumhurbaşkanlığı tarafından; Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararının, Anayasanın 104 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında üst düzey yöneticilerin görevlerine son verme veya atama yetkisinin Cumhurbaşkanına verildiği, davacı hakkında inceleme ve soruşturma raporlarının bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu iddialarıyla, davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından ise; davacı hakkındaki inceleme raporunun incelenmesinden kamu yararı ve hizmetin gerekleri çerçevesinde sorumluluklarını yerine getiremediğinin sabit olduğu, memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisinin tanındığı, ayrıca davacı hakkında yürütülen ve sonuçlandırılan bir disiplin dosyasının da mevcut olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu istinafen incelenerek kaldırılmasının istenildiği, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 07.04.2022 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.112021 tarih ve E: / , K: / sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde doğrudan Daire’ye veya Daire’ye iletilmek üzere anılan Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan yerlere verilecek dilekçe ile Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildiği,
10.3. Danıştay 2. Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararı ile temyiz isteminin kabulüne, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince verilen 07.04.2022 günlü, E. / , K. / sayılı kararın bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.01.2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
11. Ayrıca, Danıştay 2. Dairesinin 10.01.2023 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararı akabinde, Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından verilen ısrar kararı sonrası dosyanın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda olduğu ve E. / esas sayısı aldığı bilgisine şifahen ulaşılmıştır.
12. Anayasa Mahkemesinin yerleşmiş hukuk devleti tanımına göre; hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa
ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa
Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli ve E.2013/44, K.2013/59 sayılı kararı https://www.corpus.com.tr/#!/AnayasaMahkemesi Erişim:22.02.2024).
13. İdare, eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8 inci maddesinde bu husus, yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28). Yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadırlar. Bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler tarafından bu kararların yerine getirilmesi de geciktirilemez. Anayasanın 138 inci ve 2577 sayılı
Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idare sorumlu tutulmuş ve yargı kararlarının uygulanması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir.
Dolayısıyla idarenin yargı kararını uygulama yükümlülüğü devam ettiği sürece, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.
14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye erişim hakkından yola çıkarak yargı kararlarının icra edilmesi hakkını adil yargılanma hakkının unsurlarından biri olarak kabul etmektedir.
AİHM’e göre mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne götürme ve aynı zamanda mahkemece verilen kararın uygulanmasını isteme haklarını da kapsar. Mahkeme kararlarının uygulanması, yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın sonuç doğurmasını sağlayan bir unsurdur. Karar uygulanmazsa yargılamanın da bir anlamı olmayacaktır (Hornsby/Yunanistan, B. No: 18357/91, 19/3/1997, § 40). Anayasanın 138 inci maddesinin son fıkrasında düzenlenen yargı kararlarının geciktirilmeksizin uygulanması yükümlülüğü, hukukun genel ilkelerinden biri olarak da kabul edilen kesin hükme saygı ilkesinin de bir gereğidir. Çünkü bir hukuk sisteminde yargının verdiği ve bağlayıcı olan kesin hüküm, zarar gören taraflardan biri açısından işlevsiz duruma getirilmişse adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerin bir anlamı kalmayacaktır (Arman Mazman, § 65)
(https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2018/17071 Erişim:22.02.2024).
15. Anayasanın 138 inci maddesinde; yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceğine hükmedilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde ise; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği, ancak disiplin hükümlerinin saklı olduğu düzenlemesi yer almaktadır.
16. Buna göre; her ne kadar idare tarafından söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada (Antalya 5.
İdare Mahkemesi E. / ) henüz anılan işlemlerin yürütmesinin durdurulması veya iptali yönünde hüküm kurulmamış olduğu, adı geçenin başvurusuna ilişkin yargı sürecinin devam etmesi ve henüz söz konusu davada esasa ilişkin karar verilmemesi nedeniyle yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı belirtilmişse de Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevinden alınarak İl Müdürlüğünden aşağı kademede uzman kadrosuna atanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ile işlem sebebiyle mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada, Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin sebep unsurundan yoksun olduğu ve kamu yararı ile hizmetin gerekleri yönünden hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinin görüldüğü, söz konusu kararın yargılama sürecinin yürütülmesine ya da işleyişine yönelik usule ilişkin bir karar olmadığı, davaya konu edilen işlemin hukuka aykırılığı ortaya konarak davanın esasını içeren
talebe yönelik esasa ilişkin bir karar verilmiş olduğu, bahsi geçen düzenlemelerde idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu ile Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etme mecburiyetinde olduğuna hükmedilmiş olduğu, mahkeme kararlarına uyma zorunluluğunda; istinaf yolu, temyiz yolu ya da karar düzeltme yoluna ilişkin kararların beklenmesine ilişkin bir düzenlemeden bahsedilmediği anlaşılmakla Antalya 5. İdare Mahkemesinin esasa ilişkin olan 24.11.2021 tarihli ve
E. / , K. / sayılı kararının idare tarafından uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira idarenin mahkeme kararına uyma zorunluluğu kapsamında, kararın gereklerinin yerine getirilmesinin davanın tamamlayıcı unsuru olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
17. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararının idare tarafından ifa edilmemesinde hukuka ve hakkaniyete uyarlık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde gönderildiği anlaşılmış, ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün başvurana hitaplı, 22.06.2023 tarihli ve – – sayılı yazısında, idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğinin gösterilmediği ve bu nedenle de “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespitiyle idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir. Diğer taraftan; başvuru konusu kapsamında idareden, iyi yönetim ilkelerinden
“kanunlara uygunluk”, “dürüstlük”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik”, “haklı beklentiye uygunluk” ve
“makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Antalya 5. İdare Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve E. / , K. / sayılı kararının idare tarafından yerine getirilmesine yönelik işlem tesisi için KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA
Kararın BAŞVURAN ile KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi