|
ÖZET: Başvuru, 2011 yılına ait 420 TL tutarında trafik cezası nedeniyle aracına konulan haciz işleminin kaldırılması talebine ilişkindir. Başvuran, aracının Gebze Uluçınar Vergi Dairesi tarafından haczedildiğini, ancak bu borçla herhangi bir bağlantısının olmadığını ve aracının vergi işlemlerinin İstanbul Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi’ne kayıtlı olduğunu belirtmiştir. Haciz nedeniyle aracının muayene ve devir işlemlerini gerçekleştiremediğini ifade eden başvuran, e-haciz kaydının kaldırılmasını talep etmiştir.
Emniyet Genel Müdürlüğü, başvuranın iddialarını değerlendirerek, trafik cezasının 2011 yılında kesildiğini ve ödenmediği takdirde haciz işlemlerinin yasal bir zorunluluk olduğunu açıklamıştır. Başvuranın, söz konusu ceza ile ilgili olarak çeşitli yapılandırma taleplerinde bulunduğu, ancak bu taleplerin iptal edildiği ve borcun varlığının devam ettiği belirtilmiştir. Haciz işleminin, ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla gerçekleştirildiği ve bu durumun hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi, ilgili mevzuat ve yapılan incelemeler ışığında reddedilmiştir. Başvurunun reddine ilişkin karar, başvurana, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/86405-S.20.93995
BAŞVURU NO : 2020/81982
KARAR TARİHİ : 03/11/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Emniyet Genel Müdürlüğü
Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı
Başvuranın aracına konulan haciz işleminin kaldırılması
BAŞVURUNUN KONUSU :
talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Şikâyetçi, plakalı bir araç ile ilgili 2011 yılından kalma toplam 420 TL trafik
cezası vergi borcu olduğu iddiasıyla hak sahibi olduğu plakalı aracına Gebze
Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğünce hak mahrumiyeti ve e-haciz tedbiri konulduğunu, ilgili vergi dairesinin iddia ettiği borcun nedeni olan plakalı araç ve bu araçtan dolayı kayıt oluşturulan trafik cezası borcu ile ilgili herhangi bir ilgisinin olmadığını, Uluçınar Vergi
Dairesine herhangi bir kaydı ve bağlantısı olmadığını, plakalı aracının vergi işlemleri yönünden İstanbul Nakil Vasıtaları Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu, e-haciz işlemi yüzünden şu anda aracının muayene ve devir tescil satış işlemlerini yapamadığını ifade ederek; üzerine e-haciz tatbik edilen plakalı aracıyla ilgili resmi işlemleri yapabilmesi için aracına konulan e-haciz kaydının kaldırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Başvuruya konu iddialar hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünün 28/08/2020 tarih ve
sayılı cevabi yazı ve eklerinde;
2.1) 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu’nun “Tescil plakasına tutanak düzenlenmesi”
başlıklı 116 ncı maddesinde; “…tescil plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenir.
Para cezasının ödenmesi gerektiği hallerde trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye cezayı ödemesi için posta yoluyla tebligat yapılır, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edilir, ilân tarihini takip eden memur eliyle tebliğ edildiği ve herhangi bir ödeme yapılmaması dava açılmaması üzerine sayılı haciz varakasının düzenlendiği, bu borçla ilgili olarak 17.10.2014-13.09.2016-25.08.2018 tarihlerinde sayılı Vergi ve Diğer Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu kapsamında müracaat ettiği ancak herhangi bir ödeme yapılmaması dolayısıyla ihlal olan yapılandırma dosyalarının iptal edildiği, vergi dairesince mükellefe konu ile ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı,
3.3) Mükellefin 26.12.2019-27.12.2019 tarih sayılı CİMER
müracaatları ile herhangi bir borcunun olmadığını, tebligat almadığını belirterek hakkında uygulanan hacze itiraz ederek bilgi talep etmesi neticesinde banka hesaplarında istenebilecek tutar olmaması nedeniyle haczin kaldırıldığı, ayrıca aynı konu hakkında 27/12/2019 tarih ve sayılı İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden gelen dilekçe ile de bilgi istemiş olup, CİMER üzerinden cevap verildiğinden tekrar yazışmanın yapılmadığı,
3.4) Ayrıca yine tarafından Kurumunuza yapıldığı anlaşılan 27/12/2019 tarihli
şikâyet başvurusuna istinaden, tarafınızca 16/01/2020 tarih ve sayılı yazınız ile bilgi ve belge istenmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığına gönderildiği, konuyla ilgili olarak 17/01/2020 tarih ve sayılı yazı ile Başkanlıktan bilgi talep edildiği, 24/01/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıları ile yapılan işlemlerin Gelir İdaresi Başkanlığının 07/02/2020 tarih ve sayılı yazıları ile uygun bulunduğu,
3.5) Bu itibarla, ilgili vergi dairesince adına düzenlenen trafik para cezası
tutanağına istinaden tahakkuk ettirilerek süresinde ödenmemesi, yazıları tarihi itibarıyla dava konusu yapılmaması neticesinde 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun 70-71 ve 79 uncu maddelerinde yer alan hükümleri gereği yapılan haciz işlemlerinde tesis edildiği anlaşılmış olup, yazılarında bahsi geçen bilgi ve belgelerin bir örneğinin yazıları ekinde gönderildiği,
3.6) Yine belirtilen borca ilişkin olarak mükellef tarafından 6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun
48. maddesi olan tecil taksitlendirme talebinde bulunulması halinde ilgili vergi dairesince kanun kapsamında yeniden değerlendirilebileceği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
5) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu’nun “Trafik işaret ve
kurallarına uyma zorunluluğu” başlıklı 47 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Trafik zabıtası veya diğer yetkililerin dur işaretlerine, ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına ve sesli işaretlere uymayan sürücüler … Türk lirası, bu maddede yazılı diğer trafik işaretlerine ve kurallarına uymayan sürücüler, … Türk lirası para cezası ile cezalandırılırlar.”
6.1) “Suç ve ceza tutanakları” başlıklı 114 üncü maddesinde; “Bu Kanunda yazılı trafik
suçlarını işleyenler hakkında yetki sınırları içinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma
Genel Komutanlığı personeli ile Ulaştırma Bakanlığının ve Karayolları Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinin il ve ilçe kuruluşlarında görevli ve yetkili kılınmış personelince tutanak düzenlenir…”
6.2) “Para cezalarının ödenme süresi” başlıklı 115 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Ödeme derhal yapılmadığı takdirde para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanır.
Aylık faizin hesaplanmasında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır. Bu suretle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez.”, ikinci fıkrasında; “Süresinde ödenmeyen para cezaları için
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanır.”
6.3) “Tescil plakasına tutanak düzenlenmesi” başlıklı 116 ncı maddesinde; “…tescil
plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenlenir.
Para cezasının ödenmesi gerektiği hallerde trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye cezayı ödemesi için posta yoluyla tebligat yapılır, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edilir, ilân tarihini takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır ve bu cezalar 114 ve 115 inci maddelerde belirtilen şekilde takip ve tahsil olunur.” 7. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37 nci maddesinde; “Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir.
Hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekâletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir.”
7.1) “Cebren tahsil ve şekilleri” başlıklı 54 üncü maddesinde; “Ödeme müddeti içinde
ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur…”
7.2) “Ödeme emri” başlıklı 55 inci maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere,
15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme
emri” ile tebliğ olunur.
Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.”
7.3) “Ödeme emrine itiraz” başlıklı 58 inci maddesinde; “Kendisine ödeme emri tebliğ
olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir…”
7.4) “Mal bildirimi” başlıklı 59 uncu maddesinde; “Mal bildirimi, borçlunun gerek
kendisinde, gerekse üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve haklarından borcuna yetecek miktarın, nevini, mahiyetini, vasfını, değerini ve her türlü gelirlerini veya haczi kabil mal veya geliri bulunmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya sözle tahsil dairesine bildirmesidir.”
7.5) “Haciz” başlıklı 62 nci maddesinde; “Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil
dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur…”
7.6) “Haczedilemeyecek mallar” başlıklı 70 inci maddesinde; “Aşağıda gösterilen mallar
haczedilemez:
1. (Değişik: 4/5/1994 – 3986/16 md.) 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri, kamu iktisadi kuruluşları, bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları, iştirakleri ve mahalli idarelerin malları hariç olmak üzere Devlet malları ile hususi kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar.
2. Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası ile borçlu ve ailesine gerekli olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası, 3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası, 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri; çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli olan alet ve edevatı ve kitapları; arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlıyan taşıt vasıtaları, 5. Borçlu veya ailesinin geçimleri için gerekli ise, borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ile; a) Borçlu çiftçi ise ayrıca gelecek mahsul için gerekli olan tohumluğu, b) Borçlu bağ, bahçe veya meyva ve sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan bağ, bahçe ve bu işler için gerekli bulunan alat ve edevatı, malzemesi ve fide ve tohumluğu, c) Geçimi hayvan yetiştirmeye munhasır olan borçlunun kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan miktarda hayvan ile bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 7. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emekli aylıkları ile bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri, 8. Bir yardım sandığı veya derneği tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan aylıklar, 9. Vücut ve sağlık üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak zarar görenin kendisi veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi gereken paralar, 10. Askerlik malullerine, şehit yetimlerine verilen harp malullüğü zammı ile, 1485 sayılı Kanun gereğince verilen tekel beyiyeleri, 11. Borçlunun haline münasip evi “ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabilir”, 12. (Değişik: 26/11/1980 – 2347/8 md.) Harcırah Kanununa göre yapılan ödemeler, 13. (Ek: 26/11/1980-2347/8 md.) 2022 sayılı Kanun uyarınca bağlanan aylıklar.”
7.7) “Kısmen haczedilebilen gelirler” başlıklı 71 inci maddesinde; “Aylıklar, ödenekler, her
çeşit ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama bağlı olmayan nafakalar, emeklilik aylıkları, sigorta ve emeklilik sandıkları tarafından bağlanan gelirler kısmen haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların üçte birinden çok dörtte birinden az olamaz.
Asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlası haczolunamaz.”
7.8) “Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi” başlıklı 79 uncu
maddesinde; “Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir.
Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
8) Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarelerin konu ile ilgili
açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; hazırlanan Ret
Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere başvuran, plakalı bir araç ile ilgili
2011 yılına ait toplam 420 TL trafik cezası vergi borcu olduğu iddiasıyla hak sahibi olduğu 3
plakalı aracına Gebze Uluçınar Vergi Dairesi Müdürlüğünce hak mahrumiyeti ve ehaciz tedbiri konulduğunu, ilgili vergi dairesinin iddia ettiği borcun nedeni olan plakalı araç ve bu araçtan dolayı kayıt oluşturulan trafik cezası borcu ile ilgili herhangi bir ilgisinin olmadığını, Uluçınar Vergi Dairesinde herhangi bir kaydı ve bağlantısının bulunmadığını, plakalı aracının vergi işlemleri yönünden İstanbul Nakil Vasıtaları
Vergi Dairesine kayıtlı olduğunu, e-haciz işlemi yüzünden şu anda aracının muayene ve devir tescil satış işlemlerini yapamadığını ifade ederek; üzerine e-haciz tatbik edilen plakalı aracıyla ilgili resmi işlemleri yapabilmesi için aracına konulan e-haciz kaydının kaldırılarak mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
10) Somut olay hakkında başvuranın Kurumumuza ilk kez 26/12/2019 tarihinde, 2011 yılına
ait trafik para cezası gerekçesiyle banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin sonlandırılması ve söz konusu cezanın yasal delilleriyle ispatlanması talebiyle başvuruda bulunduğu, Kurumumuz ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasında yapılan yazışmalar neticesinde, adı geçenin 02/2011-02/2011 dönemi için plakalı araçtan dolayı barkod numaralı trafik idari para cezası kesildiği, cezanın 22/03/2011 tarihinde kesinleşmesine rağmen ödemesinin yapılmadığı, söz konusu aracın 22/12/2011 tarihinde satışının yapıldığı, 140,00 TL olan trafik para cezasının 280,00 TL gecikme zammı ile birlikte hâlihazırda 420,00 TL olduğu, 17/10/2014 tarihinde borç hakkında ödeme emri düzenlenlenerek başvurana memur eliyle tebliğ edildiği, herhangi bir ödeme yapılmaması ve dava açılmaması üzerine haciz varakasının düzenlendiği, başvuranın ise 17/10/201413/09/2016-25/08/2018 tarihlerinde 6552, 6736, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanunu kapsamında müracaat ettiği ancak herhangi bir ödeme yapılmaması dolayısıyla ihlal olan yapılandırma dosyalarının iptal edildiği, son olarak 26/12/2019 tarihinde internet vergi dairesi üzerinden 6183 sayılı Kanun uyarınca tecil talep ettiği ancak talebinin uygun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda kronolojik olarak yer verilen bilgiler ışığında, başvuranın söz konusu dönemdeki trafik cezası vergi borcu ve gecikme zammının mükellefi olduğu, plakalı araç üzerine tatbik edilmiş trafik para cezasının süresi içinde ödenmeden satışının gerçekleşmesinin söz konusu borcun varlığını etkilemeyeceği, konu hakkında başvuran tarafından yapılan alacağın yeniden yapılandırılması ve tecil taleplerinin ise borcun kabulünün kanıtı olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmiştir.
14) 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu’nun 115 inci maddesinde; ödemenin derhal
yapılmadığı takdirde para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiği, bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulandığı, aylık faizin hesaplanmasında ay kesirlerinin tam ay olarak dikkate alınacağı, bu suretle bulunacak tutarın cezanın iki katını geçemeyeceği, süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 116 ncı maddesinde ise; tescil plakalarına göre ceza veya suç tutanağı düzenleneceği, para cezasının ödenmesi gerektiği hallerde trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye cezayı ödemesi için posta yoluyla tebligat yapılacağı, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanakların ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edileceği, ilân tarihini takip eden otuzuncu gün tebligatın yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
15) 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da kamu alacağının
tahsiline ilişkin düzenlemeler yapılmış olup bu kapsamda yer alan 54 üncü maddesinde; Ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55 inci maddesinde; Amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” tebliğ olunacağı, 58 inci maddesinde ise; Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine itirazda bulunabileceği hüküm altına alınmıştır.
16) Aynı Kanun’un 62 nci maddesinde; Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil
dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu çerçevede; ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla amme borçlusunun mal, hak ve alacaklarına tahsil dairesince haciz tatbik edilmesinin Kanun’dan doğan bir zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
17) Sonuç olarak yapılan incelemede; plakalı aracın söz konusu dönemde başvuran
adına kayıtlı olduğu, diğer bir ifadeyle aracın satış işlemi gerçekleşmeden önce 24/02/2011 tarihinde “Kırmızı ışık kuralına uymamak” nedeniyle 140,00 TL trafik para cezasının kesildiği, söz konusu cezanın 22/03/2011 tarihinde kesinleştiği, 2918 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinde yer alan hükümler gereğince ödenmeyen 140,00 TL trafik cezası aslı, 280,00 TL faizi olmak üzere toplam 420,00 TL borcun bulunduğu anlaşılmıştır. BAŞVURANIN HÂLİHAZIRDA
ÜZERİNE KAYITLI PLAKALI ARAÇ İÇİN TATBİK EDİLEN E-HACİZ
İŞLEMİNİN KALDIRILMASI TALEBİNİN İSE, ÖDEME SÜRESİ İÇİNDE
ÖDENMEYEN AMME ALACAKLARININ TAHSİLİ AMACIYLA AMME
BORÇLUSUNUN MAL, HAK VE ALACAKLARINA TAHSİL DAİRESİNCE HACİZ
TATBİK EDİLMESİNİN KANUN’DAN DOĞAN BİR ZORUNLULUK OLDUĞU,
DOLAYISIYLA HACİZ İŞLEMİNDE HUKUKİ BİR İSABETSİZLİK BULUNMADIĞI
DEĞERLENDİRİLMİŞTİR.
18) Başvuranın iddiaları, idarelerin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin
incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın söz konusu trafik cezası vergi borcu ve gecikme zammının mükellefi olduğu, plakalı araç üzerine düzenlenmiş cezanın ödenmeden satışının gerçekleşmesinin söz konusu borcun varlığını etkilemeyeceği, bu çerçevede ödeme süresi içinde ödenmeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla amme borçlusunun mal, hak ve alacaklarına tahsil dairesince haciz tatbik edilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Kocaeli İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığına tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi